2015-02-05 - 15:55
TBMM İdare Amiri Salim Uslu, Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Personel ve Eğitim Dairesi Başkanı Süleyman Balaban ve beraberindeki yeni göreve başlayan Uzman Yardımcılarından oluşan heyeti TBMM'de kabul etti.
TBMM İdare Amiri Salim Uslu, Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Personel ve Eğitim Dairesi Başkanı Süleyman Balaban ve beraberindeki yeni göreve başlayan Uzman Yardımcılarından oluşan heyeti TBMM'de kabul etti.
TBMM İdare Amiri Salim Uslu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığında Uzman Yardımcısı olarak yeni göreve başlayan Uzman Yardımcılarına yeni görevlerinde başarılar diledi.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarının görev tanımlarının yeni baştan yapılması gerektiğini belirten Uslu, tüm kamu kurum ve kuruluşları için ilkeleri ve prensipleri yeniden belirlemek gerektiğini söyledi.
Kamu kurum ve kuruluşlarında çok sayıda personel çalıştığına dikkat çeken Uslu, bu insanların aynı kamu kuruluşlarında, aynı işleri yaparken bile farklı farklı statülerde çalıştıklarına değindi ve "TBMM'de çalışan iki şoför 'den birisi sözleşmeli, birisi devlet memuru statüsünde. Bu noktalarda kamunun yeniden düzenlenmesi gerekiyor."
Her kurumun kendi ihtiyaç ve gereksinimine göre işçi veya memur çalıştırması gerektiğine inandığını ifade eden Uslu, her kurumun kendi ihtiyacını kendisinin belirlemesi gerektiğini söyledi.
Kamuda işe alımların siyasi istismara da açık bir konu olduğuna değinen Uslu, "Kamuda 218.000 geçici işçiye kadro verilmesine rağmen üzerinden üç veya dört yıl geçtiğinde dört yıl önce işçi alımı yaparken sıfıra indirdiğiniz geçici işçi alımı boyutu yeniden aynı boyutlara ulaşmış oluyor." dedi
Kamuda oluşan sorunları çözmenin iyi bir kamu personel rejimi ve kamuda yeniden yapılanma reformları ile çözülebileceğine vurgu yapan Uslu, "Bütün kamu kurum ve kuruluşlarının görev tanımlarının yeni baştan yapılması ve ilkelerinin konması gerekiyor" dedi
Siyasete girmeden önce sendika kökenli bir insan olduğuna değinen Uslu, Türkiye'de artık referansla iş yapma döneminin sona ermesi gerektiğini, torpil ile işe girmenin sona ermesi gerektiğini söyledi ve "Bu ülkenin en büyük handikaplarından birisi de referans ve torpil ile işe girmektir. Böyle olduğunda ise kişinin yeteneklerini, bilgisini ve birikimini kullanmanın ve geliştirmenin anlamı kalmıyor, başarmanın anlamı kalmıyor" dedi
"Başarılı olan ile olamayan arasında kendini geliştiren ve geliştiremeyen arasında bir fark olması lazım" diye konuşan Uslu, bu farkın sadece insanın işe girişinde değil yükselmelerde ve kariyer edinmelerde de bilgiye ve yeteneğe dayalı bir farklılığın olması gerektiğini ifade etti.
Kamu da ve Özel sektörde kalite ve verimlilik gibi kavramların öne çıkması gerektiğini de belirten Uslu, kamuda ve özel sektörde bu kavramlara dayalı bir sistemin organize edilmesi durumunda mevcut sorunların giderilebileceğini söyledi.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığının Türkiye'nin sisteminden kaynaklanmış kurumlarından bir tanesi olduğuna dikkat çeken TBMM İdare Amiri Salim Uslu, kriterlerin objektif ve Türkiye'deki eğitim sisteminin de bu kriterlere göre olması durumunda, kamu kurumlarında kalite ve verimliliğe dayalı bir sistemin oluşturulması durumunda Özelleştirme İdaresi Başkanlığına pek ihtiyaç kalmayabileceğini ifade etti.
Kamuda verimlilik ve kalitenin esas kriter olması durumunda, üretilen hizmetlerin veya ürünlerin verimliliği ve kalitesi önem oluşturunca KİT'lerin zarar etmesinin söz konusu olmayacağı ve " Hadi bunları satalım da kaça satarsak satalım, kime giderse gitsin" anlayışından kurtulmuş olacaklarını ifade etti.
Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Personel ve Eğitim Dairesi Başkanı Süleyman Balaban ise gerçekleştirdiği kısa konuşmasında Özelleştirme İdaresi Başkanlığında yeni göreve başlayan Uzman Yardımcıları ile TBMM'de yasama faaliyetleri ve çalışma düzeni ile ilgili çalışmaları yerinde görmek amacıyla TBMM'yi ziyaret ettiklerini, ziyaretin kendileri için çok faydalı geçtiğini belirterek TBMM İdare Amiri Salim Uslu'ya kendilerini kabul ettiği için teşekkür etti.
TBMM İdare Amiri Salim Uslu, Özelleştirme İdaresi Başkanlığında Uzman Yardımcısı olarak yeni göreve başlayan Uzman Yardımcılarına yeni görevlerinde başarılar diledi.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarının görev tanımlarının yeni baştan yapılması gerektiğini belirten Uslu, tüm kamu kurum ve kuruluşları için ilkeleri ve prensipleri yeniden belirlemek gerektiğini söyledi.
Kamu kurum ve kuruluşlarında çok sayıda personel çalıştığına dikkat çeken Uslu, bu insanların aynı kamu kuruluşlarında, aynı işleri yaparken bile farklı farklı statülerde çalıştıklarına değindi ve "TBMM'de çalışan iki şoför 'den birisi sözleşmeli, birisi devlet memuru statüsünde. Bu noktalarda kamunun yeniden düzenlenmesi gerekiyor."
Her kurumun kendi ihtiyaç ve gereksinimine göre işçi veya memur çalıştırması gerektiğine inandığını ifade eden Uslu, her kurumun kendi ihtiyacını kendisinin belirlemesi gerektiğini söyledi.
Kamuda işe alımların siyasi istismara da açık bir konu olduğuna değinen Uslu, "Kamuda 218.000 geçici işçiye kadro verilmesine rağmen üzerinden üç veya dört yıl geçtiğinde dört yıl önce işçi alımı yaparken sıfıra indirdiğiniz geçici işçi alımı boyutu yeniden aynı boyutlara ulaşmış oluyor." dedi
Kamuda oluşan sorunları çözmenin iyi bir kamu personel rejimi ve kamuda yeniden yapılanma reformları ile çözülebileceğine vurgu yapan Uslu, "Bütün kamu kurum ve kuruluşlarının görev tanımlarının yeni baştan yapılması ve ilkelerinin konması gerekiyor" dedi
Siyasete girmeden önce sendika kökenli bir insan olduğuna değinen Uslu, Türkiye'de artık referansla iş yapma döneminin sona ermesi gerektiğini, torpil ile işe girmenin sona ermesi gerektiğini söyledi ve "Bu ülkenin en büyük handikaplarından birisi de referans ve torpil ile işe girmektir. Böyle olduğunda ise kişinin yeteneklerini, bilgisini ve birikimini kullanmanın ve geliştirmenin anlamı kalmıyor, başarmanın anlamı kalmıyor" dedi
"Başarılı olan ile olamayan arasında kendini geliştiren ve geliştiremeyen arasında bir fark olması lazım" diye konuşan Uslu, bu farkın sadece insanın işe girişinde değil yükselmelerde ve kariyer edinmelerde de bilgiye ve yeteneğe dayalı bir farklılığın olması gerektiğini ifade etti.
Kamu da ve Özel sektörde kalite ve verimlilik gibi kavramların öne çıkması gerektiğini de belirten Uslu, kamuda ve özel sektörde bu kavramlara dayalı bir sistemin organize edilmesi durumunda mevcut sorunların giderilebileceğini söyledi.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığının Türkiye'nin sisteminden kaynaklanmış kurumlarından bir tanesi olduğuna dikkat çeken TBMM İdare Amiri Salim Uslu, kriterlerin objektif ve Türkiye'deki eğitim sisteminin de bu kriterlere göre olması durumunda, kamu kurumlarında kalite ve verimliliğe dayalı bir sistemin oluşturulması durumunda Özelleştirme İdaresi Başkanlığına pek ihtiyaç kalmayabileceğini ifade etti.
Kamuda verimlilik ve kalitenin esas kriter olması durumunda, üretilen hizmetlerin veya ürünlerin verimliliği ve kalitesi önem oluşturunca KİT'lerin zarar etmesinin söz konusu olmayacağı ve " Hadi bunları satalım da kaça satarsak satalım, kime giderse gitsin" anlayışından kurtulmuş olacaklarını ifade etti.
Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı Personel ve Eğitim Dairesi Başkanı Süleyman Balaban ise gerçekleştirdiği kısa konuşmasında Özelleştirme İdaresi Başkanlığında yeni göreve başlayan Uzman Yardımcıları ile TBMM'de yasama faaliyetleri ve çalışma düzeni ile ilgili çalışmaları yerinde görmek amacıyla TBMM'yi ziyaret ettiklerini, ziyaretin kendileri için çok faydalı geçtiğini belirterek TBMM İdare Amiri Salim Uslu'ya kendilerini kabul ettiği için teşekkür etti.
