2026-05-13 - 15:53
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.

Buldan, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Kayseri'nin "2027 TÜRKSOY Türk Dünyası Kültür Başkenti" ilan edilmesinin büyük anlam ve değer taşıdığını vurguladı.

Şehrin tarihi önemiyle bugünkü birikimine işaret eden Özdemir, "Orta Anadolu'nun kalpgahı konumunda olan Kayseri, sanayinin, ticaretin, tarımın, turizmin ve sağlığın da merkezidir. Cumhuriyetimizin gözbebeği, istikbalimizin lokomotifi, Türklüğün ve İslamlığın burcudur." dedi.

Özdemir, partisinin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş başta olmak üzere Türkiye ve Türk dünyasına büyük hizmetleri bulunan çok sayıda devlet adamının ata toprağının da Kayseri olduğuna dikkati çekerek, şehrin, "2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti" ilan edilmesi nedeniyle başta Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ve Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç olmak üzere emeği geçenlere teşekkür etti.

AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek, Bolu'nun hayırsever iş insanı İzzet Baysal'ı andı.

Türk İslam Medeniyetinin vakıf anlayışına değinen Coşkunyürek, bu kadim medeniyet anlayışını yaşatan en önemli isimlerden birinin de merhum İzzet Baysal olduğunu dile getirdi.

Coşkunyürek, "Rahmetle, şükranla andığımız İzzet Baysal, sahip olduğu servetini milletine vakfederek çağımızın en mümtaz şahsiyetlerinden biri olarak temayüz etmiş, yalnızca Bolu'nun değil, ülkemizin de gönlünde müstesna bir yer edinmiştir." diye konuştu.

Şehrin birçok yerinde merhum Baysal'ın izine rastlanabileceğini söyleyen Coşkunyürek, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesinin 30 bini aşkın öğrencisiyle Türkiye'nin saygın yükseköğretim kurumları arasında bulunduğuna dikkati çekti.

CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, milletvekillerinin, toplumun aynası olduğunu kaydederek, bu nedenle topluma örnek davranışlar sergilenmesinin önemine değindi.

TBMM Genel Kurulu'nda siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, emeklilere verilen bayram ikramiyesinin 4 bin lira olduğunu ancak bu tutarın, vatandaşın ibadetini yerine getirmesi için yeterli olmadığını anlattı.

İkramiye tutarının artırılması çağrısında bulunan Kaya, "Bir yerlerden işaret beklemeyin. Gelin, görüşülmekte olan kanun teklifinin içerisine bir ek madde ihdasıyla emekli ikramiyemizi hiç olmazsa Diyanet İşleri Başkanlığımızın açıklamış olduğu 18 bin lira kurban bedeline hep beraber çıkaralım." diye konuştu.

Kaya, vatandaşın özellikle Kovid salgını ve 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle ekonomik sorunlar yaşadığını ve bazı vatandaşların çeklerini ödeyemediğini anlattı.

Söz konusu kişilerin borçlarını ödeyebilmesi için bir yasal düzenleme beklendiğini kaydeden Kaya, "Adalet Bakanı'nın bu konuda bir çalışma yapmasını mı bekleyeceğiz? Bu, bizler için bir acziyet değil mi?" ifadesini kullandı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, uzun yıllar yurt dışında hekimlik yaptığını, bunun için de yurt dışında bulunduğu ülkenin dil ve medikal sınavlarına girerek diploma aldığını anlattı.

Bugün Türkiye'de 6 bin civarında Suriyeli sağlık çalışanı bulunduğunu ve hiçbirinin herhangi bir sınava girmediğini, Türkiye'den sınav karşılığı diploma almadığını iddia eden Çömez, bu şekilde sağlık sisteminin zarar gördüğünü savundu.

Son 10 yılda Türkiye'den Avrupa Birliği (AB) ülkelerine müracaat edip vize alamamış vatandaşların bu ülkelere 500 milyon dolardan fazla para ödediğini söyleyen Çömez, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Oturdum, hesap ettim. Buraya verilen ve geri alınmamış olan bu parayla bu ülkede bir tane şehir hastanesi yapılabilirdi. Hani, nerede kaldı sizin itibarınız? Bir de kalktınız AB ülkeleriyle vize serbestisi, geri kabul anlaşması imzaladınız. Onların bütün mültecilerini, sığınmacılarını buraya aldınız ama bizlere vize vermediler ve şu anda bu milletin evlatları vize kuyruklarında vakit tüketiyor, ömür tüketiyor, dünya kadar para ödüyor ve karşılığında hiçbir şey alamıyorlar."

- "Türk milleti de dün neredeyse bugün yine oradadır"

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, İsrail Meclisi'nin, Filistinli esirlere idam cezasının önünü açan yasa tasarısı ile işgal altındaki Batı Şeria'daki tarihi alanları İsrail'in yetki alanına dahil etmeyi öngören yasa tasarısına işaret ederek, bu yasa tasarısına tepkisini dile getirdi.

Uluslararası hukukun, insanlık onuru ve vicdanın alenen katledildiğini belirten Kılıç, "Orta Doğu'yu kan gölüne çeviren, kadın, çocuk demeden masumların üzerine ölüm kusan bu zalim zihniyet şunu çok iyi bilmeli, insan haklarını ezip geçen her adımları tarihe kapkara bir leke olarak düşüyor. Türk milleti de dün neredeyse bugün yine oradadır, bu vahşetin ve barbarlığın tam karşısında, haklının ve mazlumun yanında çelik gibi bir iradeyle durmayı sürdürecektir." dedi.

Kılıç, Karamanoğlu Mehmet Bey'in fermanıyla 13 Mayıs 1277'de Türkçenin resmi dil olarak kabul edilmesinin üzerinden 749 yıl geçtiğini söyledi.

Türkçenin milli kimliğin taşınması açısından önemine işaret eden Kılıç, "Çok net söylüyorum, dili yozlaşan milletin düşüncesi yozlaşır, düşüncesi yozlaşan millet de eninde sonunda esarete mahkum olur. Milliyetçi-Ülkücü Hareket olarak dilimize yönelen her türlü kültürel istilayı vatan toprağına yapılmış bir saldırı sayar, asla geçit vermeyiz." diye konuştu.

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014'te meydana gelen maden faciasında şehit olan 301 madenciyi saygıyla andı.

Kazanın ardından yapılan yargılamalarda kamu görevlilerinin zaman aşımından dolayı ceza almadığını dile getiren Temelli, "Oysa bu ihmaller o kadar ciddi ihmallerdi ki bu 301 madenci ölmeyebilirdi ama ne oldu, yine kamu görevlilerini koruma zihniyeti, bu bürokratik akıl, bu zihniyet çalıştı ve cezasızlık hayata geçti." dedi.

Temelli, İsrail Meclisi'nin, 7 Ekim 2023'teki Aksa Tufanı Operasyonu'na katıldığı iddia edilen Filistinlilere idam cezası verilmesinin yolunu açan yasa tasarına da tepki göstererek, "İsrail Parlamentosu şu anda Filistinlileri idam etmek için bir karar peşinde. Filistin halkına yönelik sürdürdükleri bu soykırımcı, katliamcı politikalarının yanına şimdi bir de idamı getiriyorlar. Dolayısıyla da 7 Ekim saldırılarını bahane ederek Filistinlilere yönelik aslında yeni bir zulüm politikasını idamla hayata geçirmek istiyorlar." diye konuştu.

- "Getirin sandığı"

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Soma maden faciasının basit bir iş kazası olmadığını söyledi.

Kazanın meydana geldiği madende iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmayarak 301 madencinin ölüme terk edildiğini söyleyen Günaydın, Türkiye'de "vahşi bir madencilik" yapıldığını savundu.

Günaydın, yapılan yargılamalarda hiçbir kamu görevlisinin ceza almadığını kaydederek, "Yani koca madeni denetlemiyorsunuz, 301 çocuğumuz hayatını kaybediyor ve koca koca mahkemeler 'zaman aşımı doldu' diyerek bunlara ceza vermiyorlar." diye konuştu.

Türkiye'de yürütülen madencilik faaliyetlerini eleştiren Günaydın, "Acaba, Türkiye'de çıkarılan madenden bir devlet payı alabiliyor muyuz? Bu, Türkiye'nin herhangi bir yarasına merhem oluyor mu?" ifadesini kullandı.

Hükümetin ekonomi politikalarına yönelik eleştirilerini de dile getiren Günaydın, şöyle devam etti:

"Emeklisi aç, emekçisi aç, 30 milyon insan açlık sınırının altında yaşıyor. Bir taraftan Türkiye de 'Dünyanın 20'nci büyük ekonomisiyiz' diye övünüyor. Evet, ürettiğimiz gayrisafi yurt içi hasıla itibarıyla dünyanın 20'nci büyük ekonomisiyiz ancak bu kaynaklar öyle alanlarda, öyle kara noktalara sevk ediliyor ki vatandaşa para kalmıyor. Bu AKP'nin kara düzenini bitireceğiz, ilk sandıkta bunun hesabını sormak için vatandaşımız sabırsızlanıyor. Getirin sandığı, alalım boyunuzun ölçüsünü."

- "Dilimize sahip çıkmak vatanımıza sahip çıkmaktır"

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Samsun'un Havza ilçesinde meydana gelen selden etkilenenlere "geçmiş olsun" dileğinde bulundu.

Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014'te meydana gelen maden faciasında şehit olan 301 madenciyi rahmetle anan Yenişehirlioğlu, bu büyük acının Türkiye'nin ortak yası şeklinde yaşandığını belirtti.

Soma faciasının ardından TBMM'de el birliğiyle hareket ederek madencilik sektörüne ve madencilerin çalışma koşullarına yönelik hayati düzenlemeleri hayata geçirdiklerini anımsatan Yenişehirlioğlu, "Daha sağlıklı bir çalışma hayatını güvence altına almak adına attığımız bu adımlar bir daha benzer acıların yaşanmaması için en büyük teminatımızdır. Şundan kimsenin şüphesi olmasın ki emekçi kardeşlerimizin can güvenliğini her türlü ticari mülahazanın üzerinde tutmaya devam edip gerekli tüm adımları aynı titizlik ve kararlılıkla devletimizin tüm imkanlarını seferber ederek sürdüreceğiz." dedi.

Karamanoğlu Mehmet Bey'in fermanıyla 13 Mayıs 1277'de Türkçenin resmi dil olarak kabul edilmesinin Anadolu'da Türk dilinin gelişimi için önemli bir eşik olduğuna dikkati çeken Yenişehirlioğlu, dili "bir milletin hafızası, varlık sebebi ve bağımsızlığın en güçlü kalesi" şeklinde niteledi.

Yenişehirlioğlu, "Dilimize sahip çıkmak aslında vatanımıza sahip çıkmaktır. Bu anlamlı günde, Türkçemize emek veren tüm büyüklerimizi rahmetle anıyor, aziz milletimizin Türk Dil Bayramı'nı en kalbi duygularımla kutluyorum." dedi.

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nü de tebrik eden Yenişehirlioğlu, tarımın, bağımsızlığın, milli güvenliğin ve gıda arz emniyetinin teminatı olduğunu vurguladı.

Çiftçilerin modern tarım imkanlarına erişmesi ve emeklerinin karşılığını tam almasının güçlü Türkiye ideallerinin merkezinde yer aldığını kaydeden Yenişehirlioğlu, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde çiftçimizin alın terini korumak için çalışmaya, üretimi koruyacak adımları hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz." ifadelerini kullandı.

Genel Kurulda, partilerin grup başkanvekillerinin gündeme ilişkin değerlendirmelerinin ardından Yeni Yol Partisinin "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin grup önerisi görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerine söz alan Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu'nda yer alan maddelerin hayata geçirilmesini istedi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyulması gerektiğini belirten Kaya, "Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması, İnfaz Yasası'nda düzenleme yapılması, düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması için örgütün silah bırakmasını mı bekleyeceğiz? Allah aşkına, siz demokratikleşmeyi silah bırakmanın şartı olarak ortaya koyarsanız, nerede kaldı sizin demokratlığınız." diye konuştu.

Kayyum uygulamasını da eleştiren Kaya, "Demokratikleşme ve insan haklarıyla ilgili hususlarda asla hiç kimseyi beklemeden gerekli adımların atılması lazım." dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na ve sürece yönelik eleştirilerde bulundu.

Terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın "cezaevinden çıkması, statü verilmesi, masada oturması" fikirlerine tepki gösteren Çömez, şöyle konuştu:

"Hayır, efendim, bunu beceremeyeceksiniz, bunu yapmaya ne gücünüz ne de kudretiniz yeter. Evet, bu ülkenin sorunları var, bu ülkenin problemleri var, bu ülkede Kürtlerin de sorunu var, Türkmenlerin de sorunu var, Alevilerin, Sünnilerin, sağcıların, solcuların, muhafazakarların, sekülerlerin, Doğulunun, Batılının, Kuzeylinin, Güneylinin, hepsinin sorunu var. Bütün bu sorunların çözümünün adresi demokrasinin kurum ve kurallarının işlemesidir, hukukun üstünlüğünün tesis edilmesidir, insan haklarının kurumsallaşmasıdır, özgürlüklerin kurumsallaşmasıdır, herkesin eşit ve birinci sınıf vatandaş olduğu, kucaklaştığı, bir ve beraber büyük Türkiye'nin tesis edildiği bir sistemin hayata geçirilmesidir."

DEM Parti Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun önemine vurgu yaptı.

Komisyon Raporu'ndaki yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyleyen Oluç, "Bu özel yasa çıktıktan sonra buna bağlı olarak İnfaz Yasası'nda, Terörle Mücadele Yasası'nda, Türk Ceza Yasası'nda ve kayyımları ilgilendirdiği için yerel yönetimler yasasında gerekli düzenlemelerin yapılması gerekir ve elbette ki AYM ve AİHM kararlarının uygulanması gerekir. Bunların yapılması için fazla zaman kaybedilmemesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.

CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp de gerekli adımların atılması ve yasal düzenlemelerin yapılması çağrısında bulundu.

Terörsüz Türkiye sürecinin başından bu yana şehit verilmemesinin önemine işaret eden Konuralp, "Türk ve Kürt'ün ve güzel ülkemizin tüm yurttaşlarının birbirleriyle ilişkisi hakkaniyetli, adaletli, vicdanlı ve eşitlikçi bir ilişki olmalıdır. Bu bağlamda, biz de tam da bu perspektifte bakıyoruz. Dolayısıyla her birimizin ilişkisi birbirimizin yarasını sarmanın da ilişkisidir ve bunun için de bu geldiğimiz noktada ısrarla AK Parti ve mevcut siyasi iktidar neden geri duruyor olursa olsun biz yine de barış konusundaki kararlılığımızı büyük bir özveriyle yerine getirmeye çalışıyoruz." değerlendirmesini yaptı.

- "Bu süreçte artık geri dönüş yoktur"

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, Komisyon'un hazırladığı raporun, kardeşliğin güçlendirilmesi, toplumsal bütünlüğün tahkimi ve terörsüz Türkiye ile terörsüz bölge vizyonunun kurumsallaşması bakımından kıymetli olduğunu dile getirdi.

Sürecin en kritik ve belirleyici eşiğinin, terör örgütünün silah bırakması ve kendisinin tamamen feshetmesi olduğunu belirten Yüksel, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu çerçevede, öncelikle silah bırakma sürecinin somut, doğrulanabilir ve geri dönülmez şekilde gerçekleşmesi, ilgili devlet kurumlarının tespit ve teyit mekanizmalarıyla bu sürecin eksiksiz biçimde tamamlandığının ortaya konulması esas alınmaktadır. Süreç öncelikle silahların tamamen bırakıldığının ilgili kurumlarca teyit edildiği bir zeminde ilerleyerek, sonrasında ise ihtiyaç duyulması halinde gerekli düzenlemeler Meclisimizin takdirine sunulacaktır."

Türkiye'nin, yarım asra yaklaşan terörle mücadelesinde ağır bedeller ödediğini, ancak milli birlik ve beraberliğinden asla taviz vermediğini dile getiren Yüksel, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün ortaya konulan terörsüz Türkiye iradesi şehitlerimizin aziz hatırasından, gazilerimizin fedakarlıklarından ve milletimizin ortak vicdanında kökleşen kardeşlik idealinden güç almaktadır. Bu süreçte artık geri dönüş yoktur. Süreç, devlet kurumlarımızın koordinasyonu, güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi, Meclisimizin katkısı ve milletimizin desteğiyle aynı kararlılıkla ilerlemektedir. Bu çerçevede yürütülen kapsamlı çalışmalar, hazırlanan nitelikli rapor ve devam eden süreç dikkate alındığında genel görüşme açılmasına yönelik önergeye katılmadığımızı belirtiyorum."

Genel Kurulda Yeni Yol Partisinin grup önerisinin oylanmasından önce talep üzerine yapılan yoklamada toplantı yeter sayısı bulunamadı.

TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, verilen aranın ardından yapılan yoklamada da toplantı yeter sayısının bulunamaması üzerine birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.