2011-02-18 - 12:15
DSP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul
Milletvekili Hasan Macit, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında işsizlik sayısının giderek
arttığını ifade etti.
DSP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul
Milletvekili Hasan Macit, ''Bu hükümet döneminde, neredeyse askeri darbe
dönemlerine yaklaşan sayıda gazetecinin hapishanede olduğunu'' iddia etti.
Macit, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, işsizlik sayısının giderek
arttığını ifade etti.
Hükümetin, işsizliğin üstünü örtmek için, belirlediği konularda yapay
gündem yarattığını öne süren Macit, iş arayan insanlara, aramayanlar da katıldığı
zaman işsiz sayısının 5.5 milyonu bulduğunu söyledi.
Macit, ülkede çalışma çağındaki 12 milyon gençten 4 milyonunun
çalıştığını, 4 milyonun okuduğunu, 4 milyonun ise işsiz olduğunu ifade ederek,
''Eğitim sistemimiz, işsiz üniversite mezunları üretmektedir. Başbakan, 'her
üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok' diyerek, konuya bakışını açıkça
ortaya koymaktadır'' dedi.
İşsizliğin, olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirten Macit, ''Depresyondan
toplumla çatışmaya kadar önemli bireysel sonuçlara yol açmakta, beraberinde
intiharları getirmektedir. Nitekim son dönemlerde işsizlikten ötürü gerçekleşen
intiharların sayısı artmıştır. Bunun en belirgin örneği, cemaatten soruları
alamadığı için ataması yapılamayan 21 öğretmenin intihar etmiş olmasıdır'' diye
konuştu.
Hasan Macit, çalışanların işsizlikle tehdit edildiği bir ortam
yaratıldığını; sendikasız, sigortasız, güvencesiz çalışmanın yapısal ve kalıcı
hale getirildiğini ileri sürdü.
Macit, ''Ergenekon'' kapsamında cezaevinde tutuklu bulunan gazeteciler
Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan'ın DSP'den adaylığı konusundaki bir soruya şu
cevabı verdi:
''Düşünen, yazan, çizen insanların hapishanelerde çürütülmemesi
gerekiyor. Varsa suçları, yargılamaları devam eder ama bu şekilde sorgusuz
sualsiz yargılamaların devam etmemesi gerekiyor. Basın özgürlüğü yoktur. Bu
hükümet döneminde, neredeyse askeri darbe dönemlerine yaklaşan sayıda gazetecinin
içeride olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Bu insanların özgürce düşüncelerini ifade
etmeleri gerekir. Onların dokunulmazlık kazanmalarıyla tutukluluk halleri sona
ereceği için böyle bir yol izlenmesi gerekiyor. Bizi tercih ederlerse DSP
listelerinden aday olmalarını memnuniyetle kabul ederiz ve aday gösteririz.''
(12.15)
Milletvekili Hasan Macit, ''Bu hükümet döneminde, neredeyse askeri darbe
dönemlerine yaklaşan sayıda gazetecinin hapishanede olduğunu'' iddia etti.
Macit, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, işsizlik sayısının giderek
arttığını ifade etti.
Hükümetin, işsizliğin üstünü örtmek için, belirlediği konularda yapay
gündem yarattığını öne süren Macit, iş arayan insanlara, aramayanlar da katıldığı
zaman işsiz sayısının 5.5 milyonu bulduğunu söyledi.
Macit, ülkede çalışma çağındaki 12 milyon gençten 4 milyonunun
çalıştığını, 4 milyonun okuduğunu, 4 milyonun ise işsiz olduğunu ifade ederek,
''Eğitim sistemimiz, işsiz üniversite mezunları üretmektedir. Başbakan, 'her
üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok' diyerek, konuya bakışını açıkça
ortaya koymaktadır'' dedi.
İşsizliğin, olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirten Macit, ''Depresyondan
toplumla çatışmaya kadar önemli bireysel sonuçlara yol açmakta, beraberinde
intiharları getirmektedir. Nitekim son dönemlerde işsizlikten ötürü gerçekleşen
intiharların sayısı artmıştır. Bunun en belirgin örneği, cemaatten soruları
alamadığı için ataması yapılamayan 21 öğretmenin intihar etmiş olmasıdır'' diye
konuştu.
Hasan Macit, çalışanların işsizlikle tehdit edildiği bir ortam
yaratıldığını; sendikasız, sigortasız, güvencesiz çalışmanın yapısal ve kalıcı
hale getirildiğini ileri sürdü.
Macit, ''Ergenekon'' kapsamında cezaevinde tutuklu bulunan gazeteciler
Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan'ın DSP'den adaylığı konusundaki bir soruya şu
cevabı verdi:
''Düşünen, yazan, çizen insanların hapishanelerde çürütülmemesi
gerekiyor. Varsa suçları, yargılamaları devam eder ama bu şekilde sorgusuz
sualsiz yargılamaların devam etmemesi gerekiyor. Basın özgürlüğü yoktur. Bu
hükümet döneminde, neredeyse askeri darbe dönemlerine yaklaşan sayıda gazetecinin
içeride olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Bu insanların özgürce düşüncelerini ifade
etmeleri gerekir. Onların dokunulmazlık kazanmalarıyla tutukluluk halleri sona
ereceği için böyle bir yol izlenmesi gerekiyor. Bizi tercih ederlerse DSP
listelerinden aday olmalarını memnuniyetle kabul ederiz ve aday gösteririz.''
(12.15)
