2010-12-02 - 10:30
28-30 Ekim 2010 tarihlerinde Fas'ın başkenti Rabat'ta gerçekleştirilen 5. Akdeniz Parlamenter Asamblesi Genel Kurulu'nda AK Parti Ankara Milletvekili Aşkın Asan, Akdeniz Parlamenter Asamblesi Başkan Yardımcılığı ve Kültürlerarası Diyalog ve İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı görevlerine seçildi. Doç. Dr. Asan, Meclis Haber'e verdiği demeçte, Asamblenin kuruluş amacına ve gerçekleştirdikleri çalışmalara değindi.
28-30 Ekim 2010 tarihlerinde Fas'ın başkenti Rabat'ta gerçekleştirilen 5. Akdeniz Parlamenter Asamblesi Genel Kurulu'nda AK Parti Ankara Milletvekili Aşkın Asan, Akdeniz Parlamenter Asamblesi Başkan Yardımcılığı ve Kültürlerarası Diyalog ve İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı görevlerine seçildi. Doç. Dr. Asan, Meclis Haber'e verdiği demeçte, Asamblenin kuruluş amacına ve gerçekleştirdikleri çalışmalara değindi.
Doç. Dr. Aşkın Asan, Meclis Haber'e verdiği demeçte, Asamblenin kuruluş amacının
parlamenterler arası bir diyalog platformu oluşturmak olduğunu belirterek, Akdeniz ülkeleri
parlamenterlerinin bir araya gelerek Akdeniz sorunlarının konuşulduğu ve çözüm önerilerinin
tartışıldığı bir platform oluşturulduğunu ifade etti.
Asamblenin kuruluş fikrinin 1980'li yıllarda gündeme geldiğini 2006 yılında da bu fikrin somutlaştırıldığını söyleyen Asan, asamblenin çalışmaları ve başkan yardımcılığına seçilmesi ile ilgili açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Akdeniz çalkantılı bir bölge. Akdeniz, istikrarın hüküm sürdüğü dönemlerde büyük başarıların görüldüğü, hem demokraside, hem insan haklarında, hem ekonomide altın çağların yaşandığı bir bölge. Ama kriz zamanlarında da insanların çok acı çektiği bir bölge. Hıristiyanlık, Yahudilik, Müslümanlık olmak üzere üç büyük dinin doğuş yeri ve medeniyetlerin de beşiği olarak adlandırılan bir bölge. Çok önemli bir bölge.
Asamblenin kuruluş amacı da parlamenterler arası bir diyalog ortamı oluşturmak. Akdeniz Parlamenter Asamblesi, Akdeniz ülkeleri parlamenterlerinin bir araya gelerek Akdeniz sorunlarının konuşulduğu ve çözüm önerilerinin tartışıldığı bir paltformdur.
Asamblenin yaptığı çalışmalar, Akdeniz'de yaşanan sorunların gündeme getirilmesi, ortak çözümler
bulunması ve parlamenterler arasında ortak kararlar alınması anlamında büyük faydalar sağlamaktadır.
Siyasi ve Güvenlikle İlgili İşbirliği, Ekonomik, Sosyal ve Çevre İşbirliği,
Kültürlerarası Diyalog ve İnsan Hakları olmak üzere üç komisyondan oluşan Asamble,
bölgesel istikrar, eş kalkınma ve ortaklık noktalarında çalışmalarını sürdürmektedir.
Asamblenin 28-30 Ekim 2010 tarihlerinde gerçekleştirilen Genel Kurulu'nda milletvekili arkadaşım
Mustafa Çetin tarafından açıklanan adaylığım üzerine, yapılan seçimlerde Akdeniz Parlamenter
Asamblesi Başkan Yardımcılığı ve Kültürlerarası Diyalog ve İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı'na seçildim.
Gurur verici bir sonuçtu. Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan'ın itirazları dışında oy birliği ile seçildim.
Demokratik bir ortamda gerçekleşen seçimlerde itiraz eden ülkelerde de
olacak tabii. Sonuçta çalışan, hak eden kazanır. Biz de bu başarıyı hakettiğimize inanıyoruz.
"Türkiye gerçekten Akdeniz de etkisi olan bir ülke. Biz her alanda, hem bilimde hem sanatta
hem edebiyatta gerçekten çok büyük bir etki bırakmışız Akdeniz'de. Zaten Akdenizliler olarak
birbirimize çok benziyoruz. Türkiye'de Anadolu köyündeki bir kadının davranışıyla Sicilya'nın
bir köydeki kadının davranışları arasında gerçekten büyük benzerlikler var. Sorunlarımız da
birbirine benziyor. Bu durumda eğer bir ülke o sorunu çözmeyi başarabilmişse onun kullandığı
yöntem tüm ülkelerde de geçerli olacaktır. Asamblenin en büyük yararlarından biri de budur.
Çünkü sorun aynı sorun, insanlar aynı insanlar, kültür aynı kültür".
Aynı zamanda Kültürlerarası Diyalog ve İnsan Hakları Komisyonu başkanı da olan Asan,
bu kapsamda gerçekleştirilen faaliyetler hakkında da bilgi verdi:
"Bu komite kapsamında da çok farklı konular ele alınıyor. Kadın erkek eşitliğinden tutun,
kültürlerarası diyalog, dinlerarası ittifak konularında da çok somut adımlar atılıyor".
"Mesela bir Akdeniz Üniversitesi kurulması fikrini geliştirdik. Erasmus programı gibi,
Akdeniz ülkeleri arasında geçerli olacak bir programın üniversiteler arasındaki işbirliğini
hızlandırmak üzere oluşturulması fikri de var. Hatta biz daha ileriye gittik, sadece üniversiteleri
değil ilköğretim okullarını da oluşturulacak olan network içine almayı istiyoruz. Ortak yapılacak
toplantılarla Akdeniz çocuklarının birbirini tanımasının gerekliliği üzerinde durduk. Bu çok önemli.
Çünkü insan belli yaşa ulaştığı zaman kafasında duvarları örmüş oluyor. Farklı fikirlere karşı direnç
oluşturmuş oluyor. Onları yıkmak tabii ki mümkün, ancak çok zor".
"Ama çocuklar öyle değil. Değişime çok açıklar. Küçük yaşta dostluk, kardeşlik oluşturmak daha kolaydır.
Bu yolla ilerde daha sağlıklı nesiller yetiştirebileceğimize inanıyoruz. Onun için sadece üniversite öğrencileri
değil, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarını da içine alacak bir karşılıklı eğitim programları öneriyoruz".
"21 Mart'ı, Akdeniz günü ilan ettik. 21 Mart'ta, Akdeniz Ülkelerinin parlamentolarında bir etkinlik yapılarak
Akdenizli olmanın önemi vurgulanıyor. Yine Akdeniz ülkelerinde belli konularda etkinlikleri olan sivil toplum
örgütleri ile ilgili bir network oluşturmak da fikirlerimiz arasında. Mesela bunun ilk adımını biz İstanbul'da Womenist
Toplantısı'nda yaptık. Akdeniz'in kadın sivil toplum örgütleri temsilcilerini ve kadın milletvekillerini İstanbul'da bir
araya getirdik. Beraber birlikte daha etkin nasıl çalışabiliriz sorusuna cevap aradık. Yani çalışmalarımız sözde
kalmıyor aktif adımlarını da atıyoruz. Biz sadece parlamenterleri değil, öğretmenlerimizi, akademisyenleri,
STK ları bir araya getirmek için somut çalışmalar yapıyoruz".
"Tüm bu Türk Grubu olarak hepimiz çok aktifiz. Diğer üye milletvekillerinden Uşak Milletvekili Mustafa Çetin,
Ordu Milletvekili Ayhan Yılmaz, Adana Milletvekili Tacidar Seyhan, Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay ile hep
birlikte, bir ittifak içerisinde muhalefet ve iktidar olarak başarılı çalışmalar yürütüyoruz ve gelecekte
de daha başarılı çalışmalara imza atacağız". (10:30)
Doç. Dr. Aşkın Asan, Meclis Haber'e verdiği demeçte, Asamblenin kuruluş amacının
parlamenterler arası bir diyalog platformu oluşturmak olduğunu belirterek, Akdeniz ülkeleri
parlamenterlerinin bir araya gelerek Akdeniz sorunlarının konuşulduğu ve çözüm önerilerinin
tartışıldığı bir platform oluşturulduğunu ifade etti.
Asamblenin kuruluş fikrinin 1980'li yıllarda gündeme geldiğini 2006 yılında da bu fikrin somutlaştırıldığını söyleyen Asan, asamblenin çalışmaları ve başkan yardımcılığına seçilmesi ile ilgili açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Akdeniz çalkantılı bir bölge. Akdeniz, istikrarın hüküm sürdüğü dönemlerde büyük başarıların görüldüğü, hem demokraside, hem insan haklarında, hem ekonomide altın çağların yaşandığı bir bölge. Ama kriz zamanlarında da insanların çok acı çektiği bir bölge. Hıristiyanlık, Yahudilik, Müslümanlık olmak üzere üç büyük dinin doğuş yeri ve medeniyetlerin de beşiği olarak adlandırılan bir bölge. Çok önemli bir bölge.
Asamblenin kuruluş amacı da parlamenterler arası bir diyalog ortamı oluşturmak. Akdeniz Parlamenter Asamblesi, Akdeniz ülkeleri parlamenterlerinin bir araya gelerek Akdeniz sorunlarının konuşulduğu ve çözüm önerilerinin tartışıldığı bir paltformdur.
Asamblenin yaptığı çalışmalar, Akdeniz'de yaşanan sorunların gündeme getirilmesi, ortak çözümler
bulunması ve parlamenterler arasında ortak kararlar alınması anlamında büyük faydalar sağlamaktadır.
Siyasi ve Güvenlikle İlgili İşbirliği, Ekonomik, Sosyal ve Çevre İşbirliği,
Kültürlerarası Diyalog ve İnsan Hakları olmak üzere üç komisyondan oluşan Asamble,
bölgesel istikrar, eş kalkınma ve ortaklık noktalarında çalışmalarını sürdürmektedir.
Asamblenin 28-30 Ekim 2010 tarihlerinde gerçekleştirilen Genel Kurulu'nda milletvekili arkadaşım
Mustafa Çetin tarafından açıklanan adaylığım üzerine, yapılan seçimlerde Akdeniz Parlamenter
Asamblesi Başkan Yardımcılığı ve Kültürlerarası Diyalog ve İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı'na seçildim.
Gurur verici bir sonuçtu. Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan'ın itirazları dışında oy birliği ile seçildim.
Demokratik bir ortamda gerçekleşen seçimlerde itiraz eden ülkelerde de
olacak tabii. Sonuçta çalışan, hak eden kazanır. Biz de bu başarıyı hakettiğimize inanıyoruz.
"Türkiye gerçekten Akdeniz de etkisi olan bir ülke. Biz her alanda, hem bilimde hem sanatta
hem edebiyatta gerçekten çok büyük bir etki bırakmışız Akdeniz'de. Zaten Akdenizliler olarak
birbirimize çok benziyoruz. Türkiye'de Anadolu köyündeki bir kadının davranışıyla Sicilya'nın
bir köydeki kadının davranışları arasında gerçekten büyük benzerlikler var. Sorunlarımız da
birbirine benziyor. Bu durumda eğer bir ülke o sorunu çözmeyi başarabilmişse onun kullandığı
yöntem tüm ülkelerde de geçerli olacaktır. Asamblenin en büyük yararlarından biri de budur.
Çünkü sorun aynı sorun, insanlar aynı insanlar, kültür aynı kültür".
Aynı zamanda Kültürlerarası Diyalog ve İnsan Hakları Komisyonu başkanı da olan Asan,
bu kapsamda gerçekleştirilen faaliyetler hakkında da bilgi verdi:
"Bu komite kapsamında da çok farklı konular ele alınıyor. Kadın erkek eşitliğinden tutun,
kültürlerarası diyalog, dinlerarası ittifak konularında da çok somut adımlar atılıyor".
"Mesela bir Akdeniz Üniversitesi kurulması fikrini geliştirdik. Erasmus programı gibi,
Akdeniz ülkeleri arasında geçerli olacak bir programın üniversiteler arasındaki işbirliğini
hızlandırmak üzere oluşturulması fikri de var. Hatta biz daha ileriye gittik, sadece üniversiteleri
değil ilköğretim okullarını da oluşturulacak olan network içine almayı istiyoruz. Ortak yapılacak
toplantılarla Akdeniz çocuklarının birbirini tanımasının gerekliliği üzerinde durduk. Bu çok önemli.
Çünkü insan belli yaşa ulaştığı zaman kafasında duvarları örmüş oluyor. Farklı fikirlere karşı direnç
oluşturmuş oluyor. Onları yıkmak tabii ki mümkün, ancak çok zor".
"Ama çocuklar öyle değil. Değişime çok açıklar. Küçük yaşta dostluk, kardeşlik oluşturmak daha kolaydır.
Bu yolla ilerde daha sağlıklı nesiller yetiştirebileceğimize inanıyoruz. Onun için sadece üniversite öğrencileri
değil, ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarını da içine alacak bir karşılıklı eğitim programları öneriyoruz".
"21 Mart'ı, Akdeniz günü ilan ettik. 21 Mart'ta, Akdeniz Ülkelerinin parlamentolarında bir etkinlik yapılarak
Akdenizli olmanın önemi vurgulanıyor. Yine Akdeniz ülkelerinde belli konularda etkinlikleri olan sivil toplum
örgütleri ile ilgili bir network oluşturmak da fikirlerimiz arasında. Mesela bunun ilk adımını biz İstanbul'da Womenist
Toplantısı'nda yaptık. Akdeniz'in kadın sivil toplum örgütleri temsilcilerini ve kadın milletvekillerini İstanbul'da bir
araya getirdik. Beraber birlikte daha etkin nasıl çalışabiliriz sorusuna cevap aradık. Yani çalışmalarımız sözde
kalmıyor aktif adımlarını da atıyoruz. Biz sadece parlamenterleri değil, öğretmenlerimizi, akademisyenleri,
STK ları bir araya getirmek için somut çalışmalar yapıyoruz".
"Tüm bu Türk Grubu olarak hepimiz çok aktifiz. Diğer üye milletvekillerinden Uşak Milletvekili Mustafa Çetin,
Ordu Milletvekili Ayhan Yılmaz, Adana Milletvekili Tacidar Seyhan, Erzurum Milletvekili Zeki Ertugay ile hep
birlikte, bir ittifak içerisinde muhalefet ve iktidar olarak başarılı çalışmalar yürütüyoruz ve gelecekte
de daha başarılı çalışmalara imza atacağız". (10:30)
