2011-03-24 - 13:03
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, komisyon toplantı salonunda düzenlediği basın toplantısında, komisyonun son toplantısını gerçekleştirdiklerini söyledi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül, komisyon
toplantı salonunda düzenlediği basın toplantısında, komisyonun son toplantısını
gerçekleştirdiklerini söyledi.
Üskül, komisyonun son toplantısında üç raporu görüşerek kabul ettiklerini kaydetti.
Komisyonlarının 2007 Ekim ayından bu yana yoğun bir şekilde çalıştığını belirten
Üskül, " Dört yıl süre içerisinde 31 alt komisyon kurduk. 31 alt komisyonumuz
51 rapor hazırladı. Hazırlanan raporların yüzde 95'i komisyonumuzda oy birliği ile
kabul edildi" diye konuştu.
Üskül, komisyonlarının Almanya, Hollanda, Avusturya, Fransa, Belçika ve İsviçre'de
incelemelerde bulunduğunu söyledi.
Komisyon çalışmaları süresi içerisinde 59 yabancı heyeti komisyonlarında kabul
ettiklerini söyleyen Üskül, " Bu dönem içerisinde 31 yerli heyeti de komisyonumuzda kabul ettik" dedi.
Türkiye'nin insan hakları ihlali konusunda incelenen bir ülke olmaktan çıktığını vurgulayan Üskül,
" AB ülkelerindeki insan hakları ihlallerini denetleyen ve eşit düzeyde tartışan bir ülke
haline gelmiştir" diye konuştu.
Komisyonun 47 toplantı gerçekleştirdiğini, alt komisyonlar dışında da
çalışmaların olduğuna işaret eden Üskül, bugün itibarıyla gelen toplam başvuru
sayısının 9 bin 988 olduğunu, bu dilekçelerden sadece son 2 günde gelen 46'sının
işleme alınmadığını bildirdi.
Üskül, başvuruların tamamını insan hakları ihlallerinin oluşturmadığını,
üçte bire yakınının yargı organlarının faaliyetiyle ilgili olduğunu belirterek,
Komisyon'un bu alana hiç müdahale etmediğini ve inceleme dışında kaldığını
söyledi. İkinci en çok başvuruyu; cezaevi koşulları, mevzuatın uygulanması, nakil
talebiyle tutuklu ve hükümlülerin sağlık sorunlarının oluşturduğuna dikkati çeken
Üskül, diğer önemli bir başvuru grubunun da insan hakları ihlalleriyle ilgisi
olmayan iş ve yardım talepleri olduğunu ifade etti.
Komisyonunun hazırladığı raporların önemli olduğunu belirten Üskül, 18.
dönemde 3, 19. dönemde 14, 20. dönemde 10, 21. dönemde 19, 22. dönemde 14 rapor
hazırlanırken, kendi dönemlerinde ise 51 rapor hazırlandığını vurguladı. Üskül,
Komisyon'un kurulduğu günden beri hazırlanan 111 raporun 51'inin kendi
dönemlerinde hazırlandığına işaret ederek, şöyle konuştu:
''Rapora konu olmayan birçok incelememiz de oldu. insan hakkı ihlali
sayılabilecek haberle karşılaştığımızda müdahale ettik. Bizi en çok memnun eden
hazırladığımız raporların değişik bakanlıklar ve kamu kurumlarınca dikkate
alınması ve önerilerimizin büyük ölçüde yerine getirilmesidir. Bu Başbakan,
bakanlarımız ve kurum müdürlerinin insan hakları konusundaki duyarlılığının da
göstergesidir. Komisyonumuzun bakanlıklar ve kurumlarla uyumlu işbirliği, insan
hakları alanında ülkemizi çok daha ileri bir noktaya getiriyor. Bu uyum olmasaydı
insan hakları alanında hala ülkemizde ağır sorunları yaşıyor olabilirdik.''
Komisyon olarak yaptıkları çalışmalar soncunda bazı alanlarda önemli
iyileştirmelerin sağlandığını kaydeden üskül, bu konuda şu bilgiyi verdi:
''Cezaevleriyle ilgili yaptığımız incelemeler sonucunda, sağlık
hizmetlerinin Adalet Bakanlığından Sağlık Bakanlığına aktarılmasını sağladık.
Büyük cezaevi komplekslerinde 24 saat hizmet veren polikliniklerin açılmasını
sağladık. Böylece tutuklu ve hükümlülerin sağlık sorunlarının çok daha yakından
çözüme kavuşturulmasında önemli adımlar atıldı. Cezaevlerinde bulunanların
yakınlarıyla anadilde görüşmeleri sağlandı, bu konuda tüzük değişikliği
gerçekleştirildi. Ayrıca cezaevlerinde fiziksel konuların iyileştirilmesinde
önemli adımlar atıldı. Çocuk cezaevlerinde yaşanan olumsuzlukların giderilmesi
için özel çaba gösterildi ve sonuç alındı. Şu anda 7 ayrı çocuk cezaevi projesi
uygulanmaya çalışılıyor. Aynı şekilde kadın cezaevleriyle ilgili sorunlarla
ilgilendik ve bunlara çözüm getirmeye çalıştık. SHÇEK'e bağlı kurumlarda ve
YİBO'larda yaptığımız incelemelerin sonucunda bu kurumlarda da hizmetin
iyileştirilmesine çok önemli katkılarımız oldu. Bakanlıklarımızla zaman zaman
raporlarımızın gereğini yerine getirilmesi için yaptığımız görüşmelerden her
zaman olumlu sonuçlar elde ettik.''
Türkiye'de insan haklarıyla ilgili sorunların tümünün giderildiğini
söyleme olanağı olmadığını belirten Üskül, ''Hiçbir zaman da olmayacağını
söyleyebilirim. Çünkü insanın olduğu her yerde zaman zaman hatalar yapılacaktır.
Hata yapılabilir ama hata yapıldığı zaman etkili ve güvenilir bir soruşturma
yapılabiliyor ve sorumluların ortaya çıkartılması durumunda yaptırım
uygulanabiliyorsa, insan hakları alanında sorunlar çok önemli oranda ortadan
kaldırılmış demektir'' dedi.
Komisyonunun yaptığı çalışmalar ve Hükümetin konuyla ilgili
duyarlılığının, insan hakları konularında çok önemli adımlar atıldığını
gösterdiğini anlatan Üskül, bir süre önce Avrupa'da yayımlanan bir raporda ''TBMM
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, üzerine düşeni tam olarak yerine
getirmiştir'' ifadesinin yer aldığını vurguladı.
Üskül, başkan olarak siyasi parti ayrımı gözetmeksizin ortak çalışma ve
insan hakları alanında ortak duyarlılığın egemen olduğu ortamı yaratmaya
çalıştığını belirterek, üyelerin desteğiyle bu konuda büyük başarı elde
ettiklerini, bu nedenle komisyon üyelerine, personele ve medyaya teşekkür etti.
Yurtdışında 6 ülkede yaptıkları incelemelere değinen Üskül, şunları
söyledi:
''Artık Türkiye yabancıların insan hakları açısından inceledikleri bir
ülke olmaktan çıktı. Komisyonumuz, Türkiye'nin üye olmayı amaçladığı AB üyelerini
denetleyen, onlarla insan hakları konularını eşit düzeyde tartışabilen bir
komisyon haline geldi. Artık Türkiye, herhangi bir konuda bir insan hakkı
ihlaliyle suçlandığı zaman, tabii ki biz bu ihlallerin gerçekte olmamasını
isteriz ama bizim de onlara söyleyebileceğimiz çok şey olduğunu gördük ve bunları
da söyledik. Görüşmelerimizde eşit mesafede durduğumuzu söyleyebilirim. Bu açıdan
parlamenter diplomasi alanında komisyonumuzun çok önemli katkılarda bulunduğunu
belirtmem doğru olur.''
Üskül, ''TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, Türkiye'de insanların
başvurabileceği ve sonuç alabileceği bir kurum haline geldi'' dedi.
Toplantıda, hem kurulan alt komisyonların çalışmalarını sürdürmesi hem de
ani müdahaleyi gerektirebilecek olayların olabileceği ihtimalini dikkate alarak
Meclis'in tatile girdiği dönemde de çalışma kararı aldıklarını bildiren Üskül,
kayıplarla ilgili kurulan alt komisyonunun da çalışmalarını sürdüreceğini
söyledi.
Üskül, alt komisyon olarak Tolga Baykal Ceylan'ın kaybolmasıyla ilgili
olarak yarın ve 26 Mart cumartesi günü Kırklareli, Demirköy ve İğneada'da yerinde
inceleme yapacaklarını, orada konuyla ilgili bazı kişileri dinleyeceklerini,
sonra da değerlendirmelerini yapacaklarını kaydetti.
Cemil Kırbayır'ın kaybolmasıyla ilgili de çalışmaların sürdüğünü belirten
Üskül, geçen hafta Kars'ta 16 kişiyle görüştüklerini, bugün Komisyona davet
edilen bazı kişilerle görüşeceklerini, bu görüşmelerden sonra gelecek hafta bir
durum değerlendirmesi yaparak yapılması gerekenlerle ilgili yeni bir yol haritası
çıkartacaklarını ve çalışmalarının seçime kadar devam edeceğini sözlerine
ekledi.
Öte yandan Komisyonda; İzmir 1 ve 2 No'lu F Tipi yüksek güvenlikli kapalı
ceza infaz kurumları ile İzmir Buca Cezaevi, Askeri Ceza ve Tutukevleri, çocuk
yetiştirme yurtları, çocuk yuvaları ve gençlik merkezleri ve YİBO inceleme
raporları kabul edildi.
Komisyon çalışmalarında basın kuruluşlarından da yararlandıklarını ifade eden Üskül,
" Komisyon çalışmalarımızı kamuoyuna duyurmada ve toplumu bilinçlendirmede basınımızın
büyük katkısı olmuştur. Bundan dolayı tüm basın mensubu arkadaşlara teşekkür ediyorum" dedi. (13.03)
