2013-05-27 - 14:40
TBMM'DE "10. YILINDA BİLGİ EDİNME HAKKI ÇALIŞTAYI"?
TBMM Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen , Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında mevzuat ve uyuşmazlıklar, kamu anlayışı ve kurumsal yaklaşımlar ile vatandaş algısı çerçevesinde, bakanlıkların merkez teşkilatları, üst kurullar ve sivil toplum kuruluşlarından ilgili temsilcilerin katılımıyla " 10. Yılında Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı" TBMM Tören Salonu'nda gerçekleşti.

TBMM Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen , Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında mevzuat ve uyuşmazlıklar, kamu anlayışı ve kurumsal yaklaşımlar ile vatandaş algısı çerçevesinde, bakanlıkların merkez teşkilatları, üst kurullar ve sivil toplum kuruluşlarından ilgili temsilcilerin katılımıyla " 10. Yılında Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı" TBMM Tören Salonu'nda gerçekleşti.

Çalıştaya, resmi bir ziyaret için yurt dışında bulunan TBMM Başkanı Cemil Çiçek mesaj gönderdi.

TBMM Başkanı Çiçek mesajında şunları kaydetti:

"10. Yılında Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı'na nazik davetiniz için teşekkür ederim. Çalıştay'ın, temel hakların bir parçası olan bilgi edinme hakkının daha etkin bir şekilde kullanımına ve bu konudaki bilinçlenmeye katkı sağlamasını diliyorum.

10 yıl önce çıkarılan yasayla kamusal hayatımızda yer alan bilgi edinme yasasının temel amaçlarından biri kamu yönetiminde şeffaflığı artırmak ve demokrasimizi daha da geliştirebilmektir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde daha şeffaf ve paylaşıma imkan veren bir yönetim anlayışını hedefliyoruz. Milli iradenin Merkezi olan Meclisimizi halkımızla iç içe, vatandaşlarımızın bilgilenmelerine, görüş ve düşüncelerini paylaşımlarına açık hale getirmeye çalışıyoruz. Bunun demokrasimizi geliştireceği, siyasal sistemdeki temsil eksikliği gibi bir takım sorunların giderilmesine de katkı sağlayacağına inanıyorum.

Önümüzdeki dönemde bilgi edinme hakkının kullanımının yaygınlaşması ve iletişim kanallarındaki artışla birlikte halkımızla Meclisimiz arasındaki yakınlık da artacaktır. 10. yılında Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı'nın başarılı geçmesini diliyor, tüm konuklara sevgi ve selamlarımı iletiyorum."

TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam burada yaptığı konuşmada, devlet felsefesinde kamu hizmetinin üç niteliğe sahip olduğunu söyledi.

En gelişmiş devletler de bile üç niteliğin hiç değişmediğini ifade eden Sağlam sözlerine şöyle devam etti:

"Bunlardan birisi sembolik ve seronomik kamu hizmetidir. Bayrak bir kağıt parçası değildir. Yargıcın giydiği cübbe bir şey ifade eder. Bazı sembolik değerler vardır. Bu Afrika'daki kabile liderinin elindeki sopası kamu hizmetini sembolize eder ve seronomileri vardır. Hiç değişmeyen bu değerler en gelişmiş devlette farklı olabilir, en ilkel devlette farklı olabilir ama mutlaka sembolik değerleri vardır ve belli şeyler belli kurallara göre yapılır.
İkinci özelliği ise kamu hizmeti zorlayıcıdır. En demokratik ülkede de diğer insanların kamu hizmeti yapar iken hürriyet ve özgürlük alanlarına müdahale konusunda belli ölçüde zorlama vardır. Trafik kurallarına ben uymuyorum diyemezsiniz. Çünkü kamu hizmetinin sağlıklı yürütülebilmesi için o kurallara belli ölçüde uyma zorunluluğu vardır. Uymayanı kamu hizmeti yapanlar zorlarlar. Demokratik ve zorba devletlerde zorlamanın niteliği ve miktarı değişebilir. Ama mutlaka zorlama vardır.

Son özelliği ise kamu hizmetinde gizlilik vardır. Her tarafı şeffaf olan ülke ve kamu hizmeti olamaz. Belli ölçülerde kamu hizmeti demokratik ülkelerde daha şeffaftır, kamuya açıktır ama mutlaka gizli kalan bilgiler de vardır. Şimdi bütün mesele bu 3 niteliğin uygulama biçimidir. Vatandaşın belli ölçüde hürriyetine özgürlüğüne müdahale edilmemek suretiyle belli ölçülerde olmalıdır. Zorladığınız zaman sıkıntı yaratır. Demokratik devlette protokol asgariye inmiştir. Zorlayıcı devlette tamamı zorlayıcı olursa zorba devlet olursunuz. Ama belli krallar içerisinde başka vatandaşların haklarına riayet için koyduğunuz kuralları da mutlaka uygulamak zorundasınız. Kamu hizmeti tamamen gizli olamaz. Kamu hizmeti açık ve şeffaftır ama belli ölçüde gizliliği vardır.

Bu çalıştayın konusu daha çok kamu hizmetinin ne kadar şeffaf olması gerektiğini ne kadar gizli taraflarının olması gerektiği konusunda dengenin demokratik bir devlette sağlanması meselesidir. Türkiye bildiğiniz gibi bir kanun çıktı ve bu kanun ile vatandaşın bilgi edinme hakkı doğdu. Vatandaş istediği konuda istediği bilgileri kendisine ulaştırılması için başvuru hakkına sahip ve kamu hizmeti sunan kurumlarda bu hizmeti vatandaşa aktarmak durumundadır.

Meclisimiz son zamanlarda diğer kurumlar arasında kamu hizmetinin görülmesi bakımından bir takım ilişkilerde ve faaliyetlerde bulunuyor. Meclisimiz bu konuda özellikle idari teşkilat kanalı ile bunun bir çalıştay ile kamu hizmeti uygulayan kamu görevlileri olarak sivil toplum örgütleri ile tartışılması ve ortaya çıkacak uygulamaya dönük bir takım fikirlerin doğmasını amaçlayarak böyle bir çalıştay düzenlendi. "

TBMM Genel Sekreter Vekili Dr.Muhammed Bozdağ da çalıştayda mevzuat ile ilgili sorunların ve uyuşmazlıkların, bilgi edinme sistemlerinin ve vatandaşın bilgi edinme hakkının irdeleneceğini kaydetti. Bilgi edinme sisteminin bir ikilemin üzerinde oturduğunu ve dengeli bir yönetime ihtiyacı bulunduğunu ifade eden Bozdağ, bir tarafta şeffaflık ve açıklığın, bir tarafta da ticari sırlar, devlet sırlarının bulunduğunu ifade etti.

Bozdağ, sözlerini şöyle devam etti:

"Bilindiği üzere, dünya ile rekabet edebilir bir ülke haline gelme ideali çerçevesinde, yakın bir geçmişten bu yana çok önemli değişimler ve gelişmeler yaşıyoruz. Bu gelişmelerden biri de, on yıl önce bilgi edinme hakkı kanununun kabul edilmesidir.

Kanunla kurulan bilgi edinme sistemimiz, açıklığın, şeffaflığın, hesap verebilirliğin gelişmesi ve katılımcılığın tabana yayılmasının en önemli araçlarından biri sayılabilir. Böylece kurumlarımız, kapalı kapılar ardından çıkıp topluma biraz daha açılmış, vatandaşa hizmet ve sorumluluk bilinci daha da belirginleşmiştir. Kanaatimce, bugün artık mevcut bilgi edinme sistemimiz, geçmişe göre daha bilinçli ve verimli kullanılan ve giderek amacına daha iyi hizmet eden bir mekanizma haline gelmiştir.

Bilgi edinme sistemini kusursuz işletmeye özen gösteren Kurumumuz da, şeffaflığa, açıklığa ve erişilebilirliğe fevkalade önem vermekte ve bu yolda mümkün olan birçok hizmet devreye sokulmaktadır.

TBMM Başkanlığı İdari Teşkilatı, şeffaf, hesap verebilir, katılımcı, çözüm odaklı, tarafsız, etkin, adil ve planlı bir yönetim anlayışını, kalite politikası çerçevesinde benimsemiştir ve projelerini bu eksende hayata geçirmektedir.

Bu çerçevede idari teşkilatımız yakın geçmişte, bir biri ardına yeni hizmetler başlatmış, teknolojiyi de etkin kullanarak daha açık, erişilebilir ve örnek bir Kurum olmaya gayret göstermiştir. Bu kapsamda başlatılan yeniliklerin bazıları, Genel Kurul çalışmalarının facebook ve twitterdan yazılı ve görüntülü olarak yayınlanması, ve çalışmaların iphone ve adroit uygulamalarıyla da entegre edilmesidir. Kurumumuzun faaliyet raporları ve her türlü çalışmaları, yasamanın ve denetimin ayrıntıları ve düzenlenen etkinliklerle ilgili haberler internet sitemizden yayınlanmakta ve hatta internet sitemiz belli başlı dünya dillerine de çevrilmektedir. Dahası, bu konuda engelliler de unutulmamış, bu çerçevede örneğin "İşitme Engelliler Çağrı Merkezi" kurulmuş; internet sayfamızda görme engelliler için sesli içerikler oluşturulmuştur.

Bugün burada, çok değerli kurum ve kuruluşlarımızın temsilcileri olarak sizleri ağırlamak ve sizlerle birlikte bu çalıştayı gerçekleştirecek olmak TBMM Başkanlığı idari teşkilatı olarak bizim için bir onur ve sevinç vesilesidir.

Buradaki bu katılım oranı, bu konuya verilen önemin olduğu kadar, bu konunun ciddiyetinin de göstergesidir. Daha da önemlisi, bizi sevindiren bu ilgi düzeyi, aynı zamanda bilgi edinme sistemimizle ilgili konuşulacak epeyce sorunumuz olabileceğini de düşündürmektedir.
Bir dönem Kurumumuzda, bilgi edinme büromuzun sorumlusu olarak çalıştığımdan, sistemin nasıl işlediğine, nerelerde tıkanabildiğine dair değişik örnekler üzerinden tanıklıklar edindim.

Vatandaş sıklıkla yanlış soruyu yanlış kuruma yönlendirebiliyor; kurumlar, hangi soruya ne derinlikte cevap verilebileceğinden tereddüde düşebiliyordu. Her ne kadar yaşanan on yıllık süreçte çok önemli deneyimler birikmiş, pek çok tıkanıklık aşılmış olsa da, şüphesiz kat edeceğimiz daha epeyce mesafe vardır.

Bildiğiniz gibi, bilgi edinme sistemi bir ikilemin üzerinde oturuyor ve dengeli yönetilmesine ihtiyaç var. Bir yanda açık toplum, şeffaf ve hesap verebilir yönetim ilkeleri bulunuyor. Öbür yanda ticari sırlar ve devlet sırları, kişisel verilerin ve toplum düzeninin korunması ihtiyacı duruyor.

"Kamudan bilgi edinme," nereye kadar bir denetim aracıdır ve nereden sonra bir iç veya dış tehdit aracı haline gelebilir? Biz bilgi edinme sistemimizi ideal bir dengeye oturtabildik mi? Batılı demokrasilere nispetle hangi artılara ve eksilere sahibiz? Örneğin nerede ne kadar mayın bulunduğunu öğrenmek isteyen bir vatandaşa, ne miktarda bilgi verilebilir?

Konuya farklı boyutlardan ve değişik çerçevelerden bakış yüzünden, yer yer anlaşmazlıklar çıkabiliyor. Örneğin ulusal güvenlik ve devlet sırrı nerede başlar ve nerede biter? Vatandaşın bilgi edinme hakkının sınırları nereye kadar esnetilebilir? Bilgi edinme sisteminin haksız rekabete,
karalamaya, yargısız infaza yol açmasının önüne nasıl geçilebilir? Vatandaşın elindeki bu denetim gücünün, bireye ve topluma gerçekten faydalı bir dengede kullanılması nasıl sağlanabilir?

Biliyorsunuz, yaşanan anlaşmazlıklarda, Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararlarının getirdiği çözüm de bazen kabul görmeyebiliyor ve anlaşmazlığın çözümü yargıya kadar gidebiliyor.

Önemli bir ihtiyaç haline gelen bu çalıştaydan çıkacak sonuçların tüm bilgi edinme aktörlerine olduğu kadar, sistemi kuran ve/veya yöneten makamlara da, fevkalade yararlı olacağını düşünüyorum ve bunu temenni ediyorum. "

Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İletişim Başkanı Kemal İlter de bu kanunun çıkmasından sonra Cumhurbaşkanlığına bilgi edinme çerçevesinde başvuru sayısının önemli ölçüde arttığına işaret ederek, "Sürekli artan bir taleple karşı karşıyayız" dedi.

Bilgi edinme, bilgiyi elde bulundurma ve paylaşma hakkının önemine dikkati çeken İlter, kanundan ve gereken düzenlemelerin zamanında yapılmamasından kaynaklanan sıkıntılar bulunduğunu söyledi.

Vatandaşın bu konuda bilgi eksikliği içinde olduğunu belirten İlter, "Vatandaş neyi, nereye soracağını ve nasıl bilgi edineceğini bilmiyor. Bu da idareye ekstra yük getiriyor. Biz Cumhurbaşkanlığı olarak baktığımız zaman 100 başvurudan 95'inin bizimle ilgili olmadığını görüyoruz" diye konuştu.
İlter, gizlilik konusuna da değinerek bunun tamamen kamuya bırakıldığı zaman istismar edilebildiğini, kamunun her şeyi gizliliğe sokabildiğini ve vatandaşın istediği gibi bilgi elde edemediğini kaydetti.

Şeffaflık Derneği Danışmanı Volkan Gültekin ise Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile ilgili bilgi vererek, Devlet Sırrı Yasası'nın çıkması gerektiğini vurguladı.

Ardından moderatörlüğünü TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Kemal Kaya'nın yaptığı, "Mevzuat ve Uyuşmazlıklar", "Kamu Anlayışı ve Kurumsal Sistem Örnekleri" ve "Vatandaş Algısı" konuları işlendi.

Daha sonra 3 ayrı çalışma grubu görüşmelerinin ardından TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Kaya moderatörlüğünde raporlarını açıkladı.

Mevzuat ve Uyuşmazlıklar Çalışma Grubu Koordinatörü Mustafa Akmaz çalışmanın beş tema etrafında yürütüldüğünü, 'kanunun kapsamı ve sınırları', 'idareler bünyesinde örgütlenmeler, kontroller, denetim ve kalite güvencesinin nasıl sağlanacağı', 'merkezi entegre bilgi sistemi', 'bilgi edinme ve değerlendirme kurulunun yapısı, işleyişi konusu' ve 'hukuki düzenleme ihtiyacı' konularında önerilerinin yapıldığını söyledi.

Kamu Anlayışı ve Kurumsal Sistem Örnekleri Koordinatörü Mustafa Biçer de çalışma grubunda kurumlar arasında ortak algılamanın oluşturulması önerisi olduğunu belirtti.

Vatandaş Algısı Çalışma Grubu Koordinatörü Fahri Bakırcı ise Bilge Edinme Yasasının kendisinden kaynaklı sorunların olduğunu ifade ederek yasal düzenlemelerin gerektiğini söyledi.

Ayrıca her 3 çalışma grubu koordinatörü raporlarını taslak haline getirip katılımcılara gönderileceğini belirttiler.

Ardından Çalıştay'a katılan katılımcılar rehber eşlinde Meclis'i gezdi.

TBMM Genel Sekreter Yardımcısı Kemal Kaya Meclis Haber Sitesi'ne Çalıştay hakkında şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bilgi edinme hakkının 10. yılı dolayısıyla Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığımızın düzenlediği önemli bir çalıştaydır. Beklentinin üzerinde bir katılım oldu. Meclis idaresi açısından önemli bir başarıdır. 3 ana başlık üzerinden konular belirlendi. Katılımcılar altı saate yakın yoğun bir çalışma gerçekleştirdi. Her konuda tatminkâr teklifler ve yaşanmış problem alanları var. Bunlar raportörlerin açıklamalarında da ortaya çıktı. Bu önerileri rapor haline getirip tekrar üzerinde bir çalışma gerçekleştireceğiz. Biz bir haftalık süreç bekliyorduk ama arkadaşların görüşleri de alınacağı için biraz uzayabilir. Türkiye'de vatandaşın bilgi edinme konusunda önemli bir ilerleme var. Fakat kamu içerisinde bazı eksikliler ve belirsizlikler var. Bu sorunlar toplantıda tespit edilerek çerçevesi çizildi. Bu öneriler raporda yer alacaktır.

Toplantıda batı uygulamasında bilgi edinme başvuru sayısının gittikçe azaldığı bahsedildi. Biz bu kanunları batıdan aldığımıza göre batının uygulamasını tetkik etmemiz gerekir. Bu konunun raporda yer almasını istedim. Neticede binlerce insanı bu alanda istihdam ediyoruz. Bu devlete bir maliyettir. Bilgi edinme konusunda vatandaşa fayda getirecek mekanizmaları kamunun düşünmesi gerekir. Çalıştayın önemli bir sonuç doğurduğunu düşünüyorum"

M. Fatih Kılıç