2012-11-15 - 15:19
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam'ın başkanlığında toplandı. Sağlam, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline söz verdi.TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, kanuni takibe düşen kredilerle ilgili araştırma önergesinin görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam'ın başkanlığında toplandı. Sağlam, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline söz verdi.

AK Parti İstanbul Milletvekili İbrahim Yiğit, Muharrem ayı dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, Muharrem ayının Kerbela'da yaşanan ve tarihe kara leke olarak düşen insanlık dışı olayların yıldönümü olması açısından önemli olduğunu belirtti. Kerbela'daki olayların ''güç ve iktidar hırsının kör gözünü'' gösterdiğini ifade eden Yiğit, Muharrem ayının tarihsel gerçekleri hatırlamak, aynı olayların bir daha yaşanmaması için toplumsal birlikteliğe daha sıkı sarılmak açısından önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye'de bugün gelinen noktada tüm inanç ve mezhep gruplarının kendi inanış ve felsefelerini daha özgürcü yaşaması konusunda ciddi adımlar atıldığını belirten Yiğit, ''Yıllarca devletin baskısına maruz kalan ve görmezden gelinen Alevi toplumu, son yıllarda kendini ifade edebilir, bir çok sorun ve talebini devletle tartışır hale gelmiştir. İstenmeyen çatışma ve gerilim kimseye fayda sağlamaz'' dedi.

CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven de gündemdışı konuşmasında, tutuklu olan CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal'ın mesajını okudu. Haberal, mesajında, ''Dünya Tıp, Tıbbi Araştırma, Teknik ve Etik Bilimler Akademisi''nin kuruluşunun tamamlandığını, içinde dünyaca ünlü ve saygın pek çok bilim adamanın yer alacağını ifade etti. Güven, ''Yaptığı organ nakilleriyle bir çok insana ikinci hayat kazandıran Haberal'ın siz kıymetini bilmiyorsunuz. 1308 gündür tutukludur. Bugüne kadar ülkesine hizmet etmekten başka amacı olmayan Haberal, bu zulme ve adaletsizliğe niçin maruz kaldığını öğrenmek istiyor'' diye konuştu.

AK Parti Malatya Milletvekili Faruk Öz, KKTC'nin kuruluşunun 29. yıldönümü dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, KKTC topraklarının gazi ve şehit kanlarıyla yoğrulduğunu belirterek, ''Kimsenin Türk kardeşlerimizin geleceğini karartmasına müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Çözüm için uzlaşıdan kaçmadık ama bu uzlaşmacı tavrımız teslimiyetçi tavır değildir'' dedi.

AK Parti, CHP ve MHP Grup Başkanvekilleri de yerlerinden söz alarak Muharrem ayı ve KKTC'nin 29. kuruluş yıldönümünü kutladı.

TBMM Genel Kurulu'nda, ''Muharrem iftarı'' dolayasıyla birleşime ara verildi.

Genel Kurul'da birleşimi yöneten Başkanvekili Mehmet Sağlam, MHP'nin ''KOBİ'lerin takibe düşen kredi borçları'' konusunda grup önerisinin görüşmeleri sürerken, ''Muharrem iftarı nedeniyle 45 dakika ara veriyorum. İbadet eden arkadaşların da ibadetinin kabul edilmesini diliyorum'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, ''Muharrem ayı''nın başlaması dolayısıyla ilk kez iftar arası verildi.

Öte yandan, Meclis lokantalarında menüde ''etsiz ve soğansız'' yemeklere de yer verildi.

TBMM Genel Kurulu'nda, BDP'nin, anadilde eğitim konulu araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.

Öneri üzerine söz alan BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, ''Açlık grevlerinin de dağdaki kavganın da nedeni anadilde eğitim ve anadilde savunma talebinin kabul edilmemesidir. 'Git tercüman tut ücretini öde savunmanı yap' derseniz, bu da onur kırıcı olur. Bir kişi, kendisi ile ilgili soruşturmanın her aşamasında anadilde savunmasını yapabilmelidir'' diye konuştu.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Kürtler'in resmi dile bir tepkisinin olmadığını, ''yok sayılmalarına'' tepki gösterdiğini ileri sürdü. Sakık, ''Her sabah bizim çocuklarımız ırkçı andlarla okula gidiyor. Buna ne hakkınız var. Hiçbir yasa benim dilime, kimliğime gem vuramaz'' dedi.

MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, resmi dilin, farklı etnik gruplar ve dillerin yer aldığı ülkede birlik beraberliğin temininde büyük önem taşıdığını ifade etti.

BDP'nin önergesinin uygulanma imkanı olmadığını belirten Halaçoğlu, şunları söyledi:

''Kürtçe eğitim dili olarak, birbirini anlamayan hangi lehçelerde yapılacaktır- Diyarbakır'daki Van'dakinin lehçesini anlamıyor. Bir ülkede kendi içinde bile birbirini anlamayan bir eğitim dili olabilir mi- Resmi dilde anlaşma imkanı varken sırf ideolojik bir uygulamayı kabul etmek mümkün değil. Açılan Kürtçe kursların kapandığını da biliyoruz. Anadilde eğitimi terör örgütü ve bağlantılı gruplar talep etmektedir. İstekler bölücü anlayışın tezahürüdür. Büyük Kürdistan oluşturma planlarının parçasıdır. Masum bir istek değildir.''

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, AK Parti'nin devrim niteliğinde reformlar yaptığını ve özgürlüklerin önünü açtığını ifade etti. İçten, Kürtçe yayınların iktidarları döneminde yapılabildiğini belirtti.

Şimdi anadilde savunma konusunu da Meclis gündemine getirdiklerini anlatan İçten, ''PKK sözde özgürlük diye Kürt ve Türkler'i katletiyor. Onların istediği ölüm, kan, açlıktır. PKK, Kürtlerin özgürlüklerinin önündeki en büyük engeldir. Ülkede Kürt sorunu değil PKK terörü sorunu vardır. Devleti ve AK Parti'yi düşman görenler bilsin ki halk artık bunların baskılarına boyun eğmeyecektir'' diye konuştu.

BDP'nin önerisi kabul edilmedi

TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, kanuni takibe düşen kredilerle ilgili araştırma önergesinin görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.

Öneri lehinde konuşan MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu, çalışanların, emeklerinin karşılığını alamadığını, tarım ve hayvancılığın bitme noktasına geldiğini, KOBİ'lerin büyük sıkıntıya düştüğünü ifade etti. Yanlış ekonomik politikalar nedeniyle ödenemeyen kredi ve kredi kartı borçlarının artarak devam ettiğini, bunların yasal takibe düştüğünü savunan Dedeoğlu, soruna çözüm getirilmesi için bir Araştırma Komisyonu kurulmasını önerdiklerini söyledi.

CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, öneri lehindeki konuşmasında KOBİ'lerle ilgili eylem planı olmadığını belirterek, iktidarın dışarıdan gelen sıcak parayla ekonomiyi ayakta tuttuğunu ileri sürdü. Aksünger, ''Gelen paranın yüzde 70'i borsaya geliyor, ayrıca bankaları, marketleri, sigorta şirketlerini satın alıyor. Kar yapan şirketleri satın alıyor. KOBİ'lerin üzerine ciddi baskı var. Marketlere mal ve hizmet satan KOBİ'ler kapılarda sürünüyor'' dedi.

AK Parti Batman Milletvekili Ziver Özdemir, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, AK Parti öncesinde şirketlerin ve bankaların durumunu gördüklerini, 10 yılda ekonomik kalkınma ve bunun yansıması olarak kaynakların adaletsiz paylaşımını ortadan kaldırdıklarını söyledi.

''Muhalefet merak etmesin 2023 vizyonuyla ülkemize hizmet etmeye devam edeceğiz'' diyen Özdemir, bazı MHP'li milletvekillerinin laf atması üzerine, ''Fabrikaları kapatmıyoruz. Siz Anadolu'dan bi habersizsiniz. Bu kürsüde ve koltuklarda nutuk atmaya benzemiyor. Anadolu'yu gidip il il gezeceksiniz, ekonomiyi göreceksiniz'' karşılığını verdi.

Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin ''Malatya olaylarının açığa çıkarılması'' ile ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin önerisi kabul edilmedi.

Öneri üzerine söz alan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, 12 Eylül döneminin Emniyet Genel Müdürü Refet Küçüktiryaki'nin, Kenan Evren'in arşivinde bulunan Aleviler hakkındaki mektubunun, katliamın devlet organizasyonu ile yapıldığını açığa çıkardığını söyledi.

Söz konusu mektuptaki iddiaların soruşturulması gerektiğini belirten Ağbaba, partisinden bir grup milletvekili ile birlikte bu konuda suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Ağbaba, sonuç alamamaları halinde konuyu AİHM'e taşıyacaklarını ifade etti.

AK Parti Çankırı Milletvekili ve TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu Sözcüsü İdris Şahin, Küçüktiryaki'nin yazdığı iddia edilen mektubun ciddiye alınmasını algılayamadığını söyledi. Şahin, ne mektubun altında bir imza olduğunu ne de mektubun muhatabının belli olduğunu kaydederek, gayri ciddi mektupların soruşturma konusu haline getirilmesini yanlış bulduğunu ifade etti.

BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici, Suriye sınırındaki Ceylanpınar ilçesinde insanların güvenlik endişesi nedeniyle ilçeyi terk etmeye başladıklarını söyledi. Sınırda yaşanan olaylar nedeniyle ilçenin faili meçhul cinayetlere açık hale geldiğini ileri süren Binici, Meclis'in bu konuda çözüm üretmesi gerektiğini belirtti.

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, terör örgütü PKK'nın Diyarbakır'da özellikle Kürtlere baskı uyguladığını vurgulayarak, ''Eğer Diyarbakır'da Kürtseniz, ya PKK'lı olacaksınız ya da onun uzantısı destekleyeceksiniz. Sonra buna demokrasi diyeceksiniz'' dedi.

Terör örgütünün, Kürtlerin hakkını koruma adı altında Kürtlere zulüm uyguladığını anlatan Eronat, masum gösterilen KCK'lıların da insanları fişlediğini ifade etti. Eronat, ''30 Ekim'de eylemler yapıldı, kepenkler kapattırıldı, belediye otobüsleri çalıştırılmadı, insanlar hastaneye bile gidemedi. Bir büyükşehir belediye başkanı 2009 yılında odasında, yanındaki temizlik işçisi tarafından sorgulandı. Hani demokrasiniz vardı?'' diye konuştu.

Açlık grevlerine de değinen Eronat, ölümlere karşı olduklarını, ancak açlık grevlerine kimlerin teşvik etiğinin de iyi bilinmesi gerektiğine işaret etti.

Cezaevinde açlık grevi yapanlara terör örgütünce adeta zulüm uygulandığını, açlık grevi yaptırıldığını anlatan Eronat, cezaevi dışında yapılan açlık grevlerine de değinerek, ''Diyarbakır Koşuyolu Parkı'nda çadırlar kuruluyor, açlık grevi yapılıyordu. Günde 20 tane çay, 60 şeker. Günlük kalori miktarını da alıyorlar. Bu kadar kanlı canlı nasıl açlık grevi yapıyorlar?'' dedi.

Almanya'da ''PKK'' adlı bir kitap yayımlandığını belirten Eronat, kitapta terör örgütünün uyuşturucu ticaretini nasıl yönetiğinin anlatıldığını söyledi.

Eronat, terör örgütü PKK'nın Sicilya mafyasına benzetildiği kitapta, örgütün gelirinin yıllık 2 ile 8 katrilyon arasında değiştiğini kaydetti.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Eronat'a yönelik, ''YSK'nın atadığı bir kişiyi muhatap almayacağız. İddiaların tamamı yalandır'' dedi.

Yeniden söz alan Oya Eronat ise ''Hem parti hem Hatip Dicle olarak halkı kandırdınız ve oyların çöpe gitmesine neden oldunuz. Size PKK'nın öldürdüğü çocukları hatırlatıyorum, onun için benden nefret ediyorsunuz'' diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Eronat ile ilgili haksız ithamların yapıldığını belirterek, ''Bir bayan ve seçilmiş bir milletvekiline, halkın iradesinden söz edenlerin saygılı olması gerekiyor. Hatip Dicle'nin seçilemeyeceği önceden belliydi. Seçilemeyeceğini bildikleri halde onu aday gösterdiler'' dedi.

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Dicle'nin 78 bin oy aldığını ve kendisine mazbatasının da verildiğini, ancak daha sonra milletvekilliğinin iptal edildiğini ifade ederek, ''Ondan sonra bir başka kişi yerine getirildi. İnsan para bulsa, 'sahibi kim' diye sorar. Hırsızsınız'' dedi.

Tan'ın konuşmasına AK Parti milletvekilleri tepki gösterdi. Genel Kurul'da, AK Parti ve BDP'li milletvekilleri bir süre tartıştı.

Genel Kurul'da CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Yasa Tasarısı'nın 1. Bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Genel Kurul'da, grup önerilerinin görüşülmesinin ardından, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Yasa Tasarısı'na geçildi.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, ''temel kanun''olarak görüşülen tasarının 1. bölümü üzerinde yaptığı konuşmada, tasarının eksiklikleri ve içerikle ilgili sıkıntılar olduğunu savunarak, bunların giderilmesini istedi. Tasarının eksikliklerini gidermek amacıyla önergeler hazırladıklarını anlatan Günal, alınacak yanlış kararın dar gelirli vatandaşlara vergi adaletsizliği olarak yansıyacağını söyledi.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu da bölüm üzerinde yaptığı konuşmada, uygulamada ortaya çıkan sorunlar nedeniyle yeni düzenleme yapılması gereğine işaret ederek, ''Anayasa'ya göre vergiler kanunla konur, kanunla kaldırılır. Mevzuatımız, Bakanlar Kurulu'na oranlar konusunda yetki tanımıştır. Tasarıyla, Bakanlar Kurulu'na verilen bu yetki BDDK'ya verilmiş. Bunu anlatmaya çalıştık ama söz dinletemedik'' dedi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bölüm üzerinde milletvekillerin sorularını yanıtlarken, tasarının bankacılık dışındaki finans sektörünü kapsadığını, tüm mevzuatı yeniden ele aldığını belirtti.

Tasarıyla finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerin yasal altyapısının ABD standartları ve Türkiye'nin bugünkü ihtiyaçlarına uygun hale getirildiğini kaydeden Babacan, BDDK'nın bu kuruluşlar üzerindeki yetkisinin açık şekilde tanımlandığını kaydetti.

Bu kuruluşların ağırlıklı olarak KOBİ'lere hizmet verdiğine işaret eden Babacan, ''KOBİ'lerin finansmanı açısından bu kuruluşların sağlıklı şekilde çalışmasını önemsiyoruz. Bankalardan yararlanamayan kuruluşlarımızın alternatif finansman kaynağı olarak bunlarla çalışması önemli. Kuşkusuz her türlü mağduriyeti önleyecek düzenleme ve denetleme yapmakta önümüzdeki dönemde BDDK'ya önemli görev düşecek. BDDK'nın bu kuruluşları çok yakından izlemesi gerekiyor. Bu kuruluşların hem mali bünyelerini sağlam tutmamız hem de müşterileriyle ilişkilerde haksızlık ve hukuk dışı muameleye izin verilmemesi gerekiyor'' diye konuştu.

Babacan, 78 faktoring şirketi bulunduğunu, bunların aktiflerinin toplamının 16,3 milyar lira olduğunu ifade ederek, yabancı ortaklı şirket sayısının da 4 olduğunu bildirdi. Bu şirketlerin uygulamalarında mutlaka piyasa teamüllerine uygun hareket etmesi gerektiğine dikkati çeken Babacan, ''Faktoring şirketleriyle alakalı dönem dönem ciddi şikayetler bize de ulaştı. 2008 yılında tüm faktoring şirketlerine yeniden lisanslama süreci başladı ve 30'a yakın şirketin lisansı iptal edildi. Sektör de kendisine çeki düzen vermek için etik kurallar silsilesi hazırladı'' dedi.

Yabancı ortaklığı olan bankalar, finansman, faktoring veya leasing şirketlerinin karlarını ne kadarını dağıtabilecekleri, ne kadarını transfer edebileceklerinin BDDK'nın düzenlemesine tabi olduğunu belirten Babacan, şöyle konuştu:

''Türkiye'de faaliyet gösteren bankaların sermayelerini güçlü tutmak istediğimiz için kar dağıtımına çok sık sınırlı izin veriliyor. Hele hele dışarıya transferine bildiğim kadarıyla hemen hemen hiç izin verilmiyor. 'Madem Türkiye'de işiniz iyi, burada kredi hacminiz iyi, karınızı sermayenize ekleyin' deniyor. Tabii istisnalar olabiliyor kar dağıtımında. Kredi hacmimiz, bankacılık hacmimiz büyüyor, buna paralel olarak sermayelerinin de büyümesi lazım. Bu dönemde sermaye arttırmak finans sektörü için çok kolay olmadığından karın önemli kısmını içeride bırakarak sermayelerini güçlendiriyor.''

Babacan, narenciye ile ilgili DFİF kararının çıkmak üzere olduğunu belirterek, ''Bakan arkadaşlarımızla bunun kararını aldık. Bakanların imzasının tamamlanmasını müteakip ödemeleri yapıyoruz'' dedi.

Sahtecilikle ilgili vatandaşların uğradığı zararlar rapora bağlandığında BDDK'nın gerekli adımları atabileceğini belirten Babacan, şunları kaydetti:

''Tefecilik yaptıkları tespit edilenler hakkında suç duyurusunda bulunuluyor. Verilen lisansı iptale kadar BDDK'ya yetki verilmiş durumda. Bu kuruluşlarımızı bir yandan destekleyeceğiz, daha çok KOBİ'ye destek vermesini sağlayacağız ama öte yandan da kötü niyetli yaklaşımlar için de çok yakından gözlenmesi gerekiyor. İşlerini iyi yapmaları ve çok iş yapmalarına destek vermemiz ama yakın bir denetlemeyle bunu yürütmemiz gerekiyor. Bugüne kadar işlerin iyi olduğu dönemlerde sınırlayıcı tedbirleri aldık, ama ekonominin yavaşladığı dönemlerde düzenlemelerimizi gevşetme yönünde davrandık. Türkiye'nin çok hızlı büyüdüğü dönemlerde daha sınırlayıcı, kontrol artırıcı tedbirleri getirdik. Bugün AB maalesef tam tersini yapıyor ve bu da krizin derinleşmesini getiriyor. Zamanlama, dozajı ve makro ekonomik politika çerçevesinde uygun düzenleme önemli. Düzenleme yürürlüğe girdiğinde finans kuruluşların daha sağlam, güncel ve güvenlik çerçevesine ulaşmış olacağız.''

Başkanvekili Mehmet Sağlam, 1. bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlandıktan sonra birleşime ara verdi. Sağlam, aradan sonra Komisyon'un yerine oturmaması nedeniyle birleşimi 20 Kasım Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.