2011-05-23 - 15:24
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker,bir gazetecinin
''kasetler'' ile ilgili sorusunu cevapladı.
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, bir gazetecinin
''kasetler'' ile ilgili sorusuna şu cevabı verdi:
''Sayın Başkan (Şahin) geçen gün çok güzel bir açıklama yaptı. Çok
sıkıntılı bir durum var burada. Bir taraftan hukuk aykırı bir davranış söz
konusu, öbür taraftan kamuoyunun tasvip etmeyeceği birtakım davranışlar ortaya
konuluyor. Bunların esasına girip bir değerlendirme yaptığınız zaman hukuka
aykırı bu işlere meşruiyet kazandırmış gibi oluyorsunuz. Çok hassas davranılması
gerekir. Mutlaka bunun üzerine özenle ve hassasiyetle gidilmesi ve bu işi
yapanların bir an önce ortaya çıkarılması gerekiyor. Ama teknoloji o kadar
gelişmiş ki nasıl mücadele edeceksiniz? Mutlaka görevli insanların birtakım
önlemler almaları gerekiyor. Bunlar tasvip edilecek şeyler değil. Bunlar siyaseti
kirletiyor. Toplumda siyasete olan güveni azaltıyor en azından. Bir hukukçu
olarak bizleri de çok üzüyor. Yargılama safhasına gelmediği için bizim söyleyecek
bir şeyimiz yok ama toplumun bunları değerlendirecek bir konu olarak almaması
gerekiyor. Başka çaremiz yok.''
(15.24)
''kasetler'' ile ilgili sorusuna şu cevabı verdi:
''Sayın Başkan (Şahin) geçen gün çok güzel bir açıklama yaptı. Çok
sıkıntılı bir durum var burada. Bir taraftan hukuk aykırı bir davranış söz
konusu, öbür taraftan kamuoyunun tasvip etmeyeceği birtakım davranışlar ortaya
konuluyor. Bunların esasına girip bir değerlendirme yaptığınız zaman hukuka
aykırı bu işlere meşruiyet kazandırmış gibi oluyorsunuz. Çok hassas davranılması
gerekir. Mutlaka bunun üzerine özenle ve hassasiyetle gidilmesi ve bu işi
yapanların bir an önce ortaya çıkarılması gerekiyor. Ama teknoloji o kadar
gelişmiş ki nasıl mücadele edeceksiniz? Mutlaka görevli insanların birtakım
önlemler almaları gerekiyor. Bunlar tasvip edilecek şeyler değil. Bunlar siyaseti
kirletiyor. Toplumda siyasete olan güveni azaltıyor en azından. Bir hukukçu
olarak bizleri de çok üzüyor. Yargılama safhasına gelmediği için bizim söyleyecek
bir şeyimiz yok ama toplumun bunları değerlendirecek bir konu olarak almaması
gerekiyor. Başka çaremiz yok.''
(15.24)
