2013-05-16 - 15:10
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, kamu ve özel sektörün borçları ile ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi ele alındı. Aranın ardından ikinci kez toplantı yeter sayısı bulunamaması üzerine Yakut, 20 Mayıs Pazartesi günü saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, Manisa'da dolu yağışı nedeniyle üzüm bağları zarar gören çiftçilere dönüm başına bin lira yardım yapılmasını istedi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. Yakut, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündemdışı söz verdi.

Batman'ın il oluşunun yıl dönümü dolayısıyla söz alan AK Parti Batman Milletvekili Ziver Özdemir, birçok medeniyet eserini barındıran Batman'ın, marka şehir olma yolunda ilerlediğini belirtti.

Birlik ve beraberliğin hakim olduğu Batman'a çözüm sürecinin de huzur getirdiğini ifade eden Özdemir, ''Çözüm sürecinde ilimizde güzel şeyler oluyor. Süreç, Nisan yağmuru misali huzur saçtı'' dedi.

CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören, Manisa'da doluşu yağışında zarar gören üzüm bağlarının fotoğraflarını gösterdi. Yaklaşık bin 500 ailenin geçimini sağladığı bağların ciddi zarar gördüğünü belirten Ören, bu çiftçilerin zararının karşılanması gerektiğini söyledi. Ören, bağları zarar gören çiftçilerin kredi borçlarının ertelenebileceğini ayrıca dönüm başına bin lira yardımda sağlanabileceğini kaydetti. Ören, destek verilmemesi halinde çiftçinin gelecek yıl da bu bağlardan ürün elde edemeyeceğini ifade etti.

MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy, 18 Mayıs 1944 tarihinde, Kırım'da yaşayan Türklere soykırım uygulandığını söyledi. Ruslar'ın, bir gece yarısı evlerinden zorla çıkardıkları Türkler'i tren vagonlarında sürgüne gönderdiklerini belirten Özensoy, binlerce kişinin bu yolculuk sırasında hayatını kaybettiğini belirtti. Özensoy, bu olayın insanlık tarihine bir acı olarak geçtiğini vurguladı.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ''Avrupa'yı ağlama duvarına çevirdiniz. En son Avrupa sizi de ağlattı. CHP'nin düştüğü duruma üzüldüm, bu siyasi acziyettir'' dedi.

BDP, Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamadığı için ''anadilde eğitim yasağının araştırılması'' için verdikleri önergenin, bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.

Öneri lehinde söz alan BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, Kürtçe'nin bir medeniyet dili olduğunu ancak bu anadilin kamusal alanda yasaklandığını savundu. Birtane, anadilde eğitimin anayasal güvenceye alınmaması halinde, bu alanda atılan adımların, düzenlemelerin göstermelik kalacağını savundu.

Türk Dil ve Tarih Kurumu'nun adının, Anadolu ve Mezopotamya dil tarih ve kültürleri araştırma kurumu olarak değiştirilmesini isteyen Birtane, ''Kürtler'in ana dilinde okul öncesi eğitimden başlayarak ilköğretimden üniversite öğretimine kadar Kürtçe eğitim görmeleri sağlanmalıdır. Kürtçe'ye kamusal alan da açılmalıdır'' dedi.

Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı, AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, öneri lehinde yaptığı konuşmada, anadilde eğitimden daha önemli olanın, eğitimin demokratikleşmesi olduğunu kaydetti.

Eğitimde 4 önemli mevzuat bulunduğunu, 5'incisini yeni çıkardıklarını anımsatan Işık, bu kanunların daha çok darbe dönemleri sonrasında çıkarıldığına işaret etti. Işık, sadece anadil değil, demokratik bir anlayışla yepyeni bir eğitim mevzuatı oluşturmayı tartışmaları gerektiğini ifade etti.

Işık, anadilin öğrenilmesi ve öğretilmesinde, her türlü engelin ortadan kaldırılması gerektiğini vurgulayarak, bu konuda bir dönem çok ciddi sorunlar yaşandığını, Kürtçe'nin yasaklandığını, ''Ben çocuğuma Kürtçe öğretmek istiyorum''deme imkanının olmadığını anlattı. Işık, AK Parti iktidarıyla, ret ve asimilasyon politikalarını ortadan kaldırdıklarını, anadilde kursların açılmasına izin verdiklerini kaydetti.


CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, öneri aleyhindeki konuşmasına, Gürcü'ce sözlerle başladı. Altay, herkesin, kendisinin ana dilinde kullandığı cümle gibi istedikleri şekilde anadillerini kullanmalarından, kültür, sanat eserleri ortaya koyabilmelerinden yana olduklarını söyledi.

Anadilde eğitim denildiğini, kendilerinin ise anadilin eğitimini dile getirdiklerini kaydeden Altay, konunun, bu kadar büyütülmesinin, hak arama iddiasından daha farklı bir arayış olarak yorumladığını söyledi.

Altay, Türkçe'yi öğretemeyen bir milli eğitim sisteminden, farklı dillerde eğitim talep edildiğini belirterek, ''Herkes dilini öğrensin, kullansın, öğretsin, sanat, bilim faaliyetlerini anadilde yapsın. Bunun için anadilin eğitimi yeterlidir, bu konuda engel yok, eksik vardır. Eksik Karadeniz, Trakya, Ege, İç Anadolu'da da var. Bunların giderilmesi lazım. Anadilde eğitime tamam denilse bile hayata geçmesi mümkün mü- 30 yıla ihtiyaç var'' diye konuştu.

AK Parti Elazığ Milletvekili Şuay Alpay, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, BDP'nin zaman zaman istismar konusu yaptığı dil kullanımıyla ilgili olarak, AK Parti'nin, Türkiye'de neredeyse fobi olarak algılanan, kimsenin dokunmaya cesaret edemeyeceği konularda çok ciddi atılımlar attığını söyledi.

Alpay, Türkçe dışındaki dillerin kullanılması, öğrenilmesiyle ilgili önemli düzenlemeler yaptıklarını, Türkçe dışında dillerin kullanılması için kurslar açtıklarını anlattı.

CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu'nun, "4+4+4" teklifinin görüşmelerinde yapılanın darbe olduğu sözlerine, AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın sataşma gerekçesiyle yanıt verdi.

Aydın, ülkede bir daha darbeden bahsedilemeyecek bütün düzenlemelerin, AK Parti döneminde yapıldığını ifade ederek, ''Darbelere karşı yaptığımız tüm girişimlerde, darbe yanlısı davrandınız'' dedi.

CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray da sataşma gerekçesiyle söz aldı. Kürsüye yakasında kırmızı karanfille çıkan Çıray, ''Suriye savaşına karşı çıktığımı göstermek için taktım. Suriye savaşı, Türkiye'nin milli davası değildir. Siz darbelerden mi söz ediyorsunuz- Burada oylarınızla Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bir daha seçilmemesini sağlayan kanunu çıkarmış, 27 Nisan'ın başaramadığını başarmış darbecilersiniz. 15 günde bir ABD'ye gidip, yağ çeken başbakanlara, bu ülkede darbe olmaz. Darbeci sizsiniz'' görüşünü savundu.

Aydın, sataşma gerekçesiyle yeniden söz aldı.

Türkiye'de, AK Parti ile darbeler ve darbecilerin tarihe karıştığını ifade eden Aydın, CHP'nin darbeler sonrası iktidara gelebildiğini, iktidar olma şansının kalmadığını söyledi.

Suriye konusundaki eleştirilere ise Aydın, ''Hiç olmazsa milli bir meselede birliktelik sağlamanız gerekmez miydi- Avrupa'yı ağlama duvarına çevirdiniz. En son Avrupa sizi de ağlattı. CHP'nin düştüğü duruma üzüldüm, bu siyasi acziyettir. Bir proje üretemezsiniz, siyaseten varlık gösteremezsiniz, her şeyi inkar edersiniz, proje, öneri getirmezsiniz. Sadece işiniz gidip Türkiye'yi, Başbakan'ı dışarıya suçlamak, yalan yanlış bilgilerle Türkiye'yi küçültmek mi- Bir Anamuhalefet'in görevi bu mu- Bu durum Türkiye'nin Anamuhalefeti'ne yakışmıyor'' diye yanıt verdi.

Çıray ise, ''Reyhanlı olayı, Türkiye'yi savaşa sokmak için sizin getirdiğiniz yanlış dış politikanın, stratejik şarlatanlık, bataklık politikasının ülkeye getirdiği, 51 cana mal olduğu hadisedir'' dedi.

Konuşmaların ardından BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, kamu ve özel sektörün borçları ile ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi ele alındı.

Öneri üzerine söz alan MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, hükümetin ''IMF'ye borçlar bitti'' diye şov yaptığını ve ödenen borçların da AK Parti Hükümeti'nden önceki borçlar olduğunun savunduğunu belirtti. Bunun doğru olmadığını belirten Günal, AK Parti'nin iktidara geldikten sonra 10 milyar dolar borç aldığını söyledi.

Türkiye'nin IMF haricinde de borcunun bulunduğunu ancak bunun dile getirilmediğini kaydeden Günal kamunun, özel sektörün ve vatandaşın borcunun katlanarak arttığını vurgulayarak, ''Milleti aldatmaktan vazgeçmemiz gerekiyor'' dedi.

AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan, partisinin hükümeti devraldığında 24 milyar dolar borcun bulunduğunu ifade ederek, ''Evet, biz de 2005 yılında 10 milyar dolar borç aldık. Borç yönetimi demek, ödediğiniz borçtan daha az borçlanmaktır. Ayrıca IMF'ye borçlanmak, diğer borçlardan farklı. IMF'nin istediği şartlara boyun eğmek zorundasınız. AK Parti Hükümeti arada borçlandı ama ülkeyi IMF'nin boyunduruğundan kurtardı'' diye konuştu.

Özel sektörün borçlarına değinen Arslan, bunun, ülkenin geleceğine duyulan güvenle ilgili olduğunu, finans kuruluşlarının, ancak bu şartlarda destek sağladığını dile getirdi.

CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, Türkiye ekonomisinde ''üçüz'' açık bulunduğunu belirterek, kamu ve özel sektörün açık verdiğini ayrıca cari açığın da söz konusu olduğunu söyledi.

Türeli, Türkiye'nin 1923-2002 arasında toplam 130 milyar dolar dış borç aldığını, bunun içinde Osmanlı döneminin borçlarının da bulunduğunu ancak AK Parti'nin 10 yıllık dönemde bu rakamı toplam 337 milyar dolara çıkardığını ifade etti.

Hükümetin, Merkez Bankası'nın döviz rezervleri ile de övündüğünü anlatan Türeli, ''Bu sizin paranız değil. Bunun maliyeti var. Merkez Bankası'nın rezervlerinin kısa vadeli dış borçları karşılama oranına bakmak gerekiyor. Rezervlerin bunu karşılama oranı, yüzde 100'ün altında'' dedi.

Önerinin oylamasından önce CHP yoklama talebinde bulundu. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, toplantı yeter sayısı olmaması nedeniyle birleşime ara verdi. Aranın ardından ikinci kez toplantı yeter sayısı bulunamaması üzerine Yakut, 20 Mayıs Pazartesi günü saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.

Genel Kurul'da bugün, ''Varlık Barış''nın da içinde yer aldığı ''Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı''nın ikinci bölümünün görüşülmesi planlanıyordu.