2016-10-03 - 17:00
TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu, Güneydoğu Asya Ülkeleri Basın Heyetini TBMM'de kabul etti.
TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu, 15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan darbe girişimi esnasında ve sonrasında yaşanan gelişmeler ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerçekleştirdiği "Fırat Kalkanı" operasyonunun yanı sıra, ülkemizdeki sosyal ve ekonomik alandaki gelişmelerin dünya kamuoyuna birinci elden ve en doğru şekilde aktarılmasını teminen T.C. Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, (BYEGM) tarafından hazırlanan bir program çerçevesinde ülkemize bir ziyaret gerçekleştiren Güneydoğu Asya Ülkeleri Basın Heyetini TBMM'de kabul etti.
TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu, Güneydoğu Asya Ülkeleri Basın Heyetini TBMM'de görmekten ve ağırlamaktan dolayı şeref duyduğunu ifade etti.
TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın konuk basın heyetini kabul etmek istediğini ancak çakışan bir program çerçevesinde Meksika-Endonezya-Güney Kore-Türkiye-Avustralya (MIKTA) Parlamento Başkanları toplantısına katılmak üzere Avustralya'ya gittiğini belirten TBMM Genel Sekreteri Kumbuzoğlu, kendisinin heyeti kabul etmek için TBMM Başkanı İsmail Kahraman tarafından görevlendirildiğini ifade ederek TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın sevgi, saygı ve selamlarını basın mensuplarına iletti.
TBMM Genel Sekreteri Kumbuzoğlu, kabulde gerçekleştirdiği konuşmasında Türkiye'nin yaklaşık iki ay önce dünya üzerinde eşine ve benzerine rastlanmamış bir badire atlattığını belirtti.
Türk tarihinin en zalimane ve en alçak terör teşebbüslerinden birinin 15 Temmuz gecesi yaşandığını ifade eden Kumbuzoğlu, "Bugün burada sizleri kabul edebiliyorsam bu vatandaşlarımızın canları pahasına demokrasimizi savunmaları sayesinde mümkün olmuştur." dedi
Türk halkının demokrasisine, hükümetine ve anayasal kurumlarına sahip çıkması sayesinde 15 Temmuz gecesi bir demokrasi destanı yazıldığının altını çizen Kumbuzoğlu, Türk milleti ve Türk demokrasisinin 15 Temmuz gecesi Fettullah Gülen önderliğindeki Fettullahçı Terör Örgütünün çok şiddetli ve kanlı bir darbe girişimi ile karşı karşıya kaldığını söyledi.
Türkiye'deki demokratik kurumları ele geçirmek ve demokratik düzeni askeri bir cunta rejimi ile değiştirmek isteyen, büyük çoğunluğunun asker elbisesi taşıyan illegal çete mensubu hain teröristlerin bir darbeye kalkıştıklarını ifade eden Kumbuzoğlu, Türk halkının demokrasisine, hükümetine ve anayasal kurumlarına sahip çıkması sayesinde 15 Temmuz gecesi bir demokrasi destanı yazıldığını belirtti.
TBMM Genel Sekreteri Kumbuzoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
"Kendilerine "Yurtta Sulh Konseyi" adını veren sözde bir konsey vasıtası ile devlet kanalı olan TRT'de silah zoruyla bir darbe metni okutulmuştur. Darbecilerin emrindeki bazı birlikler ve onların sivil işbirlikçileri hemen hemen Türkiye'nin tüm illerinde harekete geçirmişlerdir. Aynı anda Sayın Cumhurbaşkanımızı ele geçirmek ve öldürmek içinde saldırıda bulunmuşlardır. Amaçları doğrultusunda sivillere saldırmaktan bile imtina etmemişlerdir. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımız darbe girişimini öğrendikleri andan itibaren Türk halkını bu menfur darbe girişimini engellemek ve protesto etmek amacıyla halkı sokaklara çağırmışlardır. Sayın TBMM Başkanımız İsmail Kahraman bu olayı duyar duymaz tüm milletvekillerini parlamentoya davet etmişlerdir. Ne mutlu ki her siyasi partiden milletvekillerimiz büyük bir kararlılık ve inançla darbeye dur demek için o gece parlamentoya gelmişlerdir ve yine ne mutlu ki halkımız liderlerimizin çağrısına koşarcasına cevap vermiş ve darbecilerin karşısına geçerek anayasal düzene, seçilmiş hükümete ve demokratik işleyişe sahip çıkmışlardır. Onlarca savaş uçağı ve helikopterin yüzlerce tank ve zırhlı aracın, binlerce askerin ve hatta gemilerin katıldığı bir darbeden bahsediyoruz. O karanlık gecede Türkiye'nin 79 Milyonluk bir ordu olduğunu dosta ve düşmana gösterdik. Kısacası birçok ülkenin savaş olarak nitelendirebileceği vahim bir kalkışmayı milletçe çok şükür başarıyla savuşturduk. İnsanlarımız tanklara, uçaklara ve ağır silahlara karşı hiçbir silaha başvurmadan vücutlarını siper ettiler ve hayatlarını ortaya koydular. Bu kalkışma sonucunda 241 şehit, 2195 kişi de yaralı ve gazimiz oluştu.. Şu konun çok önemli olduğunu düşünüyorum ki; her şeye rağmen demokrasiye olan bağlılığımız ve inancımızdan vazgeçmeyerek tatilde olan Meclisimizi hemen saldırılar başlar başlamaz Sayın Meclis Başkanımız toplantıya çağırdı ve bu ülke genelinde çok büyük takdirle karşılandı. Meclis Başkanımızın bu girişimi bütün dünyada demokrasiye hayran olan ülkeler tarafından takdire şayan kabul edilmiş çok önemli bir hadise olarak Türk tarihine geçmiştir. Bu davet üzerine parlamentomuza yabancı misyon şefleri de eşlik ederek bu duruma şahitlikte etmişlerdir. Yabancı dostlarımız bu tavırları ile bizlerle ve ülkemizle bir dayanışma içerisinde fevkalade bir dostluk örneği sergilemişlerdir. O gün parlamentoda alınan bir kararla ertesi gün yani 16 Temmuz 2016 tarihinde Meclisimiz olağanüstü toplantıya çağrılmış ve bütün siyasi parti temsilcilerinin ortak kararı ile ortak bir deklarasyon yayımlaması da ülkemizin demokrasisi açısından çok önemli bir gelişme olarak kabul edilmiştir."
Darbe girişiminin arkasında FETÖ Terör Örgütünün bulunduğunu bildiklerini ve bu konuda en ufak bir şüphelerinin bulunmadığını ifade eden Kumbuzoğlu, bu konuda çok ciddi kanıtlara ulaşıldığını söyledi.
Kumbuzoğlu, FETÖ Terör Örgütünün sadece Türkiye için bir tehdit olmadığını aynı zamanda 160 civarında ülkeye sivil görünümlü okullar, dernekler, vakıflar ve şirketler kurmak sureti ile girdiğini belirterek FETÖ Terör Örgütünün dünya ülkeleri içinde büyük tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.
TBMM'ye darbe gecesi üç bomba atıldığına vurgu yapan Kumbuzoğlu, Türk siyasi tarihinde darbelerin ve darbe girişimlerinin olduğunu ancak bu güne kadar hiçbir darbe ve darbe girişiminde TBMM'ye bomba atılmadığının da altını çizdi.
TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu gazetecilerin sorularını da cevapladı.
Kabul'ün ardından Güneydoğu Asya Ülkeleri Basın Heyeti FETÖ'nün darbe girişiminde Meclis'in bombalanan bölümlerini gezdi.
TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu, Güneydoğu Asya Ülkeleri Basın Heyetini TBMM'de görmekten ve ağırlamaktan dolayı şeref duyduğunu ifade etti.
TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın konuk basın heyetini kabul etmek istediğini ancak çakışan bir program çerçevesinde Meksika-Endonezya-Güney Kore-Türkiye-Avustralya (MIKTA) Parlamento Başkanları toplantısına katılmak üzere Avustralya'ya gittiğini belirten TBMM Genel Sekreteri Kumbuzoğlu, kendisinin heyeti kabul etmek için TBMM Başkanı İsmail Kahraman tarafından görevlendirildiğini ifade ederek TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın sevgi, saygı ve selamlarını basın mensuplarına iletti.
TBMM Genel Sekreteri Kumbuzoğlu, kabulde gerçekleştirdiği konuşmasında Türkiye'nin yaklaşık iki ay önce dünya üzerinde eşine ve benzerine rastlanmamış bir badire atlattığını belirtti.
Türk tarihinin en zalimane ve en alçak terör teşebbüslerinden birinin 15 Temmuz gecesi yaşandığını ifade eden Kumbuzoğlu, "Bugün burada sizleri kabul edebiliyorsam bu vatandaşlarımızın canları pahasına demokrasimizi savunmaları sayesinde mümkün olmuştur." dedi
Türk halkının demokrasisine, hükümetine ve anayasal kurumlarına sahip çıkması sayesinde 15 Temmuz gecesi bir demokrasi destanı yazıldığının altını çizen Kumbuzoğlu, Türk milleti ve Türk demokrasisinin 15 Temmuz gecesi Fettullah Gülen önderliğindeki Fettullahçı Terör Örgütünün çok şiddetli ve kanlı bir darbe girişimi ile karşı karşıya kaldığını söyledi.
Türkiye'deki demokratik kurumları ele geçirmek ve demokratik düzeni askeri bir cunta rejimi ile değiştirmek isteyen, büyük çoğunluğunun asker elbisesi taşıyan illegal çete mensubu hain teröristlerin bir darbeye kalkıştıklarını ifade eden Kumbuzoğlu, Türk halkının demokrasisine, hükümetine ve anayasal kurumlarına sahip çıkması sayesinde 15 Temmuz gecesi bir demokrasi destanı yazıldığını belirtti.
TBMM Genel Sekreteri Kumbuzoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
"Kendilerine "Yurtta Sulh Konseyi" adını veren sözde bir konsey vasıtası ile devlet kanalı olan TRT'de silah zoruyla bir darbe metni okutulmuştur. Darbecilerin emrindeki bazı birlikler ve onların sivil işbirlikçileri hemen hemen Türkiye'nin tüm illerinde harekete geçirmişlerdir. Aynı anda Sayın Cumhurbaşkanımızı ele geçirmek ve öldürmek içinde saldırıda bulunmuşlardır. Amaçları doğrultusunda sivillere saldırmaktan bile imtina etmemişlerdir. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımız darbe girişimini öğrendikleri andan itibaren Türk halkını bu menfur darbe girişimini engellemek ve protesto etmek amacıyla halkı sokaklara çağırmışlardır. Sayın TBMM Başkanımız İsmail Kahraman bu olayı duyar duymaz tüm milletvekillerini parlamentoya davet etmişlerdir. Ne mutlu ki her siyasi partiden milletvekillerimiz büyük bir kararlılık ve inançla darbeye dur demek için o gece parlamentoya gelmişlerdir ve yine ne mutlu ki halkımız liderlerimizin çağrısına koşarcasına cevap vermiş ve darbecilerin karşısına geçerek anayasal düzene, seçilmiş hükümete ve demokratik işleyişe sahip çıkmışlardır. Onlarca savaş uçağı ve helikopterin yüzlerce tank ve zırhlı aracın, binlerce askerin ve hatta gemilerin katıldığı bir darbeden bahsediyoruz. O karanlık gecede Türkiye'nin 79 Milyonluk bir ordu olduğunu dosta ve düşmana gösterdik. Kısacası birçok ülkenin savaş olarak nitelendirebileceği vahim bir kalkışmayı milletçe çok şükür başarıyla savuşturduk. İnsanlarımız tanklara, uçaklara ve ağır silahlara karşı hiçbir silaha başvurmadan vücutlarını siper ettiler ve hayatlarını ortaya koydular. Bu kalkışma sonucunda 241 şehit, 2195 kişi de yaralı ve gazimiz oluştu.. Şu konun çok önemli olduğunu düşünüyorum ki; her şeye rağmen demokrasiye olan bağlılığımız ve inancımızdan vazgeçmeyerek tatilde olan Meclisimizi hemen saldırılar başlar başlamaz Sayın Meclis Başkanımız toplantıya çağırdı ve bu ülke genelinde çok büyük takdirle karşılandı. Meclis Başkanımızın bu girişimi bütün dünyada demokrasiye hayran olan ülkeler tarafından takdire şayan kabul edilmiş çok önemli bir hadise olarak Türk tarihine geçmiştir. Bu davet üzerine parlamentomuza yabancı misyon şefleri de eşlik ederek bu duruma şahitlikte etmişlerdir. Yabancı dostlarımız bu tavırları ile bizlerle ve ülkemizle bir dayanışma içerisinde fevkalade bir dostluk örneği sergilemişlerdir. O gün parlamentoda alınan bir kararla ertesi gün yani 16 Temmuz 2016 tarihinde Meclisimiz olağanüstü toplantıya çağrılmış ve bütün siyasi parti temsilcilerinin ortak kararı ile ortak bir deklarasyon yayımlaması da ülkemizin demokrasisi açısından çok önemli bir gelişme olarak kabul edilmiştir."
Darbe girişiminin arkasında FETÖ Terör Örgütünün bulunduğunu bildiklerini ve bu konuda en ufak bir şüphelerinin bulunmadığını ifade eden Kumbuzoğlu, bu konuda çok ciddi kanıtlara ulaşıldığını söyledi.
Kumbuzoğlu, FETÖ Terör Örgütünün sadece Türkiye için bir tehdit olmadığını aynı zamanda 160 civarında ülkeye sivil görünümlü okullar, dernekler, vakıflar ve şirketler kurmak sureti ile girdiğini belirterek FETÖ Terör Örgütünün dünya ülkeleri içinde büyük tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.
TBMM'ye darbe gecesi üç bomba atıldığına vurgu yapan Kumbuzoğlu, Türk siyasi tarihinde darbelerin ve darbe girişimlerinin olduğunu ancak bu güne kadar hiçbir darbe ve darbe girişiminde TBMM'ye bomba atılmadığının da altını çizdi.
TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu gazetecilerin sorularını da cevapladı.
Kabul'ün ardından Güneydoğu Asya Ülkeleri Basın Heyeti FETÖ'nün darbe girişiminde Meclis'in bombalanan bölümlerini gezdi.
