2011-02-15 - 15:43
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. AK Parti Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl, MHP Giresun Milletvekili Murat Özkan ve CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt gündemdışı söz aldı. Daha sonra, Türkiye ile
Mozambik Parlamentosu arasında dostluk grubu kurulması kabul edildi.
AK Parti Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl,
bölünmüş yolların yapımıyla trafikte yaralanma ve ölüm olaylarında büyük
oranlarda azalma olduğunu bildirdi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.
Gündemdışı söz alan AK Parti Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl, Dünya
Sağlık Örgütünün, karayollarında can güvenliği ile ilgili Türkiye'ye ilişkin
önceliklerinin, ''emniyet kemeri kullanılmaması'' ve ''hızlı araç kullanımı''
olarak belirlendiğini belirtti. Türkiye'de kazaların genellikle sürücü
hatalarından ortaya çıktığına dikkati çeken Erdöl, araçta cep telefonu, sigara
kullanmanın eli ve zihni meşgul ettiğini, bunun da kazalara sebebiyet verdiğini
ifade etti. Araçların alkollü kullanımının önüne geçilmesi amacıyla karayolları
güzergahlarında alkol satılmamasını da isteyen Erdöl, ''Bölünmüş yollarının
yapımıyla yaralanma ve ölüm oranlarında büyük oranlarda azalma oldu'' dedi.
MHP Giresun Milletvekili Murat Özkan da ''yeşil sermaye'' olarak tabir
edilen bir takım şirketlerin batması sonucunda mağdur olan çok sayıda kişi
bulunduğunu söyledi. Yurtdışında çalışan vatandaşların kazançlarını ülkeye
getirerek, döviz açıklarının kapatılmaya çalışıldığını anlatan Özkan, 90'lı
yıllarda bu paralarla çeşitli yatırımlar yapılmaya başlandığını ifade etti.
Türkiye'de sermaye tasarruf oranının yeterli olmaması nedeniyle yatırım
yapılamadığını belirten Özkan, şöyle devam etti:
''Hepimiz göbeğimizi çatlatıyoruz ki 'yabancı sermaye gelsin' diye.
Yurtdışındaki Türk çalışanlarının alın teriyle kurulan bu firmaları buna rağmen
bugün heba edip, batırdık. Bu şirketlerin batmasında o dönemin iktisata müdahale
eden yönetim anlayışının da etkisinin olduğunu unutmayalım. 'Yeşil sermaye'
olarak adlandırılan ki -bana göre sermayenin rengi olmaz- ticari anlayışta
herkese eşit şekilde muamele yapmalıyız. Avrupa'daki soydaşlarımızın
mağduriyetlerini engellemeliyiz.''
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ise hiçbir çiftçinin kredi
alamadığını öne sürerek, ''Teminat istiyorlar kentte. Yine zengin iş adamları
krediyi alıyor, çiftçiye yok'' dedi. Çiftçilerin kendisine, ''Biz kredi
alamıyoruz, hep kendi adamlarına veriyorlar'' şeklinde yakındığını ifade eden
Öğüt, et ithalatı nedeniyle ülkede hayvancılığın bitirildiğini ileri sürdü.
TBMM Genel Kurulunda, Tarım ve Köyişleri Bakanı
Mehdi Eker hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasına
ilişkin görüşmelere başlandı.
CHP'lilerin, ''yanlış politikalarla çiftçileri işsizliğe ve yoksulluğa
ittiği'' iddiasıyla verdiği gensoru önergesinde, ''kırmızı et fiyatını
pahalılaştırdığı, çözümü, yerli üretim ve üreticiyi desteklemek yerine ithalatta
bulduğu ve bu suretle yabancı ülkelerin çiftçilerinin desteklenmesine yol açarak
görevinin gereklerine aykırı davrandığı'' iddialarıyla Eker hakkında gensoru
açılması isteniyor.
Görüşmelerde ilk sözü önerge sahibi CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer
aldı. Seçer, tarım sektöründeki ciddi sorunlar karşısında Hükümetin önlem almada
aciz kalması nedeniyle tarım ve çiftçinin sahipsiz duruma düştüğünü ileri
sürdü.
Seçer, 2010 yılı başından beri kırmızı et fiyatında akıl almaz fiyat
artışı olduğunu, besi çiftliklerinin kapandığını belirterek, sorunların
geçmişinin 2008 yılına dayandığını savundu. 2008 yılında girdi fiyatlarındaki
artış, süt fiyatlarında yaşanan düşüş sonrasında bakanlığın ivedi çözümler
alamadığını, bunun sonucunda binlerce süt ineğinin kesime gönderildiğini,
üreticilerin iflas ettiğini ifade eden Seçer, şöyle konuştu:
''O günlerde yaşanan soruna çözüm üretemeyen hükümet 2010'da kırmızı ette
fiyat artışlarının önüne alamadı. Bakan önce ret inkar politikası güttü, sonra
'İthalata gerek yok' dedi. Ama Başbakan kendisini uyarıp, 'acil çözüm bul'
deyince çark etti ve ithalatın kapılarını ardına kadar açtı. İlk kez Kurban
Bayramı'nda hayvan ithal edilmiştir. Yurtdışından gelenler geçmişte akrabalarına
çeşitli hediyeler getirirken, bu kez hediye olarak et getirdi. Bakan yerli
üreticinin, çiftçinin katili olmuştur. Ziraat Bankası kanalıyla açılan kredilerle
paramız çarçur edildi. Başbakan, Bakan'a soruyor; 'Hayvancılığa fazla destek
veriyoruz, üretimi niye artıramıyoruz' diyor. Yanıtı ben vereyim; böyle önemli
bakanlığın başında böyle bir bakan olursa sorunu çözemezsiniz. Bakan değişmezse,
Türkiye'de tarımın sorunları değişmeyecek.''
Türkiye ile Mozambik Parlamentosu arasında
dostluk grubu kurulacak.
TBMM Genel Kurulunda, Meclis Başkanlığının sunuşları okundu. Türkiye ile
Mozambik Parlamentosu arasında dostluk grubu kurulması kabul edildi. Bugüne kadar
TBMM ile 105 ülke arasında dostluk grubu bulunuyordu.
Öte yandan, TBMM Genel Kurulunda, BDP Şırnak Milletvekili Hasip
Kaplan'ın, Tüketici Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin yasa teklifi,
İçtüzük uyarınca 45 günde ilgili komisyonda görüşülmediği için doğrudan gündeme
alma önergesi olarak görüşüldü.
Kaplan, kredi kartlarına uygulanan faiz oranının yüzde 100'ü bulduğuna
işaret ederek, bunun, Hazine borçlanma faizinin 2 katından fazla olmayacak
şekilde sınırlanmasını önerdiklerini anlattı. Önerge, kabul edilmedi.
CHP'nin Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker
hakkında verdiği gensoru önergesinin ön görüşmeleri TBMM Genel Kurulunda
yapılıyor.
MHP grubu adına konuşan Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan,
Eker döneminde iyi şeylerin olmadığını belirterek, ''Gizli oylama olsa Adalet ve
Kalkınma Partisi milletvekilleri o bakanın orada kalmasına izin vermez'' görüşünü
dile getirdi.
Çiftçinin üretimden vazgeçtiğini belirten Akcan, et ithalatına değindi.
Bakanlık genelgesiyle ithal edilen hayvanların sakatatlarının imha
edilmesinin istendiğini, ''deli dana hastalığı'' riski olduğu için genelgenin
yayımlandığını belirten Akcan, ''Deli dana hastalığı ithal ettik. Bunu bilen
tüketici ithal eti almadı. Bursa'da ölen hayvanlar dışarı atıldı. Etlerini
köpekler yedi. İthal edilip TİGEM'e getirilen hayvanlarda löseminin hayvanlarda
görülen muadili olan hastalık çıktı. Bu hayvanların sütünü içenler meme kanseri
riski altındadır. Sayın Bakanın kendisine saygı gereği bu görevden çekilmesi
lazım'' diye konuştu.
Akcan, hayvan ithalatının durdurulmasını da istedi.
CHP Grubu adına konuşan Muğla Milletvekili Gürol Ergin, Türkiye'nin
tarımda ithalatçı konuma düştüğünü, çiftçinin borcunu ödeyemez hale geldiğini
ifade etti.
Mazotta, verilen desteğin 3 katı vergi alındığını, çiftçinin traktörüne
binmekten korktuğunu dile getiren Ergin, mevcut hükümet ve bakan döneminde
Cumhuriyet tarihinin tarımdaki en düşük büyümesinin görüldüğünü öne sürdü.
Tarımdan kopanların kentlerde gıda yardımına muhtaç hale geldiğini
belirten Ergin, narenciye üreticisinin büyük sıkıntı içinde olduğunu, ürünün
dalda kaldığını söyledi. Ergin, ''Bakanlığın kılı kıpırdamıyor'' dedi.
Ergin, Türk halkının Eker sayesinde ilk kez 10 TL'ye domates yediğini
belirterek, ''Çiftçi feryat ediyor. Bu kadar duyarsız kalan bir kişi bakanlık
koltuğunda kalabilir mi?'' diye sordu.
Akcan'ın dile getirdiği sakatat imhasına ilişkin bakanlık genelgesine
değinen Ergin, ''İthal hayvanlarda deli dana riski olduğunu bu bakan biliyor ama
eti millete yedirmekte tereddüt etmiyor. Türk tarımının Sayın Bakan sayesinde
bakanlıktan umudu kalmamıştır. Gensoru için desteklerinizi bekliyoruz'' diye
konuştu.
BDP Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, tarım
politikalarının IMF'nin dayattığı politikalar üzerinden yürütüldüğünü,
dolayısıyla gensorunun Eker değil hükümet ve başbakan hakkında verilmesi
gerektiğini ileri sürdü.
Tarımsal üretimin tekellere bırakıldığını, arazilerin yarısının ipotekli
olduğunu, çiftçinin borç batağı içinde yüzdüğünü kaydeden Yıldız, ''Türkiye,
birçok tarımsal üründe kendine yeterliyken başta buğday olmak üzere birçok üründe
ithalatçı konumuna düşmüştür'' dedi.
Üretici ürün fiyatlarının marketlerde 4 katına çıktığını, karı tüccarın
yaptığını anlatan Yıldız, ''Bu, çiftçiye, 'üretme, olabiliyorsan tüccar ol'
demektir. Bu, tüccar siyasetin sonucudur'' görüşünü dile getirdi.
Türkiye'de tarım ve hayvancılık politikalarının stratejik olduğunu,
hükümetten hükümete değişmediğini belirten Yıldız, ''O nedenle biz gensoruya
taraf olmayacağız, çekimser kalacağız'' dedi.
Gensorunun ön görüşmeleri sürüyor.
TBMM Genel Kurulunda, Tarım ve Köyişleri Bakanı
Mehdi Eker hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınması kabul
edilmedi.
CHP'lilerin, ''yanlış politikalarla çiftçileri işsizliğe ve yoksulluğa
ittiği'' iddiasıyla verdiği gensoru önergesinde, ''kırmızı et fiyatını
pahalılaştırdığı, çözümü, yerli üretim ve üreticiyi desteklemek yerine ithalatta
bulduğu ve bu suretle yabancı ülkelerin çiftçilerinin desteklenmesine yol açarak
görevinin gereklerine aykırı davrandığı'' iddialarıyla Eker hakkında gensoru
açılması isteniyordu.
Genel Kuruldaki oylamaya 374 milletvekili katıldı. Bunlardan 291'i ret,
83'ü kabul oyu kullandı.
(15.43)
bölünmüş yolların yapımıyla trafikte yaralanma ve ölüm olaylarında büyük
oranlarda azalma olduğunu bildirdi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.
Gündemdışı söz alan AK Parti Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl, Dünya
Sağlık Örgütünün, karayollarında can güvenliği ile ilgili Türkiye'ye ilişkin
önceliklerinin, ''emniyet kemeri kullanılmaması'' ve ''hızlı araç kullanımı''
olarak belirlendiğini belirtti. Türkiye'de kazaların genellikle sürücü
hatalarından ortaya çıktığına dikkati çeken Erdöl, araçta cep telefonu, sigara
kullanmanın eli ve zihni meşgul ettiğini, bunun da kazalara sebebiyet verdiğini
ifade etti. Araçların alkollü kullanımının önüne geçilmesi amacıyla karayolları
güzergahlarında alkol satılmamasını da isteyen Erdöl, ''Bölünmüş yollarının
yapımıyla yaralanma ve ölüm oranlarında büyük oranlarda azalma oldu'' dedi.
MHP Giresun Milletvekili Murat Özkan da ''yeşil sermaye'' olarak tabir
edilen bir takım şirketlerin batması sonucunda mağdur olan çok sayıda kişi
bulunduğunu söyledi. Yurtdışında çalışan vatandaşların kazançlarını ülkeye
getirerek, döviz açıklarının kapatılmaya çalışıldığını anlatan Özkan, 90'lı
yıllarda bu paralarla çeşitli yatırımlar yapılmaya başlandığını ifade etti.
Türkiye'de sermaye tasarruf oranının yeterli olmaması nedeniyle yatırım
yapılamadığını belirten Özkan, şöyle devam etti:
''Hepimiz göbeğimizi çatlatıyoruz ki 'yabancı sermaye gelsin' diye.
Yurtdışındaki Türk çalışanlarının alın teriyle kurulan bu firmaları buna rağmen
bugün heba edip, batırdık. Bu şirketlerin batmasında o dönemin iktisata müdahale
eden yönetim anlayışının da etkisinin olduğunu unutmayalım. 'Yeşil sermaye'
olarak adlandırılan ki -bana göre sermayenin rengi olmaz- ticari anlayışta
herkese eşit şekilde muamele yapmalıyız. Avrupa'daki soydaşlarımızın
mağduriyetlerini engellemeliyiz.''
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt ise hiçbir çiftçinin kredi
alamadığını öne sürerek, ''Teminat istiyorlar kentte. Yine zengin iş adamları
krediyi alıyor, çiftçiye yok'' dedi. Çiftçilerin kendisine, ''Biz kredi
alamıyoruz, hep kendi adamlarına veriyorlar'' şeklinde yakındığını ifade eden
Öğüt, et ithalatı nedeniyle ülkede hayvancılığın bitirildiğini ileri sürdü.
TBMM Genel Kurulunda, Tarım ve Köyişleri Bakanı
Mehdi Eker hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasına
ilişkin görüşmelere başlandı.
CHP'lilerin, ''yanlış politikalarla çiftçileri işsizliğe ve yoksulluğa
ittiği'' iddiasıyla verdiği gensoru önergesinde, ''kırmızı et fiyatını
pahalılaştırdığı, çözümü, yerli üretim ve üreticiyi desteklemek yerine ithalatta
bulduğu ve bu suretle yabancı ülkelerin çiftçilerinin desteklenmesine yol açarak
görevinin gereklerine aykırı davrandığı'' iddialarıyla Eker hakkında gensoru
açılması isteniyor.
Görüşmelerde ilk sözü önerge sahibi CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer
aldı. Seçer, tarım sektöründeki ciddi sorunlar karşısında Hükümetin önlem almada
aciz kalması nedeniyle tarım ve çiftçinin sahipsiz duruma düştüğünü ileri
sürdü.
Seçer, 2010 yılı başından beri kırmızı et fiyatında akıl almaz fiyat
artışı olduğunu, besi çiftliklerinin kapandığını belirterek, sorunların
geçmişinin 2008 yılına dayandığını savundu. 2008 yılında girdi fiyatlarındaki
artış, süt fiyatlarında yaşanan düşüş sonrasında bakanlığın ivedi çözümler
alamadığını, bunun sonucunda binlerce süt ineğinin kesime gönderildiğini,
üreticilerin iflas ettiğini ifade eden Seçer, şöyle konuştu:
''O günlerde yaşanan soruna çözüm üretemeyen hükümet 2010'da kırmızı ette
fiyat artışlarının önüne alamadı. Bakan önce ret inkar politikası güttü, sonra
'İthalata gerek yok' dedi. Ama Başbakan kendisini uyarıp, 'acil çözüm bul'
deyince çark etti ve ithalatın kapılarını ardına kadar açtı. İlk kez Kurban
Bayramı'nda hayvan ithal edilmiştir. Yurtdışından gelenler geçmişte akrabalarına
çeşitli hediyeler getirirken, bu kez hediye olarak et getirdi. Bakan yerli
üreticinin, çiftçinin katili olmuştur. Ziraat Bankası kanalıyla açılan kredilerle
paramız çarçur edildi. Başbakan, Bakan'a soruyor; 'Hayvancılığa fazla destek
veriyoruz, üretimi niye artıramıyoruz' diyor. Yanıtı ben vereyim; böyle önemli
bakanlığın başında böyle bir bakan olursa sorunu çözemezsiniz. Bakan değişmezse,
Türkiye'de tarımın sorunları değişmeyecek.''
Türkiye ile Mozambik Parlamentosu arasında
dostluk grubu kurulacak.
TBMM Genel Kurulunda, Meclis Başkanlığının sunuşları okundu. Türkiye ile
Mozambik Parlamentosu arasında dostluk grubu kurulması kabul edildi. Bugüne kadar
TBMM ile 105 ülke arasında dostluk grubu bulunuyordu.
Öte yandan, TBMM Genel Kurulunda, BDP Şırnak Milletvekili Hasip
Kaplan'ın, Tüketici Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin yasa teklifi,
İçtüzük uyarınca 45 günde ilgili komisyonda görüşülmediği için doğrudan gündeme
alma önergesi olarak görüşüldü.
Kaplan, kredi kartlarına uygulanan faiz oranının yüzde 100'ü bulduğuna
işaret ederek, bunun, Hazine borçlanma faizinin 2 katından fazla olmayacak
şekilde sınırlanmasını önerdiklerini anlattı. Önerge, kabul edilmedi.
CHP'nin Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker
hakkında verdiği gensoru önergesinin ön görüşmeleri TBMM Genel Kurulunda
yapılıyor.
MHP grubu adına konuşan Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan,
Eker döneminde iyi şeylerin olmadığını belirterek, ''Gizli oylama olsa Adalet ve
Kalkınma Partisi milletvekilleri o bakanın orada kalmasına izin vermez'' görüşünü
dile getirdi.
Çiftçinin üretimden vazgeçtiğini belirten Akcan, et ithalatına değindi.
Bakanlık genelgesiyle ithal edilen hayvanların sakatatlarının imha
edilmesinin istendiğini, ''deli dana hastalığı'' riski olduğu için genelgenin
yayımlandığını belirten Akcan, ''Deli dana hastalığı ithal ettik. Bunu bilen
tüketici ithal eti almadı. Bursa'da ölen hayvanlar dışarı atıldı. Etlerini
köpekler yedi. İthal edilip TİGEM'e getirilen hayvanlarda löseminin hayvanlarda
görülen muadili olan hastalık çıktı. Bu hayvanların sütünü içenler meme kanseri
riski altındadır. Sayın Bakanın kendisine saygı gereği bu görevden çekilmesi
lazım'' diye konuştu.
Akcan, hayvan ithalatının durdurulmasını da istedi.
CHP Grubu adına konuşan Muğla Milletvekili Gürol Ergin, Türkiye'nin
tarımda ithalatçı konuma düştüğünü, çiftçinin borcunu ödeyemez hale geldiğini
ifade etti.
Mazotta, verilen desteğin 3 katı vergi alındığını, çiftçinin traktörüne
binmekten korktuğunu dile getiren Ergin, mevcut hükümet ve bakan döneminde
Cumhuriyet tarihinin tarımdaki en düşük büyümesinin görüldüğünü öne sürdü.
Tarımdan kopanların kentlerde gıda yardımına muhtaç hale geldiğini
belirten Ergin, narenciye üreticisinin büyük sıkıntı içinde olduğunu, ürünün
dalda kaldığını söyledi. Ergin, ''Bakanlığın kılı kıpırdamıyor'' dedi.
Ergin, Türk halkının Eker sayesinde ilk kez 10 TL'ye domates yediğini
belirterek, ''Çiftçi feryat ediyor. Bu kadar duyarsız kalan bir kişi bakanlık
koltuğunda kalabilir mi?'' diye sordu.
Akcan'ın dile getirdiği sakatat imhasına ilişkin bakanlık genelgesine
değinen Ergin, ''İthal hayvanlarda deli dana riski olduğunu bu bakan biliyor ama
eti millete yedirmekte tereddüt etmiyor. Türk tarımının Sayın Bakan sayesinde
bakanlıktan umudu kalmamıştır. Gensoru için desteklerinizi bekliyoruz'' diye
konuştu.
BDP Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, tarım
politikalarının IMF'nin dayattığı politikalar üzerinden yürütüldüğünü,
dolayısıyla gensorunun Eker değil hükümet ve başbakan hakkında verilmesi
gerektiğini ileri sürdü.
Tarımsal üretimin tekellere bırakıldığını, arazilerin yarısının ipotekli
olduğunu, çiftçinin borç batağı içinde yüzdüğünü kaydeden Yıldız, ''Türkiye,
birçok tarımsal üründe kendine yeterliyken başta buğday olmak üzere birçok üründe
ithalatçı konumuna düşmüştür'' dedi.
Üretici ürün fiyatlarının marketlerde 4 katına çıktığını, karı tüccarın
yaptığını anlatan Yıldız, ''Bu, çiftçiye, 'üretme, olabiliyorsan tüccar ol'
demektir. Bu, tüccar siyasetin sonucudur'' görüşünü dile getirdi.
Türkiye'de tarım ve hayvancılık politikalarının stratejik olduğunu,
hükümetten hükümete değişmediğini belirten Yıldız, ''O nedenle biz gensoruya
taraf olmayacağız, çekimser kalacağız'' dedi.
Gensorunun ön görüşmeleri sürüyor.
TBMM Genel Kurulunda, Tarım ve Köyişleri Bakanı
Mehdi Eker hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınması kabul
edilmedi.
CHP'lilerin, ''yanlış politikalarla çiftçileri işsizliğe ve yoksulluğa
ittiği'' iddiasıyla verdiği gensoru önergesinde, ''kırmızı et fiyatını
pahalılaştırdığı, çözümü, yerli üretim ve üreticiyi desteklemek yerine ithalatta
bulduğu ve bu suretle yabancı ülkelerin çiftçilerinin desteklenmesine yol açarak
görevinin gereklerine aykırı davrandığı'' iddialarıyla Eker hakkında gensoru
açılması isteniyordu.
Genel Kuruldaki oylamaya 374 milletvekili katıldı. Bunlardan 291'i ret,
83'ü kabul oyu kullandı.
(15.43)
