2012-04-24 - 20:30
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Sadık Yakut Başkanlığı'nda toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda, bazı üst kurul başkanlarının görev süresiyle ilgili değişikliklerin de içinde bulunduğu ''Bazı Kanunlar ile Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi''nin ilk 6 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Sadık Yakut Başkanlığı'nda toplandı.
1915 olaylarına ilişkin gündemdışı söz alan AK Parti Ankara Milletvekili Seyit Sertçelik, Ermeni olaylarının anlaşılabilmesi için 24 Nisan 1915 tarihinden önceki olayların bilinmesi gerektiğini ifade etti.
''Hasta Osmanlı''nın mirasını paylaşma derdine düşen sömürgeci güçlerin, hastaya son darbeyi vuracak yardımcı iç güçlere ihtiyaç duyduğunu belirten Sertçelik, ''İçeriden son darbeyi vuracak yardımcı güç olarak Osmanlı Ermenilerini görmüşlerdir'' dedi.
Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasının, Ermeni ileri gelenlerince ''kaçırılmaması gereken tarihi fırsat'' olarak görüldüğünü kaydeden Sertçelik, ''Osmanlı bir çok cephede savaşırken, Kafkasya cephesinde yaklaşık 10 bin Ermeni Osmanlı'ya karşı savaşmıştır'' diye konuştu.
Ermeni kayıplarının büyük bölümünün cephede Osmanlı'ya karşı kurşun atarken kurşun yemiş kişilerden oluştuğunu dile getiren Sertçelik, ''Ermeni kayıplarının tamamı 150 bindir ama bu sayıya bir sıfır ilave edilmektedir. Türkiye'de Ermenilerin yok edildiği iddiaları gerçek değildir'' dedi.
MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Hallaçoğlu, 24 Nisan'da tutuklanan 245 Ermeninin tümünün örgüt üyesi olduğunu ifade etti. Halaçoğlu, ''24 Nisan dolayısıyla Osmanlı ve Türkleri soykırımla suçlamak hem vicdansızlık hem bilgisizlik hem de hıyanettir'' diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, 1. Dünya Savaşı yıllarında Kars'ta Ermeni çetelerin yaptığı vahşeti bizzat dedelerinden duyduğunu ifade etti.
Iğdır'ın bazı köylerinde yerli ve yabancı gözlemcilerin önünde yapılan kazılarda yüzlerce Türk'e ait kafatası ve kemik bulunduğunu söyleyen Özgündüz, ''Asıl soykırım Ermeni çeteciler tarafından yapılmıştır'' dedi.
TBMM Genel Kurulu bugün, bazı üst kurul başkanlarının görev süresiyle ilgili değişikliklerin de içinde bulunduğu ''Torba Teklif''in bitimine kadar çalışacak. AK Parti'nin kabul edilen grup önerisiyle Genel Kurul'un bu haftaki çalışma takvimi yeniden belirlendi.
Buna göre, Genel Kurul bugün bazı üst kurul başkanlarının görev süresiyle ilgili değişikliklerin de içinde bulunduğu ''Bazı Kanunlar ile Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi''nin görüşmeleri bitinceye kadar çalışacak.
Genel Kurul'da yarın sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarına ilişkin grupların verdiği araştırma önergeleri birleştirerek görüşülecek.
Genel Kurul, Perşembe günü ise kamuoyunda ''Haberal Yasası'' olarak bilinen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasada değişiklik yapan teklifinin görüşülmeleri bitene kadar çalışacak.
Ayrıca, Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Hakkında Kanun Tasarısı ile bazı uluslararası anlaşmalar gündemin ön sıralarına alındı.
TBMM Genel Kurulu'nda, bazı üst kurul başkanlarının görev sürelerinin uzatılmasına ilişkin düzenlemenin de bulunduğu yasa teklifinin görüşmelerine başlandı.
AK Parti'nin grup önerisi üzerine söz alan BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, iktidar partisinin gündemi ile halkın gündeminin farklı olduğunu ileri sürdü. Öncelikli gündem maddesinin Kürt sorunun çözümüne ilişkin olması gerektiğini belirten Kaplan, bunun yanında tutuklu milletvekilleri, Ortadoğu'da yaşanan gelişmelere de gündemde öncelikli yer verilmesi gerektiğini söyledi. Kaplan, buna rağmen iktidarın, farklı gündemleri getirdiğini savundu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Suriye konusunda yürütülen politikayla ilgili genel görüşme açılmasını istedi. Konunun, Türkiye'nin geleceğini ilgilendirdiğini anlatan Vural, ''Barzani ile Suriye konusu görüşülüyor ama Türkiye'de, Meclis'te bu konu tartışılmıyor'' dedi. Vural, dış politikaların yabancı merkezlerde tartışılmasının, gelişmelerin milletvekilleri ile paylaşılmamasının yanlış olduğunu ifade etti.
Grup önerisine göre bu hafta ele alınacak olan ve kamuoyunda ''Haberal Yasası'' olarak bilinen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasada değişiklik yapan teklife de değinen Vural, ''Keşke bu yasayı Sayın Haberal'ın annesi rahmetli olmadan önce çıkarabilseydik. Ayrıca umarım, tutuklu milletvekillerinin tutuksuz yargılanarak milletin iradesini kullanmalarına imkan tanıyacak değişikliği de buradan geçiririz'' diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Türkiye'nin demokrasinin derinleştirilmesi olarak özetlenebilecek ciddi bir demokrasi paketine ihtiyaç duyduğunu, ancak bunun parlamentoda gündeme gelmediğini söyledi. Ekonomi politikasına da değinen Hamzaçebi, işsizlik oranının arttığını, tasarrufların azaldığını, cari açığa mahkum bir ekonominin söz konusu olduğunu, ancak bu sorunlara yönelik de bir çözüm geliştirilmediğini savundu.
AK Parti'nin grup önerisinin kabul edilmesinin ardından CHP'nin, Van ve Erciş'teki depremzedelerle ilgili düzenlemeleri içeren kanun teklifinin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi görüşüldü.
Önerge üzerine söz alan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, deprem bölgesinde insanların ağır kış koşullarını çadırlarda geçirdiğini, konteynerlerin geç ve yetersiz kaldığını belirtti. Tanrıkulu, ''Esnaf iflas bayrağını çekti. AKP, Van'da insani tepkilere bile tahammül edemedi. Van'ı bir afet bölgesi bile ilan etmediniz. Bu deprem Türkiye'nin başka yerinde olsaydı böyle mi davranacaktınız-''
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran da Van'daki depremzedelere 6 aylık toplu elektrik faturalarının geldiğini belirterek, ''Herkes isyan ediyor. Kendimizi onların yerine koyalım. Bu reva mıdır?'' dedi. Oran, bu sorunun çözümü için de kanun teklifi verdiklerini söyledi.
Oktay Vural da elektrik faturaları ile ilgili söz konusu sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğini ifade etti.
Genel Kurul'da, bazı üst kurul başkanlarının görev süresiyle ilgili değişikliklerin de içinde bulunduğu ''Bazı Kanunlar ile Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi''nin görüşmelerine başlandı.
Teklifin tümü üzerinde ilk sözü MHP adına Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı aldı.
Bir çok ayrı konuyu içeren maddelerin bir teklif içinde gelmesini eleştiren Kalaycı, teklifte kişiye özel düzenlemeler olduğunu savundu.
Pancar çiftçinin zor günler yaşadığını belirten Kalaycı, ''Şeker fabrikalarımızın bugün yok pahasına satılması sektörden ekmek yiyen milyonlarca vatandaşımızı derinden yaralamıştır'' dedi.
Kalaycı, şeker fabrikalarında rantın değil, istihdamın, üretimin devamlılığının amaçlanması gerektiğini ifade etti.
Konya'da afet dolayısıyla ekili alanlarda meydana gelen zararların Hükümet tarafından tespit edilerek bu zararların karşılanmasını isteyen Kalaycı, şap hastalığına karşı tedbirlerin de alınmasını istedi.
Kalaycı, çiftçilerin, yanlış politikalar yüzünden çok zor durumda kaldığını, borçlarını ödeyemez hale geldiğini, ağır girdi maliyetleri altında ezildiğini öne sürdü.
CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın da AK Parti'nin kendi yaptığı yasalarda bile özensiz davrandığını, istisna olması gereken torba kanun uygulamalarının ''kaideye dönüştürüldüğünü'' savundu.
''AK Parti Hükümetinin kafası karışık ve vizyon sahibi değil'' diyen Ayaydın, TMSF ve BDDK başkanlarının görev süreleriyle ilgili uygulamanın neden 2005 yılı öncesine döndürüldüğünü sordu.
TMSF Başkanı Şakir Ercan Gül'ün görev süresi bitmesine rağmen odasını boşaltmadığını ifade eden Ayaydın, ''Neyi bekliyor- Kişiye özel düzenlemeyi bekliyor. AKP'nin elinde TMSF Başkanı olacak hiç mi bürokrat yok, yoksa Şakir Ercan Gül bulunmaz Hint kumaşı mı-'' dedi.
BDDK ve TMSF başkanlarının görev süreleri bittikten sonra iki yıl boyunca maaş alabilmelerine ilişkin düzenlemenin Anayasa'ya aykırı ve kişiye özgü olduğunu öne süren Ayaydın, ''Bu yaptığınız vallahi de billahi de günahtır. Buna nasıl vicdanınız el veriyor- Evde bile otursalar ayda 15 bin lira ballı maaş almaya devam edecekler'' diye konuştu.
Zorda olan çiftçilere yönelik atılan adımları ise desteklediklerini söyleyen Ayaydın, ''Çiftçi, AKP döneminde adeta yok olmuştur'' dedi.
BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, ''ekonominin kötü gidişatın artık gizlenemez hale geldiğini'' öne sürdü.
Şahsı adına söz alan İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, teklifle kişiye özel düzenleme yapıldığını savundu.
Gazetelerin Mehmet Ağar'ın hangi cezaevinde yatacağı haberleriyle dolu olduğunu belirten Tüzel, ''Susurluk soruşturması ve olan bitenlerin arkasındaki sis perdesi aydınlatılmış değil. Devlet sırları kavramı arkasına sığınılıyor'' dedi.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdülkerim Gök de teklifle ilgili bilgi verdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, bazı üst kurul başkanlarının görev süresiyle ilgili değişikliklerin de içinde bulunduğu ''Bazı Kanunlar ile Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi''nin ilk 6 maddesi kabul edildi.
Teklif üzerine söz alan CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, teklifin, BDDK ve TMSF Başkan ve üyelerinin, görevleri sona erse bile 2 yıl boyunca maaşlarını alabilmelerine olanak sağladığını söyledi. Bu düzenlemenin daha önce 1 yıl için geçerli olduğunu, ancak bunun 2 yıla çıkarıldığını belirten Ayayadın, ''Bir işçi işsiz kaldığında, işsizlik fonundan 10 ay maaş alabiliyor. O da kendi ödeneklerinden oluşan paradan. Durum böyleyken birkaç bürokrata, başkan ve üyelerine, görevleri sona ermiş olmasına rağmen maaş verilmesini ben şahsen içime sindiremiyorum'' diye konuştu.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da teklifi eleştirirken, ''Devletin kurumları AKP'nin çiftliği, arpalığı değildir. AKP, arpalık düzeni tesis etti ve pekiştirdi. Milletin parasının bazı kişilere, görev yapmadıkları halde 2 yıl süreyle maaş olarak verilmesi, hangi aklın ve mantığın gerekçesidir. Devletin kurumları miskinler tekkesi midir- Buna ne hakkınız var-'' diye konuştu.
Bu arada değişiklik önergesi üzerine söz alan CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, üzerinde, ''Şehir tiyatroları yok edilemez'' yazılı bir tişörtle kürsüye geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nce şehir tiyatrosu yönetmeliğinin değiştirildiğini anlatan Nazlıaka, ''Atama yoluyla şehir tiyatrolarını yönetmek istiyorsunuz. Bu değişiklik diğer belediyelere de sıçrayacaktır. Siz sanatı neden baskı altına almak istiyorsunuz- Neden sanatçıların kendi kararlarını almasını engelliyorsunuz- Neden siz yönetmek istiyorsunuz- Sanat özgür bırakılmalı'' diye konuştu.
Görüşmelerde teklifin ilk 6 maddesi kabul edildi. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, verdiği kısa aranın ardından, komisyonun yerini almaması üzerine, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.(20:30)
1915 olaylarına ilişkin gündemdışı söz alan AK Parti Ankara Milletvekili Seyit Sertçelik, Ermeni olaylarının anlaşılabilmesi için 24 Nisan 1915 tarihinden önceki olayların bilinmesi gerektiğini ifade etti.
''Hasta Osmanlı''nın mirasını paylaşma derdine düşen sömürgeci güçlerin, hastaya son darbeyi vuracak yardımcı iç güçlere ihtiyaç duyduğunu belirten Sertçelik, ''İçeriden son darbeyi vuracak yardımcı güç olarak Osmanlı Ermenilerini görmüşlerdir'' dedi.
Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasının, Ermeni ileri gelenlerince ''kaçırılmaması gereken tarihi fırsat'' olarak görüldüğünü kaydeden Sertçelik, ''Osmanlı bir çok cephede savaşırken, Kafkasya cephesinde yaklaşık 10 bin Ermeni Osmanlı'ya karşı savaşmıştır'' diye konuştu.
Ermeni kayıplarının büyük bölümünün cephede Osmanlı'ya karşı kurşun atarken kurşun yemiş kişilerden oluştuğunu dile getiren Sertçelik, ''Ermeni kayıplarının tamamı 150 bindir ama bu sayıya bir sıfır ilave edilmektedir. Türkiye'de Ermenilerin yok edildiği iddiaları gerçek değildir'' dedi.
MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Hallaçoğlu, 24 Nisan'da tutuklanan 245 Ermeninin tümünün örgüt üyesi olduğunu ifade etti. Halaçoğlu, ''24 Nisan dolayısıyla Osmanlı ve Türkleri soykırımla suçlamak hem vicdansızlık hem bilgisizlik hem de hıyanettir'' diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, 1. Dünya Savaşı yıllarında Kars'ta Ermeni çetelerin yaptığı vahşeti bizzat dedelerinden duyduğunu ifade etti.
Iğdır'ın bazı köylerinde yerli ve yabancı gözlemcilerin önünde yapılan kazılarda yüzlerce Türk'e ait kafatası ve kemik bulunduğunu söyleyen Özgündüz, ''Asıl soykırım Ermeni çeteciler tarafından yapılmıştır'' dedi.
TBMM Genel Kurulu bugün, bazı üst kurul başkanlarının görev süresiyle ilgili değişikliklerin de içinde bulunduğu ''Torba Teklif''in bitimine kadar çalışacak. AK Parti'nin kabul edilen grup önerisiyle Genel Kurul'un bu haftaki çalışma takvimi yeniden belirlendi.
Buna göre, Genel Kurul bugün bazı üst kurul başkanlarının görev süresiyle ilgili değişikliklerin de içinde bulunduğu ''Bazı Kanunlar ile Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi''nin görüşmeleri bitinceye kadar çalışacak.
Genel Kurul'da yarın sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarına ilişkin grupların verdiği araştırma önergeleri birleştirerek görüşülecek.
Genel Kurul, Perşembe günü ise kamuoyunda ''Haberal Yasası'' olarak bilinen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasada değişiklik yapan teklifinin görüşülmeleri bitene kadar çalışacak.
Ayrıca, Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Hakkında Kanun Tasarısı ile bazı uluslararası anlaşmalar gündemin ön sıralarına alındı.
TBMM Genel Kurulu'nda, bazı üst kurul başkanlarının görev sürelerinin uzatılmasına ilişkin düzenlemenin de bulunduğu yasa teklifinin görüşmelerine başlandı.
AK Parti'nin grup önerisi üzerine söz alan BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, iktidar partisinin gündemi ile halkın gündeminin farklı olduğunu ileri sürdü. Öncelikli gündem maddesinin Kürt sorunun çözümüne ilişkin olması gerektiğini belirten Kaplan, bunun yanında tutuklu milletvekilleri, Ortadoğu'da yaşanan gelişmelere de gündemde öncelikli yer verilmesi gerektiğini söyledi. Kaplan, buna rağmen iktidarın, farklı gündemleri getirdiğini savundu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Suriye konusunda yürütülen politikayla ilgili genel görüşme açılmasını istedi. Konunun, Türkiye'nin geleceğini ilgilendirdiğini anlatan Vural, ''Barzani ile Suriye konusu görüşülüyor ama Türkiye'de, Meclis'te bu konu tartışılmıyor'' dedi. Vural, dış politikaların yabancı merkezlerde tartışılmasının, gelişmelerin milletvekilleri ile paylaşılmamasının yanlış olduğunu ifade etti.
Grup önerisine göre bu hafta ele alınacak olan ve kamuoyunda ''Haberal Yasası'' olarak bilinen Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasada değişiklik yapan teklife de değinen Vural, ''Keşke bu yasayı Sayın Haberal'ın annesi rahmetli olmadan önce çıkarabilseydik. Ayrıca umarım, tutuklu milletvekillerinin tutuksuz yargılanarak milletin iradesini kullanmalarına imkan tanıyacak değişikliği de buradan geçiririz'' diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Türkiye'nin demokrasinin derinleştirilmesi olarak özetlenebilecek ciddi bir demokrasi paketine ihtiyaç duyduğunu, ancak bunun parlamentoda gündeme gelmediğini söyledi. Ekonomi politikasına da değinen Hamzaçebi, işsizlik oranının arttığını, tasarrufların azaldığını, cari açığa mahkum bir ekonominin söz konusu olduğunu, ancak bu sorunlara yönelik de bir çözüm geliştirilmediğini savundu.
AK Parti'nin grup önerisinin kabul edilmesinin ardından CHP'nin, Van ve Erciş'teki depremzedelerle ilgili düzenlemeleri içeren kanun teklifinin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi görüşüldü.
Önerge üzerine söz alan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, deprem bölgesinde insanların ağır kış koşullarını çadırlarda geçirdiğini, konteynerlerin geç ve yetersiz kaldığını belirtti. Tanrıkulu, ''Esnaf iflas bayrağını çekti. AKP, Van'da insani tepkilere bile tahammül edemedi. Van'ı bir afet bölgesi bile ilan etmediniz. Bu deprem Türkiye'nin başka yerinde olsaydı böyle mi davranacaktınız-''
CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran da Van'daki depremzedelere 6 aylık toplu elektrik faturalarının geldiğini belirterek, ''Herkes isyan ediyor. Kendimizi onların yerine koyalım. Bu reva mıdır?'' dedi. Oran, bu sorunun çözümü için de kanun teklifi verdiklerini söyledi.
Oktay Vural da elektrik faturaları ile ilgili söz konusu sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğini ifade etti.
Genel Kurul'da, bazı üst kurul başkanlarının görev süresiyle ilgili değişikliklerin de içinde bulunduğu ''Bazı Kanunlar ile Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi''nin görüşmelerine başlandı.
Teklifin tümü üzerinde ilk sözü MHP adına Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı aldı.
Bir çok ayrı konuyu içeren maddelerin bir teklif içinde gelmesini eleştiren Kalaycı, teklifte kişiye özel düzenlemeler olduğunu savundu.
Pancar çiftçinin zor günler yaşadığını belirten Kalaycı, ''Şeker fabrikalarımızın bugün yok pahasına satılması sektörden ekmek yiyen milyonlarca vatandaşımızı derinden yaralamıştır'' dedi.
Kalaycı, şeker fabrikalarında rantın değil, istihdamın, üretimin devamlılığının amaçlanması gerektiğini ifade etti.
Konya'da afet dolayısıyla ekili alanlarda meydana gelen zararların Hükümet tarafından tespit edilerek bu zararların karşılanmasını isteyen Kalaycı, şap hastalığına karşı tedbirlerin de alınmasını istedi.
Kalaycı, çiftçilerin, yanlış politikalar yüzünden çok zor durumda kaldığını, borçlarını ödeyemez hale geldiğini, ağır girdi maliyetleri altında ezildiğini öne sürdü.
CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın da AK Parti'nin kendi yaptığı yasalarda bile özensiz davrandığını, istisna olması gereken torba kanun uygulamalarının ''kaideye dönüştürüldüğünü'' savundu.
''AK Parti Hükümetinin kafası karışık ve vizyon sahibi değil'' diyen Ayaydın, TMSF ve BDDK başkanlarının görev süreleriyle ilgili uygulamanın neden 2005 yılı öncesine döndürüldüğünü sordu.
TMSF Başkanı Şakir Ercan Gül'ün görev süresi bitmesine rağmen odasını boşaltmadığını ifade eden Ayaydın, ''Neyi bekliyor- Kişiye özel düzenlemeyi bekliyor. AKP'nin elinde TMSF Başkanı olacak hiç mi bürokrat yok, yoksa Şakir Ercan Gül bulunmaz Hint kumaşı mı-'' dedi.
BDDK ve TMSF başkanlarının görev süreleri bittikten sonra iki yıl boyunca maaş alabilmelerine ilişkin düzenlemenin Anayasa'ya aykırı ve kişiye özgü olduğunu öne süren Ayaydın, ''Bu yaptığınız vallahi de billahi de günahtır. Buna nasıl vicdanınız el veriyor- Evde bile otursalar ayda 15 bin lira ballı maaş almaya devam edecekler'' diye konuştu.
Zorda olan çiftçilere yönelik atılan adımları ise desteklediklerini söyleyen Ayaydın, ''Çiftçi, AKP döneminde adeta yok olmuştur'' dedi.
BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, ''ekonominin kötü gidişatın artık gizlenemez hale geldiğini'' öne sürdü.
Şahsı adına söz alan İstanbul Bağımsız Milletvekili Levent Tüzel, teklifle kişiye özel düzenleme yapıldığını savundu.
Gazetelerin Mehmet Ağar'ın hangi cezaevinde yatacağı haberleriyle dolu olduğunu belirten Tüzel, ''Susurluk soruşturması ve olan bitenlerin arkasındaki sis perdesi aydınlatılmış değil. Devlet sırları kavramı arkasına sığınılıyor'' dedi.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdülkerim Gök de teklifle ilgili bilgi verdi.
TBMM Genel Kurulu'nda, bazı üst kurul başkanlarının görev süresiyle ilgili değişikliklerin de içinde bulunduğu ''Bazı Kanunlar ile Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi''nin ilk 6 maddesi kabul edildi.
Teklif üzerine söz alan CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, teklifin, BDDK ve TMSF Başkan ve üyelerinin, görevleri sona erse bile 2 yıl boyunca maaşlarını alabilmelerine olanak sağladığını söyledi. Bu düzenlemenin daha önce 1 yıl için geçerli olduğunu, ancak bunun 2 yıla çıkarıldığını belirten Ayayadın, ''Bir işçi işsiz kaldığında, işsizlik fonundan 10 ay maaş alabiliyor. O da kendi ödeneklerinden oluşan paradan. Durum böyleyken birkaç bürokrata, başkan ve üyelerine, görevleri sona ermiş olmasına rağmen maaş verilmesini ben şahsen içime sindiremiyorum'' diye konuştu.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da teklifi eleştirirken, ''Devletin kurumları AKP'nin çiftliği, arpalığı değildir. AKP, arpalık düzeni tesis etti ve pekiştirdi. Milletin parasının bazı kişilere, görev yapmadıkları halde 2 yıl süreyle maaş olarak verilmesi, hangi aklın ve mantığın gerekçesidir. Devletin kurumları miskinler tekkesi midir- Buna ne hakkınız var-'' diye konuştu.
Bu arada değişiklik önergesi üzerine söz alan CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, üzerinde, ''Şehir tiyatroları yok edilemez'' yazılı bir tişörtle kürsüye geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nce şehir tiyatrosu yönetmeliğinin değiştirildiğini anlatan Nazlıaka, ''Atama yoluyla şehir tiyatrolarını yönetmek istiyorsunuz. Bu değişiklik diğer belediyelere de sıçrayacaktır. Siz sanatı neden baskı altına almak istiyorsunuz- Neden sanatçıların kendi kararlarını almasını engelliyorsunuz- Neden siz yönetmek istiyorsunuz- Sanat özgür bırakılmalı'' diye konuştu.
Görüşmelerde teklifin ilk 6 maddesi kabul edildi. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, verdiği kısa aranın ardından, komisyonun yerini almaması üzerine, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.(20:30)
