2015-03-02 - 15:48
TBMM Genel Kurulu, Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. MHP'nin İçişleri Bakanı Efkan Ala hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurul'da grup başkanvekilleri Yaşar Kemal'e vefatı nedeniyle rahmet diledi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Yaşar Kemal'ın bazı eser ve söyleşilerinden bölümleri dile getirerek, "Bu ülkenin sorunlarını insanımızın duygularını, öfkesini, hırsını, umudunu, umutsuzluğunu, üzüntülerini anlatabilmek için on binlerce cümle bulabiliriz. Edebiyatımızın dev adamı, aydın insan Yaşar Kemal'i hakkın rahmetine uğurladık. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, Türk edebiyatının önemli bir şahsiyeti olan Yaşar Kemal'in ebediyete intikal ettiğini belirterek, "Eser bırakan insanlar unutulmaz, eserleriyle yaşayacaktır. Kendisine rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır niyaz ediyorum" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Yaşar Kemal'in ölümüne ilişkin, "Çukurova'nın bağrından çıkıp tüm dünyaya barış mesajlarını sunan, bunu yaygınlaştıran, toplumsal meselelere duyarlı ve barışa en yakın bir zamanda kaybetmiş olduğumuz Yaşar Kemal'i, usta yazarı, İnce Memed'i rahmetle, minnetle anıyoruz. Ruhu şad olsun" dedi.
Eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın da vefatının yıldönümü olduğunu anımsatan Aydın, "Milletin adamı olarak haksızlığa karşı hakkı savunan, gönül ve dava adamı" Erbakan'ı şükranla ve minnetle andığını söyledi.
"Bin yıl sürecek" denilen, bu halkın değerlerini hiçe sayan ve milletin iradesini gasba dönük 28 Şubat'ın geride bırakıldığını ifade eden Aydın, 28 Şubat'ın milletin iradesine ve ülkenin geleceğine yapılan en büyük ihanetin adı olduğunu söyledi. Aydın, "Bin yıl sürecek diyenler bugün kendilerini tarihin çöplüğünde buldular" dedi.
Aydın, tamamen milli, yerli ve özgür olarak hükümetin inisiyatifiyle başlatılan ve devam eden birlik, kardeşlik ve barış projesinde kritik eşiğin aşıldığını belirterek, şöyle devam etti:
"Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş demokratik siyaset ve çözüm arayışı aslolandır. Silahların bırakılmasından kanın şiddetin acıların son bulmasından rahatsızlık yerine, tüm milletimizle birlikte keyif alalım. Memleketin dağlarına artık bahar gelsin. Ağıtlar yerine kardeşlik türküleri söylensin. Hepimizin ortak özlemi arzusu budur. Bizim bu konuda bir tek muhatabımız vardır, o da aziz milletimizdir. Milletimizin talep ve beklentileri bizim için asıldır."
HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, Yaşar Kemal'e Allah'tan rahmet, sevenlerine ve Türkiye'ye başsağlığı diledi.
Yaşar Kemal'in Anadolu ve Mezopotamya halkların sesi olduğunu ifade eden Zozani, şunları kaydetti:
"Yaşamı boyunca çok zorba gördü, çok darbe, zindanlar yaşadı ama hep mazlumların, ezilenlerin yanında olmayı bildi ve yaşamıyla da Türkiye halklarına yol gösterici oldu. Bu nedenle ölümü de bizler açısından bir vasiyet niteliği taşımaktadır. Adeta son 45 gündür yoğun bakım ünitesindeki yatağında barışın sesini duyana kadar ölüme karşı direnmesini bilmiştir. Yaşar Kemal barışın sesini bu coğrafyada duyduktan sonra gözlerini hayata yumdu. Gözün arkada kalmasın büyük çınar, senin kitaplarınla büyümüş yeni nesiller bu coğrafyaya, bu topraklara barışı da elbette ki getirecekler. Ruhu şad olsun."
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ise Dolmabahçe'de çözüm süreci görüşmesinin ardından yapılan açıklamaya değinerek, "AKP ile PKK'nın Dolmabahçe Sarayı'nda yaptıkları anlaşma ve beyanlar PKK terör örgütünü resmen AKP hükümetinin muhatap aldığını, PKK'nın silahlı mevcudiyetini, siyasal amaçlarını kabul ettiğini göstermektedir. AKP hükümeti PKK'nın verdiği ev ödevini hazırlayarak taleplerini kabul etmiştir" dedi.
Yerinden söz alan bazı milletvekilleri de yine Yaşar Kemal'in vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, başsağlığı diledi.
Genel Kurul'da CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Bursa'nın sorunları, AK Parti Rize Milletvekili Hasal Karal, Rize'nin Kurtuluş Günü, CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan da emekli vatandaşların sorunları hakkında gündem dışı söz aldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "faizlerin indirilmesi ve Merkez Bankası ile ilgili açıklamalarının ekonomiye etkilerinin tespit edilmesi" için genel görüşme açılması önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Merkez Bankası'na ilişkin açıklamalarını anımsatarak, "Şimdi buradan soruyorum döviz lobisi kim? Ne zaman Sayın Erdoğan konuşsa bir anda dolar metre gibi anında tekrar çıkıyor. Evet faizler düşmeli, yatırımlar artmalı. Ama günaydın. 8 senedir burada ben söylüyorum, arkadaşlarımız söylüyor. Gelin yapısal önlemleri alalım, eylem planlarını, programlarını bırakın, bu açılım saçılım bırakın ve gelin ekonomik önlemleri alalım diyoruz. Siz bunu almadan kağıda yazmayla bu düşmez" dedi.
HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, "Merkez Bankası Sayın Cumhurbaşkanı'nın dediği gibi gerçekten bir dış mihrakın tahakkümü altındaysa ve talimatını oradan alıyorsa derhal Meclis'in görevini yerine getirmesi gerekiyor. Merkez Bankası'nın derhal bu durumuna el konulması gerekiyor" şeklinde konuştu.
CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, Cumhurbaşkanı'nın faizlerin indirilmesini istediğini ifade ederek, "Hangi siyasi kimliği taşırsanız taşıyın talimatla faiz inmez de çıkmaz da" dedi. Günaydın, "Ben kişisel olarak Türkiye'de yüksek faizlerden yana değilim. Ama siz 12 yılı aşkın iktidarınızda bu memlekette yüksek faiz, düşük kur politikası izlediniz. Hatta bu politika çerçevesinde Türk Lirası'nı aşırı değerli tuttunuz" diye konuştu.
AK Parti Eskişehir Milletvekili Salih Koca da Türkiye'nin küresel krizden en az seviyede etkilenen ve kriz sonrasında dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ekonomisi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Tüm bu ekonomik başarıların altında 2002'den beri Türkiye'yi yöneten, hem ülkenin ekonomisine hem her bir alanına damga vurmuş olan Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası yatmaktadır. O dönemde Başbakanımız Erdoğan'ın sürdürmüş olduğu istikrarlı politikalar sayesinde bugün ülke ekonomimiz bu noktaya gelmiş durumda. Bugün de ülkesini, milletini ve ülkesinin geleceğini düşünen bir Cumhurbaşkanı olarak elbette ülke ekonomisiyle ilgili, elbette ülkemizdeki gidişatla ilgili Sayın Cumhurbaşkanımız görüşlerini açıklayacak, düşüncelerini söyleyecek ve bu düşünceleri doğrultusunda da ülke ekonomimize, ülkemize yön verecektir. Bu da Sayın Cumhurbaşkanımızın en doğal hakkıdır."
MHP'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın faizlerin indirilmesi ve Merkez Bankası ile ilgili açıklamalarının ekonomiye etkilerinin tespit edilmesi için genel görüşme açılması önergesinin bugün ve İçişleri Bakanı Efkan Ala hakkında verilen gensoru açılması önergesinin yarın saat 15.00'te görüşülmesi önerileri kabul edilmedi.
Bu arada HDP'nin, Adıyaman Kömür'de maden ocaklarının doğaya verdiği zararların araştırılmasına ilişkin grup önerisi de kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin kabul edilen grup önerisiyle, Meclis'in 5 Nisan tarihine kadar çalışma takvimi belirlendi.
Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Mersin'de yapılması planlanan üç termik santralin, çevreye vereceği zararlarla ilgili önergenin görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra AK Parti'nin grup önerisi ele alındı. Kabul edilen öneriyle, TBMM Genel Kurulu'nun 5 Nisan tarihine kadar çalışma takvimi belirlendi.
Buna göre, Genel Kurul, 23 Mart tarihine kadar hafta sonları hariç olmak üzere diğer günler saat 24.00'e kadar çalışacak. 23 Mart-5 Nisan tarihleri arasında ise Genel Kurul'un mesaisi, hafta sonları da dahil olmak üzere kesintisiz devam edecek.
Öneriyle, İş Sağlığı ve Güvenliği ile Bazı Kanun ve KHK'larda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı gündemin ön sıralarına alındı.
Bugün, MHP'nin İçişleri Bakanı Efkan Ala hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı görüşülecek. Daha sonra iç güvenlik paketine kaldığı yerden devam edilecek.
AK Parti'nin önerisi üzerinde CHP Grubu adına söz alan Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Beşir Atalay'ın katıldığı bir televizyon programında kendisinin yazıştığı iddia edilen tweetlerle ilgili ifadelerine değinerek, şunları söyledi:
"Bir dönem köstebek unvanını bileğinin hakkıyla almış olan bu eski bakanı ben buradan bir sıfat daha yakıştırıyorum. Müfteri. Bunu söyleyen kişi müfteridir. Atalay'a buradan çağrı yapıyorum, elinde olduğunu söylediğin, o bildiğini söylediğin belgeleri açıklamazsan namertsin, müfterisin. Buraya gelmeye, bu kürsüye çıkmaya cesareti varsa gelsin bunları söylesin, arzu ediyorsa hangi televizyon kanalında konuşmak, çıkmak istiyorsa kendisiyle o televizyon kanalında konuşmaya hazırım. Bu twitter yazışmaların tamamı düzmecedir. Gazete denilen o paçavralara tekziplerimi gönderdim, gerekli suç duyurularını yaptım, tazminat davamı açtım. Alnım ak, hodri meydan Beşir Atalay. Gel bunları burada açıkla. Yoksa 'köstebek' unvanının yanına bileğinin hakkıyla bir de müfteri unvanını almış olacaksın."
Sataşmadan söz alan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kırıkkale Milletvekili Beşir Atalay, Hamzaçebi'nin kürsüden hiddetli ve şiddetli bir şekilde hakaret ederek konuştuğunu söyledi.
Paralel yapıyla CHP'nin ilişkisini herkesin bildiğini belirten Atalay, şöyle devam etti:
" Kendi milletvekiliniz, paralel yapıyla yardımlaşıyor diye istifa etti. İzmir Milletvekiliniz 'bizim partimiz paralel yapının uşağı, oyuncağı oldu' dedi. Paralel yapı ellerine bir şeyler veriyor, onlar da onu okuyor. Benim dediğim o. Sizin tweetleriniz ise dillere destan, gazetelerde çarşaf çarşaf yer aldı. Benim de dediğim odur. Başka bir şey değil. Ben yeni bir şey eklemedim onun için söylediğiniz sözleri iade ediyorum. Ben onuruyla yaşayan bir siyasetçiyim, 12 yıl bakanlık yaptım. Benim alnım açık, başım diktir."
Yeniden söz isteyen Hamzaçebi, "Sayın Atalay orta sahada top çevirmek yok, elinizdeki belgeleri açıklayın. O tweetlerin hiçbirisi benim değildir. Bu bir iftiradır, düzmecedir. Hodri meydan diyorum elinizdeki belgeleri gösterin. Değilse siz müfterisiniz" dedi.
MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, İçişleri Bakanlığı'nın Türk milliyetçiliği ve Türk milliyetçileri ile mücadele ettiğini ileri sürdü.
MHP'nin İçişleri Bakanı Efkan Ala hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına yönelik görüşmelerde söz alan MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, İçişleri Bakanlığı'nın Türk milliyetçiliği ve Türk milliyetçileri ile mücadele ettiğini ileri sürdü. Türkoğlu, "Ülkenin güvenliği yerine Recep Tayyip Erdoğan'ın güvenliği sağlanıyor. Önleyici kolluk, sadece Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'nin siyasi muhaliflerine yönelik varlığını gösteriyor. İç güvenlik paketi ile de hukuksuz uygulamalar yasal hale getirilmek isteniyor" dedi.
HDP Grubu adına söz alan Muş Milletvekili Demir Çelik de Türkiye'de sorunların ancak demokratikleşme yolu ile çözülebileceğini ifade ederek, "Yüz yıldır kanayan yaramızı tedavi etmemizin olanakları vardır. Demokrasiye açık bir devletin şartlarını yerine getirdiğimizde yaramızı tedavi edebiliriz. Ama bu gayreti göstermiyor, kanayan yaramızı her gün kaşıyarak yine kanatıyoruz" diye konuştu.
Çelik, savaşa harcanan paranın eğitime, sağlığa harcanabileceğini, yoksulluğun bitirilebileceğini kaydederek, bu nedenle demokratik siyasetin devreye konulması gerektiğine işaret etti.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz "AKP bundan sonra artık HDP'dir ve PKK'nın siyasal sözcüsüdür" dedi.
Korkmaz, bu gensorunun, devlet bütünlüğü ve millet dirliğinin ortadan kaldırılmasına seyirci kalan, hatta terör örgütünün emelleriyle uygun adım yürüyen İçişleri Bakanı'nın istifasının sağlanması için milletin talebi üzerine verildiğini ifade etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın da Korkmaz'ın, "AKP bundan sonra artık HDP'dir ve PKK'nın siyasal sözcüsüdür" ifadesi üzerine sataşma gerekçesiyle söz aldı.
Kendilerinin ısrarla kardeşlik, birlik ve beraberlik, toplumsal bütünleşme dedikçe birilerinin hep ihanetten, bölücülükten bahsettiğini ifade eden Aydın, "Bu ülke o kadar basit bir ülke değil. Bu ülke kolay bir lokma değil, öyle bölünecek bir ülke de değil" diye konuştu.
Aydın, "Bizim derdimiz, bu ülkede bir tek şehidimizin daha olmaması, bir tek insanın bir daha burnunun kanamaması, bu ülkenin enerjisinin heba olmaması, kardeşliğinin, toplumsal bütünleşmesinin sağlanmasıdır ve bunun için çalışıyoruz ve 'yeter ki bu sorun çözülsün' diyoruz. Gerekirse baldıran zehri içmeye hazırız. Bu derece kararlı bir tutum ortaya sergiliyoruz. Ne iş var bunda? Burada, bu kadar ithama, bu kadar söyleme ne gerek vardı?" dedi.
Tekrar söz alan Korkmaz, şunları söyledi:
"Burada, AKP'nin PKK ile yan yana geldiği hususunu kabullenmek istemiyorsunuz ama biz HDP'ye PKK'nın siyasal sözcüsü olduğunu söylediğimizde hiçbir itirazları olmuyor. Aristo mantığıyla, HDP eğer PKK'nın siyasal sözcüsüyse sen ne oluyorsun burada HDP ile iş birliğine girerek? ?Terör örgütünü cesaretlendiren, terör örgütünü besleyip, büyütüp bugünlere getiren AKP'dir. AKP politikalarıdır. Bugün PKK'nın dayatmasıyla AKP'nin her istediğini meşrulaştırmaya çalışıyorsunuz. Bu bakımdan söylüyoruz, PKK'nın siyasal sözcüsü haline gelmiştir AKP diye."
HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani de Cumartesi günü Dolmabahçe'de Türkiye'nin geleceğini tayin eden, Türkiye'nin geleceğine ışık tutan, bin yıldır bu coğrafyada, Mezopotamya'da, Anadolu'da bir arada yaşayan halkların geleceğini yeniden tayin eden tarihi bir açıklama yapıldığını söyledi. Zozani, "Bu açıklamanın bir tarafı olarak, biz HDP Grubu, bu açıklamada azıcık da olsa payımızın bulunmuş olmasından bahtiyarlık duyarız, mutluluk duyarız" ifadesini kullandı.
CHP Grubu adına Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, Meclis'e sevk edilen tasarıların kamu düzenini sağlayıcı değil, tam tersine kamu düzenini bozucu nitelik taşımakta olduğunu kaydetti.
İç Güvenlik Paketi'nin yasalaşması halinde, zaten AK Parti hükümeti eliyle çok zorlaştırılmış olan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının tamamen kullanılmaz hale geleceğini belirten Serindağ, "Hükümetin esas amacı baskıcı, kanun dışı, otoriter uygulamalarına karşı, yurttaşların yapacağı barışçıl gösterileri önlemektir, muhalefeti susturmaktır, toplumu baskı altına almaktır yani toplumsal muhalefeti yok etmek ve birilerinin istediği otoriter, despotik ve faşist bir yönetim kurmaktır" iddiasında bulundu.
AK Parti Grubu adına Kırıkkale Milletvekili Oğuz Kağan Köksal, gensoru önergesindeki konuları incelendiğinde bunun basına yansıyan ve gerçek delillerle desteklenmemiş kulaktan dolma ifadeler taşıyan bir nitelikte olduğunun görüldüğünü söyledi.
İçişleri Bakanı Ala'nın titiz, kararlı, kurallara bağlı, çalışma hayatında tüm anlamıyla profesyonel, planlı ve programlı, sonuç odaklı çalışmaları yürüten biri olduğunu ifade eden Köksal, "Delilsiz ve mesnetsiz olarak Sayın Bakan hakkındaki gensoru önergesini vermek açıkçası bakana yapılmış bir haksızlıktır" dedi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Yaşar Kemal'ın bazı eser ve söyleşilerinden bölümleri dile getirerek, "Bu ülkenin sorunlarını insanımızın duygularını, öfkesini, hırsını, umudunu, umutsuzluğunu, üzüntülerini anlatabilmek için on binlerce cümle bulabiliriz. Edebiyatımızın dev adamı, aydın insan Yaşar Kemal'i hakkın rahmetine uğurladık. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tüm milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, Türk edebiyatının önemli bir şahsiyeti olan Yaşar Kemal'in ebediyete intikal ettiğini belirterek, "Eser bırakan insanlar unutulmaz, eserleriyle yaşayacaktır. Kendisine rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır niyaz ediyorum" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Yaşar Kemal'in ölümüne ilişkin, "Çukurova'nın bağrından çıkıp tüm dünyaya barış mesajlarını sunan, bunu yaygınlaştıran, toplumsal meselelere duyarlı ve barışa en yakın bir zamanda kaybetmiş olduğumuz Yaşar Kemal'i, usta yazarı, İnce Memed'i rahmetle, minnetle anıyoruz. Ruhu şad olsun" dedi.
Eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın da vefatının yıldönümü olduğunu anımsatan Aydın, "Milletin adamı olarak haksızlığa karşı hakkı savunan, gönül ve dava adamı" Erbakan'ı şükranla ve minnetle andığını söyledi.
"Bin yıl sürecek" denilen, bu halkın değerlerini hiçe sayan ve milletin iradesini gasba dönük 28 Şubat'ın geride bırakıldığını ifade eden Aydın, 28 Şubat'ın milletin iradesine ve ülkenin geleceğine yapılan en büyük ihanetin adı olduğunu söyledi. Aydın, "Bin yıl sürecek diyenler bugün kendilerini tarihin çöplüğünde buldular" dedi.
Aydın, tamamen milli, yerli ve özgür olarak hükümetin inisiyatifiyle başlatılan ve devam eden birlik, kardeşlik ve barış projesinde kritik eşiğin aşıldığını belirterek, şöyle devam etti:
"Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş demokratik siyaset ve çözüm arayışı aslolandır. Silahların bırakılmasından kanın şiddetin acıların son bulmasından rahatsızlık yerine, tüm milletimizle birlikte keyif alalım. Memleketin dağlarına artık bahar gelsin. Ağıtlar yerine kardeşlik türküleri söylensin. Hepimizin ortak özlemi arzusu budur. Bizim bu konuda bir tek muhatabımız vardır, o da aziz milletimizdir. Milletimizin talep ve beklentileri bizim için asıldır."
HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, Yaşar Kemal'e Allah'tan rahmet, sevenlerine ve Türkiye'ye başsağlığı diledi.
Yaşar Kemal'in Anadolu ve Mezopotamya halkların sesi olduğunu ifade eden Zozani, şunları kaydetti:
"Yaşamı boyunca çok zorba gördü, çok darbe, zindanlar yaşadı ama hep mazlumların, ezilenlerin yanında olmayı bildi ve yaşamıyla da Türkiye halklarına yol gösterici oldu. Bu nedenle ölümü de bizler açısından bir vasiyet niteliği taşımaktadır. Adeta son 45 gündür yoğun bakım ünitesindeki yatağında barışın sesini duyana kadar ölüme karşı direnmesini bilmiştir. Yaşar Kemal barışın sesini bu coğrafyada duyduktan sonra gözlerini hayata yumdu. Gözün arkada kalmasın büyük çınar, senin kitaplarınla büyümüş yeni nesiller bu coğrafyaya, bu topraklara barışı da elbette ki getirecekler. Ruhu şad olsun."
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ise Dolmabahçe'de çözüm süreci görüşmesinin ardından yapılan açıklamaya değinerek, "AKP ile PKK'nın Dolmabahçe Sarayı'nda yaptıkları anlaşma ve beyanlar PKK terör örgütünü resmen AKP hükümetinin muhatap aldığını, PKK'nın silahlı mevcudiyetini, siyasal amaçlarını kabul ettiğini göstermektedir. AKP hükümeti PKK'nın verdiği ev ödevini hazırlayarak taleplerini kabul etmiştir" dedi.
Yerinden söz alan bazı milletvekilleri de yine Yaşar Kemal'in vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, başsağlığı diledi.
Genel Kurul'da CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Bursa'nın sorunları, AK Parti Rize Milletvekili Hasal Karal, Rize'nin Kurtuluş Günü, CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan da emekli vatandaşların sorunları hakkında gündem dışı söz aldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "faizlerin indirilmesi ve Merkez Bankası ile ilgili açıklamalarının ekonomiye etkilerinin tespit edilmesi" için genel görüşme açılması önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Merkez Bankası'na ilişkin açıklamalarını anımsatarak, "Şimdi buradan soruyorum döviz lobisi kim? Ne zaman Sayın Erdoğan konuşsa bir anda dolar metre gibi anında tekrar çıkıyor. Evet faizler düşmeli, yatırımlar artmalı. Ama günaydın. 8 senedir burada ben söylüyorum, arkadaşlarımız söylüyor. Gelin yapısal önlemleri alalım, eylem planlarını, programlarını bırakın, bu açılım saçılım bırakın ve gelin ekonomik önlemleri alalım diyoruz. Siz bunu almadan kağıda yazmayla bu düşmez" dedi.
HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, "Merkez Bankası Sayın Cumhurbaşkanı'nın dediği gibi gerçekten bir dış mihrakın tahakkümü altındaysa ve talimatını oradan alıyorsa derhal Meclis'in görevini yerine getirmesi gerekiyor. Merkez Bankası'nın derhal bu durumuna el konulması gerekiyor" şeklinde konuştu.
CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, Cumhurbaşkanı'nın faizlerin indirilmesini istediğini ifade ederek, "Hangi siyasi kimliği taşırsanız taşıyın talimatla faiz inmez de çıkmaz da" dedi. Günaydın, "Ben kişisel olarak Türkiye'de yüksek faizlerden yana değilim. Ama siz 12 yılı aşkın iktidarınızda bu memlekette yüksek faiz, düşük kur politikası izlediniz. Hatta bu politika çerçevesinde Türk Lirası'nı aşırı değerli tuttunuz" diye konuştu.
AK Parti Eskişehir Milletvekili Salih Koca da Türkiye'nin küresel krizden en az seviyede etkilenen ve kriz sonrasında dünyanın en hızlı büyüyen ikinci ekonomisi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Tüm bu ekonomik başarıların altında 2002'den beri Türkiye'yi yöneten, hem ülkenin ekonomisine hem her bir alanına damga vurmuş olan Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası yatmaktadır. O dönemde Başbakanımız Erdoğan'ın sürdürmüş olduğu istikrarlı politikalar sayesinde bugün ülke ekonomimiz bu noktaya gelmiş durumda. Bugün de ülkesini, milletini ve ülkesinin geleceğini düşünen bir Cumhurbaşkanı olarak elbette ülke ekonomisiyle ilgili, elbette ülkemizdeki gidişatla ilgili Sayın Cumhurbaşkanımız görüşlerini açıklayacak, düşüncelerini söyleyecek ve bu düşünceleri doğrultusunda da ülke ekonomimize, ülkemize yön verecektir. Bu da Sayın Cumhurbaşkanımızın en doğal hakkıdır."
MHP'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın faizlerin indirilmesi ve Merkez Bankası ile ilgili açıklamalarının ekonomiye etkilerinin tespit edilmesi için genel görüşme açılması önergesinin bugün ve İçişleri Bakanı Efkan Ala hakkında verilen gensoru açılması önergesinin yarın saat 15.00'te görüşülmesi önerileri kabul edilmedi.
Bu arada HDP'nin, Adıyaman Kömür'de maden ocaklarının doğaya verdiği zararların araştırılmasına ilişkin grup önerisi de kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin kabul edilen grup önerisiyle, Meclis'in 5 Nisan tarihine kadar çalışma takvimi belirlendi.
Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Mersin'de yapılması planlanan üç termik santralin, çevreye vereceği zararlarla ilgili önergenin görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra AK Parti'nin grup önerisi ele alındı. Kabul edilen öneriyle, TBMM Genel Kurulu'nun 5 Nisan tarihine kadar çalışma takvimi belirlendi.
Buna göre, Genel Kurul, 23 Mart tarihine kadar hafta sonları hariç olmak üzere diğer günler saat 24.00'e kadar çalışacak. 23 Mart-5 Nisan tarihleri arasında ise Genel Kurul'un mesaisi, hafta sonları da dahil olmak üzere kesintisiz devam edecek.
Öneriyle, İş Sağlığı ve Güvenliği ile Bazı Kanun ve KHK'larda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı gündemin ön sıralarına alındı.
Bugün, MHP'nin İçişleri Bakanı Efkan Ala hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağı görüşülecek. Daha sonra iç güvenlik paketine kaldığı yerden devam edilecek.
AK Parti'nin önerisi üzerinde CHP Grubu adına söz alan Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Beşir Atalay'ın katıldığı bir televizyon programında kendisinin yazıştığı iddia edilen tweetlerle ilgili ifadelerine değinerek, şunları söyledi:
"Bir dönem köstebek unvanını bileğinin hakkıyla almış olan bu eski bakanı ben buradan bir sıfat daha yakıştırıyorum. Müfteri. Bunu söyleyen kişi müfteridir. Atalay'a buradan çağrı yapıyorum, elinde olduğunu söylediğin, o bildiğini söylediğin belgeleri açıklamazsan namertsin, müfterisin. Buraya gelmeye, bu kürsüye çıkmaya cesareti varsa gelsin bunları söylesin, arzu ediyorsa hangi televizyon kanalında konuşmak, çıkmak istiyorsa kendisiyle o televizyon kanalında konuşmaya hazırım. Bu twitter yazışmaların tamamı düzmecedir. Gazete denilen o paçavralara tekziplerimi gönderdim, gerekli suç duyurularını yaptım, tazminat davamı açtım. Alnım ak, hodri meydan Beşir Atalay. Gel bunları burada açıkla. Yoksa 'köstebek' unvanının yanına bileğinin hakkıyla bir de müfteri unvanını almış olacaksın."
Sataşmadan söz alan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kırıkkale Milletvekili Beşir Atalay, Hamzaçebi'nin kürsüden hiddetli ve şiddetli bir şekilde hakaret ederek konuştuğunu söyledi.
Paralel yapıyla CHP'nin ilişkisini herkesin bildiğini belirten Atalay, şöyle devam etti:
" Kendi milletvekiliniz, paralel yapıyla yardımlaşıyor diye istifa etti. İzmir Milletvekiliniz 'bizim partimiz paralel yapının uşağı, oyuncağı oldu' dedi. Paralel yapı ellerine bir şeyler veriyor, onlar da onu okuyor. Benim dediğim o. Sizin tweetleriniz ise dillere destan, gazetelerde çarşaf çarşaf yer aldı. Benim de dediğim odur. Başka bir şey değil. Ben yeni bir şey eklemedim onun için söylediğiniz sözleri iade ediyorum. Ben onuruyla yaşayan bir siyasetçiyim, 12 yıl bakanlık yaptım. Benim alnım açık, başım diktir."
Yeniden söz isteyen Hamzaçebi, "Sayın Atalay orta sahada top çevirmek yok, elinizdeki belgeleri açıklayın. O tweetlerin hiçbirisi benim değildir. Bu bir iftiradır, düzmecedir. Hodri meydan diyorum elinizdeki belgeleri gösterin. Değilse siz müfterisiniz" dedi.
MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, İçişleri Bakanlığı'nın Türk milliyetçiliği ve Türk milliyetçileri ile mücadele ettiğini ileri sürdü.
MHP'nin İçişleri Bakanı Efkan Ala hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına yönelik görüşmelerde söz alan MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, İçişleri Bakanlığı'nın Türk milliyetçiliği ve Türk milliyetçileri ile mücadele ettiğini ileri sürdü. Türkoğlu, "Ülkenin güvenliği yerine Recep Tayyip Erdoğan'ın güvenliği sağlanıyor. Önleyici kolluk, sadece Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'nin siyasi muhaliflerine yönelik varlığını gösteriyor. İç güvenlik paketi ile de hukuksuz uygulamalar yasal hale getirilmek isteniyor" dedi.
HDP Grubu adına söz alan Muş Milletvekili Demir Çelik de Türkiye'de sorunların ancak demokratikleşme yolu ile çözülebileceğini ifade ederek, "Yüz yıldır kanayan yaramızı tedavi etmemizin olanakları vardır. Demokrasiye açık bir devletin şartlarını yerine getirdiğimizde yaramızı tedavi edebiliriz. Ama bu gayreti göstermiyor, kanayan yaramızı her gün kaşıyarak yine kanatıyoruz" diye konuştu.
Çelik, savaşa harcanan paranın eğitime, sağlığa harcanabileceğini, yoksulluğun bitirilebileceğini kaydederek, bu nedenle demokratik siyasetin devreye konulması gerektiğine işaret etti.
MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz "AKP bundan sonra artık HDP'dir ve PKK'nın siyasal sözcüsüdür" dedi.
Korkmaz, bu gensorunun, devlet bütünlüğü ve millet dirliğinin ortadan kaldırılmasına seyirci kalan, hatta terör örgütünün emelleriyle uygun adım yürüyen İçişleri Bakanı'nın istifasının sağlanması için milletin talebi üzerine verildiğini ifade etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın da Korkmaz'ın, "AKP bundan sonra artık HDP'dir ve PKK'nın siyasal sözcüsüdür" ifadesi üzerine sataşma gerekçesiyle söz aldı.
Kendilerinin ısrarla kardeşlik, birlik ve beraberlik, toplumsal bütünleşme dedikçe birilerinin hep ihanetten, bölücülükten bahsettiğini ifade eden Aydın, "Bu ülke o kadar basit bir ülke değil. Bu ülke kolay bir lokma değil, öyle bölünecek bir ülke de değil" diye konuştu.
Aydın, "Bizim derdimiz, bu ülkede bir tek şehidimizin daha olmaması, bir tek insanın bir daha burnunun kanamaması, bu ülkenin enerjisinin heba olmaması, kardeşliğinin, toplumsal bütünleşmesinin sağlanmasıdır ve bunun için çalışıyoruz ve 'yeter ki bu sorun çözülsün' diyoruz. Gerekirse baldıran zehri içmeye hazırız. Bu derece kararlı bir tutum ortaya sergiliyoruz. Ne iş var bunda? Burada, bu kadar ithama, bu kadar söyleme ne gerek vardı?" dedi.
Tekrar söz alan Korkmaz, şunları söyledi:
"Burada, AKP'nin PKK ile yan yana geldiği hususunu kabullenmek istemiyorsunuz ama biz HDP'ye PKK'nın siyasal sözcüsü olduğunu söylediğimizde hiçbir itirazları olmuyor. Aristo mantığıyla, HDP eğer PKK'nın siyasal sözcüsüyse sen ne oluyorsun burada HDP ile iş birliğine girerek? ?Terör örgütünü cesaretlendiren, terör örgütünü besleyip, büyütüp bugünlere getiren AKP'dir. AKP politikalarıdır. Bugün PKK'nın dayatmasıyla AKP'nin her istediğini meşrulaştırmaya çalışıyorsunuz. Bu bakımdan söylüyoruz, PKK'nın siyasal sözcüsü haline gelmiştir AKP diye."
HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani de Cumartesi günü Dolmabahçe'de Türkiye'nin geleceğini tayin eden, Türkiye'nin geleceğine ışık tutan, bin yıldır bu coğrafyada, Mezopotamya'da, Anadolu'da bir arada yaşayan halkların geleceğini yeniden tayin eden tarihi bir açıklama yapıldığını söyledi. Zozani, "Bu açıklamanın bir tarafı olarak, biz HDP Grubu, bu açıklamada azıcık da olsa payımızın bulunmuş olmasından bahtiyarlık duyarız, mutluluk duyarız" ifadesini kullandı.
CHP Grubu adına Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, Meclis'e sevk edilen tasarıların kamu düzenini sağlayıcı değil, tam tersine kamu düzenini bozucu nitelik taşımakta olduğunu kaydetti.
İç Güvenlik Paketi'nin yasalaşması halinde, zaten AK Parti hükümeti eliyle çok zorlaştırılmış olan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının tamamen kullanılmaz hale geleceğini belirten Serindağ, "Hükümetin esas amacı baskıcı, kanun dışı, otoriter uygulamalarına karşı, yurttaşların yapacağı barışçıl gösterileri önlemektir, muhalefeti susturmaktır, toplumu baskı altına almaktır yani toplumsal muhalefeti yok etmek ve birilerinin istediği otoriter, despotik ve faşist bir yönetim kurmaktır" iddiasında bulundu.
AK Parti Grubu adına Kırıkkale Milletvekili Oğuz Kağan Köksal, gensoru önergesindeki konuları incelendiğinde bunun basına yansıyan ve gerçek delillerle desteklenmemiş kulaktan dolma ifadeler taşıyan bir nitelikte olduğunun görüldüğünü söyledi.
İçişleri Bakanı Ala'nın titiz, kararlı, kurallara bağlı, çalışma hayatında tüm anlamıyla profesyonel, planlı ve programlı, sonuç odaklı çalışmaları yürüten biri olduğunu ifade eden Köksal, "Delilsiz ve mesnetsiz olarak Sayın Bakan hakkındaki gensoru önergesini vermek açıkçası bakana yapılmış bir haksızlıktır" dedi.
**** HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
