2007-04-25 - 21:20
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ve ANAVATAN Genel Başkanı Erkan Mumcu, cumhurbaşkanı seçimi öncesinde erken seçim kararı alınmasını
istedi.
Ağar ve Mumcu, TBMM'de düzenledikleri basın toplantısında, YÖK Başkanı Prof.
Dr. Erdoğan Teziç'e yönelik suikast girişimine dikkati çekerek, Türkiye'nin daha
da gerilmemesi için Hükümetin yarın Meclis'te erken seçim kararı almasını
istediler.
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ve ANAVATAN Genel
Başkanı Erkan Mumcu, cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde erken seçim çağrısında
bulundular.
TBMM'de düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Ağar, her iki partinin
cumhurbaşkanı seçimi sürecinde başlayan ortak hareket etme konusunda partilerin
yetkili organları ve il başkanları ile görüşmeler yaptığını ve bunları bitirme
noktasına geldiklerini söyledi.
Ağar, Türkiye'de temel zeminin demokrasi olduğuna işaret ederek, ''Bugün YÖK
Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç'e yapılmak istenen saldırıyı şiddetle kınıyoruz.
Türkiye, bu tip provokatif olayları kaldıramaz. Herkes son derece dikkatli
olmalı. Tedbirler en üst seviyede olmalı. Türkiye'nin demokrasi dışında hiçbir
çözümü yoktur'' diye konuştu.
-SEÇİM KARARI-
ANAVATAN Genel Başkanı Mumcu ile bu akşam görüştüklerini anlatan Ağar,
''istişareler devam ederken yarını kazanmak için hükümetin önünde hala bir fırsat
olduğunu düşünüyoruz. Bu fırsat da (cumhurbaşkanı) seçim sürecinden vazgeçilerek,
bir erken seçim kararı almayı başarmasıdır Meclisin'' dedi.
Yenilenmiş bir iradenin ortaya koyacağı tablonun önemine işaret eden Ağar,
yeni tablonun da milletin daha çok içine sineceğini bildirdi.
-MUMCU'NUN SÖZLERİ-
ANAVATAN Genel Başkanı Erkan Mumcu da Türkiye'nin önündeki 48 saatin hayati
derecede önemli olduğunu savunarak, şunları söyledi:
''Bugün Sayın Teziç'e karşı girişilen ve teşebbüs aşamasında kalan suikastın
bizi derin kaygılara sürüklediğini ifade etmeliyim. Geçmişten bugüne devam
edegelen benzer olaylarla birlikte düşünüldüğünde Türkiye Cumhuriyeti devleti
provokasyonlara çok açık bir hale gelmiştir. Kaygı duyduğumuz husus,
cumhurbaşkanı seçimi paralelinde artan gerilimlerin, bu provokasyonlarla toplumu
huzursuz edecek, huzursuzluğun da ötesinde yönetilmesi zor kaosların önünü
açabilecek boyutta olması ihtimalidir.''
Mumcu, iktidar olmanın sorumlu davranmayı gerektirdiğini, bugünkü Mecliste
iktidar partisinin desteklemediği herhangi bir karar almanın imkansız olduğuna
işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu çeşitli ihtimaller dikkate alındığında
AK Parti çoğunluğunun Türkiye'ye karşı sorumluluğu, yarından tezi yok bir erken
seçim kararı almasıdır. Aksi halde cumhurbaşkanı seçimi nasıl sonuçlanırsa
sonuçlansın, Türkiye için çeşitli rahatsızlıkları beraberinde getirecektir.
Günler, aylar belki de yıllar sürebilecek rahatsızlıkları Türkiye'ye reva
görmemek lazım. Tedbir almak ve Türkiye'yi bu mecraya sokmadan, hemen seçime
götürmek, en akılcı ve bugünden görülen tek çıkar yoldur. Bu noktada Hükümete,
her iki parti adına ortak bir çağrıda bulunuyoruz; bu fırsat
değerlendirilmelidir. Türkiye, cumhurbaşkanı seçimlerine geçmeden önce erken
seçim kararı almalıdır ve cumhurbaşkanı seçimini, bu seçimden çıkan parlamentoya
yaptırmalıdır.''
Mumcu, çağrılarının amacının iktidar partisine cumhurbaşkanı seçtirmemek
değil, Türkiye'ye huzur veren ve demokratik iradesinden kuşku duyulmayan bir
seçim yapma imkanı sunma girişimi olduğunu kaydetti.
-SUİKAST GİRİŞİMİ-
''Prof. Dr. Teziç'e yönelik suikast girişiminin ima ettiği kaygıların''
Hükümet tarafından da dikkate alınmasını isteyen Mumcu, ''Türkiye'nin huzuru için
Hükümetin sorumluluğunu bir kez daha hatırlatıyoruz'' dedi.
Mumcu, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın sözlerine aynen katıldığın ifade
ederek, Hükümeti, ortak bir irade beyanıyla çok acil bir seçim kararı almaya
davet ettiklerini yineledi.
-SORULAR-
Ağar, bir gazetecinin sorusu üzerine, yarın Mumcu ile bir araya gelerek her
iki partinin ''müşterek bir kararı açıklama imkanı olup olmadığını''
değerlendireceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunun yapılabilmesi için 367 milletvekilinin
TBMM Genel Kurulunda hazır bulunması ile ilgili iddiaların hatırlatılması üzerine
Ağar, bu konudaki görüşlerini daha önce açıkladıklarını hatırlatarak, iktidar
partisinin 3. turda cumhurbaşkanını seçebileceğini ifade etti.
İktidar partisinden erken seçim çağrısına olumsuz yanıt gelmesi durumunda ne
yapacaklarının sorulması üzerine de Ağar, ''olumsuz yanıt gelirse
değerlendiririz'' dedi.
Bir başka soru üzerine de Ağar, erken seçim konusunda CHP ile temaslarının
olmadığını bildirdi.
27 Nisan Cuma günü yapılacak cumhurbaşkanı seçiminin ilk tur oylaması için
Genel Kurula girip girmeyeceklerinin sorulması üzerine ANAVATAN Genel Başkanı
Mumcu, konuya ilişkin grup ve parti kararı alınamamasının hukuki bir zorunluluk
olduğunu söyledi. Bunun kendi iradelerine kalmış bir durum olmadığını ifade eden
Mumcu, ''Ancak, parti genel başkanlarının tutumlarının partiyi temsil edeceği hiç
şüphesiz. Biz, istemesek bile kamuoyunun takdirinde olacaktır. Amacımız,
Türkiye'yi bir taraftan iktidar, bir taraftan ana muhalefetin içine soktuğu
çelişkili durumdan çıkarmaktır'' diye konuştu.
Mumcu, 367 sayısı bulunsa da bulunmasa da cumhurbaşkanı seçiminin böylesi
bir ortamda gerçekleşmesinin Türkiye için hayırlı olmayacağını ileri sürerek,
iktidar partisini sağduyulu davranmaya çağırdı.
-SEÇİME KATILIP KATILMAMA...-
Bir gazetecinin Genel Kurula katılıp katılmama konusunda yarın ortak bir
karar alıp almayacakları yönündeki sorusuna Ağar, ''muhtemelen'' yanıtını
verirken, Mumcu, şöyle konuştu:
''Biz istişare edeceğimizi ve ortak karar arayacağımıza karar verdik. Ama
takdir edersiniz ki bu, milletvekillerinin iradelerinin sınırlandırılamayacağı
bir husustur. Ortak karar vermek arzumuz kesindir. Ortak karar verilememiş olsa
bile bu işbirliği arayışımızın sona erdiği anlamına gelmez. Milletvekili
iradesini baskı altına alabilecek bir kudretimizin olmadığı bilinmelidir.''
Ağar da Mumcu'nun sözleri üzerine, ''Bu bir siyasi karardır. Bu siyasi
karar, önümüzdeki seçimleri etkileyecek olan bir siyasi karardır. Elbette ki
milletvekili arkadaşlarımız, bu siyasi sorumluluklarının şuurunda olan
arkadaşlarımızdır'' diye konuştu.
Dr. Erdoğan Teziç'e yönelik suikast girişimine dikkati çekerek, Türkiye'nin daha
da gerilmemesi için Hükümetin yarın Meclis'te erken seçim kararı almasını
istediler.
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ve ANAVATAN Genel
Başkanı Erkan Mumcu, cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde erken seçim çağrısında
bulundular.
TBMM'de düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Ağar, her iki partinin
cumhurbaşkanı seçimi sürecinde başlayan ortak hareket etme konusunda partilerin
yetkili organları ve il başkanları ile görüşmeler yaptığını ve bunları bitirme
noktasına geldiklerini söyledi.
Ağar, Türkiye'de temel zeminin demokrasi olduğuna işaret ederek, ''Bugün YÖK
Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç'e yapılmak istenen saldırıyı şiddetle kınıyoruz.
Türkiye, bu tip provokatif olayları kaldıramaz. Herkes son derece dikkatli
olmalı. Tedbirler en üst seviyede olmalı. Türkiye'nin demokrasi dışında hiçbir
çözümü yoktur'' diye konuştu.
-SEÇİM KARARI-
ANAVATAN Genel Başkanı Mumcu ile bu akşam görüştüklerini anlatan Ağar,
''istişareler devam ederken yarını kazanmak için hükümetin önünde hala bir fırsat
olduğunu düşünüyoruz. Bu fırsat da (cumhurbaşkanı) seçim sürecinden vazgeçilerek,
bir erken seçim kararı almayı başarmasıdır Meclisin'' dedi.
Yenilenmiş bir iradenin ortaya koyacağı tablonun önemine işaret eden Ağar,
yeni tablonun da milletin daha çok içine sineceğini bildirdi.
-MUMCU'NUN SÖZLERİ-
ANAVATAN Genel Başkanı Erkan Mumcu da Türkiye'nin önündeki 48 saatin hayati
derecede önemli olduğunu savunarak, şunları söyledi:
''Bugün Sayın Teziç'e karşı girişilen ve teşebbüs aşamasında kalan suikastın
bizi derin kaygılara sürüklediğini ifade etmeliyim. Geçmişten bugüne devam
edegelen benzer olaylarla birlikte düşünüldüğünde Türkiye Cumhuriyeti devleti
provokasyonlara çok açık bir hale gelmiştir. Kaygı duyduğumuz husus,
cumhurbaşkanı seçimi paralelinde artan gerilimlerin, bu provokasyonlarla toplumu
huzursuz edecek, huzursuzluğun da ötesinde yönetilmesi zor kaosların önünü
açabilecek boyutta olması ihtimalidir.''
Mumcu, iktidar olmanın sorumlu davranmayı gerektirdiğini, bugünkü Mecliste
iktidar partisinin desteklemediği herhangi bir karar almanın imkansız olduğuna
işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu çeşitli ihtimaller dikkate alındığında
AK Parti çoğunluğunun Türkiye'ye karşı sorumluluğu, yarından tezi yok bir erken
seçim kararı almasıdır. Aksi halde cumhurbaşkanı seçimi nasıl sonuçlanırsa
sonuçlansın, Türkiye için çeşitli rahatsızlıkları beraberinde getirecektir.
Günler, aylar belki de yıllar sürebilecek rahatsızlıkları Türkiye'ye reva
görmemek lazım. Tedbir almak ve Türkiye'yi bu mecraya sokmadan, hemen seçime
götürmek, en akılcı ve bugünden görülen tek çıkar yoldur. Bu noktada Hükümete,
her iki parti adına ortak bir çağrıda bulunuyoruz; bu fırsat
değerlendirilmelidir. Türkiye, cumhurbaşkanı seçimlerine geçmeden önce erken
seçim kararı almalıdır ve cumhurbaşkanı seçimini, bu seçimden çıkan parlamentoya
yaptırmalıdır.''
Mumcu, çağrılarının amacının iktidar partisine cumhurbaşkanı seçtirmemek
değil, Türkiye'ye huzur veren ve demokratik iradesinden kuşku duyulmayan bir
seçim yapma imkanı sunma girişimi olduğunu kaydetti.
-SUİKAST GİRİŞİMİ-
''Prof. Dr. Teziç'e yönelik suikast girişiminin ima ettiği kaygıların''
Hükümet tarafından da dikkate alınmasını isteyen Mumcu, ''Türkiye'nin huzuru için
Hükümetin sorumluluğunu bir kez daha hatırlatıyoruz'' dedi.
Mumcu, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın sözlerine aynen katıldığın ifade
ederek, Hükümeti, ortak bir irade beyanıyla çok acil bir seçim kararı almaya
davet ettiklerini yineledi.
-SORULAR-
Ağar, bir gazetecinin sorusu üzerine, yarın Mumcu ile bir araya gelerek her
iki partinin ''müşterek bir kararı açıklama imkanı olup olmadığını''
değerlendireceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı seçiminin ilk turunun yapılabilmesi için 367 milletvekilinin
TBMM Genel Kurulunda hazır bulunması ile ilgili iddiaların hatırlatılması üzerine
Ağar, bu konudaki görüşlerini daha önce açıkladıklarını hatırlatarak, iktidar
partisinin 3. turda cumhurbaşkanını seçebileceğini ifade etti.
İktidar partisinden erken seçim çağrısına olumsuz yanıt gelmesi durumunda ne
yapacaklarının sorulması üzerine de Ağar, ''olumsuz yanıt gelirse
değerlendiririz'' dedi.
Bir başka soru üzerine de Ağar, erken seçim konusunda CHP ile temaslarının
olmadığını bildirdi.
27 Nisan Cuma günü yapılacak cumhurbaşkanı seçiminin ilk tur oylaması için
Genel Kurula girip girmeyeceklerinin sorulması üzerine ANAVATAN Genel Başkanı
Mumcu, konuya ilişkin grup ve parti kararı alınamamasının hukuki bir zorunluluk
olduğunu söyledi. Bunun kendi iradelerine kalmış bir durum olmadığını ifade eden
Mumcu, ''Ancak, parti genel başkanlarının tutumlarının partiyi temsil edeceği hiç
şüphesiz. Biz, istemesek bile kamuoyunun takdirinde olacaktır. Amacımız,
Türkiye'yi bir taraftan iktidar, bir taraftan ana muhalefetin içine soktuğu
çelişkili durumdan çıkarmaktır'' diye konuştu.
Mumcu, 367 sayısı bulunsa da bulunmasa da cumhurbaşkanı seçiminin böylesi
bir ortamda gerçekleşmesinin Türkiye için hayırlı olmayacağını ileri sürerek,
iktidar partisini sağduyulu davranmaya çağırdı.
-SEÇİME KATILIP KATILMAMA...-
Bir gazetecinin Genel Kurula katılıp katılmama konusunda yarın ortak bir
karar alıp almayacakları yönündeki sorusuna Ağar, ''muhtemelen'' yanıtını
verirken, Mumcu, şöyle konuştu:
''Biz istişare edeceğimizi ve ortak karar arayacağımıza karar verdik. Ama
takdir edersiniz ki bu, milletvekillerinin iradelerinin sınırlandırılamayacağı
bir husustur. Ortak karar vermek arzumuz kesindir. Ortak karar verilememiş olsa
bile bu işbirliği arayışımızın sona erdiği anlamına gelmez. Milletvekili
iradesini baskı altına alabilecek bir kudretimizin olmadığı bilinmelidir.''
Ağar da Mumcu'nun sözleri üzerine, ''Bu bir siyasi karardır. Bu siyasi
karar, önümüzdeki seçimleri etkileyecek olan bir siyasi karardır. Elbette ki
milletvekili arkadaşlarımız, bu siyasi sorumluluklarının şuurunda olan
arkadaşlarımızdır'' diye konuştu.
