2012-07-16 - 14:45
Emine Ülker Tarhan: "Heykele ucube denilmesine, sanata tiyatro üzerinden ambargo konulmasına hiç vicdanı sızlamayan, partisinin hazırladığı örtülü aftan haberi olmayan Bakanın, katliam sanıklarının tahliyesi için vicdanının sızladığına inanmıyorum. Eğer Bakanın gerçekten vicdanı sızlıyorsa, sıcak koltuğunda vicdan sızlatmasını yeterli bulmuyorum, buyursun istifa etsin."
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, Dünya Uygur Kurultayı Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk ve Uygur kadınlarını kabul etti.
5. Dünya Uygur Kadınlar Semineri'nin hiçbir gerekçe gösterilmeden iptal edilmesinin hükümetin Uygur meselesine mesafeli yaklaşmaya başladığının bir göstergesi olduğunu belirten Tarhan, şunları söyledi: "Bu tür alanlarda çıkarları ve zihniyeti elverdiğinde destek veren iktidar böylesine masum bir seminerin yapılmasına nasıl izin vermez? Anlaşılan o ki, Başbakan Uygur Türkleri ile arasına mesafe koymuş ancak biz CHP olarak kendilerine her türlü desteği vereceğiz ve irtibatımızı koruyacağız."
"Doğu Türkistan ve Uygur meselesi Türkiye'de hak ettiği seviyede algılanmalıdır" diyen Dünya Uygur Kurultayı Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk, tarihi önceden saptanan ve insan hakları ve demokrasinin konuşulacağı seminerin gerekçe gösterilmeden iptal edilmesinin 'anormal' olduğunu belirtti. Tümtürk, "Seminerin amacı, Uygur kadınlarına insan hakları ve demokrasi konusunda katkıda bulunmaktı. İnsan hakları konusunda kadınlarımızın eğitim almaları sivil bir harekettir. Başbakan'ın daha önce Uygur'ların yaşadıklarını 'adeta katliam' şeklinde nitelemesi bizleri memnun etmişti. Ancak şimdi seminerin iptal edilmesi Başbakan'ın kurduğu ilişkiler ve attığı adımları gölgeledi" dedi.
Uygur halkına asimilasyon ve kimliksizleştirme politikası uygulandığını belirten CHP Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş ise, " Çin gibi dünya devi olma yolunda ilerleyen, barışın temsilcisi olma misyonu üstlenmek durumunda olan bir ülkenin, 10- 15 milyon gibi bir azınlıktan korkması ve uluslararası hukuk normlarına uygun faaliyetlerini baskılarla engellemeye çalışması anlamsızdır ve Çin'e yakışmamaktadır" dedi.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Tarhan, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın, 3. Yargı Paketi'nin kabul edilmesinin ardından bazı tahliyelere ilişkin, "Buna ortak olduğum için vicdanım sızlıyor" sözlerini eleştirdi. Tarhan, "Heykele ucube denilmesine, sanata tiyatro üzerinden ambargo konulmasına hiç vicdanı sızlamayan, partisinin hazırladığı örtülü aftan haberi olmayan Bakanın, katliam sanıklarının tahliyesi için vicdanının sızladığına inanmıyorum. Eğer Bakanın gerçekten vicdanı sızlıyorsa, sıcak koltuğunda vicdan sızlatmasını yeterli bulmuyorum, buyursun istifa etsin." dedi.
Tarhan, CHP'nin Suriye'ye heyet göndermesi ile ilgili olarak ise, " Konuyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor, şu an hazırlık aşamasında" dedi.
Tarhan, Uygur heyetinden bir konuğun, "CHP'nin daha önce Uygur Türkleri ile bu şekilde diyalogu yoktu, bundan sonra iletişim devam edecek mi?" sorusunu ise, "Bu toplantı bunun bir göstergesi değil mi? şeklinde cevapladı. (14:45)
5. Dünya Uygur Kadınlar Semineri'nin hiçbir gerekçe gösterilmeden iptal edilmesinin hükümetin Uygur meselesine mesafeli yaklaşmaya başladığının bir göstergesi olduğunu belirten Tarhan, şunları söyledi: "Bu tür alanlarda çıkarları ve zihniyeti elverdiğinde destek veren iktidar böylesine masum bir seminerin yapılmasına nasıl izin vermez? Anlaşılan o ki, Başbakan Uygur Türkleri ile arasına mesafe koymuş ancak biz CHP olarak kendilerine her türlü desteği vereceğiz ve irtibatımızı koruyacağız."
"Doğu Türkistan ve Uygur meselesi Türkiye'de hak ettiği seviyede algılanmalıdır" diyen Dünya Uygur Kurultayı Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk, tarihi önceden saptanan ve insan hakları ve demokrasinin konuşulacağı seminerin gerekçe gösterilmeden iptal edilmesinin 'anormal' olduğunu belirtti. Tümtürk, "Seminerin amacı, Uygur kadınlarına insan hakları ve demokrasi konusunda katkıda bulunmaktı. İnsan hakları konusunda kadınlarımızın eğitim almaları sivil bir harekettir. Başbakan'ın daha önce Uygur'ların yaşadıklarını 'adeta katliam' şeklinde nitelemesi bizleri memnun etmişti. Ancak şimdi seminerin iptal edilmesi Başbakan'ın kurduğu ilişkiler ve attığı adımları gölgeledi" dedi.
Uygur halkına asimilasyon ve kimliksizleştirme politikası uygulandığını belirten CHP Balıkesir Milletvekili Haluk Ahmet Gümüş ise, " Çin gibi dünya devi olma yolunda ilerleyen, barışın temsilcisi olma misyonu üstlenmek durumunda olan bir ülkenin, 10- 15 milyon gibi bir azınlıktan korkması ve uluslararası hukuk normlarına uygun faaliyetlerini baskılarla engellemeye çalışması anlamsızdır ve Çin'e yakışmamaktadır" dedi.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Tarhan, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın, 3. Yargı Paketi'nin kabul edilmesinin ardından bazı tahliyelere ilişkin, "Buna ortak olduğum için vicdanım sızlıyor" sözlerini eleştirdi. Tarhan, "Heykele ucube denilmesine, sanata tiyatro üzerinden ambargo konulmasına hiç vicdanı sızlamayan, partisinin hazırladığı örtülü aftan haberi olmayan Bakanın, katliam sanıklarının tahliyesi için vicdanının sızladığına inanmıyorum. Eğer Bakanın gerçekten vicdanı sızlıyorsa, sıcak koltuğunda vicdan sızlatmasını yeterli bulmuyorum, buyursun istifa etsin." dedi.
Tarhan, CHP'nin Suriye'ye heyet göndermesi ile ilgili olarak ise, " Konuyla ilgili çalışmalarımız devam ediyor, şu an hazırlık aşamasında" dedi.
Tarhan, Uygur heyetinden bir konuğun, "CHP'nin daha önce Uygur Türkleri ile bu şekilde diyalogu yoktu, bundan sonra iletişim devam edecek mi?" sorusunu ise, "Bu toplantı bunun bir göstergesi değil mi? şeklinde cevapladı. (14:45)
