2010-02-03 - 13:23
MECLİSTE KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ ALANINDA İSTİŞARE TOPLANTISI...
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Hükümet olarak kadın erkek eşitliğinin yaşama geçirilmesinin öncelikli hedefleri olduğunu belirterek ''Kadınların toplumsal, ekonomik, siyasal konumlarını güçlendirmek için tüm taraflarca gerçekleştirilecek yoğun çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konuda siyasi kararlılığımız, azmimiz tamdır'' dedi.

Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Hükümet olarak kadın erkek eşitliğinin yaşama
geçirilmesinin öncelikli hedefleri olduğunu belirterek
''Kadınların toplumsal, ekonomik, siyasal konumlarını güçlendirmek
için tüm taraflarca gerçekleştirilecek yoğun çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu konuda siyasi kararlılığımız, azmimiz tamdır'' dedi.

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu tarafından düzenlenen ''Kadın
Hakları Konusunda Genel Bilgelendirme ve İstişare Toplantısı''nda konuşan Kavaf,
Türkiye'de kadın-erkek eşitliği alanında yapılan çalışmalar, çıkarılan yasal
düzenlemeler, kadının eğitimi ve istihdamına yönelik çalışmalar hakkında bilgi
verdi.

Kadınların bugünkü çağdaş hak ve hürriyetlerinin zeminini, Cumhuriyet
dönemindeki değişimlerin hızlandırdığını anlatan Kavaf, 1923 yılında Cumhuriyetin
ilanıyla başlayan modernleşme projesi çerçevesinde Türkiye'de kadınların elde
ettikleri kazanımların temelini, kadınların kamusal alana girmeleri ve erkeklerle
birlikte kalkınma süresine katılmaları, toplumsal yaşamın her alanında erkeklerle
birlikte eşit birey-eşit yurttaş olarak yer almalarına dayandığını kaydetti.

Kavaf, 5 Şubat 1935 tarihinde yapılan milletvekili seçimlerinde
Parlamentoya giren 339 milletvekilinden 18'inin kadın olduğuna işaret ederek,
''Kadınların Meclise girdiği bu ilk seçimlerden sonra ancak 2007 yılında kadın
milletvekili sayısı ilk kez bu oranı görülür farkla geçmiş ve yüzde 9,1'e
ulaşmıştır. Tarihsel sürece bakıldığında 1935'ten 2009'a kadar TBMM'de 8794 erkek
milletvekiline karşılık sadece 236 kadın milletvekili yer almıştır'' diye
konuştu.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin kültürel bir konu, bir kadın konusu, kadın
meselesi olmadığını ifade eden Kavaf, şöyle konuştu:

''Bu küresel bir meseledir ve insanlığın bir meselesidir. Dolayasıyla
kadın ve erkek arasındaki eşitlik, demokrasinin tam olarak sağlanması ve insan
haklarının istenilen düzeye çıkarılması için gereklidir. Yani, toplumsal
cinsiyeti, ayrımcılığı ve kadınların karar alma süreçlerinin dışında tutulması,
demokrasi için ciddi bir eksidir. Son 20 yıldır pek çok kadın örgütü ve ağları
tarafından gösterilen çabalar kadınların ekonomik, sosyal ve toplumsal
gelişiminin küresel, ulusal, yerel farkındalığa katkısıyla sonuçlanmıştır.
Toplumsal cinsiyet sosyal bir yapıdır. Kadın ve erkeğin rollerini, haklarını,
sorumluluklarını ve yükümlülüklerini tanımlar ve ayırır.''

Kavaf, Türkiye'de kadın erkek fırsat eşitliğine yönelik çalışmaların uzun
bir geçmişe sahip olmakla birlikte, son yıllarda bu alana ilişkin yasal
çerçevenin genişletildiğini ve kadınların toplumdaki konumunu güçlendirmeyi hedef
alan politikaların yaygınlaştırıldığını, bu kapsamda Anayasa, Medeni Kanun, TCK,
İş Kanunu, diğer yasa ve ilgili mevzuatta değişiklik yapıldığını anlattı.

Kadınların çalışma hayatına aktif olarak yer almasını sağlamak için de
yasal düzenlemelere gidildiğini hatırlatan Kavaf, bunlar hakkında ayrıntılı bilgi
verdi.

''5 ANNE ÖLÜMÜNDEN 4'Ü ÖNLENEBİLİR...''

Kavaf, kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin yol haritası olarak
hazırlanan 2007-2010 dönemini kapsayan Ulusal Eylem Planı ile yasal
düzenlemelerin, toplumsal farkındalık ve zihinsel dönüşüm, kadının ekonomik
durumunun güçlendirilmesi, koruyucu hizmetler, tedavi ve rehabilitasyon
hizmetleri ve sektörler arası işbirliği olmak üzere 6 temel alanda
iyileştirmeleri hedeflediğini söyledi.

2008-2009 öğretim yılı verilerine göre, halen ilköğretimde net okullaşma
oranının toplamda yüzde 96,49 oluğuna dikkati çeken Kavaf, ''Ortaöğretim ve
yükseköğretimde son yıllarda okullaşma oranlarında önemli artış gerçekleşmiştir.
2008-2009 öğretim yılında net okullaşma oranı yüzde 58,52 iken, bu oran erkekler
için yüzde 60,63, kızlar için yüzde 56,30 olarak belirlenmiştir. Yükseköğretimde
net okullaşma oranı 2008 yılında yüzde 21,1'e yükseldi. Bu oran kızlar için yüzde
19,69 iken, erkek öğrenciler için yüzde 22,37'dir''dedi.

Son 5 yıllık dönemde bebek ölüm hızının yüzde 48 azaldığına işaret eden
Kavaf, 2005 yılında yapılan araştırmaya göre, anne ölüm oranının yüz bin canlı
doğumda 28,5 olduğunun ortaya konulduğunu söyledi. Kavaf, 5 anne ölümünden 4'ünün
de önlenebilir nedenlere bağlı olarak meydana geldiğini söyledi.

''Ülkemizde kadın sağlığı ve üreme sağlığına ilişkin ele alınması gereken
konulardan biri de erken evliliklerdir' diyen Kavaf, Türkiye'nin önceliklerinin
anne ölümlerinin azaltılması, istenmeyen gebeliklerin önlenmesi, gençlerin
sağlığının iyileştirilmesi, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların önlenmesi ve
sağlıkta bölgeler arası eşitsizliklerin azaltılması olarak belirlendiğini
kaydetti.

Yıllar itibarıyla hizmet sektöründeki kadın istihdamındaki artışın dikkat
çekici olduğunu vurgulayan Kavaf, İŞKUR'a 2000-2008 döneminde başvuran kadınların
11 bininin işe yerleştirildiğini, ayrıca kurum tarafından 1988 yılından 2007
sonuna kadar düzenlenen kurslara ve programlara katılan 185 bin 124 kişiden 100
bin 525'inin kadınların oluşturduğunu anlattı.

Hükümet olarak kadın erkek eşitliğinin yaşama geçirilmesinin, öncelikli
hedefleri olduğunu belirten Kavaf, ''Kadınların toplumsal, ekonomik, siyasal
konumlarını güçlendirmek için tüm taraflarca gerçekleştirilecek yoğun çalışmalara
ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konuda siyasi kararlılığımız, azmimiz tamdır'' dedi. (13:23)