2014-10-23 - 15:45
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda elektronik ticaretin düzenlenmesine ilişkin kanun tasarısı kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.

Genel Kurul'da, Adana ve ilçelerindeki güncel olaylarla ilgili gündem dışı söz alan MHP Adana Milletvekili Ali Halaman, Adana'nın bu hükümet döneminde büyümesi gerekirken küçüldüğünü, işsizliği çoğalan, üretimin düştüğü, emeğin ve alın terinin kaybolduğu, sanayi ve tarımın bittiği, terörün, şiddetin çok yoğunlaştığı bir coğrafya parçası haline geldiğini iddia etti.

CHP İstanbul Milletvekili Sabahat Akkiray da Muharrem ayı ve Alevi vatandaşların sorunlarına ilişkin söz aldı. Akkiray, yarın Muharrem ayının ilk günü, Müslüman topluluğu için matem günlerinin başlangıcı olduğunu söyledi.

İktidarın uygulamalarıyla Alevi olmanın artık neredeyse suç olduğunu ileri süren Akkiray, "İktidar neden Aleviler'e karşı acımasızca ayrımcılık uyguluyor, taleplerini yok sayıyor? Çünkü mezhepçilik yapıyor" iddiasında bulundu.

KPSS'de başarılı olan Alevi çocukların mülakatları geçemediğini ve bunlarla ilgili şikayetlerin söz konusu olduğunu öne süren Akkiray, iktidarın Aleviler'i kamunun dışına, açlığa, yoksulluğa, ötekileştirmeye terk ettiğini savundu.

AK Parti Kilis Milletvekili Fuat Karakuş, AK Parti'nin Türkiye'ye büyük bir gelişim ve değişim süreci yaşattığını belirterek, Kilis'e sağlık ve eğitim alanında yapılan yatırımları anlattı.

Genel Kurul'da yerinden söz alan MHP Aydın Milletvekili da Ali Uzunırmak dün Genel Kurul'da yoklamada mükerrer oy kullanıldığının ortaya çıktığını anımsatarak, şunları söyledi:

"Bir milletvekili arkadaşımızın hem elektronik yoklamaya girip hem oy kullandığı tespit edildi. Dolayısıyla bu Meclis acı günler de yaşadı. Belki geçmişle bağdaştırarak 'bunlar geçmişte de oluyordu' diye savunma getirebilirler. Bu işin savunulacak hiçbir tarafı yoktur. Eğer hem elektronik oy girmeyi hem de oy pusulayı göndermeyi beceremeyecek arkadaşımız varsa gitsin tarlada çift sürsün, TBMM'de halk iradesini temsil etmesin."

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da şu an Genel Kurul'da AK Parti'den 14, CHP'den 23, MHP'den 15 ve HDP'den 4 olmak üzere toplam 58 milletvekilinin bulunduğunu belirterek, "550 milletvekilinin bulunduğu yerde 58 kişi çalışmaya katılıyor. Bu büyük bir israftır. Meclis Başkanlığı'nın bir an önce bu israfı dikkate almasını istirham ediyorum" dedi.

AK Parti Sinop Milletvekili Mehmet Ersoy, Kobani bahanesiyle düzenlenen izinsiz gösterilerde yaşananlardan, halkı sokağa çağıranların da sorumlu olduğunu belirterek, "İnsanları gece sokağa döküyorsunuz sonra ölümlerden siz sorumlu olmuyorsunuz. Neden maskeli, entarili erkeklik taslayanları kınamıyorsunuz?" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, HDP'nin, Bingöl Emniyet Müdürü Atalay Ürker'e yönelik suikastle ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi ele alındı.

Partisinin önerisi üzerine konuşan Grup Başkanvekili İdris Baluken, bir takım karanlık güçlerin, özellikle Bingöl'de karanlık tezgahlar devreye sokmak istediğini iddia etti.

Ürker'e yönelik suikastin ardından 4 kişinin yargısız infaz edildiğini anlatan Baluken, söz konusu dört kişiyle, suikast arasında bir bağlantı olmadığını, bunun belgelenemediğini iddia etti.

MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, esnaf ziyareti yapan bir Emniyet Müdürü'ne bu kadar yakından saldırı düzenleyen terör örgütünün bu hale nasıl geldiğinin irdelenmesi gerektiğine dikkati çekti. Ciddi bir dağılma sürecine giren terör örgütü PKK'nın, AK Parti iktidarı ile birlikte yeniden toparlandığını ileri süren Türkoğlu, PKK'nın bir otorite haline geldiğini iddia etti.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Kobani bahanesiyle yapılan izinsiz gösterilere değindi. Sokağın bu hale gelmesinden hükümetin sorumlu olduğunu savunan Tanrıkulu, "Kobani hepimizin ortak vicdanı olmalıdır ama Adalet ve Kalkınma Partisi'nin vicdanı olamamıştır" dedi.

Bingöl'deki suikastin ayrıntılarının araştırılması gerektiğini belirten Tanrıkulu, olayla ligili gizlilik kararı alınmasını da eleştirdi.

AK Parti Sinop Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Mehmet Ersoy, Kobani bahanesiyle düzenlenen gösterilerde binlerce bina ve aracın tahrip edildiğini, masum insanlara saldırı düzenlendiğini anımsatarak, "Siz bunları kınamak yerine hala 'hükümet suçlu' derseniz bir yere varamayız. Sadece Kobani değil Musul da Kerkük de Halep de bizim ortak vicdanımız. İnsanların değerli olmaları için Kürt olmaları gerekmiyor. Kürdün değerli olması için PKK'lı olması gerekmiyor. İnsan olması yeterli. İnsanları gece sokağa döküyorsunuz sonra ölümlerden siz sorumlu olmuyorsunuz. Neden maskeli, entarili erkeklik taslayanları kınamıyorsunuz?" diye konuştu.

Bunun üzerine söz alan İdris Baluken ise halkı sokağa çağırırken şiddet çağrısı yapmadıklarını belirterek, "Halkımızı sokağa çağırdık. Bu, HDP'nin yaptığı en onurlu çağrıdır. Bugün olsa yine aynısını yaparız. Biz sokağı kullanan partiyiz. Sokağı kullanmak bir siyasi partinin en demokratik hakkıdır" dedi.

HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin şekerpancarı ve şeker üretimiyle ilgili sorunların ve alınacak önlemlerin tespiti amacıyla verdiği Meclis araştırmasının bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.

AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan, önerinin görüşülmesi sırasındaki bazı bilgileri düzeltmek için söz istedi.

Her zaman şekerpancarı üreticileri ve Türk çiftçisinin yanında olduklarını ve bundan sonra da olmaya devam edeceklerini belirten Erdoğan, Türk çiftçisinin, gübre, mazot, ödünç tohumluk desteğini kaldıranları, IMF'nin verdiği emirleri "şak" diye yapanları unutmadığını söyledi.

İktidarları döneminde "üvey evlat" muamelesi gören Türk çiftçisini "ekonominin hayırlı evladı" olarak gördüklerini ifade eden Erdoğan, "Bizim çiftçiyle olan gönül bağımızın, aramızda kurduğumuz bu muhabbet ilişkisinin arasına hiç birinizin yüreği, cesareti yetmez" dedi.

Bunun üzerine söz alan MHP Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, Mehmet Erdoğan'ın bir AKP klasiği haline gelmiş olan klişe laflarla, birtakım süslü ifadelerle her zaman olduğu gibi yanlış bilgiler verdiğini iddia etti.

Durmaz, "2006 yılında çıkardıkları Tarım Kanunu'nun 21. maddesini okusunlar. Buraya çıkarken lütfen bilerek çıkın. Çiftçi harmandan kalktı, sizin haberiniz yok. Bakan'a teklif etmiştim, size de teklif ediyorum. Kurayla bir il çekelim, pancar hasadı yapılıyor ve beraber gidelim. Çiftçi size mi inanıyor bana mı inanıyor bir değerlendirelim var mısınız?"

CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Mehmet Erdoğan'ın, "çiftçilerle bizim aramıza girmeye sizin yüreğiniz yetmez" ifadesine, "MHP'nin vermiş olduğu bu araştırma önergesi şekerpancarı için. Eğer yüreğiniz yetiyorsa buna 'evet' deyin, hep beraber bunu araştıralım. Bu yürek bizde var" karşılığını verdi.

Bu arada Meclis Başkanvekili Meral Akşener, Demiröz'ün konuşması öncesinde, sürekli söz istenmesi üzerine, şunları söyledi:

"Hayırlısıyla başladık, hadi bakalım. Şimdi 'anlaşma var' dediniz. Lafın üzerine laf koymak... Bana göre 3 konuşmanın sonrasında bu anlaşma berhava olur. Hayır ben şimdi mutfağa söyleyeceğim yemek verin. Gece 24.00'e kadar buradayız. Hadi bakalım kolay gelsin laf üzerine laf koymak inanılır bir şey değil."

MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Murgul'da siyanür havuzu kurulması ile ilgili önergenin görüşülmesine ilişkin önerisi de kabul edilmedi.

Partisinin önerisi üzerine söz alan Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Murgul'da, altın madeni işleme ve ayrıştırma tesisi için siyanür havuzu yapılmasına karşı ilçe halkının yaptığı protestoyu anımsattı.

İlçede yaşayan herkesin siyanüre karşı biraraya geldiğini anlatan Bayraktutan, sonuçta, söz konusu şirketin, siyanür havuzu yapımından vazgeçtiğini söyledi. Bayraktutan, bu dayanışmanın bütün çevre hareketlerine örnek teşkil edebileceğini kaydetti.

HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Murgul'da siyanüre karşı direnen halkı kutladığını belirtti. Siyanürün tehlikelerinden bahseden Kaplan, Meclis'in bu konuda duyarlı olması, siyanürle altın çıkarılan alanlarda denetimi artırması gerektiğini dile getirdi.

Zafer işareti yaptığı için hakkında fezleke düzenlendiğini anlatan Kaplan, ancak siyanürle adam öldürenlerle, hırsızlarla, yalancılarla kimsenin uğraşmadığını söyledi.

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da siyanür kullanılan yerlerde kanser vakalarının arttığının somut olarak belirlendiğini, bu konuda hassas davranılması gerektiğini ifade etti. Işık, Murgul'da gösterilen bu hassasiyeti takdirle karşıladıklarını belirtti.

Madencilik sektörünün en önemli sorunlarından birinin özelleştirme olduğuna işaret eden Işık, özelleştirmenin getirdiği taşeron uygulamanın her geçen gün ağırlaştığını vurguladı.

AK Parti Artvin Milletvekili İsrafil Kışla, iktidarın, vatandaşın aleyhine olabilecek, sağlığını tehdit edebilecek hiçbir çalışmanın yanında olmadığını söyledi. Madencilikle ilgili yatırımlarda ÇED raporunun önemine dikkati çeken Kışla, bu raporların çevre ve insan sağlığı konusunda ayrıntılı inceleme yapılarak hazırlandığını kaydetti.

Çevre ve insan sağlığı gözetilerek ülkenin yeraltı ekonomisinden de faydalanması gerektiğini anlatan Kışla, Murgul'da yapılması planlanan siyanür havuzunun, zararı olmayacak bir bölgede yapılabileceğini belirtti.

CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurul'da, Elektronik Ticaretin Düzenlenmesine ilişkin kanun tasarısının görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurul'da, Elektronik Ticaretin Düzenlenmesine ilişkin kanun tasarısının tümü üzerindeki görüşmeler sırasında grubu adına söz alan CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, dünya nüfusunun yüzde 39'unun internet kullandığını, bu rakamın 2.8 milyar insana tekabül ettiğini söyledi.

Türkiye'de internetin üzerinde "dijital okur-yazarlık" problemleri bulunduğunu ifade eden Aksünger, "Eğer bu problemi halledemezsek yasakla, sopayla, onunla bununla insanları internet mecrası üzerinde herhangi bir şekilde eğitemeyiz. Böyle bir şey yok. Elinizde bir sopa, internette kimin ne yaptığına bakar bir halde bu ülkeyi götürmeye çalışırsanız orada ne elektronik ticaretin gelişmesini ne de insani gelişmişlik bekleyebilirsiniz" dedi.

HDP Grubu adına Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da elektronik ortamda ticaret yapan şirketlerin iyi bir şekilde denetiminin gerektiğini söyledi. Kaplan, "Bu kanunda bin liradan 5 bin liraya kadar caydırıcı bir hüküm var. Caydırmaz. 500 tanesini dolandırır. 500 tanesini dolandırdığı zaman üstüne bahşiş kalır o kadar ceza. Bu işin cezai bir de caydırıcılığı olması lazım" diye konuştu.

Kaplan, bu alanın güçlendirilmesinin bireylerin tüketim hakları açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.

MHP Grubu adına da Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, tasarıda etki analizi bulunmadığına işaret ederek, "Ticarete ve ekonomiye etkisinin ne olacağına dair bir bilgi bulunmamaktadır. AB direktifleri çerçevesinde hazırlanmış bir tasarıdır. Hükümet bu işin ihtiyaç olduğunun farkında bile değildir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin tasarıyla irtibatı bu tasarıda görülmemiştir" şeklinde konuştu.

Ayhan, bu kanun tasarısının çalışıldığı 2011'den bugüne elektronik ticaret alanında çok önemli gelişmeler olduğuna, elektronik ticaretin ulaştığı ticaret hacmi ve çok yönlü dinamik yapısıyla önemli bir sektör haline geldiğine dikkati çekti.

Bu arada Meclis Başkanvekili Meral Akşener, Aksünger'in konuşmasına başlamadan önce Genel Kurulu ses ve uğultu nedeniyle uyardı.

Aksünger'in, "Sayın Başkanım, sizi dinlemiyorlar, o yüzden bence tekrar bakarsanız dinlemediklerini göreceksiniz" ifadesi üzerine Akşener, gülerek, "Ben uyardım, yani yerimden kalkıp, elime de sopayı alıp inemeyeceğime göre. Yani herkes akil baliğ olmuş insanlardan oluşuyor. Dolayısıyla bu kadar. Kendimi sınıf başkanı gibi hissediyorum" dedi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, elektronik ortamda tüketicinin rızası olmadan hiçbir ticari iletinin kesinlikle gönderilmeyeceğini söyledi.

Hükümet adına söz alan Gümrük ve Ticaret Bakanı Canikli, tasarıdaki temel amacın, tüketicinin korunması olduğunu belirtti. Elektronik ortamda güvenli bir ticaret ortamı sağlamayı hedeflediklerini anlatan Canikli, "Bu kapsamda iletilerde kimlik bilgilerinin tam ve doğru olması ve tüketicinin onayına sunulması gerekiyor. Tüketicinin rızası olmadan hiçbir ticari ileti kesinlikle gönderilmeyecek. Alıcılar, daha önce onay verdikleri iletileri istedikleri zaman reddedebilecekler" diye konuştu.

Canikli, kanuna uyulmaması halinde gerekli müeyyidelerin de tasarıda yer aldığını ifade ederken,tasarıda "güven işareti" mekanizmasına ilişkin düzenlemenin de yer alması için önerge hazırladıklarını kaydetti.

Gerçek ve tüzel kişilerin mevcut durumda şirketlerinin kuruluşlarının tescil işlemlerini elektronik ortamda yapabildiklerini belirten Canikli, tescilin ilanının da elektronik ortamda sağlanmasının gerekli olduğunu düşündüklerini kaydetti.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Canikli, 13 Ağustos 2014 tarihinde TBMM Başkanlığı'na sundukları yasa tasarısına göre, alışveriş merkezlerinin yüzde 5'lik bir kısmının esnaf ve sanatkar tanımına girenlere kiraya verilmesinin zorunlu olacağını anımsattı. Canikli, aynı tasarıda, alışveriş merkezlerinin binde 2'lik kısmının da kaybolmaya yüz tutmuş alanlarda faaliyet gösterenlere, rayiç bedelin dörtte biri oranında kiralanmasına ilişkin düzenlemenin de yer aldığını belirtti.

Kimden geldiği belli olmayan mesaj ve ileti gönderenlere 1000 lira ile 10 bin lira arasında değişen idari para cezaları verilecek.

Elektronik Ticaretin Düzenlenmesine İlişkin Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.

Kanuna göre, hizmet sağlayıcıları, elektronik iletişim araçlarıyla sözleşmenin yapılmasından önce alıcıların kolayca ulaşabileceği şekilde ve güncel olarak tanıtıcı bilgileri sunacak.

Hizmet sağlayıcı varsa mensubu olduğu meslek odası ile meslekle ilgili davranış kurallarını ve bunlara elektronik olarak ne şekilde ulaşılabileceğini belirtecek.

Alıcının, siparişini elektronik iletişim araçlarıyla vermesi halinde; hizmet sağlayıcı, siparişin onaylanması aşamasında ve ödeme bilgilerinin girilmesinden önce, ödenecek toplam bedel de dahil, sözleşmenin şartlarının alıcı tarafından açıkça görülmesini sağlayacak. Hizmet sağlayıcı, alıcının siparişini aldığını elektronik iletişim araçlarıyla teyit edecek.

Ticari iletişimin ve bu iletişimin adına yapıldığı gerçek ya da tüzel kişinin açıkça belirlenebilir olmasını sağlayan bilgiler sunulacak.

İndirim ve hediye gibi promosyonlar ile promosyon amaçlı yarışma veya oyunların nitelikleri açıkça belirtilecek, bunlara katılımın ve bunlardan faydalanmanın şartlarına kolayca ulaşılabilecek, açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlaşılır olacak.

Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilecek. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla alınabilecek.

Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi halinde, mal ve hizmetlere ilişkin değişiklik ile ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmayacak. Esnaf ve tacirlere önceden onay alınmaksızın ticari elektronik iletiler gönderilebilecek.

Ticari elektronik iletinin içeriğinin, alıcıdan alınan onaya uygun olması gerekecek. İletide, göndericinin tanınmasını sağlayan bilgiler ile telefon, faks, kısa mesaj numarası ve elektronik posta adresi yer alacak. İletide, iletinin konusu, amacı ve başkası adına yapılması halinde kimin adına yapıldığına ilişkin bilgilere de yer verilecek.

Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilecek.

Hizmet sağlayıcı, ret bildiriminin elektronik iletişim araçlarıyla kolay ve ücretsiz olarak iletilmesini sağlayacak ve gönderdiği iletide buna ilişkin gerekli bilgileri sunacak. Ret talebin ulaşmasının ardından hizmet sağlayıcı, 3 iş günü içinde alıcıya elektronik ileti göndermeyi durduracak.

Aracı hizmet sağlayıcılar, mesajların içeriğini kontrol etmek ve hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmayacak.

Hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcı, elde ettiği kişisel verilerin saklanmasından ve güvenliğinden sorumlu olacak. Kişisel verileri, ilgili kişinin onayı olmaksızın üçüncü kişilere iletemeyecek ve başka amaçlarla kullanamayacak.

Kanundaki yükümlülükleri yerine getirmeyen ya da şartları uygulamayanlar hakkında, 1000 ile 15 bin lira arasında değişen idari para cezaları uygulanacak.

Ticari elektronik iletilerin bir defada birden fazla kimseye, onayları alınmadan alıcılara gönderilmesi halinde para cezası 10 katına kadar arttırılacak.

Abone ve kullanıcılarla, önceden izinleri alınmaksızın otomatik arama makineleri, fakslar, elektronik posta, kısa mesaj gibi elektronik haberleşme vasıtalarının kullanılması suretiyle doğrudan pazarlama, siyasi propaganda veya cinsel içerik iletimi gibi maksatlarla istek dışı haberleşme yapılamayacak.

Kimden geldiği belli olmayan mesaj ve ileti gönderenlere 1000 lira ile 10 bin TL arasında değişen idari para cezaları verilecek.

Alıcıların kolayca ulaşabileceği şekilde tanıtıcı bilgileri sunmayan ve siparişin onaylanması aşamasında ödenecek toplam bedel de dahil, sözleşme şartlarının alıcı tarafından açıkça görülmesini sağlamayan hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılara 1000 liradan 5 bin liraya kadar idari para cezası verilecek. Elektronik iletileri alıcılara onayları alınmadan gönderen ile gönderdiği elektronik iletinin içeriği alıcıdan alınan onaya aykırı olan hizmet sağlayıcıyı da aynı ceza uygulanacak.

Alıcının siparişini aldığını elektronik iletişim araçlarıyla teyit etmeyen ve alıcıya, sipariş verilmeden önce veri giriş hatalarını belirleyebilmesi ve düzeltebilmesi için uygun, etkili teknik araçları sunmayan hizmet sağlayıcıya 1000 lira ile 10 bin lira arasında idari para cezası verilecek. İletide, göndericinin tanınmasını sağlayan bilgiler ile telefon, faks, kısa mesaj numarası ve elektronik posta adresine yer vermeyen ile iletinin konusu, amacı ve başkası adına yapılması halinde kimin adına yapıldığına ilişkin bilgilere yer vermeyen hizmet sağlayıcılara da aynı cezaya çarptırılacak.

İndirim ve hediye gibi promosyon amaçlı yarışma veya oyunların niteliklerini açıkça belirtmeyen, ret bildiriminin elektronik iletişim araçlarıyla kolay ve ücretsiz olarak iletilmesini sağlamayan, gönderdiği iletide buna ilişkin gerekli bilgileri sunmayan ile talebin alıcıya ulaşmasının ardından 3 iş günü içinde elektronik ileti göndermeyi durdurmayan hizmet sağlayıcıya 2 bin lira ile 15 bin lira arasında idari para cezası verilecek.

Bakanlıkça görevlendirilen denetim elemanlarına istenilen bilgi, belge ve defter ile elektronik kayıtları vermeyenlere de 2 bin liradan 5 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak.

Ticari elektronik iletileri alıcılara önceden onaylarını almadan birden fazla gönderen hizmet sağlayıcılara ise 10 bin liradan 50 bin liraya kadar idari para cezaları verilecek.

İşletmeciler; kendi sundukları hizmetlere ilişkin olarak abone ve kullanıcılarla, önceden izinleri alınmaksızın otomatik arama makineleri, fakslar, elektronik posta, kısa mesaj gibi elektronik haberleşme vasıtalarının kullanılması suretiyle doğrudan pazarlama veya cinsel içerik iletimi gibi maksatlarla istek dışı haberleşme yapamayacak. İşletmeler, siyasi propaganda faaliyetinde de bulunamayacak.

Tasarının kabul edilmesinin ardından, TBMM Başkanvekili Meral Akşener, 4 Kasım Salı günü saat 15.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.