2010-12-08 - 10:44
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol,yaptığı yazılı açıklamada, DİSK eski Genel Başkanı Kemal Türkler cinayetini gerçekleştirenlerin, katilleri 30 yıl
himaye edenlerin, ceza almaktan kurtaranların kimler olduklarının yargılama sürecinde ortaya çıktığını belirterek, ''Bu karanlık kişilerin ellerini kollarını
sallayarak dolaştıkları bir ülkede demokrasiden söz edilemez'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, Türkler'in 12 Eylül darbesinin hemen
öncesinde, 22 Temmuz 1980'de, Merter'deki evinin önünde arabasına binmek
üzereyken katledildiğini ifade ederek, 1996'da yeniden görülmeye başlanan cinayet
davasının 1 Aralık 2010 tarihinde zamana şımına hükmedildiğini anımsattı.
Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulunun, 22 Haziran 2010'da Bakırköy 2.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin direnmesine ilişkin kararı bozduğunu ve Ünal
Osmanağaoğlu'nun gerçek fail olduğunun hukuken kesinleştiğini kaydeden Anadol,
şöyle devam etti:
''Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulunun kararı ile zaman aşımı
süresinin dolduğu 22 Temmuz 2010 tarihi arasındaki süreçte dava
sonuçlandırılmamış ve zaman aşımına sokulmuştur. Davanın daha 1996'dan beriki
seyri düşünüldüğünde, zaman aşımının gerek idari kararlarla gerekse mahkeme
kararları ile hazırlanan bir senaryo olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır.
Türkiye'nin en önemli siyasi suikastlarından biri olan Kemal Türkler
cinayetinin, gerçek faillerinin cezalandırılmaması, çetelerin siyasi iktidara
sızdıklarını tartışmasız olarak ispatlamaktadır. Bu durum Susurluk'ta ortaya
çıkan çetelerin varlığını ve gücünü AKP iktidarında da koruduğunu ortaya
koymaktadır.
Türkler cinayetini gerçekleştirenler, katilleri 30 yıl himaye edenler,
ceza almaktan kurtaranların kimler oldukları yargılama sürecinde ortaya
çıkmıştır. Bu karanlık kişilerin ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları bir
ülkede demokrasiden söz edilemez.''
Kemal Türkler cinayetinin aydınlatılmasının, Türkiye'nin en karanlık
dönemi olan 12 Eylül öncesinin aydınlatılmasında önemli katkı sağlayacağı
vurgulanan açıklamada, ''CHP olarak, Kemal Türkler cinayetini
gerçekleştirenlerin, bu cinayetin gerçek faillerinin ceza almasını engelleyerek
davayı zaman aşımına uğratanların, siyasi iktidarın içindeki çetelerin peşini
bırakmayacağız'' ifadelerine yer verildi.
Anadol, TBMM Başkanlığına sunduğu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın
yanıtlamasını istediği soru önergesinde de konuyu gündeme getirdi. (10:44)
öncesinde, 22 Temmuz 1980'de, Merter'deki evinin önünde arabasına binmek
üzereyken katledildiğini ifade ederek, 1996'da yeniden görülmeye başlanan cinayet
davasının 1 Aralık 2010 tarihinde zamana şımına hükmedildiğini anımsattı.
Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulunun, 22 Haziran 2010'da Bakırköy 2.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin direnmesine ilişkin kararı bozduğunu ve Ünal
Osmanağaoğlu'nun gerçek fail olduğunun hukuken kesinleştiğini kaydeden Anadol,
şöyle devam etti:
''Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulunun kararı ile zaman aşımı
süresinin dolduğu 22 Temmuz 2010 tarihi arasındaki süreçte dava
sonuçlandırılmamış ve zaman aşımına sokulmuştur. Davanın daha 1996'dan beriki
seyri düşünüldüğünde, zaman aşımının gerek idari kararlarla gerekse mahkeme
kararları ile hazırlanan bir senaryo olduğu açıkça ortaya çıkmaktadır.
Türkiye'nin en önemli siyasi suikastlarından biri olan Kemal Türkler
cinayetinin, gerçek faillerinin cezalandırılmaması, çetelerin siyasi iktidara
sızdıklarını tartışmasız olarak ispatlamaktadır. Bu durum Susurluk'ta ortaya
çıkan çetelerin varlığını ve gücünü AKP iktidarında da koruduğunu ortaya
koymaktadır.
Türkler cinayetini gerçekleştirenler, katilleri 30 yıl himaye edenler,
ceza almaktan kurtaranların kimler oldukları yargılama sürecinde ortaya
çıkmıştır. Bu karanlık kişilerin ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları bir
ülkede demokrasiden söz edilemez.''
Kemal Türkler cinayetinin aydınlatılmasının, Türkiye'nin en karanlık
dönemi olan 12 Eylül öncesinin aydınlatılmasında önemli katkı sağlayacağı
vurgulanan açıklamada, ''CHP olarak, Kemal Türkler cinayetini
gerçekleştirenlerin, bu cinayetin gerçek faillerinin ceza almasını engelleyerek
davayı zaman aşımına uğratanların, siyasi iktidarın içindeki çetelerin peşini
bırakmayacağız'' ifadelerine yer verildi.
Anadol, TBMM Başkanlığına sunduğu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın
yanıtlamasını istediği soru önergesinde de konuyu gündeme getirdi. (10:44)
