2012-03-14 - 14:30
TBMM GENEL KURULU?
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. Mumcu, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline söz verdi.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. Mumcu, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline söz verdi.

AK Parti Adıyaman Milletvekili Muhammed Murtaza Yetiş, ''14 Mart Tıp Bayramı'' konusunda yaptığı gündemdışı konuşmasında, Türkiye'de doktor sayısının dünya ortalamasının altında olduğunu belirtti. Hasta memnuniyetinin yükseldiğini ifade eden Yetiş, hasta yakınları ile sağlık personeli arasında zaman zaman istenmeyen tartışmalar olduğunu, buna karşı Sağlık Bakanlığının çeşitli önlemler aldığını kaydetti.

Kendisinin çocuk doktoru olduğunu hatırlatan Yetiş, ''Uzun süredir yatan bir çocuğun tüm çabalara rağmen ellerinizin altında kaybolduğunu görmek, bunu yakınlarına söylemek, sonra odaya gidip ağlamak nasıl bir duygudur biliyorum. Bunca emek, yük hiçbir puan cetveline sığmaz. Hekimlerin sesine kulak verilmeli'' dedi.

MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru da aynı konudaki gündemdışı konuşmasında, son yıllarda sağlık sistemindeki değişikliklerin hekimlerde rahatsızlıklara ve sorunlara yol açtığını savundu.

Doğru, ''Sağlıkta dönüşüm adı altında bir gecede çıkarılan yasalar, hekim ve sağlık çalışanlarının geleceğe umutla bakmasını zorlaştırmaktadır. AKP 10 yıldır iktidarda, ülkemizde hekim de hizmet alan da şikayetçidir. Hekimler performans baskısı altında çalışmak istemiyor. Özlük haklarının korunmasını için yeni düzenleme ve mesleki bağımsızlık istiyor. Hekimlerin emeklilik sonrasıyla ilgili hiçbir düzenleme yok'' diye konuştu.

CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven ise tüm sağlık çalışanlarının bayramı buruk kutladığını, hekimlerin vatandaş gözünde itibarsızlaştırıldığını ileri sürdü. Seçimlerden önce söz verilmesine rağmen hastaların hekim seçemediğini anlatan Güven, ''Hekimler, baktığı hastaya göre ücret alıyor. Hekimler tam gün çalışmayı istiyor ama performans ile aylıklarını hastadan çıkarmak istemiyor'' dedi

Türkiye'de, hekim ve sağlık çalışanları işsizken ithal hekim ve hemşire çalıştırılmasının yanlış olduğunu savunan Güven, bir hak olan sağlığın ücretsiz olması gerektiğini ifade etti.

Yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ve bazı milletvekilleri de 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutladı.

CHP, Danışma Kurulunda anlaşma sağlanamaması üzerine sağlık çalışanlarına yönelik şiddetle ilgili önergenin, bugün Genel Kurulda görüşülmesini talep etti. Öneri üzerine CHP Grubu adına söz alan Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, sağlık çalışanlarına yönelik fiziksel, sözlü ve ekonomik şiddet olaylarının son yıllarda çığ gibi büyüdüğünü söyledi. Atıcı, sağlık sektöründe uygulanan ''ucuz politikalar'' nedeniyle gerçeklerin saptırıldığını, hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının çalışma azimlerinin kırıldığını ileri sürdü. Aytuğ Atıcı, yanlış politikalarla kalitesizleştirilen sağlık sektöründe faturanın özellikle hekimlere yüklenmek istendiğini öne sürdü.

MHP Mersin Milletvekili Ali Öz, insan hayatının en ince çizgisinde duran, fedakarca çalışan hekimlerin mesleğinin kutsallığının korunması gerektiğine işaret etti. Sağlıkta dönüşüm programının özellikle acil servislerdeki hekimlere ciddi yükler getirdiğini anlatan Öz, vatandaşın, sağlık hizmeti alırken para ödememek için acil servise gitmeyi tercih ettiğini, bunun da serviste yığılmalara neden olduğunu ifade etti. Öz, bu nedenle acil servislerdeki hekimlerin hasta ve hasta yakınlarıyla daha fazla karşı karşıya kaldığını belirtti.

BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken, sağlıkta dönüşüm programı ile ''paran kadar sağlık sistemine'' geçilmiş olduğunu iddia etti. Sektörde yaşanan problemlerin sağlık çalışanlarına yönlendirildiğini belirten Baluken, ''Sanki sistemin bütün muhatabı sağlık çalışanlarıymış gibi bir dil kullanıldı. Bu da şiddetin önünün açtı'' dedi.

AK Parti Uşak Milletvekili İsmail Güneş, 2002 yılından önce bir pratisyen hekimin 1600-1700 lira, uzman hekimlerin ise 1800-1900 lira ücret aldıklarını söyledi. Güneş, söz konusu dönemde hekimlerin çalışma koşullarının iyi olmadığını, vatandaşın hekim ulaşmasının da güç olduğunu dile getirdi. AK Parti iktidarı döneminde bu sıkıntıların aşıldığını analatan Güneş, bir hekimin ücretinin artık 4 bin 500 liradan 10 bin liraya kadar çıkabildiğini belirtti.

Yapılan oylamada, CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ da söz alarak tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutladı. Sağlıkta dönüşüm programının, Hükümetin politikaları ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuya gösterdiği hassasiyetin yanı sıra tüm sağlık çalışanlarının fedakarca çalışmaları sayesinde başarıya ulaştığını anlatan Akdağ, ''2003'lü yıllarda sağlık hizmetinden memnuniyet oranı yüzde 36'lardayken, şimdi bu rakam yüzde 76'ya yükseldi. Bu, Türkiye Cumhuriyeti'nin başarısıdır, sağlık çalışanların başarısıdır. Onları tebrik ediyorum. Allah razı olsun'' dedi.

Akdağ, bundan sonraki çalışmalarında da sağlık çalışanlarını önceleyeceklerini, onların imkanlarını ve özlük haklarını daha iyi hale getirmek için çaba sarf edeceklerini söyledi.

Bu arada söz isteyen AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, kürsüyü kullanan bütün milletvekillerinin ''Barıştan yanayız ve şiddete karşıyız'' dediğini belirterek, ''Şiddete karşı olmak sadece sözlü anlamda ifade etmek değildir. Özümüzün, sözümüzün, duruşumuzun bir olması gerekiyor. Öğrendiğime göre biraz önce kuliste BDP milletvekillerinden iki arkadaşımız, Sayın Kiler'e fiili saldırıda bulunmuş. Şiddeti kınıyoruz ve kınayacağız'' diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu da TBMM çatısı altındaki bütün şiddeti kınadığını belirterek, ''Elim olaylara müthiş şekilde üzülüyoruz. Tekrarlanmamasını hepinizden diliyorum'' dedi.

Söz isteyen TBMM İdare Amiri ve BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, bölgede ciddi bir afet olduğunu, her tarafın kar altında bulunduğunu belirterek, ''Başbakanlıktan giden paraya bizzat milletvekili müdahale ederek, kendi ilinin belediye başkanlarına 500 milyon lira tahsis edip diğer belediye başkanlıklarına tek lira vermeyen bizzat bu şahıstır'' dedi.

Vahit Kiler ise Sakık'ın konuşmalarının ''yalan ve iftira'' olduğunu belirterek, ''Burası TBMM, dağ başı değil. Kendilerini halen dağda zannediyorlar. Sizden korkmadığımızı, hizmete devam edeceğimizi bilmenizi istiyorum. Sakık, senin tehditlerinden korkmuyoruz, korkmayacağız. 10 senedir senin tehditlerine rağmen iş yapıyoruz orada'' diye konuştu.

Bu arada BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, Kiler'in sırasına yönelince AK Parti ve BDP'li milletvekillerince engellendi.

Başkanvekili Mumcu, Parlamentonun fikirlerin tartışıldığı yer olduğunu, kaba kuvvet ve şiddetin geçerli olamayacağını ifade etti.

Sakık ise bu arada Kiler'e doğru bağırarak, ''Söylediklerim yalansa yarın vekillikten istifa ederim'' dedi.

Genel Kurulda, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde görüşmelere başlandı.

CHP Grubu adına tasarı üzerinde konuşan Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, iktidar sözcülerinin, Van depremi sonrasında 9-11 milyon yapı stokunun yıkılması ve yenilenmesi gerektiği, bunun için 400-500 milyar dolarlık kaynağa ihtiyaç olduğunu ifade ettiğini belirtti.

Türkiye'de 20 yıl önce ilk kentsel dönüşümü sosyal demokrat belediyelerin yaptığını ileri süren Günaydın, şöyle konuştu: ''Bizim kentsel dönüşümümüzde polis, jandarma, gözyaşları, insanların evlerinin zorla yıkılması, bomba, dayak yoktur, gönüllü uygulama vardır. Siz karar mekanizmasını mahalle sakiniyle oluşturursanız orada rant olmaz. Bu halkçı kentsel dönüşümün, halkla, sevinçle yapılır. Bir de bunun tam tersi; mera, yeşil alan gördüğünde avucu kaşınan, kent içinde kalmış bir değer gördüğünde gözünde dolarlar çakan anlayış var. Bu sizin anlayışınızdır ve gönüllülükle alakası yoktur. Tasarıda, zorla el koyma vardır. Riskli yapı teşhisinde, yürütmeyi durdurma istenemeyecek. Siz fiili durum yaratıyorsunuz, vatandaşın idari yargıdan sonuç alma hakkını yok ediyorsunuz. Kanunun uygulanmasına zorluk çıkaranlara, TCK uyarınca suç duyurusunda bulunmasına imkan verilmesi, vatandaşa gözdağı vermektir.''

Türkiye'de kentsel dönüşümün acil gereksinim olduğunu ancak bu ad altında doğal kaynaklara göz koyan rant anlayışının kendilerinden destek görmeyeceğini ifade eden Günaydın, ''Kamu İhale Kurumunda yolsuzluk ayyuka çıkmışken, siz bu işleri Kamu İhale Yasası dışına çıkartıyorsunuz. Kanalizasyondan çıkan kokular şimdi Kamu İhale Kurumundan çıkmaya başladı. Düzenlemeyi Kamu İhale Kanunu denetiminden çıkararak 500 milyarı birilerine paylaştırmak istiyorsunuz'' diye konuştu.

MHP Grubu adına konuşan Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman, düzenlemeyle riskli alanların iyileştirilmesi ve tasfiyesinde yetkiyi Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verildiğini hatırlatarak, devre dışı bırakılan yerel yönetimlerin bakanlığın vesayeti altına alındığını ileri sürdü.

Büyükataman, ''Bu düzenleme böyle geçerse İller Bankası kapatılma durumuyla karşı karşıya kalacak. Kamu tesislerine yönelik talan süreci hızlandırılacak. Düzenleme, risk taşımayan yapılarda oturanların hukuki güvencelerini, barınma haklarını, konut dokunulmazlığını ortadan kaldıran, mülkiyet hakkının kullanılmasını kısıtlayan yönleriyle Anayasaya aykırıdır. Riskli alanlara elektrik, su, doğalgaz gibi kamu hizmetlerinin verilmesini durduracak. Bu kabul edilemez'' dedi.

Kamu İhale Kanununu devre dışı bırakan düzenlemenin ihalelerde suiistimal algısını güçlendireceğini savunan Büyükataman, ''Ülkenin tüm kıyılarında, tarım ve zeytin alanlarında orman ve meralarda hatta SİT alanlarda yaygın bir talanın önü açılmaktadır. Düzenleme kamu yararından uzaktır. AKM ile ilgili düzenleme kabul edilemez ve açık bir talan girişimidir'' görüşünü ifade etti.

BDP Grubu adına konuşan Van Milletvekili Nami Gür, tasarıyı, ''AKP'nin bir emrivakisi'' olarak tanımlayarak, konuyla ilgili kesimlerin görüşünün alınmadığını, büyük rant beklentisiyle hazırlandığını ileri sürdü.

Tasarının, Van depreminin ardından ''Başbakan'ın talimatıyla hazırlanarak, pişirilmeden Meclisin önüne getirildiğini'' iddia eden Gür, risk taşımayan alanların da düzenlemeye tabi olacağını savundu. Yerel yönetimlere yasalarla verilen yetkilerinin bu düzenlemeyle ellerinden alınacağın ileri süren Gür, ayrıca halkı yerinden etmeye ve borçlandırmaya yönelik yaptırımlar içerdiğini söyledi.

AK Parti Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Erol Kaya, Türkiye'de çarpık kentleşmenin sadece gecekondularda değil apartmanlarda da yaşandığını belirterek, kent merkezinde kalmış çarpık yapılaşmanın mevcut mevzuatla çözülmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Kentsel dönüşümde bugüne kadar ciddi adımlar atıldığını, yüzlerce projeyle onbinlerce konut yapıldığını ifade eden Kaya, tasarıyla kentsel dönüşüme daha da hız verileceğini, şehirlerin çehresinin değişeceğini, güvenli ve huzurla yaşanacak yerleşim yerlerini yaratacaklarını kaydetti.

Kaya, kentlerin özgün kimliği ve çevreye taviz vermeden yapılacak işlemleri hızlandıracak ve basitleştirecek her türlü tedbirin alınacağını, düzenlemenin bu anlamda yenilikler içerdiğini söyledi. (14.30)