2010-04-09 - 16:18
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ GÖRÜŞMELERİ...
Parlamentoda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Anayasa değişiklik paketini değerlendirirken, ''Bugünden hiç kimse buna 'mutlak referanduma gider' diye bakmamalıdır'' dedi.
Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Anayasa değişiklik
paketini değerlendirirken, ''Bugünden hiç kimse buna 'mutlak referanduma gider'
diye bakmamalıdır'' dedi.

Parlamentoda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yazıcı, CHP Genel
Başkanı Deniz Baykal'ın, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e yönelik çağrısının
hatırlatılması üzerine, Cumhurbaşkanı Gül'ün muhatap alındığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı'nın, bu konuda Meclisin güveni alındıktan sonra devreye girdiğini
belirten Yazıcı, ''Bu nedenle, Sayın Cumhurbaşkanı'nı bu konuda cevap vermeye
davet etmeyi ben çok şık bulmadım'' dedi.

Yazıcı, muhalefet milletvekillerinin değişiklikle alakalı düşüncelerini,
önerilerini, katkılarını TBMM Anayasa Komisyonundaki görüşmelerde sunabileceğini
ifade etti.

Muhalefetin, bazı maddeleri tartışmalı bulduğunu belirten Yazıcı, söz
konusu maddelerle, mevcut, yürürlükteki maddelerin kıyaslanması halinde,
teklifin, Anayasa Mahkemesi, HSYK ve parti kapatma konusunda demokratik kültüre
uygun bir seviye kazandırdığının görüleceğini kaydetti.

Anayasa değişikliği teklifinin öncelikle TBMM'den çıkmasını arzu
ettiklerini belirten Yazıcı, ''Bugünden hiç kimse buna, 'mutlak referanduma
gider' diye bakmamalıdır'' dedi.

Bazı muhalefet partisi mensuplarının, ''hak ve özgürlükler oylanmaz,
referandum konusu yapılmaz'' görüşünü savunduğunu belirten Yazıcı, kendilerinin
hak ve özgürlükleri oylama konusu yapmadığını, Anayasada belirtilen usul ve
kuralları uyguladıklarını ifade etti.

Hayati Yazıcı, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına ilişkin daha önceki
ifadeleriyle ilgili bir soru üzerine, şunları söyledi:

''Ben, ne Sayın Komutan, ne yüce ordumuzla alakalı, onları incitecek bir
söz kullandım. Devletin bir protokolü, bir düzeni var. Bu düzen içinde ben bir
merasimden söz ettim. Ben orada, 'geliyor ayağa kalkıyoruz' gibi bir söz
kullanmadım. 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın kabul törenini Sayın Genelkurmay
Başkanı yapıyor. Genelkurmay Başkanı bu kabulü yaparken Sayın Başbakan, Sayın
Meclis Başkanı ve diğer zevat, tebrik edenler orada yer alıyor. Ben, bu düzenin
biraz tuhafıma gittiğini ifade ettim. Devletin resmi protokolü ile ilgili
yaptığım bir değerlendirmedir. Ama yanlış aksedildi.''

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ da TBMM Anayasa Komisyonundaki
çalışmaların olumlu bir havada geçtiğini, bütün milletvekillerinin,
eleştirilerini ve katkılarını sunmaya gayret ettiğini belirtti.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, Anayasa değişikliği teklifindeki 3
maddenin ayrılmasıyla ilgili çağrısını da değerlendiren Bozdağ, şunları
söyledi:

''CHP şartlı bir teklif sunuyor. Uzlaşma şartlı tekliflerle olmaz. Şartta
uzlaşmaya çağırıyor. Uzlaşma, herhangi bir şart koşmadan müzakere edilecek bir
şeydir. Ön şartlarla uzlaşma arayışı olmaz. Şu anda komisyonda görüşülen teklif,
kendi içsel bütünlüğü içinde olan bir teklif. Kamuoyuna çarpıtılarak
yansıtılıyor. Anayasa değişiklik teklifi tümü ile oylanabilir. Konu farklı
şekilde değerlendiriliyor. Teklif, kendi içinde bütünlüğü olan bir teklif.
Tümüyle oylanması, kendi bütünlüğü açısında da doğru bir yaklaşım. 30 tane
maddeyi ayrı ayrı oylarsanız ne kadar zaman alır? Bir kişinin oy kullanması,
belki bir saati bile geçebilir.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart da Anayasa değişikliği paketinin
tümüyle referanduma götürülmesi halinde, kadın erkek eşitliği gibi bir maddenin
bile referanduma sunulacağını belirterek, ''Böyle bir şey olabilir mi? Buna en
başta tüm kadınların tepki göstermesi gerekir'' dedi. Kart, referandum kurumunun,
amacı dışında kullanılmak istendiğini savundu.

CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü, AK Parti'nin, Baykal'ın çağrısına
yanaşmadığını belirterek, ''AKP'nin, önümüzdeki seçimde azınlıkta kalması halinde
Yüce Divanda yargılanmanın önünü kesmeyi hedefliyor. Anlaşılarak çıkarılabilecek
bir Anayasa değişikliğini, 'Bunları çıkartmazsan yapmam' demenin bir alemi var
mı?'' dedi. (16:18)