2026-04-15 - 15:11
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

Buldan, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, Ağrı'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümünü kutladı.

Bugünün yalnızca bir kurtuluş günü değil, aynı zamanda milletin bağımsızlık iradesinin, birlik ve beraberlik ruhunun en güçlü şekilde tezahür ettiği "tarihi bir dönüm noktası" olduğunu söyleyen Kilerci, "Ağrı halkı o zorlu günlerde gösterdiği dirayet ve cesaretle istiklal mücadelesine altın harflerle yazılmış bir destan bırakmıştır." dedi.

Ecdattan emanet aldıkları Ağrı'yı her alanda daha ileriye taşımanın, kendilerine düşen görev olduğunu belirten Kilerci, "Bu anlayışla AK Parti hükümetlerimiz döneminde Ağrı'ya çok önemli yatırımlar kazandırılmıştır." diye konuştu.

Ağrı için durmadan çalıştıklarını ve çalışmaya devam ettiklerini dile getiren Kilerci, şehre yapılan yatırımları anlattı.

Kilerci, "Herkes şunu bilsin ki Ağrı'mızda bazı kesimlerin söyledikleri ve yapmaya çalıştıklarının gayet farkındayız. Bizim sükutumuz çekindiğimizden veya sineye çektiğimizden değil. Tam aksine edebimizden ve vakarımızdandır." ifadesini kullandı.

Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, İstanbul'un Sultangazi ilçesindeki taş ocağının ilçeyi olumsuz etkilediğini öne sürdü.

İlçedeki Yayla Mahallesi'nin etrafında mezarlık bulunduğunu, burayı ziyarete gelen insanların oluşturduğu yoğunluğun mahalleye zarar verdiğini savunan Kaya, "Mahallenin arasındaki vadi şu anda doldurulmuş ve mahallede atıklar Alibey Barajı'na akıyor yani İstanbul'un su kaynağı olan bir baraja akıyor." dedi.

Kaya, Cebeci Mahallesi'ndeki Dökümcüler Sanayi Sitesi esnafının, sorunları karşısında muhatap alınmadığını iddia etti.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç, Diyarbakır'ın pek çok sorun yaşadığını öne sürdü.

Diyarbakır'ın ulaşım, tarım ve güvenlik alanlarındaki sorunlarına değinen Kamaç, "Diyarbakır'da son bir ay içerisinde 30 iş yeri silahlı saldırıya uğradı. Bu saldırıların büyük bir kısmı 18 yaş altındaki çocuklar tarafından gerçekleştirildi. Gençler artık suç örgütleriyle bağlantılı yapılarla ilişki kuruyor. Bunu artık ekonomik gelir yolu olarak görüyor, çünkü işsizlik çok büyük bir problem. Bu durum esnafta ciddi bir güvensizlik sorunu meydana getiriyor." ifadesini kullandı.

TBMM Genel Kurulunda siyasi partilerin grup başkanı ve başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki bir okulda ve Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırı haberleri karşısında ürktüklerini söyledi.

İki olayın üst üste gerçekleşmesinin "üzücü ve dehşet verici" olduğunu dile getiren Ekmen, bu olaylar konusunda iktidarı eleştirdi.

Okulların fiziki güvenlik koşullarının önemine değinen Ekmen, "Bugün uyuşturucu yaşının 8-9'a düştüğünü biliyoruz. Okulların her köşesinde, her sokağında torbacıların cirit attığını biliyoruz. Ama okullarımızı bu uyuşturucu satıcılarından, bu çeteleşmelerden, bu mafyavari gruplardan koruyacak bir güvenlik sistemimiz yok." ifadesini kullandı.

Dizi senaryolarının ve gündüz kuşağı programlarının ele alınması gerektiğini belirten Ekmen, "Cumhurbaşkanı bir gün karar versin, 'ben bu mafyayı ve çeteyi öven dizilerden, ailenin köküne kibrit suyu döken dizilerden, ahlaksız gündüz kuşağı programlarından bıktım' desin, ertesi gün bütün bunların durduğunu göreceğiz." sözlerini sarf etti.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş'ta okullardaki silahlı saldırılara değinerek, "Sokaklar artık kimse için güvenli değil. Milyonlarca ruhsatsız silahın olduğu, insanların silaha kolayca ulaşabildiği bir ülke oldu. Yanı sıra her köşe başında uyuşturucu satılır hale geldi." diye konuştu.

TBMM'nin genel sorumluluğunun, çocuklara ve millete güvenlik ile sokakların huzurlu olabilmesini sağlamak olduğunu dile getiren Çömez, "En temel vazifesi bu. Bununla ilgili gerekeni yapalım. Tablo daha netleştikten sonra kapsamlı değerlendirme yapılır ancak bugün bütün Türkiye'ye geçmiş olsun diyorum." dedi.

Saldırılarda yaşamını kaybedenlerin olduğuna yönelik haberlere değinen Çömez, "Umarım hayatını kaybedenler yoktur. Ama varsa Allah rahmet eylesin. Bununla ilgili parlamentonun ciddi bir sorumluluk alması gerektiğini vurgulamak istiyorum." açıklamasında bulundu.

- "Bizim işimiz o yarayı kökünden sarmaktır"

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Kahramanmaraş'ta okuldaki silahlı saldırının "ciğerlerini yaktığını" ifade etti.

"Gereken tedbirlerin alınacağı ve bundan sonrasında bu tür menfur olayların olmaması noktasında devletin tüm imkanlarının seferber edileceğine inanıyoruz" diyen Kılıç, olayda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

Polislerin sorunlarına değinen Kılıç, Cumhur İttifakı olarak bu meseleye bakışlarının net olduğunu, devletin, asayişi sağlarken, kendi evladını görev yükü altında ezdiremeyeceğini vurguladı. Kılıç, "Bizim siyaset anlayışımız, birilerinin yaptığı gibi bu acılar üzerinden siyasi rant devşirmek, fırsatçılık yapmak değildir. Bizim işimiz o yarayı kökünden sarmaktır. İşte, tam da bu yüzden İçişleri Bakanlığımızın 12-36 çalışma sistemine geçiş adımlarını önemsiyoruz. Bu adım bize göre basit bir mesai düzenlemesi değildir." dedi.

Türk Polis Teşkilatı'nın 181. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Kılıç, "Polisimizin omzundaki yük hafifleyene, o yorgun yüzler gerçekten gülene kadar bu yapıcı irademizin sonuna kadar arkasında duracağız." ifadesini kullandı.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Kahramanmaraş'ta okuldaki silahlı saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi.

Saldırıyı, "vahim bir olay" olarak nitelendiren Temelli, saldırının, "münferit bir olay" gibi ele alınıp geçiştirilmemesi gerektiğini dile getirdi. Temelli, "Bu konudaki gerekli tedbir ve önlemlerin bir an önce alınması gerekiyor." diye konuştu.

Olaya yönelik tedbirler konusunda Şanlıurfa'daki yöneticileri eleştiren Temelli, "Suça sürüklenmiş, silahla buluşmuş çocuklar bu tür vakaları ilk defa işlemiyorlar. Bu olayları gördükçe tedbire dair bir aklın çalışması yerine biz hala bu olayları, bu aymazlıkları yaşamak zorunda kalıyoruz. Bu ciddi bir risktir. Ciddi bir sorundur. Bu sorunun üzerine eğilmek lazım. Her şeyden önce suçla mücadele etmek lazım. Her şeyden önce bireysel silahlanma meselesini ciddiye almak lazım." değerlendirmesinde bulundu.

Mafya dizilerindeki ve sosyal medyadaki şiddet devam ettiği sürece çocukların korunamayacağını dile getiren Temelli, "Pazartesiye kadar okullar kapatılmalı. Okullardaki güvenlik meselesi bir an önce titizlikle ele alınmalı, tedbirler alınmalıdır." görüşünü paylaştı.

- "Bu yasa teklifini genişletelim"

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Kahramanmaraş'ta okuldaki silahlı saldırıyı kınadı.

Çok katmanlı, çok yönlü ve çok ağır bir sorunla karşı karşıya olunduğunu vurgulayan Emir, "Bu sorun artarak devam edecek. Eğer bu akılla gidilirse, gerekli önlemler alınmazsa, hep birlikte, her birimiz, her siyasi parti bu işin bir ucundan tutarak, çözümün bir parçası olarak bu sorunu çözmek üzere seferber olmazsak artarak gidecek. Her birimizin bugün yüreği yanıyor. Yavrularımızı kaybediyoruz, okullarımız güvensiz. Ama bugün neler yapılması gerektiğini ısrarla konuşmak zorundayız." ifadesine yer verdi.

Sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifinin çocukları sosyal medyanın zararlı etkilerinden koruyacak ve şiddete özendirilmesine son verecek önlemleri almada yetersiz olduğunu söyleyen Emir, "Sadece para cezası öneren, denetim görevinden vazgeçen, kurumsallıkları önemsemeyen, bakanlıklara, ilgili devlet birimlerine önemli görevler yüklemeyen, bunlar için gerekli mali desteği sağlamayan, yani içinde bulunduğumuz, yaşadığımız sorunun derinliğini anlamamış ve kısmi cezalar, bant daraltmalarla bu sorunları çözebileceğini düşünen, aslında uzağı göremeyen anlayış." görüşlerini dile getirdi.

Söz konusu kanun teklifinin genişletilmesini isteyen Emir, şöyle devam etti:

"Daha derli toplu yapalım. Daha bütüncül bir anlayışla ve çocuğun üstün yararını düşünerek devletin denetim ve kontrol işlevlerini kabul eden, ama bununla birlikte Milli Eğitim, Gençlik ve Spor, Kültür ve Turizm bakanlıklarını sorumlu tutan daha geniş bir çerçeveden bakalım. Şiddetin dizilerden başlayarak yaşamın her alanında ödüllendirildiği, yüceltildiği bir toplumsal yaşam içerisinde, şiddetin böylesine tasvip edildiği bir anlayış içinde ne çocuklarımızı ne okullarımızı şiddetten koruyabiliriz, her birimiz eninde sonunda bu şiddetin bir yanıyla mağduru olmaya devam ederiz."

- "Failler kahramanlaşıyor, ABD'de örnekleri var"

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, Kahramanmaraş'ta okuldaki silahlı saldırıyı, "dehşet verici bir hadise" olarak nitelendirdi.

Olaya yönelik yayın yasağı getirilmesinin doğru olduğunu belirten Zengin, "Çünkü failler kahramanlaşıyor, ABD'de örnekleri var. Bu saldırıları yapan çocuklar örnek haline geliyor." dedi.

Milli Eğitim, İçişleri ve Sağlık bakanlarının, çeşitli partilerdeki milletvekillerinin, herkesin bir an evvel Kahramanmaraş'a ulaşmak için gayret sarf ettiğini aktaran Zengin, "Soruşturma için başsavcı vekilleri, Cumhuriyet savcıları ve elbette başmüfettişler görevlendirildi. Bu tetkikler muhakkak yapılacak. Bugün konuştuğumuz kanun da çok önemli bir adımı getiriyor. 16 yaşın altındaki çocuklarımızla ilgili olarak kesinlikle sınırlama yapmamız gerekiyor." diye konuştu.

Televizyon yayınlarına yönelik eleştirilere katıldığını ifade eden Zengin, "Televizyon yayınlarına muhakkak çok özel bir denetim gerekiyor. Fakat biliyor musunuz, bir sürü çalışma var, bu çocuklar artık televizyon izlemiyor zaten. Bu çocuklar oyunlarla haşır neşir. Hatta ve hatta bebekken, yürümeden evvel, yemeklerini yerken ekran karşısındalar. Çocukların artık muhakemesi, izleme süratleri, karar verme mekanizmaları, bunların hepsiyle ilgili muazzam bir saldırı altındayız." değerlendirmelerinde bulundu.

Zengin, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifinin, sorunun çözümü için "adım attığını" vurgulayarak, "Ben milletvekili arkadaşlarımızdan dün de işittim, farklı partilerden de. Siz de anne babasınız. Onlar da bir an evvel kendi ellerinde bir sınırlama, hukuki bir mekanizma olsun istiyorlar. Çocukları onlardan habersiz bu tarz oyun sitelerine giremesinler, bu tarz tehlikeli şeylerle onlardan habersiz karşılaşmasınlar. Okullar konusunu ayrı tartışmamız lazım. Okul çocuğa az geliyor. Bizim kuşağımız için okul her şeydi." sözlerini sarf etti.

Değişen dünyanın getirdiği "sorunlar yumağı" ile karşı karşıya olunduğunu dile getiren Zengin, "Muazzam bir şiddet var. Çocuklarımızın ne yaptığını görememe, hakim olamama, onun kendi zihninin içerisinde olamama halimiz var. Hepinize katılıyorum. O yüzden bu sorunu ciddiye alalım. Güvenlikse güvenlik. Ama sadece güvenliğin yetmediğini düşünüyorum. Sadece müfredatın da yetmeyeceğini düşünüyorum. Genel anlamda hepsine dair bir düzenleme yapmamız lazım." diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Zengin, saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek, "Bunun, müstakil bir konu olarak hepimizin sahiplenmesi gereken bir konu olduğunun altını çizmek istiyorum." ifadesini kullandı.

TBMM Başkanvekili Pervin Buldan da saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar, yakınlarına sabırlar diledi.

Genel Kurulda, Yeni Yol Partisinin "Türkiye'deki orman varlığı", İYİ Parti'nin "Enflasyonun etkileri", DEM Parti'nin "Ceza infaz sistemi" ve CHP'nin "Yurt dışı vize başvuru randevusu sistemi"ne ilişkin grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerine söz alan CHP Adana Milletvekili Bilal Bilici, vizenin ülkelerin itibarı ve haysiyeti olduğunu belirterek, "Vatandaşımız bugünlerde bırakın vize almayı, vize randevusu bile alamamaktadır." dedi.

Vatandaşların Avrupa'ya seyahat edebilmek için aylarca randevu beklediğini, dosya dolusu evrak verdiğini, banka dökümlerini ve tapularını gösterdiğini söyleyen Bilici, "Tüm bunlara rağmen vatandaşlarımız potansiyel mülteci muamelesiyle karşılaşmaktadır. Ne Türkiye ne de vatandaşlarımız bunu hak etmiyor. Kurucusu olduğumuz Avrupa Konseyi üyeliğimize rağmen 1980'den beri süren vize engeli, son 10 yıldaki hatalı politikalar ve Avrupa'daki sığınmacı krizi sebebiyle daha da derinleşmiştir. Vatandaşlarımız turistik, eğitim, ticari ve sağlık seyahatleri için bile vize randevusu alamaz hale gelmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Yeni Yol Partisi Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, iktidarın politikalarının vatandaşların hayatını kısıtladığını öne sürerek, Avrupa ülkelerinin, Türk vatandaşlarına, akademisyenlere, sanatçılara ve iş adamlarına "Türkiye'ye geri dönmez" düşüncesiyle vize vermediğini savundu.

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, vize sorununun artık toplumun geniş kesimlerini etkileyen yapısal bir mesele haline dönüştüğünü dile getirerek, "Avrupa Komisyonunun istatistiklerine göre schengen başvuruları hızla artmakta ancak aynı dönemde ret oranlarında da ciddi yükselmeler olmuştur. 2010'lu yıllarda yüzde 2-5 bandında olan ret oranları bugün yüzde 14-16 seviyesine çıkmıştır." ifadesini kullandı.

DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, vatandaşların özgürlükler için Avrupa'ya gitmek istediğini, buna karşın birçok ülkenin insan haklarını esas alan bir yaklaşım yerine daha sert ve dışlayıcı vize politikalarına yöneldiğini iddia etti.

- "Vize serbestisi için gereken 72 kriterin büyük bölümü tamamlandı"

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Emrah Karayel, vize serbestisi için gereken 72 kriterin büyük bölümünün tamamlandığını, "Terörsüz Türkiye" sürecinin hedefine ulaşmasıyla eksik kalan kriterlerin de milli menfaatlerden taviz verilmeden yoğun bir diplomasi trafiğiyle çözüme kavuşturulacağını söyledi.

Vize randevularında yaşanan yoğunluğa hükümetin seyirci kalmadığını vurgulayan Karayel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dışişleri Bakanlığı AB makamlarıyla, büyükelçilerle sürekli temas halindedir. Bu görüşmeler neticesinde iş insanları ve öğrencilerimiz için vize süreçlerinin hızlandırılması, kotaların artırılması ve uzun süreli vize verilmesi konusunda çok önemli ve olumlu gelişmeler kaydedilmiştir. Vatandaşlarımızın seyahat özgürlüğünü ve Türk pasaportunun saygınlığını korumak bizim asıl önceliğimizdir ancak vize meselesini ülkemizin dış politikadaki devasa başarılarını gölgelemek için bir araç olarak kullanmak, hakkaniyetle bağdaşmaz. Sorunları diplomasiyle ve kararlılıkla çözen hükümetimiz, vatandaşımızın mağduriyetlerini gidermeye devam edecektir."

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda, CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda boş bulunan üyeliğe İYİ Parti İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu seçildi.

Daha sonra Genel Kurulda, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.