2012-11-26 - 15:08
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Avrupa Birliği?nin işbirliği ile yürütülen Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi çerçevesinde düzenlenen Hoşgörü Sempozyumu Avusturya?nın başkenti Viyana?da başladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Avrupa Birliği?nin işbirliği ile yürütülen Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi çerçevesinde düzenlenen Hoşgörü Sempozyumu Avusturya?nın başkenti Viyana?da başladı.
Sempozyuma, Türkiye ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerden milletvekilleri ve sivil toplum örgütü temsilcileri katılıyor.
Oldukça geniş bir katılımla gerçekleşen sempozyumun açılış konuşmalarını TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanı, Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi Lideri Profesör Doktor Mehmet Tekelioğlu ve İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Profesör Doktor Ekmeleddin İhsanoğlu yaptı.
AB Uyum Komisyonu Başkanı Mehmet Tekelioğlu konuşmasında, Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi?nin amacını ve bugün kadar yapılan çalışmaları anlattı. Türkiye?nin çeşitli sorunlarla karşılaşsa da Avrupa Birliği?ne tam üyelik yolunda ilerlemeye devam ettiğini belirten Tekelioğlu, bu sorunların aşılmasına yönelik olarak çeşitli yöntemler geliştirildiğini, projenin de bu çalışmaların bir ürünü olduğu söyledi. Tekelioğlu, proje kapsamında Hatay, İstanbul, Edirne, Şanlıurfa ve Mardin?de çeşitli toplantılar düzenlendiğini ve bu toplantılara Avrupa Birliği üyesi ülkelerin parlamenterleri ile kamuoyu oluşumunda rol oynayan sivil toplum örgütleri ve medya temsilcilerinin katıldığını anlattı.
Türk toplumunun geleneksel bir hoşgörü anlayışı bulunduğunun altını çizen Tekelioğlu, ?Zaman zaman ortaya çıkan ulusalcı anlayışlar bu hoşgörü ortamını zedeliyor. Toplumun önüne alternatifler koyucu çalışmalar yapmamız gerekiyor. Bu zor bir konu ve toplumsal olaylarda yanlıştan kurtulmak için zamana ihtilaç var. Türkiye, sorunların üstesinden gelecek potansiyele sahiptir? dedi.
İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu da son dönemde yaşanan acı olayların hoşgörüyü küresel gündemin önemli maddelerinden biri haline getirdiğine dikkat çeken İhsanoğlu, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi kavramların farklı kültürlerin katkısıyla, tarihsel gelişim içinde ortaya çıkan insanlığın ortak değerleri olduğunu vurguladı. Tek bir kültürün bu değerleri kendisine maledemeyeceğini, kültürlerarasında hiyerarşik bir sıralama bulunmadığını ifade eden İhsanoğlu, ?kültürler arası çatışma? tezinin de bilgi eksikliği ve olumsuz propaganda temeline dayanan yanlış bir tez olduğunu söyledi.
?İslamofobi? konusuna da değinen İhsanoğlu, İslamofobi?nin ?ırkçılığın çağdaş bir tezahürü? olduğunu belirten İhsanoğlu, islamofobinin insanlık onuruna saldırı niteliği taşıyan, şiddeti körükleyen ve marjinalleştirme, toplum dışına itme gibi sonuçlar doğuran bir anlayış olduğunu da ifade etti.
İhsanoğlu, farklı kültürlere yönelik düşmanlık ve hoşgörüsüzlüğün aşılabilmesine yönelik önerilerini de sıraladı. Ekmeleddin İhsanoğlu, nefret suçlarının geniş biçimde tanımlanması, yeterli mevzuatın oluşturulması, uluslararası taahhütlerin verilmesi ve toplumun tüm kesimlerine ulaşacak eğitim programlarının önem taşıdığını bildirdi.
Medyanın da kültürler arası hoşgörü ortamının oluşturulmasında önemli bir rolü bulunduğunun altını çizen İhsanoğlu, İslamiyete atfedilen şiddet olaylarının Batı medyasında çok geniş yer bulduğunu, buna karşılık, aklıselimi öne çıkaran açıklamaların, hoşgörü çağrılarının haber değeri taşıyan unsurlar olarak görülmediğini kaydetti.
Sempozyum hoşgörü ve karşılıklı anlayışın teşvikine yönelik stratejiler ve Türkiye ve Avrupa Birliği arasında ortak değerlere dayalı köprüler kurulması konularının ele alındığı oturumlarla devam ediyor.
Sempozyuma, Türkiye ve Avrupa Birliği üyesi ülkelerden milletvekilleri ve sivil toplum örgütü temsilcileri katılıyor.
Oldukça geniş bir katılımla gerçekleşen sempozyumun açılış konuşmalarını TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Başkanı, Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi Lideri Profesör Doktor Mehmet Tekelioğlu ve İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Profesör Doktor Ekmeleddin İhsanoğlu yaptı.
AB Uyum Komisyonu Başkanı Mehmet Tekelioğlu konuşmasında, Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi?nin amacını ve bugün kadar yapılan çalışmaları anlattı. Türkiye?nin çeşitli sorunlarla karşılaşsa da Avrupa Birliği?ne tam üyelik yolunda ilerlemeye devam ettiğini belirten Tekelioğlu, bu sorunların aşılmasına yönelik olarak çeşitli yöntemler geliştirildiğini, projenin de bu çalışmaların bir ürünü olduğu söyledi. Tekelioğlu, proje kapsamında Hatay, İstanbul, Edirne, Şanlıurfa ve Mardin?de çeşitli toplantılar düzenlendiğini ve bu toplantılara Avrupa Birliği üyesi ülkelerin parlamenterleri ile kamuoyu oluşumunda rol oynayan sivil toplum örgütleri ve medya temsilcilerinin katıldığını anlattı.
Türk toplumunun geleneksel bir hoşgörü anlayışı bulunduğunun altını çizen Tekelioğlu, ?Zaman zaman ortaya çıkan ulusalcı anlayışlar bu hoşgörü ortamını zedeliyor. Toplumun önüne alternatifler koyucu çalışmalar yapmamız gerekiyor. Bu zor bir konu ve toplumsal olaylarda yanlıştan kurtulmak için zamana ihtilaç var. Türkiye, sorunların üstesinden gelecek potansiyele sahiptir? dedi.
İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu da son dönemde yaşanan acı olayların hoşgörüyü küresel gündemin önemli maddelerinden biri haline getirdiğine dikkat çeken İhsanoğlu, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi kavramların farklı kültürlerin katkısıyla, tarihsel gelişim içinde ortaya çıkan insanlığın ortak değerleri olduğunu vurguladı. Tek bir kültürün bu değerleri kendisine maledemeyeceğini, kültürlerarasında hiyerarşik bir sıralama bulunmadığını ifade eden İhsanoğlu, ?kültürler arası çatışma? tezinin de bilgi eksikliği ve olumsuz propaganda temeline dayanan yanlış bir tez olduğunu söyledi.
?İslamofobi? konusuna da değinen İhsanoğlu, İslamofobi?nin ?ırkçılığın çağdaş bir tezahürü? olduğunu belirten İhsanoğlu, islamofobinin insanlık onuruna saldırı niteliği taşıyan, şiddeti körükleyen ve marjinalleştirme, toplum dışına itme gibi sonuçlar doğuran bir anlayış olduğunu da ifade etti.
İhsanoğlu, farklı kültürlere yönelik düşmanlık ve hoşgörüsüzlüğün aşılabilmesine yönelik önerilerini de sıraladı. Ekmeleddin İhsanoğlu, nefret suçlarının geniş biçimde tanımlanması, yeterli mevzuatın oluşturulması, uluslararası taahhütlerin verilmesi ve toplumun tüm kesimlerine ulaşacak eğitim programlarının önem taşıdığını bildirdi.
Medyanın da kültürler arası hoşgörü ortamının oluşturulmasında önemli bir rolü bulunduğunun altını çizen İhsanoğlu, İslamiyete atfedilen şiddet olaylarının Batı medyasında çok geniş yer bulduğunu, buna karşılık, aklıselimi öne çıkaran açıklamaların, hoşgörü çağrılarının haber değeri taşıyan unsurlar olarak görülmediğini kaydetti.
Sempozyum hoşgörü ve karşılıklı anlayışın teşvikine yönelik stratejiler ve Türkiye ve Avrupa Birliği arasında ortak değerlere dayalı köprüler kurulması konularının ele alındığı oturumlarla devam ediyor.
