2010-06-18 - 16:34
TBMM İnsan Hakları Komisyonu bünyesinde kurulan alt komisyon, TEKEL işçilerinin Abdi İpekçi Parkı'ndaki eylemine müdahalesiyle
ilgili incelemesini tamamladı.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu bünyesinde kurulan
alt komisyon, TEKEL işçilerinin Abdi İpekçi Parkı'ndaki eylemine müdahalesiyle
ilgili incelemesini tamamladı.
Alt komisyon raporunda, Ankara'da 15 Aralık 2009'da AK Parti Genel
Merkezi yakınında, 16-17 Aralık 2009'da Sıhhiye Meydanında ve devam eden günlerde
de TÜRK-İŞ Genel Merkezi önündeki gösterilerin ''kanuna aykırı toplantı ve
gösteri olduğunda şüphe bulunmadığı'' görüşüne yer verildi.
Ulusal mevzuata göre, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na aykırı bu
tür eylemlerin dağıtılmasının kolluk için görev olduğu ifade edilen raporda,
kanuna göre, ''bildirim verilmeden yapılan toplantı veya gösteri yürüyüşlerinin
yasa dışı sayıldığı'' hatırlatıldı.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'ndaki bazı düzenlemelere yer
verilen raporda, kanunun ''Toplantı veya gösteri yürüyüşlerinin kanuna aykırı
olarak başlaması durumunda güvenlik kuvvetlerinin olayı en seri şekilde mahallin
en büyük mülki amirine haber vererek mevcut imkanlarla gerekli tedbirleri alır ve
olaya müdahale eden güvenlik kuvvetleri amiri topluluğa dağılmaları, aksi halde
zor kullanılarak dağıtılacakları ihtarında bulunur ve topluluk dağılmazsa zor
kullanılarak dağıtılır'' hükmü hatırlatıldı.
Raporda, olaylarla ilgili görüntülerin incelenmesi sonucunda, 17 Aralık
2009 Perşembe günü polisin göstericilerin dağılması için öğle saatine kadar
beklediği, dağılmaları için anonslar yapıldığı, buna rağmen gösterilerin devam
ettiği ifade edildi. Raporda, bunun üzerine polisin, milletvekillerinin de
bulunduğu topluluğa karşı güç kullanmaya başladığının görüldüğü belirtildi.
Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nun ''Zor kullanmak'' başlıklı 16.
maddesindeki, ''Polis, görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde, bu
direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir'' hükmüne
yer verilen raporda, eski Ankara Valisi Kemal Önal ile Emniyet Müdürü Orhan
Özdemir'in ''TEKGIDA-İŞ Sendikasının eylem kararlılığı yeterince dikkate
almadığı'' görüşüne yer verildi. ''Yani il valisi ve bu konularda valiye
danışmanlık yapması gereken il emniyet müdürünce yaklaşmakta olan krizin
sinyalleri yeterince fark edilmemiştir'' denilen raporda, sendika ve işçi
temsilcilerinin eylem öncesinde yaptıkları açıklamalar hatırlatıldı.
Raporda, kanunsuz toplantı ve gösteri yürüyüşünün dağıtılması emrini
veren Vali Önal ve emri uygulama görevi olan Emniyet Müdürü Özdemir'in ''alanda
milletvekillerinin olduğunu bilmesine karşın bu emri verdiği ve bunun
uygulanmasını istediği'' ifade edildi. İşçilerin 16 Aralık'taki eyleminin de
kanunsuz olduğu, ancak buna müdahale edilmediği kaydedilen raporda,
''Milletvekillerinin güvenliğinin alınmasından sonra dağıtılma emri
uygulanabilirdi'' denildi.
Aralarında İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın da yer aldığı gruba
biber gazı kullanılarak müdahale edildiği belirtilen raporda, bunun alt komisyon
üyelerince ''TBMM'nin tamamına hakaret olarak algılandığı'' kaydedildi.
Alt komisyon raporunda şu görüşlere yer verildi:
''Kolluğun, kanunsuz gösterileri dağıtmak için kanunun kendisine tanıdığı
'zor kullanma' yetkisini kullanması şüphesiz bir ihtiyaçtır, ancak sınırsız
değildir. Zor kullanma yetkisi kullanılırken polisin direnişle karşılaşması, bunu
kırmak amacıyla yetkisini kullanması ve bu direnişi kıracak ölçüde kullanması
gerekir. Yani kullanılan güç hem 'orantılı' olmalı, hem de amaçlanılan hedefle
orantılı olarak 'ölçülülük' içinde olmalıdır. Oysa olay yeri görüntülerinden de
görüleceği gibi, polislerin Çetin Soysal başta olmak üzere milletvekillerine ve
eylemcilere yönelik kullandıkları maddi gücün (özellikle aerosol gaz kullanma)
'orantılılık' ve 'ölçülülük' olduğunu söylemek mümkün değildir.''
Raporda, kolluk kuvvetlerinin direnmeyi etkisiz kılmak amacıyla
kullanacağı araç ve gereçlerle uygulayacağı zorun derecesini takdir ve tayinine
ilişkin düzenlemenin de kanunda yer aldığı ifade edildi.
Polislerin alandaki milletvekili ve göstericilere karşı ''orantısız güç
kullanarak Türkiye'yi dünya kamuoyu önünde de zor duruma sokacak davranışlarda
bulunmasının önüne geçilmesi'' istenen raporda, sendikanın eylem ve Ankara'yı
terk etmeme kararı alışı, işçilerin Sıhhiye Meydanı'nda toplanmasına ilişkin
sürece yer verildi.
Raporda, ''Bahsedilen olumsuzluklara neden olan, yönetim ile denetim
yetki ve görevinde ihmal ve kusuru olan Ankara eski Valisi Kemal Önal ve Ankara
Emniyet Müdürü Orhan Özdemir başta olmak üzere, olaylarda ihmal ve kusuru
bulunanlar hakkında gerekli hukuki işlemler ilgili mevzuat gereğince başlatılmalı
ve sonucundan komisyonumuz bilgilendirilmelidir'' denildi.
AK Parti'li Erdal Kalkan'ın (İzmir) başkanlığındaki alt komisyonda AK
Parti'den Ahmet Gökhan Sarıçam (Kırklareli), Cemal Yılmaz Demir (Samsun), CHP'den
Ahmet Ersin (İzmir) ve MHP'den Mehmet Ekici (Yozgat) görev aldı.
(16.34)
alt komisyon, TEKEL işçilerinin Abdi İpekçi Parkı'ndaki eylemine müdahalesiyle
ilgili incelemesini tamamladı.
Alt komisyon raporunda, Ankara'da 15 Aralık 2009'da AK Parti Genel
Merkezi yakınında, 16-17 Aralık 2009'da Sıhhiye Meydanında ve devam eden günlerde
de TÜRK-İŞ Genel Merkezi önündeki gösterilerin ''kanuna aykırı toplantı ve
gösteri olduğunda şüphe bulunmadığı'' görüşüne yer verildi.
Ulusal mevzuata göre, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na aykırı bu
tür eylemlerin dağıtılmasının kolluk için görev olduğu ifade edilen raporda,
kanuna göre, ''bildirim verilmeden yapılan toplantı veya gösteri yürüyüşlerinin
yasa dışı sayıldığı'' hatırlatıldı.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'ndaki bazı düzenlemelere yer
verilen raporda, kanunun ''Toplantı veya gösteri yürüyüşlerinin kanuna aykırı
olarak başlaması durumunda güvenlik kuvvetlerinin olayı en seri şekilde mahallin
en büyük mülki amirine haber vererek mevcut imkanlarla gerekli tedbirleri alır ve
olaya müdahale eden güvenlik kuvvetleri amiri topluluğa dağılmaları, aksi halde
zor kullanılarak dağıtılacakları ihtarında bulunur ve topluluk dağılmazsa zor
kullanılarak dağıtılır'' hükmü hatırlatıldı.
Raporda, olaylarla ilgili görüntülerin incelenmesi sonucunda, 17 Aralık
2009 Perşembe günü polisin göstericilerin dağılması için öğle saatine kadar
beklediği, dağılmaları için anonslar yapıldığı, buna rağmen gösterilerin devam
ettiği ifade edildi. Raporda, bunun üzerine polisin, milletvekillerinin de
bulunduğu topluluğa karşı güç kullanmaya başladığının görüldüğü belirtildi.
Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nun ''Zor kullanmak'' başlıklı 16.
maddesindeki, ''Polis, görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde, bu
direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir'' hükmüne
yer verilen raporda, eski Ankara Valisi Kemal Önal ile Emniyet Müdürü Orhan
Özdemir'in ''TEKGIDA-İŞ Sendikasının eylem kararlılığı yeterince dikkate
almadığı'' görüşüne yer verildi. ''Yani il valisi ve bu konularda valiye
danışmanlık yapması gereken il emniyet müdürünce yaklaşmakta olan krizin
sinyalleri yeterince fark edilmemiştir'' denilen raporda, sendika ve işçi
temsilcilerinin eylem öncesinde yaptıkları açıklamalar hatırlatıldı.
Raporda, kanunsuz toplantı ve gösteri yürüyüşünün dağıtılması emrini
veren Vali Önal ve emri uygulama görevi olan Emniyet Müdürü Özdemir'in ''alanda
milletvekillerinin olduğunu bilmesine karşın bu emri verdiği ve bunun
uygulanmasını istediği'' ifade edildi. İşçilerin 16 Aralık'taki eyleminin de
kanunsuz olduğu, ancak buna müdahale edilmediği kaydedilen raporda,
''Milletvekillerinin güvenliğinin alınmasından sonra dağıtılma emri
uygulanabilirdi'' denildi.
Aralarında İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın da yer aldığı gruba
biber gazı kullanılarak müdahale edildiği belirtilen raporda, bunun alt komisyon
üyelerince ''TBMM'nin tamamına hakaret olarak algılandığı'' kaydedildi.
Alt komisyon raporunda şu görüşlere yer verildi:
''Kolluğun, kanunsuz gösterileri dağıtmak için kanunun kendisine tanıdığı
'zor kullanma' yetkisini kullanması şüphesiz bir ihtiyaçtır, ancak sınırsız
değildir. Zor kullanma yetkisi kullanılırken polisin direnişle karşılaşması, bunu
kırmak amacıyla yetkisini kullanması ve bu direnişi kıracak ölçüde kullanması
gerekir. Yani kullanılan güç hem 'orantılı' olmalı, hem de amaçlanılan hedefle
orantılı olarak 'ölçülülük' içinde olmalıdır. Oysa olay yeri görüntülerinden de
görüleceği gibi, polislerin Çetin Soysal başta olmak üzere milletvekillerine ve
eylemcilere yönelik kullandıkları maddi gücün (özellikle aerosol gaz kullanma)
'orantılılık' ve 'ölçülülük' olduğunu söylemek mümkün değildir.''
Raporda, kolluk kuvvetlerinin direnmeyi etkisiz kılmak amacıyla
kullanacağı araç ve gereçlerle uygulayacağı zorun derecesini takdir ve tayinine
ilişkin düzenlemenin de kanunda yer aldığı ifade edildi.
Polislerin alandaki milletvekili ve göstericilere karşı ''orantısız güç
kullanarak Türkiye'yi dünya kamuoyu önünde de zor duruma sokacak davranışlarda
bulunmasının önüne geçilmesi'' istenen raporda, sendikanın eylem ve Ankara'yı
terk etmeme kararı alışı, işçilerin Sıhhiye Meydanı'nda toplanmasına ilişkin
sürece yer verildi.
Raporda, ''Bahsedilen olumsuzluklara neden olan, yönetim ile denetim
yetki ve görevinde ihmal ve kusuru olan Ankara eski Valisi Kemal Önal ve Ankara
Emniyet Müdürü Orhan Özdemir başta olmak üzere, olaylarda ihmal ve kusuru
bulunanlar hakkında gerekli hukuki işlemler ilgili mevzuat gereğince başlatılmalı
ve sonucundan komisyonumuz bilgilendirilmelidir'' denildi.
AK Parti'li Erdal Kalkan'ın (İzmir) başkanlığındaki alt komisyonda AK
Parti'den Ahmet Gökhan Sarıçam (Kırklareli), Cemal Yılmaz Demir (Samsun), CHP'den
Ahmet Ersin (İzmir) ve MHP'den Mehmet Ekici (Yozgat) görev aldı.
(16.34)
