2006-11-24 - 12:20
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, TCK'nın 301. maddesi konusunda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında yapılan toplantıyla
ilgili şu ana kadar kendisine sivil toplum örgütlerinden ulaşan bir metin olmadığını söyledi.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek TCK'nın 301. maddesiyle ilgili olarak
''Her türlü yasal düzenlemeyi, AB ile bağlantılı yapmaya çalışırsak,
doğru bir iş yapmış olmayız. Bu düzenlemeler yapılacaksa, Türkiye için yapılır''
dedi.
Adalet Bakanı Çiçek, TCK'nın 301. maddesi konusunda,
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında yapılan toplantıyla
ilgili şu ana kadar kendisine sivil toplum örgütlerinden ulaşan bir metin
olmadığını söyledi
Cemil Çiçek, Adalet Bakanlığının 2007 yılı bütçesinin görüşmeleri için TBMM
Plan ve Bütçe Komisyonuna gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, ''301. maddeyle ilgili sivil toplum örgütlerinden öneri
geldi mi?'' sorusu üzerine Çiçek, kendilerine daha öneri gelmediğini söyledi.
Çiçek, gazetelerde yer alan haberleri kendisinin de okuduğunu belirterek, şunları
kaydetti:
''Ama bize gelmedi. Bize şu ana kadar gelen bir siyasi partinin bir cümlelik
teklifi var. Onun dışında değişmesin diyenlerin teklifi var. Bir de Sayın Oktay
Ekşi göndermişti, Basın Konseyinin gönderdiği bir teklif var. Onun dışında
gelmedi daha. Sizin bahsettiğiniz, Sayın Başbakanın başkanlığında yapılan
toplantıyla ilgili şu ana kadar bana ulaşmış bir metin yok. Gelsin, hepsini
değerlendirme konusu yaparız.''
''AB'NİN NE DEDİĞİ ÖNEM İFADE ETMEZ''
Çiçek, AB zirvesi öncesi böyle bir konunun TBMM Genel Kurulunda görüşülüp
görüşülmeyeceğine ilişkin soru üzerine şöyle konuştu:
''Bu türlü düzenlemeleri, AB zirvesiyle endekslemek yanlış, bunu çok doğru
bulmam. AB'nin son 1 yıllık, 1.5 yıllık karnesine bakarsanız, Türkiye ile ilgili
söyleyeceği fazla bir şey yoktur. Parlamentolarında, 'Ermenilere soykırım
yapılmamıştır' sözünü ceza hükmüne bağlayan, bu fikri savunanları listelerinden
aday göstermeyen ülkelerin Türkiye için çok fazla bir şey söylemesini cevaplamak
istemem.
Biz, bu yaptığımız işleri, 'kendimiz için ne kadar doğru ne kadar yanlış'ı
tartışarak, yapalım. Her türlü yasal düzenlemeyi AB ile bağlantılı yapmaya
çalışırsak, doğru bir iş yapmış olmayız. Bu düzenlemeler yapılacaksa, Türkiye
için yapılır. Türkiye'nin faydasına mıdır, Türkiye için doğru mudur yanlış mıdır,
onu tartışalım. AB'nin ne dediği çok fazla önem ifade etmez.''
FEHRİYE ERDAL VE DURSUN KARATAŞ'IN YERİ
Bir gazetecinin, ''MİT tarafından bir grup milletvekiline terör brifingi
verilmiştir. Fehriye Erdal ve Dursun Karataş'ın yerini bildiklerini, ancak
uluslararası anlaşmalar gereği Türkiye'ye getiremediklerini söylemişler. Bu
mümkün mü? Bu konuda ne yapılabilir?'' şeklindeki sorusuna da Çiçek, şu yanıtı
verdi:
''Türkiye, uluslararası hukuktan doğan imkanlarını ve haklarını, bu ve diğer
aranan kişiler için her defasında süratli bir şekilde yerine getirmiştir. Kırmızı
bülten çıkarmak gerekirse, onu çıkarmıştır. Difüzyon kararıysa, bunu talep etmiş,
ortaya koymuştur. İlgili ülkelerden iadesi noktasında her türlü gayreti
göstermiştir. Bu haberleri ben de okudum. Sabahleyin konuştum Sayın Müsteşarla.
Konuyla ilgili bizim de bilgimiz var. Ancak bu insanlar, bugün burada, yarın
başka bir yerde dolaşıyorlar. Birçok uluslararası toplantıda dile getiriyoruz,
suçluların iadesi anlaşması yeterince işlemiyor, süratli işlemiyor.
Kaldı ki terör örgütleri birçok yerde de himaye görüyor, bunu da açıkça
ifade etmemiz lazım. Birçok ülke terörü kınıyor ama terör ve teröristlerle ilgili
somut adım atmaya geldiğinde, attıkları çok fazla adım yoktur.''
METİN KAPLAN DIŞINDA İADE YOK
Çiçek, 4 yılı aşkın süredir Adalet Bakanlığı olarak birçok suçluyu,
özellikle terör ve bankacılık suçlarından aranan kişileri hep istediklerini ifade
ederek, şu ana kadar Metin Kaplan dışında kimsenin iade edilmediğini vurguladı.
Cemil Çiçek, Türkiye'nin, uluslararası sözleşmelerde ne hakkı, ne imkanı
varsa, bunu her vesile ile dile getirdiklerini sözlerine ekledi.
''Her türlü yasal düzenlemeyi, AB ile bağlantılı yapmaya çalışırsak,
doğru bir iş yapmış olmayız. Bu düzenlemeler yapılacaksa, Türkiye için yapılır''
dedi.
Adalet Bakanı Çiçek, TCK'nın 301. maddesi konusunda,
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında yapılan toplantıyla
ilgili şu ana kadar kendisine sivil toplum örgütlerinden ulaşan bir metin
olmadığını söyledi
Cemil Çiçek, Adalet Bakanlığının 2007 yılı bütçesinin görüşmeleri için TBMM
Plan ve Bütçe Komisyonuna gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, ''301. maddeyle ilgili sivil toplum örgütlerinden öneri
geldi mi?'' sorusu üzerine Çiçek, kendilerine daha öneri gelmediğini söyledi.
Çiçek, gazetelerde yer alan haberleri kendisinin de okuduğunu belirterek, şunları
kaydetti:
''Ama bize gelmedi. Bize şu ana kadar gelen bir siyasi partinin bir cümlelik
teklifi var. Onun dışında değişmesin diyenlerin teklifi var. Bir de Sayın Oktay
Ekşi göndermişti, Basın Konseyinin gönderdiği bir teklif var. Onun dışında
gelmedi daha. Sizin bahsettiğiniz, Sayın Başbakanın başkanlığında yapılan
toplantıyla ilgili şu ana kadar bana ulaşmış bir metin yok. Gelsin, hepsini
değerlendirme konusu yaparız.''
''AB'NİN NE DEDİĞİ ÖNEM İFADE ETMEZ''
Çiçek, AB zirvesi öncesi böyle bir konunun TBMM Genel Kurulunda görüşülüp
görüşülmeyeceğine ilişkin soru üzerine şöyle konuştu:
''Bu türlü düzenlemeleri, AB zirvesiyle endekslemek yanlış, bunu çok doğru
bulmam. AB'nin son 1 yıllık, 1.5 yıllık karnesine bakarsanız, Türkiye ile ilgili
söyleyeceği fazla bir şey yoktur. Parlamentolarında, 'Ermenilere soykırım
yapılmamıştır' sözünü ceza hükmüne bağlayan, bu fikri savunanları listelerinden
aday göstermeyen ülkelerin Türkiye için çok fazla bir şey söylemesini cevaplamak
istemem.
Biz, bu yaptığımız işleri, 'kendimiz için ne kadar doğru ne kadar yanlış'ı
tartışarak, yapalım. Her türlü yasal düzenlemeyi AB ile bağlantılı yapmaya
çalışırsak, doğru bir iş yapmış olmayız. Bu düzenlemeler yapılacaksa, Türkiye
için yapılır. Türkiye'nin faydasına mıdır, Türkiye için doğru mudur yanlış mıdır,
onu tartışalım. AB'nin ne dediği çok fazla önem ifade etmez.''
FEHRİYE ERDAL VE DURSUN KARATAŞ'IN YERİ
Bir gazetecinin, ''MİT tarafından bir grup milletvekiline terör brifingi
verilmiştir. Fehriye Erdal ve Dursun Karataş'ın yerini bildiklerini, ancak
uluslararası anlaşmalar gereği Türkiye'ye getiremediklerini söylemişler. Bu
mümkün mü? Bu konuda ne yapılabilir?'' şeklindeki sorusuna da Çiçek, şu yanıtı
verdi:
''Türkiye, uluslararası hukuktan doğan imkanlarını ve haklarını, bu ve diğer
aranan kişiler için her defasında süratli bir şekilde yerine getirmiştir. Kırmızı
bülten çıkarmak gerekirse, onu çıkarmıştır. Difüzyon kararıysa, bunu talep etmiş,
ortaya koymuştur. İlgili ülkelerden iadesi noktasında her türlü gayreti
göstermiştir. Bu haberleri ben de okudum. Sabahleyin konuştum Sayın Müsteşarla.
Konuyla ilgili bizim de bilgimiz var. Ancak bu insanlar, bugün burada, yarın
başka bir yerde dolaşıyorlar. Birçok uluslararası toplantıda dile getiriyoruz,
suçluların iadesi anlaşması yeterince işlemiyor, süratli işlemiyor.
Kaldı ki terör örgütleri birçok yerde de himaye görüyor, bunu da açıkça
ifade etmemiz lazım. Birçok ülke terörü kınıyor ama terör ve teröristlerle ilgili
somut adım atmaya geldiğinde, attıkları çok fazla adım yoktur.''
METİN KAPLAN DIŞINDA İADE YOK
Çiçek, 4 yılı aşkın süredir Adalet Bakanlığı olarak birçok suçluyu,
özellikle terör ve bankacılık suçlarından aranan kişileri hep istediklerini ifade
ederek, şu ana kadar Metin Kaplan dışında kimsenin iade edilmediğini vurguladı.
Cemil Çiçek, Türkiye'nin, uluslararası sözleşmelerde ne hakkı, ne imkanı
varsa, bunu her vesile ile dile getirdiklerini sözlerine ekledi.
