2008-11-24 - 12:00
Mumcu: "Eğer kızlarımıza verdiğimiz eğitim onları kapayacak, çağdaşlıktan uzaklaştıracak, evrene, dünyaya açılmalarını kısıtlayacak en küçük bir bağnazlığa izin verirse, şu anda başkan vekili bulunduğum Türkiye Büyük Millet Meclisimizin kuruluş felsefesini de inkar etmiş oluruz"
- TBMM Haber Sitesi - TBMM Başkanıvekili Güldal Mumcu, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla, 81 ilden gelen temsilcileri kabul etti.
Kabulde bir konuşma yapan Mumcu, heyetteki kadın öğretmenlerin sayısının az olduğuna dikkat çekerek; "ben isterdim ki, kadın erkek eşit sayıda olsun ve yaşamın her anında olması gereken eşitlik buraya da yansısın" dedi.
Eğitimin bir eser meydana getirmek demek olduğunu söyleyen Mumcu; "Atatürk'ü her an daha çok özlememize yol açan dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmeler ve sizlerin de içinde bulunduğu şartlar dolayısıyla işiniz zor" ifadelerini kullandı.
Herkesin kendini geliştirme hakkına sahip olduğunu vurgulayan Mumcu, eğitimin temel ilkelerinin "ulusal-laik-bilimsel" olarak üç noktada açıklanabileceğini söyledi.
"Kadınlarımızın hem zihnen hem dış görünümleriyle çağdaş olmaları, kendilerinden utanmamaları, taassubun baskılarından korkmamaları gerektiği, Cumhuriyetimizin kuruluşundan 85 yıl sonra artık anlaşılmış olmalıdır" diyen Mumcu, sık sık Atatürk'ün konuşmalarından alıntılar yaptı.
"KADINLARIMIZ YÜZLERİNİ CİHANA GÖSTERSİNLER"
Atatürk'ün 28 Ağustos 1925 tarihinde, İnebolu Türk Ocağında yaptığı giyim ve şapka hakkındaki konuşmasında, kadınlara "yüzlerini cihana göstersinler ve gözleri ile cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak bir şey yoktur. Korkmayınız. Bu gidiş zorunludur. Bu zorunluluk bizi yüksek ve önemli bir neticeye götürüyor. Önemli olan şunu ihtar ederim ki, bu halin muhafazasında inat ve taassup, hepimizi her an kurbanlık koyun olmak istidadından kurtaramaz" ifadeleriyle seslenişini hatırlatan Mumcu, Cumhuriyetin kurucu felsefesine yakışır şekilde; özellikle kız çocukların laik ve çağdaş eğitimini desteklemek, özendirmek için tüm çabanın gösterilmesi gerektiğini söyledi.
"Eğer kızlarımıza verdiğimiz eğitim onları kapayacak, çağdaşlıktan uzaklaştıracak, evrene, dünyaya açılmalarını kısıtlayacak en küçük bir bağnazlığa izin verirse, şu anda başkan vekili bulunduğum Türkiye Büyük Millet Meclisimizin kuruluş felsefesini de inkar etmiş oluruz" diyen Mumcu, öğretmenlerin layık olduğu insanca yaşama düzeyini sağlamanın TBMM'nin görevi olduğunu da sözlerine ekledi. Bu görevin yerine getirilmesinde bir kusur varsa ben Meclis adına özür diliyorum" diyen Mumcu sözlerini şöyle tamamladı: "80. yılında 24 Kasım'ı borçlu olduğumuz Başöğretmen Atatürk'ü, savaş ortasında ordudan, silahtan da öncelikli gördüğü Kurtuluş Savaşını kürsülerinden yönettiği ve bize aynı kürsülerden cumhuriyeti armağan ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi adına sizlere teşekkür etme imkanını ve onurunu sağladığı için minnetle anıyor, Onun Meclisi'nde sizleri şükran ve sevgiyle selamlıyor, saygılarımı sunuyorum."
Kabulde bir konuşma yapan Mumcu, heyetteki kadın öğretmenlerin sayısının az olduğuna dikkat çekerek; "ben isterdim ki, kadın erkek eşit sayıda olsun ve yaşamın her anında olması gereken eşitlik buraya da yansısın" dedi.
Eğitimin bir eser meydana getirmek demek olduğunu söyleyen Mumcu; "Atatürk'ü her an daha çok özlememize yol açan dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmeler ve sizlerin de içinde bulunduğu şartlar dolayısıyla işiniz zor" ifadelerini kullandı.
Herkesin kendini geliştirme hakkına sahip olduğunu vurgulayan Mumcu, eğitimin temel ilkelerinin "ulusal-laik-bilimsel" olarak üç noktada açıklanabileceğini söyledi.
"Kadınlarımızın hem zihnen hem dış görünümleriyle çağdaş olmaları, kendilerinden utanmamaları, taassubun baskılarından korkmamaları gerektiği, Cumhuriyetimizin kuruluşundan 85 yıl sonra artık anlaşılmış olmalıdır" diyen Mumcu, sık sık Atatürk'ün konuşmalarından alıntılar yaptı.
"KADINLARIMIZ YÜZLERİNİ CİHANA GÖSTERSİNLER"
Atatürk'ün 28 Ağustos 1925 tarihinde, İnebolu Türk Ocağında yaptığı giyim ve şapka hakkındaki konuşmasında, kadınlara "yüzlerini cihana göstersinler ve gözleri ile cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak bir şey yoktur. Korkmayınız. Bu gidiş zorunludur. Bu zorunluluk bizi yüksek ve önemli bir neticeye götürüyor. Önemli olan şunu ihtar ederim ki, bu halin muhafazasında inat ve taassup, hepimizi her an kurbanlık koyun olmak istidadından kurtaramaz" ifadeleriyle seslenişini hatırlatan Mumcu, Cumhuriyetin kurucu felsefesine yakışır şekilde; özellikle kız çocukların laik ve çağdaş eğitimini desteklemek, özendirmek için tüm çabanın gösterilmesi gerektiğini söyledi.
"Eğer kızlarımıza verdiğimiz eğitim onları kapayacak, çağdaşlıktan uzaklaştıracak, evrene, dünyaya açılmalarını kısıtlayacak en küçük bir bağnazlığa izin verirse, şu anda başkan vekili bulunduğum Türkiye Büyük Millet Meclisimizin kuruluş felsefesini de inkar etmiş oluruz" diyen Mumcu, öğretmenlerin layık olduğu insanca yaşama düzeyini sağlamanın TBMM'nin görevi olduğunu da sözlerine ekledi. Bu görevin yerine getirilmesinde bir kusur varsa ben Meclis adına özür diliyorum" diyen Mumcu sözlerini şöyle tamamladı: "80. yılında 24 Kasım'ı borçlu olduğumuz Başöğretmen Atatürk'ü, savaş ortasında ordudan, silahtan da öncelikli gördüğü Kurtuluş Savaşını kürsülerinden yönettiği ve bize aynı kürsülerden cumhuriyeti armağan ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi adına sizlere teşekkür etme imkanını ve onurunu sağladığı için minnetle anıyor, Onun Meclisi'nde sizleri şükran ve sevgiyle selamlıyor, saygılarımı sunuyorum."
