2007-06-02 - 19:30
TBMM Başkanı Arınç: "Medeniyetler kavga edecek, çatışma çıkacak, 3. Dünya Harbi bundan
doğacak diye kitap üstüne kitap, senaryo üstüne senaryo yazanların bu sevgiyi
görmeleri lazım."
TBMM Başkanı Bülent Arınç, bugün finali yapılan 5. Uluslararası Türkçe
Olimpiyatlarına ilişkin, ''(Medeniyetler kavga edecek, çatışma çıkacak,
3. Dünya Harbi bundan doğacak) diye kitap üstüne kitap, senaryo üstüne
senaryo yazanların, bu sevgiyi görmeleri lazım'' dedi.
İstanbul Gösteri ve Kongre Merkezinde düzenlenen olimpiyatların finaline
katılan Arınç, bu yıl ilk kez dağıtılan TBMM Özel Ödüllerini verdi.
Arınç, daha sonra yaptığı konuşmada, 5 kıtadan ve 100 ülkeden, 550 gencin
bugün yarıştığını ifade ederek, bunların arasında, insanların adını duymadığı,
haritada yerlerini bile bilmediği ülkelerin bulunduğunu söyledi.
Doğudan batıya, kuzeyden güneye çeşitli ülkelerden Türkiye'ye gelen
gençlerin Türkçe konuştuklarını ve Türkçe şarkılar, şiirler söylediklerini,
sunumlar yaptıklarını anlatan Arınç, Vietnam, Pakistan, Sudan, ABD, Belçika,
Almanya, Rusya gibi çok çeşitli ülkelerden gelen bu çocukların hepsinin
Türkiye'yi çok sevdiklerini dile getirdiklerini kaydetti. Arınç, şöyle devam
etti:
''(Medeniyetler kavga edecek, çatışma çıkacak, 3. Dünya Harbi bundan
doğacak) diye kitap üstüne kitap, senaryo üstüne senaryo yazanların bu sevgiyi
görmeleri lazım. Medeniyetlerin ittifak edebileceğini, birlikte
yaşayabileceğimizi, ama bunların şartlarının ne olması gerektiğini merak edenler
varsa BM'deki toplantılar da çok önemli, ama benim onlara tavsiyem; bu
olimpiyatları görsünler.''
-GÖZYAŞLARINI TUTAMADI-
Geçen yılki olimpiyatların final töreninde, Türkiye'ye çok uzak bir ülke
olması nedeniyle Moğolistan'ı ve oraya gitmek zorunda kalan bir diplomatla ilgili
anısını anlattığını hatırlatan Arınç, ''Nereden bilebilirdim ki, birkaç ay sonra
Adem Tatlı, Moğolistan'da vefat edecek ve biz, bir yıl sonra eşine ve çocuğuna
bir emanet vereceğiz'' dedi.
Arınç, Moğolistan'daki Türk okullarının genel müdürlüğünü yaparken trafik
kazasında hayatını kaybeden Adem Tatlı'dan bahsederken gözyaşlarına hakim
olamadı.
Olimpiyatlar için Türkiye'ye gelen 550 çocuğun çok mutlu olduklarını dile
getiren Arınç, ''30 küsur yıldan beri siyasetteyim ve 5 yıldan beri Meclis
Başkanlığı yapıyorum. Bütün bu siyasi hayatımı 50 ile çarpsanız, bu çocuklar için
yapılan hizmetin yanında sıfır derecede kalır'' diye konuştu.
Arınç, 100 ayrı ülkeden gelen bu çocukların çok büyük bir işi de
başardıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
''Bu çocuklar bizi bir araya getirdiler. Biz kolay kolay bir araya
gelemeyiz. Farklı siyasi partilerden, farklı politikacılar geldi. Ben mecbur
kalmasam bir araya gelmek istemem. Mecbur kalmasam hatırlarını bile sormam, hatta
yaklaştıklarını görsem arkamı döner giderim. Bizi yan yana getiren, birlikte
gözyaşı döktüren çok önemli bir iş var burada. Burada bir Türkiye var. Gerçek bir
Türkiye tablosu var. Bu işe 'evet' demiş, 'güzel' demiş, katkı sağlamış tam bir
Türkiye tablosu bu.''
Arınç, koskoca bir çınarın bir tohumun içinde saklı olduğuna işaret ederek,
''Tohumu saçarsan toprakta bitecektir. Mızrak atarsan hedefi vuracaktır. Sen
atınla birlikte koş, çatlarsa onu doğuran kısrak utansın'' diye konuştu.
Bu olimpiyatlara kuşkuyla bakanların, bu çocukların ne yapacağını merak
edenlerin ve 100-200 dolar karşılığında bilmediği yerlere giden fedakar
öğretmenlerin taşıdığı heyecanı bilmeyenlerin bulunduğunu ifade eden Arınç,
fedakar öğretmenlerden biri olan Adem Tatlı'nın mezarının 10 bin kilometre ötede,
Orhun Anıtları'nın bulunduğu ülkede yattığını belirtti.
Bu işe maddi değeri olmayan, ama manevi değeri çok yüksek bir katkıda
bulunduğunu belirten Arınç, ''Ben, 'Türk milleti adına bu işi yapanlara, bu işin
peşinde koşanlara ve başaranlara Meclis'i hatırlamaları için güzel Türkçemiz
adına manevi anlamı çok büyük bir hediye vermek istiyorum' deyince, buna karşı
çıkan 1-2 garip insan oldu. Ama Parlamento'nun yüzde 99'u, milletin yüzde 100'ü,
Meclis'in bu işe katkısından son derece memnun'' diye konuştu.
Arınç, bu çocukların kendi ülkeleri ile Türkiye arasında bir dostluk köprüsü
olduklarına da dikkati çekti.
Mesaj vermek istediğini dile getiren Arınç, ''Bize düşen bir iş daha var;
Koşarken ölebilmek, hizmet yaparken ölebilmek. Bu aşkı duyarken, onu yaparken
ölebilmek'' dedi.
-''TÜM DÜNYA BU GÜZELLİĞİ SEYREDİYOR''-
TBMM Başkanı Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Sadece Türkiye değil, tüm dünya bu töreni, bu güzelliği seyrediyor. Bütün
dünyanın içinde büyüklerimiz, dostlarımız, arkadaşlarımız var. Kimi hasta
yatağında izliyor, kimi bizim gibi oturup gözyaşlarını içine çekerek, bir başkası
sevinçten havalara sıçrayarak seyrediyor. Onlara da selam ve sevgilerimi
gönderiyorum. Allah onlardan razı olsun. Çok büyük hizmet yaptılar, bunu
düşündüler, dostlarına açtılar. Onlar el uzattı. Anadolu'nun tertemiz ekmeğini
bölüşerek, bu güzelliğin temeline mala, mala harçlarını koydular.
Okyanuslar ötesinde bile olsa ve hala gurbette yaşıyor olsa bile biz kalben
beraberiz. Birbirimizi seviyoruz, birbirimize selam gönderiyoruz.''
Arınç, geçen yıl gelen çocuklara olduğu gibi bu yıl da törene katılan 550
çocuğun tamamına, birkaç cömert insan tarafından biner dolar verileceğini
sözlerine ekledi.
FİNAL TÖRENİ
Final töreni, İstiklal Marşı'nın okunması ve 100 ülkeden öğrencilerin
katılımıyla oluşturulan Dünya Barış Korosunun söylediği şarkılarla başladı.
Törende, şarkı ve şiir yarışmasında finale kalan öğrenciler performanslarını
canlı olarak sergiledi.
Jürinin yaptığı değerlendirme sonucu, şarkı yarışmasında Makedonya'dan Havsa
Mula, şiir yarışmasında ise Kırgızistan'dan Ajda Rüsbekkızı birinci oldu.
Birincilere altın madalyalarını, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik taktı.
Bakan Çelik, yaptığı konuşmada, dünyanın dört bir yanından 550 öğrencinin
Türkiye'ye gelmesinin çok anlamlı olduğunu belirterek, ''Eğer bayrağımızı bu 100
ülkeye taşıyan, Türkiyemizin ve Türk insanımızın güzelliklerini bu ülkelere
taşıyan eğitimci meslektaşlarım olmasaydı, bu çocuklar burada olamayacaktı'' diye
konuştu.
Organizasyona katkı veren sevil toplum kuruluşlarını da kutlayan Çelik,
bundan sonra da bu organizasyonun büyük bir coşku ve heyecanla devam etmesi
dileğinde bulundu.
Yarışmaya katılan çocukların ülkelerine Türkiye'den sevgi ve selam
götürmelerini de isteyen Çelik, ''Sevgi diline adanmış, hoşgörüye, toleransa ve
barışa adanmış hayatlar vardır bu işin içinde. Bu hayatlar, bu aşk, bu sevda
oldukça bu güzellikler devam edecektir'' dedi.
Törende temel, orta ve ileri seviye Türkçe yarışmalarında ödül alan konuk
öğrencilere madalyalarını, DP Genel Başkanı Mehmet Ağar ve İstanbul Valisi
Muammer Güler verdi.
Yurt dışında yaşayan Türk çocuklarına verilen ana dilde en iyi şarkı ve en
iyi şiir ödüllerini sunan eski İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, bu çocukların
sadece Türkiye ile kendi ülkeleri arasında değil, tüm dünya devletleri arasında
bir köprü kurduklarını vurguladı.
Aynı kategoride ödül verenlerden Ulaştırma Bakanı İsmet Yılmaz da ''Gerçek
Kültür Ataşeleri'' olarak nitelendirdiği yarışmacı öğrencilere teşekkür etti.
Yılmaz, ''Burada 72 milletten kardeşimizi dinlediniz. Birini diğerinden
ayırabilmek mümkün mü? Bazıları bugün 'büyük değiliz' diyorsa da aslımız budur''
dedi.
Törenin başında Tertip Heyeti adına konuşan Başkan Prof. Dr. Mehmet Sağlam
da Türkçe Olimpiyatlarını düzenlemekteki amaçlarının, Türkçe'yi dünyada sevgi,
hoşgörü ve uzlaşma dili haline getirmek ve kültürler arasında işbirliğini
gerçekleştirmek olduğunu anlattı.
Törende, Moğolistan'da öğretmenlik yaparken trafik kazası sonucu vefat eden
Adem Tatlı adına, eşi Ayşe ve oğlu Ömer Faruk Tatlı'ya ödülleri, TBMM Başkanı
Arınç'ın eşi Münevver Arınç tarafından sunuldu.
TBMM Başkanı Arınç'ın, en yüksek puan alan yarışmacılara Türk dilini teşvik
için TBMM Özel Ödülü verdiği törende, bu yıl verilmeye başlanan Atatürk Türk Dili
Ödülüne, Türkmenistan'ın merhum Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı ve
Azerbaycan'ın merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev değer görüldü.
Türk Dili Özel Ödüllerinden; Ali Şir Nevai Ödülü TDK Başkanı Prof. Dr. Haluk
Şükrü Akalın ile Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanı Hakan Fidan'a,
Gaspıralı İsmail Ödülü Prof. Kemal Karpat'a, Karamanoğlu Mehmet Bey Ödülü ise
İslam Konferansı Teşkilatı Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'na
sunuldu.
Dünyanın çeşitli yerlerinden yarışmacı öğrencilerin, Türkiye'nin değişik
yörelerinden halk oyunları sergiledikleri ve yaklaşık 5 saat süren ödül töreni,
Dünya Barış Korosunun ''Bütün Dünya Kardeş Olsa'' şarkısını söylemesiyle sona
erdi.
Olimpiyatlarına ilişkin, ''(Medeniyetler kavga edecek, çatışma çıkacak,
3. Dünya Harbi bundan doğacak) diye kitap üstüne kitap, senaryo üstüne
senaryo yazanların, bu sevgiyi görmeleri lazım'' dedi.
İstanbul Gösteri ve Kongre Merkezinde düzenlenen olimpiyatların finaline
katılan Arınç, bu yıl ilk kez dağıtılan TBMM Özel Ödüllerini verdi.
Arınç, daha sonra yaptığı konuşmada, 5 kıtadan ve 100 ülkeden, 550 gencin
bugün yarıştığını ifade ederek, bunların arasında, insanların adını duymadığı,
haritada yerlerini bile bilmediği ülkelerin bulunduğunu söyledi.
Doğudan batıya, kuzeyden güneye çeşitli ülkelerden Türkiye'ye gelen
gençlerin Türkçe konuştuklarını ve Türkçe şarkılar, şiirler söylediklerini,
sunumlar yaptıklarını anlatan Arınç, Vietnam, Pakistan, Sudan, ABD, Belçika,
Almanya, Rusya gibi çok çeşitli ülkelerden gelen bu çocukların hepsinin
Türkiye'yi çok sevdiklerini dile getirdiklerini kaydetti. Arınç, şöyle devam
etti:
''(Medeniyetler kavga edecek, çatışma çıkacak, 3. Dünya Harbi bundan
doğacak) diye kitap üstüne kitap, senaryo üstüne senaryo yazanların bu sevgiyi
görmeleri lazım. Medeniyetlerin ittifak edebileceğini, birlikte
yaşayabileceğimizi, ama bunların şartlarının ne olması gerektiğini merak edenler
varsa BM'deki toplantılar da çok önemli, ama benim onlara tavsiyem; bu
olimpiyatları görsünler.''
-GÖZYAŞLARINI TUTAMADI-
Geçen yılki olimpiyatların final töreninde, Türkiye'ye çok uzak bir ülke
olması nedeniyle Moğolistan'ı ve oraya gitmek zorunda kalan bir diplomatla ilgili
anısını anlattığını hatırlatan Arınç, ''Nereden bilebilirdim ki, birkaç ay sonra
Adem Tatlı, Moğolistan'da vefat edecek ve biz, bir yıl sonra eşine ve çocuğuna
bir emanet vereceğiz'' dedi.
Arınç, Moğolistan'daki Türk okullarının genel müdürlüğünü yaparken trafik
kazasında hayatını kaybeden Adem Tatlı'dan bahsederken gözyaşlarına hakim
olamadı.
Olimpiyatlar için Türkiye'ye gelen 550 çocuğun çok mutlu olduklarını dile
getiren Arınç, ''30 küsur yıldan beri siyasetteyim ve 5 yıldan beri Meclis
Başkanlığı yapıyorum. Bütün bu siyasi hayatımı 50 ile çarpsanız, bu çocuklar için
yapılan hizmetin yanında sıfır derecede kalır'' diye konuştu.
Arınç, 100 ayrı ülkeden gelen bu çocukların çok büyük bir işi de
başardıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
''Bu çocuklar bizi bir araya getirdiler. Biz kolay kolay bir araya
gelemeyiz. Farklı siyasi partilerden, farklı politikacılar geldi. Ben mecbur
kalmasam bir araya gelmek istemem. Mecbur kalmasam hatırlarını bile sormam, hatta
yaklaştıklarını görsem arkamı döner giderim. Bizi yan yana getiren, birlikte
gözyaşı döktüren çok önemli bir iş var burada. Burada bir Türkiye var. Gerçek bir
Türkiye tablosu var. Bu işe 'evet' demiş, 'güzel' demiş, katkı sağlamış tam bir
Türkiye tablosu bu.''
Arınç, koskoca bir çınarın bir tohumun içinde saklı olduğuna işaret ederek,
''Tohumu saçarsan toprakta bitecektir. Mızrak atarsan hedefi vuracaktır. Sen
atınla birlikte koş, çatlarsa onu doğuran kısrak utansın'' diye konuştu.
Bu olimpiyatlara kuşkuyla bakanların, bu çocukların ne yapacağını merak
edenlerin ve 100-200 dolar karşılığında bilmediği yerlere giden fedakar
öğretmenlerin taşıdığı heyecanı bilmeyenlerin bulunduğunu ifade eden Arınç,
fedakar öğretmenlerden biri olan Adem Tatlı'nın mezarının 10 bin kilometre ötede,
Orhun Anıtları'nın bulunduğu ülkede yattığını belirtti.
Bu işe maddi değeri olmayan, ama manevi değeri çok yüksek bir katkıda
bulunduğunu belirten Arınç, ''Ben, 'Türk milleti adına bu işi yapanlara, bu işin
peşinde koşanlara ve başaranlara Meclis'i hatırlamaları için güzel Türkçemiz
adına manevi anlamı çok büyük bir hediye vermek istiyorum' deyince, buna karşı
çıkan 1-2 garip insan oldu. Ama Parlamento'nun yüzde 99'u, milletin yüzde 100'ü,
Meclis'in bu işe katkısından son derece memnun'' diye konuştu.
Arınç, bu çocukların kendi ülkeleri ile Türkiye arasında bir dostluk köprüsü
olduklarına da dikkati çekti.
Mesaj vermek istediğini dile getiren Arınç, ''Bize düşen bir iş daha var;
Koşarken ölebilmek, hizmet yaparken ölebilmek. Bu aşkı duyarken, onu yaparken
ölebilmek'' dedi.
-''TÜM DÜNYA BU GÜZELLİĞİ SEYREDİYOR''-
TBMM Başkanı Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Sadece Türkiye değil, tüm dünya bu töreni, bu güzelliği seyrediyor. Bütün
dünyanın içinde büyüklerimiz, dostlarımız, arkadaşlarımız var. Kimi hasta
yatağında izliyor, kimi bizim gibi oturup gözyaşlarını içine çekerek, bir başkası
sevinçten havalara sıçrayarak seyrediyor. Onlara da selam ve sevgilerimi
gönderiyorum. Allah onlardan razı olsun. Çok büyük hizmet yaptılar, bunu
düşündüler, dostlarına açtılar. Onlar el uzattı. Anadolu'nun tertemiz ekmeğini
bölüşerek, bu güzelliğin temeline mala, mala harçlarını koydular.
Okyanuslar ötesinde bile olsa ve hala gurbette yaşıyor olsa bile biz kalben
beraberiz. Birbirimizi seviyoruz, birbirimize selam gönderiyoruz.''
Arınç, geçen yıl gelen çocuklara olduğu gibi bu yıl da törene katılan 550
çocuğun tamamına, birkaç cömert insan tarafından biner dolar verileceğini
sözlerine ekledi.
FİNAL TÖRENİ
Final töreni, İstiklal Marşı'nın okunması ve 100 ülkeden öğrencilerin
katılımıyla oluşturulan Dünya Barış Korosunun söylediği şarkılarla başladı.
Törende, şarkı ve şiir yarışmasında finale kalan öğrenciler performanslarını
canlı olarak sergiledi.
Jürinin yaptığı değerlendirme sonucu, şarkı yarışmasında Makedonya'dan Havsa
Mula, şiir yarışmasında ise Kırgızistan'dan Ajda Rüsbekkızı birinci oldu.
Birincilere altın madalyalarını, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik taktı.
Bakan Çelik, yaptığı konuşmada, dünyanın dört bir yanından 550 öğrencinin
Türkiye'ye gelmesinin çok anlamlı olduğunu belirterek, ''Eğer bayrağımızı bu 100
ülkeye taşıyan, Türkiyemizin ve Türk insanımızın güzelliklerini bu ülkelere
taşıyan eğitimci meslektaşlarım olmasaydı, bu çocuklar burada olamayacaktı'' diye
konuştu.
Organizasyona katkı veren sevil toplum kuruluşlarını da kutlayan Çelik,
bundan sonra da bu organizasyonun büyük bir coşku ve heyecanla devam etmesi
dileğinde bulundu.
Yarışmaya katılan çocukların ülkelerine Türkiye'den sevgi ve selam
götürmelerini de isteyen Çelik, ''Sevgi diline adanmış, hoşgörüye, toleransa ve
barışa adanmış hayatlar vardır bu işin içinde. Bu hayatlar, bu aşk, bu sevda
oldukça bu güzellikler devam edecektir'' dedi.
Törende temel, orta ve ileri seviye Türkçe yarışmalarında ödül alan konuk
öğrencilere madalyalarını, DP Genel Başkanı Mehmet Ağar ve İstanbul Valisi
Muammer Güler verdi.
Yurt dışında yaşayan Türk çocuklarına verilen ana dilde en iyi şarkı ve en
iyi şiir ödüllerini sunan eski İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, bu çocukların
sadece Türkiye ile kendi ülkeleri arasında değil, tüm dünya devletleri arasında
bir köprü kurduklarını vurguladı.
Aynı kategoride ödül verenlerden Ulaştırma Bakanı İsmet Yılmaz da ''Gerçek
Kültür Ataşeleri'' olarak nitelendirdiği yarışmacı öğrencilere teşekkür etti.
Yılmaz, ''Burada 72 milletten kardeşimizi dinlediniz. Birini diğerinden
ayırabilmek mümkün mü? Bazıları bugün 'büyük değiliz' diyorsa da aslımız budur''
dedi.
Törenin başında Tertip Heyeti adına konuşan Başkan Prof. Dr. Mehmet Sağlam
da Türkçe Olimpiyatlarını düzenlemekteki amaçlarının, Türkçe'yi dünyada sevgi,
hoşgörü ve uzlaşma dili haline getirmek ve kültürler arasında işbirliğini
gerçekleştirmek olduğunu anlattı.
Törende, Moğolistan'da öğretmenlik yaparken trafik kazası sonucu vefat eden
Adem Tatlı adına, eşi Ayşe ve oğlu Ömer Faruk Tatlı'ya ödülleri, TBMM Başkanı
Arınç'ın eşi Münevver Arınç tarafından sunuldu.
TBMM Başkanı Arınç'ın, en yüksek puan alan yarışmacılara Türk dilini teşvik
için TBMM Özel Ödülü verdiği törende, bu yıl verilmeye başlanan Atatürk Türk Dili
Ödülüne, Türkmenistan'ın merhum Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı ve
Azerbaycan'ın merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev değer görüldü.
Türk Dili Özel Ödüllerinden; Ali Şir Nevai Ödülü TDK Başkanı Prof. Dr. Haluk
Şükrü Akalın ile Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanı Hakan Fidan'a,
Gaspıralı İsmail Ödülü Prof. Kemal Karpat'a, Karamanoğlu Mehmet Bey Ödülü ise
İslam Konferansı Teşkilatı Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu'na
sunuldu.
Dünyanın çeşitli yerlerinden yarışmacı öğrencilerin, Türkiye'nin değişik
yörelerinden halk oyunları sergiledikleri ve yaklaşık 5 saat süren ödül töreni,
Dünya Barış Korosunun ''Bütün Dünya Kardeş Olsa'' şarkısını söylemesiyle sona
erdi.
