2011-11-23 - 16:30
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, sporda şike cezalarını azaltan kanun teklifinin birinci maddesi kabul edildi.
BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, kadın cinayetlerine ''töre, namus'' söylemleriyle meşruiyet kazandırıldığını söyledi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. Yakut, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündemdışı söz verdi.
BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, ''25 Kasım Kadına Yönelik Şiddet Günü'' dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, dün 16 ilde eşzamanlı olarak yapılan KCK operasyonunu şiddetle kınadığını ifade ederek, ''Bu operasyon sırasında bir eve yapılan baskında, Gülşen Çelik adlı kadın, bir kadın polis tarafından dövülerek gözaltına alınmıştır'' iddiasında bulundu.
Dünyada kadın gerçekliğinin bin yıllardır cinsiyetçi bir tercihle karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Aydoğan, bunu, ''kadın cins kırımı'' olarak gördüklerini söyledi.
CHP Niğde Milletvekili Doğan Şafak da Niğde'de patates üretiminde meydana gelen don zararlarına ilişkin gündemdışı söz aldı. Türkiye'nin toplam patates üretimin yüzde 19'unu üreten Niğde'de patatesin mevsim koşullarından kaynaklanan nedenlerle donduğunu, bin 400 üreticinin yaklaşık 200 bin ton ürününün dondandan etkilendiğini söyledi.
AK Parti Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu da aynı konudaki gündemdışı konuşmasında, patates üreticilerinin büyük sıkıntıya düştüğünü ifade ederek, üreticilerin mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini belirtti.
TBMM Genel Kurulunda, BDP ve MHP'nin grup önerileri reddedildi.
TBMM Danışma Kurulu toplanamadığından gruplar önerilerini Genel Kurula taşıdı. BDP'nin cezaevlerinde yaşanan insan hakkı ihlalleriyle ilgili araştırma önergesinin bugün gündeme alınması önerisi üzerinde konuşan BDP Hakkari Milletvekili Halil Aksoy, KCK operasyonlarını eleştirdi.
İnsan hak ihlallerinin en çok yaşandığı yerlerden birinin cezaevleri olduğunu söyleyen Aksoy, Türkiye'nin bu konuda kötü bir karnesi olduğunu ileri sürdü. Aksoy, 130 binin üzerinde tutuklu ve hükümlünün cezaevlerinin olumsuz koşullarında yaşamaya çalıştığını söyledi.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, cezaevlerinde fiziki yapıların iyileştirilmesinde önemli adımların atıldığını belirterek, yapılan çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Tunç, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunca konuyla ilgili alt komisyonların kurulduğunu, dolayısıyla böyle bir araştırma komisyonunun kurulmasına gerek olmadığını ifade etti.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Silivri Cezaevinin şartnameye uygun yapılmadığı için eksik olarak teslim alındığını ve suç işlendiğini önü sürdü. Türkiye'nin ''yarı açık cezaevine dönüştüğünü'' savunan Tanal, ''İktidar cezaevi sayısının artmasıyla övünüyor. Bununla övünülmez. Bir ülkenin iyi idare edilmediğinin göstergesidir. Fabrika sayısı artmayıp cezaevi sayısı artıyorsa burada kötü yönetim söz konusudur'' dedi.
Tanal, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünde ''ciddi bir ihmal olduğunu'' savundu.
Konuşmaların ardından BDP'nin grup önerisi reddedildi.
Genel Kurulda daha sonra MHP'nin, ''Hayvansal üretimde yaşanan sorunlarla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi'' önerisi ele alındı.
Öneri üzerinde konuşan MHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz, Türkiye'nin hem büyükbaş hem de küçükbaş hayvan varlığının AK Parti iktidarında azaldığını, et ve süt üretiminin spekülatörlerin insafına terkedildiğini savundu.
AK Parti Bursa Milletvekili Bedrettin Yıldırım, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, hayvancılık ve tarım sektöründe AK Parti döneminde başarılara imza atıldığını belirterek, tarımın son 10 yılda büyük çıkış yaptığını ve ülke ekonomisini dinç tutan sektör haline geldiğini ileri sürdü.
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, öneri lehinde yaptığı konuşmada, ''9 yılda iktidardasınız kimsenin beceremediğini siz becerdiniz. İlk kez kurbanlıklar ithal edildi. Siz de kestiniz mi bilemiyorum. Kısırlaştırılmış hayvan kurban olur mu, olmaz. Kusurlu hayvan kurbanlık için caiz değil'' dedi.
Ürdünlü Hicazi firmasının ET Balık Kurumunun etle ilgili tüm ihalelerini aldığını savunan Öğüt, ''Türkiye'ye karkas eti 18 liraya satıyorlar. Ama bizim köylülerin hayvanları 14 liradan alındı. Yazıktır, günahtır, haramdır, kul hakkı yemektir'' diye konuştu.
Türkiye'de mavi dil hastalığının bulunduğu hayvanların itlaf edilmediğini savunan Öğüt, bu hayvanları Gaziantep'e götürülerek kesildiğini söyledi.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan, öneri lehinde yaptığı konuşmada, ''Muhalefetin çapsızlığına takılıp kalsaydık ülkemizi 7. sıraya, tarım ürünleri ihracatını 4 milyar dolardan 12 milyar dolara çıkarabilir miydik-'' diye sordu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ve MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Erdoğan'ın bu sözleri üzerine ''sataşma'' olduğu gerekçesiyle söz istedi.
CHP'li Hamzaçebi, Erdoğan'ın bütçe rakamlarından habersiz olduğunu belirterek, 2012 yılı bütçesini incelemesini istedi. Hamzaçebi, ''Bir de o beğenmedikleri 2002 bütçesini incelesin. O beğenilmeyen yılda tarım sektöründe bütçeden yapılan desteğin milli gelire oranı binde 53'tür. Siz bunun altındasınız. Tarım sektörüne çiftçiye destek vermek yerine, iki kamu bankasından Başbakan'ın hatırlı kişilerine destek veriyorsunuz'' diye konuştu.
MHP'li Şandır da Erdoğan'ın ''talihsiz bir konuşma yaptığını'' ifade ederek, ''Siz muhalefetin ne çapını ne vizyonunu ölçme hakkına sahipsiniz. Siz çatışma istiyorsunuz. Türkiye'yi 10 yıldır yönetiyorsunuz; hayvancılığa iyidir demek mümkün mü- O zaman canlı hayvan ve et ithal ediyorsunuz-'' diye sordu.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Hamzaçebi'nin iddialarını belgeleriyle ortaya koyduklarını belirterek, ''O olayda durum kredi alanın aleyhine işlemiş. Bu konu konuşuldu. En küçük bir sıkıntı, bankacılık kuralı dışında bir uygulama yok. Varsa bildiğiniz, gelin konuşalım'' dedi.
Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi de reddedildi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Azize Sibel Gönül, kadına yönelik şiddet konusunda yasal anlamda bir çok çalışma yürütüldüğünü ve olumlu gelişmelerin izlenmeye başlandığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin kadına yönelik şiddetin nedenlerinin araştırılmasına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini içeren grup önerisi görüşüldü.
Grup önerisinin lehinde söz alan CHP Ankara Milletvekili Ayşe Gülsün Bilgehan, kadın cinayetlerini durdurmanın mümkün olduğunu, başka ülkelerin bu konuda önleyici tedbir alabildiğini ifade etti.
Dünyada her beş kadından biri şiddete maruz kalırken Türkiye'de bu oranın 3 kadından biri olduğunu ifade eden Bilgehan, ''Kadına yönelik şiddet konusunda yasalarda ilerlemeler oluyor ama zihniyette geriye gidiş var'' dedi.
Kadına yönelik ve aile içi şiddetle mücadelenin sadece bir kanunla çözülebilecek mesele olmadığını anlatan Bilgehan, ''Hiç olmazsa bu konuda bütün Meclis olarak. birlikte hareket edeceğimizi göstermek çok yararlı olacaktır'' diye konuştu.
Öneri aleyhinde konuşan AK Parti Gümüşhane Milletvekili Kemalettin Aydın, konuyla ilgili 23. Dönemde tespit edilen bütün eksikliklerin; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının hazırladığı kanun taslağı ve Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Onaylanmasıyla giderileceğini söyledi.
Aydın, Meclisteki tüm milletvekillerinin, kadına yönelik şiddete karşı mücadeleye destek amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu tarafından hazırlanan ''Biz de varız'' bildirgesine imza atmasını istedi.
Aydın, ''Kanunlarda her şey olmasına rağmen uygulamanın zor olduğu bir toplumdayız'' diye konuştu.
Öneri üzerine söz alan BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, kadınların yaşamın her alanında şiddetin çeşitli biçimlerine maruz kalmaya devam ettiklerini söyledi.
Türkiye'de üç kadından birinin şiddet gördüğünü söyleyen Buldan, eğitimin önemine dikkat çekti. Buldan, bu konudaki Başbakanlık Genelgesinin etkili şekilde uyulamaya konulması gerektiğini dile getirdi.
Buldan, KCK'den tutuklu bulunan 400 kadın siyasetçi ile Şırnak Milletvekili Selma Irmak'ın da serbest bırakılmasını istedi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Azize Sibel Gönül de söz alarak, uluslararası toplumda kadına yönelik şiddetin insan hakları ihlali olarak ele alınmasının; devletin bu konuda sorumlu kılınması sonucunu doğurduğunu söyledi.
Başkanlığını yaptığı komisyonun geçen dönem gerçekleştirdiği çalışmaları anlatan Gönül, yasal anlamda bir çok çalışma yürütüldüğünü ve olumlu gelişmelerin izlenmeye başlandığını kaydetti.
Daha sonra yapılan oylamada CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
AK Parti'nin, TBMM Genel Kurulunun gündem ve çalışma takvimine ilişkin grup önerisi kabul edildi.
AK Parti, TBMM Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamaması üzerine önerisini Genel Kurula taşıdı. Öneride, şike cezalarını azaltan ''Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Hakkında Yasa''da değişilik yapılmasına ilişkin teklifin gündemin ön sıralarına çekilerek 48 saat geçmeden görüşülmesi, Genel Kurumun yarın teklifin bitimine kadar çalışması, ayrıca Genel Kurulun 25 Kasım Cuma günü, CHP'nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP'nin ise Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkındaki gensoru önergelerini görüşmesi yer aldı.
Öneri üzerinde konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, tarım kesimine ayrılan kaynakların kendi iktidarları döneminde düşmediğini, aksine arttığını belirterek, ''Tarıma ayrılan oran, yükselmiştir. Biz tarıma daha fazla önem veriyoruz'' dedi.
CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, gensoru önergesinin neden Cuma günü görüşüldüğünü sorarak, şöyle konuştu:
''Niye Meclis TV'nin yayında olduğunda görüşmekten kaçınıyorsunuz. Söylediği her sözü yalan olan Başbakan'ın CHP ve belediyeler hakkında söyledikleri sözler tartışılacak. Ama niye Cuma günü seçiliyor, neyi gizliyorsunuz- Sansür yapıyorsunuz, Türk halkı görmesin diye...Çadır tiyatrosu oynuyoruz. Denetim yapılmıyor. Muhalefet milletvekillerine şiddet uyguluyorsunuz, Meclis kürsüsünden itiyorsunuz. Yazıklar olsun size. Bir Meclis Başkanvekili ağza alınmayacak şekilde küfür ediyor. Bu nasıl bir yönetim- Diktaya doğru gidiyorsunuz. Muhalefet belediyeleri üzerinde baskı uyguluyorsunuz. Ortadoğu'daki diktatörleri bırakın, diktatör içimizde, Türkiye'de...''
AK Parti'li Canikli sataşma olduğu gerekçesiyle söz alarak Lök'e, ''Yazıklar olsun dediniz. Yakışıyor mu- Bu ifadeyi size iade ediyorum. Herkes kendi geçmişine, siyasi partisinin tarihine baksın, ondan sonra konuşsun'' dedi.
MHP Grup Başkanvekiil Mehmet Şandır da öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, AK Parti'li milletvekillerine, ''Milletin size verdiği oy kibre mi dönüştü-'' dedi.
Gensoru önergelerinin görüşmelerinin Cuma gününe alınmasının doğru olmadığını savunan Şandır, bunun halk dilindeki adının ''kurnazlık'' olduğunu, görüşmeleri toplumun önünden saklamamasını istedi.
''MHP'nin verdiği gensoruyu da Cuma gününe aldınız. Biz bunu çekeriz'' diyen Şandır, depremi toplum nezdinde canlı tutmak istediklerini belirtti. Şandır, ''Bitimine kadar usulünü getiriyorsunuz. Angarya yasaktır. Siz Meclise angarya mı yüklüyorsunuz-'' diye konuştu.
Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin görüşülmesine başlandı.
Teklifin tümü üzerinde ilk sözü BDP Grubu adına Adana Milletvekili Murat Bozlak aldı.
Teklifin tümü üzerinde BDP Grubu adına konuşan Adana Milletvekili Murat Bozlak, BDP Grup Başkanvekilinin her ne kadar önce imza koysa da sonradan tekliften imzasını geri çektiğini bildirdi.
Dün teklifin komisyonda ''zanlıların gözetiminde görüşüldüğüne şahit olduğunu'' belirten Bozlak, ''Bu yasada öngörülen beş yıllık cezanın bir yıla indirildiği noktada tutuklu olan teşvik zanlılarının hepsini mahkemeler bırakmak zorundadır. Çünkü, ceza infaz edildi. Bu örtülü bir aftır. Bu yargıya da müdahaledir. Kişiye özel ceza yasası yapılamaz ilkesine de açık müdahaledir'' dedi.
Tutuklu milletvekilleri için bir çalışma yapılmadığını belirten Bozlak, ''Bu yasaları çıkarmıyoruz da özel, kişiye mahsus yasa çıkarabiliyoruz. Şahıslara özel örtülü affı öngören bir düzenleme yerine toplumsal barışa ön ayak olabilecek yasalar çıkarmalıyız'' diye konuştu.
CHP adına söz alan Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, Meclisin gerçek anlamda çıkarttığı ilk kanunun ''bu kanun olmaması gerektiğini'' söyledi.
8 milletvekilinin tutuklu olduğunu anımsatan Dibek, ''Öncelikle onlarla ilgili düzenleme yapılması gerekiyordu. Bu mutabakatı niye orada gösteremedik- Bugün ülke gündeminde vicdanları yaralayan öyle önemli siyasal davalar var ki onları görmezden gelirsek tribünlere oynamış oluruz. Bu kanunda ortaya konulan güzel tablo bu davalar için de ortaya konulmalı'' dedi.
Dibek, yemin kriziyle ilgili imzalanan protokolun gereğinin yapılmadığını ifade ederek, ''Tüm siyasi partilere bu ayıbı temizlememiz gerektiğini dile getirmek istiyorum'' diye konuştu.
Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'nun, seçim süreci olduğu için komisyondan çok incelenmeden çıktığını belirten Dibek, ''Cezaların çok ağır olduğunu görüyorum'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen şike cezalarını azaltan yasa teklifinin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak maddelerine geçilmesi kabul edildi.
MHP Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, teklif üzerinde yaptığı konuşmada, Mart ayında yapılan düzenlemeyle ''kantarın topuzunun fazla kaçtığını'' belirterek, suç-ceza karşılaştırılmasında denge sağlanması için yeni bir teklifin getirildiğini söyledi.
Yasama olarak görevi tamamlamış olmalarının olayın halli için yeterli olmadığını kaydeden Öztürk, ''Ülkemiz spor suçları için cehennem olmalıdır. Ama yargı camiası bu konuda bize güven vermemektedir'' dedi.
Futbolda şike soruşturmasına işaret eden Öztürk, ''Kamuoyunda suçlu hazırdı, suçluyu suçlayabilmek için deliller, belgeler mi hazırlanıyordu algısına sebebiyet verilmemeli. Kamuoyunda bu düzenleme hakkında 'Meclis birilerini mi kurtaracak-' deniyor. Daha açıklanmadan şaibe bulaşmış bir iddianame olmuştur. Suç soruşturması lince dönüşmüştür, bu linç durdurulmalıdır'' diye konuştu.
AK Parti Grubu adına konuşan Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, yasayla getirilen düzenlemeler hakkında bilgi verdi. ''Bu teklife nereden geldik-'' diyen Köylü, yasada şikeye verilen cezalar düzenlenirken rüşvet suçuyla mukayese edildiğini belirterek, cezaların bu şekilde olmasının nedeni rüşvete benzer suç olması olarak gösterdi. Köylü, ''Cezanın yüksek olması anormal kabul edildi. Fazla olmuş olabilir, bunu takdirle karşılıyorum'' dedi.
Teklifle, cezanın indirilmesinin kamuoyunda af olarak algılanabileceğine işaret eden Köylü, bu algıyı gidermek için öngörülen cezanın seçenekli yaptırımlara ve paraya çevrilmemesine, ertelenmemesine imkan tanındığını söyledi. Köylü, ''Ceza alan kişiler hapis cezasının üçte ikisini hapiste yatarak çekecek'' diye konuştu.
Yasanın ''Avrupada bu konuda düzenlenmiş en iyi düzenlemelerden biri'' olduğunu vurgulayan Köylü, ayrıca Avrupa Konseyi'nin Mart ayında yapacağı toplantıda üye diğer ülkelere emsal göstermeye karar verdiğini söyledi.
AK Parti Mardin Milletvekili Muammer Güler, teklif üzerinde şahsi görüşlerini ifade ederken, sporda şiddetin artmasının yönetimi aceleyle düzenleme yapmaya ittiğini belirtti.
Güler, teklifin en önemli yönünün, ''Cezaların ertelenemeyeceği, alternatif seçenekli cezaların verilmeyeceği, şike ve teşvik priminin teşvik edilmemesi en iyi yönüdür. Suçtan mahkumiyet durumda yöneticilikten alınması da çok önemlidir. Ben bu teklifi yürütülmekte olan bir soruşturmayla ilgili görmüyorum. Son operasyon kamuoyu için bir milat niteliği taşıyor'' dedi.
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, ''Hükümet tasarısı görüşmüyoruz, bu bir kanun teklifidir ve altında 4 siyasi partinin grup başkanvekilerinin imzası vardır. Hasip Kaplan imzasını geri çekmiş olsa bile...Bu imzayı başta atmamış olsaydı belki Komisyon bunu gündem yapmayacak, Genel Kurula indirilmeyecekti. Teklif Meclis iradesiyle şekillenen husustur. Eğer öyle bir irade varsa, Meclisin müşterek iradesidir. TBMM kendi gündemine hakimdir. Yürütme organı olarak bunun üzerinde inisiyatif kullanmamız mümkün değil'' diye konuştu.
Kılıç, 18 kulübün bizzat başkanları ve başkanvekillerinin yasanın değiştirilmesi talebini içeren ve ıslak imzayla kendilerine gelen bir metin bulunduğunu ifade ederek, ayrıca 4 siyasi parti grubunu gezerek bunu kendileriyle de paylaştıklarını hatırlattı. Kılıç, ''Düzenlemenin çok acele olduğu kanaatinin kendisinde hasıl olmadığını'' söyledi.
MHP Milletvekili Yusuf Halacoğlu'nun ''Teklifin kamuoyunda Aziz Yıldırım'ı kurtarma yasası olarak değerlendirilebilir mi-'' sorusu üzerine Kılıç, ''Şahsım, Adalet Komisyonu üyeleri ve milletvekillerini herhangi bir şahsı kurtarmaya mahsus bir kanun yapma fikrinden ve düşüncesinden tenzih etmek isterim. Aziz Yıldırım, benim şahsen hayatım boyunca gördüğüm, karşılaştığım, yan yana geldiğim biri hiç olmadı. Şahsa yönelik bir düzenleme kanaati bizde olmadı. Kamuoyunda böyle bir algı olabilir ama eksik bilendirmeden kaynaklı olabilir'' diye konuştu.
Kılıç, ''Cezalar çok indirildi'' eleştirisine karşılık teklifin Anayasaya, mevzuata ve uluslararası normlara aykırılık olması için bu şekle dönüştürüldüğünü belirterek, ''Normal hale gelmiş oldu. Yine Meclisin ve kamuoyunun takdirindedir'' karşılığını verdi.
Bakan Kılıç, Türkiye'nin neresinde olursa olsun ilerin büyüklüklerine ve nüfusun fazlalığına göre değil, takımların bulunduğu kategorilere göre yayın süre ve yayıncı kuruluşların belirlendiğini hatırlatarak, Bursasspor'un ve Bursa camiasının haksızlığa maruz kaldığı kanısında hiç olmadım. Polisin polisin Türkiye'nin herhangi bir yerinde yetkileri ve kanunları farklı uygulama tavrı içinde olabileceğini hiç sanmıyorum. Hele ki Bursaspor taraftarına sırf Bursasporlu olmalarından dolayı ayrıca özel ve kötü muamelede bulunabilecekleri kanaatinde değilim. Böyle bir şeyin yaşanmasını da arzu etmem'' diye konuştu.
Konuşmaların ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak maddelerine geçilmesi kabul edildi.
**** HABERİN DEVAMINI 'İLGİLİ DÖKÜMANLAR' BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
(16.30)
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. Yakut, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündemdışı söz verdi.
BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, ''25 Kasım Kadına Yönelik Şiddet Günü'' dolayısıyla yaptığı gündemdışı konuşmada, dün 16 ilde eşzamanlı olarak yapılan KCK operasyonunu şiddetle kınadığını ifade ederek, ''Bu operasyon sırasında bir eve yapılan baskında, Gülşen Çelik adlı kadın, bir kadın polis tarafından dövülerek gözaltına alınmıştır'' iddiasında bulundu.
Dünyada kadın gerçekliğinin bin yıllardır cinsiyetçi bir tercihle karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Aydoğan, bunu, ''kadın cins kırımı'' olarak gördüklerini söyledi.
CHP Niğde Milletvekili Doğan Şafak da Niğde'de patates üretiminde meydana gelen don zararlarına ilişkin gündemdışı söz aldı. Türkiye'nin toplam patates üretimin yüzde 19'unu üreten Niğde'de patatesin mevsim koşullarından kaynaklanan nedenlerle donduğunu, bin 400 üreticinin yaklaşık 200 bin ton ürününün dondandan etkilendiğini söyledi.
AK Parti Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu da aynı konudaki gündemdışı konuşmasında, patates üreticilerinin büyük sıkıntıya düştüğünü ifade ederek, üreticilerin mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini belirtti.
TBMM Genel Kurulunda, BDP ve MHP'nin grup önerileri reddedildi.
TBMM Danışma Kurulu toplanamadığından gruplar önerilerini Genel Kurula taşıdı. BDP'nin cezaevlerinde yaşanan insan hakkı ihlalleriyle ilgili araştırma önergesinin bugün gündeme alınması önerisi üzerinde konuşan BDP Hakkari Milletvekili Halil Aksoy, KCK operasyonlarını eleştirdi.
İnsan hak ihlallerinin en çok yaşandığı yerlerden birinin cezaevleri olduğunu söyleyen Aksoy, Türkiye'nin bu konuda kötü bir karnesi olduğunu ileri sürdü. Aksoy, 130 binin üzerinde tutuklu ve hükümlünün cezaevlerinin olumsuz koşullarında yaşamaya çalıştığını söyledi.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, cezaevlerinde fiziki yapıların iyileştirilmesinde önemli adımların atıldığını belirterek, yapılan çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Tunç, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunca konuyla ilgili alt komisyonların kurulduğunu, dolayısıyla böyle bir araştırma komisyonunun kurulmasına gerek olmadığını ifade etti.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Silivri Cezaevinin şartnameye uygun yapılmadığı için eksik olarak teslim alındığını ve suç işlendiğini önü sürdü. Türkiye'nin ''yarı açık cezaevine dönüştüğünü'' savunan Tanal, ''İktidar cezaevi sayısının artmasıyla övünüyor. Bununla övünülmez. Bir ülkenin iyi idare edilmediğinin göstergesidir. Fabrika sayısı artmayıp cezaevi sayısı artıyorsa burada kötü yönetim söz konusudur'' dedi.
Tanal, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünde ''ciddi bir ihmal olduğunu'' savundu.
Konuşmaların ardından BDP'nin grup önerisi reddedildi.
Genel Kurulda daha sonra MHP'nin, ''Hayvansal üretimde yaşanan sorunlarla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi'' önerisi ele alındı.
Öneri üzerinde konuşan MHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz, Türkiye'nin hem büyükbaş hem de küçükbaş hayvan varlığının AK Parti iktidarında azaldığını, et ve süt üretiminin spekülatörlerin insafına terkedildiğini savundu.
AK Parti Bursa Milletvekili Bedrettin Yıldırım, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, hayvancılık ve tarım sektöründe AK Parti döneminde başarılara imza atıldığını belirterek, tarımın son 10 yılda büyük çıkış yaptığını ve ülke ekonomisini dinç tutan sektör haline geldiğini ileri sürdü.
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, öneri lehinde yaptığı konuşmada, ''9 yılda iktidardasınız kimsenin beceremediğini siz becerdiniz. İlk kez kurbanlıklar ithal edildi. Siz de kestiniz mi bilemiyorum. Kısırlaştırılmış hayvan kurban olur mu, olmaz. Kusurlu hayvan kurbanlık için caiz değil'' dedi.
Ürdünlü Hicazi firmasının ET Balık Kurumunun etle ilgili tüm ihalelerini aldığını savunan Öğüt, ''Türkiye'ye karkas eti 18 liraya satıyorlar. Ama bizim köylülerin hayvanları 14 liradan alındı. Yazıktır, günahtır, haramdır, kul hakkı yemektir'' diye konuştu.
Türkiye'de mavi dil hastalığının bulunduğu hayvanların itlaf edilmediğini savunan Öğüt, bu hayvanları Gaziantep'e götürülerek kesildiğini söyledi.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan, öneri lehinde yaptığı konuşmada, ''Muhalefetin çapsızlığına takılıp kalsaydık ülkemizi 7. sıraya, tarım ürünleri ihracatını 4 milyar dolardan 12 milyar dolara çıkarabilir miydik-'' diye sordu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ve MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Erdoğan'ın bu sözleri üzerine ''sataşma'' olduğu gerekçesiyle söz istedi.
CHP'li Hamzaçebi, Erdoğan'ın bütçe rakamlarından habersiz olduğunu belirterek, 2012 yılı bütçesini incelemesini istedi. Hamzaçebi, ''Bir de o beğenmedikleri 2002 bütçesini incelesin. O beğenilmeyen yılda tarım sektöründe bütçeden yapılan desteğin milli gelire oranı binde 53'tür. Siz bunun altındasınız. Tarım sektörüne çiftçiye destek vermek yerine, iki kamu bankasından Başbakan'ın hatırlı kişilerine destek veriyorsunuz'' diye konuştu.
MHP'li Şandır da Erdoğan'ın ''talihsiz bir konuşma yaptığını'' ifade ederek, ''Siz muhalefetin ne çapını ne vizyonunu ölçme hakkına sahipsiniz. Siz çatışma istiyorsunuz. Türkiye'yi 10 yıldır yönetiyorsunuz; hayvancılığa iyidir demek mümkün mü- O zaman canlı hayvan ve et ithal ediyorsunuz-'' diye sordu.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Hamzaçebi'nin iddialarını belgeleriyle ortaya koyduklarını belirterek, ''O olayda durum kredi alanın aleyhine işlemiş. Bu konu konuşuldu. En küçük bir sıkıntı, bankacılık kuralı dışında bir uygulama yok. Varsa bildiğiniz, gelin konuşalım'' dedi.
Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi de reddedildi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Azize Sibel Gönül, kadına yönelik şiddet konusunda yasal anlamda bir çok çalışma yürütüldüğünü ve olumlu gelişmelerin izlenmeye başlandığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin kadına yönelik şiddetin nedenlerinin araştırılmasına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini içeren grup önerisi görüşüldü.
Grup önerisinin lehinde söz alan CHP Ankara Milletvekili Ayşe Gülsün Bilgehan, kadın cinayetlerini durdurmanın mümkün olduğunu, başka ülkelerin bu konuda önleyici tedbir alabildiğini ifade etti.
Dünyada her beş kadından biri şiddete maruz kalırken Türkiye'de bu oranın 3 kadından biri olduğunu ifade eden Bilgehan, ''Kadına yönelik şiddet konusunda yasalarda ilerlemeler oluyor ama zihniyette geriye gidiş var'' dedi.
Kadına yönelik ve aile içi şiddetle mücadelenin sadece bir kanunla çözülebilecek mesele olmadığını anlatan Bilgehan, ''Hiç olmazsa bu konuda bütün Meclis olarak. birlikte hareket edeceğimizi göstermek çok yararlı olacaktır'' diye konuştu.
Öneri aleyhinde konuşan AK Parti Gümüşhane Milletvekili Kemalettin Aydın, konuyla ilgili 23. Dönemde tespit edilen bütün eksikliklerin; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının hazırladığı kanun taslağı ve Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesinin Onaylanmasıyla giderileceğini söyledi.
Aydın, Meclisteki tüm milletvekillerinin, kadına yönelik şiddete karşı mücadeleye destek amacıyla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu tarafından hazırlanan ''Biz de varız'' bildirgesine imza atmasını istedi.
Aydın, ''Kanunlarda her şey olmasına rağmen uygulamanın zor olduğu bir toplumdayız'' diye konuştu.
Öneri üzerine söz alan BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, kadınların yaşamın her alanında şiddetin çeşitli biçimlerine maruz kalmaya devam ettiklerini söyledi.
Türkiye'de üç kadından birinin şiddet gördüğünü söyleyen Buldan, eğitimin önemine dikkat çekti. Buldan, bu konudaki Başbakanlık Genelgesinin etkili şekilde uyulamaya konulması gerektiğini dile getirdi.
Buldan, KCK'den tutuklu bulunan 400 kadın siyasetçi ile Şırnak Milletvekili Selma Irmak'ın da serbest bırakılmasını istedi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Azize Sibel Gönül de söz alarak, uluslararası toplumda kadına yönelik şiddetin insan hakları ihlali olarak ele alınmasının; devletin bu konuda sorumlu kılınması sonucunu doğurduğunu söyledi.
Başkanlığını yaptığı komisyonun geçen dönem gerçekleştirdiği çalışmaları anlatan Gönül, yasal anlamda bir çok çalışma yürütüldüğünü ve olumlu gelişmelerin izlenmeye başlandığını kaydetti.
Daha sonra yapılan oylamada CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
AK Parti'nin, TBMM Genel Kurulunun gündem ve çalışma takvimine ilişkin grup önerisi kabul edildi.
AK Parti, TBMM Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamaması üzerine önerisini Genel Kurula taşıdı. Öneride, şike cezalarını azaltan ''Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi Hakkında Yasa''da değişilik yapılmasına ilişkin teklifin gündemin ön sıralarına çekilerek 48 saat geçmeden görüşülmesi, Genel Kurumun yarın teklifin bitimine kadar çalışması, ayrıca Genel Kurulun 25 Kasım Cuma günü, CHP'nin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP'nin ise Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay hakkındaki gensoru önergelerini görüşmesi yer aldı.
Öneri üzerinde konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, tarım kesimine ayrılan kaynakların kendi iktidarları döneminde düşmediğini, aksine arttığını belirterek, ''Tarıma ayrılan oran, yükselmiştir. Biz tarıma daha fazla önem veriyoruz'' dedi.
CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, gensoru önergesinin neden Cuma günü görüşüldüğünü sorarak, şöyle konuştu:
''Niye Meclis TV'nin yayında olduğunda görüşmekten kaçınıyorsunuz. Söylediği her sözü yalan olan Başbakan'ın CHP ve belediyeler hakkında söyledikleri sözler tartışılacak. Ama niye Cuma günü seçiliyor, neyi gizliyorsunuz- Sansür yapıyorsunuz, Türk halkı görmesin diye...Çadır tiyatrosu oynuyoruz. Denetim yapılmıyor. Muhalefet milletvekillerine şiddet uyguluyorsunuz, Meclis kürsüsünden itiyorsunuz. Yazıklar olsun size. Bir Meclis Başkanvekili ağza alınmayacak şekilde küfür ediyor. Bu nasıl bir yönetim- Diktaya doğru gidiyorsunuz. Muhalefet belediyeleri üzerinde baskı uyguluyorsunuz. Ortadoğu'daki diktatörleri bırakın, diktatör içimizde, Türkiye'de...''
AK Parti'li Canikli sataşma olduğu gerekçesiyle söz alarak Lök'e, ''Yazıklar olsun dediniz. Yakışıyor mu- Bu ifadeyi size iade ediyorum. Herkes kendi geçmişine, siyasi partisinin tarihine baksın, ondan sonra konuşsun'' dedi.
MHP Grup Başkanvekiil Mehmet Şandır da öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, AK Parti'li milletvekillerine, ''Milletin size verdiği oy kibre mi dönüştü-'' dedi.
Gensoru önergelerinin görüşmelerinin Cuma gününe alınmasının doğru olmadığını savunan Şandır, bunun halk dilindeki adının ''kurnazlık'' olduğunu, görüşmeleri toplumun önünden saklamamasını istedi.
''MHP'nin verdiği gensoruyu da Cuma gününe aldınız. Biz bunu çekeriz'' diyen Şandır, depremi toplum nezdinde canlı tutmak istediklerini belirtti. Şandır, ''Bitimine kadar usulünü getiriyorsunuz. Angarya yasaktır. Siz Meclise angarya mı yüklüyorsunuz-'' diye konuştu.
Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin görüşülmesine başlandı.
Teklifin tümü üzerinde ilk sözü BDP Grubu adına Adana Milletvekili Murat Bozlak aldı.
Teklifin tümü üzerinde BDP Grubu adına konuşan Adana Milletvekili Murat Bozlak, BDP Grup Başkanvekilinin her ne kadar önce imza koysa da sonradan tekliften imzasını geri çektiğini bildirdi.
Dün teklifin komisyonda ''zanlıların gözetiminde görüşüldüğüne şahit olduğunu'' belirten Bozlak, ''Bu yasada öngörülen beş yıllık cezanın bir yıla indirildiği noktada tutuklu olan teşvik zanlılarının hepsini mahkemeler bırakmak zorundadır. Çünkü, ceza infaz edildi. Bu örtülü bir aftır. Bu yargıya da müdahaledir. Kişiye özel ceza yasası yapılamaz ilkesine de açık müdahaledir'' dedi.
Tutuklu milletvekilleri için bir çalışma yapılmadığını belirten Bozlak, ''Bu yasaları çıkarmıyoruz da özel, kişiye mahsus yasa çıkarabiliyoruz. Şahıslara özel örtülü affı öngören bir düzenleme yerine toplumsal barışa ön ayak olabilecek yasalar çıkarmalıyız'' diye konuştu.
CHP adına söz alan Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, Meclisin gerçek anlamda çıkarttığı ilk kanunun ''bu kanun olmaması gerektiğini'' söyledi.
8 milletvekilinin tutuklu olduğunu anımsatan Dibek, ''Öncelikle onlarla ilgili düzenleme yapılması gerekiyordu. Bu mutabakatı niye orada gösteremedik- Bugün ülke gündeminde vicdanları yaralayan öyle önemli siyasal davalar var ki onları görmezden gelirsek tribünlere oynamış oluruz. Bu kanunda ortaya konulan güzel tablo bu davalar için de ortaya konulmalı'' dedi.
Dibek, yemin kriziyle ilgili imzalanan protokolun gereğinin yapılmadığını ifade ederek, ''Tüm siyasi partilere bu ayıbı temizlememiz gerektiğini dile getirmek istiyorum'' diye konuştu.
Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'nun, seçim süreci olduğu için komisyondan çok incelenmeden çıktığını belirten Dibek, ''Cezaların çok ağır olduğunu görüyorum'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda görüşülen şike cezalarını azaltan yasa teklifinin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak maddelerine geçilmesi kabul edildi.
MHP Erzurum Milletvekili Oktay Öztürk, teklif üzerinde yaptığı konuşmada, Mart ayında yapılan düzenlemeyle ''kantarın topuzunun fazla kaçtığını'' belirterek, suç-ceza karşılaştırılmasında denge sağlanması için yeni bir teklifin getirildiğini söyledi.
Yasama olarak görevi tamamlamış olmalarının olayın halli için yeterli olmadığını kaydeden Öztürk, ''Ülkemiz spor suçları için cehennem olmalıdır. Ama yargı camiası bu konuda bize güven vermemektedir'' dedi.
Futbolda şike soruşturmasına işaret eden Öztürk, ''Kamuoyunda suçlu hazırdı, suçluyu suçlayabilmek için deliller, belgeler mi hazırlanıyordu algısına sebebiyet verilmemeli. Kamuoyunda bu düzenleme hakkında 'Meclis birilerini mi kurtaracak-' deniyor. Daha açıklanmadan şaibe bulaşmış bir iddianame olmuştur. Suç soruşturması lince dönüşmüştür, bu linç durdurulmalıdır'' diye konuştu.
AK Parti Grubu adına konuşan Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü, yasayla getirilen düzenlemeler hakkında bilgi verdi. ''Bu teklife nereden geldik-'' diyen Köylü, yasada şikeye verilen cezalar düzenlenirken rüşvet suçuyla mukayese edildiğini belirterek, cezaların bu şekilde olmasının nedeni rüşvete benzer suç olması olarak gösterdi. Köylü, ''Cezanın yüksek olması anormal kabul edildi. Fazla olmuş olabilir, bunu takdirle karşılıyorum'' dedi.
Teklifle, cezanın indirilmesinin kamuoyunda af olarak algılanabileceğine işaret eden Köylü, bu algıyı gidermek için öngörülen cezanın seçenekli yaptırımlara ve paraya çevrilmemesine, ertelenmemesine imkan tanındığını söyledi. Köylü, ''Ceza alan kişiler hapis cezasının üçte ikisini hapiste yatarak çekecek'' diye konuştu.
Yasanın ''Avrupada bu konuda düzenlenmiş en iyi düzenlemelerden biri'' olduğunu vurgulayan Köylü, ayrıca Avrupa Konseyi'nin Mart ayında yapacağı toplantıda üye diğer ülkelere emsal göstermeye karar verdiğini söyledi.
AK Parti Mardin Milletvekili Muammer Güler, teklif üzerinde şahsi görüşlerini ifade ederken, sporda şiddetin artmasının yönetimi aceleyle düzenleme yapmaya ittiğini belirtti.
Güler, teklifin en önemli yönünün, ''Cezaların ertelenemeyeceği, alternatif seçenekli cezaların verilmeyeceği, şike ve teşvik priminin teşvik edilmemesi en iyi yönüdür. Suçtan mahkumiyet durumda yöneticilikten alınması da çok önemlidir. Ben bu teklifi yürütülmekte olan bir soruşturmayla ilgili görmüyorum. Son operasyon kamuoyu için bir milat niteliği taşıyor'' dedi.
Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, milletvekillerinin sorularını yanıtlarken, ''Hükümet tasarısı görüşmüyoruz, bu bir kanun teklifidir ve altında 4 siyasi partinin grup başkanvekilerinin imzası vardır. Hasip Kaplan imzasını geri çekmiş olsa bile...Bu imzayı başta atmamış olsaydı belki Komisyon bunu gündem yapmayacak, Genel Kurula indirilmeyecekti. Teklif Meclis iradesiyle şekillenen husustur. Eğer öyle bir irade varsa, Meclisin müşterek iradesidir. TBMM kendi gündemine hakimdir. Yürütme organı olarak bunun üzerinde inisiyatif kullanmamız mümkün değil'' diye konuştu.
Kılıç, 18 kulübün bizzat başkanları ve başkanvekillerinin yasanın değiştirilmesi talebini içeren ve ıslak imzayla kendilerine gelen bir metin bulunduğunu ifade ederek, ayrıca 4 siyasi parti grubunu gezerek bunu kendileriyle de paylaştıklarını hatırlattı. Kılıç, ''Düzenlemenin çok acele olduğu kanaatinin kendisinde hasıl olmadığını'' söyledi.
MHP Milletvekili Yusuf Halacoğlu'nun ''Teklifin kamuoyunda Aziz Yıldırım'ı kurtarma yasası olarak değerlendirilebilir mi-'' sorusu üzerine Kılıç, ''Şahsım, Adalet Komisyonu üyeleri ve milletvekillerini herhangi bir şahsı kurtarmaya mahsus bir kanun yapma fikrinden ve düşüncesinden tenzih etmek isterim. Aziz Yıldırım, benim şahsen hayatım boyunca gördüğüm, karşılaştığım, yan yana geldiğim biri hiç olmadı. Şahsa yönelik bir düzenleme kanaati bizde olmadı. Kamuoyunda böyle bir algı olabilir ama eksik bilendirmeden kaynaklı olabilir'' diye konuştu.
Kılıç, ''Cezalar çok indirildi'' eleştirisine karşılık teklifin Anayasaya, mevzuata ve uluslararası normlara aykırılık olması için bu şekle dönüştürüldüğünü belirterek, ''Normal hale gelmiş oldu. Yine Meclisin ve kamuoyunun takdirindedir'' karşılığını verdi.
Bakan Kılıç, Türkiye'nin neresinde olursa olsun ilerin büyüklüklerine ve nüfusun fazlalığına göre değil, takımların bulunduğu kategorilere göre yayın süre ve yayıncı kuruluşların belirlendiğini hatırlatarak, Bursasspor'un ve Bursa camiasının haksızlığa maruz kaldığı kanısında hiç olmadım. Polisin polisin Türkiye'nin herhangi bir yerinde yetkileri ve kanunları farklı uygulama tavrı içinde olabileceğini hiç sanmıyorum. Hele ki Bursaspor taraftarına sırf Bursasporlu olmalarından dolayı ayrıca özel ve kötü muamelede bulunabilecekleri kanaatinde değilim. Böyle bir şeyin yaşanmasını da arzu etmem'' diye konuştu.
Konuşmaların ardından teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak maddelerine geçilmesi kabul edildi.
**** HABERİN DEVAMINI 'İLGİLİ DÖKÜMANLAR' BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
(16.30)
