2012-05-24 - 12:00
Sezgin Tanrıkulu, "Türkiye'nin insan hakları gündemi bu kadar yoğunken İnsan Hakları Komisyonu'nun bir yılda on kez toplanmasını kınıyoruz"
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu CHP'nin TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyeleriyle birlikte parlamentoda bir basın toplantısı düzenledi.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun bugünkü toplantısını CHP'li Milletvekilleri olarak protesto ederek terk ettiklerini belirten Tanrıkulu "İnsan Hakları Komisyonu bir yıllık süre içerisinde yaklaşık on kez toplanabilmiştir. Türkiye'nin insan hakları gündemi bu kadar yoğunken İnsan Hakları Komisyonu'nun bir yılda on kez toplanmasını kınıyoruz" diye konuştu.
Sezgin Tanrıkulu kendisinin aynı zamanda TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun Başkanvekili olduğunu hatırlatarak, "Gündem oluşturulurken Başkanlık Divanı'nın toplanması ve gündemi ona göre oluşturması gerekir" dedi.
"TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun Başkanlık Divanı bugüne kadar bir kez olsun toplanmamıştır ve komisyonun gündemini takip etme konusunda bir toplantı yapmamıştır. Komisyon başkanı kendi insiyatifini kullanarak Meclis geleneklerine aykırı bir şekilde kendi gündemini komisyona dayatmaktadır" şeklinde konuşan Tanrıkulu, "İnsan Hakları Komisyonu'nun hükümetin politikalarını meşrulaştıran bir araç olmadığını, kendilerinin de hükümetin insan hakları politikalarını meşrulaştırmak amacıyla orada olmadıklarını" belirtti.
CHP'li Sezgin Tanrıkulu, "Komisyonda Türkiye'nin gündemini ve insan hakları ile ilgili gündemi tartışmak durumundayız. Ancak İnsan Hakları Komisyonu Başkanı bize komisyonda maalesef bu fırsatı vermemektedir. Kendisi insan haklarını ihlal etmektedir" dedi.
Daha sonra Uludere olaylarına değinen Tanrıkulu, "Uludere'de bir katliam yaşanmıştır ve bu katliam insanlığa karşı suçtur ve hükümet bundan hukuken ve siyaseten sorumludur. Bu sorumluluğu hiç kimseye atamaz. Siyasi sorumluluğu hükümete aittir, hukuki sorumluluğu hükümete aittir ve bizzat Başbakan'a aittir. Başbakan adına hangi Bakan bu yetkiyi kullanırsa siyaseten de hukuken de sorumludur ve cezai sorumluluğu vardır. Başbakan ve Bakanları Türkiye'de yargılanacaktır. Bu suçta zaman aşımı yoktur. Umuyoruz bu yargılama sağlıklarında olur" şeklinde konuştu.
İçişleri Bakanı'nın Uludere hakkındaki açıklamalarına da değinen Tanrıkulu, "Dün İçişleri Bakanı gerçekten çok vahim açıklamalar yaptı. Bu açıklamaları bir yurttaş olarak kabul etmek mümkün değil, bir insan olarak kabul etmek mümkün değil. İçişleri Bakanı'nın dili ayrımcı bir dildir, ayrıştırıcı bir dildir, bir öfke dilidir ve nefret söylemi içermektedir. Bu nedenle İçişleri Bakanı'nı burada kamuoyu önünde kınıyoruz. İçişleri Bakanı bu olaydan dolayı özür dilenecek mahiyette bir olay olmadığını ifade etmiştir. Başkasının tavuğu ölse özür dileyecek olan bir hükümet 34 vatandaşımızın ailesinden ve Türkiye'den özür dilememiştir. Ve kendi İçişleri Bakanı da bunun özür dileyecek mahiyette bir olay olmadığını ifade etmektedir. Bunu da kınıyoruz ve protesto ediyoruz. Başbakan Pakistan'da dünyaya akıl vereceğine, öğüt vereceğine kendi bakanlarına öğüt versin. Başbakan Pakistan'da ABD askerlerinin Afganistan'da işlediği insanlığa karşı suçlardan dolayı özür dilemesini bekliyor. Pakistan'dan ABD'ye çağrı yapıyor. Başbakan ilk önce ABD'ye çağrı yapacağına kendisi yurttaşlarımızdan özür dilemelidir ve bu özrü de dileyecektir. Bu olay geçiştirilecek bir olay değildir. CHP milletvekilleri olarak, İnsan Hakları Komisyonu üyeleri olarak bu olayın sorumluları ortaya çıkana kadar ve yargılama yapılana kadar siyaseten takipçisi olacağız" dedi. (12:00)
TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun bugünkü toplantısını CHP'li Milletvekilleri olarak protesto ederek terk ettiklerini belirten Tanrıkulu "İnsan Hakları Komisyonu bir yıllık süre içerisinde yaklaşık on kez toplanabilmiştir. Türkiye'nin insan hakları gündemi bu kadar yoğunken İnsan Hakları Komisyonu'nun bir yılda on kez toplanmasını kınıyoruz" diye konuştu.
Sezgin Tanrıkulu kendisinin aynı zamanda TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun Başkanvekili olduğunu hatırlatarak, "Gündem oluşturulurken Başkanlık Divanı'nın toplanması ve gündemi ona göre oluşturması gerekir" dedi.
"TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun Başkanlık Divanı bugüne kadar bir kez olsun toplanmamıştır ve komisyonun gündemini takip etme konusunda bir toplantı yapmamıştır. Komisyon başkanı kendi insiyatifini kullanarak Meclis geleneklerine aykırı bir şekilde kendi gündemini komisyona dayatmaktadır" şeklinde konuşan Tanrıkulu, "İnsan Hakları Komisyonu'nun hükümetin politikalarını meşrulaştıran bir araç olmadığını, kendilerinin de hükümetin insan hakları politikalarını meşrulaştırmak amacıyla orada olmadıklarını" belirtti.
CHP'li Sezgin Tanrıkulu, "Komisyonda Türkiye'nin gündemini ve insan hakları ile ilgili gündemi tartışmak durumundayız. Ancak İnsan Hakları Komisyonu Başkanı bize komisyonda maalesef bu fırsatı vermemektedir. Kendisi insan haklarını ihlal etmektedir" dedi.
Daha sonra Uludere olaylarına değinen Tanrıkulu, "Uludere'de bir katliam yaşanmıştır ve bu katliam insanlığa karşı suçtur ve hükümet bundan hukuken ve siyaseten sorumludur. Bu sorumluluğu hiç kimseye atamaz. Siyasi sorumluluğu hükümete aittir, hukuki sorumluluğu hükümete aittir ve bizzat Başbakan'a aittir. Başbakan adına hangi Bakan bu yetkiyi kullanırsa siyaseten de hukuken de sorumludur ve cezai sorumluluğu vardır. Başbakan ve Bakanları Türkiye'de yargılanacaktır. Bu suçta zaman aşımı yoktur. Umuyoruz bu yargılama sağlıklarında olur" şeklinde konuştu.
İçişleri Bakanı'nın Uludere hakkındaki açıklamalarına da değinen Tanrıkulu, "Dün İçişleri Bakanı gerçekten çok vahim açıklamalar yaptı. Bu açıklamaları bir yurttaş olarak kabul etmek mümkün değil, bir insan olarak kabul etmek mümkün değil. İçişleri Bakanı'nın dili ayrımcı bir dildir, ayrıştırıcı bir dildir, bir öfke dilidir ve nefret söylemi içermektedir. Bu nedenle İçişleri Bakanı'nı burada kamuoyu önünde kınıyoruz. İçişleri Bakanı bu olaydan dolayı özür dilenecek mahiyette bir olay olmadığını ifade etmiştir. Başkasının tavuğu ölse özür dileyecek olan bir hükümet 34 vatandaşımızın ailesinden ve Türkiye'den özür dilememiştir. Ve kendi İçişleri Bakanı da bunun özür dileyecek mahiyette bir olay olmadığını ifade etmektedir. Bunu da kınıyoruz ve protesto ediyoruz. Başbakan Pakistan'da dünyaya akıl vereceğine, öğüt vereceğine kendi bakanlarına öğüt versin. Başbakan Pakistan'da ABD askerlerinin Afganistan'da işlediği insanlığa karşı suçlardan dolayı özür dilemesini bekliyor. Pakistan'dan ABD'ye çağrı yapıyor. Başbakan ilk önce ABD'ye çağrı yapacağına kendisi yurttaşlarımızdan özür dilemelidir ve bu özrü de dileyecektir. Bu olay geçiştirilecek bir olay değildir. CHP milletvekilleri olarak, İnsan Hakları Komisyonu üyeleri olarak bu olayın sorumluları ortaya çıkana kadar ve yargılama yapılana kadar siyaseten takipçisi olacağız" dedi. (12:00)
