2016-04-26 - 14:05
AK PARTİ Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, manevi değeri ve hatırası çok yüksek olan bir haftayı geride bıraktıklarını belirterek, Kutlu Doğum Haftasının kutlandığını; Çanakkale şehitlerini ve bütün şehitleri hürmetle ve rahmetle yad ettiklerini kaydetti.
AK PARTİ Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, manevi değeri ve hatırası çok yüksek olan bir haftayı geride bıraktıklarını belirterek, Kutlu Doğum Haftasının kutlandığını; Çanakkale şehitlerini ve bütün şehitleri hürmetle ve rahmetle yad ettiklerini kaydetti.
"23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı haftasında egemenliğin sadece millete ait kılındığı, milletin evinde, TBMM'den aziz milletimize selam ve muhabbetlerimi bir kez daha sunuyorum." diyen Davutoğlu, Birinci Meclis üyelerinin şahsi hesap yapmadıklarını, şahsi ikbal peşinde koşmadıklarını, sadece kendilerinden sonra nesillere fedai can etmek için bir araya geldiklerini dile getirdi.
Davutoğlu, "Birinci Meclisin bütün vekillerini rahmetle yad ediyorum, Allah mekanlarını cennet eylesin. Birinci Meclisin ruhu bu kubbede seda bulacak ve Birinci Meclisin bize bıraktığı emanet ilelebet korunacaktır." diye konuştu.
Kut'ül Amare Zaferi'nin yüzüncü yıldönümü olduğunu anımsatan Davutoğlu, ilk defa devlet düzeyinde, 29 Nisanda, Cumhurbaşkanı'nın himayesinde anma yapılacağını söyledi. Davutoğlu, şunları söyledi:
"Çanakkale ile Kut'ül Amare'yi hiçbir zaman unutmamalıyız. Çanakkale Savaşı, İstanbul'un, kadim başkentimizin müdafaası için Ortadoğunun, Balkanların, Kafkasların, Orta Asya'nın her köşesinden gelen insanların verdiği destansı bir mücadeleydi. Anzaklar Avustralya'dan gelmişlerdi, Afrika sömürgelerinden Fransız ordusunda gelenler vardı. Onların karşısında bütün bir kadim medeniyet savunucuları, İstanbul'u savundular Çanakkale'de.
Aynı şekilde on yıllar boyu bize unutturulan Kut'ül Amare savaşında da Irak'ın bütün aşiretleri, Bağdat'ı savundular. İstanbul savunmasıyla Bağdat savunması aynıydı o yıllarda. Çünkü her ikisi de aziz vatanımızın iki büyük başkentiydi. Başkentler başkentiydi. İşte bugün de yine bu kürsüden bir taraftan 24 Nisan Çanakkale'yi tekrar hatırlarken diğer taraftan 29 Nisanda Kut'ül Amare'yi hatırlayarak diyoruz ki: O gün olduğu gibi bugün de İstanbul'un ve Bağdat'ın kaderi aynıdır ve Ortadoğu halkları onurlu bir geleceği yürüyünceye kadar da biz onlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü onlar Kut'ül Amare'de ay yıldıza, al bayrağa sahip çıktılar."
"Aramızda kavmiyetçilik, mezhepçilik fitnesi sokmak isteyenlere karşı Kut'ül Amare ruhu tek şifadır. Sykes-Picot'un bıraktığı bölücü mirasa karşı Kut'ül Amare'nin birleştirici ruhu tek şifadır." ifadelerini kullanan Davutoğlu, "Ümit ederiz bir gün bütün kara günler, bütün bu modern Moğol barbar istilaları bitecek, Şam ve Bağdat, İstanbul ve Ankara gibi huzur diyarları olacak. Allah dün olduğu gibi bugün de yeryüzünün vicdanı olan, hak ve hakikatin savunucusu olan, mazlumlara kol kanat geren milletimiz ve devletimizi daima payidar eylesin. Mazlumları sahipsiz bırakmasın." dedi.
Mazlum milletlerin istiklal kılavuzları olan, sömürgeciliği, işgalleri ve bütün emperyalizmi dize getiren bu gazi Meclis çatısı altında olmanın gururunu bir kez daha yaşadıklarını belirten Davutoğlu, "Milletimizin bütün unsurları, bütün vatandaşlarını temsilen buradayız, bir aradayız. TBMM Genel Kurul salonunda 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' ifadesi, bizim görev tanımımızdır. Bizler, milletin iradesini, yani milletin muradını temsilen, milletimize vekaleten, millet adına bu ulvi vatan görevini yapıyoruz. Bütün çabamız, gayretimiz emanete riayet ederek milletimize layık olmaktır. AK PARTİ olarak siyasetimizin esası budur. AK PARTİ hükümeti olarak yegane gayemiz milletin emanetini yere düşürmemek, son nefesimize kadar milletin hukukunu korumak ve savunmaktır." diye konuştu.
"Hamdolsun ki bizler Allah'a kulluk şerefinden üstün hiçbir makam ve mevki tanımayan bir kadroyuz. Dünyanın fani olduğuna inanıyoruz, hesap gününe inanıyoruz. Kul hakkına riayetsizliğin affedilmez olduğuna inanıyoruz." diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bütün çabamızla milletimizin hukukunu korumanın gayreti ve azmi içindeyiz. Aldığımız emanetin yükünü iliklerimize kadar hissediyoruz. Dur durak bilmeden koşuyoruz. Bir yandan istiklal mücadelemiz devam ediyor bir yandan inşa faaliyetimiz devam ediyor. Bir yandan da Türkiye'nin istikbal davasını yürütüyoruz. Bir yandan DAEŞ terörünü öte yandan PKK terörünü yok etmeye çalışıyoruz. Bir yandan Türkiye'nin Avrupa Birliğine tam üyelik davasını sonuçlandırmaya, öte yandan refah ve kalkınmamızı hız kesmeden sürdürmeye çalışıyoruz, diğer taraftan İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyoruz.
14 yıldır yazdığımız destanı Cumhuriyetimizin yüzüncü yıl hedeflerine taşımaya çalışıyoruz. Gittiğimiz her şehrimizde kucaklaştığımız her insanımızda şunu görüyoruz: Milli iradeyi temsilen güçlü bir hükümetle elde ettiğimiz başarılar, Türkiye'ye, bize ümit besleyen kitleleri sevindiriyor. Türkiye'nin her geçen gün daha ileri adımlarla geleceğe yürüyüşü insanlarımızın yüzlerini güldürüyor, umutlarını tazelendiriyor. Bunlar 78 milyon vatandaşımızı sevindiriyor ama belli ki tökezlememizi, tuzaklara düşmemizi bekleyenler de var. Onlar Türkiye'nin atılım üzerine atılım, reform üstüne reform yapmasından rahatsız oluyor. Böyleleri esasen her zaman her yerde vardır ve onların tek gıdası daima nifaktır, fitnedir. Onlar nifakla, müzevirlikle beslenirler. Onlar için manevi değer diye bir şey yoktur, dava, ideal, kader, nasip, emanet bilinci yoktur. Onlar için bütünün derdini taşımak, bir hareketin yükünü taşımak, başkasının hukukunu korumak diye bir dert yoktur. Onların gözünde siyaset sadece rekabettir, çatışmadır, menfaatçiliktir; onlar ülkesine, davasına, ideallerine adanmış bu kadro gibi bir kadronun, bir dava, bir düşünce, bir inanç etrafından bir araya gelmesini tasavvur edemezler. Kişisel ikbal ve ihtiraslarından başka bir hevesleri olmadığı için herkesi de kendileri gibi zannederler."
AK PARTİ Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, çukur kazanlar, şehirleri harabeye çevirenler, sivil vatandaşlara saldıranlarla Kilis'e atılan bombaların sahiplerinin aynı odaklar olduğunu belirterek, "Onlar birer piyondur, arkalarında bu piyonları oynatanlar aynı çevrelerdir. Günlerdir Kilis'e atılan bombalar, onbinlerce Suriyeli mazluma ev sahipliği yapan bu örnek şehrimize yönelik saldırılar kirli bir planın parçasıdır." dedi.
Davutoğlu, partisinin Grup Toplantı'sında yaptığı konuşmada, AK PARTİ'nin kurulduğu günden beri başarı öyküsüne dahil olamayanların, kardeşliklerini anlayamadığını, hazmedemediğini, AK PARTİ'nin de diğer partiler gibi küçük hesaplar içine girerek, küçülmesini beklediğini söyledi.
"Kirli hesapların, hain odakların, siyasi mühendisliklerin taşeronu, aparatı olmayı kendilerine vazife biliyorlar. Bu aziz davaya medya üzerinden hiza verilebileceğini zannediyorlar. Arkadaşlar, geçti o günler" diyen Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, defalarca bu kürsüden bu marazi tiplere verdiği cevabı, "Biz manşetlerle çarpışarak, savaşarak geldik" dediği günleri unutmadıklarını belirtti.
Davutoğlu, kimsenin, basın üzerinden siyaseti, AK PARTİ'yi dizayn etmeye heveslenmemesi gerektiğini dile getirerek, "Eğer Cumhurbaşkanı'mızın 14 yıl içinde, manşetler, basın üzerinden siyaseti dizayn etmeye karşı verdiği kavga, bir kez daha bugün verilmesi gerekecekse biz buradayız ve bu kavgayı sonuna kadar da sürdürmeye kararlıyız. 78 milyon vatandaşımızın bizden beklentilerini, 1 Kasım'da tek tek, adım adım giderek, yaşlısıyla genciyle, tekerlekli sandalyelerle giderek, bize oy verip, destek veren 24 milyon vatandaşımızın bize verdiği emaneti kimsenin kirli işlerine, kirli hesaplarına ezdirmeyiz." diye konuştu.
Başbakan Davutoğlu, 1 Kasım seçimleri üzerinden çok zaman geçmediğini, milletin verdiği desteğin, yayınlanan kamuoyu araştırmalarının ortada olduğunu dile getirerek, milletin bu harekete yönelik teveccühünün her geçen gün arttığını anlattı.
Milletin, oynanan oyunları da kendilerinin bu oyunları boşa çıkarmaya yönelik kararlılıklarını da gördüğünü ve kendilerine destek verdiğini kaydeden Davutoğlu, taşların, her geçen gün daha çok yerine oturduğunu belirtti.
Diğer partiler kendi iç meseleleriyle uğraşırken, AK PARTİ'nin, birlik ve beraberlik içinde enerjisini, millete hizmet yolunda harcadığını anlatan Davutoğlu, AK PARTİ Grubu ve milletvekillerine teşekkür etti. Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birlik ve beraberlik, azim ve kararlılık, samimiyet ve disiplin içinde, gece gündüz demeden çalıştınız ve milletimize verdiğimiz sözleri, bu kadar kısa süre içinde hayata geçirdiniz. İşte tam da bundan rahatsız olanlar, dün kaybettikleri gibi, Allah'ın izniyle, bugün de yarın da kaybedecekler. Bu hareketin kararlı yürüyüşünden bir milim bile geri adım atmasına sebep olamayacaklar. Allah'ın izniyle emaneti, adaleti, hesabı, kitabı unutanlardan olmadık, olmayacağız. Bulunduğumuz makamların, bu yüce milletin bize emaneti olduğu şuurunu asla yitirmeyeceğiz. Bu davanın her neferinin, kardeşlik hukukuyla birbirine bağlı olduğunu asla aklımızdan çıkarmayacağız. AK PARTİ hareketi, kurucu liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'ın her zaman vurguladığı gibi prensip olarak bir, iri, diri olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. İlhamını Hünkar Hacı Bektaş Veli'den aldığımız bu şiara dün nasıl sonuna kadar sadık kalmışsak bugün de yarın da aynı şekilde sadakatle bağlı kalacağız."
Davutoğlu, daima bütünün ve davanın derdinde olduklarına işaret ederek, "Bütün dediğimde ben, şu gruba, şu mübarek AK PARTİ Grubuna baktığımda sadece sizleri görmüyorum. Zor şartlarda, yağmur altında, 1 Kasım mitingine katılan Bergamalı kadınlarımızı görüyorum her bir kadın milletvekilimizin içinde. Her bir milletvekilimizin gözünde, çok zor, güneş altında bizi bekleyen Antalyalıları görüyorum. Her bir kardeşimizde, defalarca gittiğim Van'da her seferinde bizi bağrına basan kardeşlerimizi, Diyarbakır'da elimi tutup 'Bizi yalnız bırakmayın' diyen ihtiyar amcalarımızı görüyorum." diye konuştu.
AK PARTİ Grubunun, anonim bir ruh olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, bu ruha doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle, güneyiyle herkesin sonuna kadar sahip çıkacağını vurguladı. Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Manisa'da elini tuttuğum yaşlı amcayla, Şırnak, Silopi'de elini tuttuğum yaşlı bir dedenin duası aynı anda bu grubun üzerindeyse bu grubun üzerinde rahmet, bereket vardır. Bu rahmet, bereketi hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz. Allah'a hamd-ü sena ederiz ki biz arkamızda bu duaların bereketiyle 1 Kasım zaferini kazandık. Hamd ederiz ki Genel Başkan ve Başbakan olarak benim kadar, bu davada emeği olan en küçük mahalle temsilciliğindeki kardeşimizin başarımıza katkısı hepimiz kadardır. Bizler ayrıcalıklı grup değiliz. Bu grupta ben Kut'ül Amare'de omuz omuza veren Arap, Türk, Kürt aşiretlerinin liderlerini de görüyorum. Çanakkele Savaşı'ndakileri de Birinci Meclisi de Adnan Menderes'in şahadete yürüyen ayak seslerini de bu grupta görüyorum. Biz bütün bunlara miras olarak sahip çıkmak durumundayız."
Davutoğlu, Türkiye'nin büyük hedeflerine gözlerini dikerek adımlarını attıklarını, birileri hakaret, iftirayla uğraşırken, kendilerinin işlerine baktığını vurgulayarak, milletvekillerine ve partililere arkalarına, kulaklarına fısıldadan dedikodulara değil sadece işlerine, önlerine bakmalarını, işlerine yoğunlaşmalarını tavsiye etti. Davutoğlu, tek işlerinin ve tek aşklarının, millete hizmet etmek ve hesap günü alınlarının akıyla çıkabilmek olduğunu dile getirdi.
Türkiye'yi yarınlara hazırlamak adına gereken her türlü reformu, projeyi, atılımı gerçekleştirdiklerine, neredeyse her hafta bir başka alanda, her biri reform niteliğinde yeni eylem planları açıkladıklarına işaret eden Davutoğlu, açıkladıkları planları en kısa zamanda hayata geçirdiklerini, yurdun farklı yerinde, her biri iktidarın iftihar tablosunu yansıtan onlarca açılış yaptıklarını söyledi.
Davutoğlu, bir yanda geleceğe yatırım yaparken diğer yandan güncel sorunları ihmal etmediklerini belirterek, "Bir yandan Türkiye'ye yakışır bir anayasa hazırlamak için çalışmalarımızı bütün hızıyla devam ettirirken, diğer yandan bölgesel gelişmeleri takip ediyor, terörle mücadelenin gerektirdiği her türlü tedbiri alıyor, kapsamlı operasyonları hayata geçiriyoruz. Bölücü terör örgütünün yuvalandığı yerleşim yerlerimizi, bir bir emniyet ve huzura kavuşturuyoruz. Kimsenin şüphesi olmasın, Türkiye terör belasından tamamen kurtuluncaya kadar yürüttüğümüz bu mücadele kesintisiz şekilde devam edecektir. İnşallah sürdürdüğümüz bu kararlı mücadele neticesinde kısa sürede Türkiye, terör belasında tamamen kurtulacaktır. Bu mücadele sırasında şehit olan asker, polis, korucularımıza Allah'tan rahmet, yaralılara şifa diliyorum." diye konuştu.
Almanya'daki kadınların, şehitler için yürüttükleri kampanyada, şehitler vakfına verilmek üzere topladıkları 12 bin avroyu getirdiklerini bildiren Davutoğlu, bu kampanyanın, gurbetteki kadınların dava sadakatinin bir yansıması olduğuna işaret etti.
Türkiye'yi 40 yıla yakın terör belasıyla uğraştıranların, şehirlere çukur kazanların, sivillere saldıranların tek bir amacının, ülkeyi kendi içine kapatarak, enerjisini boşa harcatmak olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Bu taşeron örgütler, Türkiye'nin şiddet sarmalına girerek, enerjisini kaybetmesini, bölgenin yeniden yapılanma sürecine müdahil olmamasını arzuluyor. Bir taraftan PKK ve onun uzantıları, diğer taraftan DAEŞ terör örgütü ülkemize yönelik eş zamanlı saldırılar gerçekleştiriyor. İki terör örgütü birbirine karşı mücadele ediyor. DAEŞ konusunda Türkiye'ye yönelik iftiraları dile getirenler de bu oyunun bir parçasıdır. PYD, DAEŞ ve katil Esad rejimi, açık bir iş birliği içinde hareket ediyorlar. Çukur kazanlar, şehirlerimizi harabeye çevirenler, sivil vatandaşlarımıza saldıranlar ile Kilis'e atılan bombaların sahipleri aynı odaklardır. Onlar birer piyondur, arkalarında bu piyonları oynatanlar aynı çevrelerdir. Bu terör baronlarının hepsi, sahibi ne derse onu yerine getirmektedir. Günlerdir Kilis'e atılan bombalar, onbinlerce Suriyeli mazluma ev sahipliği yapan bu örnek şehrimize yönelik saldırılar, kirli bir planın parçasıdır. "
AK PARTİ Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kilis'e yönelik roket saldırılarıyla ilgili, "Öncelikle, ilave askeri tedbirler alınacak ve sınır hattındaki askeri varlığımız, tahkimatımız artırılacaktır. Çok açık bir şekilde Genelkurmay Başkanımızın da katıldığı güvenlik zirvesinde, Kilis'in ve ülke sınırlarının korunması için bütün askeri tedbirlerin alınması konusunda gerekli talimatlar verildi, hazırlıklar yapıldı. İlave İHA'larla sınırın gözetlenmesini ve Kilis'e dönük saldırıların önceden haber alınarak önlenmesini sağlayacağız." dedi.
Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Suriyeli mazlumlara sahip çıkmasının birilerini rahatsız ettiğini ve Kilis'in hedef alındığını söyledi.
Dün olduğu gibi bugün ve yarın da Türkiye'ye yönelik saldırı gerçekleştirenlere anında cevap verileceğini ve gereğinin yapılacağını b-belirten Davutoğlu, birilerinin hazırladığı kirli tezgahların içine düşmeyeceklerini vurguladı.
Kilis'in Suriyelileri bağrına bastığını, çok büyük fedakarlıklar yaptığını anlatan Davutoğlu, hükümet olarak bütün imkanlarıyla Kilis'in yanında olacaklarının altını çizdi.
Kilis'in Suriye ile olan 11 kilometrelik sınırına, 18 Ocak'tan bu yana DAEŞ mevzilerinin bulunduğu yerlerden 46 roket atıldığını, bu saldırılarda 10'u Türk vatandaşı olmak üzere, 17 kişinin hayatını kaybettiğini, 61 kişinin ise yaralandığını anımsatan Davutoğlu, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.
Bakanlar Kurulu'nda alınacak tedbirlerin bir kere daha görüşüldüğünü, bunun öncesinde de güvenlik zirvesinde konunun ele alındığını aktaran Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Bundan sonra atılacak adımları 4 başlıkta tekrar gözden geçirdik. Öncelikle, ilave askeri tedbirler alınacak ve sınır hattındaki askeri varlığımız, tahkimatımız artırılacaktır. Çok açık bir şekilde Genelkurmay Başkanımızın da katıldığı güvenlik zirvesinde, Kilis'in ve ülke sınırlarının korunması için bütün askeri tedbirlerin alınması konusunda gerekli talimatlar verildi, hazırlıklar yapıldı. İlave İHA'larla sınırın gözetlenmesini ve Kilis'e dönük saldırıların önceden haber alınarak önlenmesini sağlayacağız. İkinci başlığımız ekonomik desteklerden oluşuyor. Saldırılar nedeniyle zarara uğrayan esnafımızı destekleyeceğiz. Zararların giderilmesini, kayıpların tazmin edilmesini sağlayacağız. Başbakanlıkça ilk etapta 5 milyon, ikinci etapta da ilave 5 milyon olmak üzere, zarar görenlere derhal ödeme yapılacak. Kilis'te kamu yararına çalışanların istihdam süreleri 9 aya çıkarılacak ve valiliğin istediği oranda ilave istihdama imkan tanınacak. Esnafımızın, iş dünyamızın kredi sıkıntılarının giderilmesi için de çalışmaları başlatmış bulunuyoruz."
Başta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olmak üzere, ilgili kurumların sosyal destek programlarıyla Kilisli vatandaşların yanında olacağını anlatan Davutoğlu, sağlık alanında da ilave tedbirler aldıklarını, kısa bir zaman içinde Kilis'e ilave sağlık personeli ve zırhlı ambulans gönderileceğini söyledi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
"23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı haftasında egemenliğin sadece millete ait kılındığı, milletin evinde, TBMM'den aziz milletimize selam ve muhabbetlerimi bir kez daha sunuyorum." diyen Davutoğlu, Birinci Meclis üyelerinin şahsi hesap yapmadıklarını, şahsi ikbal peşinde koşmadıklarını, sadece kendilerinden sonra nesillere fedai can etmek için bir araya geldiklerini dile getirdi.
Davutoğlu, "Birinci Meclisin bütün vekillerini rahmetle yad ediyorum, Allah mekanlarını cennet eylesin. Birinci Meclisin ruhu bu kubbede seda bulacak ve Birinci Meclisin bize bıraktığı emanet ilelebet korunacaktır." diye konuştu.
Kut'ül Amare Zaferi'nin yüzüncü yıldönümü olduğunu anımsatan Davutoğlu, ilk defa devlet düzeyinde, 29 Nisanda, Cumhurbaşkanı'nın himayesinde anma yapılacağını söyledi. Davutoğlu, şunları söyledi:
"Çanakkale ile Kut'ül Amare'yi hiçbir zaman unutmamalıyız. Çanakkale Savaşı, İstanbul'un, kadim başkentimizin müdafaası için Ortadoğunun, Balkanların, Kafkasların, Orta Asya'nın her köşesinden gelen insanların verdiği destansı bir mücadeleydi. Anzaklar Avustralya'dan gelmişlerdi, Afrika sömürgelerinden Fransız ordusunda gelenler vardı. Onların karşısında bütün bir kadim medeniyet savunucuları, İstanbul'u savundular Çanakkale'de.
Aynı şekilde on yıllar boyu bize unutturulan Kut'ül Amare savaşında da Irak'ın bütün aşiretleri, Bağdat'ı savundular. İstanbul savunmasıyla Bağdat savunması aynıydı o yıllarda. Çünkü her ikisi de aziz vatanımızın iki büyük başkentiydi. Başkentler başkentiydi. İşte bugün de yine bu kürsüden bir taraftan 24 Nisan Çanakkale'yi tekrar hatırlarken diğer taraftan 29 Nisanda Kut'ül Amare'yi hatırlayarak diyoruz ki: O gün olduğu gibi bugün de İstanbul'un ve Bağdat'ın kaderi aynıdır ve Ortadoğu halkları onurlu bir geleceği yürüyünceye kadar da biz onlara sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü onlar Kut'ül Amare'de ay yıldıza, al bayrağa sahip çıktılar."
"Aramızda kavmiyetçilik, mezhepçilik fitnesi sokmak isteyenlere karşı Kut'ül Amare ruhu tek şifadır. Sykes-Picot'un bıraktığı bölücü mirasa karşı Kut'ül Amare'nin birleştirici ruhu tek şifadır." ifadelerini kullanan Davutoğlu, "Ümit ederiz bir gün bütün kara günler, bütün bu modern Moğol barbar istilaları bitecek, Şam ve Bağdat, İstanbul ve Ankara gibi huzur diyarları olacak. Allah dün olduğu gibi bugün de yeryüzünün vicdanı olan, hak ve hakikatin savunucusu olan, mazlumlara kol kanat geren milletimiz ve devletimizi daima payidar eylesin. Mazlumları sahipsiz bırakmasın." dedi.
Mazlum milletlerin istiklal kılavuzları olan, sömürgeciliği, işgalleri ve bütün emperyalizmi dize getiren bu gazi Meclis çatısı altında olmanın gururunu bir kez daha yaşadıklarını belirten Davutoğlu, "Milletimizin bütün unsurları, bütün vatandaşlarını temsilen buradayız, bir aradayız. TBMM Genel Kurul salonunda 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' ifadesi, bizim görev tanımımızdır. Bizler, milletin iradesini, yani milletin muradını temsilen, milletimize vekaleten, millet adına bu ulvi vatan görevini yapıyoruz. Bütün çabamız, gayretimiz emanete riayet ederek milletimize layık olmaktır. AK PARTİ olarak siyasetimizin esası budur. AK PARTİ hükümeti olarak yegane gayemiz milletin emanetini yere düşürmemek, son nefesimize kadar milletin hukukunu korumak ve savunmaktır." diye konuştu.
"Hamdolsun ki bizler Allah'a kulluk şerefinden üstün hiçbir makam ve mevki tanımayan bir kadroyuz. Dünyanın fani olduğuna inanıyoruz, hesap gününe inanıyoruz. Kul hakkına riayetsizliğin affedilmez olduğuna inanıyoruz." diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bütün çabamızla milletimizin hukukunu korumanın gayreti ve azmi içindeyiz. Aldığımız emanetin yükünü iliklerimize kadar hissediyoruz. Dur durak bilmeden koşuyoruz. Bir yandan istiklal mücadelemiz devam ediyor bir yandan inşa faaliyetimiz devam ediyor. Bir yandan da Türkiye'nin istikbal davasını yürütüyoruz. Bir yandan DAEŞ terörünü öte yandan PKK terörünü yok etmeye çalışıyoruz. Bir yandan Türkiye'nin Avrupa Birliğine tam üyelik davasını sonuçlandırmaya, öte yandan refah ve kalkınmamızı hız kesmeden sürdürmeye çalışıyoruz, diğer taraftan İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyoruz.
14 yıldır yazdığımız destanı Cumhuriyetimizin yüzüncü yıl hedeflerine taşımaya çalışıyoruz. Gittiğimiz her şehrimizde kucaklaştığımız her insanımızda şunu görüyoruz: Milli iradeyi temsilen güçlü bir hükümetle elde ettiğimiz başarılar, Türkiye'ye, bize ümit besleyen kitleleri sevindiriyor. Türkiye'nin her geçen gün daha ileri adımlarla geleceğe yürüyüşü insanlarımızın yüzlerini güldürüyor, umutlarını tazelendiriyor. Bunlar 78 milyon vatandaşımızı sevindiriyor ama belli ki tökezlememizi, tuzaklara düşmemizi bekleyenler de var. Onlar Türkiye'nin atılım üzerine atılım, reform üstüne reform yapmasından rahatsız oluyor. Böyleleri esasen her zaman her yerde vardır ve onların tek gıdası daima nifaktır, fitnedir. Onlar nifakla, müzevirlikle beslenirler. Onlar için manevi değer diye bir şey yoktur, dava, ideal, kader, nasip, emanet bilinci yoktur. Onlar için bütünün derdini taşımak, bir hareketin yükünü taşımak, başkasının hukukunu korumak diye bir dert yoktur. Onların gözünde siyaset sadece rekabettir, çatışmadır, menfaatçiliktir; onlar ülkesine, davasına, ideallerine adanmış bu kadro gibi bir kadronun, bir dava, bir düşünce, bir inanç etrafından bir araya gelmesini tasavvur edemezler. Kişisel ikbal ve ihtiraslarından başka bir hevesleri olmadığı için herkesi de kendileri gibi zannederler."
AK PARTİ Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, çukur kazanlar, şehirleri harabeye çevirenler, sivil vatandaşlara saldıranlarla Kilis'e atılan bombaların sahiplerinin aynı odaklar olduğunu belirterek, "Onlar birer piyondur, arkalarında bu piyonları oynatanlar aynı çevrelerdir. Günlerdir Kilis'e atılan bombalar, onbinlerce Suriyeli mazluma ev sahipliği yapan bu örnek şehrimize yönelik saldırılar kirli bir planın parçasıdır." dedi.
Davutoğlu, partisinin Grup Toplantı'sında yaptığı konuşmada, AK PARTİ'nin kurulduğu günden beri başarı öyküsüne dahil olamayanların, kardeşliklerini anlayamadığını, hazmedemediğini, AK PARTİ'nin de diğer partiler gibi küçük hesaplar içine girerek, küçülmesini beklediğini söyledi.
"Kirli hesapların, hain odakların, siyasi mühendisliklerin taşeronu, aparatı olmayı kendilerine vazife biliyorlar. Bu aziz davaya medya üzerinden hiza verilebileceğini zannediyorlar. Arkadaşlar, geçti o günler" diyen Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, defalarca bu kürsüden bu marazi tiplere verdiği cevabı, "Biz manşetlerle çarpışarak, savaşarak geldik" dediği günleri unutmadıklarını belirtti.
Davutoğlu, kimsenin, basın üzerinden siyaseti, AK PARTİ'yi dizayn etmeye heveslenmemesi gerektiğini dile getirerek, "Eğer Cumhurbaşkanı'mızın 14 yıl içinde, manşetler, basın üzerinden siyaseti dizayn etmeye karşı verdiği kavga, bir kez daha bugün verilmesi gerekecekse biz buradayız ve bu kavgayı sonuna kadar da sürdürmeye kararlıyız. 78 milyon vatandaşımızın bizden beklentilerini, 1 Kasım'da tek tek, adım adım giderek, yaşlısıyla genciyle, tekerlekli sandalyelerle giderek, bize oy verip, destek veren 24 milyon vatandaşımızın bize verdiği emaneti kimsenin kirli işlerine, kirli hesaplarına ezdirmeyiz." diye konuştu.
Başbakan Davutoğlu, 1 Kasım seçimleri üzerinden çok zaman geçmediğini, milletin verdiği desteğin, yayınlanan kamuoyu araştırmalarının ortada olduğunu dile getirerek, milletin bu harekete yönelik teveccühünün her geçen gün arttığını anlattı.
Milletin, oynanan oyunları da kendilerinin bu oyunları boşa çıkarmaya yönelik kararlılıklarını da gördüğünü ve kendilerine destek verdiğini kaydeden Davutoğlu, taşların, her geçen gün daha çok yerine oturduğunu belirtti.
Diğer partiler kendi iç meseleleriyle uğraşırken, AK PARTİ'nin, birlik ve beraberlik içinde enerjisini, millete hizmet yolunda harcadığını anlatan Davutoğlu, AK PARTİ Grubu ve milletvekillerine teşekkür etti. Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birlik ve beraberlik, azim ve kararlılık, samimiyet ve disiplin içinde, gece gündüz demeden çalıştınız ve milletimize verdiğimiz sözleri, bu kadar kısa süre içinde hayata geçirdiniz. İşte tam da bundan rahatsız olanlar, dün kaybettikleri gibi, Allah'ın izniyle, bugün de yarın da kaybedecekler. Bu hareketin kararlı yürüyüşünden bir milim bile geri adım atmasına sebep olamayacaklar. Allah'ın izniyle emaneti, adaleti, hesabı, kitabı unutanlardan olmadık, olmayacağız. Bulunduğumuz makamların, bu yüce milletin bize emaneti olduğu şuurunu asla yitirmeyeceğiz. Bu davanın her neferinin, kardeşlik hukukuyla birbirine bağlı olduğunu asla aklımızdan çıkarmayacağız. AK PARTİ hareketi, kurucu liderimiz Recep Tayyip Erdoğan'ın her zaman vurguladığı gibi prensip olarak bir, iri, diri olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. İlhamını Hünkar Hacı Bektaş Veli'den aldığımız bu şiara dün nasıl sonuna kadar sadık kalmışsak bugün de yarın da aynı şekilde sadakatle bağlı kalacağız."
Davutoğlu, daima bütünün ve davanın derdinde olduklarına işaret ederek, "Bütün dediğimde ben, şu gruba, şu mübarek AK PARTİ Grubuna baktığımda sadece sizleri görmüyorum. Zor şartlarda, yağmur altında, 1 Kasım mitingine katılan Bergamalı kadınlarımızı görüyorum her bir kadın milletvekilimizin içinde. Her bir milletvekilimizin gözünde, çok zor, güneş altında bizi bekleyen Antalyalıları görüyorum. Her bir kardeşimizde, defalarca gittiğim Van'da her seferinde bizi bağrına basan kardeşlerimizi, Diyarbakır'da elimi tutup 'Bizi yalnız bırakmayın' diyen ihtiyar amcalarımızı görüyorum." diye konuştu.
AK PARTİ Grubunun, anonim bir ruh olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, bu ruha doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle, güneyiyle herkesin sonuna kadar sahip çıkacağını vurguladı. Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Manisa'da elini tuttuğum yaşlı amcayla, Şırnak, Silopi'de elini tuttuğum yaşlı bir dedenin duası aynı anda bu grubun üzerindeyse bu grubun üzerinde rahmet, bereket vardır. Bu rahmet, bereketi hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz. Allah'a hamd-ü sena ederiz ki biz arkamızda bu duaların bereketiyle 1 Kasım zaferini kazandık. Hamd ederiz ki Genel Başkan ve Başbakan olarak benim kadar, bu davada emeği olan en küçük mahalle temsilciliğindeki kardeşimizin başarımıza katkısı hepimiz kadardır. Bizler ayrıcalıklı grup değiliz. Bu grupta ben Kut'ül Amare'de omuz omuza veren Arap, Türk, Kürt aşiretlerinin liderlerini de görüyorum. Çanakkele Savaşı'ndakileri de Birinci Meclisi de Adnan Menderes'in şahadete yürüyen ayak seslerini de bu grupta görüyorum. Biz bütün bunlara miras olarak sahip çıkmak durumundayız."
Davutoğlu, Türkiye'nin büyük hedeflerine gözlerini dikerek adımlarını attıklarını, birileri hakaret, iftirayla uğraşırken, kendilerinin işlerine baktığını vurgulayarak, milletvekillerine ve partililere arkalarına, kulaklarına fısıldadan dedikodulara değil sadece işlerine, önlerine bakmalarını, işlerine yoğunlaşmalarını tavsiye etti. Davutoğlu, tek işlerinin ve tek aşklarının, millete hizmet etmek ve hesap günü alınlarının akıyla çıkabilmek olduğunu dile getirdi.
Türkiye'yi yarınlara hazırlamak adına gereken her türlü reformu, projeyi, atılımı gerçekleştirdiklerine, neredeyse her hafta bir başka alanda, her biri reform niteliğinde yeni eylem planları açıkladıklarına işaret eden Davutoğlu, açıkladıkları planları en kısa zamanda hayata geçirdiklerini, yurdun farklı yerinde, her biri iktidarın iftihar tablosunu yansıtan onlarca açılış yaptıklarını söyledi.
Davutoğlu, bir yanda geleceğe yatırım yaparken diğer yandan güncel sorunları ihmal etmediklerini belirterek, "Bir yandan Türkiye'ye yakışır bir anayasa hazırlamak için çalışmalarımızı bütün hızıyla devam ettirirken, diğer yandan bölgesel gelişmeleri takip ediyor, terörle mücadelenin gerektirdiği her türlü tedbiri alıyor, kapsamlı operasyonları hayata geçiriyoruz. Bölücü terör örgütünün yuvalandığı yerleşim yerlerimizi, bir bir emniyet ve huzura kavuşturuyoruz. Kimsenin şüphesi olmasın, Türkiye terör belasından tamamen kurtuluncaya kadar yürüttüğümüz bu mücadele kesintisiz şekilde devam edecektir. İnşallah sürdürdüğümüz bu kararlı mücadele neticesinde kısa sürede Türkiye, terör belasında tamamen kurtulacaktır. Bu mücadele sırasında şehit olan asker, polis, korucularımıza Allah'tan rahmet, yaralılara şifa diliyorum." diye konuştu.
Almanya'daki kadınların, şehitler için yürüttükleri kampanyada, şehitler vakfına verilmek üzere topladıkları 12 bin avroyu getirdiklerini bildiren Davutoğlu, bu kampanyanın, gurbetteki kadınların dava sadakatinin bir yansıması olduğuna işaret etti.
Türkiye'yi 40 yıla yakın terör belasıyla uğraştıranların, şehirlere çukur kazanların, sivillere saldıranların tek bir amacının, ülkeyi kendi içine kapatarak, enerjisini boşa harcatmak olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Bu taşeron örgütler, Türkiye'nin şiddet sarmalına girerek, enerjisini kaybetmesini, bölgenin yeniden yapılanma sürecine müdahil olmamasını arzuluyor. Bir taraftan PKK ve onun uzantıları, diğer taraftan DAEŞ terör örgütü ülkemize yönelik eş zamanlı saldırılar gerçekleştiriyor. İki terör örgütü birbirine karşı mücadele ediyor. DAEŞ konusunda Türkiye'ye yönelik iftiraları dile getirenler de bu oyunun bir parçasıdır. PYD, DAEŞ ve katil Esad rejimi, açık bir iş birliği içinde hareket ediyorlar. Çukur kazanlar, şehirlerimizi harabeye çevirenler, sivil vatandaşlarımıza saldıranlar ile Kilis'e atılan bombaların sahipleri aynı odaklardır. Onlar birer piyondur, arkalarında bu piyonları oynatanlar aynı çevrelerdir. Bu terör baronlarının hepsi, sahibi ne derse onu yerine getirmektedir. Günlerdir Kilis'e atılan bombalar, onbinlerce Suriyeli mazluma ev sahipliği yapan bu örnek şehrimize yönelik saldırılar, kirli bir planın parçasıdır. "
AK PARTİ Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kilis'e yönelik roket saldırılarıyla ilgili, "Öncelikle, ilave askeri tedbirler alınacak ve sınır hattındaki askeri varlığımız, tahkimatımız artırılacaktır. Çok açık bir şekilde Genelkurmay Başkanımızın da katıldığı güvenlik zirvesinde, Kilis'in ve ülke sınırlarının korunması için bütün askeri tedbirlerin alınması konusunda gerekli talimatlar verildi, hazırlıklar yapıldı. İlave İHA'larla sınırın gözetlenmesini ve Kilis'e dönük saldırıların önceden haber alınarak önlenmesini sağlayacağız." dedi.
Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Suriyeli mazlumlara sahip çıkmasının birilerini rahatsız ettiğini ve Kilis'in hedef alındığını söyledi.
Dün olduğu gibi bugün ve yarın da Türkiye'ye yönelik saldırı gerçekleştirenlere anında cevap verileceğini ve gereğinin yapılacağını b-belirten Davutoğlu, birilerinin hazırladığı kirli tezgahların içine düşmeyeceklerini vurguladı.
Kilis'in Suriyelileri bağrına bastığını, çok büyük fedakarlıklar yaptığını anlatan Davutoğlu, hükümet olarak bütün imkanlarıyla Kilis'in yanında olacaklarının altını çizdi.
Kilis'in Suriye ile olan 11 kilometrelik sınırına, 18 Ocak'tan bu yana DAEŞ mevzilerinin bulunduğu yerlerden 46 roket atıldığını, bu saldırılarda 10'u Türk vatandaşı olmak üzere, 17 kişinin hayatını kaybettiğini, 61 kişinin ise yaralandığını anımsatan Davutoğlu, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.
Bakanlar Kurulu'nda alınacak tedbirlerin bir kere daha görüşüldüğünü, bunun öncesinde de güvenlik zirvesinde konunun ele alındığını aktaran Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Bundan sonra atılacak adımları 4 başlıkta tekrar gözden geçirdik. Öncelikle, ilave askeri tedbirler alınacak ve sınır hattındaki askeri varlığımız, tahkimatımız artırılacaktır. Çok açık bir şekilde Genelkurmay Başkanımızın da katıldığı güvenlik zirvesinde, Kilis'in ve ülke sınırlarının korunması için bütün askeri tedbirlerin alınması konusunda gerekli talimatlar verildi, hazırlıklar yapıldı. İlave İHA'larla sınırın gözetlenmesini ve Kilis'e dönük saldırıların önceden haber alınarak önlenmesini sağlayacağız. İkinci başlığımız ekonomik desteklerden oluşuyor. Saldırılar nedeniyle zarara uğrayan esnafımızı destekleyeceğiz. Zararların giderilmesini, kayıpların tazmin edilmesini sağlayacağız. Başbakanlıkça ilk etapta 5 milyon, ikinci etapta da ilave 5 milyon olmak üzere, zarar görenlere derhal ödeme yapılacak. Kilis'te kamu yararına çalışanların istihdam süreleri 9 aya çıkarılacak ve valiliğin istediği oranda ilave istihdama imkan tanınacak. Esnafımızın, iş dünyamızın kredi sıkıntılarının giderilmesi için de çalışmaları başlatmış bulunuyoruz."
Başta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olmak üzere, ilgili kurumların sosyal destek programlarıyla Kilisli vatandaşların yanında olacağını anlatan Davutoğlu, sağlık alanında da ilave tedbirler aldıklarını, kısa bir zaman içinde Kilis'e ilave sağlık personeli ve zırhlı ambulans gönderileceğini söyledi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
