2010-10-26 - 15:38
BDP TBMM GRUP TOPLANTISI?
BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, ''Tek taraflı olarak sürekli PKK'dan beklenen bir yaklaşımla Kürt sorununu çözmek mümkün değildir'' dedi.

BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, ''Tek taraflı olarak sürekli PKK'dan
beklenen bir yaklaşımla Kürt sorununu çözmek mümkün değildir'' dedi.

Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, hükümetin,
yenilenebilir enerji yerine, kolay enerji elde etmenin yollarını aradığını
savundu. Türkiye'de toplam 1738 HES projesinin uygulanmak istendiğini belirten
Kışanak, bu projelerin hayata geçirilmesi halinde, tarihi ve kültür mirası
koruyacak alan kalmayacağını öne sürdü.

Doğanın korunması için verilen mücadelede, özellikle İkizdere halkını
takdir ettiklerini bildiren Kışanak, halkın direnişi sayesinde İkizdere
Vadisi'nin doğal sit alanı ilan edildiğini söyledi. Kışanak, İkizdere halkının bu
konudaki deneyimlerini, risk altında olan diğer bölgelerdeki sivil toplum
örgütleri ile paylaşmalarını istedi.

Kışanak, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, bugün sunumunu yaptığı 2011 Yılı
Bütçe Tasarısı'nı eleştirerek, bütçe tasarılarının her yıl, ''halkın
anlayamayacağı şekilde, teknik olarak'' sunulduğunu savundu. Aslında bütçenin
özünün ''kimden ne alıyorsun, kime ne veriyorsun'' mantığına dayandığını ifade
eden Kışanak, ''Bu bütçede de yine sorumluluk yoksula, emekçiye yüklenmiş.
Dolaylı vergiler artmış. Yoksullar, vergi yoluyla bütçeye daha çok katkıda
bulunacak ama çok kazananlar daha az katkıda bulunacak. Bütçeyi, bakkal hesabı
gibi yapıyorlar. Bütçe, 'benim hayatımda ne değişti?' sorusunun yanıtını
vermiyor'' diye konuştu.

Örtülü ödenek payının da yüzde 150 oranında artırıldığını belirten
Kışanak, bunun, devletin şeffaflık ilkesine uymadığını öne sürdü. Kışanak,
''Devlet denetimi dışında 1 kuruş bile para harcanmamalı. Sayın Başbakan, örtülü
ödeneği 8 yıldır nereye harcadığının hesabını da vermeli'' dedi.

Yeni anayasa konusuna değinen Kışanak, bu anayasanın inşasında aktif rol
almak istediklerini söyledi. Bu kapsamda sivil toplum örgütleri ile görüşmelerini
sürdürdüklerini anlatan Kışanak, onların da yeni anayasanın yapımı sürecinde
etkili olmak istediklerini kaydetti.

Kışanak, yeni anayasa için halkın tüm kesimlerinin bir platformda
toplanması gerektiğini dile getirdi. Kışanak, demokratik bir anayasanın ancak
böyle hazırlanabileceğini ifade etti. Türkiye'de demokrasi ve barış ihtiyacının
birbirine yakından bağlantılı olduğunu vurgulayan Kışanak, demokrasinin, barışı
getireceğini söyledi.

Bu nedenle aynı zamanda barışa hizmet ettiklerini belirten Kışanak, şöyle
devam etti:

''Biz bu çalışmaları yürütürken biliyoruz ki barış konusunda Türkiye
kamuoyunu sıkıştıran bir takvim de var. Hepimizin büyük acılar çektiği bir süreci
yaşadık. Gelinen noktada, hepimizin beklentisi ve umudu, bir an önce, bir tek
kişinin dahi burnu kanamadan bu sorunu çözüm yoluna koymak. Bu konuda herkes
elinden gelen çabayı sarf etmek zorunda. Biz de parti olarak böyle bir çaba
içindeyiz. Fakat şu gerçeği görmek gerekiyor. Türkiye konuyu hep, 'eylemsizliğin
bitmesine bir hafta kaldı, 3 gün kaldı, bitecek mi, bitmeyecek mi? PKK uzatacak
mı, uzatmayacak mı?' zemininde tartıştı. Peki biz ne yaptık? Bu soruyu
sormadığımız sürece, tek taraflı olarak sürekli PKK'dan beklenen bir yaklaşımla
Kürt sorununu çözmek mümkün değildir.

O zaman şimdi, öncelikli olarak gün saymak yerine, hükümete 'ne yaptın'
sorusunu sormak gerekiyor.

PKK 2 yıldır, eylemsizlik kararını uzun vadeye yaymak için, bazı
gelişmeler olması için, kendi kulvarında bazı yaklaşımlar sergiliyor. Bunu
beğenirsiniz beğenmezsiniz, eksik bulursunuz yanlış bulursunuz. Peki Türkiye'nin
demokratikleşme kulvarında ne oluyor? Hükümet ne yapıyor? Bu soruyu sormak tüm
yurttaşların sorumluluğudur. Ölümleri durdurabilecek bir yol bulmak zorundayız.
Ölümler durmadığı sürece PKK'nın tek taraflı olarak eylemsizlik kararını
uzatmasının bir faydası olmadığını hepimiz biliyoruz.

Kürt sorunu, özünde bir hak ve özgürlük sorunudur. Demokrasi sorunudur.
Demokratikleşme yolunda adım atılmayacaksa, bu süreçten barış çıkmayacağını
herkes biliyor.''

KCK davası kapsamındaki duruşmaların iki haftadır devam ettiğini
anımsatan Kışanak, orada yargılanmak istenilenin ''barış, demokratik siyaset,
örgütlü toplum'' olduğunu iddia ederek, ''Orada arkadaşlarımız, tam tersine, bu
zihniyeti sanık sandalyesine oturtacaklar. Bu ülkeyi otoriteye boyun eğmeye
mahkum edenleri orada sanık sandalyesine oturtacaklar'' dedi.

Kışanak, söz konusu davanın bir Kürt sorunu ve siyasi bir dava olduğunu
ve bunun hukuka havale edildiğini savunarak, ''Kürt sorunu mahkeme
koridorlarında, Kürtleri sanık sandalyesine oturtarak çözülebilecek bir sorun
değildir, siyasi zeminde çözülmelidir'' diye konuştu. (15:38)