2014-07-19 - 17:37
TBMM Genel Kurulu, Sadık Yakut başkanlığında toplandı. "Torba Tasarı" görüşmeleri devam ediyor. Temel kanun olarak görüşülen, İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın, 1-25 maddeleri kapsayan birinci bölümü kabul edildi.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, "Üstün cesaret ödülünü veren ne İsrail Hükümeti'dir ne de İsrail Devleti'dir. Bu ödülü Amerika'daki bir Musevi komitesi verdi, Sayın Başbakanımızın barışa olan katkılarından dolayı. Biz İsrail Hükümeti'nin yanlış politikalarını, terör uygulamalarını eleştiriyoruz. Musevi vatandaşları değil. Sapla samanı karıştırmamak lazım" dedi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplanan Meclis Genel Kurulu'nda, MHP'nin, üniversite mezunu işsizlerin sorunları ile ilgili araştırma önergesinin görüşülmesine ilişkin grup önerisi ele alındı.
Partisinin önerisi üzerine söz alan MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, ülkede artan huzursuzluğun nedeninin, genç işsizlerin sayısının giderek artmasından kaynaklandığını belirtti. Genel işsizlik oranında özellikle üniversite mezunu işsizlerin oranının yükseldiğini kaydeden Işık, hükümetin istihdam politikasında başarı sağlayamadığını öne sürdü. Alim Işık, genç işsizlerin sayısının azaltılması için yatırımların teşvik edilmesinin de önemli olduğuna dikkati çekti.
AK Parti Bilecik Milletvekili Fahrettin Poyraz, partisinin iktidarı döneminde üniversite ve üniversite öğrencisi sayısının arttığını, sorunu irdelerken bu artışın gözardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Poyraz, Türkiye'deki genç nüfusun, bir çok Avrupa ülkesinin genel nüfusundan fazla olduğunu vurguladı. AK Parti iktidarı döneminde üniversite mezunlarının istihdamında artış sağlandığını anlatan Poyraz, bunda, hükümetin yatırımlara yönelik teşvik politikasının da önemli fayda sağladığını kaydetti.
CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, Türkiye'de hukuk fakültelerinden mezun olan 7 bin kişinin işsiz olduğunu, dünyanın hiçbir ülkesinde bunun örneğine rastlanamayacağını belirtti. Diğer bazı üniversitelerden de aynı yönde örnekler veren Özcan, buna rağmen hükümetin hızlı bir şekilde üniversite açmaya devam ettiğini söyledi. Özcan, üniversite açarken, gençlerin iş bulabilecekleri alanların dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Özcan ayrıca, hükümetin "terörist devlet" dediği İsrail'e, Gazze'ye saldırılar devam ederken ucuz akaryakıt pazarladığını iddia etti. Tanju Özcan, Gazze'de insanların öldürülmesinden AK Parti hükümetinin de sorumlu olduğunu ileri sürdü.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ise "Bizim ne yaptığımızı Türkiye de dünya da biliyor. Siz kafanızı kuma gömdüyseniz bunu bilemem. Türkiye her zaman Filistin'in yanındadır. Gazze'deki abluka kaldırılmadığı için Türkiye'nin İsrail ile ilişkileri minimum düzeydedir" dedi.
MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi. Genel Kurul'da daha sonra CHP'nin İsrail'in Mavi Marmara Gemisi'ne saldırısına ilişkin grup önerisi görüşüldü.
Öneri üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, hükümetin İsrail ile ilgili politikasını eleştirirken, şu soruları yöneltti:
"İsrail'in NATO tatbikatlarına vetosunu hangi hükümet kaldırdı? OECD üyeliğine vetoyu kim kaldırdı, hangi hükümet kaldırdı? Danimarka'da uçaktan indiğinde, İsrail daha özür dilemeden 'Siyonizm konusunda yanlış anlaşıldım.' kim dedi? 'İsrail'de nükleer silah var mı?' diye yapılan oylamada çekimser hangi ülke kaldı? Çekimser kalan ülkenin Başbakanı kimdi? Amerika Birleşik Devletleri'nde Yahudi lobilerinden Davut Yıldızı'nı alan dünyadaki tek Müslüman kim? Kürecik kimi koruyor? Kürecik İsrail'e hizmet ediyor mu? Türkiye, İsrail uçaklarına yakıt sağlayan bir ülke midir?"
Dış politikayı da eleştiren, İsrail ile gizli anlaşmalar yapıldığını ileri süren İnce, "Türk dışişleri politikasında sizin 'monşer' dediklerinizin hiçbiri bu duruma düşmedi, siz düştünüz. O 'monşer' diye küçümsedikleriniz Türkiye'yi hiçbir zaman bu duruma düşürmemişti" dedi.
AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan, İnce'nin, verilen önergeyle ilgili konuşmadığını bu nedenle sorularına yanıt vermeyeceğini ifade etti. Aslan, konuşmasının sürdürürken, kendisine laf attığını söylediği CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören'e, "Ben nereye bakacağımı sana, size soracak değilim" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda okunan ortak bildiriyle Meclis'in, İsrail'in Gazze'ye uyguladığı zulme ilişkin duyarlılığını ortaya koyduğunu belirten Aslan, bu duyarlılığı sulandıracak, hafifletecek konuşmalardan kaçınılması gerektiğini söyledi.
Söz alan Hasan Ören ise "Sayın Aslan, bu mübarek günlerde pek kürsüyü kullanmayın, ne zaman kullansanız vukuat çıkıyor. Geçen ramazan da bu mübarek günde bu kürsüyü kullanmışsınız, bir şeyler yapmışsınız bayanların neresine bakılacağıyla ilgili. Doğrudur, yanlıştır gazetelerde bir çok şey gördük" dedi. AK Parti milletvekilleri, Ören'e tepki gösterdi.
Yeniden söz alan Zeyid Aslan, "Aslında tekrar söz almak istemiyordum ama ben Sayın Ören'in bu kadar aşağılaşabileceğini düşünmemiştim. Bu kadar alçalabileceğini de düşünmemiştim" ifadesini kullandı.
Ören ise Aslan'ın sözlerini iade ettiğini söyledi.
MHP Grup Başakanvekili Yusuf Halaçoğlu, AK Parti iktidarının, 'monşer' diyerek, Türkiye'nin dış politikadaki bütün birikimlerini bir kenara attığını savundu.
Hükümetin, IŞİD'e yönelik tavrını eleştiren Halaçoğlu, "IŞİD'e 'Siz ne biçim Müslamansızın?' diyemiyorsunuz. İnsanların kafasını kesen bu insanlara 'terörist' diyemiyorsunuz. Musul'da kaç gündür tutsak bulunan vatandaşlarımız için sesinizi çıkaramıyorsunuz. IŞİD şu an Musul Konsolosluğumuzu, yani topraklarımızı üs haline getirmiş, ses çıkaramıyorsunuz" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, konuşmalarda kullanılan dilin İsrail'in yaptığını haklı çıkarır tarzda bir ifadeye yol açmamasına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Muharrem İnce'nin yönelttiği soruların, ispatlanmadan ortaya atıldığını belirten Aydın, İnce'nin, NATO tatbikatında İsrail vetosunu kimin kaldırdığına ilişkin sorusunu anımsatarak, "Bu koskoca bir yalan. NATO tatbikatında İsrail vetosu kalkmış değil ki" dedi.
Üstün cesaret ödülüne ilişkin eleştirileri de yanıtlayan Aydın, "Bunu veren ne İsrail Hükümeti'dir ne de İsrail Devletidir. Bizim Museviler'e karşı kesinlikle bir yanlış algımız olamaz. Bu üstün cesaret ödülünü Amerika'daki bir Musevi komitesi verdi. Sayın Başbakanımızın barışa olan katkılarından dolayı verdi. Biz İsrail Hükümeti'nin yanlış politikalarını, terör uygulamalarını eleştiriyoruz. Musevi vatandaşları değil. Sapla samanı karıştırmamak lazım" diye konuştu.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi. Genel Kurul'da, İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde görüşmelere geçildi.
İşkolu barajını yüzde 1'e sabitleyen önerge, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, bu düzenlemeyi, 2 yıl sonra işkolu barajının yüzde 2'ye, 3- 4 yıl sonra yüzde 3'e çıkmaması ve bunun yüzde 1'de sabitlenmesi için getirdiklerini söyledi.
Çelik, TBMM Genel Kurulu'nda İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında madde ihdasına ilişkin söz aldı.
Bu konuda AK Parti Grubu olarak çoğunluk sağladıklarını, ancak muhalefetin bu konuda bir desteğinin olmadığını belirten Çelik, "Bütün grup başkanvekillerini ziyaret ettim. Birebir görüşmelerde olumlu yaklaşmalarına rağmen çoğunluğu AK Parti Grubu'ndaki Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi arkadaşlarımızla sağladık" dedi.
Maddenin içeriğine değinen Çelik, uzunca yıllar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevini yerine getirmeye çalıştığını, bu sürede diyaloğu esas aldığını söyledi.
AB süreciyle ilgili olarak 19. fasılda son derece önemli, kritik bir noktaya gelindiğini ifade eden Çelik, hem AB süreciyle,19. fasılla ilgili hem de sosyal taraflarla, sendikalarla ilgili diyalog ve çözüme dönük olması konusuna hassasiyetle eğilmiş olduklarını kaydetti.
Daha önce işkolu barajının yüzde 10 olduğunu anımsatan Çelik, şöyle devam etti:
"Türkiye'de bir sendikanın herhangi bir işkolunda yüzde 10 üyeye ulaşamadığı zaman işkolu barajını aşamamış oluyordu. Bunu daha önce sendika kanunu değiştirirken, yeniden yaparken yüzde 1'e indirdik. Ama bu yüzde 1 geçişli bir yüzde 1'di. 2016'ya kadar yüzde 1, 2016'dan 2018'e kadar yüzde 2, 2018'den sonra da yüzde 3'te sabitlenen bir işkolu barajı sözkonusuydu. Bu akla, mantığa çok uygun bir düzenleme değildi. Ama sosyal taraflarla, işçi, işverenle bu yasanın acilen çıkması gerektiği için uzlaşabildiğimiz nokta bu şekildeydi. Şimdi ne yapıyoruz? Getirdiğimiz düzenlemede diyoruz ki 2 yıl sonra işkolu barajı yüzde 2'ye çıkmasın, 3, 4 yıl sonra işkolu barajı yüzde 3'e çıkmasın ve bunu yüzde 1 olarak bugünden itibaren sabitleyelim diye bu düzenlemeyi huzurlarınıza getirmiş bulunuyoruz."
Çelik, bu konuşmayı yapmadan sendika temsilcileriyle görüştüğünü ve 3 konfederasyonun yüzde 1'de mutabık olduğunu, altına da imza attıklarını belirtti. Çelik, şunları söyledi:
"Yüzde 0 olsun, yüzde 0.5 olsun. Bu talepler saygıdeğer ama bir mutabakat söz konusu, yüzde 1 olması gerektiği konusunda mutabakat var. Ben sizlere bunu takdim ettim, 'doğru' dediniz. Ama gördük ki söylenen ile yapılan çok farklı. Örgütlenmenin önünü açmak burada sağlıklı yapılan sendikaların geleceğiyle ilgili bir düzenlemeye çıkıp muhalefet etmek değil. Bunu görüp, buna destek vermektir. Ama gördüm ki dışarıda sendikacılarla başka bir şey konuşup, içeride kürsüye gelip başka bir şey konuşan arkadaşlar ne yazık ki görmekten ve kökeni itibariyle sendikacılıktan gelmelerinden dolayı üzüntümü burada belirtmek istiyorum. Son derece yanlış bir bakış açısı.
Şimdi bunun arkasından bir maddenin daha ihdası gerekiyordu. 2009 yılında yüzde 10 barajı vardı yüzde 1'e indiriyoruz şimdi bu maddeyle. Buna rağmen barajı aşamayan sendikaları acaba yaşatma konusunda yeni bir imkan sağlayabilir miyiz diye. Ama bu imkanı göremediğimiz için buradan sendikacılara sesleniyorum, o iyi niyet burada olmadığı için ne yazık ki o maddenin burada ihdasıyla ilgili bir önergeyi getiremiyoruz."
CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi de "Sayın Bakan benim burada başka, dışarıda başka yaklaşımını yaşamımda hiç görmemiştir. Ama bugün nedense kızıyor, hırsını bizden çıkarıyor" dedi.
Çelebi, bu konunun 1, 1.5 yıl sonra işkolu barajının binde 5'e düşürülmesi için yeniden parlamentonun gündemine geleceğini iddia etti.
Tasarıya ihdas edilen maddeyle Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmeleri Kanunu'nun ilgili maddelerinde değişiklik yapılarak, işkolu barajı yüzde 1'de sabitlendi.
Tasarının görüşmelerinde, "Uluslararası denizyolu ve havayolu taşımacılığı yapan araçların seyrüsefer hallerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uygulanmayacağı" yönündeki hükümde, AK Parti'nin kabul edilen değişiklik önergesiyle "havayolu" ibaresi çıkarıldı. Böylece, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun uygulanmayacağı durumlar, uluslararası denizyolu taşımacılığı yapan araçların seyrüsefer halleri ile sınırlandırıldı.
Önergenin gerekçesinde, söz konusu kanunun uygulanmasında, kendine özgü çalışma koşulları ve özel durumları nedeniyle deniz taşımacılığında sıkıntılar oluşabileceği, ancak hava taşımacılığında sefer sürelerinin kısa ve araçlara kolay ulaşılabilir olması nedeniyle, kanunun uygulamasında herhangi bir sorun yaşanmayacağının gözlendiği belirtildi.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na göre, kurulu bulunduğu işkolunda en az yüzde 1 üye şartı, Ekonomik ve Sosyal Konsey'e üye konfederasyonlara üye olmayan işçi sendikaları için yüzde 3 olarak uygulanacak.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden torba tasarıda, işkolu barajını yüzde 1'e sabitleyen madde ihdasının kabul edilmesinin ardından, sendikaların üye şartına ilişkin oranları içeren maddede, AK Parti'nin kabul edilen önergesiyle değişiklik yapıldı.
"Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na göre, kurulu bulunduğu işkolunda en az yüzde 3 üye şartı, Ekonomik ve Sosyal Konseye üye konfederasyonlara bağlı işçi sendikaları için yüzde 1 olarak uygulanacak" hükmü, "Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na göre, kurulu bulunduğu işkolunda en az yüzde 1 üye şartı, Ekonomik ve Sosyal Konsey'e üye konfederasyonlara üye olmayan işçi sendikaları için yüzde 3 olarak uygulanacak" şeklinde değiştirildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplanan Meclis Genel Kurulu'nda, MHP'nin, üniversite mezunu işsizlerin sorunları ile ilgili araştırma önergesinin görüşülmesine ilişkin grup önerisi ele alındı.
Partisinin önerisi üzerine söz alan MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, ülkede artan huzursuzluğun nedeninin, genç işsizlerin sayısının giderek artmasından kaynaklandığını belirtti. Genel işsizlik oranında özellikle üniversite mezunu işsizlerin oranının yükseldiğini kaydeden Işık, hükümetin istihdam politikasında başarı sağlayamadığını öne sürdü. Alim Işık, genç işsizlerin sayısının azaltılması için yatırımların teşvik edilmesinin de önemli olduğuna dikkati çekti.
AK Parti Bilecik Milletvekili Fahrettin Poyraz, partisinin iktidarı döneminde üniversite ve üniversite öğrencisi sayısının arttığını, sorunu irdelerken bu artışın gözardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Poyraz, Türkiye'deki genç nüfusun, bir çok Avrupa ülkesinin genel nüfusundan fazla olduğunu vurguladı. AK Parti iktidarı döneminde üniversite mezunlarının istihdamında artış sağlandığını anlatan Poyraz, bunda, hükümetin yatırımlara yönelik teşvik politikasının da önemli fayda sağladığını kaydetti.
CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, Türkiye'de hukuk fakültelerinden mezun olan 7 bin kişinin işsiz olduğunu, dünyanın hiçbir ülkesinde bunun örneğine rastlanamayacağını belirtti. Diğer bazı üniversitelerden de aynı yönde örnekler veren Özcan, buna rağmen hükümetin hızlı bir şekilde üniversite açmaya devam ettiğini söyledi. Özcan, üniversite açarken, gençlerin iş bulabilecekleri alanların dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Özcan ayrıca, hükümetin "terörist devlet" dediği İsrail'e, Gazze'ye saldırılar devam ederken ucuz akaryakıt pazarladığını iddia etti. Tanju Özcan, Gazze'de insanların öldürülmesinden AK Parti hükümetinin de sorumlu olduğunu ileri sürdü.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ise "Bizim ne yaptığımızı Türkiye de dünya da biliyor. Siz kafanızı kuma gömdüyseniz bunu bilemem. Türkiye her zaman Filistin'in yanındadır. Gazze'deki abluka kaldırılmadığı için Türkiye'nin İsrail ile ilişkileri minimum düzeydedir" dedi.
MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi. Genel Kurul'da daha sonra CHP'nin İsrail'in Mavi Marmara Gemisi'ne saldırısına ilişkin grup önerisi görüşüldü.
Öneri üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, hükümetin İsrail ile ilgili politikasını eleştirirken, şu soruları yöneltti:
"İsrail'in NATO tatbikatlarına vetosunu hangi hükümet kaldırdı? OECD üyeliğine vetoyu kim kaldırdı, hangi hükümet kaldırdı? Danimarka'da uçaktan indiğinde, İsrail daha özür dilemeden 'Siyonizm konusunda yanlış anlaşıldım.' kim dedi? 'İsrail'de nükleer silah var mı?' diye yapılan oylamada çekimser hangi ülke kaldı? Çekimser kalan ülkenin Başbakanı kimdi? Amerika Birleşik Devletleri'nde Yahudi lobilerinden Davut Yıldızı'nı alan dünyadaki tek Müslüman kim? Kürecik kimi koruyor? Kürecik İsrail'e hizmet ediyor mu? Türkiye, İsrail uçaklarına yakıt sağlayan bir ülke midir?"
Dış politikayı da eleştiren, İsrail ile gizli anlaşmalar yapıldığını ileri süren İnce, "Türk dışişleri politikasında sizin 'monşer' dediklerinizin hiçbiri bu duruma düşmedi, siz düştünüz. O 'monşer' diye küçümsedikleriniz Türkiye'yi hiçbir zaman bu duruma düşürmemişti" dedi.
AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan, İnce'nin, verilen önergeyle ilgili konuşmadığını bu nedenle sorularına yanıt vermeyeceğini ifade etti. Aslan, konuşmasının sürdürürken, kendisine laf attığını söylediği CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören'e, "Ben nereye bakacağımı sana, size soracak değilim" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda okunan ortak bildiriyle Meclis'in, İsrail'in Gazze'ye uyguladığı zulme ilişkin duyarlılığını ortaya koyduğunu belirten Aslan, bu duyarlılığı sulandıracak, hafifletecek konuşmalardan kaçınılması gerektiğini söyledi.
Söz alan Hasan Ören ise "Sayın Aslan, bu mübarek günlerde pek kürsüyü kullanmayın, ne zaman kullansanız vukuat çıkıyor. Geçen ramazan da bu mübarek günde bu kürsüyü kullanmışsınız, bir şeyler yapmışsınız bayanların neresine bakılacağıyla ilgili. Doğrudur, yanlıştır gazetelerde bir çok şey gördük" dedi. AK Parti milletvekilleri, Ören'e tepki gösterdi.
Yeniden söz alan Zeyid Aslan, "Aslında tekrar söz almak istemiyordum ama ben Sayın Ören'in bu kadar aşağılaşabileceğini düşünmemiştim. Bu kadar alçalabileceğini de düşünmemiştim" ifadesini kullandı.
Ören ise Aslan'ın sözlerini iade ettiğini söyledi.
MHP Grup Başakanvekili Yusuf Halaçoğlu, AK Parti iktidarının, 'monşer' diyerek, Türkiye'nin dış politikadaki bütün birikimlerini bir kenara attığını savundu.
Hükümetin, IŞİD'e yönelik tavrını eleştiren Halaçoğlu, "IŞİD'e 'Siz ne biçim Müslamansızın?' diyemiyorsunuz. İnsanların kafasını kesen bu insanlara 'terörist' diyemiyorsunuz. Musul'da kaç gündür tutsak bulunan vatandaşlarımız için sesinizi çıkaramıyorsunuz. IŞİD şu an Musul Konsolosluğumuzu, yani topraklarımızı üs haline getirmiş, ses çıkaramıyorsunuz" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, konuşmalarda kullanılan dilin İsrail'in yaptığını haklı çıkarır tarzda bir ifadeye yol açmamasına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Muharrem İnce'nin yönelttiği soruların, ispatlanmadan ortaya atıldığını belirten Aydın, İnce'nin, NATO tatbikatında İsrail vetosunu kimin kaldırdığına ilişkin sorusunu anımsatarak, "Bu koskoca bir yalan. NATO tatbikatında İsrail vetosu kalkmış değil ki" dedi.
Üstün cesaret ödülüne ilişkin eleştirileri de yanıtlayan Aydın, "Bunu veren ne İsrail Hükümeti'dir ne de İsrail Devletidir. Bizim Museviler'e karşı kesinlikle bir yanlış algımız olamaz. Bu üstün cesaret ödülünü Amerika'daki bir Musevi komitesi verdi. Sayın Başbakanımızın barışa olan katkılarından dolayı verdi. Biz İsrail Hükümeti'nin yanlış politikalarını, terör uygulamalarını eleştiriyoruz. Musevi vatandaşları değil. Sapla samanı karıştırmamak lazım" diye konuştu.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi. Genel Kurul'da, İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde görüşmelere geçildi.
İşkolu barajını yüzde 1'e sabitleyen önerge, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, bu düzenlemeyi, 2 yıl sonra işkolu barajının yüzde 2'ye, 3- 4 yıl sonra yüzde 3'e çıkmaması ve bunun yüzde 1'de sabitlenmesi için getirdiklerini söyledi.
Çelik, TBMM Genel Kurulu'nda İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri sırasında madde ihdasına ilişkin söz aldı.
Bu konuda AK Parti Grubu olarak çoğunluk sağladıklarını, ancak muhalefetin bu konuda bir desteğinin olmadığını belirten Çelik, "Bütün grup başkanvekillerini ziyaret ettim. Birebir görüşmelerde olumlu yaklaşmalarına rağmen çoğunluğu AK Parti Grubu'ndaki Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi arkadaşlarımızla sağladık" dedi.
Maddenin içeriğine değinen Çelik, uzunca yıllar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevini yerine getirmeye çalıştığını, bu sürede diyaloğu esas aldığını söyledi.
AB süreciyle ilgili olarak 19. fasılda son derece önemli, kritik bir noktaya gelindiğini ifade eden Çelik, hem AB süreciyle,19. fasılla ilgili hem de sosyal taraflarla, sendikalarla ilgili diyalog ve çözüme dönük olması konusuna hassasiyetle eğilmiş olduklarını kaydetti.
Daha önce işkolu barajının yüzde 10 olduğunu anımsatan Çelik, şöyle devam etti:
"Türkiye'de bir sendikanın herhangi bir işkolunda yüzde 10 üyeye ulaşamadığı zaman işkolu barajını aşamamış oluyordu. Bunu daha önce sendika kanunu değiştirirken, yeniden yaparken yüzde 1'e indirdik. Ama bu yüzde 1 geçişli bir yüzde 1'di. 2016'ya kadar yüzde 1, 2016'dan 2018'e kadar yüzde 2, 2018'den sonra da yüzde 3'te sabitlenen bir işkolu barajı sözkonusuydu. Bu akla, mantığa çok uygun bir düzenleme değildi. Ama sosyal taraflarla, işçi, işverenle bu yasanın acilen çıkması gerektiği için uzlaşabildiğimiz nokta bu şekildeydi. Şimdi ne yapıyoruz? Getirdiğimiz düzenlemede diyoruz ki 2 yıl sonra işkolu barajı yüzde 2'ye çıkmasın, 3, 4 yıl sonra işkolu barajı yüzde 3'e çıkmasın ve bunu yüzde 1 olarak bugünden itibaren sabitleyelim diye bu düzenlemeyi huzurlarınıza getirmiş bulunuyoruz."
Çelik, bu konuşmayı yapmadan sendika temsilcileriyle görüştüğünü ve 3 konfederasyonun yüzde 1'de mutabık olduğunu, altına da imza attıklarını belirtti. Çelik, şunları söyledi:
"Yüzde 0 olsun, yüzde 0.5 olsun. Bu talepler saygıdeğer ama bir mutabakat söz konusu, yüzde 1 olması gerektiği konusunda mutabakat var. Ben sizlere bunu takdim ettim, 'doğru' dediniz. Ama gördük ki söylenen ile yapılan çok farklı. Örgütlenmenin önünü açmak burada sağlıklı yapılan sendikaların geleceğiyle ilgili bir düzenlemeye çıkıp muhalefet etmek değil. Bunu görüp, buna destek vermektir. Ama gördüm ki dışarıda sendikacılarla başka bir şey konuşup, içeride kürsüye gelip başka bir şey konuşan arkadaşlar ne yazık ki görmekten ve kökeni itibariyle sendikacılıktan gelmelerinden dolayı üzüntümü burada belirtmek istiyorum. Son derece yanlış bir bakış açısı.
Şimdi bunun arkasından bir maddenin daha ihdası gerekiyordu. 2009 yılında yüzde 10 barajı vardı yüzde 1'e indiriyoruz şimdi bu maddeyle. Buna rağmen barajı aşamayan sendikaları acaba yaşatma konusunda yeni bir imkan sağlayabilir miyiz diye. Ama bu imkanı göremediğimiz için buradan sendikacılara sesleniyorum, o iyi niyet burada olmadığı için ne yazık ki o maddenin burada ihdasıyla ilgili bir önergeyi getiremiyoruz."
CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi de "Sayın Bakan benim burada başka, dışarıda başka yaklaşımını yaşamımda hiç görmemiştir. Ama bugün nedense kızıyor, hırsını bizden çıkarıyor" dedi.
Çelebi, bu konunun 1, 1.5 yıl sonra işkolu barajının binde 5'e düşürülmesi için yeniden parlamentonun gündemine geleceğini iddia etti.
Tasarıya ihdas edilen maddeyle Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmeleri Kanunu'nun ilgili maddelerinde değişiklik yapılarak, işkolu barajı yüzde 1'de sabitlendi.
Tasarının görüşmelerinde, "Uluslararası denizyolu ve havayolu taşımacılığı yapan araçların seyrüsefer hallerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uygulanmayacağı" yönündeki hükümde, AK Parti'nin kabul edilen değişiklik önergesiyle "havayolu" ibaresi çıkarıldı. Böylece, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun uygulanmayacağı durumlar, uluslararası denizyolu taşımacılığı yapan araçların seyrüsefer halleri ile sınırlandırıldı.
Önergenin gerekçesinde, söz konusu kanunun uygulanmasında, kendine özgü çalışma koşulları ve özel durumları nedeniyle deniz taşımacılığında sıkıntılar oluşabileceği, ancak hava taşımacılığında sefer sürelerinin kısa ve araçlara kolay ulaşılabilir olması nedeniyle, kanunun uygulamasında herhangi bir sorun yaşanmayacağının gözlendiği belirtildi.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na göre, kurulu bulunduğu işkolunda en az yüzde 1 üye şartı, Ekonomik ve Sosyal Konsey'e üye konfederasyonlara üye olmayan işçi sendikaları için yüzde 3 olarak uygulanacak.
TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri devam eden torba tasarıda, işkolu barajını yüzde 1'e sabitleyen madde ihdasının kabul edilmesinin ardından, sendikaların üye şartına ilişkin oranları içeren maddede, AK Parti'nin kabul edilen önergesiyle değişiklik yapıldı.
"Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na göre, kurulu bulunduğu işkolunda en az yüzde 3 üye şartı, Ekonomik ve Sosyal Konseye üye konfederasyonlara bağlı işçi sendikaları için yüzde 1 olarak uygulanacak" hükmü, "Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na göre, kurulu bulunduğu işkolunda en az yüzde 1 üye şartı, Ekonomik ve Sosyal Konsey'e üye konfederasyonlara üye olmayan işçi sendikaları için yüzde 3 olarak uygulanacak" şeklinde değiştirildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
