2006-04-13 - 13:00
Parlamento'da basın toplantısı düzenleyen Çelik, her sorumlunun, konjonktürel ve sanal sıkıntılar oluşturmamak konusunda çaba göstermesi gerektiğini belirterek, iktidarı geriye gidişle vasıflandırmanın ve bu çabalarla ilintili hale getirmenin, akla ve mantığa sığacak değerlendirmeler olmadığını söyledi.
Parlamento'da basın toplantısı düzenleyen Çelik'e, gazeteciler,
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in dün yaptığı açıklamalara işaret
ederek, irticayla ilgili değerlendirmelerine katılıp katılmadığını
sordu. Çelik de Türkiye'nin hukuk devleti olduğunu belirterek,
yasaların açık, kolluk kuvvetlerinin suç işleyenlerin peşinde
olduğunu, yargının da üzerine düşeni yaptığını anlattı.
''Her sorumlu, hepimiz, konjonktürel ve sanal sıkıntılar
oluşturmamak konusunda çaba içinde olmaması gerekir'' diyen Çelik,
Türkiye'nin çok fazla sıkıntısı olduğunu vurguladı. Çelik, şunları
söyledi:
''Eğer bu konuyla ilgili iktidara dönük bir eleştiri kampanyası
yürütülüyorsa, şunu söylemekle yetiniyorum; AB'ye bu kadar hızlı
koşan, AB ile entegre konusunda Cumhuriyet tarihinde bu kadar çaba ve
gayret gösteren başka bir iktidar olmadığına göre, bu iktidarı geriyle
gidişle vasıflandırmak, o çabalarla ilintili hale getirmek, akla ve
mantığa sığacak değerlendirmeler değildir.''
İktidar olarak nereye koştuklarını ve ne yapmak istediklerini 70
milyonun ve dünyanın çok iyi bildiğini kaydeden Çelik, varmak
istedikleri noktanın açık olduğunu, dünya devleti olma ve çağdaş
ülkelerle bütünleşme konusunda bu kadar hızlı hareket eden bir
iktidarın; farklı şekillerde, konjonktürel ve sanal bazı olaylarla
karşı karşıya bırakılma çabalarını doğru bulmadığını, haksızlık
yapıldığını söyledi.
Çelik, ''Cumhurbaşkanı'nın, açıklamalarını, AKP'yi yıpratmak için
mi yaptığına inanıyorsunuz?'' sorusuna karşılık, şunları söyledi:
'
'Ben bunları, Sayın Cumhurbaşkanı için de söylemiyorum. Genel
olarak bu hava yayılmaya çalışılıyor. Ama iktidarın durduğu nokta;
gayet açıktır, varmak istediği hedef de açıktır. Bunu sadece
programıyla değil, çalışmalarıyla, icraatleriyle, yasama
faaliyetleriyle ortaya koymuştur. Olmayan bir şeyi varmış gibi, zoraki
şekilde ortaya koyma çabaları tutmuyor. Kamuoyunda da tutmuyor, hiçbir
platformda da yerini bulmuyor. Çünkü olmayan şeyler...
'Acaba, bir bağ kurabilir miyiz?' Kuramazsınız, çünkü AK Parti'nin
icraatları ve düşüncesi aklı, beyni, ufku, bakışı, tek ve şeffaftır.
Bunu kimsenin gölgelemeye, karartmaya, araya perdeler çekmeye hakkı
yok. Ne yapmak istediğimizi, bütün milletimiz gayet net bir şekilde görüyor.''
Bir gazetecinin, ''Cumhurbaşkanı'nın, kamu güvenliği ve düzeni
gerekçesiyle ibadetin kısıtlanabileceği görüşüne katılıyor musunuz?''
sorusuna karşılık Çelik, Cumhurbaşkanı Sezer'in görüşlerini okuma
fırsatı bulamadığını söyledi.
İbadetin bireysel bir hak olduğunu, bireyin özgürlük alanı içinde
yer aldığını anlatan Çelik, ''Dileyen dilediği, inandığı şeye ibadet
edebilir. Türkiye'de Anayasa ve tüm yasalar, bireyin özgürlüğünün
önünü açmıştır. Birey, düşündüğü, inandığı gibi yaşayabilir. Bunun
önünde bir engel yoktur'' karşılığını verdi.
-''ELİMİZİ ÇABUK TUTACAĞIZ''-
Faruk Çelik, bir gazetecinin, ''Cüneyd Zapsu, ABD'de 'Başbakan'ı
kullanın' dedi'' demesi üzerine, Zapsu'nun, ''ifadelerinin
çarpıtıldığını'' söylediğini belirterek, kendisinin böyle bir şey
söylediğine ihtimal vermediğini ifade etti. Gazetecilerin ''Tutanaklar
var'' demesi üzerine Çelik, ''Kanıtlar varsa, Sayın Zapsu'dan cevabını
almanız gerekecek. Bize ifadesi, bu değerlendirmelere katılmadığı ve
olayın çarpıtıldığıdır. Kendisine sormanız daha doğru olur'' dedi.
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün dün
açıkladığı paketin ne zaman TBMM'den çıkarılacağı konusundaki soru
üzerine, henüz bir takvim oluşturmadıklarını bildiren Çelik, ''Elimizi
çabuk tutacağız. Meclis çalışmasını uzatma düşüncesinde değiliz''
dedi.
<
<
<
Parlamento'da basın toplantısı düzenleyen Çelik, CHP'nin,
aralarında sosyal güvenlikle ilgili düzenlemelerin de olduğu 5 yasa
tasarısının ''temel yasa'' olarak düzenlemesini protesto etmek
amacıyla TBMM Genel Kurulu'nu terk etmesini eleştirdi. Çelik, ''Gönül
isterdi ki komisyonda bu düzenlemelere katkı veren CHP, Genel Kurul'da
da katkı verseydi'' dedi.
Sosyal güvenlik reformu paketindeki düzenlemelerin 1 yıl
kamuoyunda, 1 yıl komisyonda tartışıldığını belirten Çelik, Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başsegioğlu ile 11 Nisan Salı günü CHP
Grup başkanvekillerini ziyaret ederek, düzenlemeleri temel yasa olarak
görüşmeyi isteklerini dile getirdiklerini ifade etti. CHP'li
yetkililerin, sosyal güvenlik kurumlarını tek çatıda birleştiren yasa
tasarısına katkı sunacaklarını ve temel yasa konusunda çekinceleri
ifade ettiklerini belirten Çelik, ''Ama daha sonra, her zaman olduğu
gibi, CHP'de şahinler kesiminin galip geldiğini görmekten üzüntü
duyduk'' diye konuştu.
CHP'nin, zaman zaman yasama çalışmalarına toplu katılmama
alışkanlığını dün de sergilediğini kaydeden Çelik, bunu, büyük bir
talihsizlik olarak değerlendirdi. Sosyal güvenlik reformunun tüm
milleti ilgilendirdiğini, 1960'lardan beri üzerinde çalışılmasına
karşılık sonuç alınamadığını söyleyen Çelik, ''Bugün biz getirdik diye
bir kıskançlık söz konusu ise bunu yadırgıyorum. 73 milyonun beklediği
bir düzenlemedir. Burada kıskançlık gösterilmemelidir.
Gelişmiş ülkelerde bu ve benzeri reformlarda, sosyal demokrat
anlayışlar sonuçlandırmak için gayret gösteren kesimler iken; bizde
sosyal demokratlar böyle köklü düzenlemeyi maalesef içlerine
sindirememiş görünmektedirler'' dedi.
Sosyal güvenlik reformuyla dağınık kurumların tek çatıda
toplandığını, emekli sigortasında prime dayalı adaletli bir sistem
getirildiğini, herkesin sigorta kapsamına alındığını ifade eden
Çelik, ''Bu, nasıl bir sosyal demokrat anlayıştır ki bunlara katkı
vermekten kaçınıyorsunuz ve Meclis'i terk ediyorsunuz? Bu, sosyal
demokrasiyle nasıl bağdaşıyor, doğrusu biz de kamuoyu da merak
ediyor'' diye konuştu.
-''ÇALIŞMALARA DEVAM EDECEĞİZ''-
Çelik, çalışmalarına devam edeceklerini, temel yasa kapsamında
görüşmeleri bitireceklerini bildirerek, ''Arzu ederiz ki CHP gelsin ve
katkı sağlayın'' dedi.
AK Parti olarak, genel sağlık sigortası ile ilgili düzenlemeyi
biraz öteleyerek, CHP'nin taleplerini ve tekliflerini beklediklerini
ancak gelmediğini ifade eden Çelik, şöyle devam etti:
''İçtüzük ve yasalar açısından nerede yanlışlık yaptık; yangından
malı nasıl kaçırıyoruz? 1 yıldır komisyonda tartışılan bir tasarıyı
Genel Kurul gündemine getirerek, 73 milyonu ilgilendiren düzenlemeyi
temel yasa olarak görüşmeyeceksek, İçtüzük'teki temel yasa düzenlemesi
niye konuldu? CHP'nin terk edişi, yasalara ve İçtüzüğe aykırı bir
çalışma olduğu için değildir; tek kelimeyle hazımsızlıktır. AK
Parti'nin bu reformları başarması; onların beklemediği sosyal olaylara
karşı duyarlılığının ne derece yüksek olduğunu ortaya koyması ve kendi
alanlarını kaybediyor olması, onları endişeli noktaya taşımıştır. Ama
biz, 70 milyona hizmet için yola çıktık. Sosyal demokrasiye gönül
verenler de bizim vatandaşımız ve onların da oylarına talibiz'' diye
konuştu.
CHP'lilerle görüşmelerinde, kendilerinin konuyla ilgili verdiği
araştırma önergesini de kabul etmeyi önerdiklerini belirten Çelik, 4
aylık bu çalışmadan çıkan sonuçları 1 yıl sonra yürürlüğe girecek
düzenlemeye adapte etme imkanı da olduğunu söyledi. Çelik, ''CHP,
siyasi rantı da olmayan, gerilimden yana bir siyasetten yana
olduklarını ifade edercesine Meclis'i terk etmiştir. Böyle bir
görüntüye milletimiz de rıza göstermeyecektir'' görüşünü savundu.
Çelik, bir soru üzerine, CHP'liler ile görüşmelerinde, ''diğer 3
tasarının temel yasa olarak getirileceğini sunmadıklarını; ancak genel
sağlık sigortasıyla ilgili taleplerini kendilerine iletmesi için araya
başka tasarıların alındığını'' söyledi.
-''MADDE SAYISI ÖNEMLİ DEĞİL''-
Temel yasa kapsamındaki düzenlemelerin gündemde biriktiğine işaret
eden Çelik, CHP'nin dün getirdiği, dahilde işleme rejimiyle ilgili
araştırma önergesine katıldıklarını ve bu görüşmelerin ardından ilk
denetim gününde ele alacaklarını söyledi. Çelik, ancak CHP'nin konuyu
dün getirmesinin, Meclis çalışmalarını tıkamaya ve zaman kazanmaya
dönük olduğunu ileri sürdü.
Bir gazetecinin, ''28 maddelik Tarım Yasa Tasarısı niye temel yasa
olarak getirildi?'' sorusu üzerine Çelik, düzenlemenin içeriğine
bakmak gerektiğine işaret etti. Çelik, ''Madde sayısı önemli değil.
Ama böyle bir muhalefet anlayışında 28 madde de az değil. 4 maddelik
tasarıları, 1 haftada geçiremedik. Hakkı suiistimal diye bir şeyden
bahsedilecekse, Meclis çalışmalarını bir inceleyin, neler
göreceksiniz'' dedi.
Muhalefetin muhalefet etmesine karşı olmadıklarını, ancak içeriğin
önemli olduğunu söyleyen Çelik, ''İçerikten yoksun, muhalefet etmek
için muhalefet, inadına muhalefet anlayışı sergilendiği için bu
sorunlar yaşanmaktadır'' diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in dün yaptığı açıklamalara işaret
ederek, irticayla ilgili değerlendirmelerine katılıp katılmadığını
sordu. Çelik de Türkiye'nin hukuk devleti olduğunu belirterek,
yasaların açık, kolluk kuvvetlerinin suç işleyenlerin peşinde
olduğunu, yargının da üzerine düşeni yaptığını anlattı.
''Her sorumlu, hepimiz, konjonktürel ve sanal sıkıntılar
oluşturmamak konusunda çaba içinde olmaması gerekir'' diyen Çelik,
Türkiye'nin çok fazla sıkıntısı olduğunu vurguladı. Çelik, şunları
söyledi:
''Eğer bu konuyla ilgili iktidara dönük bir eleştiri kampanyası
yürütülüyorsa, şunu söylemekle yetiniyorum; AB'ye bu kadar hızlı
koşan, AB ile entegre konusunda Cumhuriyet tarihinde bu kadar çaba ve
gayret gösteren başka bir iktidar olmadığına göre, bu iktidarı geriyle
gidişle vasıflandırmak, o çabalarla ilintili hale getirmek, akla ve
mantığa sığacak değerlendirmeler değildir.''
İktidar olarak nereye koştuklarını ve ne yapmak istediklerini 70
milyonun ve dünyanın çok iyi bildiğini kaydeden Çelik, varmak
istedikleri noktanın açık olduğunu, dünya devleti olma ve çağdaş
ülkelerle bütünleşme konusunda bu kadar hızlı hareket eden bir
iktidarın; farklı şekillerde, konjonktürel ve sanal bazı olaylarla
karşı karşıya bırakılma çabalarını doğru bulmadığını, haksızlık
yapıldığını söyledi.
Çelik, ''Cumhurbaşkanı'nın, açıklamalarını, AKP'yi yıpratmak için
mi yaptığına inanıyorsunuz?'' sorusuna karşılık, şunları söyledi:
'
'Ben bunları, Sayın Cumhurbaşkanı için de söylemiyorum. Genel
olarak bu hava yayılmaya çalışılıyor. Ama iktidarın durduğu nokta;
gayet açıktır, varmak istediği hedef de açıktır. Bunu sadece
programıyla değil, çalışmalarıyla, icraatleriyle, yasama
faaliyetleriyle ortaya koymuştur. Olmayan bir şeyi varmış gibi, zoraki
şekilde ortaya koyma çabaları tutmuyor. Kamuoyunda da tutmuyor, hiçbir
platformda da yerini bulmuyor. Çünkü olmayan şeyler...
'Acaba, bir bağ kurabilir miyiz?' Kuramazsınız, çünkü AK Parti'nin
icraatları ve düşüncesi aklı, beyni, ufku, bakışı, tek ve şeffaftır.
Bunu kimsenin gölgelemeye, karartmaya, araya perdeler çekmeye hakkı
yok. Ne yapmak istediğimizi, bütün milletimiz gayet net bir şekilde görüyor.''
Bir gazetecinin, ''Cumhurbaşkanı'nın, kamu güvenliği ve düzeni
gerekçesiyle ibadetin kısıtlanabileceği görüşüne katılıyor musunuz?''
sorusuna karşılık Çelik, Cumhurbaşkanı Sezer'in görüşlerini okuma
fırsatı bulamadığını söyledi.
İbadetin bireysel bir hak olduğunu, bireyin özgürlük alanı içinde
yer aldığını anlatan Çelik, ''Dileyen dilediği, inandığı şeye ibadet
edebilir. Türkiye'de Anayasa ve tüm yasalar, bireyin özgürlüğünün
önünü açmıştır. Birey, düşündüğü, inandığı gibi yaşayabilir. Bunun
önünde bir engel yoktur'' karşılığını verdi.
-''ELİMİZİ ÇABUK TUTACAĞIZ''-
Faruk Çelik, bir gazetecinin, ''Cüneyd Zapsu, ABD'de 'Başbakan'ı
kullanın' dedi'' demesi üzerine, Zapsu'nun, ''ifadelerinin
çarpıtıldığını'' söylediğini belirterek, kendisinin böyle bir şey
söylediğine ihtimal vermediğini ifade etti. Gazetecilerin ''Tutanaklar
var'' demesi üzerine Çelik, ''Kanıtlar varsa, Sayın Zapsu'dan cevabını
almanız gerekecek. Bize ifadesi, bu değerlendirmelere katılmadığı ve
olayın çarpıtıldığıdır. Kendisine sormanız daha doğru olur'' dedi.
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün dün
açıkladığı paketin ne zaman TBMM'den çıkarılacağı konusundaki soru
üzerine, henüz bir takvim oluşturmadıklarını bildiren Çelik, ''Elimizi
çabuk tutacağız. Meclis çalışmasını uzatma düşüncesinde değiliz''
dedi.
<
<
<
Parlamento'da basın toplantısı düzenleyen Çelik, CHP'nin,
aralarında sosyal güvenlikle ilgili düzenlemelerin de olduğu 5 yasa
tasarısının ''temel yasa'' olarak düzenlemesini protesto etmek
amacıyla TBMM Genel Kurulu'nu terk etmesini eleştirdi. Çelik, ''Gönül
isterdi ki komisyonda bu düzenlemelere katkı veren CHP, Genel Kurul'da
da katkı verseydi'' dedi.
Sosyal güvenlik reformu paketindeki düzenlemelerin 1 yıl
kamuoyunda, 1 yıl komisyonda tartışıldığını belirten Çelik, Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başsegioğlu ile 11 Nisan Salı günü CHP
Grup başkanvekillerini ziyaret ederek, düzenlemeleri temel yasa olarak
görüşmeyi isteklerini dile getirdiklerini ifade etti. CHP'li
yetkililerin, sosyal güvenlik kurumlarını tek çatıda birleştiren yasa
tasarısına katkı sunacaklarını ve temel yasa konusunda çekinceleri
ifade ettiklerini belirten Çelik, ''Ama daha sonra, her zaman olduğu
gibi, CHP'de şahinler kesiminin galip geldiğini görmekten üzüntü
duyduk'' diye konuştu.
CHP'nin, zaman zaman yasama çalışmalarına toplu katılmama
alışkanlığını dün de sergilediğini kaydeden Çelik, bunu, büyük bir
talihsizlik olarak değerlendirdi. Sosyal güvenlik reformunun tüm
milleti ilgilendirdiğini, 1960'lardan beri üzerinde çalışılmasına
karşılık sonuç alınamadığını söyleyen Çelik, ''Bugün biz getirdik diye
bir kıskançlık söz konusu ise bunu yadırgıyorum. 73 milyonun beklediği
bir düzenlemedir. Burada kıskançlık gösterilmemelidir.
Gelişmiş ülkelerde bu ve benzeri reformlarda, sosyal demokrat
anlayışlar sonuçlandırmak için gayret gösteren kesimler iken; bizde
sosyal demokratlar böyle köklü düzenlemeyi maalesef içlerine
sindirememiş görünmektedirler'' dedi.
Sosyal güvenlik reformuyla dağınık kurumların tek çatıda
toplandığını, emekli sigortasında prime dayalı adaletli bir sistem
getirildiğini, herkesin sigorta kapsamına alındığını ifade eden
Çelik, ''Bu, nasıl bir sosyal demokrat anlayıştır ki bunlara katkı
vermekten kaçınıyorsunuz ve Meclis'i terk ediyorsunuz? Bu, sosyal
demokrasiyle nasıl bağdaşıyor, doğrusu biz de kamuoyu da merak
ediyor'' diye konuştu.
-''ÇALIŞMALARA DEVAM EDECEĞİZ''-
Çelik, çalışmalarına devam edeceklerini, temel yasa kapsamında
görüşmeleri bitireceklerini bildirerek, ''Arzu ederiz ki CHP gelsin ve
katkı sağlayın'' dedi.
AK Parti olarak, genel sağlık sigortası ile ilgili düzenlemeyi
biraz öteleyerek, CHP'nin taleplerini ve tekliflerini beklediklerini
ancak gelmediğini ifade eden Çelik, şöyle devam etti:
''İçtüzük ve yasalar açısından nerede yanlışlık yaptık; yangından
malı nasıl kaçırıyoruz? 1 yıldır komisyonda tartışılan bir tasarıyı
Genel Kurul gündemine getirerek, 73 milyonu ilgilendiren düzenlemeyi
temel yasa olarak görüşmeyeceksek, İçtüzük'teki temel yasa düzenlemesi
niye konuldu? CHP'nin terk edişi, yasalara ve İçtüzüğe aykırı bir
çalışma olduğu için değildir; tek kelimeyle hazımsızlıktır. AK
Parti'nin bu reformları başarması; onların beklemediği sosyal olaylara
karşı duyarlılığının ne derece yüksek olduğunu ortaya koyması ve kendi
alanlarını kaybediyor olması, onları endişeli noktaya taşımıştır. Ama
biz, 70 milyona hizmet için yola çıktık. Sosyal demokrasiye gönül
verenler de bizim vatandaşımız ve onların da oylarına talibiz'' diye
konuştu.
CHP'lilerle görüşmelerinde, kendilerinin konuyla ilgili verdiği
araştırma önergesini de kabul etmeyi önerdiklerini belirten Çelik, 4
aylık bu çalışmadan çıkan sonuçları 1 yıl sonra yürürlüğe girecek
düzenlemeye adapte etme imkanı da olduğunu söyledi. Çelik, ''CHP,
siyasi rantı da olmayan, gerilimden yana bir siyasetten yana
olduklarını ifade edercesine Meclis'i terk etmiştir. Böyle bir
görüntüye milletimiz de rıza göstermeyecektir'' görüşünü savundu.
Çelik, bir soru üzerine, CHP'liler ile görüşmelerinde, ''diğer 3
tasarının temel yasa olarak getirileceğini sunmadıklarını; ancak genel
sağlık sigortasıyla ilgili taleplerini kendilerine iletmesi için araya
başka tasarıların alındığını'' söyledi.
-''MADDE SAYISI ÖNEMLİ DEĞİL''-
Temel yasa kapsamındaki düzenlemelerin gündemde biriktiğine işaret
eden Çelik, CHP'nin dün getirdiği, dahilde işleme rejimiyle ilgili
araştırma önergesine katıldıklarını ve bu görüşmelerin ardından ilk
denetim gününde ele alacaklarını söyledi. Çelik, ancak CHP'nin konuyu
dün getirmesinin, Meclis çalışmalarını tıkamaya ve zaman kazanmaya
dönük olduğunu ileri sürdü.
Bir gazetecinin, ''28 maddelik Tarım Yasa Tasarısı niye temel yasa
olarak getirildi?'' sorusu üzerine Çelik, düzenlemenin içeriğine
bakmak gerektiğine işaret etti. Çelik, ''Madde sayısı önemli değil.
Ama böyle bir muhalefet anlayışında 28 madde de az değil. 4 maddelik
tasarıları, 1 haftada geçiremedik. Hakkı suiistimal diye bir şeyden
bahsedilecekse, Meclis çalışmalarını bir inceleyin, neler
göreceksiniz'' dedi.
Muhalefetin muhalefet etmesine karşı olmadıklarını, ancak içeriğin
önemli olduğunu söyleyen Çelik, ''İçerikten yoksun, muhalefet etmek
için muhalefet, inadına muhalefet anlayışı sergilendiği için bu
sorunlar yaşanmaktadır'' diye konuştu.
