2010-03-30 - 14:15
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TEKLİFİ...
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç ile birlikte Anayasa değişikliği teklifiyle ilgili bağımsız milletvekilleriyle görüşmelerin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, ''Ana muhalefet Partisi Genel Başkanı'nın açıklamalarını ben şu günlerde çok şansızlık olarak görüyorum. CHP'nin geleneğine uygun açıklamalar yapıyor'' dedi.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, ''Ana muhalefet Partisi Genel Başkanı'nın açıklamalarını
ben şu günlerde çok şansızlık olarak görüyorum. CHP'nin geleneğine uygun
açıklamalar yapıyor'' dedi.

Atalay, AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç ile birlikte Anayasa
değişikliği teklifiyle ilgili bağımsız milletvekilleriyle görüştü.

Görüşmelerin ardından gazetecilere açıklamada bulunan ve soruları
yanıtlayan Atalay, Anayasa değişikliği teklifinin bugün TBMM Başkanlığına
sunulduğunu hatırlattı.

Daha önce de partileri ziyaret ederek değişiklikler hakkında bilgi
verdiklerini anımsatan Atalay, Anayasa değişikliği konusunda bağımsız
milletlerine bilgi vermek ve onların görüşlerini almak için bu ziyaretleri
gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

İzmir Bağımsız Milletvekili Recai Birgün ve Balıkesir Bağımsız
Milletvekili Hüseyin Pazarcı'yı ziyaret ettiklerini bildiren Atalay, ''İkisiyle
de kapsamlı görüşme yaptık. Önemli değişiklik teklifimizi tekrar anlattık.
Onların görüşlerini alma imkanımız da oldu. Desteklerini de istedik. Bunu şu anda
önemli görüyoruz. TBMM çatısı altında milletvekili arkadaşlarımızdan hiçbirisi
ihmal edilmiş olmasın, hepsiyle görüşme yapılsın ve hepsine bilgi verilsin,
hepsinin desteği istensin anlamında bu ziyaretleri önemli görüyoruz'' diye
konuştu.

Bir gazetecinin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bugün partisinin
grup toplantısında yaptığı konuşmayı hatırlatarak, ''(Bu paketi kesinlikle
desteklemeyeceğiz, burada son noktayı koyuyoruz) dedi. Bunu nasıl
değerlendiriyorsunuz?'' sorusunu da İçişleri Bakanı Atalay yanıtladı.

Atalay, Anayasa değişikliğinin çok önemli bir çalışma olduğunu
vurgulayarak, 1982 Anayasası'nın değiştirilmesi konusunda da toplumun genelinde
bir beklenti olduğuna dikkati çekti. Atalay, şöyle devam etti:

''Bizim arzumuz şuydu: paketi hazırlarken bütün partilerle daha yoğun
paylaşma. Onların da katkısını alma. İçinde olacak değişiklik taleplerini alma.
Görüşme-müzakere etme. Ama sizler özellikle parlamentoda görev yapan basın
mensubu arkadaşlar, bunları zaten bütün ayrıntılarıyla biliyorsunuz. Niçin bunun
gerçekleşmediğini de biliyorsunuz. Bizim bu durumda yapabileceğimiz bir şey yok
tabii. Teklifimizi götürdük, Mecliste komisyonda ve Genel Kurulda bunlar
görüşülecek. Ondan sonra da gerekiyorsa milletimizin takdirine sunulacak.

Burada muhalefetle ilgili söylenmesi gereken şu: Anamuhalefet Partisi
Genel Başkanı'nın açıklamalarını ben şu günlerde çok şansızlık olarak görüyorum.
CHP'nin geleneğine uygun açıklamalar yapıyor. Sıkıştığında böyle millet iradesi
dışı vurgulara çok heveslidir onlar, çok alışkındır.

Tabii Sayın Bahçeli'nin başından beri tavrı bu. Onlar bu Meclisi, Meclis
kabul etmiyorlar adeta. 'Bu Meclisin iradesi yoktur, seçimden sonraki Meclis
Anayasa yapsın...' Böyle bir şey olabilir mi arkadaşlar? Bütün bunları milletimiz
görüyor. Milletimiz değerlendiriyor ve biz de kararlı bir şekilde
hazırlıklarımızı yaptık. Dün gece tekrar bütün sivil toplum kuruluşlarından ve
siyasi partilerden gelen teklifleri de masaya yatırdık.''

Atalay, pazar ve pazartesi günü partisinin genel merkezinde çalışma
yürüttüklerini hatırlatarak, hazırlanan metne yeni tekliflerin girdiğini
açıkladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da ekonomiyle ilgili kuruluşların
temsilcileriyle görüştüğünü anlatan Atalay, oradan gelen Ekonomik ve Sosyal
Konseyin Anayasal güvenceye kavuşturulması önerisini Anayasa değişikliği
teklifine aldıklarını söyledi.

Sivil toplum örgütlerinin daha çok desteğini, görüşlerini almak için
böyle mekanizma getirdiklerini bildiren Atalay, emeklilerin taleplerinin de ele
alındığını kaydetti. Toplu sözleşme sonuçlarının hem işçi hem memur emeklilerine
yansıtılacağını ifade eden Atalay, şunları söyledi:

''Çok önemli değişiklikler var. Bir konuya da ben özellikle değinmek
istiyorum; hepimiz bu Anayasa paketine iyi bakalım. İyi okuyup iyi analiz edelim.
Vatandaşlarımıza özellikle ifade etmek istiyorum; bu, inanın iyi bir demokrasi
paketi. bireyi öne alan, güçlendiren, hakkını daha fazla koruyan ve milletin
iradesini daha güçlendiren bir paket.
Türkiye'de Anayasa Mahkemesi parti kapatan, parlamentodan giden yasaları
iptal eden ama genel manada şöyle bir imajı var; yasaklayan Anayasa Mahkemesi.
İnanın, uluslararası alanda -bir hukukçu ve bunu bilen birisi olarak ifade
ediyorum- Anayasa Mahkemeleri hep özgürlük alanını genişleten mahkemelerdir.
İnsan haklarını koruyan mahkemelerdir. Ve biz bireysel başvuruyla bunu
getiriyoruz. İnanın, bu paketle Türkiye'de çok ciddi değişiklikler yapılıyor.
Bunları biraz analiz etmek gerekir. Siyasi, böyle kestirmeden kısa cümlelerle ve
yargılarla yaklaşılmaması gereken bir paket olarak görüyoruz.''

Atalay, bir gazetecinin, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih
Kanadoğlu'nun ''Anayasa değişikliği, Anayasa'ya aykırı. Anayasa Mahkemesinden
döner...'' şeklindeki görüşlerini hatırlatması üzerine de ''Bu tür şeyler ifade
ediliyor. Genel manada hukuki açıklamalar olmayınca, hukukun dışına taşan
ifadeler olarak görüyorum ben bunları'' dedi.

İçişleri Bakanı Atalay ''Belki bu zatların rahatsızlıklarından biri,
yargı içine de ilk defa demokrasi geliyor. Kürsü hakimleri, savcıları seçimlere
katılacaklar. Kendileriyle ilgili karar veren o kurulun üyelerinin yarısını onlar
seçecek. 7'si adli yargıdan 3'ü idari yargıdan. Bunlar o kadar önemli ki...''
açıklamasında bulundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç da Anayasa'nın 1, 2 ve 3.
maddesiyle TBMM Başkanlığına sundukları teklifin çelişen herhangi bir boyutu
olmadığını söyledi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, demokratik, laik ve sosyal
bir hukuk devleti olduğunu hatırlatan Kılıç, şöyle konuştu:

''Dolayısıyla eski Başsavcı Sayın Kanadoğlu'nun açıklamaları, bu konudaki
yaklaşımları tamamen hukuki değerlendirmelerden uzak, görece, kişisel ve politik
yaklaşımlardır. Sayın Kanadoğlu'nun yaklaşımları baz alınacak olursa, TBMM bugün
tali kurucu iktidar yetkisi kullanması, Anayasa değiştirmemesi gereken bir
Meclistir. Kendisine biz çağrımızı daha önce yapmıştık. Sayın Kanadoğlu eğer bu
Meclisin Anayasa değiştiremeyeceğini düşünüyorsa, kenardan köşeden konuşmak
yerine partisini kursun, halkın önüne çıksın, halkın oyuna kendisi müracaat
etsin. Çünkü, bu anlayış, 2007 yılında 'Bu halk Cumhurbaşkanı seçemez' diyen
anlayıştır. Bu anlayış, bugün de 'bu millet Anayasa değişikliği referandumunda oy
kullanamaz' diyen bir anlayıştır. Bunlar, tamamen hukuktan uzak
değerlendirmelerdir.''

AK Parti Grup Başkanvekili Kılıç, ''Görüşmelerinizde desteğini açıklayan
milletvekili oldu mu? 11 Bağımsız milletvekiliyle siz mi görüşeceksiniz?''
şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı:

''Heyet halinde bağımsız milletvekillerinin tamamıyla görüşülecek.
TBMM'de herhangi bir grup bünyesinde ya da herhangi bir partinin üyesi olan
milletvekilleriyle zaten partilerinin kurumsal kimliği çerçevesinde temas
sağlanmış oluyor. Ancak, Anayasa değiştirmenin mantığı noktasında, çoğulculuk ve
katılımcılık burada çok önemli, her bir milletvekilinin iradesine biz değişiklik
teklifimizi doğrudan sunmayı, hem Anayasa değiştirmenin mantığına hem de siyasi
nezaketin gereğine uygun bir davranış olarak tespit ettik ve bunun gereğini
yerine getirdik.

Diğer bağımsız milletvekilleriyle de bir bakan, bir grup başkanvekilinden
oluşan heyetimiz görüşmelerini yapacak. Kendilerine değişiklik teklifimizi sunduk
ve ayrıca sözel olarak içinde neler yer aldığını, özgürlük ve demokrasi ve
bireyin hukuku noktasındaki vizyonunu kendileriyle paylaştık. Ama hiçbir bağımsız
milletvekilinden pakete destek verip vermeyecekleri noktasında bir sorunun
cevabının beklentisi içerisinde olmadık. Zira bildiğiniz gibi Anayasa değişikliği
gizli oyla yapılır. Her bağımsız milletvekilinin oy kullanma iradesine sonsuz bir
saygı duyuyoruz. Yapmış olduğumuz davranış, Anayasa değiştirmenin mantığına ve
parlamenter olmanın saygınlığına uygun düşen bir davranıştır. Bundan sonrası
kendilerinin kararıdır.'' (14.15)