2013-06-05 - 15:01
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. Mumcu, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündemdışı söz verdi.
AK Parti Yalova Milletvekili Temel Coşkun, Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylara ilişkin, ''Eylem yapan gencin de zarar gören esnafın da bizim insanımız olduğunu unutmamalıyız'' dedi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. Mumcu, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündemdışı söz verdi.

AK Parti'li Temel Coşkun, Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylardan ders çıkarılması gerektiğini ifade etti. Coşkun, ''Milletin gözü Meclis'te. Ortak mesaj vermeliyiz. Eylem yapan gencin de zarar gören esnafın da bizim insanımız olduğunu unutmamalıyız. Polisin şiddetine karşıyız ama her etrafa zarar verenlere de karşı olmalıyız'' dedi. Coşkun, eylemlerin artık sona erdirilmesi gerektiğini kaydetti.

BDP Mardin Milletvekili Erol Dora, iktidarın çevre politikasını eleştirdi. Dora, hidroelektrik santralleri ile Anadolu'nun suyunun sermayenin hizmetine sunulmak istendiğini ileri sürdü.

Gezi Parkı'ndaki olaylara değinen Dora, kentlerde çevreye yönelik düzenlemelerde halktan izin alınması gerektiğini, demokratik ülkelerde bunun refarandumlarla yapıldığını söyledi.

CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli, Gezi Parkı'ndaki samimiyetin devlet tarafından tolere edilmediğini savundu. Olaylardan, kimsenin kendisine ya da partisine bir pay çıkarmasının doğru olmayacağını anlatan Kaleli, gençlerin doğayı, çevreyi korumaya çalıştığın öne sürdü.

CHP Adana Milletvekili Turgay Develi, AK Parti'nin "politik kabızlık çektiğini, bunun için sorunları yönetemediğini ve çözüm üretemediğini" öne sürdü.

TBMM Genel Kurulu'nda, Başkanvekili Güldal Mumcu, milletvekillerine yerinden söz verdi. CHP Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, gözaltına alınan bir kıza, polisin küfür ettiğini, taciz içeren sözler söylediğine ilişkin bir iddiayı dile getirdi. Bu polisin bulunmasını isteyen Sapan, "Başbakan'ın, Bülent Arınç'ın, İçişleri Bakanı'nın bir yakınına, kızına, eşine, şuna ya da buna bu laflar söylenseydi ne hissederdi acaba, merak ediyorum?" dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Sapan'ın bu sözlerine tepki göstererek, "Bir iddiadan yola çıkarak ki yapılmışsa bunu biz de tasvip etmeyiz, bu sözü yansıtarak alakası olmayan kişilerle örnek verircesine ifade etmek gayri ahlakidir. Yanlış, yanlışla telafi edilmez. Biz sizlerin yöneticilerine bu tür örneklerle saldırgan bir tutum içerisine girmiyoruz. Bu sözlerinden dolayı kendisini kınıyorum ve özür bekliyorum" diye konuştu.

Sapan da yeniden söz alarak, "Ben bir tespit yaptım ve eksik bile anlattım. Bu benim içimi acıttığı için bana yapılmış gibi hissettim için bunları burada ifade ettim. Tabi ki özür dilenecek bir şey yok ama örneklerime sizi de ilave edebilirim. Sizin başınıza gelseydi ne hissedersiniz?" diye sordu.

Genel Kurul'da, gruplar adına yapılan yerinden konuşmalarda da Miraç Kandili ve Çevre Günü kutlandı.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu'nun gündemden çıkarılmasını ve yeni anlayışla yeniden gündeme alınmasını istedi.

Daha sonra, BDP'nin mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugüne ele alınması önerisi görüşüldü.

CHP Adana Milletvekili Turgay Develi, "AK Parti politik kabızlık çekiyor. Bunun için sorunları yönetemiyor ve çözüm üretemiyor. Parlamentoyu çalıştırmak, halkın sesine kulak vermektir" dedi. Develi, toplumun "yetti artık" dediğini savundu.

Genel Kurul'da, BDP'nin grup önerisinin kabul edilmemesinin ardından MHP'nin grup önerisinin görüşmelerine geçildi.

CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer, Taksim Gezi Parkı'ndaki olayları değerlendirirken, AK Parti iktidarının, milleti 'Sizdenler', 'Bizdenler' diye kategorize ettiğini savundu.

TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, ziraat ve veteriner fakülteleri mezunlarının sorunları ile ilgili araştırma önergesinin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi görüşüldü.

Öneri üzerine söz alan MHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz, iktidarın yanlış istihdam politikaları nedeniyle fakülte mezunlarının işsizlikle mücadele ettiğini söyledi. Yılmaz, siyasi nedenlerle gereğinden fazla ziraat fakültesi açıldığını, sonuçta, puanlarının çok düşük olmasına rağmen birçok fakültenin öğrenci bulmakta zorlandığını ifade etti. Kemalettin Yılmaz, işsiz ziraat mühendislerine gerekli destek sağlanarak Hazine'nin tarıma elverişli arazilerinin açılabileceğini söyledi.

AK Parti Hatay Milletvekili Orhan Karasayar, Hazine'ye ait tarıma elverişli arazilerin ziraat mühendislerine açılabileceğini ancak bunun için öncelikle sulanabilir tarafım arazilerinin oluşturulması gerektiğini kaydetti. Karasayar, bu konuda DSİ'nin önemli çalışmalar yaptığını, sulanabilir tarım arazisinin 60 milyon hektara ulaştığını belirtti.

CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer, ziraat fakültesinde 4 yıl dirsek çürüten öğrencilerin, mezun olduktan sonra ''ne iş olsa yaparım'' durumuna geldiğini söyledi.

Taksim Gezi Parkı olaylarına değinen Seçer, konunun ideolojik olduğunu ancak bu ideolojinin göstericilerden değil AK Parti'den kaynaklandığını savundu. Seçer, "(Dindar gençlik, kindar gençlik...) Bunlar ideolojik söylemler. Benim, biri lisede diğeri üniversitede iki çocuğum var, onları bile politize etmeyi başardınız. Çocuğum, 'Başbakan Türkiye'yi savaşa mı götürüyor?' diyor. Esad'a, 'Halkına zulmediyor' diyordunuz, bakın şimdi siz halkınıza eziyet ediyorsunuz. 'Sizdenler', 'Bizdenler' diye kategorize ettiniz milleti. Başbakan'ın televizyona çıkıp barış dolu sözler söylemesini tavsiye ediyoruz" diye konuştu.

AK Parti Kırıkkale Miletvekili Ramazan Can, devletin, üniversite mezunu herkesi işe aldığı hiçbir ülkenin bulunmadığını ifade etti. Can, üniversite mezunlarının kendilerini geliştirip özel alanlara da yönelmesi gerektiğini ifade etti.

Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylara değinen Can, gösterilerin demokrasinin unsurlarından biri olduğunu ancak diğer bir unsurunun da seçim olduğunu dile getirdi. Can, halkın iradesi ile gelen iktidarı hazmetmenin de demokrasinin gereklerinden biri olduğunu söyledi.

MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, sigorta acentelerinin ve sigortalıların sorunlarının araştırılmasına ilişkin grup önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.

Öneri üzerinde saz alan CHP İzmir Milletvekili Alaaddin Yüksel, İzmir'de eli sopalı polislerin gece yarısı çocukları avladığını, apartmanları bastığını savundu.

Yüksel, "Derhal İzmir Emniyet Müdürü görevden alınmalıdır. Onun bilgisinde bunlar gerçekleşmiştir" dedi.

Dün İzmir'de tweet atan gençlerin gözaltına alındığını belirten Yüksel, "Twitter ve Facebook hesabı bile olmayanları evlerinden aldılar" ifadesini kullandı.

Genel Kurul'da, daha sonra, 5 yeni vakıf üniversitenin kurulmasına ilişkin Yükseköğretim Kurumları Teşkilat Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısını görüşmelerine geçildi.

Tasarı üzerinde söz alan CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfi Baydar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, "her kurumu ele geçirme hevesi ve tutkusu" sonucunda Türkiye'nin yangın yerine döndüğünü iddia etti. Baydar, AK Parti sıralarına yönelik, "Ustanızın peşinden giderek kendinizi de uçuruma sürüklemeyin. Bu ülkeyi kendi malı gibi gören bir kişi tarafından yönetilmektesiniz. Bir Başbakan mert ise sözünün eri ise ülkesini bırakıp kaçmaz, Fas Kralı görüşmeyince Cezayir'e gitmez. Bir Başbakan ülkesini seviyorsa vatandaşlarına kin duygusu aşılamaya çalışmaz, yabancı ve devlet başkanının karşısında ilkokul çocukları gibi şirinlik yapmaya çalışmaz. Bir haftadır devam eden olayların tek sorumlusu Recep Tayip Erdoğan'dır. Uluslararası kamuoyunda artık yeni bir soru gündeme gelmektedir: (Acaba hangisi önce gidecek: Esad mı Tayip mi?)" diye konuştu.

AK Parti milletvekilleri, Baydar'ın konuşmasına tepki gösterdi. AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, "Tek kelimeyle yazıklar olsun.Kinini, nefretini kusan bir edeple konuştun" dedi. Aydın, şöyle devam etti:

"Bu milletin Başbakanı'na küfredercesine, hakaret edercesine konuştun. Hakaretle bir yere varılamayacağını bu millet size gösterdi. Diktatör arıyorsanız geçmişinize bakın. Bu ülkede asimilasyon politikası oldu. Herkesi tek tip yapmaya çalıştınız. İşte bu yüzden siz artık iktidar olamazsınız. Artık bu millet uyandı. Sizin iktidar olma şansınız yok. Milli iradeye güvenemiyorsunuz, başka başka yöntemlerle iktidara gelmeye çalışıyorsunuz. Milliyetçilik, millete hizmet etmekle olur. Millete saygılı olmakla olur.

Yanlış bilgilerle, Avrupa'da kendi sosyalist grubunuza bizi kötülemeye çalıştınız. Bu ülkenin anamuhalefet liderinin düştüğü duruma ben üzüldüm, siz üzülmediniz mi? Hakkari'de bayrak taşıyamayacaksınız, gelip burada bayrak edebiyatı yapacaksınız. Bu millet bunu yutmaz. CHP acziyet içerisinde, yaptığı tek şey hakaret etmek. Politika üretemez, siyaset yapamaz"

Yeniden söz alan Metin Baydar ise "Siz CHP Genel Başkanı'nı Sosyalist Grup'taki davranışı için eleştireceksiniz... Bütün meydanlarda Sayın Başbakan için birçok laf yazılıyor. Gidin görün. Biz de Başbakan için üzülüyoruz. Fas Kralı tarafından kabul edilmeyen Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı için üzülüyoruz" dedi.

Ahmet Aydın da "Sayın Başbakanımız dışarıdaki itibarı ortada. Eskiden dışarıda, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı ABD'de karşılandığında, iki büklüm Başbakan olurdu. Şimdiki fotoğraflara bakın, ayak ayak üstüne oturan ve yeri geldiğinde resti çeken bir Başbakan. Sizin Genel Başkanınız gibi oraya buraya gidip, yalan yanlış bilgilerle Türkiye'yi kötülemek değil. Siz zaten iktidar olamayacaksınız ve anamuhalefetten de düşeceksiniz. Bu millet onu da size gösterecek. Çünkü hiçbir konuda hiçbir politikanız yok" diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, AK Parti sıralarına yönelik, "Fas Kralı'nın Başbakanınızı neden kabul etmediğini düyündünüz mü?" dedi. Tarhan, şöyle devam etti:

"Bir gecede Esad'ın adını bir harf değişikliği ile Esed'e dönüştürdünüz. Onu, dost kamplardayken düşman kamplara koymanın yolu bir harf değiştirmekmiş gibi geldi. Fas Kralı belki, 'Türkiye'nin evlerini, okullarını yıktınız. Ormanlarını söktünüz AVM yaptınız. İnsanlar o yüzden sokaklara düştüler' diye düşünmüştür. 'Evetçiler' bugün kendi kendilerine ne diyorlarmış biliyor musunuz? Size, anayasa sürecinde verdikleri destekten ve ülkeyi bu hale getirdiğinizden ötürü, 'Yetmez ama Allah belamı versin' diyorlarmış. Size destek verdikleri için. Bu ülkede direnişin sembolü ve mimarı Recep Tayyip Erdoğan'dır."

Ahmet Aydın ise her çıkan konuşmacının, Başbakan Erdoğan ile ilgili yalan yanlış, ilgisiz ilgil cümleler sarf ettiğini söyledi. Aydın, Fas Kralı'nın 6 aydır Fransa'da tedavi gördüğünü belirterek, "6 Aydır Fransa'da tedavi gören biriyle Fas'ta nasıl görüşecek?" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk ise Fas Haber Ajansı'nın 4 Haziran 2013 tarihli haberinde, "Türk Hükümeti'nin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fas'a ilk yaptığı ziyaretten edindiği hatıralar iyi olmayacak. Kral ile görüşmesi gerçekleşmedi. Erdoğan Fas gezisini kısa kesip Cezayir'e döndü" ifadelerinin yer aldığını söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, "Fas Kralı yurt dışında olduğu için sayın Başbakan'ın seyahat planlamasında Fas Kralı ile görüşmesi ne Fas ne de Türkiye tarafından öngörülmemiştir. Resmi ve doğru bilgi budur" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda 5 yeni vakıf üniversitesi kurulmasına ilişkin kanun tasarısının görüşmelerinde söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Fas Kralı'nın 20 gündür yurt dışında olduğu için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmediğini söyledi.

Aydın, "Sayın Başbakan'ın Kuzey Afrika'da yapacağı mitingde toplayacağı kalabalığı siz Tandoğan'da toplayamazsınız. Türkiye, eski Türkiye değil, güçlü ve ufku açık ülke" dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, tartışmayla ilgili söz alarak, "Fas Kralı yurt dışında olduğu için sayın Başbakan'ın seyahat planlamasında Fas Kralı ile görüşmesi ne Fas ne de Türkiye tarafından öngörülmemiştir. Çünkü Kral ülkesinde yoktur. Resmi ve doğru bilgi budur. Onun ötesi spekülasyondur? diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Musa Çam, AK Parti Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ?ın bir gazeteyi odasının önünde bulunan bankoda yırttığını belirterek, bunu eleştirdi.

Söz alan Demirbağ, ?Sayın Çam bankoda gazeteyi yırttığımı, oradaki çalışanları da tehdit ettiğimi ifade ettiler. Benim odama bu gazeteyi kim bırakıyor? Danışmanlarıma sordum ve bu gazeteyi istemiyorum, dedim. Bankonun orada da yırttım bıraktım. Bu gazeteyi okumak zorunda değilim? dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara, milletvekillerinin tehdit altında olduğunu, Başkanlık Divanı?nın buna tedbir almasını istedi.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, madde üzerinde, anadolu ve fen liselerine nasıl öğrenci alınacağına ilişkin soruyu yanıtladı.

Anadolu ve fen liseleri için artık tek bir sınava dayalı öğrenci alınmayacağını belirten Avcı, müfredatta olan sınavlardan alınan notları da hesaba katan bir düzen kurmaya çalıştıklarını kaydetti. Avcı, şunları söyledi:

?Bunun bugüne kadar gerçekleştirilemeyişinin sebebi; müfretada dayalı olarak yapılan sınavlarda her öğretmen ve okul, kendi öğrencilerinin daha başarılı olmasını istiyor, dolayısıyla oradaki notlar çok da gerçekçi olmayabiliyor veya çok adilane değerlendirme yapan okullar bu kriterlere uymayan okullar karşısında öğrencileri dezavantajlı duruma düşüyor. Üzerinde çalıştığımız; müfredata dayalı olarak yapılan sınavların bazılarının, bu değerlendirmeye katılacak olan sınav sonuçlarının, merkezden planlanmayla yürütülen ve yine merkezden değerlendirilen sınavlar şeklinde yapılması. Sene içindeki bazı yazılılar Milli Eğitim Bakanlığı'nın denetiminde merkezden hazırlanmış sorularla yapılacak. Böylece, hormonlanmış notlardan arındırarak, bu notları da nihai değerlendirme ortalamasına katmayı planlıyoruz. Bu çok ciddi merkezi planlama gerektiriyor.?

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, ?Başbakan eleştirilebilir. Başbakan?ı, AK Parti?yi eleştirmeyeceksek biz niye buradayız?? dedi. Ağbaba, Genel Kurul?da yaşanan bazı tartışmaları anımsattı.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ?Atatürk ve Cumhuriyet üzerinden siyaset yapmayı bırakın, bunlar ortak değerlerimizdir. Atatürk olsaydı, sizi bu partide barındırmazdı? ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, TBMM Genel Kurulu'nda, Rize'de bir gerginliğin söz konusu olduğunun gündeme getirilmesi üzerine telefonla Rize Valisi ile görüştü. Avcı, "Sayın Vali, endişe edilecek vahim bir durum olmadığını söyledi" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda 5 yeni vakıf üniversitenin kurulmasına ilişkin Yükseköğretim Kurumları Teşkilat Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının görüşmelerine devam edildi.

Tasarı üzerinde söz alan CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Rize'de iki grup arasında tehlikeli bir girişimin söz konusu olduğunu, yetkililerin bir an önce önlem alması gerektiğini söyledi.

Taksim Gezi Parkı'ndaki olaylara değinen Bayraktutan, nasıl bir tablonun söz konusu olduğunun görülmesi için olayların yaşandığı bölgenin görülmesi gerektiğini ifade etti.

AK Parti'nin, CHP için "Hakkari'ye bile gidemiyorsunuz" diye eleştiride bulunduğunu belirten Bayraktutan, "Hakari'ye kadar gitmeye gerek yok, hadi yürüyerek Kızılay'a gidelim. Niye gidemiyorsunuz?" diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara ise "Eylemleri CHP'nin organize ettiğini söylüyormuşuz. CHP'nin buna gücü yetmez. Bize 10 senedir, 'Yassıada'yı unutmayın' dediler. Her gece bir sehpa kurdular bizi asmaya, güçleri yetmedi. Bundan sonra da yetmeyecek. Düşün Atatürk'ün yakasından, düşün bu partinin yakasından, düşün bu milletin yakasından" dedi.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, "Türkiye'de yaşanan bu tabloyu okuyamayan AKP, hala CHP'yi suçlamakla meşgul. Size sokaklar gülüyor, size Türkiye gülüyor, size bütün dünya gülüyor. Bu güç CHP'nin gücü değil, bu güç halkın ta kendisinin gücüdür. Sizin korkmanız gereken güç bu güçtür. Size verilen yetki geri alınmıştır" diye konuştu.

AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, Atıcı'nın, "Size verilen yetki geri alınmıştır" sözüne tepki göstererek, "Bunun arka planında, birilerine yaptıramadığınız olan darbenin Türkiye gündeminden çıktığının herhalde bir tezahürü. Biz sokağın mesajını iyi alıyoruz. Türkiye'de bir muhalefet boşluğu var. Keşke bu muhalefet boşluğu olmasaydı, sokak sizin yerinize geçip hareket yapmasaydı. Siz kaliteli muhalefet yapabilseydiniz, sokak bu hareketleri yapmazdı" ifadelerini kullandı.

BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da Taksim'de ilk gün toplanan eylemcilerin amacı sadece bir şehir tepkisi olduğunu ancak ertesi gün sabah 05.00'te polisin orantısız müdahalesine maruz kalınca olayların büyüdüğünü ifade etti. Kaplan, polis müdahalesi devam ettikçe halkın büyük bir dayanışma içine girdiğini söyledi.

Eylemlerin iktidarın icraatlarına yönelik uyarı olduğunu ancak aynı zamanda muhalefete de bir uyarı niteliği taşıdığını kaydeden Kaplan, "Demek ki biz etkili muhalefet yapamamışız" dedi.

AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu, eylemlere katılanlara "neden katıldın?" diyemeyeceklerini ancak eylemlerde şiddete yol açanları da normal karşılayamayacaklarını ifade etti.

Bu arada söz alan CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya, Rize'de olağanüstü olayların yaşandığını, kötü sonuçların meydana gelmesinden endişe ettiklerini, bu konuda herkesin duyarlı olmasını istediklerini söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı kendilerine de bu konuda bilgi ulaştığını, gruplarındaki yetkili arkadaşlarının konuyu incelediğini söyledi.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de Rize'de yaşananların kendi gruplarına da ulaştığını, ciddi sıkıntılar yaşanmadan olayların önlenmesini istediklerini ifade etti.

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Rize'de meydana gelen olaylarla ilgili soruları yanıtladı. Rize Valisi'nden aldığı bilgiyi aktaran Avcı, şunları söyledi:

"Atatürk Düşünce Derneği etrafında esnaftan olduğu söylenen vatandaşlarla gösteri yapanlar arasında bir itiş kakış, gerilim yaşanmış. Polis olaya müdahale etmiş. Bu müdahale sırasında esnaftan 4 kişi gazdan rahatsız olup hastanede ayakta tedavi olup ayrılmış. Onun dışında hastaneye müracaat eden yok. Atatürkçü Düşünce Derneği etrafından kalabalık dağılmış. Herhangi bir olay, saldırı söz konusu değil. Sayın Vali, 'İçerdeki 20-25 kişinin de tahliye edilmesi için çalışıyoruz ama içeridekilerden bazıları çıkmak istemiyorlar. Biraz işi sosyal medya üzerinden duyurmak için içeride kalmayı tercih ediyorlar, onları da çıkarmaya çalışıyoruz' diyor. Endişe edilecek vahim bir durum olmadığını söylüyor."

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, tasarının 2. maddesine bağlı 152. maddesinin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi.

Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Mumcu, birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.