2009-06-23 - 16:15
Bir grup çek mağduru, MHP TBMM grubunu ziyaret ederek, ''mağduriyetlerinin giderilmesi için Meclis gündeminde bulunan Çek Tasarısının yasalaşması'' konusunda destek istedi. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, bu çek mağdurları ile TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin özellikle son 2 yıldır ekonomik krizle karşı karşıya bulunduğunu söyledi.
Bir grup çek mağduru, MHP TBMM grubunu ziyaret ederek, ''mağduriyetlerinin giderilmesi için Meclis gündeminde bulunan Çek Tasarısının yasalaşması'' konusunda destek istedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, bu çek mağdurları ile TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin özellikle son 2 yıldır ekonomik krizle karşı karşıya bulunduğunu söyledi.
Bu krizden dolayı esnafın kepenk kapattığını, çeklerin karşılıksız hale geldiğini, kredi kartı borçlarının biriktiğini ifade eden Vural, vatandaşların, borçlarını ödeme konusunda yeni bir düzenleme yapılmasını ve 8 Mayısta TBMM'ye gönderilen Çek Yasa Tasarısının yasalaşmasını istediklerini bildirdi.
Oktay Vural, TBMM'de, son iki yıldan bu yana çeşitli kesimlere yönelik yasalar çıkarıldığını ifade ederek, ''Karşılıksız çekten dolayı sicilleri bozulduğu için kredi alamayanlar ve bu nedenle de borçlarını ödeyemeyenler için sicil affı getirilmişti. Ancak bu sicil affı, sadece Merkez Bankasındaki sicillerin silinmesi olarak kaldı. Diğer bankalar bunu silmedi'' dedi.
Mahkemelerin, çekle ilgili düzenlemelerde, aynı kanuna tabi olmasına rağmen bazen mahkumiyet bazen de beraat kararları verebildiğine işaret eden Vural, borcu olana borcunu ödeyebilme imkanı sağlaması açısından, Çek Kanunu Tasarısının ivedilikle komisyonda görüşülerek Parlamentodan geçmesini istediklerini belirtti.
Oktay Vural, bu yılın ilk 5 ayında 876 bin 121 karşılıksız çek kesildiğini söyledi.
Önemli bir ödeme aracı olan çekle ilgili tasarının gecikmesinin, ticareti de açmaza soktuğunu ifade eden Vural, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Başkanının da bu tasarının çıkmasını istediğini aktardı. Vural, ''Ne kadar gecikilirse o kadar maliyet artmaktadır. Böyle bir beklenti, karşılıksız çek keşidesini de teşvik etmektedir'' dedi.
-''BURASI, BAAS REJİMİ DEĞİLDİR''-
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Vural, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in, ''üst düzey memurların Hükümetle göreve gelip, Hükümetle gitmesini düzenleyen çalışmasına'' ilişkin görüşünün sorulması üzerine, şöyle konuştu:
''Burası bir parti devleti ve başkanlık sistemi değildir. Bu, devlet memurlarını parti memuru olarak gören siyasal zihniyetin tipik bir yansımasıdır. Asıl sıkıntılı olan durum da devlet erkini eline geçirerek kullanan AKP'nin, bu erki parti erki olarak kullanma arzusu, isteğidir. Burası, Baas rejimi de değildir. Anayasamız, kamu hizmetlerinin devlet memuru aracılığıyla yürütüleceğine amirdir. Bu çalışma, AKP'nin aslında nasıl partizanlık ve kadrolaşma arayışı içerisinde olduğunu ortaya koymaktadır. 'Kadrolaşma yapıyorsunuz' eleştirisi karşısında, 'Hayır, biz yapmıyoruz' diyorlardı. Şimdi de kalkıp 'bunu yapalım' diyorlar. O zaman, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.''
-''KUL HAKKI MUTLAKA ÖDENECEKTİR''-
Çek mağdurları adına konuşan Burhan İşcan da Çek Tasarısının bir an önce yasalaşmasını istediklerini ifade etti.
Finans sektörünün bu tasarının yasalaşmasını istemediğini belirten İşcan, ''Finans sektörü aslında bindiği dalı kesiyor. Çünkü, biz yıllarca ekonominin bel kemikliğini yaptık. Şimdi ekonomiden bizi hapislik gibi yaptırımla ayırmaları, aslında ekonomimizin zararınadır'' dedi.
İşcan, çek affının 1,5 yıldır beklendiğini, af beklentisinin çekte patlamaya yol açtığını ve bunun da ekonomik krizle birlikte daha da arttığını kaydetti. Borçlarını ödemek istediklerini belirten İşcan, ''Ama borç, borçlu ile alacaklının anlaşmasıyla ödenir. Eğer borçlu alacaklıyla anlaşamıyorsa, bunun tek nedeni ortada hapis olmasıdır. Bu ortadan kaldırılırsa borçlu ile alacaklı mutlaka anlaşacaktır, kul hakkı mutlaka ödenecektir'' diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, bu çek mağdurları ile TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'nin özellikle son 2 yıldır ekonomik krizle karşı karşıya bulunduğunu söyledi.
Bu krizden dolayı esnafın kepenk kapattığını, çeklerin karşılıksız hale geldiğini, kredi kartı borçlarının biriktiğini ifade eden Vural, vatandaşların, borçlarını ödeme konusunda yeni bir düzenleme yapılmasını ve 8 Mayısta TBMM'ye gönderilen Çek Yasa Tasarısının yasalaşmasını istediklerini bildirdi.
Oktay Vural, TBMM'de, son iki yıldan bu yana çeşitli kesimlere yönelik yasalar çıkarıldığını ifade ederek, ''Karşılıksız çekten dolayı sicilleri bozulduğu için kredi alamayanlar ve bu nedenle de borçlarını ödeyemeyenler için sicil affı getirilmişti. Ancak bu sicil affı, sadece Merkez Bankasındaki sicillerin silinmesi olarak kaldı. Diğer bankalar bunu silmedi'' dedi.
Mahkemelerin, çekle ilgili düzenlemelerde, aynı kanuna tabi olmasına rağmen bazen mahkumiyet bazen de beraat kararları verebildiğine işaret eden Vural, borcu olana borcunu ödeyebilme imkanı sağlaması açısından, Çek Kanunu Tasarısının ivedilikle komisyonda görüşülerek Parlamentodan geçmesini istediklerini belirtti.
Oktay Vural, bu yılın ilk 5 ayında 876 bin 121 karşılıksız çek kesildiğini söyledi.
Önemli bir ödeme aracı olan çekle ilgili tasarının gecikmesinin, ticareti de açmaza soktuğunu ifade eden Vural, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Başkanının da bu tasarının çıkmasını istediğini aktardı. Vural, ''Ne kadar gecikilirse o kadar maliyet artmaktadır. Böyle bir beklenti, karşılıksız çek keşidesini de teşvik etmektedir'' dedi.
-''BURASI, BAAS REJİMİ DEĞİLDİR''-
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Vural, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in, ''üst düzey memurların Hükümetle göreve gelip, Hükümetle gitmesini düzenleyen çalışmasına'' ilişkin görüşünün sorulması üzerine, şöyle konuştu:
''Burası bir parti devleti ve başkanlık sistemi değildir. Bu, devlet memurlarını parti memuru olarak gören siyasal zihniyetin tipik bir yansımasıdır. Asıl sıkıntılı olan durum da devlet erkini eline geçirerek kullanan AKP'nin, bu erki parti erki olarak kullanma arzusu, isteğidir. Burası, Baas rejimi de değildir. Anayasamız, kamu hizmetlerinin devlet memuru aracılığıyla yürütüleceğine amirdir. Bu çalışma, AKP'nin aslında nasıl partizanlık ve kadrolaşma arayışı içerisinde olduğunu ortaya koymaktadır. 'Kadrolaşma yapıyorsunuz' eleştirisi karşısında, 'Hayır, biz yapmıyoruz' diyorlardı. Şimdi de kalkıp 'bunu yapalım' diyorlar. O zaman, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.''
-''KUL HAKKI MUTLAKA ÖDENECEKTİR''-
Çek mağdurları adına konuşan Burhan İşcan da Çek Tasarısının bir an önce yasalaşmasını istediklerini ifade etti.
Finans sektörünün bu tasarının yasalaşmasını istemediğini belirten İşcan, ''Finans sektörü aslında bindiği dalı kesiyor. Çünkü, biz yıllarca ekonominin bel kemikliğini yaptık. Şimdi ekonomiden bizi hapislik gibi yaptırımla ayırmaları, aslında ekonomimizin zararınadır'' dedi.
İşcan, çek affının 1,5 yıldır beklendiğini, af beklentisinin çekte patlamaya yol açtığını ve bunun da ekonomik krizle birlikte daha da arttığını kaydetti. Borçlarını ödemek istediklerini belirten İşcan, ''Ama borç, borçlu ile alacaklının anlaşmasıyla ödenir. Eğer borçlu alacaklıyla anlaşamıyorsa, bunun tek nedeni ortada hapis olmasıdır. Bu ortadan kaldırılırsa borçlu ile alacaklı mutlaka anlaşacaktır, kul hakkı mutlaka ödenecektir'' diye konuştu.
