2014-02-05 - 14:43
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener'in başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair "Torba Kanun Tasarısı"nın, 102-125 arasındaki maddeleri içeren 5. Bölümünün ilk 9 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener'in başkanlığında toplandı.
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, siyasi yozlaşma ve demokrasi konusunda gündem dışı yaptığı konuşmada, demokrasi ile yolsuzluk arasında ters orantı bulunduğunu söyledi. Rüşvet ve yolsuzluk varsa diktatoryal bir yapının olduğunu savunan Yeniçeri, "Bir hükümet, kendi bakanlarının da içinde bulunduğu yolsuzluk ve rüşvet iddialarını ortaya çıkaran 'paralel devlettir' diyerek işin içinden sıyrılmaya kalkması siyasi yozlaşmanın zirvesidir" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu'nun TBMM Genel Kurulu'nda dinlettiği ses kaydına değinen Yeniçeri, olayın Türkiye'deki basın kuruluşlarının tek tip oluşunun nedenini ortaya koyduğunu belirtti.
Yeniçeri, "Bugün Türkiye, muhalefet liderinin sözlerinin bile halka duyrulup duyrulmamasına Başbakan'ın karar verdiği bir ülkedir. Türkiye'de bugün yargı, yürütmenin rehinesi haline gelmiş, muhalefet liderinin sözleri bizzat başbakan tarafından sansürlenir olmuş, interneti engellenmiş, basını ezilmiş, üniversiteleri susturulmuştur" diye konuştu.
AK Parti Eskişehir Milletvekili Salih Koca, Eskişehir'e yapılan yatımlar, CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ise Ardahan'ın sorunları konusunda gündem dışı söz alarak konuşma yaptı.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, adalet çalışanlarının sorunları ile ilgili önergenin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra bazı kanunlarda değişiklik öngören kanun tasarısının, internetle ilgili düzenlemeleri de içeren Dördüncü Bölümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
Değişiklik önergesi üzerinde söz alan MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, yolsuzluk ve rüşvet konusundaki iddiaların özellikle sosyal medya aracılığıyla yayımlandığını, bunun üzerine iktidarın da sosyal medya üzerinde baskı oluşturmak istediğini savundu.
Çocukları internetin zararlı yanlarından korumak için çaba sarf edilmesi gerektiğini belirten Doğru, internet üzerindeki oyunlara dikkati çekti. Oyunların büyük bölümünün dış kaynaklı, cinsel ve korku içerikli olduğunu ifade eden Doğru, bunun önüne geçebilmek için Türk arama motoru oluşturulması gerektiğini söyledi.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, tasarıdaki internetle ilgili düzenlemenin kanunlaşması halinde, Türkiye'nin; İran, Çin ve Malezya'dan sonra interneti yasaklayan dördüncü ülke olarak tarihe geçeceğini ileri sürdü.
"TİB Başkanı'na, Cumhurbaşkanı'nda olmayan yetkileri veriyorsunuz" diyen Akar, şunları söyledi:
"Neden böyle bir yasa çıkarma ihtiyacı hissediyorsunuz. Görsel ve yazılı basını çok iyi karattınız. Haber alma hakkını kararttınız. Geriye bir tek sosyal medya kalmıştı. Ama bunu da engellemeye gücünüz yetmiyordu. Bunu Gezi olaylarında da gördük, 17 Aralık'ta da. Ancak bu kanunu çıkardığınız zaman zannetmeyin ki sosyal medyayı da karartacaksınız. Çünkü internette 5 saniye yayınlanan bir şeyin artık önüne geçemezsiniz."
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, tasarının, internet siteleri ile ilgili kararları yargıdan alıp yürütmeye bağladığını iddia etti. Oran, "Bir sosyal paylaşım sitesine ne yazsanız, bürokrasi onu anında görebilecek, izleyebilecek ve kaydedebilecek" dedi.
Tasarıyla kurulması öngörülen Erişim Sağlayıcıları Birliği'nin aslında "Erişim Sansür Birliği" olacağını öne süren Oran, "İçerik sağlayıcılara özel bilgileri toplama görevi verilemez. Bu, anayasaya da aykırıdır. Bu tür yasaklar darbe döneminde olur ve hiçbir yolsuzluğu gizleyememiştir. Şu anda yaşanan da bir sivil darbedir" diye konuştu.
HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, dinleme ile ilgili tartışmalara değinerek "Devlet olmuş böcek cenneti. İş gelip kendilerine dayandığında sesler ayyuka çıkıyor" dedi.
İnternetle ilgili düzenleme hazırlanırken halkın görüşünün alınmadığını ileri süren Tüzel, milletin temsilcilerini "tuzluk" yerine koyan bir siyasi egemenliğin olduğunu iddia etti.
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, iktidarın internetle ilgili probleminin Gezi olayları ile başladığını ve 17 Aralık'la devam ettiğini ileri sürdü.
Varlı, şunları söyledi:
"MHP yöneticileri ile ilgili görüntüler yayınlanırken, Sayın Baykal ile ilgili görüntüler yayınlanırken umurunuzda değildi. İşin ucu gelip size dokununca başladınız internet erişimini engellemeye. Başkalarına olunca iyi, size gelince her şey kötü ve engellenmeli.
Yolsuzlukla ilgili yeni belgeler, görüntüler ortaya çıkıyor. Sizin asıl amacınız bunları engellemek. Bu olaylar bir defa milletin vicdanına yerleşti ve siz 'komplo' da deseniz millet kararını verdi."
Varlı, iktidar partisinin, daha önce Genel Kurul çalıştığı sürece yapılan televizyon yayınını da belli saatlerle sınırlayarak milletvekillerinin konuşmalarını engellemeye çalıştığını öne sürdü.
Tasarı üzerinde görüşmeler devam ediyor.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu'nun TBM Genel Kurulu'nda dinlettiği ses kaydıyla ilgili, "Birileri Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin içine virüs gibi sızmış. O paralel yapı dediğimiz yapı virüs gibi sızmış, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekaasını yok etmek için uğraşıyor ve sizi de Sayın Halaçoğlu maşa gibi kullanıyor" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair "Torba Kanun Tasarısı"nın 4. Bölümü'nün görüşülmesine devam ediliyor.
CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, AK Parti'nin ileri demokrasi adıyla açtığı yolu diktatörlükle sonlandırmaya doğru hızla gittiğini, bu yolda önündeki internet engellini kaldırmak için çaba sarf ettiğini ileri sürdü. "Bu yolun sonu karanlık. Dönün suratınızı muhalefete. Bugün çıkardığınız bu yasalar, yarın sizi yargılayacaklar" diyen Ören, muhalefet olarak iktidarı girdikleri yanlış yoldan döndürmeye çalıştıklarını söyledi.
Ören, hükümeti temsilen Genel Kurul salonunda bulunan İçişleri Bakanı Efkan Ala'ya dönerek, "15 gün içinde hangi kıstasları göz önüne alarak 6-7 bin polisi yerinden aldınız başka yere atadınız? Bu kadar hızlı bu kadar süratli olabilmesi için bu polislerin, bu emniyet müdürlerinin fişlenmesi gerekliydi. Gerçekten fişleme mi yaptınız? '28 Şubat'tan ağzımız yandı, aman şimdi sıra bize geldi" diyip gerçekten fişleme yapıp, 15 gün içinde emniyet müdüründen polise kadar 6-7 bin kişinin yerini değiştirdiniz" diye seslendi.
MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy da geçmişte internet üzerinden MHP'li yöneticilere yönelik görüntüler yayınlandığında AK Parti'nin gerekli tepkiyi göstermediğini ileri sürerek, iktidarın artık "ucu kendisine dokunduğu" için tedbirler geliştirmeye çalıştığını savundu.
HDP Mersin Milletvekili ve Eş Başkanı Ertuğrul Kürkcü, önerge üzerine yaptığı konuşmada, teklif ile Türkiye'nin otoriter rejimlerle aynı hizaya sokulduğunu iddia etti. Düzenleme ile "internet koruculuğu" sistemini geliştirileceğini ileri süren Kürkcü, internet servis sağlayıcı firmalarına da bir dayatma yapıldığını söyledi. Kürkcü, "Bu büyük oyuncular, müşterilerinin bilgisini devlete peşkeş çekecekler midir? Onların ihbarcısı olacaklar mıdır?" diye sordu.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, önerge üzerine yaptığı konuşmada, basın özgürlüğünün anayasal güvence altında olduğunu hatırlattı. TBMM Genel Kurulu'nda daha önce dinlettiği ses kaydının doğru olup olmadığının kendisine sorulduğunu ifade eden Halaçoğlu, kaydın bir bölümünü yeniden dinletti.
Bu sırada AK Parti'li bazı milletvekillerinin "Yaptığın yakışıyor mu?" diye sorması üzerine Halaçoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Peki, hırsızlık yapan adama yakışıyor mu diye sorulur mu? Allah aşkına adam tutmuş resmen Anayasa'nın 28. maddesini ihlal ediyor, sansür uyguluyor. Bir televizyona direktif veriyor, susturuyor, kaldırtıyor. Burada yazıyor, burada söylüyor, telefon görüşmesiyle ve ondan sonra diyorsunuz ki 'bu yakışıyor mu?' Peki, Başbakan'ın yaptığı yakışıyor mu? Ayrıca sizin yaptığınız yakışıyor mu? En azından sansüre sizin de karşı çıkmanız gerekmiyor mu? Bunu kim kaydettiyse de yanlış yaptı ama Başbakan daha çok yanlış yaptı. Ama Başbakan'ın talimat verdiği televizyon ondan da büyük yanlış yaptı. Basın ahlaksızlığını yerine getirdi. İnsan onuruyla yaşar."
Ses kaydının içeriğini aktaran ve hala savunulmasını anlayamadığını belirten Halaçoğlu, "Şu Meclis'in bu gibi sansürlerin önüne geçmesi gerekir, kim yaparsa yapsın. Ama siz hala bununla ilgili tutmuşsunuz hala ileri geri, 'Efendim yaptı mı, yapmadı mı? Bunu burada söylemeniz yakışık alıyor mu ?' diyorsunuz. Ayıptır. Elimde yetki olsa Başbakan'ın konuşmasını engellesem, televizyonlara baskı yapsam yakışık alır mı?" dedi.
Halaçoğlu, ses kaydına konu olan televizyonun haberlerine artık inanmayacaklarını, programlarına da katılmayacaklarını söyleyerek, "Ta ki yönetimini değiştirene kadar, ta ki özür dileyip, basın ahlakını yerine getirmeye söz verene kadar. Siz istediğiniz kadar takla atın, ne söylerseniz, söyleyin mızrak artık çuvala sığmıyor" ifadelerini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da sataşma gerekçesiyle söz aldı. Kürsüye geldiğinde MHP sıralarının önüne asılan internet düzenlemesine tepki niteliğindeki pankartları gösteren Elitaş, "Siz de pankartçılığa başlamışsınız, tebrik ediyorum" dedi. Elitaş, Halaçoğlu'nun dinlettiği ses kaydının doğru olup olmadığını bilmediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Doğru olup olmadığını bilmiyoruz ama gizlilik kararı alınmış bir soruşturmayla ilgili bir konuyu buraya getirmek sizin yasaları ihlal ettiğinizin göstergesidir. En önemli mesele, Sayın Başbakan'ın o kişiye talimat verip vermediği meselesinden öte, bir ülkenin başbakanı, cumhurbaşkanı, yetkili kurum ve kuruluşları dinlenebiliyorsa, bir ülkenin istihbarat teşkilatının en gizli, mahrem olan bilgileri kamuoyunda ve Halaçoğlu gibileri tarafından bütün insanlarla, bütün dünya ile paylaşılıyorsa o zaman dikkat etmek gerekir. İşte onun için diyoruz ki; bakın şu anda bulunduğunuz tehlikenin farkında değilsiniz. Sayın Başbakan'ın bu söylediği şeyi burada ifşa ederken, AK Parti'yi yaralarken, 'siz böyle yapıyorsunuz, müdahale ediyorsunuz' derken, içinde bulunduğumuz tehlikenin farkında değilsiniz. Birileri Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin içine virüs gibi sızmış. O paralel yapı dediğimiz yapı virüs gibi sızmış, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekaasını yok etmek için uğraşıyor ve sizi de Sayın Halaçoğlu maşa gibi kullanıyor."
Halaçoğlu da tekrar söz alarak, "Maşa gibi kullanılanların kimler olduğunu biz çok iyi biliyoruz. 12 yıldır beraber olduğunuz paralel yapılanma ile kimler sizi kullandıysa siz kendiniz itiraf ediyorsunuz. Kimler kullanmışlar, gözüküyor. O gizli yapılanmayı 12 senedir farkına varmadan birlikte hareket ettiyseniz, o gizli yapılanmadan haberiniz yoksa ve bugün ondan şikayet ediyorsanız, o zaman siz devlet işinden hiç anlamıyorsunuz demektir. Bu konunun mahkemeye intikal ettiğini ne zaman duydunuz, mahkeme ile hiç alakası yok. 'Paralel devlet' diyorsunuz, 'milli ordunun kumpasa uğradığını' söylüyorsunuz. Siz o zaman yok muydunuz, neredeydiniz? Şimdi mi aklınız başınıza geldi?" diye konuştu.
Konuşmaların ardından TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşime bir saat ara verdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, 17 Aralık operasyonu sonrası yaşananları eleştiren muhalefet milletvekillerine, "Basit şeylerden fırsat kollamayın. Siyaset üretin, söylem üretin, proje üretin. Proje yok, ancak geliyorsunuz, sözcüklerden, cümlelerden bir şey vurmaya çalışıyorsunuz. Bırakın böyle şeyleri" diye seslendi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair "Torba Kanun Tasarısı"nın 4. bölümünün görüşülmesine devam ediliyor.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, önerge üzerinde yaptığı konuşmada, gizli dinlemelerin önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, "Türkiye'de gizli dinleme de ayağa düştü. Uzman çavuş, bekçi düzeyinde. Gelin dört partiden birer üye ile komisyon oluşturalım, iddia ediyorum, bir hafta içinde Türkiye'de gizli dinlemeyi, görüntülemeyi tarihin çöplüğüne gömeriz" dedi.
Bir önerge üzerine söz alan MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın "Şunu söyleyebilirim ki iktidar partisinin değerli milletvekili arkadaşlarıma; eğer Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan korktuğunuz kadar Allah'tan korksanız, korkarsanız bu yolsuzluklara, hukuksuzluklara dur dersiniz" ifadesine AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi.
Akçay, iktidar milletvekillerinin tepkileri üzerine ise "Apseye böyle dokunulur. Apse olmuşsunuz. Apse var, dokununca zıplıyorsunuz. Ülkenin manevi, milli değerleri ayaklar altına alındı, hakaretler edildi bu kürsüden gıkınız çıkmadı. 'Recep Tayyip Erdoğan' deyince hemen havaya zıplıyorsunuz" dedi.
Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, "burada siyasi parti gruplarını eleştirebiliriz, herşeyi söyleyebilir ve maalesef iş zıvanadan da çıktı, hakaret de serbest olmaya başladı" diyerek Akçay'ın sözlerini tepki gösterdi. Elitaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hiçbir Müslüman korkulacak bir şeyi, yaratıcısından başkasını göstermez, göstermemek de gerekir. Kalkacaksınız bu partiyi, bu grubu eleştirmek için 'Recep Tayyip Erdoğan'dan korktuğunuz kadar Allah'tan da korksaydınız' diyeceksiniz ve bir Müslüman hakkında böyle bir fetvada, iddiada bulunacaksınız. Siz kendinizi şirk koşarak bu noktaya getiriyorsunuz. Siz yaratıcıyla paralel hale getiriyorsunuz, ne söylediğinizi farkında değilsiniz. Milletvekilimiz hakkında bir ifade kullandınız, o milletvekili arkadaşımızın yaptığı bir konuşma ile ilgili 'Cenab-ı Hakk'ın emrettiği bütün güzellikleri üzerinde toplamış bir lider' derken... Bu kadar basit şeylerden fırsat kollamayın. Siyaset üretin, söylem üretin, proje üretin. Proje yok, ancak geliyorsunuz, sözcüklerden, cümlelerden bir şey vurmaya çalışıyorsunuz. Bırakın böyle şeyleri. Buraya geleceksiniz muhalefet partisi, siyaset üretin, bir milletvekilinin dil sürçmesiyle ilgili konuyu getirecek, burada gündem haline getirecek. Yazıklar olsun. Sayın Bahçeli duysaydı herhalde sizlerin kulağını çekerdi diye düşünüyorum."
Elitaş'ın sözlerine MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural tepki gösterdi. Elitaş ve Vural arasında sözlü tartışma yaşandı.
Daha sonra söz alan AK Parti Düzce Milletvekili Fevai Arslan, bir süre önce yaptığı bir konuşmadaki dil sürçmesinin siyasi malzeme haline getirilmesinden büyük üzüntü duyduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Ağzımdan eksik bir kelime çıktı, sürç-i lisan ettiğimi, kastımın bu olmadığını, defalarca şahsım da Grup Başkanvekillerimiz de, Genel Başkan Yardımcımız da açıkladı. Buradan bir defa daha ifade ediyorum, kastım bu değildi. Haşa, bunu dille söylemek değil, kalpten bile geçirmenin şirke gireceğini, şirk olduğunun bilincindeyim. Bunun siyasi malzeme haline getirilmesine de çok üzgünüm ve kınıyorum. Bunun şirk olduğunu defalarca söylüyorum. Bunda kastım bu değildi. Ama bizi üzen şudur; böyle bir konunun, 'Müslüman'ım' diyen bir kişinin, böyle bir eksik konuşmadan dolayı böyle bir olayla karşı karşıya gelmesinden dolayı, üzerinden siyaset, polemik yapılmasından dolayı bizi üzmüştür. Haklısınız, eyvallah, bunu eksik konuştuğumu defalarca ifade ettim. Bir kere daha söylüyorum, ama şundan emin olunuz ki Allah kimseyi bu eksiklikle karşı karşıya getirmesin. Siz öyle bir şeyle karşı karşıya geldiğinizde biz iyi niyetle bakarız."
CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, önerge üzerine yaptığı konuşmada bilişim savcılarına verilmesi gereken görev ve yetkilerin Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na (TİB) verilmesini eleştirdi. Düzenlemedeki problemlerden birinin yargının yetkisinin bürokrata verilmesi olduğuna belirten Aksünger, düzenlemedeki sorunların çözülmemesinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde de Türkiye'yi zor durumda bırakacağını savundu.
CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, getirilen düzenlemenin bir operasyonun parçası olduğunu, sosyal medyanın kontrol altına alındığını ifade etti. İnternet düzenlemesinde yetkiyi TİB'e vermenin vahim bir hata olduğunu, yapılması gerekenin yargıya güvenmek ve yetkilendirmek olduğunu anlatan Aldan, "Devlet yönetiminde kurumlar ve kurallar esastır. Ama bugün emanet memurlar esas hale gelmiştir. Mutemet memurlara devlet teslim edilmiştir" dedi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKUMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, siyasi yozlaşma ve demokrasi konusunda gündem dışı yaptığı konuşmada, demokrasi ile yolsuzluk arasında ters orantı bulunduğunu söyledi. Rüşvet ve yolsuzluk varsa diktatoryal bir yapının olduğunu savunan Yeniçeri, "Bir hükümet, kendi bakanlarının da içinde bulunduğu yolsuzluk ve rüşvet iddialarını ortaya çıkaran 'paralel devlettir' diyerek işin içinden sıyrılmaya kalkması siyasi yozlaşmanın zirvesidir" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu'nun TBMM Genel Kurulu'nda dinlettiği ses kaydına değinen Yeniçeri, olayın Türkiye'deki basın kuruluşlarının tek tip oluşunun nedenini ortaya koyduğunu belirtti.
Yeniçeri, "Bugün Türkiye, muhalefet liderinin sözlerinin bile halka duyrulup duyrulmamasına Başbakan'ın karar verdiği bir ülkedir. Türkiye'de bugün yargı, yürütmenin rehinesi haline gelmiş, muhalefet liderinin sözleri bizzat başbakan tarafından sansürlenir olmuş, interneti engellenmiş, basını ezilmiş, üniversiteleri susturulmuştur" diye konuştu.
AK Parti Eskişehir Milletvekili Salih Koca, Eskişehir'e yapılan yatımlar, CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ise Ardahan'ın sorunları konusunda gündem dışı söz alarak konuşma yaptı.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, adalet çalışanlarının sorunları ile ilgili önergenin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra bazı kanunlarda değişiklik öngören kanun tasarısının, internetle ilgili düzenlemeleri de içeren Dördüncü Bölümü üzerindeki görüşmelere geçildi.
Değişiklik önergesi üzerinde söz alan MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, yolsuzluk ve rüşvet konusundaki iddiaların özellikle sosyal medya aracılığıyla yayımlandığını, bunun üzerine iktidarın da sosyal medya üzerinde baskı oluşturmak istediğini savundu.
Çocukları internetin zararlı yanlarından korumak için çaba sarf edilmesi gerektiğini belirten Doğru, internet üzerindeki oyunlara dikkati çekti. Oyunların büyük bölümünün dış kaynaklı, cinsel ve korku içerikli olduğunu ifade eden Doğru, bunun önüne geçebilmek için Türk arama motoru oluşturulması gerektiğini söyledi.
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, tasarıdaki internetle ilgili düzenlemenin kanunlaşması halinde, Türkiye'nin; İran, Çin ve Malezya'dan sonra interneti yasaklayan dördüncü ülke olarak tarihe geçeceğini ileri sürdü.
"TİB Başkanı'na, Cumhurbaşkanı'nda olmayan yetkileri veriyorsunuz" diyen Akar, şunları söyledi:
"Neden böyle bir yasa çıkarma ihtiyacı hissediyorsunuz. Görsel ve yazılı basını çok iyi karattınız. Haber alma hakkını kararttınız. Geriye bir tek sosyal medya kalmıştı. Ama bunu da engellemeye gücünüz yetmiyordu. Bunu Gezi olaylarında da gördük, 17 Aralık'ta da. Ancak bu kanunu çıkardığınız zaman zannetmeyin ki sosyal medyayı da karartacaksınız. Çünkü internette 5 saniye yayınlanan bir şeyin artık önüne geçemezsiniz."
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, tasarının, internet siteleri ile ilgili kararları yargıdan alıp yürütmeye bağladığını iddia etti. Oran, "Bir sosyal paylaşım sitesine ne yazsanız, bürokrasi onu anında görebilecek, izleyebilecek ve kaydedebilecek" dedi.
Tasarıyla kurulması öngörülen Erişim Sağlayıcıları Birliği'nin aslında "Erişim Sansür Birliği" olacağını öne süren Oran, "İçerik sağlayıcılara özel bilgileri toplama görevi verilemez. Bu, anayasaya da aykırıdır. Bu tür yasaklar darbe döneminde olur ve hiçbir yolsuzluğu gizleyememiştir. Şu anda yaşanan da bir sivil darbedir" diye konuştu.
HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel, dinleme ile ilgili tartışmalara değinerek "Devlet olmuş böcek cenneti. İş gelip kendilerine dayandığında sesler ayyuka çıkıyor" dedi.
İnternetle ilgili düzenleme hazırlanırken halkın görüşünün alınmadığını ileri süren Tüzel, milletin temsilcilerini "tuzluk" yerine koyan bir siyasi egemenliğin olduğunu iddia etti.
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, iktidarın internetle ilgili probleminin Gezi olayları ile başladığını ve 17 Aralık'la devam ettiğini ileri sürdü.
Varlı, şunları söyledi:
"MHP yöneticileri ile ilgili görüntüler yayınlanırken, Sayın Baykal ile ilgili görüntüler yayınlanırken umurunuzda değildi. İşin ucu gelip size dokununca başladınız internet erişimini engellemeye. Başkalarına olunca iyi, size gelince her şey kötü ve engellenmeli.
Yolsuzlukla ilgili yeni belgeler, görüntüler ortaya çıkıyor. Sizin asıl amacınız bunları engellemek. Bu olaylar bir defa milletin vicdanına yerleşti ve siz 'komplo' da deseniz millet kararını verdi."
Varlı, iktidar partisinin, daha önce Genel Kurul çalıştığı sürece yapılan televizyon yayınını da belli saatlerle sınırlayarak milletvekillerinin konuşmalarını engellemeye çalıştığını öne sürdü.
Tasarı üzerinde görüşmeler devam ediyor.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu'nun TBM Genel Kurulu'nda dinlettiği ses kaydıyla ilgili, "Birileri Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin içine virüs gibi sızmış. O paralel yapı dediğimiz yapı virüs gibi sızmış, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekaasını yok etmek için uğraşıyor ve sizi de Sayın Halaçoğlu maşa gibi kullanıyor" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair "Torba Kanun Tasarısı"nın 4. Bölümü'nün görüşülmesine devam ediliyor.
CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, AK Parti'nin ileri demokrasi adıyla açtığı yolu diktatörlükle sonlandırmaya doğru hızla gittiğini, bu yolda önündeki internet engellini kaldırmak için çaba sarf ettiğini ileri sürdü. "Bu yolun sonu karanlık. Dönün suratınızı muhalefete. Bugün çıkardığınız bu yasalar, yarın sizi yargılayacaklar" diyen Ören, muhalefet olarak iktidarı girdikleri yanlış yoldan döndürmeye çalıştıklarını söyledi.
Ören, hükümeti temsilen Genel Kurul salonunda bulunan İçişleri Bakanı Efkan Ala'ya dönerek, "15 gün içinde hangi kıstasları göz önüne alarak 6-7 bin polisi yerinden aldınız başka yere atadınız? Bu kadar hızlı bu kadar süratli olabilmesi için bu polislerin, bu emniyet müdürlerinin fişlenmesi gerekliydi. Gerçekten fişleme mi yaptınız? '28 Şubat'tan ağzımız yandı, aman şimdi sıra bize geldi" diyip gerçekten fişleme yapıp, 15 gün içinde emniyet müdüründen polise kadar 6-7 bin kişinin yerini değiştirdiniz" diye seslendi.
MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy da geçmişte internet üzerinden MHP'li yöneticilere yönelik görüntüler yayınlandığında AK Parti'nin gerekli tepkiyi göstermediğini ileri sürerek, iktidarın artık "ucu kendisine dokunduğu" için tedbirler geliştirmeye çalıştığını savundu.
HDP Mersin Milletvekili ve Eş Başkanı Ertuğrul Kürkcü, önerge üzerine yaptığı konuşmada, teklif ile Türkiye'nin otoriter rejimlerle aynı hizaya sokulduğunu iddia etti. Düzenleme ile "internet koruculuğu" sistemini geliştirileceğini ileri süren Kürkcü, internet servis sağlayıcı firmalarına da bir dayatma yapıldığını söyledi. Kürkcü, "Bu büyük oyuncular, müşterilerinin bilgisini devlete peşkeş çekecekler midir? Onların ihbarcısı olacaklar mıdır?" diye sordu.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, önerge üzerine yaptığı konuşmada, basın özgürlüğünün anayasal güvence altında olduğunu hatırlattı. TBMM Genel Kurulu'nda daha önce dinlettiği ses kaydının doğru olup olmadığının kendisine sorulduğunu ifade eden Halaçoğlu, kaydın bir bölümünü yeniden dinletti.
Bu sırada AK Parti'li bazı milletvekillerinin "Yaptığın yakışıyor mu?" diye sorması üzerine Halaçoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Peki, hırsızlık yapan adama yakışıyor mu diye sorulur mu? Allah aşkına adam tutmuş resmen Anayasa'nın 28. maddesini ihlal ediyor, sansür uyguluyor. Bir televizyona direktif veriyor, susturuyor, kaldırtıyor. Burada yazıyor, burada söylüyor, telefon görüşmesiyle ve ondan sonra diyorsunuz ki 'bu yakışıyor mu?' Peki, Başbakan'ın yaptığı yakışıyor mu? Ayrıca sizin yaptığınız yakışıyor mu? En azından sansüre sizin de karşı çıkmanız gerekmiyor mu? Bunu kim kaydettiyse de yanlış yaptı ama Başbakan daha çok yanlış yaptı. Ama Başbakan'ın talimat verdiği televizyon ondan da büyük yanlış yaptı. Basın ahlaksızlığını yerine getirdi. İnsan onuruyla yaşar."
Ses kaydının içeriğini aktaran ve hala savunulmasını anlayamadığını belirten Halaçoğlu, "Şu Meclis'in bu gibi sansürlerin önüne geçmesi gerekir, kim yaparsa yapsın. Ama siz hala bununla ilgili tutmuşsunuz hala ileri geri, 'Efendim yaptı mı, yapmadı mı? Bunu burada söylemeniz yakışık alıyor mu ?' diyorsunuz. Ayıptır. Elimde yetki olsa Başbakan'ın konuşmasını engellesem, televizyonlara baskı yapsam yakışık alır mı?" dedi.
Halaçoğlu, ses kaydına konu olan televizyonun haberlerine artık inanmayacaklarını, programlarına da katılmayacaklarını söyleyerek, "Ta ki yönetimini değiştirene kadar, ta ki özür dileyip, basın ahlakını yerine getirmeye söz verene kadar. Siz istediğiniz kadar takla atın, ne söylerseniz, söyleyin mızrak artık çuvala sığmıyor" ifadelerini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da sataşma gerekçesiyle söz aldı. Kürsüye geldiğinde MHP sıralarının önüne asılan internet düzenlemesine tepki niteliğindeki pankartları gösteren Elitaş, "Siz de pankartçılığa başlamışsınız, tebrik ediyorum" dedi. Elitaş, Halaçoğlu'nun dinlettiği ses kaydının doğru olup olmadığını bilmediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Doğru olup olmadığını bilmiyoruz ama gizlilik kararı alınmış bir soruşturmayla ilgili bir konuyu buraya getirmek sizin yasaları ihlal ettiğinizin göstergesidir. En önemli mesele, Sayın Başbakan'ın o kişiye talimat verip vermediği meselesinden öte, bir ülkenin başbakanı, cumhurbaşkanı, yetkili kurum ve kuruluşları dinlenebiliyorsa, bir ülkenin istihbarat teşkilatının en gizli, mahrem olan bilgileri kamuoyunda ve Halaçoğlu gibileri tarafından bütün insanlarla, bütün dünya ile paylaşılıyorsa o zaman dikkat etmek gerekir. İşte onun için diyoruz ki; bakın şu anda bulunduğunuz tehlikenin farkında değilsiniz. Sayın Başbakan'ın bu söylediği şeyi burada ifşa ederken, AK Parti'yi yaralarken, 'siz böyle yapıyorsunuz, müdahale ediyorsunuz' derken, içinde bulunduğumuz tehlikenin farkında değilsiniz. Birileri Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin içine virüs gibi sızmış. O paralel yapı dediğimiz yapı virüs gibi sızmış, Türkiye Cumhuriyeti'nin bekaasını yok etmek için uğraşıyor ve sizi de Sayın Halaçoğlu maşa gibi kullanıyor."
Halaçoğlu da tekrar söz alarak, "Maşa gibi kullanılanların kimler olduğunu biz çok iyi biliyoruz. 12 yıldır beraber olduğunuz paralel yapılanma ile kimler sizi kullandıysa siz kendiniz itiraf ediyorsunuz. Kimler kullanmışlar, gözüküyor. O gizli yapılanmayı 12 senedir farkına varmadan birlikte hareket ettiyseniz, o gizli yapılanmadan haberiniz yoksa ve bugün ondan şikayet ediyorsanız, o zaman siz devlet işinden hiç anlamıyorsunuz demektir. Bu konunun mahkemeye intikal ettiğini ne zaman duydunuz, mahkeme ile hiç alakası yok. 'Paralel devlet' diyorsunuz, 'milli ordunun kumpasa uğradığını' söylüyorsunuz. Siz o zaman yok muydunuz, neredeydiniz? Şimdi mi aklınız başınıza geldi?" diye konuştu.
Konuşmaların ardından TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşime bir saat ara verdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, 17 Aralık operasyonu sonrası yaşananları eleştiren muhalefet milletvekillerine, "Basit şeylerden fırsat kollamayın. Siyaset üretin, söylem üretin, proje üretin. Proje yok, ancak geliyorsunuz, sözcüklerden, cümlelerden bir şey vurmaya çalışıyorsunuz. Bırakın böyle şeyleri" diye seslendi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair "Torba Kanun Tasarısı"nın 4. bölümünün görüşülmesine devam ediliyor.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, önerge üzerinde yaptığı konuşmada, gizli dinlemelerin önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, "Türkiye'de gizli dinleme de ayağa düştü. Uzman çavuş, bekçi düzeyinde. Gelin dört partiden birer üye ile komisyon oluşturalım, iddia ediyorum, bir hafta içinde Türkiye'de gizli dinlemeyi, görüntülemeyi tarihin çöplüğüne gömeriz" dedi.
Bir önerge üzerine söz alan MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay'ın "Şunu söyleyebilirim ki iktidar partisinin değerli milletvekili arkadaşlarıma; eğer Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan korktuğunuz kadar Allah'tan korksanız, korkarsanız bu yolsuzluklara, hukuksuzluklara dur dersiniz" ifadesine AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi.
Akçay, iktidar milletvekillerinin tepkileri üzerine ise "Apseye böyle dokunulur. Apse olmuşsunuz. Apse var, dokununca zıplıyorsunuz. Ülkenin manevi, milli değerleri ayaklar altına alındı, hakaretler edildi bu kürsüden gıkınız çıkmadı. 'Recep Tayyip Erdoğan' deyince hemen havaya zıplıyorsunuz" dedi.
Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, "burada siyasi parti gruplarını eleştirebiliriz, herşeyi söyleyebilir ve maalesef iş zıvanadan da çıktı, hakaret de serbest olmaya başladı" diyerek Akçay'ın sözlerini tepki gösterdi. Elitaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hiçbir Müslüman korkulacak bir şeyi, yaratıcısından başkasını göstermez, göstermemek de gerekir. Kalkacaksınız bu partiyi, bu grubu eleştirmek için 'Recep Tayyip Erdoğan'dan korktuğunuz kadar Allah'tan da korksaydınız' diyeceksiniz ve bir Müslüman hakkında böyle bir fetvada, iddiada bulunacaksınız. Siz kendinizi şirk koşarak bu noktaya getiriyorsunuz. Siz yaratıcıyla paralel hale getiriyorsunuz, ne söylediğinizi farkında değilsiniz. Milletvekilimiz hakkında bir ifade kullandınız, o milletvekili arkadaşımızın yaptığı bir konuşma ile ilgili 'Cenab-ı Hakk'ın emrettiği bütün güzellikleri üzerinde toplamış bir lider' derken... Bu kadar basit şeylerden fırsat kollamayın. Siyaset üretin, söylem üretin, proje üretin. Proje yok, ancak geliyorsunuz, sözcüklerden, cümlelerden bir şey vurmaya çalışıyorsunuz. Bırakın böyle şeyleri. Buraya geleceksiniz muhalefet partisi, siyaset üretin, bir milletvekilinin dil sürçmesiyle ilgili konuyu getirecek, burada gündem haline getirecek. Yazıklar olsun. Sayın Bahçeli duysaydı herhalde sizlerin kulağını çekerdi diye düşünüyorum."
Elitaş'ın sözlerine MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural tepki gösterdi. Elitaş ve Vural arasında sözlü tartışma yaşandı.
Daha sonra söz alan AK Parti Düzce Milletvekili Fevai Arslan, bir süre önce yaptığı bir konuşmadaki dil sürçmesinin siyasi malzeme haline getirilmesinden büyük üzüntü duyduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Ağzımdan eksik bir kelime çıktı, sürç-i lisan ettiğimi, kastımın bu olmadığını, defalarca şahsım da Grup Başkanvekillerimiz de, Genel Başkan Yardımcımız da açıkladı. Buradan bir defa daha ifade ediyorum, kastım bu değildi. Haşa, bunu dille söylemek değil, kalpten bile geçirmenin şirke gireceğini, şirk olduğunun bilincindeyim. Bunun siyasi malzeme haline getirilmesine de çok üzgünüm ve kınıyorum. Bunun şirk olduğunu defalarca söylüyorum. Bunda kastım bu değildi. Ama bizi üzen şudur; böyle bir konunun, 'Müslüman'ım' diyen bir kişinin, böyle bir eksik konuşmadan dolayı böyle bir olayla karşı karşıya gelmesinden dolayı, üzerinden siyaset, polemik yapılmasından dolayı bizi üzmüştür. Haklısınız, eyvallah, bunu eksik konuştuğumu defalarca ifade ettim. Bir kere daha söylüyorum, ama şundan emin olunuz ki Allah kimseyi bu eksiklikle karşı karşıya getirmesin. Siz öyle bir şeyle karşı karşıya geldiğinizde biz iyi niyetle bakarız."
CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, önerge üzerine yaptığı konuşmada bilişim savcılarına verilmesi gereken görev ve yetkilerin Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'na (TİB) verilmesini eleştirdi. Düzenlemedeki problemlerden birinin yargının yetkisinin bürokrata verilmesi olduğuna belirten Aksünger, düzenlemedeki sorunların çözülmemesinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde de Türkiye'yi zor durumda bırakacağını savundu.
CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, getirilen düzenlemenin bir operasyonun parçası olduğunu, sosyal medyanın kontrol altına alındığını ifade etti. İnternet düzenlemesinde yetkiyi TİB'e vermenin vahim bir hata olduğunu, yapılması gerekenin yargıya güvenmek ve yetkilendirmek olduğunu anlatan Aldan, "Devlet yönetiminde kurumlar ve kurallar esastır. Ama bugün emanet memurlar esas hale gelmiştir. Mutemet memurlara devlet teslim edilmiştir" dedi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKUMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
