2012-01-25 - 13:37
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Aden Körfezi'nde görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurlarının görev süresini 1 yıl daha uzatan Başbakanlık Tezkeresi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.
Genel Kurulda, üç milletvekili gündemdışı söz aldı.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdulkerim Gök, GAP'taki gelişmeler hakkında gündemdışı yaptığı konuşmada, GAP'ı, ''son yüzyıla damgasını vuracak önemli bir proje'' olarak tanımladı. Gök, GAP tamamlandığında, özellikle Şanlıurfa'da istihdamda önemli ilerlemenin sağlanacağını ifade etti.
GAP'ın, Türk mühendislerine büyük deneyim kattığını belirten Gök, GAP'taki deneyim ve başarının, DAP, KOP gibi projelere de yansıyacağını dile getirdi.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, gündemdışı konuşmada, 12 yıl önce eski HADEP Silopi ilçe başkanı ve bir ilçe yöneticisinin, jandarma karakolunda gözaltına alındığını ve halen kayıp olduğunu söyledi. Kaplan, ''Jandarma Alay Komutanı olarak orada görev yapan Levent Ersöz ismi, kayıpların baş sorumlusu olarak ortaya çıkıyor. Hükümete sesleniyorum; 12 yıldır tutuklu olan Ersöz'e, özel savcılarınız gitsin sorgu yapsın, hesabını sorsun'' dedi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, gündemdışı konuşmasında, seçim bölgesinin sorunlarını dile getirdi. Dedeoğlu, Kahramanmaraş'ın, sağlık ve eğitim alanlarında son sıralarda yer aldığını, bir çok mahallede okul olmadığını, konteyner okullar bulunduğunu, üniversitenin o tarihte kurulan üniversitelere göre çok daha geride kaldığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, Aden Körfezi ve Somali açıklarında görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının görev süresinin 1 yıl daha uzatılmasını öngören Başbakanlık Tezkeresi görüşülüyor.
CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Azerbaycan-Karabağ boyutu düşünülmeden yapılan ''Ermeni açılımında kaya bindirildiğini'' savundu.
''Ermeni açılımının siyasi fiyaskoyla Diaspora'yı destekleyecek şekilde sonuçlandığını'' öne süren Çıray, ''Bundan yararlanacak Sarkozy için altın tepside sunulmuş bir fırsat oldu. Bizi bu noktaya getiren politikalardan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve hükümet doğrudan sorumludur'' dedi.
Fransa'da kabul edilen teklifin Anayasa Mahkemesine götürülmesi sürecinin desteklenmesi gerektiğini ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın buna yönelik dün açıklamasının olduğunu anımsatan Çıray, ''CHP'yi Anayasa Mahkemesine gittiği için suçlayacaksın, iki grup başkanvekiline ceza verilmesine ses çıkarmayacaksın sonra kalkıp Fransa Anayasa Mahkemesinden medet umacaksın'' diye konuştu.
Davutoğlu'nun ''Başbakan olmak istediğini ancak bakanlıktan alınması gerektiğini'' söyleyen Çıray, ''Davutoğlu'nun politikaları kabustur'' dedi.
Çıray, ''Başbakan, bu olaylar olmadan önce Fransa-Almanya ortak yapımı uçak almıştı. Bilgiler yanlış değilse, 200 milyon dolara alınmıştı. Aldığım bilgiler doğruysa, bu uçağın VIP donanımı 50 milyon dolara yapılıyor. Başbakan mümkünse bu uçağı geri iade etsin ya da parayı yakalım kullanmasın'' diye konuştu.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, bazı medyada Azerbaycan aleyhine yayınların çoğaldığını belirterek, Ermeni protokollerinin gündeme gelmesi için hazırlık yapıldığını savundu.
Oğan, tezkere ile ilgili hükümet yetkililerinin bilgi vermesi gerektiğini söyleyerek, ''Orada neler yapıldı, hangi başarılara imza atıldı, bunların anlatılması gerekirdi'' dedi.
16 aydır korsanların elinde bulunan vatandaşların geçen günlerde serbest bırakıldığını anımsatan Oğan, ''Gürcistan basınına baktığımız zaman bu serbest bırakılmanın ardında korsanlarla pazarlığın, korsanlara ödenen ciddi bir paranın olduğunu görüyoruz. Vatandaşımızı kurtarmak için korsanlara rüşvet vereceksek, pazarlık yapacaksak, o zaman tezkerenin ne anlamı var-'' diye konuştu.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, ''İçerde bulunan kemiklerin hesabını veremeyenlerin Somali'de ne işi var-'' diye sordu.
Tezkereye yönelik eleştiriler dile getiren Kaplan, ''Siz kendi vatandaşınızın can güvenliğini sağlanmadan Aden Körfezinde hiç bir can güvenliği sağlayamazsınız'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal sataşmadan söz alarak, ''Bekleriz ki bu hiddeti, bölgedeki sorunların çözümü konusunda da aynı heyecanla ortaya koysun. Ama iş elini taşın altına koymaya geldiğinde bu arkadaşları arazide göremezsiniz. BDP'yi siyasi iradelerine sahip çıkmaya ve bu iradelerini Meclise taşımaya davet ediyorum'' şeklinde konuştu.
AK Parti Aksaray Milletvekili Ruhi Açıkgöz, deniz korsanlığının, pek çok ülkeyi tehdit ettiğini dile getirdi. Açıkgöz, Somali'deki açlık, sefalet, yoksulluğun, suç örgütlerine zemin hazırladığını söyledi.
Deniz haydutluğu, korsanlık, silahlı soygun eylemlerinin, uluslararası güvenlik sorunu olarak uluslararası gündemin ön sıralarında yer almaya devam ettiğini belirten Açıkgöz, bu eylemlerin aynı zamanda seyahat özgürlüğünü kesintiye uğrattığını, uluslararası ticareti olumsuz etkilediğini, Somali ile diğer Afrika ülkelerine yapılan insani yardımların deniz yoluyla ulaştırılmasını engellediğini anlattı.
Açıkgöz, 2006'tan bu yana dünya denizlerinde, ticaret gemilerine yönelik haydutluk faaliyetlerinin devam ettiğini dile getirerek, Aden Körfezi'nin coğrafi konumu nedeniyle özellikle bu bölgedeki saldırıların, dünya ticaretinde daha tahrip edici etkiler yarattığını vurguladı. Açıkgöz, hiçbir ülkenin, tek başına bu sorunlarla baş edemeyeceğini belirterek, Türkiye'nin, deniz haydutluğu, korsanlık ve silahlı soygun eylemlerine karşı, uluslararası işbirliğinin geliştirilmesine önem verdiğine işaret etti.
TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Başbakanlık Tezkeresiyle, Aden Körfezi ve Somali açıklarında görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının görev süresi, 1 yıl daha uzatıldı.
Genel Kurulda kabul edilen tezkere, bölgede görev yapan Deniz Kuvvetlerine ait görev gücünün süresini, 10 Şubat 2012'den itibaren 1 yıl uzatıyor.
Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde meydana gelen korsanlık-deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri hakkında 2008'de kabul edilen BM Güvenlik Konseyi kararları ve TBMM'nin 10 Şubat 2009 tarihli kararıyla 1 yıl için izin verildiği hatırlatılan tezkerede, şu görüşlere yer verildi:
''TSK deniz unsurlarının söz konusu bölgelerde konuşlandırılması suretiyle, bölgede seyreden Türk bayraklı ve Türkiye bağlantılı ticari gemilerin emniyetinin etkin şekilde muhafazası ve korsanlık-deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemlerine karşı uluslararası toplumca yürütülen müşterek mücadele harekatına aktif katılımda bulunulması sağlanarak, bu alanda BM sistemi içinde ve bölgesel ölçekte oynadığımız rolün ve görünürlüğümüzün pekiştirilmesi temin edilmiştir.''
TSK deniz unsurlarının bölgede görev yapmasına izin veren TBMM kararının süresinin son olarak 7 Şubat 2011'de uzatıldığı hatırlatılan tezkerede, bu sürenin 10 Şubat 2012'de sona ereceği ifade edildi.
BM Güvenlik Konseyi'nin bölgeyle ilgili kararının süresinin son olarak 22 Kasım 2011 tarihinde 1 yıl uzatıldığı bildirilen tezkerede, ''Bu kapsamda, TSK deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görevlendirilmesi için Hükümete verilen 1 yıllık izin süresinin, 10 Şubat 2012 tarihinden itibaren 1 yıl daha uzatılmasını Anayasa'nın 92. maddesi uyarınca arz ederim'' denildi.
(13:37)
Genel Kurulda, üç milletvekili gündemdışı söz aldı.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdulkerim Gök, GAP'taki gelişmeler hakkında gündemdışı yaptığı konuşmada, GAP'ı, ''son yüzyıla damgasını vuracak önemli bir proje'' olarak tanımladı. Gök, GAP tamamlandığında, özellikle Şanlıurfa'da istihdamda önemli ilerlemenin sağlanacağını ifade etti.
GAP'ın, Türk mühendislerine büyük deneyim kattığını belirten Gök, GAP'taki deneyim ve başarının, DAP, KOP gibi projelere de yansıyacağını dile getirdi.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, gündemdışı konuşmada, 12 yıl önce eski HADEP Silopi ilçe başkanı ve bir ilçe yöneticisinin, jandarma karakolunda gözaltına alındığını ve halen kayıp olduğunu söyledi. Kaplan, ''Jandarma Alay Komutanı olarak orada görev yapan Levent Ersöz ismi, kayıpların baş sorumlusu olarak ortaya çıkıyor. Hükümete sesleniyorum; 12 yıldır tutuklu olan Ersöz'e, özel savcılarınız gitsin sorgu yapsın, hesabını sorsun'' dedi.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, gündemdışı konuşmasında, seçim bölgesinin sorunlarını dile getirdi. Dedeoğlu, Kahramanmaraş'ın, sağlık ve eğitim alanlarında son sıralarda yer aldığını, bir çok mahallede okul olmadığını, konteyner okullar bulunduğunu, üniversitenin o tarihte kurulan üniversitelere göre çok daha geride kaldığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, Aden Körfezi ve Somali açıklarında görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının görev süresinin 1 yıl daha uzatılmasını öngören Başbakanlık Tezkeresi görüşülüyor.
CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Azerbaycan-Karabağ boyutu düşünülmeden yapılan ''Ermeni açılımında kaya bindirildiğini'' savundu.
''Ermeni açılımının siyasi fiyaskoyla Diaspora'yı destekleyecek şekilde sonuçlandığını'' öne süren Çıray, ''Bundan yararlanacak Sarkozy için altın tepside sunulmuş bir fırsat oldu. Bizi bu noktaya getiren politikalardan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve hükümet doğrudan sorumludur'' dedi.
Fransa'da kabul edilen teklifin Anayasa Mahkemesine götürülmesi sürecinin desteklenmesi gerektiğini ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın buna yönelik dün açıklamasının olduğunu anımsatan Çıray, ''CHP'yi Anayasa Mahkemesine gittiği için suçlayacaksın, iki grup başkanvekiline ceza verilmesine ses çıkarmayacaksın sonra kalkıp Fransa Anayasa Mahkemesinden medet umacaksın'' diye konuştu.
Davutoğlu'nun ''Başbakan olmak istediğini ancak bakanlıktan alınması gerektiğini'' söyleyen Çıray, ''Davutoğlu'nun politikaları kabustur'' dedi.
Çıray, ''Başbakan, bu olaylar olmadan önce Fransa-Almanya ortak yapımı uçak almıştı. Bilgiler yanlış değilse, 200 milyon dolara alınmıştı. Aldığım bilgiler doğruysa, bu uçağın VIP donanımı 50 milyon dolara yapılıyor. Başbakan mümkünse bu uçağı geri iade etsin ya da parayı yakalım kullanmasın'' diye konuştu.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, bazı medyada Azerbaycan aleyhine yayınların çoğaldığını belirterek, Ermeni protokollerinin gündeme gelmesi için hazırlık yapıldığını savundu.
Oğan, tezkere ile ilgili hükümet yetkililerinin bilgi vermesi gerektiğini söyleyerek, ''Orada neler yapıldı, hangi başarılara imza atıldı, bunların anlatılması gerekirdi'' dedi.
16 aydır korsanların elinde bulunan vatandaşların geçen günlerde serbest bırakıldığını anımsatan Oğan, ''Gürcistan basınına baktığımız zaman bu serbest bırakılmanın ardında korsanlarla pazarlığın, korsanlara ödenen ciddi bir paranın olduğunu görüyoruz. Vatandaşımızı kurtarmak için korsanlara rüşvet vereceksek, pazarlık yapacaksak, o zaman tezkerenin ne anlamı var-'' diye konuştu.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, ''İçerde bulunan kemiklerin hesabını veremeyenlerin Somali'de ne işi var-'' diye sordu.
Tezkereye yönelik eleştiriler dile getiren Kaplan, ''Siz kendi vatandaşınızın can güvenliğini sağlanmadan Aden Körfezinde hiç bir can güvenliği sağlayamazsınız'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal sataşmadan söz alarak, ''Bekleriz ki bu hiddeti, bölgedeki sorunların çözümü konusunda da aynı heyecanla ortaya koysun. Ama iş elini taşın altına koymaya geldiğinde bu arkadaşları arazide göremezsiniz. BDP'yi siyasi iradelerine sahip çıkmaya ve bu iradelerini Meclise taşımaya davet ediyorum'' şeklinde konuştu.
AK Parti Aksaray Milletvekili Ruhi Açıkgöz, deniz korsanlığının, pek çok ülkeyi tehdit ettiğini dile getirdi. Açıkgöz, Somali'deki açlık, sefalet, yoksulluğun, suç örgütlerine zemin hazırladığını söyledi.
Deniz haydutluğu, korsanlık, silahlı soygun eylemlerinin, uluslararası güvenlik sorunu olarak uluslararası gündemin ön sıralarında yer almaya devam ettiğini belirten Açıkgöz, bu eylemlerin aynı zamanda seyahat özgürlüğünü kesintiye uğrattığını, uluslararası ticareti olumsuz etkilediğini, Somali ile diğer Afrika ülkelerine yapılan insani yardımların deniz yoluyla ulaştırılmasını engellediğini anlattı.
Açıkgöz, 2006'tan bu yana dünya denizlerinde, ticaret gemilerine yönelik haydutluk faaliyetlerinin devam ettiğini dile getirerek, Aden Körfezi'nin coğrafi konumu nedeniyle özellikle bu bölgedeki saldırıların, dünya ticaretinde daha tahrip edici etkiler yarattığını vurguladı. Açıkgöz, hiçbir ülkenin, tek başına bu sorunlarla baş edemeyeceğini belirterek, Türkiye'nin, deniz haydutluğu, korsanlık ve silahlı soygun eylemlerine karşı, uluslararası işbirliğinin geliştirilmesine önem verdiğine işaret etti.
TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Başbakanlık Tezkeresiyle, Aden Körfezi ve Somali açıklarında görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının görev süresi, 1 yıl daha uzatıldı.
Genel Kurulda kabul edilen tezkere, bölgede görev yapan Deniz Kuvvetlerine ait görev gücünün süresini, 10 Şubat 2012'den itibaren 1 yıl uzatıyor.
Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde meydana gelen korsanlık-deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri hakkında 2008'de kabul edilen BM Güvenlik Konseyi kararları ve TBMM'nin 10 Şubat 2009 tarihli kararıyla 1 yıl için izin verildiği hatırlatılan tezkerede, şu görüşlere yer verildi:
''TSK deniz unsurlarının söz konusu bölgelerde konuşlandırılması suretiyle, bölgede seyreden Türk bayraklı ve Türkiye bağlantılı ticari gemilerin emniyetinin etkin şekilde muhafazası ve korsanlık-deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemlerine karşı uluslararası toplumca yürütülen müşterek mücadele harekatına aktif katılımda bulunulması sağlanarak, bu alanda BM sistemi içinde ve bölgesel ölçekte oynadığımız rolün ve görünürlüğümüzün pekiştirilmesi temin edilmiştir.''
TSK deniz unsurlarının bölgede görev yapmasına izin veren TBMM kararının süresinin son olarak 7 Şubat 2011'de uzatıldığı hatırlatılan tezkerede, bu sürenin 10 Şubat 2012'de sona ereceği ifade edildi.
BM Güvenlik Konseyi'nin bölgeyle ilgili kararının süresinin son olarak 22 Kasım 2011 tarihinde 1 yıl uzatıldığı bildirilen tezkerede, ''Bu kapsamda, TSK deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali karasuları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görevlendirilmesi için Hükümete verilen 1 yıllık izin süresinin, 10 Şubat 2012 tarihinden itibaren 1 yıl daha uzatılmasını Anayasa'nın 92. maddesi uyarınca arz ederim'' denildi.
(13:37)
