2013-02-21 - 15:14
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. Sağlıkta kamu özel ortaklığını öngören tasarı, Genel Kurul'da kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı.
AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin borçları, CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş Afyonkarahisar Mebusu Ali Çetinkaya'nın vefat yıl dönümü dolayısıyla gündem dışı konuşma yaptı.
MHP Elazığ Milletvekili Enver Erdem ise Karayolları Genel Müdürlüğü'nde taşeron işçi olarak çalışanların, kurumun sürekli personeli oldukları iddiasıyla açtıkları davaları kazandığını anımsattı.
İhalelerin hizmet alımı değil, işçi temin etmekten öte işlem olmadığının tescil edildiğini anlatan Erdem, 9 bin civarında asli hizmet yürüten işçi topluluğunun ortaya çıktığını söyledi. Erdem, sayıları 9 bini bulan bu kapsamdaki taşeron işçilerin, kadrolu işçilere tanınan yasal haklardan yoksun olduğunu ve bu nedenle mağduriyet yaşadığını ifade etti.
Hükümet adına Erdem'e cevap veren Bakan Yıldırım, bazı kurumlardaki taşeron işçi statüsünde çalışanların, asli kadrodakilerle aynı işi yaptıkları ve İş Kanunu'na göre muvazaa olduğu iddiasıyla açtıkları davaları kazandıklarını söyledi.
''Sorun sadece karayollarıyla sınırlı değil'' diyen Yıldırım, bu şekilde bütün kamu idarelerinde 650-700 bin civarında çalışan olduğunu kaydetti.
Bu statüde olan bütün çalışanlara yönelik yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunun altını çizen Yıldırım, ''Yargı kararıyla meydana çıkan durumun çözüme kavuşturulması ve sayıları 700 bini bulan bu şekilde çalışanın durumunun hakkaniyete uygun çözümü için Çalışma Bakanlığı ve ilgili bakanlıklar çalışma yürütüyor. Amacımız, üretilecek çözümün hakkaniyet içinde, davaya konu çalışanlarla kamu arasında çözüm temelinde oluşturulmasıdır'' diye konuştu.
Yıldırım, yargı kararını sadece davayı kazananlar için uygulamanın yetmediğine işaret ederek, bu durumdakilerin tamamının ele alınması gerektiğini ifade etti. Yargı kararının muhakkak yerine getirileceğini belirten Yıldırım, konuyu 2 hafta önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile ele aldıklarını ve Çelik'in koordinasyonunda çalışma başlatıldığını tekrarladı.
Yıldırım, kamuda kadrolu çalışmanın şartlarının da belli olduğunu dile getirerek, ''KPSS ile kamuya girenle girmeyenlerin aynı şekilde değerlendirilmesi başka sakıncaları ortaya çıkaracak. Hem yargı kararına uygun çözüm bulmak hem bundan sonra benzer sorunun yaşanmaması için tedbir bulmak önemli'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin anadilde eğitim, CHP'nin Menderes Havzası'ndaki kirlilikle ilgili araştırma önergelerinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Partisinin grup önerisi üzerine söz alan BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, Türkiye'deki anadil çeşitliliğinin öncelikle Meclis tarafından korunması gerektiğini, çünkü kaybolan her anadilin, bir coğrafyanın, medeniyetin kaybolacağı anlamına geldiğini ifade etti. Anadilde eğitimin bu açıdan önemli olduğunu savunan Kurt, ''Kardeş kanının akmamasını arzuluyorsanız, birlikte yaşamı arzuluyorsanız, bu temel hakka saygı göstermek zorundasınız'' dedi.
Kurt, ''w'' ve ''q'' harflerinin Türkçe alfabede kullanılmasının yasak olduğunu, valiliklere, kaymakamlıklara yazılan bazı dilekçelerin, içeriğinde söz konusu harflerin kullanılması nedeniyle kabul edilmediğini söyledi.
CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, ''Nevruz, 'w' ile yazıldığı için o dilekçeyi reddeden kaymakam ve valiye şunun yapılmasını önerirdim: Hükümet konağının tuvaletindeki 'WC' harflerinin yazıldığı tabelayı alıp valinin masasına koymasını isterdim'' dedi.
Altay, anadilin öğretilmesi ve özgürce kullanılmasını desteklediklerini ancak anadilde eğitimin kabul edilebilir olmadığını söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın politikalarını da eleştiren Altay, Bakan Nabi Avcı'ya, okullarda kılık kıyafet serbestliği konusunda ne yapacağını, ailelerin, Bakanlığın bu konuda atacağı adımı merakla beklediğini söyledi.
AK Parti Muğla Milletvekili Yüksel Özden, ülkedeki herkesin anadilini öğrenmesi ve konuşmasının önündeki engelleri AK Parti iktidarının kaldırdığını belirtti. Özden, anadilde eğitim önerisini desteklemediklerini, bunun ayrışmaya neden olacağını dile getirdi.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, BDP'li Kurt'un konuşmasına tepki gösterdi. Uzunırmak, Kurt'un, ''Kardeş kanının akmamasını arzuluyorsanız bu temel hakka saygı göstermek zorundasınız'' ifadesinin tehdit içerdiğini belirtti.
Kurt ise bu cümleyi bir tehdit olarak kullanmadığını, herkesin birbirine saygı duyması gerektiğini anlatmaya çalıştığını söyledi.
BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurul'da daha sonra CHP'nin, Menderes Havzası'ndaki kirlilikle ilgili grup önerisi ele alındı.
CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar, iktidarın, Menderes Nehri'nin temizliği konusunda 10 yıldır gerekli önlemi alamadığını savundu. Baydar, burada su altında kalan toplulaştırma arazileri ile ilgili çalışmaların, Menderes Nehri'nin ıslahının tamamlanıncaya kadar durdurulmasını önerdi.
AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, iktidarın Menderes Havzası'nın temizliği konusunda ciddi çalışmalar yaptığını, Menderes Havzası Takip Komisyonu kurulduğunu ve eylem planlarının hayata geçirildiğini söyledi. Erdem, yatak ıslahı konusunun 40-50 yıldır gündemde olmasına rağmen ilk defa AK Parti'nin bu konuda çalışma yaptığını kaydetti.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ömrü, 1980 darbesinin ardından kaybolan oğlunu aramakla geçen Berfo Kırbayır için baş sağlığı dileğinden bulundu. Aydın, ''Vakur ve onurlu duruşuyla ülkemizde insan hakları mücadelesinin sembol isimlerinden biri haline gelen Berfo Ana, Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Yaptığımız reformlarla darbecilerin yargılanmasının önündeki engellerin kaldırılması Berfo Ana'yı bir nebze teselli etmişti ama diliyoruz ki yüce yargı da Berfo Ana'nın kabrinde rahat uyumasını sağlayacak bir karar verecektir.
Genel Kurul'da Sağlıkta kamu-özel ortaklığını öngören tasarı üzerinde görüşmelere geçildi.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kamu özel ortaklığıyla yapılacak sağlık tesislerinin ihalesinin Türkiye'de yüksek tirajlı iki gazete, Resmi Gazete ve Sağlık Bakanlığı'nın internet sitesiyle uluslararası yüksek tirajlı bir gazetede dünyaya duyurulacağını söyledi.
Sağlık Bakanlığı'nca Kamu Özel İşbirliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması Hakkında Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümünün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesine başlandı.
Bölüm üzerinde konuşan MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, tasarının perde arkasında şehir rantlarının paylaşımının yattığını öne sürdü. Kamu finansmanının daha pahalıya mal olduğunun bilindiğini ifade eden Kalaycı, ''Türk milleti en iyi, en kaliteli hizmete layıktır ama bedeli pahalı ödettirilmemelidir. AKP zihniyetinin gözünü öyle rant hırsı bürümüş ki başka bir şey görmüyor. Kamu zararı, vatandaştan çıkan para umurlarında değil'' dedi.
CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir de son yıllarda sağlık yatırımı yapılmadığını öne sürerek, ''Bu yasayı, 'Biz sağlık işini beceremiyoruz, en iyisi bunu pazarlayalım' düşüncesiyle getirdiniz'' dedi.
Tasarının yasalaşması halinde sağlık alanında felaketlere yol açacağını öne süren Demir, kamu özel ortaklığının sağlık çalışanlarının aleyhine olduğunu savundu. Demir, ''Cumhuriyet'in kazanımlarını 10 yıldır sata sata bitiremeyen AKP, şimdi de hastaneleri, halkın sağlığını satıyor'' diye konuştu.
Tasarıyla imar planlarının yerel yönetimlerden alındığını da anlatan Demir, ihtiyaçların yerelde belirlenmesinin önüne geçildiğini söyledi.
BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt da tasarının sağlık alanıyla ilgili olmadığını savunarak, ''Tipik bir AVM yasasını tartıştığımız çok açık'' dedi. Kurt, sağlık tesislerinde ticari alanların oluşturulacak olmasını eleştirerek, tasarının geri çekilmesini istedi.
AK Parti Adana Milletvekili Mehmet Şükrü Erdinç ise sağlık hizmetlerinin AK Parti iktidarında daha da ilerlediğini belirterek, hizmetlerin yaygınlaşması ve genişlemesi için şehir hastanelerinin yapılması gerektiğini söyledi.
Tasarının öngördüğü düzenlemeleri anlatan Erdinç, kamu özel işbirliğinin başta İngiltere olmak üzere birçok ülkede sağlık, eğitim ve ulaştırma alanlarında uygulandığını kaydetti.
Erdinç, tasarının sağlayacağı faydaların göz ardı edilemeyeceğini dile getirerek, devletin 20-25 yılda tamamladığı yatırımları özel sektör eliyle 3-5 yılda bitireceğini ve ödemesini uzun vadeye yayacağını anlattı. Yeni tesislerle çalışma ortamının iyileşeceğini belirten Erdinç, personel istihdam rejiminin değişmediğini söyledi.
Tasarının getirilmesindeki amaçlardan birinin de hastane yatırımlarının, imar planlarını yapacak olan belediyelerce engellenmesi olduğunu savunan Erdinç, Ceyhan'a yapılmak istenen 250 yataklı devlet hastanesinin Çevre Bakanlığı imar uygulamasının belediye tarafından yargıya götürülerek, önüne geçildiğini ifade etti. Erdinç, ''Sağlık hizmetinin yoluna taş koyup vatandaşa ulaşmasına engel olanlara karşı 1 gün bile gecikmeye tahammülümüz yok'' dedi.
MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz ise Erdinç'in milletvekillerini yanılttığını öne sürerek, Ceyhan Belediye Başkanı ile Adana Valisi arasında husumet bulunması nedeniyle, hastanenin belediyenin gösterdiği yerde yapılmak istenmediğini iddia etti.
CHP İstanbul Milletvekili Müslim Sarı ise tasarıyı ekonomik açıdan eleştirdi. Tasarının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmesine rağmen ekonomik boyutu hakkında bilgi sahibi olamadıklarını dile getiren Sarı, maliyet etki analizi yapılmadığını anlattı.
Yasanın maliyetinin ne olacağını iktidar ve muhalefetten hiçbir milletvekilinin bilmediğini savunan Sarı, ''Klasik yöntemle yapsak maliyeti ne olacaktı, kamu özel ortaklığında ne olacak, bunun cevabını bilmek istiyoruz. Milletvekilleri maliyetini bilmedikleri yasaya oy verdi'' dedi. Sarı, tasarıya göre 37 şehir hastanesi yapılacağını belirterek, yatırımlara en az 100 milyar dolarlık hazine garantisi verilmesinin endişe verici olduğunu söyledi.
Konuşmaların ardından milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, sağlık tesislerinin ihalesinin Türkiye'de yüksek tirajlı iki gazetede, Resmi Gazete'de ve Sağlık Bakanlığı'nın internet sitesinde ve uluslararası yüksek tirajlı bir gazetede dünyaya duyurulacağını kaydetti. İhalelerin kamuoyu tarafından şeffaf bir şekilde takip edilebileceğini ifade eden Müezzinoğlu, idareye ve yargıya itirazda bulunulabileceğini de söyledi.
Bakanlığının ilk günlerinde Türkiye genelinde 486 ambulans dağıtımı yaptıklarını anımsatan Müezzinoğlu, buna ek olarak yaklaşık 1000 ambulans ihalesi planladıklarını bildirdi. Müezzinoğlu, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın seçim bölgesine öncelik istemesi üzerine, ''Türkiye öncelikli çalışıyoruz. İllere göre adil bir dağıtım gözetiyoruz'' dedi.
Müezzinoğlu, Ceyhan'da devlet hastanesi yapımındaki tartışmalarla ilgili olarak da yerel yönetimleri dikkate almadan yatırım yapma anlayışına sahip olmadıklarını söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda sağlık tesislerinin kamu-özel ortaklığıyla yapılmasını öngören tasarının görüşmeleri sırasında, Afyonkarahisar mebusu Ali Çetinkaya ile İskilipli Atıf Hoca tartışması yaşandı.
Sağlık Bakanlığı'nca Kamu Özel İşbirliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçilmeden önce CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş'ın Afyonkarahisar Mebusu Ali Çetinkaya'nın vefat yıldönümü dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada başlayan tartışmalar, geçici 1. maddenin görüşülmesinde tekrar alevlendi.
CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün, Toptaş'ın konuştuğu sırada AK Parti'li bir milletvekilinin İskilipli Atıf Hoca'yı savunduğunu söyledi. Atıf Hoca'nın milli mücadele yıllarındaki yaptığını öne sürdüğü konuşmadan bölümler okuyan Düzgün'e iktidar sıralarından tepki gösterildi.
Söz alan AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, Düzgün'ün okuduğu bildirinin altında Atıf Hoca'nın imzası olmadığını, Vakit Gazetesi'nde tekzip yayınlandığını, ancak tekzibin dönemin İstiklal Mahkemeleri tarafından dikkate alınmadığını belirtti.
CHP'lilerin İstiklal Mahkemesi başkanlığı yapan Çetinkaya'yı savunmasını eleştiren Metiner, ''Hem Ergenekon'u dilinize dolayacaksınız hem İstiklal Mahkemelerini savunacaksınız. Yazıklar olsun. İstiklal Mahkemelerine sahip çıkıyorsunuz, bu utanç size yeter. Kendi celladınıza aşıksınız, Dersim katliamının utancı size yeter. Hukuksuz yere darağacına gönderdiğiniz insanların ahı sizi tutacaktır'' diye konuştu.
Metiner'in sataşmada bulunduğu gerekçesiyle söz alan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, ''Yiğitliğiniz varsa Dersim belgelerini açalım. Kurtuluş Savaşı'nda Yunanlılarla işbirliği yapan onursuz insanların yansımaları bugün TBMM'de'' sözlerine AK Parti sıralarından tepki gösterildi.
Genç'e yanıt veren AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, ''Siz bizlere onur dersi verecek kapasite ve çapta değilsiniz. Bu Mecliste ne kadar onursuzluk varsa sizin şahsınıza ait'' dedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DÖKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
AK Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin borçları, CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş Afyonkarahisar Mebusu Ali Çetinkaya'nın vefat yıl dönümü dolayısıyla gündem dışı konuşma yaptı.
MHP Elazığ Milletvekili Enver Erdem ise Karayolları Genel Müdürlüğü'nde taşeron işçi olarak çalışanların, kurumun sürekli personeli oldukları iddiasıyla açtıkları davaları kazandığını anımsattı.
İhalelerin hizmet alımı değil, işçi temin etmekten öte işlem olmadığının tescil edildiğini anlatan Erdem, 9 bin civarında asli hizmet yürüten işçi topluluğunun ortaya çıktığını söyledi. Erdem, sayıları 9 bini bulan bu kapsamdaki taşeron işçilerin, kadrolu işçilere tanınan yasal haklardan yoksun olduğunu ve bu nedenle mağduriyet yaşadığını ifade etti.
Hükümet adına Erdem'e cevap veren Bakan Yıldırım, bazı kurumlardaki taşeron işçi statüsünde çalışanların, asli kadrodakilerle aynı işi yaptıkları ve İş Kanunu'na göre muvazaa olduğu iddiasıyla açtıkları davaları kazandıklarını söyledi.
''Sorun sadece karayollarıyla sınırlı değil'' diyen Yıldırım, bu şekilde bütün kamu idarelerinde 650-700 bin civarında çalışan olduğunu kaydetti.
Bu statüde olan bütün çalışanlara yönelik yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunun altını çizen Yıldırım, ''Yargı kararıyla meydana çıkan durumun çözüme kavuşturulması ve sayıları 700 bini bulan bu şekilde çalışanın durumunun hakkaniyete uygun çözümü için Çalışma Bakanlığı ve ilgili bakanlıklar çalışma yürütüyor. Amacımız, üretilecek çözümün hakkaniyet içinde, davaya konu çalışanlarla kamu arasında çözüm temelinde oluşturulmasıdır'' diye konuştu.
Yıldırım, yargı kararını sadece davayı kazananlar için uygulamanın yetmediğine işaret ederek, bu durumdakilerin tamamının ele alınması gerektiğini ifade etti. Yargı kararının muhakkak yerine getirileceğini belirten Yıldırım, konuyu 2 hafta önce Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile ele aldıklarını ve Çelik'in koordinasyonunda çalışma başlatıldığını tekrarladı.
Yıldırım, kamuda kadrolu çalışmanın şartlarının da belli olduğunu dile getirerek, ''KPSS ile kamuya girenle girmeyenlerin aynı şekilde değerlendirilmesi başka sakıncaları ortaya çıkaracak. Hem yargı kararına uygun çözüm bulmak hem bundan sonra benzer sorunun yaşanmaması için tedbir bulmak önemli'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin anadilde eğitim, CHP'nin Menderes Havzası'ndaki kirlilikle ilgili araştırma önergelerinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Partisinin grup önerisi üzerine söz alan BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, Türkiye'deki anadil çeşitliliğinin öncelikle Meclis tarafından korunması gerektiğini, çünkü kaybolan her anadilin, bir coğrafyanın, medeniyetin kaybolacağı anlamına geldiğini ifade etti. Anadilde eğitimin bu açıdan önemli olduğunu savunan Kurt, ''Kardeş kanının akmamasını arzuluyorsanız, birlikte yaşamı arzuluyorsanız, bu temel hakka saygı göstermek zorundasınız'' dedi.
Kurt, ''w'' ve ''q'' harflerinin Türkçe alfabede kullanılmasının yasak olduğunu, valiliklere, kaymakamlıklara yazılan bazı dilekçelerin, içeriğinde söz konusu harflerin kullanılması nedeniyle kabul edilmediğini söyledi.
CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, ''Nevruz, 'w' ile yazıldığı için o dilekçeyi reddeden kaymakam ve valiye şunun yapılmasını önerirdim: Hükümet konağının tuvaletindeki 'WC' harflerinin yazıldığı tabelayı alıp valinin masasına koymasını isterdim'' dedi.
Altay, anadilin öğretilmesi ve özgürce kullanılmasını desteklediklerini ancak anadilde eğitimin kabul edilebilir olmadığını söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın politikalarını da eleştiren Altay, Bakan Nabi Avcı'ya, okullarda kılık kıyafet serbestliği konusunda ne yapacağını, ailelerin, Bakanlığın bu konuda atacağı adımı merakla beklediğini söyledi.
AK Parti Muğla Milletvekili Yüksel Özden, ülkedeki herkesin anadilini öğrenmesi ve konuşmasının önündeki engelleri AK Parti iktidarının kaldırdığını belirtti. Özden, anadilde eğitim önerisini desteklemediklerini, bunun ayrışmaya neden olacağını dile getirdi.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, BDP'li Kurt'un konuşmasına tepki gösterdi. Uzunırmak, Kurt'un, ''Kardeş kanının akmamasını arzuluyorsanız bu temel hakka saygı göstermek zorundasınız'' ifadesinin tehdit içerdiğini belirtti.
Kurt ise bu cümleyi bir tehdit olarak kullanmadığını, herkesin birbirine saygı duyması gerektiğini anlatmaya çalıştığını söyledi.
BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurul'da daha sonra CHP'nin, Menderes Havzası'ndaki kirlilikle ilgili grup önerisi ele alındı.
CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar, iktidarın, Menderes Nehri'nin temizliği konusunda 10 yıldır gerekli önlemi alamadığını savundu. Baydar, burada su altında kalan toplulaştırma arazileri ile ilgili çalışmaların, Menderes Nehri'nin ıslahının tamamlanıncaya kadar durdurulmasını önerdi.
AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, iktidarın Menderes Havzası'nın temizliği konusunda ciddi çalışmalar yaptığını, Menderes Havzası Takip Komisyonu kurulduğunu ve eylem planlarının hayata geçirildiğini söyledi. Erdem, yatak ıslahı konusunun 40-50 yıldır gündemde olmasına rağmen ilk defa AK Parti'nin bu konuda çalışma yaptığını kaydetti.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ömrü, 1980 darbesinin ardından kaybolan oğlunu aramakla geçen Berfo Kırbayır için baş sağlığı dileğinden bulundu. Aydın, ''Vakur ve onurlu duruşuyla ülkemizde insan hakları mücadelesinin sembol isimlerinden biri haline gelen Berfo Ana, Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Yaptığımız reformlarla darbecilerin yargılanmasının önündeki engellerin kaldırılması Berfo Ana'yı bir nebze teselli etmişti ama diliyoruz ki yüce yargı da Berfo Ana'nın kabrinde rahat uyumasını sağlayacak bir karar verecektir.
Genel Kurul'da Sağlıkta kamu-özel ortaklığını öngören tasarı üzerinde görüşmelere geçildi.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kamu özel ortaklığıyla yapılacak sağlık tesislerinin ihalesinin Türkiye'de yüksek tirajlı iki gazete, Resmi Gazete ve Sağlık Bakanlığı'nın internet sitesiyle uluslararası yüksek tirajlı bir gazetede dünyaya duyurulacağını söyledi.
Sağlık Bakanlığı'nca Kamu Özel İşbirliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması Hakkında Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümünün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesine başlandı.
Bölüm üzerinde konuşan MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, tasarının perde arkasında şehir rantlarının paylaşımının yattığını öne sürdü. Kamu finansmanının daha pahalıya mal olduğunun bilindiğini ifade eden Kalaycı, ''Türk milleti en iyi, en kaliteli hizmete layıktır ama bedeli pahalı ödettirilmemelidir. AKP zihniyetinin gözünü öyle rant hırsı bürümüş ki başka bir şey görmüyor. Kamu zararı, vatandaştan çıkan para umurlarında değil'' dedi.
CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir de son yıllarda sağlık yatırımı yapılmadığını öne sürerek, ''Bu yasayı, 'Biz sağlık işini beceremiyoruz, en iyisi bunu pazarlayalım' düşüncesiyle getirdiniz'' dedi.
Tasarının yasalaşması halinde sağlık alanında felaketlere yol açacağını öne süren Demir, kamu özel ortaklığının sağlık çalışanlarının aleyhine olduğunu savundu. Demir, ''Cumhuriyet'in kazanımlarını 10 yıldır sata sata bitiremeyen AKP, şimdi de hastaneleri, halkın sağlığını satıyor'' diye konuştu.
Tasarıyla imar planlarının yerel yönetimlerden alındığını da anlatan Demir, ihtiyaçların yerelde belirlenmesinin önüne geçildiğini söyledi.
BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt da tasarının sağlık alanıyla ilgili olmadığını savunarak, ''Tipik bir AVM yasasını tartıştığımız çok açık'' dedi. Kurt, sağlık tesislerinde ticari alanların oluşturulacak olmasını eleştirerek, tasarının geri çekilmesini istedi.
AK Parti Adana Milletvekili Mehmet Şükrü Erdinç ise sağlık hizmetlerinin AK Parti iktidarında daha da ilerlediğini belirterek, hizmetlerin yaygınlaşması ve genişlemesi için şehir hastanelerinin yapılması gerektiğini söyledi.
Tasarının öngördüğü düzenlemeleri anlatan Erdinç, kamu özel işbirliğinin başta İngiltere olmak üzere birçok ülkede sağlık, eğitim ve ulaştırma alanlarında uygulandığını kaydetti.
Erdinç, tasarının sağlayacağı faydaların göz ardı edilemeyeceğini dile getirerek, devletin 20-25 yılda tamamladığı yatırımları özel sektör eliyle 3-5 yılda bitireceğini ve ödemesini uzun vadeye yayacağını anlattı. Yeni tesislerle çalışma ortamının iyileşeceğini belirten Erdinç, personel istihdam rejiminin değişmediğini söyledi.
Tasarının getirilmesindeki amaçlardan birinin de hastane yatırımlarının, imar planlarını yapacak olan belediyelerce engellenmesi olduğunu savunan Erdinç, Ceyhan'a yapılmak istenen 250 yataklı devlet hastanesinin Çevre Bakanlığı imar uygulamasının belediye tarafından yargıya götürülerek, önüne geçildiğini ifade etti. Erdinç, ''Sağlık hizmetinin yoluna taş koyup vatandaşa ulaşmasına engel olanlara karşı 1 gün bile gecikmeye tahammülümüz yok'' dedi.
MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz ise Erdinç'in milletvekillerini yanılttığını öne sürerek, Ceyhan Belediye Başkanı ile Adana Valisi arasında husumet bulunması nedeniyle, hastanenin belediyenin gösterdiği yerde yapılmak istenmediğini iddia etti.
CHP İstanbul Milletvekili Müslim Sarı ise tasarıyı ekonomik açıdan eleştirdi. Tasarının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmesine rağmen ekonomik boyutu hakkında bilgi sahibi olamadıklarını dile getiren Sarı, maliyet etki analizi yapılmadığını anlattı.
Yasanın maliyetinin ne olacağını iktidar ve muhalefetten hiçbir milletvekilinin bilmediğini savunan Sarı, ''Klasik yöntemle yapsak maliyeti ne olacaktı, kamu özel ortaklığında ne olacak, bunun cevabını bilmek istiyoruz. Milletvekilleri maliyetini bilmedikleri yasaya oy verdi'' dedi. Sarı, tasarıya göre 37 şehir hastanesi yapılacağını belirterek, yatırımlara en az 100 milyar dolarlık hazine garantisi verilmesinin endişe verici olduğunu söyledi.
Konuşmaların ardından milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, sağlık tesislerinin ihalesinin Türkiye'de yüksek tirajlı iki gazetede, Resmi Gazete'de ve Sağlık Bakanlığı'nın internet sitesinde ve uluslararası yüksek tirajlı bir gazetede dünyaya duyurulacağını kaydetti. İhalelerin kamuoyu tarafından şeffaf bir şekilde takip edilebileceğini ifade eden Müezzinoğlu, idareye ve yargıya itirazda bulunulabileceğini de söyledi.
Bakanlığının ilk günlerinde Türkiye genelinde 486 ambulans dağıtımı yaptıklarını anımsatan Müezzinoğlu, buna ek olarak yaklaşık 1000 ambulans ihalesi planladıklarını bildirdi. Müezzinoğlu, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın seçim bölgesine öncelik istemesi üzerine, ''Türkiye öncelikli çalışıyoruz. İllere göre adil bir dağıtım gözetiyoruz'' dedi.
Müezzinoğlu, Ceyhan'da devlet hastanesi yapımındaki tartışmalarla ilgili olarak da yerel yönetimleri dikkate almadan yatırım yapma anlayışına sahip olmadıklarını söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda sağlık tesislerinin kamu-özel ortaklığıyla yapılmasını öngören tasarının görüşmeleri sırasında, Afyonkarahisar mebusu Ali Çetinkaya ile İskilipli Atıf Hoca tartışması yaşandı.
Sağlık Bakanlığı'nca Kamu Özel İşbirliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması Hakkında Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine geçilmeden önce CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş'ın Afyonkarahisar Mebusu Ali Çetinkaya'nın vefat yıldönümü dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada başlayan tartışmalar, geçici 1. maddenin görüşülmesinde tekrar alevlendi.
CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün, Toptaş'ın konuştuğu sırada AK Parti'li bir milletvekilinin İskilipli Atıf Hoca'yı savunduğunu söyledi. Atıf Hoca'nın milli mücadele yıllarındaki yaptığını öne sürdüğü konuşmadan bölümler okuyan Düzgün'e iktidar sıralarından tepki gösterildi.
Söz alan AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, Düzgün'ün okuduğu bildirinin altında Atıf Hoca'nın imzası olmadığını, Vakit Gazetesi'nde tekzip yayınlandığını, ancak tekzibin dönemin İstiklal Mahkemeleri tarafından dikkate alınmadığını belirtti.
CHP'lilerin İstiklal Mahkemesi başkanlığı yapan Çetinkaya'yı savunmasını eleştiren Metiner, ''Hem Ergenekon'u dilinize dolayacaksınız hem İstiklal Mahkemelerini savunacaksınız. Yazıklar olsun. İstiklal Mahkemelerine sahip çıkıyorsunuz, bu utanç size yeter. Kendi celladınıza aşıksınız, Dersim katliamının utancı size yeter. Hukuksuz yere darağacına gönderdiğiniz insanların ahı sizi tutacaktır'' diye konuştu.
Metiner'in sataşmada bulunduğu gerekçesiyle söz alan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, ''Yiğitliğiniz varsa Dersim belgelerini açalım. Kurtuluş Savaşı'nda Yunanlılarla işbirliği yapan onursuz insanların yansımaları bugün TBMM'de'' sözlerine AK Parti sıralarından tepki gösterildi.
Genç'e yanıt veren AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, ''Siz bizlere onur dersi verecek kapasite ve çapta değilsiniz. Bu Mecliste ne kadar onursuzluk varsa sizin şahsınıza ait'' dedi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DÖKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
