2013-03-06 - 16:18
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da görüşülen Elektrik Piyasası Kanunu Tasarısı'nın 7 maddesi kabul edildi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 81 bin personelle çalıştıklarını belirterek, ''Sağlam insan dokusuyla çalışmaya gayret ediyoruz. Bunu istismar edenlere hiçbir şekilde göz yummayız, tahammül etmeyiz'' dedi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Akşener, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline söz verdi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, gündemdışı konuşmasında, Garp Linyit İşletmesinde kömür satışında usulsuzluk iddiaları olduğunu belirterek, bununla ilgili resmi belgeler bulunduğunu söyledi. Işık, devletin zarara uğratıldığını savunarak, Bakanlık yetkilileri ve Cumhuriyet savcılarını göreve davet etti.
Işık'ın gündemdışı konuşmasını Hükümet adına yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, Garp Linyitleri Müessesesi'nin Türkiye'nin en nadir kuruluşlarından biri olduğunu ve çok uzun yıllardan beri hizmet verdiğini belirterek, üretilen kömürlerin termik santrallerde, sanayi ve ısınmada kullanıldığını anlattı.
Isınma amaçlı parça nitelikli ve ''fındık'' diye tabir edilen 10-18 milim kömürlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yönetmelik değerlerine uygun çalışıldığını kaydeden Yıldız, ''Bu kömürün satışı 2004 yılından beri bayilikle yapılıyor. Kurumumuzdan satılan 10-18 milimlik kömür miktarı 122 bin 727 ton civarındadır. Ocak başında satış fiyatı KDV dahil 307 liradır. Ocak başı satış fiyatı 260 TL/ton artı 18 milim parça kömür miktarı ise 662 bin ton civarındadır'' dedi.
Sanayide kullanılan, toz olarak tabir edilen 05 ila 10 milim arasındaki kömürlerin çimento başta olmak üzere sanayi tesislerinde ve diğer kuruluşlarda kullanıldığına işaret eden Yıldız, şunları kaydetti:
''Bu kömürlerin ısınmada kullanılmasına Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca izin verilmiyor. Kurum tarafından kontrolü yapılmakta ve ısınma sektörüne satışı yapılmamaktadır. Bu kapsamda yaklaşık 1,2 milyon ton satış yapılmış olup, bunun da ücreti 155 lira artı KDV'dir. Gerek ısınma gerek sanayi sektörüne verilen kömürlerin üretimi ve satışında kurumumuzca herhangi bir sıkıntı bulunmamakta ve hemen hemen bütün talepler karşılanmaktadır. Aynı bölgede bulunan ısınma ve sanayi sektörüne yılda 100 bin ton kömür satışı sağlayan Seyitömer müessesemizin devrinden dolayı vatandaşlarımızın ve sanayicilerimizin herhangi bir sıkıntı yaşamayacağını belirtmek isterim.
Eğer uygulamadan kaynaklanan aksaklılar varsa ben de aynı çağrıda bulunuyorum; savcılıklara suç duyurusunda bulunup gerekli işlemler yapmak lazım. Biz dürüst çalışan tüm personelin yanındayız, dürüst çalışmayan bütün personelimizin de karşısındayız. Ama bunların birbirine karıştırılmaması lazım. Uygulamadan kaynaklanan, herhangi bir idarecimizin işini aksatmasından kaynaklanan sıkıntı varsa bunu araştırırız. Bu bizim sorumluluğumuzdur. Kırık kömür veya fındık kömür arasında kantardan, doldurmadan boşaltmadan, herhangi bir noktadan kayaklanan sıkıntı varsa bunların tabii ki üzerine gideriz. İlgili birimlerce araştırılmasını söylüyorum. Milletvekilimiz de talep ederse savcılığa suç duyurusunda bulunmasında bizim açımızdan mahsur yoktur. Biz 81 bin personelle çalışıyor ve çok geniş işletmecilik yapıyoruz. Sağlam insan dokusuyla çalışmaya gayret ediyoruz. Bunu istismar edenler varsa bunlara hiçbir şekilde göz yummayız, hiçbir şekilde tahammül etmeyiz.''
Genel Kurul'da gündemdışı konuşma yapan CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın tutuklanışının 5. yıl dönümü nedeniyle cezaevinden gönderdiği mektubu okudu. Balbay, mektubunda, hukukun üstünlüğü ilkesinin yerini hukukun etkili silah olarak kullanılmasının aldığını belirterek, ''Bugün Türkiye'de Başbakan dahil kimsenin hukuk güvenliği yoktur. Hukuk ayaklar altındadır. İç barışın yarısı silahların susması ise yarısı da inanların konuşmasıdır. Hukuk bugün silahlardan çok insanları susturmanın aracı haline gelmiştir. Parlamentolar sadece yaptıklarından değil, yapmadıklarından dolayı da sorumludur. Mektubu yazarken 4. Yargı Paketi'ne ilişkin pazarlıklar sürüyordu. Toplumun büyük bölümü hukukun hakla değil pazarlıkla dağıtıldığına inanıyor'' görüşünü savundu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Türkan Dağoğlu ise 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayasıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, kadınların hak talebinin temelinde eğitim ve zihniyet değişikliği olduğunu ifade ederek, ''Kadın olmak; 80 yaşındaki dedeye satılmak, karakolda horlanmak, eşi veya babasından şiddet görmek değildir. Kadınlar haklarını istiyor. Buna yönelik çabalar zihniyet değişikliği olmadan etkili olmuyor'' dedi.
Birleşimi yöneten Başkanvekili Akşener'in, konuşmasının ardından Dağoğlu'na, ''Erkek milletvekilleri şiddetle alkışladı, herhalde zihniyet değişikliği anlaşıldı'' demesi gülüşmelere yol açtı.
TBMM Genel Kurulu'nda, çözüm süreci tartışma konusu oldu.
TBMM Genel Kurulu'nda BDP'nin, kadın ve erkek istihdamı arasındaki uygulama farklılıklarına ilişkin araştırma önergesinin görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra CHP'nin Esenyurt Belediyesi'ndeki imar usulsüzlüğüne ilişkin araştırma önergesinin görüşülmesi önerisine geçildi.
CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, Esenyurt'ta imar skandalı yaşandığını öne sürerek, belediyenin verdiği imar durumunun hukuka uygun olmadığını, yapılan değişiklik sonucu ev alan 25 kişinin ev sahibi olamadığını söyledi.
Bu kişilerin bankalara borçlandığını ifade eden Ayaydın, mağdurların sorunlarının çözülmesini istedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan da sorunun ''lokal'' olduğunu belirterek, bu konunun Meclis gündemine taşınmadan da çözülebileceğini söyledi.
Esenyurt'ta az sayıda vatandaşın sorun yaşadığını kaydeden Turan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin mart ya da nisan ayında konuyu gündemine alacağını ve sorunun çözüleceğini umduğunu anlattı.
Esenyurt'un adeta örnek kent olmaya başladığını dile getiren Turan, ''Belediyecilik bizim işimiz. 'Esenyurt'tan yola çıkarak AK Parti belediyelerine tokat atılabilir mi' hesabı yanlış'' dedi.
Turan, hatalı ve sorumlu olan varsa hesabını vereceğini vurgulayarak, ''CHP'liler belediye lafını ağzına alırken 10 kere düşünmeli. Siz, sorunu çözmek yerine 'AK Parti'yi nasıl sıkıştırsak' derseniz yanılırsınız'' diye konuştu.
Esenyurt'un beldeyken CHP'de olduğunu anımsatan Turan, ''Esenyurt'un CHP'li haliyle AK Parti'li hali geceyle gündüz gibi'' dedi.
Sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, ''Güneş balçıkla sıvanmaz, mızrak çuvala sığmaz. O inşaatları gezen milletvekilleri kürsüden böyle konuşamaz'' dedi.
Hamzaçebi, inşaatların denetlenmediğini, belediye başkanı hakkında işlem yapılmadığını söyledi.
AK Parti'li Turan ise sorunun taraflarının müteahhitle müşteri olduğunu belirterek, ruhsatla ilgili işlemlerden dolayı belediye aleyhine açılan dava bulunmadığını kaydetti.
MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan ise AK Parti'lilere, ''Hırsızlık iddiası varsa yüreğinizi koyun, bu iddiayı çürütecek araştırmayı yaptırın'' diye seslendi.
İstanbul'da yolsuzluğun kol gezdiğini iddia eden Adan, ''Kavacık'taki Karayolları'nın yeri şimdi kimde- Beyoğlu adliyesi kimde- Kartal Tekel Fabrikası kimde? Beşiktaş'taki DGM binası kimde- Siz, babanızın malını dağıtır gibi size yandaş gibi gözüken vakıflara ne hakla tahsis ediyorsunuz-'' diye sordu.
Adan, AK Parti'nin Esenyurt ile ilgili iddiaları araştırmaktan korktuğunu savundu.
Konuşmasında çözüm sürecine de değinen Adan, AK Parti iktidarının demokrasiyi tehdit ettiğini öne sürdü.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın basını kendi matbuatı haline getirmeye çalıştığını iddia eden Adan, ''İmralı tutanaklarının yayınlanmasına Başbakan'ın tepkisi ve sonrasında yaşananlar gerçek demokraside skandal olmaz mıydı- Başbakan'ın demokrasiye karşı gösterdiği tutumun darbecilerden farkı yok'' diye konuştu.
Türkiye'nin, tarihinin en büyük yıkım ve ihanet projesinin içine sokulduğunu öne süren Adan, ''Türkiye, günlerdir ihanet çukurunu, sonuçlarını tartışmak yerine 'kim sızdırdı' tartışmaları yapıyor'' dedi.
Sataşmadan söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, millet iradesinin yıllarca vesayet altında kaldığını söyledi. Ünal, ''Sizin zamanınızda da asker ve istihbarat, siyasi iradeye sormadan görüştü ve milletin iradesini temsil eden siyaset buna müdahil bile olamadı, neyi görüşüyorsunuz diye soramadı. Ve o gün siz, bundan rahatsız olmadınız. Bugün açık açık milletin gözü önünde, milletin sorununu çözmek için, kanı dindirmek için risk alan AK Parti'ye 'demokrasi dışıdır' de'' diye konuştu.
Ünal'ın konuşmasına MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve MHP milletvekilleri tepki gösterdi.
Vural'a ''Sakin ol, senin derdin ne- Sen niye bu kadar öfkelisin'' diyen Ünal, ''Millet, çözüm için kullandığım yöntemden memnun kalmazsa beni sandığa gömer. Sen bu millete güvenmiyor musun?'' dedi.
Başkanvekili Meral Akşener'in oturuma verdiği arada da tartışmalar sürerken, MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı ile AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan arasında da gerginlik yaşandı.
AK Parti ve MHP'li milletvekillerini bazı CHP milletvekilleri de sakinleştirmeye çalıştı.
***"TBMM GENEL KURULU" HABERİNİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ***
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Akşener, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline söz verdi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, gündemdışı konuşmasında, Garp Linyit İşletmesinde kömür satışında usulsuzluk iddiaları olduğunu belirterek, bununla ilgili resmi belgeler bulunduğunu söyledi. Işık, devletin zarara uğratıldığını savunarak, Bakanlık yetkilileri ve Cumhuriyet savcılarını göreve davet etti.
Işık'ın gündemdışı konuşmasını Hükümet adına yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, Garp Linyitleri Müessesesi'nin Türkiye'nin en nadir kuruluşlarından biri olduğunu ve çok uzun yıllardan beri hizmet verdiğini belirterek, üretilen kömürlerin termik santrallerde, sanayi ve ısınmada kullanıldığını anlattı.
Isınma amaçlı parça nitelikli ve ''fındık'' diye tabir edilen 10-18 milim kömürlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yönetmelik değerlerine uygun çalışıldığını kaydeden Yıldız, ''Bu kömürün satışı 2004 yılından beri bayilikle yapılıyor. Kurumumuzdan satılan 10-18 milimlik kömür miktarı 122 bin 727 ton civarındadır. Ocak başında satış fiyatı KDV dahil 307 liradır. Ocak başı satış fiyatı 260 TL/ton artı 18 milim parça kömür miktarı ise 662 bin ton civarındadır'' dedi.
Sanayide kullanılan, toz olarak tabir edilen 05 ila 10 milim arasındaki kömürlerin çimento başta olmak üzere sanayi tesislerinde ve diğer kuruluşlarda kullanıldığına işaret eden Yıldız, şunları kaydetti:
''Bu kömürlerin ısınmada kullanılmasına Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca izin verilmiyor. Kurum tarafından kontrolü yapılmakta ve ısınma sektörüne satışı yapılmamaktadır. Bu kapsamda yaklaşık 1,2 milyon ton satış yapılmış olup, bunun da ücreti 155 lira artı KDV'dir. Gerek ısınma gerek sanayi sektörüne verilen kömürlerin üretimi ve satışında kurumumuzca herhangi bir sıkıntı bulunmamakta ve hemen hemen bütün talepler karşılanmaktadır. Aynı bölgede bulunan ısınma ve sanayi sektörüne yılda 100 bin ton kömür satışı sağlayan Seyitömer müessesemizin devrinden dolayı vatandaşlarımızın ve sanayicilerimizin herhangi bir sıkıntı yaşamayacağını belirtmek isterim.
Eğer uygulamadan kaynaklanan aksaklılar varsa ben de aynı çağrıda bulunuyorum; savcılıklara suç duyurusunda bulunup gerekli işlemler yapmak lazım. Biz dürüst çalışan tüm personelin yanındayız, dürüst çalışmayan bütün personelimizin de karşısındayız. Ama bunların birbirine karıştırılmaması lazım. Uygulamadan kaynaklanan, herhangi bir idarecimizin işini aksatmasından kaynaklanan sıkıntı varsa bunu araştırırız. Bu bizim sorumluluğumuzdur. Kırık kömür veya fındık kömür arasında kantardan, doldurmadan boşaltmadan, herhangi bir noktadan kayaklanan sıkıntı varsa bunların tabii ki üzerine gideriz. İlgili birimlerce araştırılmasını söylüyorum. Milletvekilimiz de talep ederse savcılığa suç duyurusunda bulunmasında bizim açımızdan mahsur yoktur. Biz 81 bin personelle çalışıyor ve çok geniş işletmecilik yapıyoruz. Sağlam insan dokusuyla çalışmaya gayret ediyoruz. Bunu istismar edenler varsa bunlara hiçbir şekilde göz yummayız, hiçbir şekilde tahammül etmeyiz.''
Genel Kurul'da gündemdışı konuşma yapan CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın tutuklanışının 5. yıl dönümü nedeniyle cezaevinden gönderdiği mektubu okudu. Balbay, mektubunda, hukukun üstünlüğü ilkesinin yerini hukukun etkili silah olarak kullanılmasının aldığını belirterek, ''Bugün Türkiye'de Başbakan dahil kimsenin hukuk güvenliği yoktur. Hukuk ayaklar altındadır. İç barışın yarısı silahların susması ise yarısı da inanların konuşmasıdır. Hukuk bugün silahlardan çok insanları susturmanın aracı haline gelmiştir. Parlamentolar sadece yaptıklarından değil, yapmadıklarından dolayı da sorumludur. Mektubu yazarken 4. Yargı Paketi'ne ilişkin pazarlıklar sürüyordu. Toplumun büyük bölümü hukukun hakla değil pazarlıkla dağıtıldığına inanıyor'' görüşünü savundu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Türkan Dağoğlu ise 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayasıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, kadınların hak talebinin temelinde eğitim ve zihniyet değişikliği olduğunu ifade ederek, ''Kadın olmak; 80 yaşındaki dedeye satılmak, karakolda horlanmak, eşi veya babasından şiddet görmek değildir. Kadınlar haklarını istiyor. Buna yönelik çabalar zihniyet değişikliği olmadan etkili olmuyor'' dedi.
Birleşimi yöneten Başkanvekili Akşener'in, konuşmasının ardından Dağoğlu'na, ''Erkek milletvekilleri şiddetle alkışladı, herhalde zihniyet değişikliği anlaşıldı'' demesi gülüşmelere yol açtı.
TBMM Genel Kurulu'nda, çözüm süreci tartışma konusu oldu.
TBMM Genel Kurulu'nda BDP'nin, kadın ve erkek istihdamı arasındaki uygulama farklılıklarına ilişkin araştırma önergesinin görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra CHP'nin Esenyurt Belediyesi'ndeki imar usulsüzlüğüne ilişkin araştırma önergesinin görüşülmesi önerisine geçildi.
CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, Esenyurt'ta imar skandalı yaşandığını öne sürerek, belediyenin verdiği imar durumunun hukuka uygun olmadığını, yapılan değişiklik sonucu ev alan 25 kişinin ev sahibi olamadığını söyledi.
Bu kişilerin bankalara borçlandığını ifade eden Ayaydın, mağdurların sorunlarının çözülmesini istedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan da sorunun ''lokal'' olduğunu belirterek, bu konunun Meclis gündemine taşınmadan da çözülebileceğini söyledi.
Esenyurt'ta az sayıda vatandaşın sorun yaşadığını kaydeden Turan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin mart ya da nisan ayında konuyu gündemine alacağını ve sorunun çözüleceğini umduğunu anlattı.
Esenyurt'un adeta örnek kent olmaya başladığını dile getiren Turan, ''Belediyecilik bizim işimiz. 'Esenyurt'tan yola çıkarak AK Parti belediyelerine tokat atılabilir mi' hesabı yanlış'' dedi.
Turan, hatalı ve sorumlu olan varsa hesabını vereceğini vurgulayarak, ''CHP'liler belediye lafını ağzına alırken 10 kere düşünmeli. Siz, sorunu çözmek yerine 'AK Parti'yi nasıl sıkıştırsak' derseniz yanılırsınız'' diye konuştu.
Esenyurt'un beldeyken CHP'de olduğunu anımsatan Turan, ''Esenyurt'un CHP'li haliyle AK Parti'li hali geceyle gündüz gibi'' dedi.
Sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, ''Güneş balçıkla sıvanmaz, mızrak çuvala sığmaz. O inşaatları gezen milletvekilleri kürsüden böyle konuşamaz'' dedi.
Hamzaçebi, inşaatların denetlenmediğini, belediye başkanı hakkında işlem yapılmadığını söyledi.
AK Parti'li Turan ise sorunun taraflarının müteahhitle müşteri olduğunu belirterek, ruhsatla ilgili işlemlerden dolayı belediye aleyhine açılan dava bulunmadığını kaydetti.
MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan ise AK Parti'lilere, ''Hırsızlık iddiası varsa yüreğinizi koyun, bu iddiayı çürütecek araştırmayı yaptırın'' diye seslendi.
İstanbul'da yolsuzluğun kol gezdiğini iddia eden Adan, ''Kavacık'taki Karayolları'nın yeri şimdi kimde- Beyoğlu adliyesi kimde- Kartal Tekel Fabrikası kimde? Beşiktaş'taki DGM binası kimde- Siz, babanızın malını dağıtır gibi size yandaş gibi gözüken vakıflara ne hakla tahsis ediyorsunuz-'' diye sordu.
Adan, AK Parti'nin Esenyurt ile ilgili iddiaları araştırmaktan korktuğunu savundu.
Konuşmasında çözüm sürecine de değinen Adan, AK Parti iktidarının demokrasiyi tehdit ettiğini öne sürdü.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın basını kendi matbuatı haline getirmeye çalıştığını iddia eden Adan, ''İmralı tutanaklarının yayınlanmasına Başbakan'ın tepkisi ve sonrasında yaşananlar gerçek demokraside skandal olmaz mıydı- Başbakan'ın demokrasiye karşı gösterdiği tutumun darbecilerden farkı yok'' diye konuştu.
Türkiye'nin, tarihinin en büyük yıkım ve ihanet projesinin içine sokulduğunu öne süren Adan, ''Türkiye, günlerdir ihanet çukurunu, sonuçlarını tartışmak yerine 'kim sızdırdı' tartışmaları yapıyor'' dedi.
Sataşmadan söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, millet iradesinin yıllarca vesayet altında kaldığını söyledi. Ünal, ''Sizin zamanınızda da asker ve istihbarat, siyasi iradeye sormadan görüştü ve milletin iradesini temsil eden siyaset buna müdahil bile olamadı, neyi görüşüyorsunuz diye soramadı. Ve o gün siz, bundan rahatsız olmadınız. Bugün açık açık milletin gözü önünde, milletin sorununu çözmek için, kanı dindirmek için risk alan AK Parti'ye 'demokrasi dışıdır' de'' diye konuştu.
Ünal'ın konuşmasına MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve MHP milletvekilleri tepki gösterdi.
Vural'a ''Sakin ol, senin derdin ne- Sen niye bu kadar öfkelisin'' diyen Ünal, ''Millet, çözüm için kullandığım yöntemden memnun kalmazsa beni sandığa gömer. Sen bu millete güvenmiyor musun?'' dedi.
Başkanvekili Meral Akşener'in oturuma verdiği arada da tartışmalar sürerken, MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı ile AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan arasında da gerginlik yaşandı.
AK Parti ve MHP'li milletvekillerini bazı CHP milletvekilleri de sakinleştirmeye çalıştı.
***"TBMM GENEL KURULU" HABERİNİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ***
