2010-06-25 - 13:17
TBMM KANSER ARAŞTIRMA KOMİSYONU...
Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü Hasan Çağıl, kurumla sözleşmeli özel sağlık kurumları, kamu üniversite hastaneleri ve vakıf üniversitelerinin, radyoterapi, kemoterapi, radyo izotop tedavilerinden ek ücret talep etmediğini bildirdi.
Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası
Genel Müdürü Hasan Çağıl, kurumla sözleşmeli özel sağlık kurumları, kamu
üniversite hastaneleri ve vakıf üniversitelerinin, radyoterapi, kemoterapi, radyo
izotop tedavilerinden ek ücret talep etmediğini bildirdi.

TBMM Kanser Araştırma Komisyonu Genel Müdür Hasan Çağıl'ı dinledi.

Komisyon Başkanı Kemalettin Aydın, özel hastanelerin, almaması gerektiği
halde kanser hastalarının tedavileri için ek ücret talep etmesine yönelik
komisyonlarına gelen şikayetleri gündeme getirdi.

Bu konuda komisyona mektuplar geldiğini ifade eden Aydın, Çağıl'dan bilgi
istedi.

Genel Müdür Çağıl da sağlık uygulama tebliğinin, satın aldıkları
hizmetlerle ilgili kuralları belirlediğini, hizmet sunucularının bu tebliğe göre
hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Kurumla sözleşmeli özel sağlık hizmetleri sunucuları, kamu üniversite
hastaneleri, vakıf üniversitelerinin, radyoterapi, kemoterapi radyo izotop
tedavilerinden ek ücret talep etmediğini belirten Çağıl, kanser tedavileri
haricinde ek ücret talep edilmeyen diğer hizmetleri ise şöyle sıraladı:

''Acil haller nedeniyle sunulan sağlık hizmetleri, yoğun bakım
hizmetleri, yanık tedavisi hizmetleri, yenidoğana verilen sağlık hizmetleri,
organ, doku ve kök hücre nakilleri, doğumsal anomaliler için yapılan cerrahi
işlemlere yönelik sağlık hizmetleri, diyaliz tedavileri, kardiyovasküler cerrahi
işlemler.''

Çağıl, Sağlık Uygulamaları Tebliğine göre, 1 Nisan 2010'dan itibaren
kanser tedavisi veya kontrolü için yerleşim yeri dışına yapılan sevklerde,
tedavinin sağlandığı en yakın yere sevk şartı uygulanmaksızın, hastanın sevk
edildiği yerleşim yeri esas alınarak, yol giderlerinin ödenmeye başlandığını
anlattı.

Yaklaşık 400 özel hastane, bin 300 tıp merkezinden hizmet aldıklarını
ifade eden Çağıl, vatandaşlardan şikayet geldiğinde gereğini yaptıklarını, 3.
kezden sonra sözleşmeleri fesh ettiklerini, hastalardan alınan ücretin geri
ödendiğini, ayrıca para cezası verdiklerini söyledi. Çağıl, vatandaşlardan ek
ücret alıp, ceza almaktan kurtulunmadığını ifade etti.

Çağıl, yılda 2 kez rutin denetimlerinin bulunduğuna işaret ederek, tüm
sağlık hizmet sunucularına tek tek gidildiğini, yatan hastaların takip
edildiğini, İstanbul'da ciddi cezalar kestiklerini belirtti.

Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Saim Kerman, kanser
ilaçlarında, üretim yeri denetimi, ruhsat başvurusu, teknik değerlendirme,
analiz, fiyatlandırma işlemlerinin ardından pazar izni alındığını kaydetti.
Kerman, bu ürünlerin ayrı bir klinik değerlendirme grubunun bulunduğunu
vurguladı.

Kerman, kanser kemoterapisinde kullanılmak üzere 97 etkin maddeye ait 374
preparatın ruhsatlandırıldığını bildirerek, son 2 yılda reçete edilme oranındaki
azalma nedeniyle ticari değerini yitiren 13 preparatın ruhsatının iptal
edildiğini kaydetti. Kerman, bunlardan 4'ünün endikasyon muadilinin bulunduğunu,
9'unun birebir eşdeğerinin mevcut olduğunu belirtti.

Genel Müdürlüğe 34 firmanın, 10 etkin maddede toplam 162 adet müstahzar
için imal ve ithal statüde jenerik başvuruda bulunduğunu ifade eden Kerman, ''Bu
10 etkin maddenin tamamı farklı firmalar tarafından ülkemizde daha önceden
ruhsatlandırılmış ürünlerdir. Ayrıca 9 firma tarafından 11 etkin maddede 18
müstahzara ait orijinal başvuruda bulunulmuştur. Tamamı ithal olan bu
başvuruların ruhsatlandırılma süreci devam etmektedir'' diye konuştu.

Kerman, kanser hastalarında ölüm korkusunun hastayı bitip tüketmemesi,
hekimin, hasta yakınlarının yüzünün gülebilmesi gerektiğini dile getirdi. Kerman,
''Hastanın başında, bu hastalıktan ölenleri anlatan yakınları var'' dedi.

Dünya Sağlık Örgütünün 8 binden fazla hastalığın ''yetim hastalık''
olarak tanımladığına dikkati çeken Kerman, bu hastalıkların çoğunlukla ırksal ya
da bölgesel özellik gösterdiğini belirtti. Kerman, bu hastalıkların ilaçlarına,
ilgi azlığını işaret etmek için ''yetim ilaçlar'' denildiğini kaydetti.

Kerman, onkolojik preparatların da genellikle yetim ilaç sınıfında yer
aldığını, ''yetim ilaç kılavuzu'' oluşturmaya çalıştıklarını anlattı. Kerman, bu
ilaçlar için teşvik oluşturmak, Türkiye'de üretimini sağlamak için bazı teşvikler
getirilmesi gerektiğini belirterek, teşvikler arasında ruhsat prosedüründe
hızlandırma, harç muafiyeti, fiyat avantajının geldiğini söyledi.

(13.17)