2011-03-23 - 15:00
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. CHP'nin, muhtarların sorunlarına ilişkin önergenin bugün görüşülmesi
ile MHP'nin, hayvancılığın sorunlarının araştırılmasına ilişkin önergenin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerileri kabul edilmedi. TBMM Genel Kurulunda, görüşmeleri süren Anayasa
Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın 6 maddesi
daha kabul edildi.
CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan,
hidroelektrik santrali projeleriyle ormanın ve akarsu kaynaklarının
geleceklerinin belirsiz hale getirilerek, ülkenin geleceğinin tehlikeye
atıldığını öne sürdü.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
AK Parti Çanakkale Milletvekili Müjdat Kuşku, Çanakkale Deniz Zaferi'nin
yıldönümü dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, ülkenin bugün sahip
olduklarının, Çanakkale'de düşmana direnen Mehmetçiklerden miras kaldığını
söyledi. Milletin arasına nifak tohumları ekmek isteyenlere en güzel cevabın,
''Çanakkale'' olması gerektiğini belirten Kuşku, ''Milletin birlik ve
beraberliğinin en büyük simgesi olmuştur Çanakkale. Onun için Çanakkale ruhunu
dimdik ayakta tutmak zorundayız'' dedi.
MHP Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu da gündemdışı
konuşmasında, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün son dönemde yaptığı
hava tahminleriyle faydalı hizmetler verdiğini söyledi. Kurumun başarısının
tamamen çalışanlara ait olduğunu belirten Yunusoğlu, ''Ancak kurum yönetimi bazı
ek ödemeleri kaldırarak çalışanları cezalandırma yolunu seçti. Zor şartlarda
çalışan devlet memurları çalışmalarının zaten karşılığını alamamaktadır'' dedi.
CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan da ''bugün her şeye ticari gözle
bakan ve ben ülkemi pazarlamakla mükellefim'' diyen bir hükümet ile karşı karşıya
bulunulduğunu ileri sürdü. Türkiye'nin su azlığı yaşayan ülkelerden biri olduğunu
söyleyen Ayhan, ''Buna rağmen hidroelektrik santrali projeleriyle ormanın ve
akarsu kaynaklarının gelecekleri belirsiz hale getirilmiş, ülkenin geleceği
tehlikeye atılmıştır'' diye konuştu.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık da yerinden söz alarak, ülkenin bir
tarafında ağaçların korunurken, diğer tarafında yakılmasına anlam veremediklerini
belirterek, ''Öyle berbat bir coğrafyada yaşıyoruz ki insanlara eşit mesafede
olunmadığı gibi ağaçlara da değiliz. Batıda ağaçlar korunurken... Her insana ve
ağaca eşit mesafede olunan bir ülke diliyorum'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP ve MHP'nin gündeme
ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
MHP'nin, ''hayvancılığın sorunlarının araştırılmasına'' ilişkin önergenin
bugün görüşülmesine ilişkin teklifi üzerinde konuşan MHP Afyonkarahisar
Milletvekili Abdülkadir Akçan, Türkiye'nin ''et ithal eder duruma düşürüldüğünü''
ifade etti.
Türkiye'nin et ithalatı nedeniyle Avrupa ülkelerinde et fiyatlarının
yüzde 25 arttığını belirten Akçan, ''AKP iktidarının yanlış politikası sonucu
buralara geldik. Çiftçi tarımı terk etmiştir'' dedi.
CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan, çiftçinin perişan durumda
olduğunu, mevcut et ve süt fiyatlarıyla hayvancılık yapmanın mümkün olmadığını,
bir kilo sütle bir kilo yem alınamadığını söyledi.
Kıl keçisinin unutulduğunu, ''adeta terörist'' ilan edildiğini ifade eden
Özkan, CHP iktidarında, gübre ve elektrikte yüzde 18 olan KDV'nin yüzde 1'e
indirileceğini, mazotun 1.5 TL'den verileceğini belirtti.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan, 2002 yılında tarımsal
üretim değeri açısından dünyada 11. sırada olan Türkiye'nin bugün 8. sırada
olduğunu söyledi.
Tarımsal desteklerden söz eden Erdoğan, besi hayvancılığı için faizsiz
kredi verildiğini, bunu kendilerinin başlattığını dile getirdi.
Erdoğan, ''Bizim için Türk çiftçisi ve hayvancılık önemlidir'' dedi.
MHP'nin önerisi kabul edilmedi.
CHP'nin ''muhtarların sorunlarına ilişkin önergenin bugün görüşülmesi''
önerisi ile ilgili söz alan CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu,
muhtarların 9 yıldır avutulduğunu öne sürdü.
Muhtarların Bağ-Kur primlerinin ödenmesi gerektiğini belirten Aslanoğlu,
''Torba yasalara her şey konuluyor, muhtarların m'si konulmuyor. Meclis araştırma
komisyonu kurulmasını istemiyoruz. Seçime gidiyoruz, bu arada verimli olmaz.
Ancak, getirileceği söylenen torba tasarıya bu primlerin ödenmesini koyalım''
diye konuştu.
MHP Aydın Milletvekili Recep Taner, muhtarların geçim sıkıntısıyla karşı
karşıya olduğunu ifade etti.
Taner, muhtarların köylü üzerinde ''baskı aracı'' olarak kullanıldığını,
yeterince oy çıkmayan yere hizmet götürülmeyeceğinin söylendiğini öne sürdü.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, muhtarların maaşlarının ''komik
durumda'' olduğunu, mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini söyledi.
Eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın'ın açıklamalarına değinen Sakık,
Çarkın'ın ''halka karşı suç işledik, kana bulaştık'' dediğini ifade etti.
Parlamentonun bu itiraflara seyirci kalmaması gerektiğini söyleyen Sakık,
BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız'ın elinde taşla polis aracına yönelmesi ve
İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in polisi tokatlamasını kastederek, şöyle
konuştu:
''İnsanlar alanlara çıkarak ana dil talep etti. Milyonlarca insanın
taleplerini bir taş parçasıyla ters yüz etmeye çalıştınız. Yok polise el
kaldırıldı... Hepimiz üzgünüz, olmaması gereken bir şeydi. Sayın Başbakan, çocuk
da, kadın da olsa gereğini yapın dediğinde polisler çocukların kafasında gaz
bombası patlattı. Bununla ilgili işlemler niye yapılmadı? Sizin
milletvekilleriniz genel müdürlükleri silahla bastı. Niye o genel müdürlerin
hukukunu savunmadınız? Sorun siz olunca elinizde silah da olsa örtbas
ediyorsunuz. Ama çocuklara gaz bombası atıldı diye bir milletvekili iradesinin
dışında bir tepki gösterince kıyametleri koparıyorsunuz.''
AK Parti Bilecik Milletvekili Fahrettin Poyraz, muhtarlara yapılan
ödemelerin AK Parti hükümetleri döneminde misliyle artırıldığını belirterek, Köy
Kanununun da yakın bir zamanda değiştirileceğini söyledi.
CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
Genel kurulda, Anayasa değişikliği çerçevesinde Anayasa Mahkemesinin
yeniden yapılandırılmasını öngören kanun tasarısının görüşülmesine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, görüşmeleri süren Anayasa
Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın 6 maddesi
daha kabul edildi.
Milletvekilleri, tasarının maddeleri üzerinde verdikleri değişiklik
önergeleri üzerinde söz aldı.
CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, yasaların hazırlanırken
''uzlaşma'' ilkesinin ön plana tutulması gerektiğine dikkati çekti. Anayasa
Mahkemesini yeniden yapılandıran bu tasarının ise ''Tek yanlı ve baskıcı'' bir
şekilde hazırlandığını öne süren Köktürk, ''Tasarı, kadrolaşmaya dönük ve Anayasa
Mahkemesini isteğe göre şekillendirme amacı taşımaktadır. Mahkeme, parlamenter
demokrasinin koruyucu kurumu olmaktan çıkarılıyor'' diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, taraflı ve bağımlı bir yargının
demokrasi önündeki en büyük engeli oluşturacağını savundu. Yargı bağımsızlığının,
demokrasi ile totaliter rejimler arasında en temel ayraç olduğuna dikkati çeken
Serter, ''Taraflı, yandaş yargıların bulunduğu bir ülkede demokrasiden söz etmek
mümkün değildir. AKP iktidar olduğundan bu yana kendisine muhalif olan tüm
kurumları bertaraf edecek bir proje başlamıştır'' dedi.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise ''Tasarının çarpık, denetimsiz,
ölçüsüz bir düzenleme olduğunu'' ileri sürdü. Kaplan, ''Hep 'kanun lastiktir,
uzatılır' denilir ya bu kadar da uzatılmaz. PVC sanayisinde bile böyle bir
lastiğin hammaddesi bulunmadı. Bir tek faşist, cunta yönetimlerinde birilerini
korumak için yasa çıkarılır'' şeklinde konuştu.
MHP Mersin Milletvekili Akif Akkuş ise maddeler arasındaki çelişkilere
bakılarak, ''tasarı aceleye getirildi'' sonucuna ulaşılabileceğini söyledi.
Akkuş, bu nedenle tasarının yeniden bütünüyle ele alınmasını istedi.
Anayasa değişikliği çerçevesinde Anayasa
Mahkemesinin yeniden yapılandırılmasını öngören tasarının 1. bölümünde yer alan
maddeler, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, mahkeme 17 üyeden oluşacak. Anayasa
Mahkemesi üyeliğine süre sınırı getiriliyor. Üyeler 12 yıl için seçilecek. Bir
kimse iki defa üye seçilemeyecek. Başkan ve üyeler azlolunamayacak, kendileri
istemedikçe görev süreleri dolmadan ve 65 yaşından önce emekliliğe
sevkedilemeyecek.
Anayasa Mahkemesi, Genel Kurul ve iki bölüm olarak çalışacak. Genel
Kurul, genel olarak halen Anayasa Mahkemesinin baktığı konuları görüşecek.
Bölümler ise Anayasa değişikliği ile getirilen ''bireysel başvuruları'' karara
bağlayacak.
Genel Kurul, en az 12 üyenin katılımıyla toplanacak.
Düzenlemeyle, ''Raportör yardımcılığı'' kadrosu oluşturulacak. Raportör
yardımcıları, yargısal ve idari çalışmalara yardımcı olacak.
Verdikleri önergeler dolayısıyla söz alan CHP Zonguldak Milletvekili Ali
İhsan Köktürk, çıkarılan yasalarla baskıcı ve totaliter bir rejime doğru
doludizgin gidildiğini öne sürdü.
CHP İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu, tasarıyla 49 yıldır çok önemli
bir görev yapan Anayasa Mahkemesinin kargaşaya sürüklendiğini, yargının, Anayasa
Mahkemesinin hegemonyasına alındığını iddia etti.
MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal, devlet ve rejimin değiştirilmeye
çalışıldığını, bu tür tasarıların buna hizmet ettiğini ileri sürdü.
TÜSİAD'ın Anayasa değişiklik çalışmasını ve çalışmayı yürüten heyette yer
alan Prof. Dr. Ergun Özbudun'u eleştiren Bal, ''Daha önce sizin yaptığınız
anayasa çalışmasını yürüten Özbudun'u paranın baronlarına mı verdiniz?
Yapacağınız anayasanın genel muhtevasını açıklayın. TÜSİAD'ı kınayın, arkasına
saklanmayın. Yaptıklarınızın hesabını teker teker soracağız'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, yeni bir anayasa ihtiyacının
bütün partilerin dile getirdiğini ve programlarına koyduğunu belirtti.
Herkesin yeni anayasaya dair söyleyeceği sözlerin olabileceğini, buna
TÜSİAD'ın da dahil olduğunu kaydeden Bozdağ, ''Bundan doğal bir şey olamaz''
dedi.
Düşüncelerin hür bir ortamda tartışılmasının önemine işaret eden Bozdağ,
düşüncelerin tartışılmasından rahatsız olmamak gerektiğini ifade etti.
Bozdağ, şöyle devam etti:
''Burada, partimiz ile ilgili bir hususun altını çizmekte fayda var. 2007
seçiminden sonra biz anayasa ile ilgili bir komisyon kurduk. O arada maddelerle
ilgili tartışmalar oldu. Neler olacak, neler olmayacak, diye. Çeşitli defalar
yapılan açıklamalarda, her defasında şunun altını çizdik: Anayasa'nın, 1, 2 ve 3.
maddelerinin değiştirileceğine dair bir sözümüz yok. Aksine bunları
değiştirmeyeceğiz. Bunu defalarca açıkladık. Bu maddelerin Türk milletinin ortak
paydası olduğunu ifade etmemize rağmen hala bu konularda gizli ajandalardan
bahsetmek kabul edilemez bir yaklaşımdır. Ama biz her konunun tartışılmasından,
her konudaki fikirlerin hür bir biçimde ifade edilmesinden yanayız. Bizim her
fikre karşı fikirlerimiz var. Vakti geldiğinde söyleriz. Söylenen fikirlerden
dolayı bizim hiçbir korkumuz bugüne kadar olmadı, bundan sonra da
olmayacaktır.''
(20.06)
hidroelektrik santrali projeleriyle ormanın ve akarsu kaynaklarının
geleceklerinin belirsiz hale getirilerek, ülkenin geleceğinin tehlikeye
atıldığını öne sürdü.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
AK Parti Çanakkale Milletvekili Müjdat Kuşku, Çanakkale Deniz Zaferi'nin
yıldönümü dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, ülkenin bugün sahip
olduklarının, Çanakkale'de düşmana direnen Mehmetçiklerden miras kaldığını
söyledi. Milletin arasına nifak tohumları ekmek isteyenlere en güzel cevabın,
''Çanakkale'' olması gerektiğini belirten Kuşku, ''Milletin birlik ve
beraberliğinin en büyük simgesi olmuştur Çanakkale. Onun için Çanakkale ruhunu
dimdik ayakta tutmak zorundayız'' dedi.
MHP Trabzon Milletvekili Süleyman Latif Yunusoğlu da gündemdışı
konuşmasında, Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün son dönemde yaptığı
hava tahminleriyle faydalı hizmetler verdiğini söyledi. Kurumun başarısının
tamamen çalışanlara ait olduğunu belirten Yunusoğlu, ''Ancak kurum yönetimi bazı
ek ödemeleri kaldırarak çalışanları cezalandırma yolunu seçti. Zor şartlarda
çalışan devlet memurları çalışmalarının zaten karşılığını alamamaktadır'' dedi.
CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan da ''bugün her şeye ticari gözle
bakan ve ben ülkemi pazarlamakla mükellefim'' diyen bir hükümet ile karşı karşıya
bulunulduğunu ileri sürdü. Türkiye'nin su azlığı yaşayan ülkelerden biri olduğunu
söyleyen Ayhan, ''Buna rağmen hidroelektrik santrali projeleriyle ormanın ve
akarsu kaynaklarının gelecekleri belirsiz hale getirilmiş, ülkenin geleceği
tehlikeye atılmıştır'' diye konuştu.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık da yerinden söz alarak, ülkenin bir
tarafında ağaçların korunurken, diğer tarafında yakılmasına anlam veremediklerini
belirterek, ''Öyle berbat bir coğrafyada yaşıyoruz ki insanlara eşit mesafede
olunmadığı gibi ağaçlara da değiliz. Batıda ağaçlar korunurken... Her insana ve
ağaca eşit mesafede olunan bir ülke diliyorum'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP ve MHP'nin gündeme
ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
MHP'nin, ''hayvancılığın sorunlarının araştırılmasına'' ilişkin önergenin
bugün görüşülmesine ilişkin teklifi üzerinde konuşan MHP Afyonkarahisar
Milletvekili Abdülkadir Akçan, Türkiye'nin ''et ithal eder duruma düşürüldüğünü''
ifade etti.
Türkiye'nin et ithalatı nedeniyle Avrupa ülkelerinde et fiyatlarının
yüzde 25 arttığını belirten Akçan, ''AKP iktidarının yanlış politikası sonucu
buralara geldik. Çiftçi tarımı terk etmiştir'' dedi.
CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan, çiftçinin perişan durumda
olduğunu, mevcut et ve süt fiyatlarıyla hayvancılık yapmanın mümkün olmadığını,
bir kilo sütle bir kilo yem alınamadığını söyledi.
Kıl keçisinin unutulduğunu, ''adeta terörist'' ilan edildiğini ifade eden
Özkan, CHP iktidarında, gübre ve elektrikte yüzde 18 olan KDV'nin yüzde 1'e
indirileceğini, mazotun 1.5 TL'den verileceğini belirtti.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan, 2002 yılında tarımsal
üretim değeri açısından dünyada 11. sırada olan Türkiye'nin bugün 8. sırada
olduğunu söyledi.
Tarımsal desteklerden söz eden Erdoğan, besi hayvancılığı için faizsiz
kredi verildiğini, bunu kendilerinin başlattığını dile getirdi.
Erdoğan, ''Bizim için Türk çiftçisi ve hayvancılık önemlidir'' dedi.
MHP'nin önerisi kabul edilmedi.
CHP'nin ''muhtarların sorunlarına ilişkin önergenin bugün görüşülmesi''
önerisi ile ilgili söz alan CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu,
muhtarların 9 yıldır avutulduğunu öne sürdü.
Muhtarların Bağ-Kur primlerinin ödenmesi gerektiğini belirten Aslanoğlu,
''Torba yasalara her şey konuluyor, muhtarların m'si konulmuyor. Meclis araştırma
komisyonu kurulmasını istemiyoruz. Seçime gidiyoruz, bu arada verimli olmaz.
Ancak, getirileceği söylenen torba tasarıya bu primlerin ödenmesini koyalım''
diye konuştu.
MHP Aydın Milletvekili Recep Taner, muhtarların geçim sıkıntısıyla karşı
karşıya olduğunu ifade etti.
Taner, muhtarların köylü üzerinde ''baskı aracı'' olarak kullanıldığını,
yeterince oy çıkmayan yere hizmet götürülmeyeceğinin söylendiğini öne sürdü.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, muhtarların maaşlarının ''komik
durumda'' olduğunu, mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini söyledi.
Eski özel harekat polisi Ayhan Çarkın'ın açıklamalarına değinen Sakık,
Çarkın'ın ''halka karşı suç işledik, kana bulaştık'' dediğini ifade etti.
Parlamentonun bu itiraflara seyirci kalmaması gerektiğini söyleyen Sakık,
BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız'ın elinde taşla polis aracına yönelmesi ve
İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in polisi tokatlamasını kastederek, şöyle
konuştu:
''İnsanlar alanlara çıkarak ana dil talep etti. Milyonlarca insanın
taleplerini bir taş parçasıyla ters yüz etmeye çalıştınız. Yok polise el
kaldırıldı... Hepimiz üzgünüz, olmaması gereken bir şeydi. Sayın Başbakan, çocuk
da, kadın da olsa gereğini yapın dediğinde polisler çocukların kafasında gaz
bombası patlattı. Bununla ilgili işlemler niye yapılmadı? Sizin
milletvekilleriniz genel müdürlükleri silahla bastı. Niye o genel müdürlerin
hukukunu savunmadınız? Sorun siz olunca elinizde silah da olsa örtbas
ediyorsunuz. Ama çocuklara gaz bombası atıldı diye bir milletvekili iradesinin
dışında bir tepki gösterince kıyametleri koparıyorsunuz.''
AK Parti Bilecik Milletvekili Fahrettin Poyraz, muhtarlara yapılan
ödemelerin AK Parti hükümetleri döneminde misliyle artırıldığını belirterek, Köy
Kanununun da yakın bir zamanda değiştirileceğini söyledi.
CHP'nin önerisi kabul edilmedi.
Genel kurulda, Anayasa değişikliği çerçevesinde Anayasa Mahkemesinin
yeniden yapılandırılmasını öngören kanun tasarısının görüşülmesine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, görüşmeleri süren Anayasa
Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun Tasarısı'nın 6 maddesi
daha kabul edildi.
Milletvekilleri, tasarının maddeleri üzerinde verdikleri değişiklik
önergeleri üzerinde söz aldı.
CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, yasaların hazırlanırken
''uzlaşma'' ilkesinin ön plana tutulması gerektiğine dikkati çekti. Anayasa
Mahkemesini yeniden yapılandıran bu tasarının ise ''Tek yanlı ve baskıcı'' bir
şekilde hazırlandığını öne süren Köktürk, ''Tasarı, kadrolaşmaya dönük ve Anayasa
Mahkemesini isteğe göre şekillendirme amacı taşımaktadır. Mahkeme, parlamenter
demokrasinin koruyucu kurumu olmaktan çıkarılıyor'' diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, taraflı ve bağımlı bir yargının
demokrasi önündeki en büyük engeli oluşturacağını savundu. Yargı bağımsızlığının,
demokrasi ile totaliter rejimler arasında en temel ayraç olduğuna dikkati çeken
Serter, ''Taraflı, yandaş yargıların bulunduğu bir ülkede demokrasiden söz etmek
mümkün değildir. AKP iktidar olduğundan bu yana kendisine muhalif olan tüm
kurumları bertaraf edecek bir proje başlamıştır'' dedi.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise ''Tasarının çarpık, denetimsiz,
ölçüsüz bir düzenleme olduğunu'' ileri sürdü. Kaplan, ''Hep 'kanun lastiktir,
uzatılır' denilir ya bu kadar da uzatılmaz. PVC sanayisinde bile böyle bir
lastiğin hammaddesi bulunmadı. Bir tek faşist, cunta yönetimlerinde birilerini
korumak için yasa çıkarılır'' şeklinde konuştu.
MHP Mersin Milletvekili Akif Akkuş ise maddeler arasındaki çelişkilere
bakılarak, ''tasarı aceleye getirildi'' sonucuna ulaşılabileceğini söyledi.
Akkuş, bu nedenle tasarının yeniden bütünüyle ele alınmasını istedi.
Anayasa değişikliği çerçevesinde Anayasa
Mahkemesinin yeniden yapılandırılmasını öngören tasarının 1. bölümünde yer alan
maddeler, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, mahkeme 17 üyeden oluşacak. Anayasa
Mahkemesi üyeliğine süre sınırı getiriliyor. Üyeler 12 yıl için seçilecek. Bir
kimse iki defa üye seçilemeyecek. Başkan ve üyeler azlolunamayacak, kendileri
istemedikçe görev süreleri dolmadan ve 65 yaşından önce emekliliğe
sevkedilemeyecek.
Anayasa Mahkemesi, Genel Kurul ve iki bölüm olarak çalışacak. Genel
Kurul, genel olarak halen Anayasa Mahkemesinin baktığı konuları görüşecek.
Bölümler ise Anayasa değişikliği ile getirilen ''bireysel başvuruları'' karara
bağlayacak.
Genel Kurul, en az 12 üyenin katılımıyla toplanacak.
Düzenlemeyle, ''Raportör yardımcılığı'' kadrosu oluşturulacak. Raportör
yardımcıları, yargısal ve idari çalışmalara yardımcı olacak.
Verdikleri önergeler dolayısıyla söz alan CHP Zonguldak Milletvekili Ali
İhsan Köktürk, çıkarılan yasalarla baskıcı ve totaliter bir rejime doğru
doludizgin gidildiğini öne sürdü.
CHP İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu, tasarıyla 49 yıldır çok önemli
bir görev yapan Anayasa Mahkemesinin kargaşaya sürüklendiğini, yargının, Anayasa
Mahkemesinin hegemonyasına alındığını iddia etti.
MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal, devlet ve rejimin değiştirilmeye
çalışıldığını, bu tür tasarıların buna hizmet ettiğini ileri sürdü.
TÜSİAD'ın Anayasa değişiklik çalışmasını ve çalışmayı yürüten heyette yer
alan Prof. Dr. Ergun Özbudun'u eleştiren Bal, ''Daha önce sizin yaptığınız
anayasa çalışmasını yürüten Özbudun'u paranın baronlarına mı verdiniz?
Yapacağınız anayasanın genel muhtevasını açıklayın. TÜSİAD'ı kınayın, arkasına
saklanmayın. Yaptıklarınızın hesabını teker teker soracağız'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, yeni bir anayasa ihtiyacının
bütün partilerin dile getirdiğini ve programlarına koyduğunu belirtti.
Herkesin yeni anayasaya dair söyleyeceği sözlerin olabileceğini, buna
TÜSİAD'ın da dahil olduğunu kaydeden Bozdağ, ''Bundan doğal bir şey olamaz''
dedi.
Düşüncelerin hür bir ortamda tartışılmasının önemine işaret eden Bozdağ,
düşüncelerin tartışılmasından rahatsız olmamak gerektiğini ifade etti.
Bozdağ, şöyle devam etti:
''Burada, partimiz ile ilgili bir hususun altını çizmekte fayda var. 2007
seçiminden sonra biz anayasa ile ilgili bir komisyon kurduk. O arada maddelerle
ilgili tartışmalar oldu. Neler olacak, neler olmayacak, diye. Çeşitli defalar
yapılan açıklamalarda, her defasında şunun altını çizdik: Anayasa'nın, 1, 2 ve 3.
maddelerinin değiştirileceğine dair bir sözümüz yok. Aksine bunları
değiştirmeyeceğiz. Bunu defalarca açıkladık. Bu maddelerin Türk milletinin ortak
paydası olduğunu ifade etmemize rağmen hala bu konularda gizli ajandalardan
bahsetmek kabul edilemez bir yaklaşımdır. Ama biz her konunun tartışılmasından,
her konudaki fikirlerin hür bir biçimde ifade edilmesinden yanayız. Bizim her
fikre karşı fikirlerimiz var. Vakti geldiğinde söyleriz. Söylenen fikirlerden
dolayı bizim hiçbir korkumuz bugüne kadar olmadı, bundan sonra da
olmayacaktır.''
(20.06)
