2006-03-27 - 14:50
Topuz, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hafta sonu partisinin ilçe kongrelerinde CHP ile ilgili sözlerine değindi
CHP Grup Başkanvekili Ali Topuz, Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'ın CHP'ye yönelik sözlerine cevap
verirken, ''Sizin, Cumhuriyet'le bir hesabınız var, Cumhuriyet'e karşı
bir düşmanlığınız var. Siz, AKP iktidarı olarak bu sistemin karşıtı
olan bir sistemi savunuyorsunuz'' dedi.
Topuz, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın hafta sonu partisinin ilçe kongrelerinde CHP ile
ilgili sözlerine değindi.
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından, ''gizli gündeminin erken
seçim'' olduğunun anlaşıldığını savunan Topuz, ''Başbakan'ın sözünü
ettiği konular ancak seçim dönemlerinde gündeme gelecek konulardır.
Başbakan'ın söyleminde bir erken seçim hazırlığı içinde olduğunu
söyleyebiliriz'' diye konuştu.
Erdoğan'ın ''asıl sosyal demokrat biziz'' şeklindeki sözlerini de
eleştiren Topuz, sosyal demokrasi ile sosyal devletin aynı anlama
gelen kavramlar olmadığını söyledi. AK Parti iktidarı döneminde sosyal
devletin ''noktasının dahi'' görülmediğini öne süren Topuz, ''dini
hareketle bütünleşen birinin sosyal demokrat olması kolay değildir''
dedi. Topuz, Başbakan Erdoğan'ın ''sosyal demokrasi ve sosyal
devletten bahsetmeye hakkı olmadığını'' iddia etti.
Hükümet'in emeklilere ve esnaflara yönelik politikasının başarısız
olduğunu savunarak, bu yılın ilk 2 ayında 60 bin kepenk kapandığını
bildiren Topuz, Erdoğan'ın, bazı illerde AK Parti yöneticilerine ihale
verilmesiyle ilgili söylediği sözleri de eleştirdi.
Topuz, milli gelirin 5 bin dolara çıkmasıyla ilgili açıklamaları
da hatırlatarak, ''ben milletvekili maaşıyla geçiniyorum. Benim maaşım
artmadığına göre, benim üzerinden artmış görünün 2 bin 500 dolar
kimlerin cebine gitti? Bunun hesabını versin Sayın Başbakan'' dedi.
-CUMHURİYET-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''80 yıllık bedeli bu iktidar
ödüyor. Bunun ciddi ekseriyetinde CHP vardır'', ''14 milyon oy alan
partimiz nasıl etik dışı suçlanabilir'' şeklindeki sözlerini
hatırlatan Topuz, şunları söyledi:
''Sayın Başbakan, 80 yıllık Cumhuriyet dönemini hiç ayrım yapmadan
suçlamaya kalkmanın, onu eleştirmenin, '80 yılın bedelini biz
ödüyoruz' demenin siyasal etikle ne ilgisi vardır? Sizde zerre kadar
siyasi etik yerleşmiş olsaydı Atatürk ile başlayan, bugüne kadar gelen
80 yıllık dönemi bir çırpıda bu şekilde suçlayamazdınız, zerre kadar
etikten unsur bulunmuş olsaydı.
Siz, gizli gündeminizdeki konuları açığa çıkartıyorsunuz. Sizin
Cumhuriyet'le bir hesabınız var. Cumhuriyet'e karşı bir düşmanlığınız
var. Sizin müsteşar diye yanınıza getirip oturttuğunuz kişi, açıkça
Cumhuriyet'e ve laikliğe karşı savaş açmış bir Cumhuriyet karşıtıdır.
Israrla o kişiyi o görevde hala tutuyorsunuz. Size soruyorum sayın
Başbakan: Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, MGK toplantılarına neden
alınmıyor?
Onu orada tuttuktan sonra '80 yıllık dönemin bedelini ödüyoruz'
sözünü hangi hakla söylüyorsunuz? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 80
küsur sene bir geçmişi vardır. Bu devlet laik, demokratik
Cumhuriyet'tir. Bu devletin amacı, çağdaş uygarlık düzenin üstüne
çıkmaktır. Bu sistemin getirdiği bir takım kazanımlar, kurumlar
vardır. Fikirler, görüşler, politikalar var. Siz AKP iktidarı olarak
bu sistemin karşıtı olan bir sistemi savunuyorsunuz.
Sizin kılığınıza kıyafetinize bakıldığı zaman batılı gibi görülen
yapınız, kafanızın içine ve yüreğinize bakıldığı zaman hiç de öyle
görünmemektedir. Sayın Başbakan'ın kişiliğinin geliştiği dönemde hangi
düşüncelere sahip olduğu, Cumhuriyet'e, laikliğe hatta Atatürk'e ve
Atatürkçü düşünceye karşı hangi olumsuz düşünceleri taşıdığı çeşitli
örnekleriyle kitaplarda, dergilerde yazıldı. Ama bunlardan
kurtulabilmek için 'ben değiştim, gelişerek değiştim' diyerek
kendinizi bu topluma yeni kimliğinizle kabul ettiremezsiniz. Siz
açıkça Cumhuriyet karşıtı bir düşüncenin temsilcisisiniz.''
-İSTİSMAR-
Ak Parti iktidarının her vesile ile kutsal İslam dinini siyasete
alet ettiğini, yeri gelince başörtülü kızlar, imam hatipliler ve Kuran
kursları üzerinden siyaset yaptığını iddia eden Topuz, Hükümet'in bu
konularda hiç bir adım atmadığını, atmasının da mümkün olmadığını
söyledi.
Bu zihniyetin Cumhuriyet tarihinin bir döneminde ''takunyacılar''
olarak bilindiğini anlatan Topuz, ''Sayın Başbakan Erdoğan ve
hükümetini bir takunyalı iktidar olarak görüyorum'' dedi. Topuz,
şöyle devam etti:
''Evet, devleti kuşatmışlardır. Her yere belli bir siyasal
ideolojinin, ki o siyasal ideoloji Cumhuriyet'in temellerini sarsmaya
çalışan, Cumhuriyet'in yerine başka bir anlayış getirmeye çalışan,
laiklikten hiç söz etmeyen, laikliği 'canım, tanımı yapılmamıştır'
diyerek bir kenara iten bir zihniyeti temsil ediyorlar.
Bazı tarikatların ve onların kurmuş olduğu şirketlerin,
bankaların, holdinglerin yöneticilerini devlete yerleştirmeye çalışan
CHP değil.
Merkez Bankası'na bile bu takımdan birisini getirebilmek için
çeşitli oyunlar sergilediler. Toplumu kandırarak, birisini oraya
önereceklermiş gibi bir izlenim yaratarak, onun etrafında bir tartışma
yaparak zemin yoklamaya çalıştılar. şimdi nasıl bir tertip yapacaklar
belli değil, Bankacılık sistemimizin yüzde 5'ini temsil eden faizsiz
bankacılık sisteminin başındaki kişiyi getirip Merkez Bankası'nın
başına oturtmak istiyorlar.''
Başbakanlık Müsteşarı, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı ile
çeşitli kurumların içinde çok sayıda aynı düşüncede insanın görev
aldığını ifade eden Topuz, bu yöneticilerin ortak yanlarının ''din
kurallarını devlet yönetimde geçerli saymaları'' olduğunu ileri sürdü.
Binlerce insanının yerlerinin değiştirildiğini savunan Topuz,
bunlarla Cumhuriyet'in ciddi bir kuşatma tahdidi altında olduğunun
anlaşılabileceğini söyledi.
-CHP İKTİDARI-
Cumhuriyet'in 80 yılının hepsinin CHP ile
ilişkilendirilemeyeceğini anlatan Topuz, CHP'nin 1950'de iktidarı
devrettiğini hatırlattı. CHP'nin 1950'den bu yana ciddi şekilde
iktidar olmadığını ifade eden Topuz, şöyle konuştu:
''Eğer bu geçmişin hesabını sormak lazımsa biz 1950'ye kadar olan
dönemin hesabını verelim... 1950'dan sonra CHP'ye şimdiki iktidarın
baktığı gibi bakan partiler DP'den AKP'ye kadar gelmiş. CHP dışındaki
bütün sağ partiler ülkenin yönetiminde görev almışlardır. DP, AP, AKP,
DYP, ANAP... Bunların hepsi aynı kulvarın partileridir. Bir hesabınız
varsa kendi aranızda görün. Bu hesaba bizi karıştırırsanız dünyayı
kafanıza yıkarız.
Son 55 yılın sorumlularını arıyorsanız, bunlar sosyal demokrat
kulvarda değildir. Gidin hesabınızı bu kulvarın dışında siyaset
yapanlarla görün. Bizimle yapmaya kalkarsanız, bundan sonra daha sert
muhalefet yapmaya başlayacağımızı CHP grup başkanvekili olarak ilan
ediyorum.''
Türkiye'nin en önemli sorununun AK Parti'den kurtulma sorunu olduğunu
ileri süren Topuz, ''Çünkü AKP, Cumhuriyetimizin, ekonomimizin
üzerinde bir kara buluttur'' dedi.
Topuz, iktidarın, Türkiye için tahdit olan etnik milliyetçilik ve
şeriat özlemcileri konusunda uyguladığı politikalarla sınıfta
kaldığını savunarak, bazı illerde yöresel güçlerin kendilerini
devletin ve hükümetin yerine koyduğunu iddia etti.
Hükümet'in devletin bütün kademeleri ile ''çatışma'' içinde
olduğunu iddia eden Topuz, ''bu iktidarın sonu gelmiştir'' diye
konuştu.
Recep Tayyip Erdoğan'ın CHP'ye yönelik sözlerine cevap
verirken, ''Sizin, Cumhuriyet'le bir hesabınız var, Cumhuriyet'e karşı
bir düşmanlığınız var. Siz, AKP iktidarı olarak bu sistemin karşıtı
olan bir sistemi savunuyorsunuz'' dedi.
Topuz, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın hafta sonu partisinin ilçe kongrelerinde CHP ile
ilgili sözlerine değindi.
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından, ''gizli gündeminin erken
seçim'' olduğunun anlaşıldığını savunan Topuz, ''Başbakan'ın sözünü
ettiği konular ancak seçim dönemlerinde gündeme gelecek konulardır.
Başbakan'ın söyleminde bir erken seçim hazırlığı içinde olduğunu
söyleyebiliriz'' diye konuştu.
Erdoğan'ın ''asıl sosyal demokrat biziz'' şeklindeki sözlerini de
eleştiren Topuz, sosyal demokrasi ile sosyal devletin aynı anlama
gelen kavramlar olmadığını söyledi. AK Parti iktidarı döneminde sosyal
devletin ''noktasının dahi'' görülmediğini öne süren Topuz, ''dini
hareketle bütünleşen birinin sosyal demokrat olması kolay değildir''
dedi. Topuz, Başbakan Erdoğan'ın ''sosyal demokrasi ve sosyal
devletten bahsetmeye hakkı olmadığını'' iddia etti.
Hükümet'in emeklilere ve esnaflara yönelik politikasının başarısız
olduğunu savunarak, bu yılın ilk 2 ayında 60 bin kepenk kapandığını
bildiren Topuz, Erdoğan'ın, bazı illerde AK Parti yöneticilerine ihale
verilmesiyle ilgili söylediği sözleri de eleştirdi.
Topuz, milli gelirin 5 bin dolara çıkmasıyla ilgili açıklamaları
da hatırlatarak, ''ben milletvekili maaşıyla geçiniyorum. Benim maaşım
artmadığına göre, benim üzerinden artmış görünün 2 bin 500 dolar
kimlerin cebine gitti? Bunun hesabını versin Sayın Başbakan'' dedi.
-CUMHURİYET-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''80 yıllık bedeli bu iktidar
ödüyor. Bunun ciddi ekseriyetinde CHP vardır'', ''14 milyon oy alan
partimiz nasıl etik dışı suçlanabilir'' şeklindeki sözlerini
hatırlatan Topuz, şunları söyledi:
''Sayın Başbakan, 80 yıllık Cumhuriyet dönemini hiç ayrım yapmadan
suçlamaya kalkmanın, onu eleştirmenin, '80 yılın bedelini biz
ödüyoruz' demenin siyasal etikle ne ilgisi vardır? Sizde zerre kadar
siyasi etik yerleşmiş olsaydı Atatürk ile başlayan, bugüne kadar gelen
80 yıllık dönemi bir çırpıda bu şekilde suçlayamazdınız, zerre kadar
etikten unsur bulunmuş olsaydı.
Siz, gizli gündeminizdeki konuları açığa çıkartıyorsunuz. Sizin
Cumhuriyet'le bir hesabınız var. Cumhuriyet'e karşı bir düşmanlığınız
var. Sizin müsteşar diye yanınıza getirip oturttuğunuz kişi, açıkça
Cumhuriyet'e ve laikliğe karşı savaş açmış bir Cumhuriyet karşıtıdır.
Israrla o kişiyi o görevde hala tutuyorsunuz. Size soruyorum sayın
Başbakan: Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, MGK toplantılarına neden
alınmıyor?
Onu orada tuttuktan sonra '80 yıllık dönemin bedelini ödüyoruz'
sözünü hangi hakla söylüyorsunuz? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 80
küsur sene bir geçmişi vardır. Bu devlet laik, demokratik
Cumhuriyet'tir. Bu devletin amacı, çağdaş uygarlık düzenin üstüne
çıkmaktır. Bu sistemin getirdiği bir takım kazanımlar, kurumlar
vardır. Fikirler, görüşler, politikalar var. Siz AKP iktidarı olarak
bu sistemin karşıtı olan bir sistemi savunuyorsunuz.
Sizin kılığınıza kıyafetinize bakıldığı zaman batılı gibi görülen
yapınız, kafanızın içine ve yüreğinize bakıldığı zaman hiç de öyle
görünmemektedir. Sayın Başbakan'ın kişiliğinin geliştiği dönemde hangi
düşüncelere sahip olduğu, Cumhuriyet'e, laikliğe hatta Atatürk'e ve
Atatürkçü düşünceye karşı hangi olumsuz düşünceleri taşıdığı çeşitli
örnekleriyle kitaplarda, dergilerde yazıldı. Ama bunlardan
kurtulabilmek için 'ben değiştim, gelişerek değiştim' diyerek
kendinizi bu topluma yeni kimliğinizle kabul ettiremezsiniz. Siz
açıkça Cumhuriyet karşıtı bir düşüncenin temsilcisisiniz.''
-İSTİSMAR-
Ak Parti iktidarının her vesile ile kutsal İslam dinini siyasete
alet ettiğini, yeri gelince başörtülü kızlar, imam hatipliler ve Kuran
kursları üzerinden siyaset yaptığını iddia eden Topuz, Hükümet'in bu
konularda hiç bir adım atmadığını, atmasının da mümkün olmadığını
söyledi.
Bu zihniyetin Cumhuriyet tarihinin bir döneminde ''takunyacılar''
olarak bilindiğini anlatan Topuz, ''Sayın Başbakan Erdoğan ve
hükümetini bir takunyalı iktidar olarak görüyorum'' dedi. Topuz,
şöyle devam etti:
''Evet, devleti kuşatmışlardır. Her yere belli bir siyasal
ideolojinin, ki o siyasal ideoloji Cumhuriyet'in temellerini sarsmaya
çalışan, Cumhuriyet'in yerine başka bir anlayış getirmeye çalışan,
laiklikten hiç söz etmeyen, laikliği 'canım, tanımı yapılmamıştır'
diyerek bir kenara iten bir zihniyeti temsil ediyorlar.
Bazı tarikatların ve onların kurmuş olduğu şirketlerin,
bankaların, holdinglerin yöneticilerini devlete yerleştirmeye çalışan
CHP değil.
Merkez Bankası'na bile bu takımdan birisini getirebilmek için
çeşitli oyunlar sergilediler. Toplumu kandırarak, birisini oraya
önereceklermiş gibi bir izlenim yaratarak, onun etrafında bir tartışma
yaparak zemin yoklamaya çalıştılar. şimdi nasıl bir tertip yapacaklar
belli değil, Bankacılık sistemimizin yüzde 5'ini temsil eden faizsiz
bankacılık sisteminin başındaki kişiyi getirip Merkez Bankası'nın
başına oturtmak istiyorlar.''
Başbakanlık Müsteşarı, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı ile
çeşitli kurumların içinde çok sayıda aynı düşüncede insanın görev
aldığını ifade eden Topuz, bu yöneticilerin ortak yanlarının ''din
kurallarını devlet yönetimde geçerli saymaları'' olduğunu ileri sürdü.
Binlerce insanının yerlerinin değiştirildiğini savunan Topuz,
bunlarla Cumhuriyet'in ciddi bir kuşatma tahdidi altında olduğunun
anlaşılabileceğini söyledi.
-CHP İKTİDARI-
Cumhuriyet'in 80 yılının hepsinin CHP ile
ilişkilendirilemeyeceğini anlatan Topuz, CHP'nin 1950'de iktidarı
devrettiğini hatırlattı. CHP'nin 1950'den bu yana ciddi şekilde
iktidar olmadığını ifade eden Topuz, şöyle konuştu:
''Eğer bu geçmişin hesabını sormak lazımsa biz 1950'ye kadar olan
dönemin hesabını verelim... 1950'dan sonra CHP'ye şimdiki iktidarın
baktığı gibi bakan partiler DP'den AKP'ye kadar gelmiş. CHP dışındaki
bütün sağ partiler ülkenin yönetiminde görev almışlardır. DP, AP, AKP,
DYP, ANAP... Bunların hepsi aynı kulvarın partileridir. Bir hesabınız
varsa kendi aranızda görün. Bu hesaba bizi karıştırırsanız dünyayı
kafanıza yıkarız.
Son 55 yılın sorumlularını arıyorsanız, bunlar sosyal demokrat
kulvarda değildir. Gidin hesabınızı bu kulvarın dışında siyaset
yapanlarla görün. Bizimle yapmaya kalkarsanız, bundan sonra daha sert
muhalefet yapmaya başlayacağımızı CHP grup başkanvekili olarak ilan
ediyorum.''
Türkiye'nin en önemli sorununun AK Parti'den kurtulma sorunu olduğunu
ileri süren Topuz, ''Çünkü AKP, Cumhuriyetimizin, ekonomimizin
üzerinde bir kara buluttur'' dedi.
Topuz, iktidarın, Türkiye için tahdit olan etnik milliyetçilik ve
şeriat özlemcileri konusunda uyguladığı politikalarla sınıfta
kaldığını savunarak, bazı illerde yöresel güçlerin kendilerini
devletin ve hükümetin yerine koyduğunu iddia etti.
Hükümet'in devletin bütün kademeleri ile ''çatışma'' içinde
olduğunu iddia eden Topuz, ''bu iktidarın sonu gelmiştir'' diye
konuştu.
