2006-10-05 - 11:50
TBMM BAŞKANI ARINÇ KANAL 7'DE SÖZÜN ÖZÜ PROGRAMINDA?
Kanal 7'de Sözün Özü Programına katılan TBMM Başkanı Arınç, AB ile müzakere sürecine girmemiz ve taramalarda bu noktaya gelmemizde Meclis çalışmalarının önemli rolü olduğuna dikkat çekerek "Ben böyle bir meclisin başkanı olmaktan gurur duyuyorum. Türkiye'de sessiz bir demokratik devrim yaşandı. Kanunların büyük çoğunluğu değişti. Bu kanunların değişmesinde muhalefetin de katkısı olmuştur." dedi.
AB ile müzakere sürecine girmemiz ve taramalarda bu noktaya gelmemizde Meclis çalışmalarının önemli rolü olduğuna dikkat çeken TBMM Başkanı Arınç "Ben böyle bir meclisin başkanı olmaktan gurur duyuyorum. Türkiye'de sessiz bir demokratik devrim yaşandı. Kanunların büyük çoğunluğu değişti. Bu kanunların değişmesinde muhalefetin de katkısı olmuştur."

Kanal 7'de yayınlanan Sözün Özü Programına katılan TBMM Başkanı Arınç Gazeteci Nazlı Ilıcak'ın gündemdeki konulara ilişkin sorularını değerlendirdi.

Türkiye'nin AB ile üyelik müzakere sürecinin zor geçeceğini bildiğini vurgulayan TBMM Başkanı Arınç şöyle konuştu: "Türkiye büyük bir ülke. Türkiye, Malta değil, 45 yılda yapılamayanları 4 yılda yaptık. Tek bir sabıra ihtiyacımız var. Kızmadan bağırmadan sabrederek bunu tamamlamamız lazım. Bu işte yan çizenler başkaları. Şimdi işlerin yürüdüğünü görünce tavır değiştirmeye başladılar. İngiltere Fransa yüzünden kaç kez veto yedi. Bazı siyasiler AB görüşmeleri sırasında başlarına olmadık işler geldi. Bizler bu konuda alınganlık göstermeyeceğiz. Sonuca gitmek için elimizden geleni yapacağız. Ama olmadğı zaman da öldük bittik demeyeceğiz. Bu konuda geçmişte karar verildi. Doğru yapıldı ancak iki ileri bir geri gidilmiş: Şimdi ise güçlü bir iktidar var ve kararlılıkla gidiyor."
AB üyelik sürecinde Meclis'in rolüne de dikkat çeken Meclis Başkanı Arınç şöyle dedi: "Ben böyle bir meclisin başkanı olmaktan gurur duyuyorum. Türkiye'de sessiz bir demokratik devrim yaşandı. Kanunların büyük çoğunluğu değişti. Bu kanunların değişmesin de muhalefetinde katkısı olmuştur. Müzakere sürecine girmemiz, taramalarda bir noktaya gelmemizde Meclis'in çalışmalarının önemli rolü olmuştur. Toplumu ekonomiyi siyaseti yeniden düzenleyecek kanunlar çıkarılmıştır. Biz çok kanun çıkardık yapacak çok şey kalmadı. Bundan sonra omdusmanlık, vakıflar gibi 5-6 kanun kaldı onları da en kısa sürede halledeceğiz."

Genelkurmay Başkanı Orgenaral Büyükanıt'ın Harp Akademilerinin açılışında yaptığı konuşmayı da değerlendiren TBMM Başkanı Arınç silahlı kuvvetlerin yıpranmasını istemediğini vurgularak şöyle dedi:
"Genelkurmay Başkanı laiklik tanımını devletin en üst düzeyinde sorgulayanlar var derken beni kastediyorsa bundan üzüntü duyarım. Devletin üst kademesinde bulunan insan olarak böyle bir ifade kullanılmasını da nezaketsizlik sayarım. Ben sözümü hiçbir zaman esirgemedim ve toplum benim ne demek istediğimi bilir. Ben Meclis Başkanlığı?nda 5. yılıma girdim. Bugüne kadar Askeriye ile ilgili düzenlenen değişik törenlere katıldım. Komutanları ve askerlerin eğitimlerine yakından tanık oldum. Onların çalışma prensiplerine ve azimlerine büyük hayranlık duydum. Ülkenin her yerindeki bu törenlere katılmaktayım. Çok ciddi bir kadro çalışıyor benim onlara saygım sonsuz. Ancak bu sözü söyleyenler için bu şansızlıktır. Söz tarşılacak doğru ve yanlış olarak yorumlanması sözü söyleyen yıpratılmış olur. Ben yıpratılmış olsam seçimde kaybederim ama o sözü söyleyenin yıpratılmış olması ülke için iyi değildir. Ben silahlı kuvvetlerimin de yıpranmasını da istemem. Dün bazı kanallarda paşanın söylediği sözün suç olduğu şeklinde açıklamaları beni üzmüştür. Tesbit doğru olabilir ama komutanın sözünün yanlışlığının ortaya konması iyi bir şey değildir.

Özkök Paşa'nın görevi boyunca çok iyi bir hizmet verdiğinin altını çizen TBMM Başkanı Arınç "Sayın Özkök Paşa da bizi izliyor olabilir herkes bizi izliyor olabilir. Özkök Paşa ziyaretime geldi. Görüşmemiz oldu. Ama bu ikili arasında kaldı. Ancak basın bunu yayınladı. Ben şimdiye kadar hiç kimseyi incidecek bir tavrım olmadı. O 4 yıl boyunca ülkede çok iyi bir hizmet verdi. Görevini alnı açık bir şekilde tamamladı. Veda töreninde eşinden çok ben ağladım." diye konuştu.

Laikliğin tanımın yapılmasıyla ilgili tartışmaları da değerlendiren Meclis Başkanı Arınç şöyle dedi:
"5 Yıldır Meclis başkanıyım halk ve milletvekilleri beni değerlendirebilir. Başarılıysam başarılı derler başarısızsam başarısız derler bu yüzden kimseye de bir şey diyecek değilim. Benim konuşmamın bir benzerini Sayın Osman Arslan da yapmıştır. Laiklikle ilgili bunun tanımı yapılmamıştır. Bunun savunucusu da yargıdır demiştir. Bana göre bunun savunucusu halktır. 163. madde yaklaşık 40 yıl uygulamada kaldı. Defalarca o dava ile muhatap oldum ve sonunda o maddeden yargılandım. 163. madde ile ilgili Yargıtay kararlarına bakıldığında laiklikten ne anlaşılacağı çok net bir şekilde ortaya konmuştur. Geçmişte 163, daha sonra terörle mücadele kanunu ve şimdi bir başka kanunu aynı konuda uygulamaya konulmuştur.
Yargıtay laiklik din değildir, laikliğe iman etmek gerekmez. Bir imamın kürsüde İslam?da miras hukukunu savunuyor olması bazılarına göre laiklik karşıtı bir eylem olabilir ama Yargıtay?ın bu konuda çok değerli kararları vardır. Anayasa Mahkemesi Kararları bağlayıcıdır ama Yargıtay kararları da bağlayıcıdır. Cumhurbaşkanı laiklik konusunda açıklama yapabilir bir şey diyemem çünkü sorumluluğu yoktur."

Hayatı boyunca sözlerini hep doğru bildiği şekilde ifade ettiğini, yere ve şekle göre eğip bükmediğini ifade eden TBMM Başkanı Arınç "Manisa'da avukat iken, daha sonra TBMM sıralarında ve şimdi Meclis kürsüsünde ifade ettim. Ben anlaşamaya uzlaşmaya açık fikirlerin ortaya konmasına tamamen önayak oldum. Benim için gri ak kara gibi tanımlar için birşey diyemem. Ben zamanla değişen fikirlerim oldu ise de onu her zaman açık şekilde ortaya koydum." dedi.