2011-10-13 - 15:55
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, gündeme ilişkin ilk toplantısını gerçekleştirdi. Komisyon Başkanı Ayhan Sefer Üstün, toplantının başında gündeme ilişkin bilgi verdi ve bir konuşma yaptı.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, gündeme ilişkin ilk toplantısını gerçekleştirdi. Komisyon Başkanı Ayhan Sefer Üstün, toplantının başında gündeme ilişkin bilgi verdi ve bir konuşma yaptı.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, 3 önemli konuyu alt komisyonda inceleyecek.
Başkan Üstün, KKTC'de askerliğini yaparken, kamuoyunda ''disco'' olarak nitelenen askeri disiplin koğuşunda gördüğü kötü muamele sonucu Ankara GATA'ya kaldırılan er Uğur Kantar olayını komisyonun incelediğini söyledi. Üstün, Kantar'ın halen bitkisel hayatta olduğunu söyledi.
Komisyon toplantısı devam ederken, Başkan Üstün'e, Uğur Kantar'ın hayatını kaybettiği bilgisi geldi. Üstün ve bu durumu açıkladığı milletvekilleri haberi üzüntü ile karşıladı.
Komisyonda, kurulacak alt komisyonların kaç kişilik olacağı tartışmaya neden oldu. Başkan Üstün, alt komisyonlarda, 4 AK Parti'li, 1 CHP'li, 1 MHP'li milletvekili ile toplantıda olmayan BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü'nün yer almasını istedi.
CHP'liler ise buna karşı çıktı ve Kürkçü'ye, ''komisyonlarda yer almak isteyip istemediğinin sorulmasını'', hepsinde yer almak istemezse, onun yerine CHP'li bir milletvekilinin komisyonlarda yer almasını istedi.
Daha sonra, askeri ve sivil cezaevlerinde inceleme yapmak amacıyla alt komisyon kurulmasına ilişkin önerge okundu.
Önerge üzerinde konuşan CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, cezaevlerinin fiziksel şartlarının olumsuzluğunu anlattı.
''Tutukluluğun cezaya dönüşmesi konusunda komisyon tavır koyamayacaksa neye koyacağız?'' diyen Özdemir, ''Silivri'deki yargılamalarda hukukun ayaklar altına alındığını ve orada tiyatro yaşandığını'' savundu.
Oradaki bir davada, ''cep telefonunda Mustafa Mit'' yazıyor diye hakimin sanığa, ''MİT'ten kiminle görüştün?'' diye sorduğunu kaydeden Özdemir, ''Bu durum yeterince araştırılmadan delil diye sunuluyor. Böyle bir hukuk olabilir mi?'' diye sordu.
CHP'li Özdemir, bir insanın yargılanmadan önce suçlu ilan edilmesinin doğru olmadığını ifade ederek, alt komisyonun sadece cezaevlerinin fiziki şartlarını incelememesi gerektiğini, insan hakları açısından da incelemesi gerektiğini kaydetti.
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, ana dilin bir hak olduğunu söyledi.
Önergede, cezaevlerinde, Türkçe dışındaki dillerde de konuşma konusunda kolaylıklar sağlandığının belirtildiğini belirten Tanrıkulu, ''Bunu ilerleme olarak söylemek doğru değil. Adalet Bakanlığının ilgili genelgesinde yasak olan bu durum düzeltilmelidir, komisyon da bu durumun düzeltilmesini Bakanlıktan istemelidir'' dedi.
AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostancı, 12 Eylül döneminde Mamak'ta bir yıl cezaevinde kaldığını belirterek, kurulacak alt komisyonun inceleme alanı sınırlarının belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, karakolların da inceleme kapsamına alınmasını istedi. Basının, bir kişiyi yargılanmadan önce mahkum etmesinin yanlış olduğunu, komisyonun bu duruma da müdahil olması gerektiğini kaydeden Halaçoğlu, ''Komisyon, İnsanları önceden mahkum eden basına karşı o kişi adına dava açabilmelidir. Bunu yaptığınız zaman basın kendine çeki düzen verecektir'' diye konuştu.
Halaçoğlu, ''Osmanlı'da mahkemeleri izleme komisyonları vardı. Şimdi insan hakları komisyonu bu görevi üstlenmelidir'' dedi.
Kadın ve aile bireylerine yönelik şiddetle ilgili alt komisyon kurulması önergesi üzerinde konuşan Komisyon Başkanı Üstün, basının bu konulardaki önemine işaret etti.
Bir gazetede, kocası tarafından sırtından bıçaklanan bir kadının büyük boy fotoğrafının yayınlandığını ifade eden Üstün, ''Bu fotoğrafın yayınlanması doğru olmamıştır. Basını sorumluluğa davet ediyoruz. Reyting amaçlı o görüntünün yayınlanmasını kınıyorum. O gazetenin 250 bin tirajı varsa, kadın bir defa değil 250 bin defa hançerlenmiştir'' dedi.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, basında hep ''Erkek namusu için kadını dövdü, öldürdü'' şeklinde haberler yer aldığını anımsattı.
''Kadın erkeğin namusu değildir. Kadının zaten bir namusu vardır. Biz kadınlar namusumuzu kendimiz için koruruz, erkekler için değil'' diyen Eronat, basının, ''namus'' ve ''namusumdur'' sözlerini lügatından çıkarması gerektiğini söyledi.
AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostancı, ''İmam nikahlı, kuma, serbest ve eşcinsel birliktelikler var. Böyle bir müracaat geldiği zaman ne yapacağız? Her türlü birlikteliği esas alacak şekilde bir çalışma yapmalıyız, bu toplumsal gerçekliğe daha uygun olur'' diye konuştu.
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün de Belçika'da 3 yıllık deneme evliliğinin yasal olduğunu belirterek, ''Eşcinsel evlilikler de bir çok ülkede yasal'' dedi.
Komisyonda daha sonra, terör ve şiddet olayları kapsamında yaşam hakkı ihlallerinin incelenmesine yönelik alt komisyon kurulması önergesi görüşüldü.
Önerge sahibi AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, kurulacak alt komisyonun terör olaylarını yerinde incelemek amacıyla bölgeye gitmesi gerektiğini söyleyerek, ''Olayları yerinde inceleyelim, bu konuda duyarlılık oluşturalım'' dedi.
Görüşmelerin ardından, ''Askeri ve sivil cezaevlerinde inceleme yapmak'', ''terör ve şiddet olayları kapsamında yaşam hakkı ihlallerini incelemek'' ve ''kadın ile aile bireylerine yönelik şiddetle ilgili konuları incelemek'' amacıyla alt komisyonlar kuruldu.
Alt Komisyonlarda, 4 AK Parti'li, 1 CHP'li ve 1 MHP'li milletvekili ile BDP'li Kürkcü yer alacak.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat, terör ve şiddet olayları kapsamında yaşam hakkı ihlallerinin incelenmesine yönelik alt komisyon kurulmasına ilişkin önergenin üzerinde konuşurken, duygulandı ve gözyaşlarına hakim olamadı.
Güneydoğu'ya dışarıdan bakmanın çok farklı olduğunu belirten Eronat, ''Diyarbakır halkı pandomim sanatçısı durumunda. Seçim zamanı evleri dolaşıyoruz. Kapı açılıyor, kadın konuşamıyor ve el hareketleriyle, 'Üst katımda BDP'li var, aman beni konuşturma, gözümle ben sana oy veriyorum' der ve sessizce kapı kapanır. Öbür kapıları çaldığımız zaman şiddet ve hakaret görmüşüzdür'' dedi.
Eronat, KCK'nın, Diyarbakır'da esnafa kepenk kapatması için baskı yaptığını ve 14-15 yaşlarındaki çocuklara bu yönde kağıt dağıttırdığını ifade ederek, bu kağıdı gösterdi.
AK Parti'li Eronat, daha sonra ''Ben size evladımdan bahsedeyim'' diyerek, gözyaşlarına hakim olamadığı konuşmasına şöyle devam etti:
''Bir anne evladının naaşını gördüğü zaman şükreder ve ben de şükrettim. Çünkü benim oğlum tek parçaydı, onu öpebildim, kokusunu alabildim. Benim oğlum gittiği zaman başkalarının kafaları, kolları, bacakları balkonlardan toplandı. Onunla birlikte 6 çocuk, bir baba öldü. Oğlumun cebinde ne çıktı biliyor musunuz? Tek evladımdı. Sadece fizik ve matematik formüllerinin yazılı olduğu kağıt ile hiç yanından ayırmadığı mp3 çıktı. Siyasetten haberi olmayan sevgi dolu bir çocuktu. O saldırıda yaralanan ve oğlumun kankası olan Görkem Öz, 9 Eylül Tıp Fakültesi 3. sınıfa geçti. Geçen ay da geçirdiği sayısız ameliyatlardan birisini geçirdi. Bacağı kısa kaldı. Bu acılar sürekli yaşanıyor. Geçmişte çok hatalar yapıldığının bilincindeyim. Siyasete bu yüzden girdim ama intikam amacıyla girmedim.
Evladını dağda kaybeden annelerin acılarına da tanıklık ettim. Bu çocuklar bir şekilde kandırılarak dağa götürülüyor. Bu sorun mutlaka çözülmeli. Yapılan bir saldırıda genç kızlara 800 kurşun sıkılmış. Bu neyin nefretidir, intikamıdır? IRA örneği veriliyor. İrlanda, İngiltere'den kız alıp vermemiş bir örgüttür, biz de ise kan karışmış. Lütfen karşı tarafı kışkırtıcı konuşmalar yapmayın. Terör terördür, bunun haklılığı yok.''
Ağlayarak konuşmasına devam eden Eronat, ''Kusura bakmayın 3,5 yıldır ağlamıyorum. Ben Hababam sınıfının müziğini dinleyemiyorum. Çünkü onları çok seviyordum'' dedi.
Oya Eronat, Diyarbakır'da, BDP dışında bir partili olduğunun söylenemeyeceğini ifade ederek, ''Hasip Kaplan, 'Şırnak'ta yüzde 80 oy aldık' diyor. Biz o oyların nasıl alındığını çok çok iyi biliyoruz. Bir sınıfı dağa çıkaran öğretmenler var. Biz Diyarbakır'da zulüm altındayız. Onlar gibi düşünüyorsanız demokratsınız, düşünmüyorsanız ölürsünüz, kafanız kırılır, arabanız yakılır'' diye konuştu. (15:55)
