2012-12-19 - 11:16
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam'ın başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da 2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 15. maddesi kabul edildi. Başkanvekili Mehmet Sağlam, bütçe tasarısının tümü üzerinde son konuşmalar ve 2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2011 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın açık oylamasının yapılması amacıyla birleşimi, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın görüşmeleri sürüyor. Başkanvekili Mehmet Sağlam'ın başkanlığında toplanan Genel Kurul'da, tasarının 15. maddesi görüşülüyor.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin, OECD ülkeleri arasında, çalıştığı dönemde alınan maaşa oranla en yüksek emeklilik maaşı veren ülke olduğunu kaydetti.
BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, 2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 15. maddesi üzerinde yaptığı konuşmada, cezaevlerindeki tutuklu sayısının 12 Eylül dönemini aratır hale geldiğini iddia ederek, ''Kenan Evren'in bıraktığı yerden devam edilmektedir'' dedi.
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, bugünün, 19 Aralık 2000 tarihli ''hayata dönüş operasyonunun'' yıl dönümü olduğunu söyledi.
O operasyonda hayatını kaybeden bir kişinin annesinin kendisine gönderdiği mektubu okuyan Aygün, söz konusu operasyonla ilgili olarak hiçbir kamu görevlisinin yargılanmadığını, sadece birkaç askerin yargılandığını kaydetti. Aygün, operasyondan sonra bir komutanın, ''ordunun envanterinde hiç olmayan bomba kullandık'' dediğini ifade ederek, AİHM'in Türkiye'yi ''yaşama hakkını ihlal ettiği'' gerekçesiyle mahkum ettiğini söyledi.
Aygün, kürsüde, ''Dünkü ODTÜ muharebesinden bir fotoğraf'' dediği fotoğrafı gösterdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ODTÜ'ye gittiğini hatırlatan Aygün, ''ODTÜ'de hayata dönüş operasyonuna benzer sahneler yaşandı. Ne mutlu ki ODTÜ'de Deniz'in, Mahir'in peşinden giden devrimci öğrenciler var, Başbakan'ı çok güzel bir şekilde karşıladılar. Orada yaşanan olaylara medyanın ilgi göstermemesini de anlamış değilim'' dedi.
AK Parti Van Milletvekili Fatih Çiftci, ekonomide olumlu gelişmeler yaşandığını söyledi. Van'daki depremin ardından iline yapılan yatırımları anlatan Çiftci, yeni konutlar inşa edildiğini, ilinin, bölgenin sağlık merkezi olduğunu kaydetti. Çiftci, iş adamlarını Van'a yatırım yapmaya davet etti.
Maliye Bakanı Şimşek, ''eşit işe eşit ücretin' aynı unvan, kademe ve derecede bulunan bütün çalışanların eşitlenmesi anlamına geldiğini söyledi.
Farklı mesleklerde benzer işleri yapanları birbiriyle karşılaştırmanın zor olduğunu belirten Şimşek, şöyle konuştu:
''Bütün dünyada, çalıştığınız zaman daha fazla, emekli olduğunuz zaman daha az maaş alıyorsunuz. İngiltere'de çalışırken 100 lira alıyorsanız, emekli olduğunuzda 25 lira alıyorsunuz. Fakat Türkiye'de durum çok farklı. Hatta OECD ülkeleri arasında, çalıştığı dönemde aldığı paraya oranla emeklilikte alınan para en yüksek olan ülkedir Türkiye. Türkiye, çalışma döneminde aldığı maaşa oranla en yüksek emeklilik maaşını veren ülkedir. Zaten ondan dolayı bu yıl bütçeden sosyal güvenlik sistemine 73 milyar lira para aktarmış olacağız. Türkiye'nin toplam yatırım bütçesi 39-40 milyar lira, Maliye Bakanlığı'nın sosyal güvenlik sistemine vereceği para yaklaşık 73 milyar lira. Dolayısıyla bunu daha da artırmak mümkün değil.''
Şimşek, borç meselesinin sık sık gündeme getirildiğini söyledi.
Türkiye'deki bütün vatandaşların, her türlü borcunun toplamının milli gelire oranının yüzde 19 olduğunu belirten Şimşek, ''Yani Türkiye'de vatandaşın borcunun milli gelire oranı yüzde 19. AB'de ortalama yüzde 66. dolayısıyla Türkiye'de hane halkının borç batağında olduğunu iddia etmek zordur'' dedi.
Bakan Şimşek, ülkede şirketlerin yurt dışı borçlarının milli gelire oranının yüzde 26 olduğunu ifade ederek, Türkiye'de devletin borçlarının milli gelire oranının bu yıl brüt olarak yüzde 36'ya, net olarak da yüzde 18'e düştüğünü söyledi. Şimşek, ''Avrupa'da borç sıralamasında en düşük 3. ülkeyiz. Bu oran OECD ülkelerinde yüzde 107'ye çıkmış, AB'de yüzde 93'lere çıkmış. Türkiye'nin gerek devletin, gerek hane halkının, gerekse şirketlerin borçları iddia edildiği gibi yüksek değildir'' diye konuştu.
''Yüzde 4 büyümeyi nasıl yakalayacaksınız-'' sorusuna Şimşek, ''Cari açığı ve enflasyonu kontrol altına almak için, 2011'de para politikasında ciddi bir sıkılaştırmaya gidildi. Maliye Bakanlığı olarak birtakım tedbirler aldık. Onların yansıması iç talebin ciddi bir şekilde yavaşlaması şeklinde tezahür etti. 2013 yılında tersine bir trende giriyoruz. Para politikasının nispeten gevşediği bir döneme giriyoruz'' dedi.
Mehmet Şimşek, 2012 gibi zor bir yılda bile 700 binin üzerinde istihdam yarattıklarını kaydederek, bunun da büyümeye olumlu katkısı olacağını söyledi.
Konuşmaların ardından tasarının 15. maddesi kabul edildi. Tasarının tümünün oylaması ise yarın son konuşmaların ardından yapılacak.
Genel Kurul'da daha sonra, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı görüşülüyor.
Tasarı üzerinde MHP Grubu adına söz alan Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, raporu olmayan bir kesin hesabın görüşüldüğünü belirterek, ''Bilmediğimiz bir şey tartışılıyor. Bundan Hükümet de rahatsız olmalıydı ama olmuyor'' dedi. Ayhan, TBMM Başkanlık Divanı'nın, Sayıştay raporlarının Meclis'e getirilmesi konusunda herhangi bir çaba sarf etmediğini savundu.
CHP Balıkesir Milletvekili Nedret Akova, 2011 yılı bütçesinin, toplumsal cinsiyet eşitliğini esas almaması nedeniyle Türkiye ekonomisinin, ayakları üzerinde durup atağa geçmediğini ifade etti. Toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bütçe yaklaşımı sergilenmesi gerektiğine işaret eden Akova, ''Toplumsal cinsiyet eşitliği, toplumunun bütün kurumlarına ve katmanlarına yaygınlaştırılması gerekiyor'' dedi.
Akova ayrıca, bütçe gelir ve giderlerinin gerçekçi olmayan tahminlerle hazırlandığını, bunun, halkın refahını olumsuz etkilediğini söyledi.
BDP Adana Milletvekili Murat Bozlak, ''Halktan aldığı paranın hesabını vermek istemeyen Hükümet'le karşı karşıyayız'' dedi. Sayıştay'ın görevinin, halktan alınan vergilerin nasıl ve nereye harcandığını rapor etmek olduğunu anlatan Bozlak, ancak AK Parti'nin, getirdiği bir torba kanunla Sayıştay Yasası'nı değiştirerek, yanlış harcamaların halktan gizlenmesini sağladığını ileri sürdü.
CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, bütçe denetiminin Meclis'in en önemli görevi olduğunu, milletten alınan her kuruşun hesabının sorulmasının, ahlaki bir görev olduğunu, ancak Parlamentonun bu sorumluluğu yerine getiremediğini söyledi. Çıray, ''Çünkü Başbakan, tek adam rejimi tesis etmek istiyor. Yıkıcı kibir içinde bu hedefe kilitlenmiş. Sınırsız kudretle şekillendireceği zorbalık düzeninin peşine düşmüş. Kibir sarhoşluğundan ayrılın, Meclis'e sahip çıkın. Aksi halde tarihte utançla anılırsınız'' diye konuştu.
AK Parti Ağrı Milletvekili Mehmet Kerim Yıldız, Hükümet'in her alanda ülkenin çehresini değiştirecek başarılara imza attığını ifade etti.
Yıldız, eğitimden sağlığa, tarımdan hayvancılığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal yardımlara kadar önemli çalışmalar yapıldığını, tarihin en büyük kırsal kalkınma, kentsel dönüşüm projelerinin hayata geçirildiğini, mahalli idarelerin yetki ve kaynaklarının güçlendirildiğini vurguladı.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Sayıştay temsilcilerinin Genel Kurul salonunda neden bulunmadığını sordu. Akçay, ''Hem rapor yok hem kurumsal olarak kendileri yok. Biz neyi müzakere ediyoruz- Hukuku ayağına engel olarak gören, 'kanun benim, tek kuvvet benim' anlayışıyla kibirli iktidar hırsına gem vuramayan zihniyetten hukuk ve adalet beklenmez'' dedi.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ''Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde askerlik görevini yaptıktan sonra dönen gençlere devletin sıcak elini uzatması gerektiği'' yönünde bir soruyu yanıtlarken, bu gençlere sağlanacak en büyük desteğin iş imkanı olduğunu, Hükümet'in de bu konuda yoğun çaba içerisinde bulunduğunu ifade etti.
Şimşek, Merkez Bankası'nın rezervleri ile ilgili bir soruyu yanıtlarken, Merkez Bankası'nın bürüt döviz rezervinin 100,9 milyar dolar, altın rezervinin 18,3 milyar dolar olduğunu bildirdi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2013 yılında 2B'den 4.8 milyar TL gelir beklediklerini söyledi.
Şimşek, TBMM Genel Kurulu'nda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı'nın maddeleri üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
2B'de 6 aylık uzatma yetkisinin Bakanlar Kurulu'na verildiğini belirten Şimşek, 2B başvurularının o dönemde yüzde 68 civarında olduğunu kaydetti. Şimşek, ''daha çok vatandaş başvursun'' diye süreyi 3 ay daha uzattıklarını ifade ederek, ''Ocak sonuna neredeyse denk geliyor ve şu anda başvurular yüzde 86'ya ulaştı'' dedi. Şimşek, ocak ayı itibariyle satışlara başlanacağını söyledi.
Bakan Şimşek, 2013 yılında 2B'den gelecek rakamı 4.8 milyar lira olarak öngördüklerini kaydederek, ''Bunun bütçe açığını kapatması, 25 milyar falan... Başlangıçta bu rakamlar zikredildi ama bizim öngörümüz bu çerçevede olmayacağı yönünde. Gönül ister ki gelsin, biz onu kentsel dönüşüm ve diğer alanlarda kullanalım'' dedi.
Muhtar maaşlarının sürekli gündeme getirildiğini belirten Şimşek, 2002'de 97 TL olan maaşların 420 TL olduğunu bildirdi. Şimşek, sadece tek bir kesimin özlük haklarının düzeltilmesini doğru bulmadığını, bunun gibi başka kesimler de olduğunu belirtti.
Bakan Şimşek, hiçbir zaman ''Suriye'ye gidin, yatırım yapın'' demediğini ifade ederek, Türkiye'de yatırım yapılmasını tercih ettiğini kaydetti. Şimşek, ''Ama sonuçta bazı hemşehrilerimiz, iş adamlarımız Suriye'de yatırım yaptılar. Bu bir risk, bu risk de gerçekleşti. Biz vergileri ötelemek üzere imkan sağladık. O arkadaşlar gelip bize Suriye'deki işlerinden dolayı etkilendiklerini ifade edip raporlarlarsa biz yardımcı olacağız'' diye konuştu.
''(Az kazanandan az, çok kazanandan çok) Tabiki olması gereken bu'' diyen Şimşek, vergiyi tabana yaymak için çalışma yaptıklarını söyledi. Şimşek, bu yıl 371 bin yeni mükellef kazandıklarını belirtti.
Şimşek, ODTÜ'deki olaylar sırasında gaz bombasının başına isabet etmesi sonucu beyin kanaması geçiren üniversite öğrencisi Barış Barışık'a da geçmiş olsun temennisinde bulundu.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, köprü ve otoyolların özelleştirilmesinden elde edilecek geliri havuza alacaklarını belirterek, ''Yatırımlarda da borç ödemede de eğitimde de kullanacağız. Memleketin bütün ihtiyaçlarında kullanacağız'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı üzerindeki görüşmeler sürüyor.
CHP Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli, iktidarın, Sayıştay'ı ve Meclis'i hiçe saydığını, ''köşe dönücü, etik değerler olmayan'' anlayışla hareket ettiğini öne sürdü. Değirmendereli, ''Başbakan'ı rahatsız eden kuvvetler ayrılığına ilave, denetim makamı Sayıştay, Meclis hatta Anamuhalefet bile devreden çıkarılmak isteniyor'' dedi.
BDP Batman Milletvekili Ayla Akat, Hasankeyf'in suların altında kalacağını, bunun, insanlığa ihanet anlamına geldiğini söyledi. Hasankeyf ile birlikte bölgedeki endemik türlerin, binlerce dönüm tarım arazisinin de yok olacağını belirten Akat, iktidarın, bu duruma karşı çıkan çevrecilere de kulaklarını tıkadığını öne sürdü.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Sayıştay'ın tutumunun bir skandal olduğunu, raporların gecikmeli de olsa, eksikleri tamamlanarak Meclis'e gönderilmesi gerektiğini ifade etti.
AK Parti'nin, yasal bir düzenlemeyle Sayıştay'ı etkisiz hale getirdiğini iddia eden Kalaycı, Sayıştay denetiminin artık göstermelik hale geldiğini söyledi. Kalaycı, Hükümet'in, denetim mekanizmalarından kaçtığını ileri sürdü.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, eksik öğretmen ihtiyacının karşılanacağını, özellikle bu yıl yapılan öğretmen atamalarının, Cumhuriyet tarihinde, yıl itibariyle yapılan en yüksek atama olduğunu ifade etti.
Şimşek, ''Okullarda serbest kıyafet uygulamasının ardından öğrencilere kıyafet yardımı yapacak mısın-'' sorusu üzerine, şu anda böyle bir çalışmalarının olmadığını söyledi.
Emniyet personelinin maaşlarına ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Şimşek, bir polis memurunun şu anda net olarak 2 bin 641 lira maaş aldığını, emekli aylığının ise bin 1547 lira olduğunu söyledi. Şimşek, emniyet mensuplarının emekli aylıklarının, emeklik öncesindeki maaşına oranının başka memurlara oranla düşük olmadığını belirtti.
Bakan Şimşek, memur maaşlarının önemli bir kısmının vergiye tabi olmadığını, bu nedenle emeklilikte bu oranın dikkate alınmadığını belirterek, ''Bütün maaş, yardımlar vergiye tabi tutulursa sonra bu emekliliğe yansır. Ancak bunun için pirim miktarı da değişmesi gerekiyor'' dedi.
Şimşek, köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin, ''Satış rakamını baz alırsak, vergi ve faiz öncesi karı dikkate alırsak, 209 milyon dolar. Dünkü 5 milyar 750 milyon doları dikkate alırsak, tam 27 katına satılmış. Ama bürüt gelirini dikkate alırsanız ve satış fiyatına oranlarsanız, yaklaşık 11 yıllık gelire denk geliyor. Bunun içinde yüzde 18 KDV, rutin bakım işlemleri, büyük bakım, onarımlar var. Biz bu geliri havuza alacağız; yatırımlarda da borç ödemede de eğitimde de kullanacağız. Memleketin bütün ihtiyaçlarında kullanacağız'' diye konuştu.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, devletin net bazda dış borcu kalmadığını, dünyadan alacaklı olduğunu söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı üzerindeki görüşmelerde Hükümet adına söz alan Şimşek, BDP Batman Milletvekili Ayla Akat'ın, Batman'da eğitim yatırımları konusundaki eleştirisine yanıt verdi.
Batman'da, iktidarları döneminde, Cumhuriyet tarihinde yapılan yatırım kadar yatırım gerçekleştirdiklerini belirten Şimşek, son 10 yılda öğretmen sayısının ikiye katlandığını ifade etti. Batman'da belediyenin eğitime destek vermesine kendilerinin de memnun olacağını kaydeden Şimşek, ancak belediyenin, bir yıl önce yapılan liseye halen su bile vermediğini söyledi.
Ilısu Barajı'nı hızlı şekilde hayata geçirmeye çalıştıklarını anlatan Şimşek, bunun 1200 megavatlık bir proje olduğunu, söz konusu baraj olmadan Cizre Barajı'nın yapılamadığını, bölgedeki tarım alanlarının sulanamayacağını vurguladı. Şimşek; insan, kültür ve tarihle ilişkili olarak kaynak aktarılan bir proje olduğunu, tarihi koruduklarını, proje sayesinde yer üstüne çıkan tarihle, bir açık hava müzesi oluşturacaklarını dile getirdi.
Şimşek, Telekom'un özelleştirilmesinden bu yana Hazine'ye 14 milyar 943 milyon dolar aktarıldığını bildirdi. Telekom'da Hazine'nin payının yüzde 31.68 olduğunu belirten Şimşek, bu payın piyasa değerinin 7.5 milyar lira olduğunu söyledi.
Telekom'dan 6 milyar 410 milyon liralık kurumlar vergisi aldıklarını kaydeden Şimşek, ''Telekom, özelleştirildiği tarihten bu yana yapılan gayrimenkul satışlarının toplamı 134,6 milyon liradır. Ama Telekom, bugüne kadar inşa ettiği, devlet için yaptığı okullar da dahil olmak üzere 1 milyar 73 milyon liralık da gayri menkul kazandırdı. Yani satışının 6-7 katı kadar gayrimenkul kazandırdı'' diye konuştu.
Özelleştirme uygulamaları hakkında verilen iptal kararlarının uygulanmadığı yönündeki eleştirilere değinen Şimşek, şöyle konuştu:
''Bizim Hükümetimiz döneminde de bizden önceki dönemde de özelleştirme vardı. Bizden önce 20'ye yakın kesinleşmiş yargı kararı bulunmaktadır. Sadece Özelleştirme Yüksek Kurulu veya Bakanlar Kurulu kararıyla, bu uygulanmamıştır. Bizim dönemimizde 5 iptal karar vardır. Bu kararlardan bazıları özelleştirme bittikten 5 yıl sonra verilmiştir. Biz bunların tamamının devlete alınması için dava açtık. Bunlardan biri TÜPRAŞ'ın satışıyla ilgili. Mahkeme bizim talebimizi reddetti. Yargıtay bu kararı onamıştır. Yani devletin bunu uygulamasının fiilen imkansız olduğuna Yargıtay karar vermiştir.''
Muhalefetin borçlarla ilgili eleştirilerini değerlendiren Şimşek, şunları söyledi:
''Genel devlet açığı AK Parti iktidara geldiği 2002 yılı sonunda milli gelirin yüzde 11'iydi. Yani devlet, milli gelirin yüzde 11'i kadar açık veriyor. Bu sene genel devlet açığının yüzde 1.6 olmasını öngörüyoruz. Kamu borç stokunun GSYH'ya oranı bundan 10 yıl önce yüzde 74'tü, bu sene bürüt olarak yüzde 36'ya düşmüş durumda. Net olarak yüzde 61.5'ti, şu anda yüzde 18'e kadar düşmüş durumda.
Devletin net bazda dış borcu kalmamıştır. Devlet olarak, kamu olarak dünyadan alacaklıyız. 119 milyar dolarlık toplam rezervimiz var. Ama devletin Merkez Bankası dahil borcu 111 milyar dolar. Dolayısıyla biz devlet olarak dış dünyaya borçlu değiliz, dış dünyadan alacaklıyız. Özel sektörün 212.5 milyar dolar civarında borcu var. Ama özel sektörün 85 milyar doların üzerinde de dövizi var ayrıca yatırımları varlıkları var.''
Bakan Şimşek, bütçenin ''savaş bütçesi'' eleştirisinin doğru olmadığını, bugün eğitim ve sağlık bütçelerinin her birinin, savunmanın tamamı için ayrılan bütçenin 1,5 katı olduğunu vurguladı.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Şimşek, GAP için 28.3 milyar lira para harcandığını, söz konusu projenin toplam tutarının 46 milyar 406 milyon lira olduğunu söyledi.
Şimşek, GAP'ta kaynaksızlıktan dolayı herhangi bir gecikmenin olmadığının, gecikmenin, bölgedeki terör ve şiddetten kaynaklandığının altını çizdi. Şimşek, ''Geçen sene DSİ'nin bağlı olduğu Bakanlık, 500 milyon lirayı harcayamadı, iade etti. Özellikle o bölgede. Ben nasıl size süre vereyim. Orada şiddet, terör azalmadan... Tabii ki biz en hızlı şekilde bitirmeye çalışıyoruz'' diye konuştu.
Bakan Şimşek, köprü ve otoyolların özelleştirilmesi ile ilgili soru üzerine, ''Biz diyoruz ki otoyolların bakımını, onarımını, işletmesini özel sektör daha etkin, verimli şekilde yapar. '25 yıl işletin, bunun karşılığını verin, biz bunu yeni yollara harcayalım.' Kaynakların etkin verimli kullanılması ile ilgili bir durum bu'' dedi.
Şimşek, emeklilik konusunda ise ''Avrupa'da, emeklilik maaşının, mevcut maaşına oranı en yüksek olan ülke Türkiye. Dünyada bir tek Türkiye'de 48-49 yaşında insanlar emekli oluyor'' ifadesini kullandı.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner'in HADEP Genel Başkan Yardımcılığı görevini yaptığını belirterek, Metiner'e yönelik, ''BDP bugün neyi savunuyorsa, HADEP döneminde de onu savunuyordu. Aynı partide aynı inançlar için mücadele ettik. Senin Kürtlükle alakan yok. Sen bizim günahımızsın, HADEP'in günahısın, AK Parti'nin günahısın'' dedi.
Mehmet Metiner ise konuşmasında terör örgütü PKK'yı eleştirdiğini, kimseye hakaret etmediğini söyledi. Metiner, HADEP'e kendisinin gitmediğini, ısrarla çağrıldığını belirterek, ''(Türkiye'nin partisi olmak istiyoruz) demişlerdi. Biz de toplumsal barışa katkı sağlamak adına yapılan bu ısrarlı çağrıya 'evet' dedik. Evet, bu günahsa günah. Size güvenmekle hata etmişiz meğer. Siyaseten hata etmişiz meğer. O günkü HADEP'te 'tek devlet, ortak vatan, tek vatan, tek bayrak, tek resmi dil' diyorduk. Bugün de aynı şeyleri söylüyorum. Ama bugün BDP'nin durduğu yer, dün HADEP'in durduğu yer değildir'' diye konuştu.
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan da Metiner'e yönelik, ''Biz HADEP döneminde de 'tek devlet' diyorduk bugün de diyoruz. 'Tek bayrak' diyorduk, şimdi de diyoruz. Ama biz HADEP döneminde de 'tek millet' demedik, bugün de demiyoruz. Kürt halkının ekmeğini yediniz, suyunu içtiniz. O yediğiniz her lokma, içtiğiniz her yudum su, size zehir, zıkkım olsun'' diye konuştu.
**** HABERİN DEVAMINI İLGİLİ DÖKÜMANLAR BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin, OECD ülkeleri arasında, çalıştığı dönemde alınan maaşa oranla en yüksek emeklilik maaşı veren ülke olduğunu kaydetti.
BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, 2013 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 15. maddesi üzerinde yaptığı konuşmada, cezaevlerindeki tutuklu sayısının 12 Eylül dönemini aratır hale geldiğini iddia ederek, ''Kenan Evren'in bıraktığı yerden devam edilmektedir'' dedi.
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, bugünün, 19 Aralık 2000 tarihli ''hayata dönüş operasyonunun'' yıl dönümü olduğunu söyledi.
O operasyonda hayatını kaybeden bir kişinin annesinin kendisine gönderdiği mektubu okuyan Aygün, söz konusu operasyonla ilgili olarak hiçbir kamu görevlisinin yargılanmadığını, sadece birkaç askerin yargılandığını kaydetti. Aygün, operasyondan sonra bir komutanın, ''ordunun envanterinde hiç olmayan bomba kullandık'' dediğini ifade ederek, AİHM'in Türkiye'yi ''yaşama hakkını ihlal ettiği'' gerekçesiyle mahkum ettiğini söyledi.
Aygün, kürsüde, ''Dünkü ODTÜ muharebesinden bir fotoğraf'' dediği fotoğrafı gösterdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ODTÜ'ye gittiğini hatırlatan Aygün, ''ODTÜ'de hayata dönüş operasyonuna benzer sahneler yaşandı. Ne mutlu ki ODTÜ'de Deniz'in, Mahir'in peşinden giden devrimci öğrenciler var, Başbakan'ı çok güzel bir şekilde karşıladılar. Orada yaşanan olaylara medyanın ilgi göstermemesini de anlamış değilim'' dedi.
AK Parti Van Milletvekili Fatih Çiftci, ekonomide olumlu gelişmeler yaşandığını söyledi. Van'daki depremin ardından iline yapılan yatırımları anlatan Çiftci, yeni konutlar inşa edildiğini, ilinin, bölgenin sağlık merkezi olduğunu kaydetti. Çiftci, iş adamlarını Van'a yatırım yapmaya davet etti.
Maliye Bakanı Şimşek, ''eşit işe eşit ücretin' aynı unvan, kademe ve derecede bulunan bütün çalışanların eşitlenmesi anlamına geldiğini söyledi.
Farklı mesleklerde benzer işleri yapanları birbiriyle karşılaştırmanın zor olduğunu belirten Şimşek, şöyle konuştu:
''Bütün dünyada, çalıştığınız zaman daha fazla, emekli olduğunuz zaman daha az maaş alıyorsunuz. İngiltere'de çalışırken 100 lira alıyorsanız, emekli olduğunuzda 25 lira alıyorsunuz. Fakat Türkiye'de durum çok farklı. Hatta OECD ülkeleri arasında, çalıştığı dönemde aldığı paraya oranla emeklilikte alınan para en yüksek olan ülkedir Türkiye. Türkiye, çalışma döneminde aldığı maaşa oranla en yüksek emeklilik maaşını veren ülkedir. Zaten ondan dolayı bu yıl bütçeden sosyal güvenlik sistemine 73 milyar lira para aktarmış olacağız. Türkiye'nin toplam yatırım bütçesi 39-40 milyar lira, Maliye Bakanlığı'nın sosyal güvenlik sistemine vereceği para yaklaşık 73 milyar lira. Dolayısıyla bunu daha da artırmak mümkün değil.''
Şimşek, borç meselesinin sık sık gündeme getirildiğini söyledi.
Türkiye'deki bütün vatandaşların, her türlü borcunun toplamının milli gelire oranının yüzde 19 olduğunu belirten Şimşek, ''Yani Türkiye'de vatandaşın borcunun milli gelire oranı yüzde 19. AB'de ortalama yüzde 66. dolayısıyla Türkiye'de hane halkının borç batağında olduğunu iddia etmek zordur'' dedi.
Bakan Şimşek, ülkede şirketlerin yurt dışı borçlarının milli gelire oranının yüzde 26 olduğunu ifade ederek, Türkiye'de devletin borçlarının milli gelire oranının bu yıl brüt olarak yüzde 36'ya, net olarak da yüzde 18'e düştüğünü söyledi. Şimşek, ''Avrupa'da borç sıralamasında en düşük 3. ülkeyiz. Bu oran OECD ülkelerinde yüzde 107'ye çıkmış, AB'de yüzde 93'lere çıkmış. Türkiye'nin gerek devletin, gerek hane halkının, gerekse şirketlerin borçları iddia edildiği gibi yüksek değildir'' diye konuştu.
''Yüzde 4 büyümeyi nasıl yakalayacaksınız-'' sorusuna Şimşek, ''Cari açığı ve enflasyonu kontrol altına almak için, 2011'de para politikasında ciddi bir sıkılaştırmaya gidildi. Maliye Bakanlığı olarak birtakım tedbirler aldık. Onların yansıması iç talebin ciddi bir şekilde yavaşlaması şeklinde tezahür etti. 2013 yılında tersine bir trende giriyoruz. Para politikasının nispeten gevşediği bir döneme giriyoruz'' dedi.
Mehmet Şimşek, 2012 gibi zor bir yılda bile 700 binin üzerinde istihdam yarattıklarını kaydederek, bunun da büyümeye olumlu katkısı olacağını söyledi.
Konuşmaların ardından tasarının 15. maddesi kabul edildi. Tasarının tümünün oylaması ise yarın son konuşmaların ardından yapılacak.
Genel Kurul'da daha sonra, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı görüşülüyor.
Tasarı üzerinde MHP Grubu adına söz alan Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, raporu olmayan bir kesin hesabın görüşüldüğünü belirterek, ''Bilmediğimiz bir şey tartışılıyor. Bundan Hükümet de rahatsız olmalıydı ama olmuyor'' dedi. Ayhan, TBMM Başkanlık Divanı'nın, Sayıştay raporlarının Meclis'e getirilmesi konusunda herhangi bir çaba sarf etmediğini savundu.
CHP Balıkesir Milletvekili Nedret Akova, 2011 yılı bütçesinin, toplumsal cinsiyet eşitliğini esas almaması nedeniyle Türkiye ekonomisinin, ayakları üzerinde durup atağa geçmediğini ifade etti. Toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bütçe yaklaşımı sergilenmesi gerektiğine işaret eden Akova, ''Toplumsal cinsiyet eşitliği, toplumunun bütün kurumlarına ve katmanlarına yaygınlaştırılması gerekiyor'' dedi.
Akova ayrıca, bütçe gelir ve giderlerinin gerçekçi olmayan tahminlerle hazırlandığını, bunun, halkın refahını olumsuz etkilediğini söyledi.
BDP Adana Milletvekili Murat Bozlak, ''Halktan aldığı paranın hesabını vermek istemeyen Hükümet'le karşı karşıyayız'' dedi. Sayıştay'ın görevinin, halktan alınan vergilerin nasıl ve nereye harcandığını rapor etmek olduğunu anlatan Bozlak, ancak AK Parti'nin, getirdiği bir torba kanunla Sayıştay Yasası'nı değiştirerek, yanlış harcamaların halktan gizlenmesini sağladığını ileri sürdü.
CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, bütçe denetiminin Meclis'in en önemli görevi olduğunu, milletten alınan her kuruşun hesabının sorulmasının, ahlaki bir görev olduğunu, ancak Parlamentonun bu sorumluluğu yerine getiremediğini söyledi. Çıray, ''Çünkü Başbakan, tek adam rejimi tesis etmek istiyor. Yıkıcı kibir içinde bu hedefe kilitlenmiş. Sınırsız kudretle şekillendireceği zorbalık düzeninin peşine düşmüş. Kibir sarhoşluğundan ayrılın, Meclis'e sahip çıkın. Aksi halde tarihte utançla anılırsınız'' diye konuştu.
AK Parti Ağrı Milletvekili Mehmet Kerim Yıldız, Hükümet'in her alanda ülkenin çehresini değiştirecek başarılara imza attığını ifade etti.
Yıldız, eğitimden sağlığa, tarımdan hayvancılığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal yardımlara kadar önemli çalışmalar yapıldığını, tarihin en büyük kırsal kalkınma, kentsel dönüşüm projelerinin hayata geçirildiğini, mahalli idarelerin yetki ve kaynaklarının güçlendirildiğini vurguladı.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Sayıştay temsilcilerinin Genel Kurul salonunda neden bulunmadığını sordu. Akçay, ''Hem rapor yok hem kurumsal olarak kendileri yok. Biz neyi müzakere ediyoruz- Hukuku ayağına engel olarak gören, 'kanun benim, tek kuvvet benim' anlayışıyla kibirli iktidar hırsına gem vuramayan zihniyetten hukuk ve adalet beklenmez'' dedi.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ''Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde askerlik görevini yaptıktan sonra dönen gençlere devletin sıcak elini uzatması gerektiği'' yönünde bir soruyu yanıtlarken, bu gençlere sağlanacak en büyük desteğin iş imkanı olduğunu, Hükümet'in de bu konuda yoğun çaba içerisinde bulunduğunu ifade etti.
Şimşek, Merkez Bankası'nın rezervleri ile ilgili bir soruyu yanıtlarken, Merkez Bankası'nın bürüt döviz rezervinin 100,9 milyar dolar, altın rezervinin 18,3 milyar dolar olduğunu bildirdi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2013 yılında 2B'den 4.8 milyar TL gelir beklediklerini söyledi.
Şimşek, TBMM Genel Kurulu'nda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı'nın maddeleri üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
2B'de 6 aylık uzatma yetkisinin Bakanlar Kurulu'na verildiğini belirten Şimşek, 2B başvurularının o dönemde yüzde 68 civarında olduğunu kaydetti. Şimşek, ''daha çok vatandaş başvursun'' diye süreyi 3 ay daha uzattıklarını ifade ederek, ''Ocak sonuna neredeyse denk geliyor ve şu anda başvurular yüzde 86'ya ulaştı'' dedi. Şimşek, ocak ayı itibariyle satışlara başlanacağını söyledi.
Bakan Şimşek, 2013 yılında 2B'den gelecek rakamı 4.8 milyar lira olarak öngördüklerini kaydederek, ''Bunun bütçe açığını kapatması, 25 milyar falan... Başlangıçta bu rakamlar zikredildi ama bizim öngörümüz bu çerçevede olmayacağı yönünde. Gönül ister ki gelsin, biz onu kentsel dönüşüm ve diğer alanlarda kullanalım'' dedi.
Muhtar maaşlarının sürekli gündeme getirildiğini belirten Şimşek, 2002'de 97 TL olan maaşların 420 TL olduğunu bildirdi. Şimşek, sadece tek bir kesimin özlük haklarının düzeltilmesini doğru bulmadığını, bunun gibi başka kesimler de olduğunu belirtti.
Bakan Şimşek, hiçbir zaman ''Suriye'ye gidin, yatırım yapın'' demediğini ifade ederek, Türkiye'de yatırım yapılmasını tercih ettiğini kaydetti. Şimşek, ''Ama sonuçta bazı hemşehrilerimiz, iş adamlarımız Suriye'de yatırım yaptılar. Bu bir risk, bu risk de gerçekleşti. Biz vergileri ötelemek üzere imkan sağladık. O arkadaşlar gelip bize Suriye'deki işlerinden dolayı etkilendiklerini ifade edip raporlarlarsa biz yardımcı olacağız'' diye konuştu.
''(Az kazanandan az, çok kazanandan çok) Tabiki olması gereken bu'' diyen Şimşek, vergiyi tabana yaymak için çalışma yaptıklarını söyledi. Şimşek, bu yıl 371 bin yeni mükellef kazandıklarını belirtti.
Şimşek, ODTÜ'deki olaylar sırasında gaz bombasının başına isabet etmesi sonucu beyin kanaması geçiren üniversite öğrencisi Barış Barışık'a da geçmiş olsun temennisinde bulundu.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, köprü ve otoyolların özelleştirilmesinden elde edilecek geliri havuza alacaklarını belirterek, ''Yatırımlarda da borç ödemede de eğitimde de kullanacağız. Memleketin bütün ihtiyaçlarında kullanacağız'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı üzerindeki görüşmeler sürüyor.
CHP Edirne Milletvekili Kemal Değirmendereli, iktidarın, Sayıştay'ı ve Meclis'i hiçe saydığını, ''köşe dönücü, etik değerler olmayan'' anlayışla hareket ettiğini öne sürdü. Değirmendereli, ''Başbakan'ı rahatsız eden kuvvetler ayrılığına ilave, denetim makamı Sayıştay, Meclis hatta Anamuhalefet bile devreden çıkarılmak isteniyor'' dedi.
BDP Batman Milletvekili Ayla Akat, Hasankeyf'in suların altında kalacağını, bunun, insanlığa ihanet anlamına geldiğini söyledi. Hasankeyf ile birlikte bölgedeki endemik türlerin, binlerce dönüm tarım arazisinin de yok olacağını belirten Akat, iktidarın, bu duruma karşı çıkan çevrecilere de kulaklarını tıkadığını öne sürdü.
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Sayıştay'ın tutumunun bir skandal olduğunu, raporların gecikmeli de olsa, eksikleri tamamlanarak Meclis'e gönderilmesi gerektiğini ifade etti.
AK Parti'nin, yasal bir düzenlemeyle Sayıştay'ı etkisiz hale getirdiğini iddia eden Kalaycı, Sayıştay denetiminin artık göstermelik hale geldiğini söyledi. Kalaycı, Hükümet'in, denetim mekanizmalarından kaçtığını ileri sürdü.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, eksik öğretmen ihtiyacının karşılanacağını, özellikle bu yıl yapılan öğretmen atamalarının, Cumhuriyet tarihinde, yıl itibariyle yapılan en yüksek atama olduğunu ifade etti.
Şimşek, ''Okullarda serbest kıyafet uygulamasının ardından öğrencilere kıyafet yardımı yapacak mısın-'' sorusu üzerine, şu anda böyle bir çalışmalarının olmadığını söyledi.
Emniyet personelinin maaşlarına ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Şimşek, bir polis memurunun şu anda net olarak 2 bin 641 lira maaş aldığını, emekli aylığının ise bin 1547 lira olduğunu söyledi. Şimşek, emniyet mensuplarının emekli aylıklarının, emeklik öncesindeki maaşına oranının başka memurlara oranla düşük olmadığını belirtti.
Bakan Şimşek, memur maaşlarının önemli bir kısmının vergiye tabi olmadığını, bu nedenle emeklilikte bu oranın dikkate alınmadığını belirterek, ''Bütün maaş, yardımlar vergiye tabi tutulursa sonra bu emekliliğe yansır. Ancak bunun için pirim miktarı da değişmesi gerekiyor'' dedi.
Şimşek, köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin, ''Satış rakamını baz alırsak, vergi ve faiz öncesi karı dikkate alırsak, 209 milyon dolar. Dünkü 5 milyar 750 milyon doları dikkate alırsak, tam 27 katına satılmış. Ama bürüt gelirini dikkate alırsanız ve satış fiyatına oranlarsanız, yaklaşık 11 yıllık gelire denk geliyor. Bunun içinde yüzde 18 KDV, rutin bakım işlemleri, büyük bakım, onarımlar var. Biz bu geliri havuza alacağız; yatırımlarda da borç ödemede de eğitimde de kullanacağız. Memleketin bütün ihtiyaçlarında kullanacağız'' diye konuştu.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, devletin net bazda dış borcu kalmadığını, dünyadan alacaklı olduğunu söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı üzerindeki görüşmelerde Hükümet adına söz alan Şimşek, BDP Batman Milletvekili Ayla Akat'ın, Batman'da eğitim yatırımları konusundaki eleştirisine yanıt verdi.
Batman'da, iktidarları döneminde, Cumhuriyet tarihinde yapılan yatırım kadar yatırım gerçekleştirdiklerini belirten Şimşek, son 10 yılda öğretmen sayısının ikiye katlandığını ifade etti. Batman'da belediyenin eğitime destek vermesine kendilerinin de memnun olacağını kaydeden Şimşek, ancak belediyenin, bir yıl önce yapılan liseye halen su bile vermediğini söyledi.
Ilısu Barajı'nı hızlı şekilde hayata geçirmeye çalıştıklarını anlatan Şimşek, bunun 1200 megavatlık bir proje olduğunu, söz konusu baraj olmadan Cizre Barajı'nın yapılamadığını, bölgedeki tarım alanlarının sulanamayacağını vurguladı. Şimşek; insan, kültür ve tarihle ilişkili olarak kaynak aktarılan bir proje olduğunu, tarihi koruduklarını, proje sayesinde yer üstüne çıkan tarihle, bir açık hava müzesi oluşturacaklarını dile getirdi.
Şimşek, Telekom'un özelleştirilmesinden bu yana Hazine'ye 14 milyar 943 milyon dolar aktarıldığını bildirdi. Telekom'da Hazine'nin payının yüzde 31.68 olduğunu belirten Şimşek, bu payın piyasa değerinin 7.5 milyar lira olduğunu söyledi.
Telekom'dan 6 milyar 410 milyon liralık kurumlar vergisi aldıklarını kaydeden Şimşek, ''Telekom, özelleştirildiği tarihten bu yana yapılan gayrimenkul satışlarının toplamı 134,6 milyon liradır. Ama Telekom, bugüne kadar inşa ettiği, devlet için yaptığı okullar da dahil olmak üzere 1 milyar 73 milyon liralık da gayri menkul kazandırdı. Yani satışının 6-7 katı kadar gayrimenkul kazandırdı'' diye konuştu.
Özelleştirme uygulamaları hakkında verilen iptal kararlarının uygulanmadığı yönündeki eleştirilere değinen Şimşek, şöyle konuştu:
''Bizim Hükümetimiz döneminde de bizden önceki dönemde de özelleştirme vardı. Bizden önce 20'ye yakın kesinleşmiş yargı kararı bulunmaktadır. Sadece Özelleştirme Yüksek Kurulu veya Bakanlar Kurulu kararıyla, bu uygulanmamıştır. Bizim dönemimizde 5 iptal karar vardır. Bu kararlardan bazıları özelleştirme bittikten 5 yıl sonra verilmiştir. Biz bunların tamamının devlete alınması için dava açtık. Bunlardan biri TÜPRAŞ'ın satışıyla ilgili. Mahkeme bizim talebimizi reddetti. Yargıtay bu kararı onamıştır. Yani devletin bunu uygulamasının fiilen imkansız olduğuna Yargıtay karar vermiştir.''
Muhalefetin borçlarla ilgili eleştirilerini değerlendiren Şimşek, şunları söyledi:
''Genel devlet açığı AK Parti iktidara geldiği 2002 yılı sonunda milli gelirin yüzde 11'iydi. Yani devlet, milli gelirin yüzde 11'i kadar açık veriyor. Bu sene genel devlet açığının yüzde 1.6 olmasını öngörüyoruz. Kamu borç stokunun GSYH'ya oranı bundan 10 yıl önce yüzde 74'tü, bu sene bürüt olarak yüzde 36'ya düşmüş durumda. Net olarak yüzde 61.5'ti, şu anda yüzde 18'e kadar düşmüş durumda.
Devletin net bazda dış borcu kalmamıştır. Devlet olarak, kamu olarak dünyadan alacaklıyız. 119 milyar dolarlık toplam rezervimiz var. Ama devletin Merkez Bankası dahil borcu 111 milyar dolar. Dolayısıyla biz devlet olarak dış dünyaya borçlu değiliz, dış dünyadan alacaklıyız. Özel sektörün 212.5 milyar dolar civarında borcu var. Ama özel sektörün 85 milyar doların üzerinde de dövizi var ayrıca yatırımları varlıkları var.''
Bakan Şimşek, bütçenin ''savaş bütçesi'' eleştirisinin doğru olmadığını, bugün eğitim ve sağlık bütçelerinin her birinin, savunmanın tamamı için ayrılan bütçenin 1,5 katı olduğunu vurguladı.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Şimşek, GAP için 28.3 milyar lira para harcandığını, söz konusu projenin toplam tutarının 46 milyar 406 milyon lira olduğunu söyledi.
Şimşek, GAP'ta kaynaksızlıktan dolayı herhangi bir gecikmenin olmadığının, gecikmenin, bölgedeki terör ve şiddetten kaynaklandığının altını çizdi. Şimşek, ''Geçen sene DSİ'nin bağlı olduğu Bakanlık, 500 milyon lirayı harcayamadı, iade etti. Özellikle o bölgede. Ben nasıl size süre vereyim. Orada şiddet, terör azalmadan... Tabii ki biz en hızlı şekilde bitirmeye çalışıyoruz'' diye konuştu.
Bakan Şimşek, köprü ve otoyolların özelleştirilmesi ile ilgili soru üzerine, ''Biz diyoruz ki otoyolların bakımını, onarımını, işletmesini özel sektör daha etkin, verimli şekilde yapar. '25 yıl işletin, bunun karşılığını verin, biz bunu yeni yollara harcayalım.' Kaynakların etkin verimli kullanılması ile ilgili bir durum bu'' dedi.
Şimşek, emeklilik konusunda ise ''Avrupa'da, emeklilik maaşının, mevcut maaşına oranı en yüksek olan ülke Türkiye. Dünyada bir tek Türkiye'de 48-49 yaşında insanlar emekli oluyor'' ifadesini kullandı.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner'in HADEP Genel Başkan Yardımcılığı görevini yaptığını belirterek, Metiner'e yönelik, ''BDP bugün neyi savunuyorsa, HADEP döneminde de onu savunuyordu. Aynı partide aynı inançlar için mücadele ettik. Senin Kürtlükle alakan yok. Sen bizim günahımızsın, HADEP'in günahısın, AK Parti'nin günahısın'' dedi.
Mehmet Metiner ise konuşmasında terör örgütü PKK'yı eleştirdiğini, kimseye hakaret etmediğini söyledi. Metiner, HADEP'e kendisinin gitmediğini, ısrarla çağrıldığını belirterek, ''(Türkiye'nin partisi olmak istiyoruz) demişlerdi. Biz de toplumsal barışa katkı sağlamak adına yapılan bu ısrarlı çağrıya 'evet' dedik. Evet, bu günahsa günah. Size güvenmekle hata etmişiz meğer. Siyaseten hata etmişiz meğer. O günkü HADEP'te 'tek devlet, ortak vatan, tek vatan, tek bayrak, tek resmi dil' diyorduk. Bugün de aynı şeyleri söylüyorum. Ama bugün BDP'nin durduğu yer, dün HADEP'in durduğu yer değildir'' diye konuştu.
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan da Metiner'e yönelik, ''Biz HADEP döneminde de 'tek devlet' diyorduk bugün de diyoruz. 'Tek bayrak' diyorduk, şimdi de diyoruz. Ama biz HADEP döneminde de 'tek millet' demedik, bugün de demiyoruz. Kürt halkının ekmeğini yediniz, suyunu içtiniz. O yediğiniz her lokma, içtiğiniz her yudum su, size zehir, zıkkım olsun'' diye konuştu.
**** HABERİN DEVAMINI İLGİLİ DÖKÜMANLAR BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
