2013-11-07 - 15:18
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da gündemdışı söz alan Aslanoğlu, İstanbul'un Avcılar İlçesi'nin Yeşilkent Mahallesi'nin tamamen gecekondu olduğunu ve insanların çamur içinde yaşadığını iddia etti.

Aslanoğlu, bu ilçenin yanındaki Esenyurt'ta ise 25-30 katlı binalara imar verildiğini ancak aynı şeyin Yeşilkent için geçerli olmadığını ileri sürdü.

AK Parti'li bir milletvekilinin laf atması üzerine Aslanoğlu, "Gidin bir görün. Gidin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne hesap sorun. Ben Yeşilkent adına haykırıyorum. Büyükşehir Belediyesi her ne hikmetse 25, 30, 40 kat kaçak yerlere imar veriyor. Ama gariban, gecekondu, fakir olan Yeşilkent'e vermiyor" dedi.

Daha sonra yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır ise Esenyurt Belediyesi'nin AK Parti, Avcılar Belediyesi'nin de CHP'de olduğunu anımsatarak, "Plan konusuna gelince 5000'lik planlar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılmış. Avcılar Belediyesi 1000'lik planları yapamayacağı için, kendisi yapamadığı için Büyükşehir'e havale etmiştir. Bu belediyenin başarızlığı ve yeteniksizliğinin bedelini büyükşehire çıkarmak mümkün değildir" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Türk pilotların Lübnan'da kaçırılması ve serbest bırakılması ile ilgili gelişen olaylar konusunda araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.

Öneri üzerinde görüşmelere geçilmeden önce söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Diyarbakır'da "Ne Mutlu Türküm Diyene" vecizesinin yer aldığı tabelanın Valilik tarafından kaldırıldığını belirterek, "Devletin kendi eliyle bu tabelayı kaldırması, bu coğrafyanın bölücü zihniyete teslim edildiğini gösteriyor. Milli kimliğimize karşı yapılan bu saldırıyı kınıyoruz. Nereye kadar gidecek bu? Türkiye Cumhuriyeti'ni de mi sileceksiniz? Anayasadan da mı çıkaracaksınız?" diye konuştu.

Grup önerisi üzerine söz alan CHP Isparta Milletvekili Ali Haydar Öner, pilotların salıverilmelerinin herkesi mutlu ettiğini söyledi.

Hükümetin Suriye politikasını eleştiren Öner, "Suriye ile can ciğer kuzu sarmasıydık, sonra ne olduysa 'kardeşim Esad, zalim Esed' oldu. Sonra rejim muhalifleri desteklendi" dedi.

Kaçırılan Türk pilotların kurtarılmasına ilişkin öykünün anlatılmadığını belirten Öner, bu konuda herhangi bir fidye verilip verilmediğini sordu.

Öner, iktidarın şimdi "öğrenci evleri" adı altında gündemi değiştirme gayreti içinde olduğunu savunarak, "İktidar oy devşirme sürecine giriyor. Ailelerin hassasiyetini kaşıyarak bundan kazanım bekliyor. Her milletvekiline yurt için talepler geliyor. Neden yeterince öğrenci yurdu yapmıyorsunuz?" dedi.

AK Parti Kırşehir Milletvekili Abdullah Çalışkan, "dış politikada bilgilendirilmiyoruz" eleştirilerine karşılık, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nın, TBMM Dışişleri Komisyonu üyeleri ile yaptığı toplantıyı anımsattı.

Çalışkan, muhalefeti, dış politikada milli duruş sergilememekle de suçladı. Abdullah Çalışkan, muhalefet milletvekillerinin Dışişleri Bakanlığı'na güvenmek yerine kulaktan dolma bilgilerle dış politika ile ilgili muhalefet yaptığını savundu.

Suriye politikasına ilişkin eleştirileri de yanıtlayan Çalışkan, bu konuda ilkesel bir duruş sergilediklerini dile getirdi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise milli dış politika için milli mutabakat aranması gerektiğine işaret etti.

MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, Ahmet Davutoğlu'nun dış politika konusunda muhalefeti yeterince bilgilendirmediğini öne sürerek, "İki seneden sonra geliyorsa, bunu savunacağınıza bari susun, ayıbınız ortaya çıkmasın. Geldiğinde de topu taca atarak muhalefetin sorularına cevap vermekten kaçınıyor" dedi.

AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, CHP'nin verdiği araştırma önergesinde, "AK Parti" yerine "AKP" yazıldığını belirterek, "AKP diye bir parti yok. Bizim partimizin kısaltılmışı 'AK Parti'dir. Ben CHP'ye 'Cumhuriyetçi Hakaret Partisi' dersem nasıl karşılarsınız?" diye konuştu.

İşler, şahsiyetli bir dış politika izlediklerini, pilotların da diplomatik girişimlerle serbest bırakılmasının sağlandığını ifade etti.

CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurul'da, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarı üzerinde görüşmelere geçildi.

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Tüketici Haklarının Korunması Hakkında Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümü üzerinde grubu adına söz alan MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı , tasarının ağırlıklı olarak bankaların ve firmaların istekleri doğrultusunda hazırlanmış olduğunu iddia etti.

Tasarının bu haliyle yasalaşması halinde bankalara karşı tüketicilerin bazı haklarının ellerinden alınacağını iddia eden Kalaycı, AK Parti döneminde bankaların aldığı komisyon ve ücretlerin 5 kat arttığını savundu.

Bu tasarının bankaların aldığı ücret ve komisyonları yasal hale getirip, tüketicinin şikayet hakkının önünü kapattığını ileri süren Kalaycı, "AK Parti Hükümeti, uyguladığı yanlış politikaların faturasını vatandaşa çıkarmaktadır. Vatandaştan haraca bağlanmış gibi bir sürü harç hatta verginin vergisi alınmaktadır. AK Parti Hükümeti'nin uygulamaları deli dumrulu bile mumla aratmaktadır. Çiftçiye dünyanın en pahalı gübresini, mazotunu satan ve asgari ücretliyi vergi dışı bırakmayan bu hükümettir" dedi.

CHP Adana Milletvekili Ümit Özgümüş ise tasarının dilinin çok karmaşık olduğunu, ileride ihtilafa yol açacak maddeler bulunduğunu iddia ederek, tüketicinin haklarını korurken esnafın ve satıcının da haklarını koruyacak maddeler eklenmesi gerektiğini ifade etti.

Özgümüş, erken ödemede bankaların tazminat almasının dün akşam geçen bir kararla engellendiğini anımsatarak, "Ama bu komisyondan geçmedi, dün akşam kuliste konuşularak geçti. Yine bugün kuliste, koridorda yapılan görüşmelerle tüketici lehine doğru olan bizimde destek verdiğimiz mortgage ile ilgili kanunda yüzde 2 komisyonun yüzde 1'e indirilmesi gibi şeyler anlaşmayla geçti. Ama bunlar niye komisyondan geçmiyor. Önerilerimiz reddediliyor" diye konuştu.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Genel Kurul'da milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Dövize endeksli kredi alarak borçlanan vatandaşlarla ilgili bir soru üzerine Yazıcı, bununla ilgili önerge olduğunu anımsatarak, mağdur sayısının aşağı yukarı 7 bin dolayında olduğunu söyledi. Yazıcı, "Bu yasaya monte etmek suretiyle çözümü uzayan, etkileyen sakıncaları yoksa o önergeyi kabul edeceğiz ama o hesabı çıkartamazsak bundan sonra ki herhangi bir kanuna monte etmek suretiyle veya bir teklif şeklinde o sorunu çözmemiz gerektiği kanısındayım" dedi.

Yazıcı, finansal okuryazarlıkla konusunun Bankalar Birliği ve Hazine'nin görev alanı olduğunu belirtti.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın tüketici sözleşmelerindeki edinmenin ulusal parayla yapılmasına ilişkin sorusuna, "Böyle bir şey öngörülmesi doğru mu?" sorusuyla karşılık verdi.

Tanal'ın, "İsviçre?de örneği var. O tüketicisini koruyorsa biz niye korumayalım?" ifadesi üzerine Yazıcı, "Tüketiciyi koruyoruz. Onun için burada varız. Burada abesle iştigal etmiyoruz. Tüketicimizi, 76 milyon tüketiciyi, onun içinde hepimiz varız. Hepimizin hukukunu korumak üzere yeni bir yasa çıkartıyoruz. Dolayısıyla ulusal para şeklinde bir düzenlemenin küresel ekonomik anlayışa, serbest piyasa ekonomik kurallarına çok uygun düşmeyeceği kanısındayım" dedi.

İsviçre'de tüketiciyi koruma kanunu bağlamında vadeden önce ödeme yapılması halinde tüketiciye iskonto şanşı verilmesiyle ilgili de Yazıcı, şunları söyledi:

"Tüketiciye mal, ürün satan, hizmet sunan ticaretini düşünecek. Esas olan burada hakkaniyete uygun ücretlendirmenin yapılıyor olmasıdır. Bu, bankanın finansmanını kredi olarak kullanmışsa ve sözleşmeden önce de bunu iade ediyorsa onun koşullarını düzenledik. Bankalar bir planlama yapar. Bankalar sadece kendi öz kaynaklarını kullanmaz. Yabancı sermaye, uluslararası düzeyde dolaşan sermayeden de aktarma yapmak suretiyle elbette ki müşterilerini kredilendirir, ona göre bir planlama yapar. O düzenleme onun için getirilmişti ama yapılan hesaplamada o düzenlemenin yani erken ödeme halinde tüketiciye yüklenen tazminat yükümlülüğünün bankalara fazla bir yük getirmeyeceği kanısına dün akşam vardık. O düzenlemeyi de ona göre revize ettik."

"Vejateryen etiketliler" ile alakalı soruya da Yazıcı, "Bu yasanın uygulamasıyla alakalı aşağı yukarı 20?yi aşkın ikincil düzenleme öngörülüyor. Sanırım, o düzenlemeler kapsamında o konuya da bir çözüm getirebiliriz" yanıtını verdi.

Yazıcı, Tüketici Konseyi'nin yeni yapısıyla birlikte daha etkin, daha üretken hale getirilmesini sağlama noktasında kararlı duruşları olduğunu ve bunu gerçekleştireceklerini söyledi.

Cezaevlerini rekabete açıp oradaki hükümlü ya da tutukluların tüketici ihtiyaçlarını giderme bağlamında serbest piyasa ortamı oluşturamayacaklarını ifade eden Yazıcı, "Ama onların hak ve hukukunu, en azından onlara sunulan ürünlerin sağlık ve içerikleri itibarıyla ve elbette ki fiyatları itibarıyla gerekli koruyucu önlemlerin alınması gerektiği görüşüne katılıyorum" şeklinde konuştu.

Konut kredisinde erken ödeme tazminatı, kalan vade sayısı 36 ayı aşmayan kredilerde, erken ödenen tutarın yüzde 1'ini geçemeyecek.

TBMM Genel Kurulu'nda, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde görüşmeler sürüyor.

Tasarının "erken ödeme" başlıklı bölümünde, konut kredilerine ilişkin maddeyle ilgili verilen değişiklik önergesi kabul edildi.

Buna göre, tüketici, vadesi gelmemiş bir veya birden çok taksit ödemesinde bulunabileceği gibi, konut finansmanı borcunun tamamını erken ödeyebilecek. Bu hallerde, konut finansmanı kuruluşu, erken ödenen miktara göre gerekli faiz ve diğer maliyet unsurlarına ilişkin indirim yapmakla yükümlü olacak.

Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda, konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme tazminatı talep edilebilecek.

Erken ödeme tazminatı gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın, kalan vade sayısı 36'yı aşmayan kredilerde yüzde birini, vade sayısı 36 ayı aşan kredilerde ise yüzde 2'yi geçemeyecek.

Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde tüketiciden erken ödeme tazminatı talep edilemeyecek.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, öğrenci evlerine ilişkin tartışmalarla ilgili, "Yurt temin edemeyen çocukların ne yediğini, içtiğini düşünmek yerine, evin kapısı kapatıldığında arkasında ne olduğu ile ilgili Başbakan'ın yaptığı korkunç ima içimizi dağladı" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Tüketicinin Haklarının Korunması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde görüşmeler devam ediyor.

Tasarıya ilişkin değiliklik önergesi üzerine söz alan CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, freeshoplarda satılan içkilerde bir litre sınırı nedeniyle vatandaş ile memur arasında tartışmalar yaşandığını ifade etti. Bu konuda düzenleme yapılması gerektiğini belirten Onur, "Alkol alanlar da vergilerini ödeyerek duble yolların yapımına katkı sağlıyor. Bu bir yaşam tarzıdır, saygı duyulması gerekiyor. İktidardan bu konuda hassasiyet bekliyoruz" dedi.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, başörtülü milletvekillerinin Genel Kurul'a girebilmelerine ilişkin, "Merve Kavakçı türbanla çıktığı zaman gösterdiğim tepkinin aynısını gösteriyorum. Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu felsefesine aykırı" diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, başı örtülü ya da başı açık konusunun önyargı ile değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Vural, başörtüsü konusunda TBMM İçtüzüğünden kaynaklanan bir engel olmadığını, partilerinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu felsefesine saygı gösteren bir parti olduğunu vurguladı.

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, öğrenci evlerine ilişkin tartışmaları değerlendirdi. Özel, "Yurt temin edemeyen çocukların ne yediğini, içtiğini, nasıl ısındığını, ulaşımını nasıl sağladığını düşünmek yerine, evin kapısı kapatıldığında arkasında ne olduğu ile ilgili Başbakan'ın yaptığı korkunç ima içimizi dağladı" diye konuştu.

MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan da iktidarın, darbe anayasası ürünü olan YÖK'ü kaldırmak yönünde gayret sarf etmek yerine öğrenci evlerini gündeme getirdiğini belirterek, "Söylemlere, konuşulanlara, yazılanlara, uygulamalara bakıyorum da bu ülkeyi Doktor Haydar Dümen mi yönetiyor? Bunun arkasından neler geleceğini merak ediyorum. Buradan soruyorum: Dersanelerden sonra cemaatin hizmet evlerine yönelik bir operasyonunuz var mıdır yok mudur?" dedi.

Tüketicinin korunmasına ilişkin tasarı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.

Kanun, tüketici kredileri ve kredi kartları ile ilgili sözleşmeler, kart üyelik aidatları, ön ödemeli konut satış sözleşmeleri, ayıplı malların iadesi, abonelik sözleşmeleri, reklamlar gibi birçok alanda, tüketici haklarını ve kanuna uymayanlar hakkında uygulanacak yaptırımları düzenliyor.

Kanunla, bankalara, üyelik aidatı olmayan kredi kartı imkanı da sunma zorunluluğu getiriliyor.

Tüketicinin korunmasına ilişkin tasarı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Kanuna göre, belirli süreli kredi sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda, tüketiciden bu hesaba ilişkin herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilemeyecek. Bu hesap, kredinin ödenmesi ile kapanacak. Ancak, açılan hesap üzerinden başka işlemler yapılması ve tüketicinin hesabın kapatılmasına yönelik talebi olmaması durumunda hesap kapatılmayacak.

Tüketicinin açık talimatı olmaksızın, belirli süreli kredi sözleşmesi ile ilişkili bir kredili mevduat sözleşmesi yapılamayacak.

Kart çıkaran kuruluşlar, tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı türü sunmak zorunda olacak. Bu hükme aykırı hareket edenlere bu aykırılığın giderilmesi için bir ay süre verilecek. Bu süre sonunda aykırılığın giderilmemesi halinde, kart çıkaran kuruluşlara 5 milyon lira ceza verilecek.

Sözleşme öncesi bilgilendirme, sözleşmenin zorunlu içeriği, kapsam dışı sözleşmeler, tüketici ile kredi verenin hak ve yükümlülükleri, cayma hakkı, erken ödeme, efektif yıllık faizin hesaplanması, tüketici kredilerine ilişkin reklamların zorunlu içeriği, fesih hakkının kullanılması, temerrüt, kredinin devri, bağlı kredi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek.

Konut finansmanı sözleşmesi yazılı olarak kurulmadıkça geçerli olmayacak. Geçerli bir sözleşme yapmamış olan konut finansmanı kuruluşu, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremeyecek.

Konut finansmanı kuruluşları, tüketiciye, konut finansmanı sözleşmesinin koşullarını içeren sözleşme öncesi bilgi formunu, sözleşmenin kurulmasından makul bir süre önce vermek zorunda olacak.

Tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda konut finansmanı kuruluşu, kalan borcun tamamının ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak konut finansmanı kuruluşunun bütün edimlerini ifa etmiş olması ve tüketicinin de birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilecek. Konut finansmanı kuruluşunun bu hakkını kullanabilmesi için tüketiciye en az 30 gün süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekecek.

Muaccel kılınan taksitlerin hesaplanmasında faiz, komisyon ve benzeri masraflar dikkate alınmayacak. Finansal kiralama işlemlerinde, muacceliyet uyarısında verilen süre içerisinde tüketicinin edimini yerine getirmemesi halinde, bu sürenin sona ermesini takiben konut finansmanı kuruluşu kalan borcun tamamını ifa etme hakkını kullanmak üzere konut finansmanı sözleşmesini feshettiği takdirde, konutu derhal satışa çıkarmakla yükümlü olacak.

Konut finansmanı kuruluşu satış öncesinde konut için kıymet takdiri yaptıracak. Takdir edilen kıymet, satıştan en az on işgünü önce tüketiciye bildirilecek. Konut finansmanı kuruluşu takdir edilen kıymeti dikkate alarak basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle konutun satışını gerçekleştirecek. Konutun satışından elde edilen bedelin, kalan borcu aşması halinde aşan kısım tüketiciye derhal ödenecek.

Bağlı kredilerde, konutun hiç ya da gereği gibi teslim edilmemesi nedeniyle tüketicinin,tüketici seçimlik haklarından birini kullanması halinde, satıcı, sağlayıcı ve konut finansmanı kuruluşu müteselsilen sorumlu olacak.

Konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu, konutun teslim edilmemesi durumunda, satış sözleşmesinde ya da bağlı kredi sözleşmelerinde belirtilen konut teslim tarihinden itibaren kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere 2 yıl olacak. Konutun teslim edilmesi durumunda, konutun teslim edildiği tarihten itibaren kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere aynı süre esas alınacak.

Konut finansmanı kuruluşları tarafından verilen kredilerin ipotek finansmanı kuruluşlarına, konut finansmanı fonlarına veya ipotek teminatlı menkul kıymet teminat havuzlarına devralması halinde dahi, kredi veren konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu devam edecek. Krediyi devralan kuruluş bu madde kapsamında sorumlu olmayacak.

Sözleşmede belirtilmek suretiyle, konut finansmanına yönelik kredilerde ve fınansal kiralama işlemlerinde faiz oranı sabit veya değişken olarak ya da aynı kredi için her iki yöntem esas alınmak suretiyle belirlenebilecek.

Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmenin kurulduğu tarihte belirlenen oran, tarafların rızası dışında değiştirilemeyecek. Oranın değişken olarak belirlenmesi halinde ise, başlangıçta sözleşmede belirlenen oran, dönemsel geri ödeme tutarı başlangıçta sözleşmede belirlenen azami dönemsel geri ödeme tutarını aşmamak koşuluyla ve sözleşmede belirlenecek yurtiçinde veya yurtdışında genel kabul görmüş ve yaygın olarak kullanılan bir endeks baz alınarak değiştirilebilecek. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde bu yöntemin muhtemel etkileri konusunda tüketicilerin bilgilendirilmesi şart olacak. Bu amaçlarla kullanılabilecek referans faizler ve endeksler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenecek.

Tüketici, vadesi gelmemiş bir veya birden çok taksit ödemesinde bulunabileceği gibi, konut finansmanı borcunun tamamını erken ödeyebilecek. Bu hallerde, konut finansmanı kuruluşu, erken ödenen miktara göre gerekli faiz ve diğer maliyet unsurlarına ilişkin indirim yapmakla yükümlü olacak.

Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda, konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme tazminatı talep edilebilecek.

Erken ödeme tazminatı gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın, kalan vade sayısı 36'yı aşmayan kredilerde yüzde birini, vade sayısı 36 ayı aşan kredilerde ise yüzde 2'yi geçemeyecek.

Tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılmayacak.

Tüketicinin sigorta yaptırmak istemesi halinde, istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat konut finansmanı kuruluşu tarafından kabul edilmek zorunda olacak. Bu sigortanın kredi konusuyla, meblağ sigortalarında kalan borç tutarıyla ve vadesiyle uyumlu olması gerekecek.

Konut finansmanı sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda, tüketiciden bu hesaba ilişkin herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilemeyecek. Bu hesap, kredinin ödenmesi ile kapatılacak. Ancak açılan hesap üzerinden başka işlemler yapılması ve tüketicinin hesabın kapatılmasına yönelik talebi olmaması durumunda hesap kapatılmayacak.

Tüketicinin açık talimatı olmaksızın konut finansmanı sözleşmesi ile ilişkili bir kredili mevduat sözleşmesi yapılmayacak.

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***