2008-11-12 - 14:20
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Adalet Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay'ın 2009 yılı bütçelerinin görüşmeleri sürüyor.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Adalet Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay'ın 2009 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı.
Bugün, Adalet Bakanlığının yanı sıra Ceza ve İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay 'ın 2009 yılı bütçeleri görüşülüyor.
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığının 2009 yılı bütçesini sunarken, adalet teşkilatındaki sorunların klasik yönetim anlayışı ile çözüme kavuşturulmasının artık mümkün olmadığını ifade etti.
Bu nedenle Adalet Bakanlığının stratejik plan hazırladığını belirten
Şahin, stratejik planın, yargı alanında Cumhuriyet tarihinde hazırlanan ilk plan
olması nedeniyle öneminin büyük olduğunu vurguladı.
Şahin, plan kapsamında yürütülecek faaliyetlerle yargının bağımsızlığı,
tarafsızlığı ve etkinliğinin daha da güçlendirilmesinin amaçlandığını dile
getirdi.
Brüksel'de 17 Aralık 2004 tarihinde gerçekleştirilen AB Zirvesinde
Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerine başlanmasının kararlaştırıldığını
hatırlatan Şahin, AB müzakereleri kapsamında Adalet Bakanlığının ''adalet,
özgürlük ve güvenlik'' ile '' yargı ve temel haklar'' başlıklarından sorumlu
olduğunu söyledi.
Yargının, artan kamusal taleplerle birlikte üzerine düşen görevi yerine
getirmesi, hızlı, verimli ve güvenilir şekilde çalışabilmesi için bilgi ve
haberleşme teknolojileri ile entegre bir yapıya sahip olması gerektiğini
vurgulayan Şahin, bu amaçla yargıda üretkenliği ve verimliliği arttırmak için
geliştirilen, Ulusal Yargı Ağı Projesi'nin (UYAP) uygulamaya konulduğunu
anımsattı.
-''UYAP'IN HAYATA GEÇİRİLME ORANI YÜZDE 98'İ AŞMIŞTIR''-
''Projenin hayata geçirilme oranı yüzde 98'i aşmıştır'' diyen Şahin,
UYAP'ın mobil ayağını oluşturan SMS bilgi sistemiyle dava açılması, icra takibi
başlatılması, duruşma tarihi gibi bilgileri adliyeye gitmeden cep telefonlarına
gönderilen kısa mesajlarla öğrenebildiğini ve bu hizmette 11 bin 472 abone
bulunduğunu kaydetti. Şahin, hizmetin sunulmaya başlandığı tarihten itibaren 193
bin 551 SMS kullanıldığını ve her geçen gün kullanımın arttığını bildirdi.
-CEZA İNFAZ KURUMLARI-
Bakan Şahin, insan onuruna saygı ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir
anlayışla yürütülen çalışmalar arasında, ceza infaz sisteminin ve ceza infaz
kurumlarının büyük önem taşıdığını ifade ederek, 06 Ekim 2008 tarihi itibariyle
ceza infaz kurumlarına ait, 35 bin 142 personel kadrosunun, 26 bin 932'sinin
dolu, 8 bin 210'unun da boş bulunduğunu söyledi.
-TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ SAYISI-
Şahin, Türkiye'deki 384 ceza infaz kurumunda 20 Ekim 2008 tarihi
itibarıyla 90 bin 875 adli, 4 bin 931 terör, 4 bin 405 çıkar amaçlı suçlar olmak
üzere toplam 100 bin 211 hükümlü ve tutuklu bulunduğunu kaydetti.
Cezaevlerinde artık kampüs döneminin başlatıldığını, Silivri ve Sincan'da
8'er cezaevi, Maltepe ve Kocaeli'nde 5'er cezaevinden oluşan modern cezaevi
kampüslarının yapıldığını anımsatan Şahin, bu dönemde Ulucanlar ve Bayrampaşa
cezaevlerinin kapatıldığını hatırlattı.
Şahin, 2008 yılında bin 329 hükümlü ve tutuklunun üniversite sınavına
girdiğini ve bunlardan bin 145'inin sınavı kazandığını, 882'sinin de bir yüksek
öğretim programına yerleştirildiğini bildirdi.
-DENETİMLİ SERBESTLİK-
Bakan Şahin, ceza adalet sistemine ilişkin reform niteliğindeki önemli
bir yeniliğin de ''denetimli serbestlik'' müessesesi olduğunu ifade ederek,
denetimli serbestlik hizmetinin, insan ve toplum temelli bir uygulama olduğunu,
şüpheli, sanık veya hükümlüyü ceza infaz kurumuna almadan toplum içinde
denetleyerek, yeniden topluma kazandırmayı amaçladığını anlattı.
Adalet Bakanı Şahin, adli tıp alanında da çalışmaların devam ettiğini
belirterek, çağdaş ülkelerde davaların bilimsel imkanlardan yararlanılarak
yürütüldüğünü, ''suçludan delile değil, delilden suçluya ulaşılması'' esasının
benimsendiğini vurguladı. 2003 yılından itibaren Adli Tıp Kurumu'nun
güçlendirilmesi, fiziki alt yapı imkanlarının artırılması ve insan kaynaklarının
güçlendirilmesi için önemli çalışmalar gerçekleştirdiğini anlatan Şahin,
İstanbul'da 46 bin metrekarelik alana inşa edilen Adli Tıp Kurumu hizmet
binasının Avrupa'nın en büyük adli bilimler laboratuvarı olduğunu söyledi.
Şahin, ''Yetersizliklerle anılan ve halk arasında sadece otopsi yeri
olarak bilinen Kurum bugün dev bir araştırma merkezine dönüşmüş bulunmaktadır''
dedi.
Bakan Şahin, Atatürk'ün ''Adliye siyasetimizde izlenecek amaç, evvela
halkı yormaksızın hızla, isabetle, güvenle adaleti dağıtmaktır'' sözünün, Adalet
Bakanlığının çalışmalarının özünü ifade ettiğini belirterek, ''Üzerimizdeki bu
sorumluluğun bilincinde olarak Yüce Meclis tarafından takdir edilen bütçelerle
çalışmalarımızı yargı mensubu ve çalışanlarının özverili gayretleri ile
sürdürmekteyiz. Bu vesile ile yargı camiasının fedakar çalışanlarına milletimiz
ve devletimiz adına teşekkürü bir borç bilirim'' diye konuştu.
Bugün, Adalet Bakanlığının yanı sıra Ceza ve İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay 'ın 2009 yılı bütçeleri görüşülüyor.
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Bakanlığının 2009 yılı bütçesini sunarken, adalet teşkilatındaki sorunların klasik yönetim anlayışı ile çözüme kavuşturulmasının artık mümkün olmadığını ifade etti.
Bu nedenle Adalet Bakanlığının stratejik plan hazırladığını belirten
Şahin, stratejik planın, yargı alanında Cumhuriyet tarihinde hazırlanan ilk plan
olması nedeniyle öneminin büyük olduğunu vurguladı.
Şahin, plan kapsamında yürütülecek faaliyetlerle yargının bağımsızlığı,
tarafsızlığı ve etkinliğinin daha da güçlendirilmesinin amaçlandığını dile
getirdi.
Brüksel'de 17 Aralık 2004 tarihinde gerçekleştirilen AB Zirvesinde
Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerine başlanmasının kararlaştırıldığını
hatırlatan Şahin, AB müzakereleri kapsamında Adalet Bakanlığının ''adalet,
özgürlük ve güvenlik'' ile '' yargı ve temel haklar'' başlıklarından sorumlu
olduğunu söyledi.
Yargının, artan kamusal taleplerle birlikte üzerine düşen görevi yerine
getirmesi, hızlı, verimli ve güvenilir şekilde çalışabilmesi için bilgi ve
haberleşme teknolojileri ile entegre bir yapıya sahip olması gerektiğini
vurgulayan Şahin, bu amaçla yargıda üretkenliği ve verimliliği arttırmak için
geliştirilen, Ulusal Yargı Ağı Projesi'nin (UYAP) uygulamaya konulduğunu
anımsattı.
-''UYAP'IN HAYATA GEÇİRİLME ORANI YÜZDE 98'İ AŞMIŞTIR''-
''Projenin hayata geçirilme oranı yüzde 98'i aşmıştır'' diyen Şahin,
UYAP'ın mobil ayağını oluşturan SMS bilgi sistemiyle dava açılması, icra takibi
başlatılması, duruşma tarihi gibi bilgileri adliyeye gitmeden cep telefonlarına
gönderilen kısa mesajlarla öğrenebildiğini ve bu hizmette 11 bin 472 abone
bulunduğunu kaydetti. Şahin, hizmetin sunulmaya başlandığı tarihten itibaren 193
bin 551 SMS kullanıldığını ve her geçen gün kullanımın arttığını bildirdi.
-CEZA İNFAZ KURUMLARI-
Bakan Şahin, insan onuruna saygı ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir
anlayışla yürütülen çalışmalar arasında, ceza infaz sisteminin ve ceza infaz
kurumlarının büyük önem taşıdığını ifade ederek, 06 Ekim 2008 tarihi itibariyle
ceza infaz kurumlarına ait, 35 bin 142 personel kadrosunun, 26 bin 932'sinin
dolu, 8 bin 210'unun da boş bulunduğunu söyledi.
-TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ SAYISI-
Şahin, Türkiye'deki 384 ceza infaz kurumunda 20 Ekim 2008 tarihi
itibarıyla 90 bin 875 adli, 4 bin 931 terör, 4 bin 405 çıkar amaçlı suçlar olmak
üzere toplam 100 bin 211 hükümlü ve tutuklu bulunduğunu kaydetti.
Cezaevlerinde artık kampüs döneminin başlatıldığını, Silivri ve Sincan'da
8'er cezaevi, Maltepe ve Kocaeli'nde 5'er cezaevinden oluşan modern cezaevi
kampüslarının yapıldığını anımsatan Şahin, bu dönemde Ulucanlar ve Bayrampaşa
cezaevlerinin kapatıldığını hatırlattı.
Şahin, 2008 yılında bin 329 hükümlü ve tutuklunun üniversite sınavına
girdiğini ve bunlardan bin 145'inin sınavı kazandığını, 882'sinin de bir yüksek
öğretim programına yerleştirildiğini bildirdi.
-DENETİMLİ SERBESTLİK-
Bakan Şahin, ceza adalet sistemine ilişkin reform niteliğindeki önemli
bir yeniliğin de ''denetimli serbestlik'' müessesesi olduğunu ifade ederek,
denetimli serbestlik hizmetinin, insan ve toplum temelli bir uygulama olduğunu,
şüpheli, sanık veya hükümlüyü ceza infaz kurumuna almadan toplum içinde
denetleyerek, yeniden topluma kazandırmayı amaçladığını anlattı.
Adalet Bakanı Şahin, adli tıp alanında da çalışmaların devam ettiğini
belirterek, çağdaş ülkelerde davaların bilimsel imkanlardan yararlanılarak
yürütüldüğünü, ''suçludan delile değil, delilden suçluya ulaşılması'' esasının
benimsendiğini vurguladı. 2003 yılından itibaren Adli Tıp Kurumu'nun
güçlendirilmesi, fiziki alt yapı imkanlarının artırılması ve insan kaynaklarının
güçlendirilmesi için önemli çalışmalar gerçekleştirdiğini anlatan Şahin,
İstanbul'da 46 bin metrekarelik alana inşa edilen Adli Tıp Kurumu hizmet
binasının Avrupa'nın en büyük adli bilimler laboratuvarı olduğunu söyledi.
Şahin, ''Yetersizliklerle anılan ve halk arasında sadece otopsi yeri
olarak bilinen Kurum bugün dev bir araştırma merkezine dönüşmüş bulunmaktadır''
dedi.
Bakan Şahin, Atatürk'ün ''Adliye siyasetimizde izlenecek amaç, evvela
halkı yormaksızın hızla, isabetle, güvenle adaleti dağıtmaktır'' sözünün, Adalet
Bakanlığının çalışmalarının özünü ifade ettiğini belirterek, ''Üzerimizdeki bu
sorumluluğun bilincinde olarak Yüce Meclis tarafından takdir edilen bütçelerle
çalışmalarımızı yargı mensubu ve çalışanlarının özverili gayretleri ile
sürdürmekteyiz. Bu vesile ile yargı camiasının fedakar çalışanlarına milletimiz
ve devletimiz adına teşekkürü bir borç bilirim'' diye konuştu.
