2010-03-17 - 15:39
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Mustafa Kemal Yalınkılıç, biyolojik tür kaçakçılığını önlemek için gümrük muhafaza memurlarına da eğitim verdiklerini söyledi.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Mustafa Kemal Yalınkılıç,
TBMM Madencilik Sektöründeki Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken
Önlemlerin Belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna
yaptığı sunumda, hayvan ve bitki türü açısından, Türkiye'nin AB ülkelerine
göre önemli bir zenginliğe sahip olduğunu söyledi. Ülkede bulunan söz konusu
türlerin tamamının henüz belirlenmediğini ifade eden Yalınkılıç, yapılan
çalışmalarla yeni türlerin keşfedildiğini kaydetti.
Bu kapsamda, ''nuhungemisi.gov.tr'' adı altında web sitesi kurarak
biyolojik çeşitlilik veritabanı oluşturduklarını bildiren Yalınkılıç,
veritabanındaki bilgilerin herkese açık olduğunu belirtti. Halkın doğa korumada
ve yeni türlerin belirlenmesinde site aracılığıyla kendilerine yardımcı
olduklarını anlatan Yalınkılıç, sitenin ulusal biyoçeşitlilik veritabanı haline
getirildiğini söyledi.
Türkiye'nin biyolojik çeşitliliğinin bir gen zenginliği olduğunu, bu
zenginliğin korunması gerektiğini belirten Yalınkılıç, özellikle biyolojik
türlerin ülke dışına kaçırılmasının önüne geçilmesi için bazı tedbirler
aldıklarını söyledi. Yalınkılıç, bu tedbirler kapsamında, gümrük muhafaza
memurlarını eğiterek, biyolojik tür kaçakçılığını önlemeye çalıştıklarını dile
getrdi.
Bu konuda milli parkları da kontrol altında tuttuklarını belirten
Yalınkılıç, bu parkları gezmek isteyen ziyaretçilere eşlik etmeleri amacıyla
yöredeki bazı gençlere kılavuzluk yapmaları için eğitim verdiklerini söyledi.
Yalınkılıç, milli park turlarının bu kılavuzlar eşliğinde yapıldığını ifade
etti.
Yalınkılıç, ayrıca, Kaz dağlarındaki milli parkta madencilik çalışmaları
yapıldığı iddialarına karşılık, milli parkın içinde böyle bir faaliyetin söz
konusu olmadığını, bu çalışmaların park sınırları dışında yapıldığını ifade
etti.
Madencilik ve çevre konusuna da değinen Yalınkılıç, maden
işletmecilerinin, ruhsatlarını aldıktan, bütün işlemlerini tamamladıktan sonra
kendilerine geldiklerini, arama yapmak istedikleri bölgenin milli park sınırları
içinde olduğunu öğrenince sıkıntıya düştüklerini kaydetti.
Komisyona sunum yapan Çevre Yönetimi Genel Müdürü Lütfi Akça da taş ve
kum ocaklarının madencilik kapsamından çıkarılması gerektiğini, bu ocakların
denetim altına alınmasında çeşitli zorluklar yaşandığını belirtti. Akça, bir
bölümü yerleşim birimlerine de yakın olan bu ocakların ortaya çıkardığı toz ve
gürültünün, halkın madenciliğe karşı tepkisinin artmasına yol açtığını
kaydetti.
Madencilik faaliyetlerinin ortaya çıkardığı atık miktarı hakkında bilgi
veren Akça, yıllık atık miktarının 26 milyon 481 bin ton olduğunu, bunun 10
milyon 658 bin tonunun altın ve gümüş madenciliğine ait olduğunu sözlerine
ekledi. (15:39)
