2011-03-02 - 19:25
TBMM Genel Kurulunda, Sulama Alanlarında Arazi
Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununda Değişiliklik Yapılmasına İlişkin
Kanun Teklifi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Sulama Alanlarında Arazi
Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununda Değişiliklik Yapılmasına İlişkin
Kanun Teklifi kabul edildi.
Kanun, Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu
Kanunu'nda, ''toplulaştırma'' başlıklı maddeyi değiştiriyor. Belirtilen amaçları
gerçekleştirmek üzere uygulama alanlarında ilgili kuruluşça maliklerin muvafakati
aranmaksızın arazi toplulaştırması yapılabilecek.
İsteğe bağlı olanlara öncelik vermek kaydıyla, arazi toplulaştırmasını
teşvik için ilgili kuruluşça arazi genişletmek gibi destekleyici tedbirler
alınabilecek. Toplulaştırma alanlarında, gerçek kişilerle kamu ve özel hukuk
tüzel kişilerine ait araziden projenin özelliğine göre yol ve kanal gibi kamunun
ortak kullanacağı yerler için yüzde 10'a kadar katılım payı kesilecek.
Toplulaştırma nedeniyle kapanan yollarla, yol fazlalıkları da aynı amaç için
kullanılacak, katılım payı için herhangi bir bedel ödenmeyecek ancak katılım payı
dışında kesilen arazi, öncelikle varsa eşdeğer Hazine arazisinden karşılanacak
yoksa kesilen arazi için kamulaştırma işlemi yapılacak.
Toplulaştırma sonunda dağıtılan veya sahibine bırakılan tarım arazisi ise
Hazine adına uygulayıcı kuruluşun talebi ile tapuya tescil edilecek. Malikleri
adına tescil edilen arazi, kanun hükümleri dışında o bölge için tespit edilen
dağıtım normundan daha küçük parçalara rızaen veya hükmen taksim edilemeyecek ve
ifraz işlemlerine konu olamayacak. Bu husus, tapu siciline şerh edilecek.
Toprak ve su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi, kırsal alanda su
temini ve kullanılmış suların uzaklaştırılması hizmetleri, arazi toplulaştırma ve
tarla içi geliştirme hizmetleriyle birlikte planlanacak. Tarla içi geliştirme
hizmetleri; tarla yolları ve sanat yapıları, açık ve kapalı drenaj, sulama
tesisleri, kimyasal maddeler kullanılarak arazi ıslahı, toprak muhafazası ve dere
yatağı ıslahı gibi faaliyetleri kapsayacak.
Ortak kullanım alanları, olarak planlanan alanlarda toplulaştırma
çalışmaları süresince tarımsal faaliyetlerde bulunmak, ilgili kuruluşun iznine
bağlı olacak.
Toplulaştırmada kanal ve yol gibi kamunun ortak kullanacağı alanlar
olarak planlanan yerlerdeki mütemmim cüzlerin (ayrılmaz parça) karşılığı ile
çiftçiye yeni parseller teslim edilene kadar doğabilecek gelir kayıplarını,
uygulayıcı kuruluş karşılayacak.
MHP Osmaniye Milletvekili Hakan Coşkun, tasarının tümü üzerinde grubu
adına yaptığı konuşmada, arazi toplulaştırılması çalışmalarını eleştirdi. Yönteme
uygun yapılmayan toplulaştırma çalışmalarının, kaynak israfına neden olacağını
savunan Coşkun, bu şekilde vatandaşlar arasında ihtilafların artabileceği
uyarısında bulundu.
Tarımın, son 8 yıl içerisinde milli gelire olan katkısının düştüğünü öne
süren Coşkun, ''Tarım toprakları terk edilmiş, tarımdan kaçış hızlanmıştır. Bu
şekilde köylerimiz boşalmıştır. Çiftçinin geliri her geçen gün azalmış ve borç
batağına sürüklenmiştir. AKP iktidarı, tarım kesimini yokluğa ve çaresizliğe
mahkum etmiştir'' diye konuştu.
Grubu adına konuşan CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan ise hızla
çoğalan ve buna bağlı olarak gereksinimleri çeşitlenen insanlık için toprak
kaynaklarının yetersiz kaldığının bilinen bir gerçek olduğunu söyledi.
Türkiye'nin, toprak rezervi tükenmiş 19 ülke arasında yer aldığına dikkati çeken
Özkan, ''Doğal kaynakların verimli kullanılması ve tarım arazilerinin korunması
gerekmektedir. Tarım arazisi miktarı giderek azalıyor. Bu nedenle tarım reformu
yapılanması bir zorunluluktur'' şeklinde konuştu.
AK Parti Grubu adına konuşan Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün de tarımda
en büyük hedefin verimliliği artırmak olduğunu ifade etti. Bunun için tarım
arazilerinin toplulaştırılması gerektiğini ifade eden Akgün, şöyle devam etti:
''Bozuk şekilli parsellerde modern tarımsal faaliyette bulunmak mümkün
değildir. Ülkemiz, tarım arazilerinde bu verimsizliği yaşamaktadır. Toplulaştırma
yoluyla tarlalar suya, yola kavuşuyor, ekilebilir arazi miktarı artıyor. Bu
şekilde kullanılamayan küçük araziler değerlendirilmektedir. Arazi
toplululaştırmasının kamu yatırımları açısından da önemli faydaları vardır.
Toplulaştırma çalışmalarında AK Parti hükümetlerinin farkı hemen ortaya çıkıyor.
AK Parti hükümetleri döneminde büyük toplulaştırma çalışmaları yapıldı. Tarıma
her alanda verilen destek miktarları önemli ölçülerde artırıldı.''
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, konuşmaların ardından
milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Bir milletvekilinin, ''Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı
görevden mi alındı yoksa izinde mi?'' sorusunu yanıtlarken, söz konusu kişinin
yürütülmekte olan bir soruşturmanın selameti açısından açığa alındığını söyledi.
Eker, ''Soruşturmayı da Başbakanlık Teftiş Kuruluna vermek suretiyle bu işin daha
sağlıklı yürütülmesine imkan sağlayacak bir uygulamayı kendimiz yaptık, bakanlık
olarak'' şeklinde konuştu.
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, sulama
birliklerinin özel sektöre satılmasının söz konusu olmadığını bildirdi.
TBMM Genel Kurulunda, sulama birliklerinin yeniden yapılandırılmasını
öngören Sulama Birlikleri Kanunu Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler
tamamlandı.
Tasarının tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bakan
Yılmaz, sulama birliklerinin uzun süredir toplumun gündeminde olan bir konu
olduğunu söyledi.
Geniş kapsamlı çalışmalardan sonra bu tasarının Genel Kurula
getirildiğini kaydeden Yılmaz, şöyle konuştu:
''Ben kişisel olarak yeni birtakım modeller yapmak durumunda değilim.
Meclisin takdirine sunulmuş bir model var. Bu konuda hiç bir şekilde Hükümet
olarak, 'olmazsa olmaz' gibi bir yaklaşımımız yok. Tarım sektöre için faydalı
olan neyse, onu yapmak bizim politikamız. Ortaya konulan bu modelde özelleştirme
sözkonusu değil, böyle bir şey düşünülmüyor. Sulama birliklerinin özel sektöre
satılması gibi bir durum sözkonusu değil. Birliklere kamu tüzel kişiliği
verilmiş, kamu tüzel kişiliği verilen bir yapının özelleştirilmesi düşünülemez
ama bizi ve gelecek nesilleri bağlayıcı bir yaklaşım biçimi içinde olmamız da
doğru değil.''
Bakan Yılmaz, memur olan birlik personelinin havuza gideceğini ve oradan
kamu kurumlarına dağıtılacağını, sözleşmeli personelin özlük haklarının ise
korunacağını söyledi.
TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, tasarının maddelerine geçilmesinin
ardından, birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
(20.18)
Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununda Değişiliklik Yapılmasına İlişkin
Kanun Teklifi kabul edildi.
Kanun, Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu
Kanunu'nda, ''toplulaştırma'' başlıklı maddeyi değiştiriyor. Belirtilen amaçları
gerçekleştirmek üzere uygulama alanlarında ilgili kuruluşça maliklerin muvafakati
aranmaksızın arazi toplulaştırması yapılabilecek.
İsteğe bağlı olanlara öncelik vermek kaydıyla, arazi toplulaştırmasını
teşvik için ilgili kuruluşça arazi genişletmek gibi destekleyici tedbirler
alınabilecek. Toplulaştırma alanlarında, gerçek kişilerle kamu ve özel hukuk
tüzel kişilerine ait araziden projenin özelliğine göre yol ve kanal gibi kamunun
ortak kullanacağı yerler için yüzde 10'a kadar katılım payı kesilecek.
Toplulaştırma nedeniyle kapanan yollarla, yol fazlalıkları da aynı amaç için
kullanılacak, katılım payı için herhangi bir bedel ödenmeyecek ancak katılım payı
dışında kesilen arazi, öncelikle varsa eşdeğer Hazine arazisinden karşılanacak
yoksa kesilen arazi için kamulaştırma işlemi yapılacak.
Toplulaştırma sonunda dağıtılan veya sahibine bırakılan tarım arazisi ise
Hazine adına uygulayıcı kuruluşun talebi ile tapuya tescil edilecek. Malikleri
adına tescil edilen arazi, kanun hükümleri dışında o bölge için tespit edilen
dağıtım normundan daha küçük parçalara rızaen veya hükmen taksim edilemeyecek ve
ifraz işlemlerine konu olamayacak. Bu husus, tapu siciline şerh edilecek.
Toprak ve su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi, kırsal alanda su
temini ve kullanılmış suların uzaklaştırılması hizmetleri, arazi toplulaştırma ve
tarla içi geliştirme hizmetleriyle birlikte planlanacak. Tarla içi geliştirme
hizmetleri; tarla yolları ve sanat yapıları, açık ve kapalı drenaj, sulama
tesisleri, kimyasal maddeler kullanılarak arazi ıslahı, toprak muhafazası ve dere
yatağı ıslahı gibi faaliyetleri kapsayacak.
Ortak kullanım alanları, olarak planlanan alanlarda toplulaştırma
çalışmaları süresince tarımsal faaliyetlerde bulunmak, ilgili kuruluşun iznine
bağlı olacak.
Toplulaştırmada kanal ve yol gibi kamunun ortak kullanacağı alanlar
olarak planlanan yerlerdeki mütemmim cüzlerin (ayrılmaz parça) karşılığı ile
çiftçiye yeni parseller teslim edilene kadar doğabilecek gelir kayıplarını,
uygulayıcı kuruluş karşılayacak.
MHP Osmaniye Milletvekili Hakan Coşkun, tasarının tümü üzerinde grubu
adına yaptığı konuşmada, arazi toplulaştırılması çalışmalarını eleştirdi. Yönteme
uygun yapılmayan toplulaştırma çalışmalarının, kaynak israfına neden olacağını
savunan Coşkun, bu şekilde vatandaşlar arasında ihtilafların artabileceği
uyarısında bulundu.
Tarımın, son 8 yıl içerisinde milli gelire olan katkısının düştüğünü öne
süren Coşkun, ''Tarım toprakları terk edilmiş, tarımdan kaçış hızlanmıştır. Bu
şekilde köylerimiz boşalmıştır. Çiftçinin geliri her geçen gün azalmış ve borç
batağına sürüklenmiştir. AKP iktidarı, tarım kesimini yokluğa ve çaresizliğe
mahkum etmiştir'' diye konuştu.
Grubu adına konuşan CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan ise hızla
çoğalan ve buna bağlı olarak gereksinimleri çeşitlenen insanlık için toprak
kaynaklarının yetersiz kaldığının bilinen bir gerçek olduğunu söyledi.
Türkiye'nin, toprak rezervi tükenmiş 19 ülke arasında yer aldığına dikkati çeken
Özkan, ''Doğal kaynakların verimli kullanılması ve tarım arazilerinin korunması
gerekmektedir. Tarım arazisi miktarı giderek azalıyor. Bu nedenle tarım reformu
yapılanması bir zorunluluktur'' şeklinde konuştu.
AK Parti Grubu adına konuşan Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün de tarımda
en büyük hedefin verimliliği artırmak olduğunu ifade etti. Bunun için tarım
arazilerinin toplulaştırılması gerektiğini ifade eden Akgün, şöyle devam etti:
''Bozuk şekilli parsellerde modern tarımsal faaliyette bulunmak mümkün
değildir. Ülkemiz, tarım arazilerinde bu verimsizliği yaşamaktadır. Toplulaştırma
yoluyla tarlalar suya, yola kavuşuyor, ekilebilir arazi miktarı artıyor. Bu
şekilde kullanılamayan küçük araziler değerlendirilmektedir. Arazi
toplululaştırmasının kamu yatırımları açısından da önemli faydaları vardır.
Toplulaştırma çalışmalarında AK Parti hükümetlerinin farkı hemen ortaya çıkıyor.
AK Parti hükümetleri döneminde büyük toplulaştırma çalışmaları yapıldı. Tarıma
her alanda verilen destek miktarları önemli ölçülerde artırıldı.''
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, konuşmaların ardından
milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Bir milletvekilinin, ''Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı
görevden mi alındı yoksa izinde mi?'' sorusunu yanıtlarken, söz konusu kişinin
yürütülmekte olan bir soruşturmanın selameti açısından açığa alındığını söyledi.
Eker, ''Soruşturmayı da Başbakanlık Teftiş Kuruluna vermek suretiyle bu işin daha
sağlıklı yürütülmesine imkan sağlayacak bir uygulamayı kendimiz yaptık, bakanlık
olarak'' şeklinde konuştu.
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, sulama
birliklerinin özel sektöre satılmasının söz konusu olmadığını bildirdi.
TBMM Genel Kurulunda, sulama birliklerinin yeniden yapılandırılmasını
öngören Sulama Birlikleri Kanunu Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler
tamamlandı.
Tasarının tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bakan
Yılmaz, sulama birliklerinin uzun süredir toplumun gündeminde olan bir konu
olduğunu söyledi.
Geniş kapsamlı çalışmalardan sonra bu tasarının Genel Kurula
getirildiğini kaydeden Yılmaz, şöyle konuştu:
''Ben kişisel olarak yeni birtakım modeller yapmak durumunda değilim.
Meclisin takdirine sunulmuş bir model var. Bu konuda hiç bir şekilde Hükümet
olarak, 'olmazsa olmaz' gibi bir yaklaşımımız yok. Tarım sektöre için faydalı
olan neyse, onu yapmak bizim politikamız. Ortaya konulan bu modelde özelleştirme
sözkonusu değil, böyle bir şey düşünülmüyor. Sulama birliklerinin özel sektöre
satılması gibi bir durum sözkonusu değil. Birliklere kamu tüzel kişiliği
verilmiş, kamu tüzel kişiliği verilen bir yapının özelleştirilmesi düşünülemez
ama bizi ve gelecek nesilleri bağlayıcı bir yaklaşım biçimi içinde olmamız da
doğru değil.''
Bakan Yılmaz, memur olan birlik personelinin havuza gideceğini ve oradan
kamu kurumlarına dağıtılacağını, sözleşmeli personelin özlük haklarının ise
korunacağını söyledi.
TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, tasarının maddelerine geçilmesinin
ardından, birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
(20.18)
