TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'nda, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.
Komisyon, AK Parti Ankara Milletvekili Vedat Bilgin'in başkanlığında toplandı. Bilgin, kıdem tazminatının kaldırılmasına yönelik çeşitli çıkar çevrelerinin girişimlerinin olduğunu söyleyerek, bu konunun tartışmaya kapalı olduğunu ifade etti.
Kanun teklifinin detaylarına ilişkin bilgi veren Bilgin, doğum izninin artırılmasına ilişkin düzenlemenin yer aldığı teklifin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün hemen ardından komisyona gelmesinin anlamlı olduğunu söyledi.
CHP Ankara Milletvekili Aylin Yaman, usul tartışması açarak, kanun teklifinin daha detaylı görüşülmesi için alt komisyon kurulmasını istedi.
CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, sosyal medyaya ilişkin düzenlemelerin tekliften çıkarılarak Dijital Mecralar Komisyonunda görüşülmesini istedi.
Komisyona verilen arada, Komisyon Başkanı Bilgin ile CHP İzmir Milletvekili ve Dijital Mecralar Komisyonu üyesi Ahmet Tuncay Özkan görüşme gerçekleştirdi.
Bilgin, aranın ardından devam eden komisyon toplantısında, sosyal medyaya ilişkin düzenlemelerin yer aldığı maddelerin görüşmelerinde, CHP'li Yaman'ın önergesinin değerlendirileceğini söyledi.
Daha sonra CHP'nin "anayasaya aykırılık" önergesi görüşülerek reddedildi.
Komisyonda, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.
Komisyonda, teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti Düzce Milletvekili Ercan Öztürk sunum yaptı.
AK Parti Düzce Milletvekili Öztürk, sosyal devlet ilkesini güçlendiren, aileyi koruyan, çocukları güvence altına alan ve sosyal hizmet sistemini günün ihtiyaçlarına uygun şekilde güncelleyen kapsamlı bir düzenleme olduğunu ifade etti.
Öztürk, teklifin 3 temel hedef üzerine inşa edildiğini belirterek, "Birincisi, aile kurumunun güçlendirilmesi ve doğum oranlarının desteklenmesi. İkincisi, çocukların, yaşlıların, engellilerin ve kırılgan grupların korunması güçlendirilmesi. Üçüncüsü ise sosyal hizmet sistemimizin kurumsal ve hukuki altyapısının çağın ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesidir." diye konuştu.
Teklifle, Darülaceze'nin güçlendirileceğini ve sosyal yardım kapasitesinin artırılacağını aktaran Öztürk, "Teklifimiz ayrıca Darülaceze'nin aşevi hizmeti sunabilmesi ve gıda bankacılığı faaliyetleri yürütebilmesi için de yasal zemin oluşturmaktadır. Böylece bağış yoluyla temin edilen gıda ve temel tüketim malzemelerinin daha düzenli ve etkin bir şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması mümkün olacaktır." dedi.
Aile kurumunu koruyan, güçlendiren ve çocukların sağlıklı bir ortamda yetişmesini destekleyen politikaları büyük bir hassasiyetle hayata geçirdiklerini vurgulayan Öztürk, şunları kaydetti:
"Teklif kapsamında, kadın çalışanların doğum sonrası izin süresini 8 haftadan 16 haftaya çıkararak toplam doğum iznini 24 haftaya yükseltiyoruz. Biz yalnızca bir çalışma hayatı düzenlemesi getirmiyoruz. Çocuk gelişimi açısından son derece kritik bir adımı aslında hayata geçiriyoruz. Bilimsel araştırmalar da açıkça göstermektedir ki bir bebeğin hayatındaki en önemli dönem, doğumdan sonraki ilk aylardır. Bu dönemde anne ile kurulan bağ, çocuğun fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişimi açısından hayati öneme sahiptir. Getirdiğimiz düzenlemeyle birlikte, çocukların hayatlarının en kritik dönemlerinde anneleriyle daha fazla vakit geçirmelerini sağlayacak, Dünya Sağlık Örgütü'nün tavsiye ettiği en az 6 aylık emzirme süresiyle uyumlu bir sistem oluşturacak, aynı zamanda aile politikalarımızın önemli bir parçası olan nüfus artışını destekleyen bir adım olacaktır. Sadece memurları ilgilendiren bir düzenlemeyle sınırlandırmıyor, işçi statüsündeki çalışanları, askeri personeli, jandarma ve sahil güvenlik personelini de kapsayacak şekilde mevzuat uyumuyla genişletiyoruz. Bunun yanında babalık iznini de 5 günden 10 güne çıkarıyoruz. Ailenin yalnızca annenin değil, annenin ve babanın birlikte sorumluluğunda olduğunu dikkate alan bu düzenleme, aile bütünlüğünü güçlendirecek önemli bir adımdır."
- "Türkiye'de temsilci bulundurması zorunlu hale getirildi"
AK Parti'li Öztürk, teklifin önemli bir bölümünün çocukların korunmasına ve sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesine yönelik olduğunu vurgulayarak, dijital dünyanın sunduğu imkanlardan yararlanırken çocukların karşı karşıya kaldığı riskleri görmezden gelemeyeceklerine işaret etti.
Çocukların şiddet, müstehcenlik, siber zorbalık ve istismar içeriklerine bu kadar kolay ulaşabilmesini kabul edemeyeceklerinin altını çizen Öztürk, "Uluslararası araştırmalar, dünyada yetişkinlerin internette günde ortalama 6 saat 38 dakika zaman geçirdiğini, çocukların ekran sürelerinin ise bazı durumlarda 9 saate kadar çıkabildiğini göstermektedir. Ayrıca 0-2 yaş grubundaki çocukların neredeyse yarısının akıllı telefonlarla temas halinde olduğu ifade edilmektedir. Dijitalleşme birçok alanda önemli kolaylıklar sunarken, ekran başında geçirilen sürenin artması özellikle çocuklarımız üzerinde ciddi sosyal ve psikolojik etkiler doğurmaktadır." ifadesini kullandı.
Teklifle sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına yönelik yeni yükümlülükler getirdiklerini anlatan Öztürk, "15 yaşını doldurmamış çocuklara sosyal medya hizmeti sunulmaması, çocuklara yönelik ayrıştırılmış hizmet modelleri oluşturulması, ebeveyn kontrol araçlarının geliştirilmesi ve oyunların yaş derecelendirmesine tabi tutulması gibi önemli düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Ayrıca Türkiye'de yüksek erişime sahip oyun sağlayıcılarının ve dağıtıcılarının Türkiye'de temsilci bulundurması zorunlu hale getirilmektedir. Böylece bu platformların hukuki sorumluluğu daha net hale gelecek ve denetim mekanizmaları güçlenecektir." bilgisini paylaştı.
Öztürk, teklifin, koruyucu aile sistemini güçlendiren düzenlemeler içerdiğini dile getirerek, "Koruyucu aile olan kamu görevlileri ve çalışanlara 10 günlük izin hakkı tanıyarak bu sistemin daha fazla aile tarafından tercih edilmesini teşvik ediyoruz. Bununla birlikte Sosyal ve Ekonomik Destek hizmetini de kanuni güvence altına alıyoruz. Bu sistem sayesinde birçok çocuk kurum bakımına alınmadan kendi ailesinin yanında büyüyebilmektedir." diye konuştu.
Okul, kreş, yurt, servis ve internet kafe gibi çocukların yoğun bulunduğu alanlarda, belirli suçlardan mahkum olmuş kişilerin çalışmasının ve bu tür yerleri işletmesinin önüne geçilmesini amaçlayan bir düzenleme getirdiklerini belirten Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sonuç olarak bu kanun teklifi, aileyi güçlendiren, çocukları koruyan, sosyal hizmetleri modernize eden, toplumsal dayanışmayı artıran kapsamlı bir reform niteliğindedir. Bütün bu düzenlemelerin amacı son derece açıktır. Sosyal devlet anlayışımızın bir gereği olarak, toplumun hiçbir ferdinin kendisini yalnız, sahipsiz ya da korunmasız hissetmediği güçlü ve kapsayıcı bir sosyal hizmet yapısını daha da sağlam temeller üzerine inşa etmeyi hedefliyoruz. Sosyal hizmetler alanında önemli bir boşluğu dolduracağına, aile kurumunu güçlendireceğine ve özellikle kırılgan grupların korunmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum."
- Görüşmeleri ertelendi
Komisyonda Öztürk'ün sunumunun ardından DEM Parti'nin "anayasaya aykırılık" önergesi görüşüldü.
Oylama öncesinde Komisyon Başkanı Bilgin, komisyonda bulunan milletvekillerinin sayısında eşitlik olması nedeniyle görüşmelere ara verdi. Aranın ardından yapılan oylamada, "anayasaya aykırılık" önergesi reddedildi.
Bilgin, oylamadaki bu durumun devam edeceğini belirterek, kanun teklifinin görüşmelerini ertelemeyi gündeme getirdi.
AK Parti Elazığ Milletvekili Erol Keleş, görüşmelerin Ramazan Bayramı sonrasına ertelenmesini teklif etti.
Keleş'in bu teklifi oylamaya sunuldu ve oybirliğiyle kabul edildi.
